Sayıştay 7. Dairesi 52005 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
52005
7 Haziran 2023
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2020
-
Daire: 7
-
Dosya No: 52005
-
Tutanak No: 55439
-
Tutanak Tarihi: 07.06.2023
-
Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
Konu: Yardım komisyonun üyelerine huzur hakkı adı altında ücret ödenmesi.
- Daire Kararı hükmü, hükümde isimleri yazılı görevlilere (harcama yetkilisi, gerçekleştirme görevlisi ve meclis üyelerine) yöneltilmiş olup, temyiz talebinde bulunan ahiz konumundaki … Daire Kararında hükmedilen sorumluluğa iştiraki bulunmamaktadır.
Sayıştay Daireleri tarafından verilen kararlara karşı, Temyiz Kurulu nezdinde temyize yetkili olanlar; 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’nci maddesinin 2’nci fıkrasının atıfta bulunduğu 52’nci maddenin 1’nci fıkrasında belirtilen daire ve makamlar ile kendilerine tazmin hükmedilmiş olan görevlilerden ibaret olup, bunlar arasında yer almayan (Ahiz konumundaki) adı geçen kişilerin 66 sayılı İlam Daire Kararının 1’nci maddesi ile ilgili itirazı üzerine Kurul tarafından TALEBİN REDDİNE, oy birliği ile,
Karar verildikten sonra diğer sorumluların temyiz talebine geçildi:
66 sayılı İlamın 1’nci maddesi ile; ilgili Yönetmelik kapsamında oluşturulan komisyonun müdürlerden oluşan üyelerine huzur hakkı adı altında belediye encümeninde görev yapmakta olan memur personele ödenebilen ödenek miktarı tutarında komisyon ücreti ödemesi yapılmak suretiyle sebep olunan ... TL kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
TEMYİZ DİLEKÇESİ
Sorumlu …. tarafından gönderilen temyiz dilekçesinde özetle;
İlamın 1’nci maddesinde; belediyede görevli memurlar arasından görevlendirilerek kurulan yardım komisyonu üyelerine huzur hakkı adı altında ücret ödemesi suretiyle kamu zararına neden olunduğu bildirilerek tazminine hükmedildiğini,
İlamın 1’nci maddesine konu huzur hakkı ödemeleri ilgililerinden; tespit tarihinden itibaren işlemiş gecikme faizi ile birlikte tahsil edilerek makbuzların aslı gibidir fotokopilerinin ekte sunulduğunu belirterek gereğinin yapılmasını arz etmişlerdir.
BAŞSAVCILIK MÜTALASI
Başsavcılığın konuyla ilgili mütalaasında özetle;
Dosya içeriğinin incelenmesi sonucunda; İlamın 1'nci maddesine ilişkin yapılan savunmalarda tahsilat işlemleri hakkında bilgi verilmekte olduğunu, tahsilata ilişkin işlemler temyizin konusunu oluşturmadığı için yapılacak bir işlem bulunmadığına hükmedilmesinin uygun olacağı ifade edilmektedir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Konunun Esası Yönünden İnceleme:
01/03/2010 tarih ve 2013/13 sayılı Meclis Kararı ile yürürlüğe giren “... İli ... Belediyesi Muhtaç Kimselere Yardım Yönetmeliği” hükümlerine göre belediye sınırları içerisinde ihtiyaç sahiplerine verilecek ayni ve nakdi yardım taleplerinin değerlendirilmesi maksadıyla belediye başkanı tarafından belediyede görevli memurlar arasından görevlendirilerek kurulan yardım komisyonun üyelerine huzur hakkı adı altında ücret ödemesi yapılması sonucunda kamu zararına neden olunduğu iddiası ile ilgili olarak yapılan incelemede;
T.C. Anayasası’nın “Kamu Hizmeti Görevlileriyle İlgili Hükümler” başlıklı 128’nci maddesinin ikinci fıkrasında; memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği belirtilmiş ve devamında mali ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümlerinin saklı olduğu hüküm altına alınmıştır.
