Sayıştay 7. Dairesi 50711 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
50711
24 Ocak 2024
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2019
-
Daire: 7
-
Dosya No: 50711
-
Tutanak No: 56430
-
Tutanak Tarihi: 24.01.2024
-
Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
Konu: Muhtarlara nakdi yardım yapılması.
133 İlam sy Daire Kararının 9’uncu maddesiyle, muhtarlara nakdi yardım yapılması sonucu oluşan ... TL kamu zararının sorumlulara ödettirilmesine hükmedilmiştir. Kararda sorumlu tutulanlar: belediye başkanı, belediye başkan vekili, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlileridir.
Temyiz Dilekçesi
Daire Kararında sorumlu tutulan üst yönetici ... (Eski Belediye Başkan Yardımcısı), harcama yetkilileri ... (Strateji Geliştirme Müdürü), ... (Koordinatör), ... (Bölüm Sorumlusu), gerçekleştirme görevlileri ... (Tekniker), ... (Tesis Sorumlusu), ... (Tekniker), ... (Birim Sorumlusu), ... (Birim Sorumlusu) tarafından ortak dilekçeyle temyiz başvurusunda bulunulmuştur. Temyiz başvurusuna esas dilekçede özetle:
Daire Kararının Kaldırılmasını talep edildiği,
Temyiz talebi dosyası kapsamında Sayıştay sorgusuna daha önceki aşamalarda verdikleri beyan ve savunmaları tekrar ettikleri,
Temyiz nedenleri olarak ayrıca aşağıdaki beyanları sunmakta oldukları,
Konu ile ilgili olarak gerek Sayıştay Sorgusunda gerekse ilamda muhtarlara ancak ayni yardım sağlanabileceği, zaten muhtarların yaptıkları işler kapsamında harç aldıkları keza aylık mutat ücret aldıklarının vurgulandığı,
5393 sayılı Kanunun “Mahalle ve Yönetimi” başlıklı 9’uncu maddesinin son fıkrasında; belediyenin, mahallenin ve muhtarlığın ihtiyaçlarının karşılanması bütçe imkânları ölçüsünde gerekli aynı yardım ve desteği sağlayacağının ifade edildiği, 4541 sayılı Şehir ve Kasabalarda Mahalle Muhtar ve ihtiyar Heyetleri Teşkiline Dair Kanunun 20’nci maddesinde mahalle muhtarları ve ihtiyar heyetleri tarafından görülecek hizmetlere karşılık olarak iş sahiplerinden harç alınabileceğinin ifade edildiği, aynı Kanunun 21’inci maddesinde ise muhtarlık işlerinin tedviri için lüzumlu kira, ısıtma, aydınlatma, hademe ücreti gibi masrafların bu harçlardan ödeneceğinin belirtildiği,
Yaşanan teknolojik gelişmeler ve devletimizin buna paralel olarak özellikle e-devlet hizmeti kapsamında vatandaşların daha önce muhtarlıklardan aldıkları bir kısım belgeleri e-devlet üzerinden ücretsiz bir şekilde alabilme imkanına kavuştuğu, Bu durumun muhtarlıkların gelirlerinde ciddi eksilmelere sebep olduğu, muhtarlıkların rutin işlerini idame etmede zorlanır hale geldiği,
Öte yandan Daire Kararında 5393 sayılı yasada muhtarlıklara ancak ayni yardım yapılabileceği madde lafzında geçen destek kelimesinin nakdi yardım olarak yorumlanamayacağının vurgulandığı, Bu durumda madde metninin “...Belediye, mahallenin ve muhtarlığın ihtiyaçlarının karşılanması ve sorunlarının çözümü için bütçe imkânları ölçüsünde gerekli ayni yardım ve ayni desteği sağlar; kararlarında mahallelinin ortak isteklerini göz önünde bulundurur ve hizmetlerin mahallenin ihtiyaçlarına uygun biçimde yürütülmesini sağlamaya çalışır.” şeklinde anlaşılmasını gerektirdiği, Bu durumun ise yasa koyucunun gerekçesine ve kanun yazma tekniğine uygun olmadığı,
Zira konu iddia edildiği gibi olsa idi yasa metninde aynı yardım ifadesinden bahsedilip ilaveten destek ibaresinin kullanılmayacağı, Her ne kadar sorgu ve ilamda kabul görmese de destek ifadesinin sadece ayni yardımlara özgülenemeyeceği,
