Sayıştay 7. Dairesi 48932 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

48932

Karar Tarihi

23 Mart 2022

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2018

  • Daire: 7

  • Dosya No: 48932

  • Tutanak No: 51385

  • Tutanak Tarihi: 23.03.2022

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Konu: Mevzuata aykırı atama.

  1. 171 sayılı ilamın 8. Maddesi ile; ... Belediyesi tarafından belediyede zabıta memuru unvanı ile görev yapmakta olan ...’in, ... tarihli unvan değişikliği sınavı yapılmaksızın tekniker kadrosuna atanmasının mevzuata aykırı olduğu, bu atama neticesinde kendisine yapılan maaş farkı ödemeleri sonucunda kamu zararına sebebiyet verildiğine,

Söz konusu kamu zararının tazmininde ise atamayı onaylayan Üst Yönetici (Belediye Başkanı) ... ile olura arz eden Başkan Yardımcısı ...’nun sorumluluğuna hükmedilmiştir.

Söz konusu Daire kararına karşı dilekçilerce sunulan temyiz dilekçesi ve Başsavcılık Mütalaası işbu ilamın 1. maddesine belirtildiği mahiyette olup,

Duruşma talep eden ... ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamaları dinlendikten ve Dosyada yer alan belgelerin incelenmesinden sonra;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

Maddi Unsurlar Bağlamında Konunun Esastan İncelenmesi;

İlam hükmü, ilgili dosyalar, temyiz dilekçeleri ve eklerinin incelenmesi neticesinde;

198 sayılı ilamın 6’ncı maddesiyle,

... ... Belediyesinde " zabıta memuru unvanı " olarak görev yapmakta iken, ... tarihli unvan değişikliği sınavı yapılmaksızın tekniker kadrosuna atandığı,

4 Temmuz 2009 tarihinde yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme Ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in 8’nci maddesinde bu yönetmeliğin 5 inci maddesinde belirtilen unvan değişikliğine tabi kadrolara, en az ortaöğretim düzeyinde mesleki veya teknik eğitim sonucu ihraz edilen unvanlara ilişkin kurum personelin atanmaları, bu Yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde eğitime tabi tutulmaksızın yapılacak unvan değişikliği sınavı sonundaki başarısına göre gerçekleştirileceği hükmü yer almakta olduğu,

Ancak mezkûr yönetmeliğin 5’inci maddesinde yer verilen "Tekniker" kadrosuna sınavsız olarak atama yapıldığı tespit edilmekte olup, atama işlemi yapılan kişinin unvan değişikliği işlemi mevzuata aykırı olduğundan, eski kadrosu ile mevcut kadrosu arasındaki, maaş kalemlerinin toplam tutarı arasındaki farkın kamu zararı oluşturduğu esasında hüküm verilmekte olduğu anlaşılmaktadır.

İlama konu atama işlemi incelendiğinde, dilekçilerce aksini kanıtlar bilgi ve belge sunulmadığı da dikkate alındığında, ... Belediyesi tarafından belediyede memur unvanı ile görev yapmakta olan ...’in, ... tarihli unvan değişikliği sınavı yapılmaksızın tekniker kadrosuna atanmasının 4 Temmuz 2009 tarihinde yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme Ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in 8’inci maddesi gereği idarece yapılacak unvan değişikliği sınavında başarılı olmak şartı aranmadan sınavsız olarak atandığı ve bu işlemin hukuka aykırı olduğu anlaşılmaktadır.