Yasa koyucu da buna binaen memurlara ilişkin olarak bir statü hukukunu temsil eden 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nu çıkarmış ve temel hak ve yükümlülükleri ile mali haklarına ilişkin kuralları belirlemiştir. İlgili Kanun’un “Mali Haklar” başlıklı 146’ncı maddesinde;
“Bu Kanunun birinci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren memurlar aylık, ücret, ödenek, hizmetle ilgili her çeşit ödeme ve bunların şekil ve şartları bakımından bu Kanundaki hükümlere, aynı maddenin ikinci fıkrası kapsamına giren memurlar özel kanunlardaki hükümlere tabidir. Memurlara kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemez, hiçbir yarar sağlanamaz. (Gençlik ve Spor hizmetleri uygulamasında fiilen görevlendirilecekler hariç.) ” hükmü yer almaktadır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Huzur ve izin hakkı” başlıklı 32’nci maddesinde; “Meclis başkan ve üyelerine, meclis ve komisyon toplantılarına katıldıkları her gün için, 39 uncu madde uyarınca belediye başkanına ödenmekte olan aylık brüt ödeneğin günlük tutarının üçte birini geçmemek üzere meclis tarafından belirlenecek miktarda huzur hakkı ödenir.”
“Encümen üyelerine verilecek ödenek” başlıklı 36’ncı maddesinde ise; “Belediye encümeni başkan ve üyelerine, nüfusu 10.000'e kadar olan belediyelerde (3.500), nüfusu 10.001-50.000'e kadar olan belediyelerde (4.500), 50.001-200.000'e kadar olan belediyelerde (6.000) ve 200.00l'in üzerinde olan belediyelerde ise (7.500) gösterge rakamının Devlet memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık brüt ödenek verilir. Encümenin memur üyelerine bu tutarların yarısı ödenir. ”
Hükmü yer almaktadır.
Yukarıdaki mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere; kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, yönetmelikler ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile sağlanan haklar dışında hiçbir ücret ödenemez ve yarar sağlanamaz. Diğer taraftan, diğer kanunlar ve yürürlükte bulunan toplu sözleşme ile memurlara sağlanmış bulunan mali ve sosyal haklar da göz ardı edilememektedir.
Dolayısıyla, 657 sayılı Kanun kapsamında belediyede istihdam edilen çalışanlara bu Kanun dışında sağlanan haklar dışında ücret ödenebilmesi ve yarar sağlanabilmesi için söz konusu mali ve sosyal hakların diğer kanun yahut yürürlükte bulunan toplu sözleşme ile hüküm altına alınması gerekmektedir. Aksi takdirde, memur statüsünde istihdam edilen çalışanlara yapılacak her ne ad altında olursa olsun ödemeler yasal olmaktan çıkacaktır. Diğer taraftan, “huzur hakkı” ödemesi belediye meclis başkanı ile üyelerine 5393 sayılı Kanun uyarınca sağlanan bir mali hak olup bu başlık altında belediye meclisi tarafından çıkarılan Yönetmelik kapsamında görevlendirilen memur personele mali hak sağlanması da mümkün değildir.
Ancak, Belediye tarafından belediye sınırları içerisinde ihtiyaç sahiplerine verilecek ayni ve nakdi yardım taleplerinin değerlendirilmesi maksadıyla çıkarılan “... İli ... Belediyesi Muhtaç Kimselere Yardım Yönetmeliği’nin “Yönetim” başlıklı 14’üncü maddesi hükümlerine göre Belediye Başkanının görevlendirdiği bir başkan ve 4 kişiden oluşan yardım komisyonu üyelerinden belediyede müdür olarak görev yapmakta olanlara sadece meclis üyesi olanlara verilebilecek olan huzur hakkı ödemesi adı altında memur encümen üyelerine 5393 sayılı Kanun uyarınca verilen ödenek miktarı kadar 18/07/2018 tarihli Başkanlık Makamının Olur’u ile 2018 Temmuz ayından bu yana ücret ödemesi yapıldığı tespit edilmiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinde, Kamu Zararı; “Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır” şeklinde tanımlanmış ve “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu da kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır. Yine Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 6’ncı maddesinde de söz konusu husus kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriter olarak ifade edilmiştir. Bu bağlamda, müdür personel arasından oluşturulan yardım komisyonu üyelerine huzur hakkı adı altında belediye encümeni üyesi olan memur personele ödenebilecek ödenek tutarı kadar yapılan komisyon ücreti ödemeleri, mevzuatında öngörülmeyen ödemelerdir. Dolayısıyla, bu ödemeler kamu zararına neden olmuştur.
Bu açıklamalar karşısında, tazmin hükmü verilmesinde konunun esası yönünden herhangi bir hukuki isabetsizlik söz konusu değildir.
Sorumluluk Yönünden İnceleme:
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32’nci maddesinde; “Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun ve diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” denilmiş, 31’nci maddesi ikinci fıkrasında da “Kanunların veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur. ” hükmü yer almıştır.
Aynı Kanun’unun “Giderin Gerçekleştirilmesi” başlıklı 33’ üncü maddesinde ise; "Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. (Değişik son cümle: 22/12/2005-5436/10 md.) Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler. Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar. ” hükmünü içermektedir.
Ayrıca, 14.06.2007 tarihli ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararı ile 5018 sayılı Kanun çerçevesinde sorumlu tutulacak görevli ve yetkililer belirlenmiş, söz konusu Karar Ta harcama yetkililerinin; harcama talimatlarının ve bu talimatlara konu olan harcamaların bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelik ile diğer mevzuata uygunluğundan sorumlu olduklarına, gerçekleştirme görevlilerinin ise, gerçekleştirme belgelerinin ödeme emri belgesine doğru aktarılması yanında, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan sorumlu olduklarına karar verilmiştir.
Bu hükümlere göre, yukarıda açıklanan kamu zararından; kurulacak yardım komisyonu üyelerine komisyon ücreti ödenmesi hususunu içeren Başkanlık Makamı Kararını Olur’a sunan Sosyal Yardım İşleri Müdürü ile Belediye Başkanı adına Olur veren Belediye Başkan Yardımcısı ve ilgili komisyon üyelerine yapılan ücret ödemelerine ait ödeme emri belgelerinde imzası bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğu bulunmaktadır.
Bu açıklamalar karşısında, tazmin hükmü verilmesinde sorumluluk yönünden herhangi bir hukuki isabetsizlik söz konusu değildir.
Yapılan Tahsilat Yönünden İnceleme:
Sorumlular tarafından 66 sayılı İlamın 1’nci maddesine konu, kamu zararı oluşturan ... TL tutarındaki huzur hakkı ödemelerinin, tespit tarihinden itibaren işlemiş gecikme faizi ile birlikte toplam ... TL’yi ilgililerden tahsil ederek makbuzların aslı gibidir fotokopilerini temyiz dilekçelerinin ekinde göndermişlerdir.
Dolayısıyla, ilam maddesinde kamu zararı tutarı olarak hesaplanan ... TL tamamen tahsil edilmiş durumdadır. Ancak, yapılan tahsilatların muhasebeleştirilmesine ilişkin yukarıda sözü edilen belgelerin tarihi (18.08.2022), hüküm tarihi olan 31.03.2022 tarihinden sonradır.
Tüm bu açıklamalar çerçevesinde gerek konunun esası gerekse de sorumluluk yönlerinden verilen tazmin hükmünde mevzuata aykırı bir husus görülmediğinden; sorumluların temyiz dilekçelerindeki buna ilişkin iddialarının reddedilerek 66 sayılı İlamın 1’nci maddesiyle verilen ... TL’nin tazminine ilişkin hükmün TASDİKİNE,
İlam maddesindeki konuyla ilgili oldukları temyiz dilekçelerinin ekinde gönderilen belgelerden açıkça görülen tahsilat yönünden ise; hükümden sonra yapılan bu tahsilat, ilam hükmünün infazı mahiyetinde olduğundan; bu hususta Kurul tarafından YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA, oy birliği ile,
6085 sayılı Kanun’un 57’nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren on beş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 07.06.2023 tarih ve 55439 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:17