Ayrıca muhtarlıklara yapılan ödemelerin 5393 sayılı yasada bahsedildiği üzere yardım ve destek amaçlı olduğu, Yasal düzenlemenin söz konusu yardım ister nakdi ister ayni olsun muhtar ve muhtarlıkların ihtiyaçlarının karşılanması amaçlı olmayıp yardım ve destek amaçlı olduğu,
Keza muhtarlıklara yapılacak yardım ve desteğin amaç ve miktarına bakılmaksızın olayın aynı olup olmadığına bakılmasının doğru olmayacağı, Bu kabulle muhtarlıklara yapılacak nakdi yardımın miktarına bakılmaksızın mevzuata aykırı kabul edilmesi fakat bahse konu nakdi yardımın kat be kat fazla tutar karşılığı ayni yardım yapılmasının mevzuata uygun sayılması sonucunu doğuracağı, asıl bu durumun mevzuatın yaşanmasını istemediği sonuç olacağı, Dolayısıyla yapılan yardımın ayni mı nakdi mi olduğuna bakılmaksızın yerinde olup olmadığına bakmanın doğru olacağı,
Öte yandan ilçenin sınırları içerisinde bulunan 36 mahallenin homojen olmayıp farklı koşullara ve farklı nüfus yapılarına sahip olduğu, Dolayısıyla muhtarlıkların ihtiyaçları ve giderlerinin farklılık arz ettiği, Bu durumda her muhtarlığa aynı yardım yapılmasının her şeyden önce hayatın normal akışına uygun olmayacağı gibi yapılacak ayni yardımların temini ve muhtarlıklara intikalinin ayrıca bir maliyet gerektireceğinden asıl o zaman sebepsiz bir kamu zararının ortaya çıkması söz konusu olacağı,
İfade edilerek Daire Kararının Kaldırılması arz ve talep edilmektedir.
Başsavcılık Mütalaası
Daire Kararında sorumlu tutulan üst yönetici ... (Eski Belediye Başkan Yardımcısı), harcama yetkilileri ... (Strateji Geliştirme Müdürü), ... (Koordinatör), ... (Bölüm Sorumlusu), gerçekleştirme görevlileri ... (Tekniker), ... (Tesis Sorumlusu), ... (Tekniker), ... (Birim Sorumlusu), ... (Birim Sorumlusu) tarafından ortak dilekçeyle temyiz başvurusunda bulunulması üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasında:
“Dosya içeriğinin incelenmesi neticesinde; Nakdi yardımın yapılmasına gerekçe olan 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Mahalle ve Yönetimi" başlıklı 9'uncu maddesinin son fıkrasında; "Belediye, mahallenin ve muhtarlığın ihtiyaçlarının karşılanması ve sorunlarının çözümü için bütçe imkânları ölçüsünde gerekli ayni yardım ve desteği sağlar; kararlarında mahallelinin ortak isteklerini göz önünde bulundurur ve hizmetlerin mahallenin ihtiyaçlarına uygun biçimde yürütülmesini sağlamaya çalışır." hükmüne yer verilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu Tasarısının TBMM'ye sunulan taslak halinde, Mahalle ve yönetimi başlıklı 9 uncu maddesinde, işbu İlam konusu hüküm;
" ... Belediye, mahallenin ve muhtarlığın ihtiyaçlarının karşılanması ve sorunlarının çözümü için bütçe imkanları ölçüsünde gerekli yardım ve desteği sağlar; (...)" şeklinde iken; tasarının TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmesi sonucunda Komisyon tarafından hazırlanan Raporda (Tarih: 14.6.2005; Esas No.: 1/1038, 2/272, 2/482; Karar No.: 41), 9'uncu maddedeki söz konusu hüküm ile ilgili olarak, "Tasarının; 9 'uncu maddesi; yapılacak yardımların ayni nitelikte olacağına açıklık getirilmesi amacıyla dördüncü fıkrasında yer alan "bütçe imkanları ölçüsünde gerekli" ibaresinden sonra gelmek üzere "ayni" ibaresinin eklenerek redaksiyona tabi tutulması suretiyle kabul edilmiştir." şeklinde gerekçelendirilerek Komisyon tarafından değişiklik önerisi sunulmuştur.
Tasarının TBMM Genel Kurulundaki görüşmeleri sonucunda da, söz konusu hüküm, Plan ve Bütçe Komisyonunun kabul ettiği şekilde yasalaşmıştır. Dolayısıyla söz konusu hükmün gerekçesinde "yapılacak yardımların ayni nitelikte olacağı" açıkça vurgulanmış olup, 9'uncu maddedeki düzenlemenin sadece "ayni" yardım yapılmasına izin verdiğinin kabul edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu çerçevede; temyiz talebinin ret edilerek Daire Kararının tasdik edilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.
Arz Olunur.” Denilmektedir.
Ek Temyiz Dilekçesi
Sorumlular tarafından sunulan ek dilekçede, ilk dilekçede belirtilen hususlara ilave olarak, özetle:
Bu yardımın, geçerli bir idari kararın uygulanması kapsamında yapıldığı, Bu yardımın kendi takdir ve kararıyla yapılmadığı, Bir mevzuata aykırılık var ise, bu yardıma ilişkin alınmış karar üzerinden sorumluluk tesis edilmesi gerektiği, Kamu zararının kişilerin kusur, hata ve ihmalleri sonucu oluştuğu, Şahıslarının herhangi bir kusur, hata veya ihmali bulunmadığı, Yetkili organların aldıkları kararların icrası kapsamında ödeme yapıldığı, Bu yüzden kamu zararı iddiası kapsamında muhatap alınmasının hukuka aykırı olduğu, Üstelik muhtarlara yapılan ayni olmayan yardıma ilişkin olarak daha önce gerçekleşmiş Sayıştay sürecinde herhangi bir kamu zararı olmadığına sonuç olarak karar verildiği, Mevzuatta ve hukuki durumda bir değişiklik olmadan şimdi tekrar Sayıştay sürecine tâbi tutulmasının bir çelişki ve üzücü bir süreç olduğu,
Yapılan ödemelerin hangi idari işlemlere dayalı olarak, hangi görevlerde bulunanlara, yapılacak hizmet için ödendiğinin belli olduğu, Yardımların amaca uygun kullanıldığı, herhangi bir şahsi harcama ve kişisel çıkar bulunmadığı, Harcamanın belediye görevleri kapsamında muhtarlara düşen faaliyetlerin yerine getirilmesi için ödenmiş olduğu, Kamu zararından bahsetmenin hukuka uygun olmadığı, kamunun kaynaklarını kendi çıkarları için kullananlarla aynı muameleye maruz bırakılmanın hiçbir vicdanın kabul edemeyeceği ağır ve temelsiz bir iddia olduğu, Üzücü, yıpratıcı ve haksız olduğu,
İfade edilerek Daire Kararının kaldırılması arz ve talep edilmektedir.
Başsavcılık İkinci Mütalaası
Daire Kararının 9’uncu maddesi hakkında yapılan temyiz başvuruları üzerine Başsavcılık tarafından verilen ikinci mütalaada, ilk mütalaada belirtilen hususlar aynen belirtilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
133 İlam sy Daire Kararının 9’uncu maddesiyle, muhtarlara nakdi yardım yapılması sonucu oluşan ... TL kamu zararının sorumlulara ödettirilmesine hükmedilmiştir. Kararda sorumlu tutulanlar: belediye başkanı, başkan vekili, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlileridir.
Esas yönünden inceleme
Somut uygulama
Belediye sınırları dahilinde bulunan tüm muhtarlıklara, düzenli olarak maaş niteliğinde nakdi yardımlar yapılmıştır.
Daire Kararında, yapılan nakdi yardım dışında belediye sınırları içerisindeki bütün muhtarlıkların elektrik, internet, su ve doğalgaz faturalarının Belediye tarafından ödendiği tespitine yer verilmektedir. (Kamu zararının sebebi faturaların ödenmesi değildir.)
Mevzuat
4541 sy Şehir ve Kasabalarda Mahalle Muhtar ve İhtiyar Heyetleri Teşkiline Dair Kanunun 20’nci maddesinde: “Mahalle muhtarları ve ihtiyar heyetleri tarafından görülecek hizmetlere karşılık olarak iş sahiplerinden harç alınır ve alınan harç miktarı, evrak ve vesikalar üzerinde gösterilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
4541 sy Kanunun 21’inci maddesinde: “Harçlar münhasıran muhtarlara aittir. Muhtarlık işlerinin tedviri için lüzumlu kira, ısıtma, aydınlatma, hademe ücreti gibi masraflar bu harçlardan ödenir.” denilmektedir.
2108 sy Muhtar Ödenek ve Sosyal Güvenlik Yasasının 1’inci maddesi aşağıdadır:
“Köy muhtarları ile şehir ve kasaba mahalle muhtarlarına, 14.750(1)(2) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verilir. (Değişik ikinci cümle: 21/4/2005-5335/9 md.; Mülga ikinci cümle: 29/1/2016-6663/12 md.) (…) (1) (2)
Bu ödenek damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz. (Ek cümle:8/4/2022-7394/8 md.) Bu ödeneğin net tutarının net asgari ücret tutarının altında kalması halinde aradaki fark, ödenek için öngörülen usul ve esaslar çerçevesinde herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın ayrıca ödenir.
Bu ödeneğin karşılığı her yıl İçişleri Bakanlığı bütçesine konulur ve yılı içinde söz konusu bütçeden il özel idare ile yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıkları bütçelerine aktarılır. (3)
Muhtar ödeneği, her ayın onbeşinci günü il özel idareleri tarafından ilgililere peşin olarak ödenir.”
5393 sy Kanunun 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrasında: “Belediye, mahallenin ve muhtarlığın ihtiyaçlarının karşılanması ve sorunlarının çözümü için bütçe imkânları ölçüsünde gerekli ayni yardım ve desteği sağlar; kararlarında mahallelinin ortak isteklerini göz önünde bulundurur ve hizmetlerin mahallenin ihtiyaçlarına uygun biçimde yürütülmesini sağlamaya çalışır.” düzenlemesi yer almaktadır.
5018 sayılı Kanunun “Kamu zararı” kenar başlıklı 71’inci maddesinde: “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır. Kamu zararının belirlenmesinde; … g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, esas alınır.” denilmektedir.
Değerlendirme
Mevzuatta muhtarlıklar için belirli gelirler öngörülmüş ve bu gelirlerin ne gibi giderler için kullanılacağı belirlenmiştir. Ayrıca belediyelerin bütçe imkanları doğrultusunda muhtarlıklara ihtiyaçlarının giderilmesinde gerekli görülen ayni yardım ve desteğin sağlaması öngörülmüştür.
Somut uygulamada muhtarlıklara yapılan nakdi yardımların mevzuata uygun olup olmadığının tespit edilmesinde 5393 sayılı Kanunun 9’uncu maddesindeki “ayni yardım ve destek” ifadesinin nakdi yardımları içerip içermediğinin yorumlanması gerekmektedir.
“Ayni yardım ve destek” nakdi yardım dışında yapılan yardım ve destekleri ifade etmektedir. Yani belediyelerin muhtarlıklara demirbaş, mefruşat, yazıcı, bilgisayar gibi eşya teminleri ayni yardım ve destek kapsamındadır. “Ayni yardım ve destek” ifadesi nakdi yardım ve destekleri kapsamamaktadır. Ayni olmanın anlamı, nakdi olmayı dışlar.
Ayrıca Kanunun yasalaşma sürecinde Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşme aşamasında yapılacak yardımların sadece ayni nitelikte olabileceğine açıklık getirilmesi amacıyla dördüncü fıkrasında yer alan "bütçe imkânları ölçüsünde gerekli "ibaresinden sonra gelmek üzere "ayni" ibaresinin eklenmesi hususu Komisyon tarafından kabul edilmiş, TBMM Genel Kurulundaki görüşmeleri sonucunda, söz konusu hüküm, Plan ve Bütçe Komisyonunun kabul ettiği şekilde yasalaşmıştır. Dolayısıyla kanun koyucunun iradesi de belediyelerin muhtarlıklara nakdi yardım ve destek sağlamaması yönündedir.
Sonuç olarak esas yönünden, kamu hukukunda idarenin kanuniliği ve yetkisizliğin asıl olması ilkesi, kanunda açıkça yetki verilmemesi durumunda bir işlem veya eylemin idarenin yetki ve görev alanına dahil olmadığı sonucunu vermektedir. Buna göre somut uygulamada Belediye tarafından muhtarlıklara nakdi yardım yapılmasının yasal dayanağı bulunmamaktadır.
Sorumluluk yönünden inceleme
Daire Kararında, tespiti yapılan kamu zararından üst yönetici Belediye Başkanı, başkanlık olurunda imzası bulunan başkan vekili, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlileri sorumlu tutulmuştur.
... tarihli Belediye Meclis Kararında: “… muhtarlık binalarında sunulan muhtarlık hizmetlerinin vatandaşımıza en iyi şekilde ulaştırılması gayesiyle muhtarlığın ihtiyaçlarının karşılanması ve gerekli desteklerin sağlanması …” kararlaştırılmıştır. Belediye Meclis Kararında gerekli yardım ve desteğin nakdi yardım olabileceğinden açıkça bahsedilmemektedir. Buna göre, somut uygulamada oluşan hukuka aykırılıkta Belediye Meclis üyelerinin sorumluluğu bulunmamaktadır.
Belediye Başkanı ve başkan vekilinin sorumluluğu konusunda ise, somut uygulamanın başkanlık oluruna dayanması nedeniyle belediye başkanı ve başkanlık olurunda imzası bulunan başkan vekilinin, uygun illiyet bağı dahilinde, kamu zararından sorumlulukları bulunmaktadır.
Harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlilerinin harcama sürecindeki görev ve sorumlulukları 5018 sayılı Kanunun 32 ve 33’üncü maddelerinde düzenlenmiştir. 5018 sayılı Kanunun “Harcama talimatı ve sorumluluk” kenar başlıklı 32’nci maddesinde: “Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır. Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, Ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” düzenlemesi yer almaktadır.
Kanunun “Giderlerin gerçekleştirilmesi” kenar başlıklı 33’üncü maddesinde: “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.” hükümlerine yer verilmiştir.
Kanunun 55 ve devamı maddelerinde kamu idarelerinin iç kontrol sistemlerini oluşturmaları öngörülmüş ve bu çerçevede harcama birimlerinin yapılan mali işlemler üzerinde gerçekleştirecekleri kontroller açıklanmış olup, harcama birimlerinin asgari yapmaları gereken kontroller, malî hizmetler birimi tarafından ön malî kontrole tâbi tutulacak malî karar ve işlemlerin usûl ve esasları ile ön malî kontrole ilişkin standart ve yöntemler Maliye Bakanlığınca belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esasların 10’uncu maddesinde, ön mali kontrol işleminin harcama birimleri tarafından da yerine getirileceği belirtilerek, gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin mali karar ve işlemlerin harcama birimi tarafından mali mevzuat hükümlerine uygunluk yönüyle kontrol edileceği,
Usul ve Esasların 12’nci maddesinde de, süreç kontrolünün nasıl yapılacağı belirtilerek, mali işlemlerin yürütülmesinde görev alanların yapacakları işlemden önceki işleri de kontrol edecekleri, ödeme emrini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlilerinin de ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol işlemini yapacakları belirtilmektedir.
Yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerinden, her bir harcamanın harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından süreç kontrolü çerçevesinde yapılan işlemlerin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olup olmadıkları ön mali kontrole tabi tutularak kontrol edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
5018 sayılı Kanuna göre harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde, mevzuata uygunluk açısından kontrolleri sağlamakla yükümlüdürler. Yapılacak harcama, hukuka aykırı ise söz konusu işlemleri yapmaktan kaçınmak durumundadırlar.
Buna göre, somut uygulamada oluşan kamu zararından harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğu bulunmaktadır.
BU İTİBARLA, yukarıda açıklandığı üzere somut uygulamada kamu zararı oluştuğu gerekçesiyle, 465 Karar-133 İlam sayılı Daire Kararının 9’uncu maddesi mevzuata uygun olduğundan, 465 Karar-133 İlam sayılı Daire Kararının 9’uncu maddesinin TASDİKİNE (Temyiz Kurulu ve ….Daire Başkanı ..., ….Daire Başkanı ..., üyeler ..., ...’in aşağıda yer alan karşı oy gerekçesi karşısında), oy çokluğuyla,
6085 sayılı Kanunun 57’nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren on beş gün içerisinde Sayıştayda karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 24.01.2024 tarih ve 56430 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
(Karşı oy gerekçesi
Temyiz Kurulu ve ….Daire Başkanı ..., ….Daire Başkanı ..., üyeler ..., ...’in karşı oy gerekçesi
5393 sayılı Belediye Kanununun “Mahalle ve yönetimi” kenar başlıklı 9’uncu maddesinin son fıkrasında: “Belediye, mahallenin ve muhtarlığın ihtiyaçlarının karşılanması ve sorunlarının çözümü için bütçe imkânları ölçüsünde gerekli ayni yardım ve desteği sağlar; kararlarında mahallelinin ortak isteklerini göz önünde bulundurur ve hizmetlerin mahallenin ihtiyaçlarına uygun biçimde yürütülmesini sağlamaya çalışır.” düzenlemesi yer almaktadır.
Buna göre; belediye, mahallenin ve muhtarlığın ihtiyaçlarını göz önüne alarak bütçe imkânları doğrultusunda ayni yardım ve destekte bulunabilecektir.
Daire Kararında muhtarlıklara sadece ayni yardım ve destekte bulunulmasının mevzuata uygun olduğu; somut uygulamada muhtarlıklara nakdi yardımda bulunulması suretiyle kamu zararına neden olunduğu yönünde hüküm kurulmuştur.
5393 sayılı Kanunun 9’uncu maddesinde yer alan “…gerekli ayni yardım ve desteği sağlar…” ifadesindeki “destek” sözü, belediyelerin muhtarlık faaliyetleri ile ilgili nakdi yardımda bulunmasına imkan vermektedir. Nitekim kanunda sadece ayni yardım yapılması öngörülmüş olsaydı, kanunun sözünde ayrıca “destek” sözüne yer verilmezdi.
Sorumlular tarafından söz konusu yardımın muhtarlıkların gelir kaynaklarındaki düşüş sebebiyle ve hizmetlerinin aksamamasını teminen muhtarlığın giderlerini karşılamak amacıyla yapıldığı ve mevzuata uygun olduğu ifade edilmiştir.
Diğer yandan, 4541 sayılı Şehir ve Kasabalarda Mahalle Muhtar ve İhtiyar Heyetleri Teşkiline Dair Kanunun 21’inci maddesinde “Harçlar münhasıran muhtarlara aittir. Muhtarlık işlerinin tedviri için lüzumlu kira, ısıtma, aydınlatma, hademe ücreti gibi masraflar bu harçlardan ödenir.” denilse de İçişleri Bakanlığı tarafından uygulamaya geçirilen Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi ile harç konusu birçok işlemin e-devlet sistemi ile doğrudan yapılabilmesi muhtarlıkların harç gelirlerinde önemli ölçüde düşüşe sebebiyet vermiştir. Muhtarlıkların zorunlu giderlerinin karşılanmasında zorluk yaşanmaktadır. Bu sebeple muhtarlık hizmetlerinin aksatılmadan yürütülmesini teminen muhtarlık ihtiyaçlarını karşılamak üzere belediye sınırları dahilindeki muhtarlıklara nakdi yardımda bulunmasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Bu İtibarla, yukarıda belirtilen gerekçelerle Daire Kararının Kaldırılması gerekir.)
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:57