Konunun esasına ilişkin olarak dilekçilerce dilekçelerinde yer verilen itirazda, ilgili atama işlemleri, geçen süre içerisinde mevzuat hükümleri değişse bile kanunların aleyhe geriye yürümezliği ilkesi gereği ilgili atama işlemlerinin kanunsuz olduğu iddia edilemeyeceği, söz konusu işlemlerin sadece mevzuatın lafzından yola çıkılarak çözüme kavuşturulamayacağı, mevzuatın ruhuna göre hüküm verilmesinin gerektiği iddia edilmektedir. Bu iddiaya ilişkin olarak;

Hukuki güvenlik ilkesi kural olarak yasaların geriye yürütülmemesini gerekli kılar. ‘Yasaların Geriye Yürümezliği İlkesi’ uyarınca yasalar kural olarak yürürlük tarihlerinden sonraki olay, işlem ve eylemlere uygulanmak üzere çıkarılırlar. Yürürlüğe giren yasaların geçmişe ve kesin nitelik kazanmış hukuksal durumlara etkili olamaması hukukun genel ilkelerinden ‘Kazanılmış Hakların Korunması’ ilkesinin gereğidir.

Ancak ilama konu atama işlemi, idarenin birel/şart işlemi olup, kişiye özel, hukuki şekil ve esas gereklilikleri mevzuatlar çerçevesinde daha önceden belirlenmiş olan ve bu gerekliliklere göre idarenin takdiriyle yapılması gerekli hukuki işlemdir. İlam konu atama işlemine ilişkin esaslar o tarihte yürürlükte bulunan yönetmelik hükmünde hem lafzi olarak hem de gai olarak açık ve sarih olarak düzenlenmektedir.

Mamafih, işlem tarihinde yürürlükte olan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme Ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in 8’inci maddesinde bu yönetmeliğin 5’inci maddesinde belirtilen unvan değişikliğine tabi kadrolara, en az ortaöğretim düzeyinde mesleki veya teknik eğitim sonucu ihraz edilen unvanlara ilişkin kurum personelin atanmaları, bu Yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde eğitime tabi tutulmaksızın yapılacak unvan değişikliği sınavı sonundaki başarısına göre gerçekleştirileceği hükmü yer almakta olup, somut olayda yapılan atama işleminde sınav şartına uyulmamakla işlemin hukuk düzleminde tanımlanır hale gelmesiyle hukuka aykırılığın sübut bulduğu, dilekçinin iddiası bağlamında, ilam hükmü ile hukuki işlem sürecinin ilk aşamasında hukuka uygun olan işlemin sonraki mevzuat değişiklikleri gereği hükmün geriye yürütülmek suretiyle hukuka aykırılığına hükmedilmesi söz konusu değildir. Bu sebeple dilekçinin iddiası yerinde değildir.

Dilekçi ... dilekçesinde, ilgili ilam hükmü gereği düzeltici işlemin yapıldığı belirtilmektedir. Yapılan inceleme neticesinde ilgili personelin eski kadrosuna atamasının yapıldığı anlaşılmaktadır. İlam hükmü ile ilgili atama işleminin hukuka aykırılığına ve hukuka aykırı ataması yapılan personele 2017 yılı içerisinde yapılan maaş farkı ödemelerinin kamu zararına sebebiyet verdiğine hükmedilmektedir. Ancak söz konusu işlem ilama konu 2017 yılı için yapılan ödeme suretiyle sebep olunan kamu zararını giderir mahiyette olmadığından yapılacak işlem bulunmamaktadır.

Dilekçilerce dilekçelerinde mevzuata aykırı işlemin geri alınması, açık hata içeren işlemler hariç, iptal davası açma süresi olan 60 gün ile sınırlı olduğu ve bu süreden sonra kişiye yapılan ödemenin geri istenemeyeceği, ayrıca kazanılmış hak olduğu için yasaya aykırı bir işlemin uzun bir süre sonra geri alınamayacağı iddia edilmekte ve buna emsal uyuşmazlıkların çözüme kavuşturulmasında Danıştay’ın yetkili olduğu iddiasına yer verilmektedir. Bu iddialara ilişkin olarak;

İlam hükmüne esas İl Özel İdareleri, Belediyeler Ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese Ve İşletmeler İle Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik’in 5 ve 18’inci madde hükmünde hangi kadrolara yapılacak atamalarda hangi şartların arandığı açık ve sarih nitelikte tanımlanmış olup, somut olayda yapılan atama işlemi bağlamında ilgili yönetmelik hükümlerinin söz konusu işleme uygulanmasında bir muğlaklık bulunmamaktadır. Netice itibariyle atama işlemlerinde açık hata nitelikli hukuka aykırılığın mevcudiyeti açıktır.

Ayrıca ilama konu atama işlemi neticesinde kazanılmış hakkın söz konusu olduğuna ilişkin iddia çerçevesinde, kazanılmış hakkın söz konusu olabilmesi için korunmaya değer ve meşru bir durumun olması, dolayısıyla hukuka uygun olarak alınan ve bir hukuki işlem sonucu elde edilen bir hakkın varlığı gerekmektedir. Ancak somut olayda yapılan atama işleminin hukuka aykırı olduğu açıktır.

Nihai olarak; Anayasal bir kuruluş olan Sayıştay’ın Anayasa ve kendi kanunundan kaynaklanan denetim ve yargılama yetkisini kullanması sonucu verilen Sayıştay ilamlarına, vergi konusunda Danıştay’ca verilen kararlar hariç idari ve genel mahkemelerce verilen kararlar bir engel teşkil etmemekle birlikte Sayıştay, Anayasa’nın verdiği yetkiye istinaden sorumluların hesap ve işlemlerini yargılama yoluyla kesin hükme bağlarken kuruluş kanunu ile genel mali yönetim ve kontrol mevzuatını esas almakta ve diğer yargı mercilerinden hesap mahkemesi olarak ayrılmaktadır. Yargılamada hesap yılını esas alarak, hesap yılında geçerli usul ve hükmünde esas aldığı mevzuata dayalı olarak hüküm vermektedir. Kısaca sorumluluk ve sorumlu tespitinde diğer yargı kurumlarından ayrılmaktadır. Bu açıdan 60 günlük süre içinde tahsil edilemeyen fazla ödeme için herhangi bir işlem yapılamayacağı iddiası yerinde görülmemekle Sayıştay yargılaması sorumlular üzerinden işlemekte ve tazmin hükmü de sorumlulara çıkmaktadır. Fazla ödemenin yapıldığı ahiz konumunda olan kişiye tazmin hükmü verilmemektedir. Dolayısıyla dilekçede yer verilen diğer yargı organlarınca verilen kararların hesap yargısını etkileyen bir yönü bulunmamaktadır.

Manevi Unsurları Bağlamında Konunun Sorumluluk Yönünden İncelenmesi;

Sorumluluğuna hükmedilen atama işlemini yapan Belediye Başkanı ... tarafından sunulan temyiz dilekçesinde, ilam hükmüne sorumluluk yönünden itiraz edilmekte olup, 5018 sayılı Kanunu’nun 11’inci maddesi gereği üst yönetici olan Belediye Başkanının, Belediye Meclisine karşı mali ve siyasi bir sorumluluğu olduğu, 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurulu Kararı gereği asıl sorumluluğun harcama yetkilisine ait olduğundan bahisle, ilama konu hukuka aykırı atama işlemi ile sebep olunan kamu zararından sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğu belirtilmektedir.

İlam hükmünde tazminine hükmedilen kamu zararı ilgili personelin ... tarihli mevzuat hükümlerine aykırı atama işlemi neticesinde kendisine yapılan eski kadrosu ile mevzuata aykırı ataması yapılan kadro arasındaki ödemeler arasındaki farkın 2017 yılına tekabül eden kısmıdır. Dilekçi tarafında dilekçesinde iddia edilen düzeltici işlem 2017 yılına ilişkin hükmedilen edilen kamu zararı tutarını ortadan kaldırır mahiyette değildir. Dilekçede belirtilen düzeltici işlem ilam hükmünün esasını etkiler nitelikte olmadığından yapılacak işlem bulunmamaktadır.

6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun ‘Sorumlular ve sorumluluk halleri’ başlıklı 7’nci madde hükmü gereği, hesap yargısında sorumluluk halinin belirlenmesinde, 5018 sayılı Kanun ve Sayıştay denetimi ile ilgili diğer kanunlarda belirtilen sorumlular ve sorumluluk hallerinin esas alınacağı hükme bağlanmıştır.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu’nun 8’inci maddesinde hesap verme sorumluluğu, “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.” tanımlanmak suretiyle sorumluluk hali düzenlenmektedir.

Yine 5018 sayılı Kanun’un 11’inci maddesinde belediyelerde üst yöneticinin belediye başkanı olduğu belirtilmekte olup aynı maddede yer verilen “...Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve bu Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana; mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. (2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 213 üncü maddesiyle bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “müsteşar,” ibaresi “ve” şeklinde, ikinci fıkrasında yer alan “bu Kanunda” ibaresi “kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde” şeklinde değiştirilmiştir.)

Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” hüküm ile hesap verme sorumluluğu bağlamında üst yöneticinin sorumluluğu belirtilmektedir.

Üst yöneticinin hesap yargısı bağlamında sorumluluğuna ilişkin olarak; 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurulu Kararında “... Üst yöneticiler işlerin gidişatından harcama yetkililerinin ve diğer görevlilerin bilgilendirmeleri ve raporları ile bilgi sahibi olmaktadırlar. Bununla birlikte üst yöneticilerin özel kanunlardan doğan Sayıştay’a karşı mali sorumlulukları olabileceği gibi, münferit bir olayda sorumluluklarına hükmedilmeleri de gerekebilir. Bu husus, meselenin Sayıştay yargısında görüşülmesi sırasında hükme bağlanacak bir konudur.” denilmek suretiyle, dava konusu hukuki uyuşmazlığın yargılanması aşamasında, somut olay özelinde üst yöneticinin sorumlu olup olmadığının hükme bağlanacağı ifade edilmektedir.

Temyize konu ilam hükmünde, hukuki uyuşmazlık konusu; belediyede memur unvanı ile görev yapmakta olan ...’in, ... tarihinde, unvan değişikliği sınavı yapılmaksızın mevzuata aykırı olarak tekniker kadrosuna atanması, bu atama neticesinde ilgili personelin eski kadrosu ile mevcut kadrosu arasındaki maaş kalemlerinin arasındaki farkın kamu zararı sebebiyet vermesi hususu hüküm altına alınmakta olup söz konusu kamu zararının tazmininden atama işlemini onaylayan Belediye Başkanı ile atama işlemini onaya sunan Belediye Başkan Yardımcısının sorumlu tutulduğu görülmektedir.

5018 sayılı Kanun’un 71’nci maddesinde kamu zararı; “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” şeklinde tanımlanmaktadır. Bu tanımdan anlaşılacağı üzere, kamu görevlisi tarafından icra edilen işlem, eylem veya alınan kararın mevzuata aykırı olması ayrıca, manevi unsur olan kasıt, kusur veya ihmal unsurlarını barındıran işlem, eylem veya karar fiilinin kamu kaynağında artışa engel veya eksilişe sebep olması gerekmektedir.

Somut olayda; 4 Temmuz 2009 tarihinde yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme Ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in 5’inci madde hükmünde görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolardan birisi olarak belirtilen tekniker kadrosuna aynı Yönetmeliğin 8’inci maddesinde bu kadroya atama yapılabilmesi için aranan unvan değişikliği sınavının yapılmaksızın atama yapılması işlemi neticesinde ilgili personele tekniker kadrosu için yapılan ödeme ile eski kadrosu arasında oluşan fark kaynaklı kamu zararının oluştuğu, ilgili ilam hükmünde bu tespitin yapılması neticesinde doğan kamu zararının tazmininden söz konusu mevzuata aykırı atamaya olur veren Belediye Başkanı ile işlemi olura sunan Belediye Başkan Yardımcısı sorumluluğuna hükmedildiği görülmektedir.

Konu atama işleminin Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme Ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik hükümlerine aykırılığı açık olup, bu mevzuata aykırı işlem neticesinde ataması yapılan personele yapılan fazla ödeme suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiği ortadadır.

Sorumluluk yönünden değerlendirildiğinde; 5018 sayılı Kanun’un 71’inci madde hükmünde kamu zararının maddi unsuru olarak belirtilen “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri...”nin; ilgili Yönetmeliğin 5’inci maddesinde belirtilen tekniker kadrosunda aynı Yönetmeliğin 18’inci madde hükmünde aranan unvan değişikliği sınavı yapılmaksızın Belediye Başkanınca atama işlemi yapılması suretiyle tecessüm etmiş olup, tespiti yapılan kamu zararından mevzuat hükmüne aykırı atama işlemine doğrudan dahli olan Belediyenin üst yöneticisi konumunda olan Belediye Başkanı ...’nun sorumluluğuna hükmedilmesi yerindedir.

HÜKÜM

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar çerçevesinde;

  1. Dairece 171 sayılı ilamın 8. Maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, ( Üye . . . ’in ilave gerekçesi ile …. Daire Başkanı . . . ’in Daire kararının sorumluluktan bozulması gerekir şeklindeki ayrışık görüşüne karşı) oyçokluğuyla,

6085 sayılı Kanunun 57 nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,

Karar verildiği 23.03.2022 tarih ve 51385 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

İlave Gerekçe

Üye ...’in ilave gerekçesi;

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32 inci maddesinde; “… Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” hükmü yer almaktadır. Söz konusu hüküm uyarınca ödemeye ilişkin hususlarda bütçe ilke esaslarına ve ödenek durumuna uygun hareket edilmiş olunması sorumluluğu ortadan kaldırmak için yeterli değildir. Sorumluların mali iş ve işlemlerinde diğer ilgili mevzuat hükümlerine de uygun hareket etmesi gerekmektedir.

5018 sayılı Kanunun “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde; “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir” denilmekte ve gerçekleştirme görevlilerinin, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli olan belgelerin hazırlanması görevlerini yürütecekleri hüküm altına alınmıştır. Maddenin devam eden fıkrasında ise gerçekleştirme görevlilerinin bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumlu oldukları belirtilmiştir.

Bu düzenlemeler bağlamında somut olaya konu hukuka aykırı atamalar çerçevesinde ilgili personele yapılan ödemeler suretiyle sebep olunan kamu zararının tazmininden ilişikli ödeme emirlerinde imzaları bulunan harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlilerinin de atamayı yapan kişilerle birlikte sorumluluğu bulunmaktadır.

Karşı Oy Gerekçesi

... Daire Başkanı ...’in karşı oy gerekçesi;

Karar esas yönünden iştirak edilmekle birlikte, sorumluluk yönünden yapılan inceleme neticesinde;

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32 inci maddesinde; “… Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” hükmü yer almaktadır. Söz konusu hüküm uyarınca ödemeye ilişkin hususlarda bütçe ilke esaslarına ve ödenek durumuna uygun hareket edilmiş olunması sorumluluğu ortadan kaldırmak için yeterli değildir. Sorumluların mali iş ve işlemlerinde diğer ilgili mevzuat hükümlerine de uygun hareket etmesi gerekmektedir.

5018 sayılı Kanunun “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde; “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir” denilmekte ve gerçekleştirme görevlilerinin, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli olan belgelerin hazırlanması görevlerini yürütecekleri hüküm altına alınmıştır. Maddenin devam eden fıkrasında ise gerçekleştirme görevlilerinin bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumlu oldukları belirtilmiştir.

Bu düzenlemeler bağlamında somut olaya konu hukuka aykırı atamalar çerçevesinde ilgili personele yapılan ödemeler suretiyle sebep olunan kamu zararının tazmininden ilişikli ödeme emirlerinde imzaları bulunan harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlilerinin de atamayı yapan kişilerle birlikte sorumluluğu bulunmaktadır.

Bu itibarla Daire kararının sorumluluk yönünden bozulmasına karar verilmesi gerekir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim