Sayıştay 7. Dairesi 49010 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

49010

Karar Tarihi

23 Mart 2022

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2018

  • Daire: 7

  • Dosya No: 49010

  • Tutanak No: 51376

  • Tutanak Tarihi: 23.03.2022

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Konu: Muhtarlıklara bir takım ihtiyaçların karşılanması maksadıyla nakdi yardım yapılması:.

171 sayılı ilamın 2. Maddesi ile; ... Belediyesi ... tarih ve ... sayılı Meclis Kararı ile hukuka aykırı olarak, muhtarlıkların ihtiyaçlarını (kira, elektrik, doğalgaz, SGK vs. gibi) karşılayabilmeleri amacıyla aylık ... TL olmak üzere her üç ayda bir toplu olarak takip eden ayın başında nakit olarak ödenmesi konusunda Başkanlık makamına yetki verildiği, bu yetkiye istinaden yapılan ödemeler ile kamu zararına sebebiyet verildiğine,

Söz konusu kamu zararının tazmininden Belediye Başkanı ile ilgili meclis kararında imzası bulunan meclis üyelerinin sorumluluğuna hükmedilmiştir.

Temyiz Dilekçesi

Sorumluluklarına hükmedilen meclis üyelerince sunulan aynı mahiyetteki temyiz dilekçelerinde;

5393 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinde "destek" ifadesinin geçtiğini bu ifadenin nakdi yardımı da içerdiği, Belediyenin yetkileri ve imtiyazları" başlıklı 15. Maddesinin (a) bendinde de belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunulmasına izin verildiği, ayrıca 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinde belirtilen kamu zararı şartlarının oluşmadığını belirtilerek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Sorumluluğuna hükmedilen Üst Yönetici ... tarafınca sunulan dilekçede;

Diğer dilekçilerce yapılan esastan itiraz ek olarak; Üst yöneticilerin sorumluluğunun sadece belediye meclisine karşı olduğunu 5018 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin üst yöneticilerin mali sorumluluğunun bulunmadığına hükmettiğini bu nedenle tazmin hükmünün kaldırılmasını talep edilmiştir.

Başsavcılık Mütalaası

Sorumluluklarına hükmedilen meclis üyelerince sunulan aynı mahiyetteki temyiz dilekçelerine istinaden verilen mütalaada;

“Dosya içeriğinin incelenmesi neticesinde; 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Mahalle ve Yönetimi" başlıklı 9'uncu maddesinin son fıkrasında; "Belediye, mahallenin ve muhtarlığın ihtiyaçlarının karşılanması ve sorunlarının çözümü için bütçe imkânları ölçüsünde gerekli ayni yardım ve desteği sağlar; kararlarında mahallelinin ortak isteklerini göz önünde bulundurur ve hizmetlerin mahallenin ihtiyaçlarına uygun biçimde yürütülmesini sağlamaya çalışır." hükmüne yer verilmiştir.

5393 sayılı Belediye Kanunu Tasarısının hükümet tarafından TBMM'ye sunulan taslak halinde, Mahalle ve yönetimi başlıklı 9 uncu maddesinde, işbu İlam konusu hüküm;

" ... Belediye, mahallenin ve muhtarlığın ihtiyaçlarının karşılanması ve sorunlarının çözümü için bütçe imkanları ölçüsünde gerekli yardım ve desteği sağlar; (...)"

Şeklinde iken; tasarının TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmesi sonucunda Komisyon tarafından hazırlanan Raporda (Tarih: 14.6.2005; Esas No.: 1/1038, 2/272, 2/482; Karar No.: 41), 9'uncu maddedeki söz konusu hüküm ile ilgili olarak,

"Tasarının; 9 'uncu maddesi; yapılacak yardımların ayni nitelikte olacağına açıklık getirilmesi amacıyla dördüncü fıkrasında yer alan "bütçe imkanları ölçüsünde gerekli" ibaresinden sonra gelmek üzere "ayni" ibaresinin eklenerek redaksiyona tabi tutulması suretiyle kabul edilmiştir." Gerekçesiyle Komisyon tarafından değişiklik önerisi sunulmuştur. Tasarının TBMM Genel Kurulundaki görüşmeleri sonucunda da, söz konusu hüküm, Plan ve Bütçe Komisyonunun kabul ettiği şekilde yasalaşmıştır. Dolayısıyla söz konusu hükmün gerekçesinde “yapılacak yardımların ayni nitelikte olacağı” açıkça vurgulanmış olup, 9'uncu maddedeki düzenlemenin sadece "ayni" yardım yapılmasına izin verdiğinin kabul edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

Açıklanan nedenle Daire Kararının tasdikinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.”

Denilmektedir.

Duruşma talep eden ... ve diğer sorumlular adına Av. ... ve Sayıştay Savcılığının sözlü açıklamaları dinlenildikten, dosyada yer verilen belgelerin incelenmesinden sonra;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

Temyize konu Daire kararında hukuki uyuşmazlık konusu; ... Belediyesi ... tarih ve ... sayılı Meclis Kararı muhtarlıkların ihtiyaçlarını (kira, elektrik, doğalgaz, SGK vs. gibi) karşılayabilmeleri amacıyla aylık ... TL olmak üzere her üç ayda bir toplu olarak takip eden ayın başında nakit olarak ödenmesi konusunda Başkanlık makamına yetki verilmesi ve bu yetkiye istinaden yapılan ödemeler şeklinde müzakere edilmiştir.

Dilekçilerin İddia ve İtirazları

Daire kararının esasına ilişkin olarak;

5393 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinde "destek" ifadesinin geçtiğini bu ifadenin nakdi yardımı da içerdiği,

Belediyenin yetkileri ve imtiyazları" başlıklı 15. Maddesinin (a) bendinde de belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunulmasına izin verildiği,

Son olarak 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinde belirtilen kamu zararı şartlarının oluşmadığı iddia edilmektedir.

Maddi Unsurları Bağlamında Konunun Esas Yönünden İncelenmesi

Hukuki uyuşmazlık konusu ile ilgili hukuki düzenlemeler şu şekildedir;

2108 sayılı Muhtar Ödenek ve Sosyal Güvenlik Kanunu’nun 1’inci maddesinde;

“Köy muhtarları ile şehir ve kasaba mahalle muhtarlarına, 14.750 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verilir.

Bu ödenek damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz.

…” hükmü yer almaktadır.

4541 sayılı Şehir ve Kasabalarda Mahalle Muhtar ve İhtiyar Heyetleri Teşkiline Dair Kanun’un 20 ve 21’inci maddelerinde;

“Madde 20 – Mahalle muhtarları ve ihtiyar heyetleri tarafından görülecek hizmetlere karşılık olarak iş sahiplerinden harç alınır ve alınan harç miktarı, evrak ve vesikalar üzerinde gösterilir.

Hangi işlerden ne miktar harç alınacağı her mali sene iptidasında vilayet idare heyetlerince kararlaştırılır.

Madde 21 – Harçlar münhasıran muhtarlara aittir. Muhtarlık işlerinin tedviri için lüzumlu kira, ısıtma, aydınlatma, hademe ücreti gibi masraflar bu harçlardan ödenir.” denilmektedir.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Mahalle ve Yönetimi” başlıklı 9’uncu maddesinin son fıkrasında;

“Belediye, mahallenin ve muhtarlığın ihtiyaçlarının karşılanması ve sorunlarının çözümü için bütçe imkânları ölçüsünde gerekli ayni yardım ve desteği sağlar; kararlarında mahallelinin ortak isteklerini göz önünde bulundurur ve hizmetlerin mahallenin ihtiyaçlarına uygun biçimde yürütülmesini sağlamaya çalışır.” hükmü yer almaktadır.

Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerine göre 2108 sayılı Kanun ile muhtarlara ödenek tahsis edildiği, 4541 sayılı Şehir ve Kasabalarda Mahalle Muhtar ve İhtiyar Heyetleri Teşkiline Dair Kanun uyarınca da muhtarlıkların düzenlemiş oldukları belgelerden harç geliri elde edeceği görülmektedir. Muhtarlık işlerinin yürütülmesi için gerekli giderlerin de bu harç gelirlerinden karşılanması gerektiği mevzuat hükmünden anlaşılmaktadır.

Somut olayda; ... Belediyesi ... tarih ve ... sayılı Meclis Kararı ile Muhtarlıklar tarafından düzenlenmesi gereken belgelerin bilgisayar teknolojilerinin gelişmesiyle artık İl ve İlçe Müdürlüklerince düzenlendiği dolayısıyla harç gelirlerinin yetersiz olduğu ve muhtarlık binalarında sunulan muhtarlık hizmetlerinin ilçe sakinlerine en iyi şekilde ulaştırılması gayesiyle muhtarlıkların ihtiyaçlarını (kira, elektrik, doğalgaz, SGK vs. gibi) karşılayabilmeleri amacıyla aylık ... TL olmak üzere her üç ayda bir toplu olarak takip eden ayın başında nakit olarak ödenmesi konusunda Başkanlık makamına yetki verildiği görülmektedir.

Dilekçilerce dilekçelerinde; 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 9’uncu maddesinin son fıkrasında yer alan “Belediye, mahallenin ve muhtarlığın ihtiyaçlarının karşılanması ve sorunlarının çözümü için bütçe imkânları ölçüsünde gerekli ayni yardım ve desteği sağlar” hükmünden nakdi yardımda bulunabileceğinin anlaşıldığı iddia edilmektedir.

Ancak, bu yetki yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler çerçevesinde değerlendirildiğinde; 5393 sayılı Kanun uyarınca belediyelerin, mahallenin ve muhtarlığın ihtiyaçlarını göz önüne alarak bütçe imkânları doğrultusunda sadece ayni yardımda bulunabilmelerine cevaz verilmiş olup belediyenin sağlayabileceği desteğin yalnız ayni nitelikte olması gerektiği anlaşılmaktadır. Ancak somut olayda hukuka aykırı olarak muhtarlıklara nakdi yardımda bulunulduğu görülmektedir.

Uygulama karar alıcılar için muğlaklık olduğu anlaşılan 5393 sayılı Kanun’un 9’un madde hükmünün daha anlaşılır kılınması adına;

5393 sayılı Kanun’un benzer mahiyetteki hükümleri incelendiğinde; kanun koyucunun muhtarlıklara nakdi yardım yapılması yönünde bir iradesinin olmadığı, eğer olsa idi bunun kanun metninde açıkça belirtileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Nitekim aynı Kanunun "Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14'üncü maddesinin (b) fıkrasında;

“…

Gerektiğinde, sporu teşvik etmek amacıyla gençlere spor malzemesi verir, amatör spor kulüplerine ayni ve nakdî yardım yapar ve gerekli desteği sağlar” denilmek suretiyle amatör spor kulüplerine nakdi yardımın yapılabileceğine açıkça cevaz verilmektedir. Fakat muhtarlara yapılacak yardımın düzenlendiği 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 9’uncu maddesinde yardım şeklinin ayni yardım ve destekle sınırlı tutulduğu görülmektedir.

Öte yandan 5393 sayılı Belediye Kanunu Tasarısının hükümet tarafından TBMM’ye sunulan taslak halinde, Mahalle ve yönetimi başlıklı 9 uncu maddesinde, işbu İlam konusu hüküm;

“ … Belediye, mahallenin ve muhtarlığın ihtiyaçlarının karşılanması ve sorunlarının çözümü için bütçe imkanları ölçüsünde gerekli yardım ve desteği sağlar; (…)” şeklinde iken; tasarının TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmesi sonucunda Komisyon tarafından hazırlanan Raporda (Tarih: 14.6.2005; Esas No.: 1/1038, 2/272, 2/482; Karar No.: 41), 9’uncu maddedeki söz konusu hüküm ile ilgili olarak,

“Tasarının;

  • 9’uncu maddesi; yapılacak yardımların ayni nitelikte olacağına açıklık getirilmesi amacıyla dördüncü fıkrasında yer alan "bütçe imkanları ölçüsünde gerekli" ibaresinden sonra gelmek üzere "ayni" ibaresinin eklenerek redaksiyona tabi tutulması suretiyle kabul edilmiştir.” gerekçesiyle Komisyon tarafından değişiklik önerisi sunulmuştur. Tasarının TBMM Genel Kurulundaki görüşmeleri sonucunda da, söz konusu hüküm, Plan ve Bütçe Komisyonunun kabul ettiği şekilde yasalaşmıştır. Dolayısıyla söz konusu hükmün gerekçesinde “yapılacak yardımların ayni nitelikte olacağı” açıkça vurgulanmış olup, 9’uncu maddedeki düzenlemenin sadece “ayni” yardım yapılmasına izin verdiğinin kabul edilmesi gerektiği açıktır.

Ayrıca, 4541 sayılı Şehir Ve Kasabalarda Mahalle Muhtar Ve İhtiyar Heyetleri Teşkiline Dair Kanun’un 3’üncü maddesinde muhtarlıkların göreceği işler 17 madde halinde ayrıntısı ile düzenlenmektedir. Bu düzenleme incelendiğinde dilekçilerin iddialarını karşılar şekilde, muhtarlıkların görevleri ile 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda düzenlenen Belediyenin görevleri arasında birbiri ile örtüşür bir görev birlikteliği bulunmamaktadır.

Dilekçilerce; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesine yer vermiş ve ikinci fıkranın bir bütün olarak değerlendirildiğinde g bendinde yer alan mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması yine mal ve hizmet alımları nedeniyle yapılan ödemeler sonucu oluşan kamu zararı şeklinde anlaşılması gerektiğini, bu nedenle 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesi tanımına giren bir kamu zararı olmadığı iddia edilmektedir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu zararı” başlıklı 71’ inci maddesinde;

“Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.

Kamu zararının belirlenmesinde;

a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,

b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,

c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,

d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,

e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

f) (Mülga: 22/12/2005-5436/10 md.)

g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,

Esas alınır.” hükmü yer almaktadır.

Mezkur mevzuat hükmünde yer alan kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak durumlar incelendiğinde, a) ve b) bentlerinde iş mal veya hizmet alımlarından doğabilecek kamu zararından bahsederken c) bendinde mal ve hizmet alımlarıyla ilgili olmayan transfer niteliğindeki giderler sırasında oluşabilecek kamu zararından bahsedilmiş, e) bendinde ise diğerlerinden tamamen bağımsız olarak idarenin gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması durumuna yer verilmiştir. Her biri farklı durumlarda oluşabilecek kamu zararı durumlarına yer veren bu bentlerin birbirinden bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Dolayısıyla dilekçilerin dilekçelerinde g) bendinde yer alan “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” durumunun sadece mal veya hizmet alımlarıyla sınırlı olduğu iddiasının mevzuat ile örtüşmediği açıktır.

HÜKÜM

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar çerçevesinde Belediye, mahallenin ve muhtarlığın ihtiyaçlarının karşılanması ve sorunlarının çözümü için bütçe imkânları ölçüsünde sadece ayni yardımda bulunabileceğinde dilekçilerin Daire kararına karşı itirazlarının REDDİNE ve 7. Dairece 171 sayılı ilamın 2. Maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

(Üye ...’in İlave Gerekçesi ile,

.... Daire Başkanı ..., .... Daire Başkanı ... ile Üye ..., ..., ... ve ...’ın Daire kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekir şeklindeki ayrışık görüşüne karşı) oyçokluğuyla,

6085 sayılı Kanunun 57 nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,

23.03.2022 tarihinde karar verildi.

İlave Gerekçe

Üye ...’in ilave gerekçesi;

Söz konusu kamu zararının tazmininden Belediye Başkanı ile ilgili meclis kararında imzası bulunan meclis üyelerinin sorumluluğuna hükmedilmiştir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32 inci maddesinde; “… Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” hükmü yer almaktadır. Söz konusu hüküm uyarınca ödemeye ilişkin hususlarda bütçe ilke esaslarına ve ödenek durumuna uygun hareket edilmiş olunması sorumluluğu ortadan kaldırmak için yeterli değildir. Sorumluların mali iş ve işlemlerinde diğer ilgili mevzuat hükümlerine de uygun hareket etmesi gerekmektedir.

5018 sayılı Kanunun “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde; “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir” denilmekte ve gerçekleştirme görevlilerinin, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli olan belgelerin hazırlanması görevlerini yürütecekleri hüküm altına alınmıştır. Maddenin devam eden fıkrasında ise gerçekleştirme görevlilerinin bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumlu oldukları belirtilmiştir.

Yukarıda yer verilen hukuki düzenlemeler çerçevesinde; muhtarlıkların ihtiyaçlarını (kira, elektrik, doğalgaz, SGK vs. gibi) karşılayabilmeleri amacıyla aylık ... TL olmak üzere her üç ayda bir toplu olarak takip eden ayın başında nakit olarak ödenmesi konusunda ilişkili ödeme emirlerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin de sorumluluğa dahil edilmesi gerekmektedir.

Karşı Oy Gerekçesi

.... Daire Başkanı ... ve .... Daire Başkanı ... ile Üye ..., ..., ... ve ...’ın karşı oy gerekçesi;

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Mahalle ve Yönetimi” başlıklı 9’uncu maddesinin son fıkrasında;

“Belediye, mahallenin ve muhtarlığın ihtiyaçlarının karşılanması ve sorunlarının çözümü için bütçe imkânları ölçüsünde gerekli ayni yardım ve desteği sağlar; kararlarında mahallelinin ortak isteklerini göz önünde bulundurur ve hizmetlerin mahallenin ihtiyaçlarına uygun biçimde yürütülmesini sağlamaya çalışır.” hükmüne yer verilmiştir.

Buna göre; belediye, mahallenin ve muhtarlığın ihtiyaçlarını göz önüne alarak bütçe imkânları doğrultusunda ayni yardım ve destekte bulunabilecektir.

Rapor maddesinde muhtarlıklara elektrik, su, doğalgaz gibi giderlerini karşılamak amacıyla yapılmış bile olsa, sadece ayni yardımda bulunulabilmesinin mümkün olduğu; dolayısıyla nakdi yardımda bulunulması suretiyle kamu zararına neden olunduğu iddia edilmiştir.

Ancak 5393 sayılı Kanun’un yukarı alınan 9’uncu maddesinde “…gerekli ayni yardım ve desteği sağlar…” ifadesi bulunmaktadır. Hükümde yer alan “destek” ifadesi, belediyelerin muhtarlık faaliyetleri ile ilgili nakdi yardımda bulunmasına imkan vermektedir. Nitekim kanun koyucu sadece ayni yardım yapılmasını öngörmüş olsa idi, hükümde ilaveten “destek” kelimesine yer verilmezdi.

Dilekçilerce söz konusu yardımın muhtarlıkların gelir kaynaklarındaki düşüş sebebiyle hizmetlerinin aksamamasını teminen elektrik, su, doğalgaz gibi ihtiyaçlarına katkıda bulunmak amacıyla yapıldığı ve mevzuata uygun olduğu ifade edilmiştir.

İlgili belediye meclis kararında da, bu yardımın muhtarlık faaliyetleri ile ilgili elektrik, su, telefon, internet, doğalgaz vb. ödemeleri karşılamak üzere yapılan talebe istinaden olduğu belirtilmiştir. Bu durumda yapılan nakdi ödemenin, muhtarlık hizmet binalarının ihtiyaçlarının karşılanması amacını taşıyan bir destek ödemesi niteliğinde değerlendirilmesi gerekmektedir.

Diğer yandan, 4541 sayılı Şehir ve Kasabalarda Mahalle Muhtar ve İhtiyar Heyetleri Teşkiline Dair Kanun’un 21’inci maddesinde “Harçlar münhasıran muhtarlara aittir. Muhtarlık işlerinin tedviri için lüzumlu kira, ısıtma, aydınlatma, hademe ücreti gibi masraflar bu harçlardan ödenir.” denilse de; İçişleri Bakanlığınca uygulamaya geçirilen Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi ile ikametgâh belgesi, nüfus sureti işlemleri gibi harç konusu birçok işlemin e-devlet sistemi ile doğrudan yapılabilmesinin muhtarlıkların harç gelirlerinde önemli ölçüde düşüşe sebebiyet verdiği ve muhtarların zorunlu giderlerini karşılamasının mümkün olmadığı ya da kurumsal faturalarını ödemede zorlandıkları da bir gerçektir. Bu sebeplerle muhtarlıkların ihtiyaçlarını karşılamak üzere ilçe genelindeki tüm muhtarlara nakdi yardımda bulunmasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

Tüm bu gerekçelerle Daire kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim