Sayıştay 7. Dairesi 48791 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
48791
14 Haziran 2023
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2018
-
Daire: 7
-
Dosya No: 48791
-
Tutanak No: 55527
-
Tutanak Tarihi: 14.06.2023
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Şartları sağlamadığı halde görevden ayrılan işçilere mevzuat hükümlerine aykırı şekilde tazminat ödenmesi.
170 sayılı İlamın 3. maddesiyle; ... Belediyesi’nde mevzuatta öngörülen şartları sağlamadığı halde görevden ayrılan işçilere mevzuat hükümlerine aykırı şekilde tazminat ödenmesi sonucu ... TL’nin tazminine hükmedilmiştir.
TEMYİZ DİLEKÇESİ
İlamda sorumlu Harcama Yetkilisi ..., ..., ... ve ... ile Gerçekleştirme Görevlisi olarak sorumlu tutulan ... sunmuş oldukları ortak temyiz dilekçesinde özetle;
375 sayılı KHK nin 1. Maddesi d bendinin “d) (Ek: 31/7/2003-4969/2 md.) (A) bendi kapsamına giren personel ile 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı cetvelde yer alan personel ve kamu kurumlarında işçi olarak istihdam edilenlerden; emekliliğini isteyen veya emekliye sevk olunanlara, haklarında toptan ödeme hükümleri uygulananlara, emekli iken yeniden hizmete alındıktan sonra ceza en olmamak üzere görevlerine son verilenlere, kendi kusurları olmaksızın sözleşmesi feshedilen veya hizmet sürelerinin bitiminde ayrılan sözleşmeli subay, sözleşmeli astsubay, uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş ve erler ile terhis olan yedek subaylara, yedek astsubaylara ve bunlardan görevde iken ölenlerin kanuni mirasçılarına damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tâbi tutulmaksızın (12.105) gösterge rakamının memur aylık katsayısı He çarpımı sonucu bulunacak tutarında tazminat ödenir." hükmünü içerdiğini,
Söz konusu personelin de emekliliği hak ettiği göz önünde bulundurulursa 375 sayılı KHK ‘ nın 1. Maddesi’ nin (d) bendinde belirtilen “ emekliye sevk edilenler ” ibaresinin bu kapsamda olduğunun görüleceğini, bu yasal dayanak çerçevesinde emekli olan işçilere ödeme yapıldığını,
Yasanın belediye bütçelerine cari harcamalar ile yatırım harcamalarının oranlarını belirttiğini,
Ücret ödemelerinin cari harcamalar kaleminde olup, bu harcamadaki her azalmanın yatırım harcamasındaki artması sonucunu doğurmakta olduğunu,
Diğer yandan uzun yıllar çalışmış emeklilik hakkını elde etmiş işçinin yıllar içinde yapılan toplu iş sözleşmeleri ile maaşlarındaki artış oranlarını, aynı yıl çalışmış memur kadrosunda çalışanların maaşları, iş sonradan giren işçilerle, 4734 sayılı Kamu İhale Yasası hükümleri kapsamında yapılan mal ve hizmet alımında çalıştırılan personel maaşları arasında yıllar içinde uçurum oluşmakta olduğunu,
Maaşlar arasındaki uçurumun aynı zamanda çalışma barışını zedelediğini,
Ülkedeki genç işsizlik oranının ayrıca gözetilmiş olduğunu,
Emekliliğini işçinin istemiş olup, ayrılması karşılığında kendisine bir defaya mahsus bir ödeme yapıldığını,
Kamu zararının sadece denetçi raporunda yer alan kriterler üzerinden değerlendirilmiş olduğunu,
Emekliye sevk edilen işçinin sevk tarihindeki yaşı, emekli olması gereken zorunlu yaşı arasındaki yıllar ve sevk tarihi ile aldığı ücret ile işçinin brüt maliyeti üzerinden yapılacak bir hesaplamada belediyenin yapmış olduğu tasarrufun gözden uzak tutulmuş olduğunu,
Emeklilik hakkını doldurmuş ama yaşnıı doldurmasına beş yıl kalmış bir işçiye beş yıl ödenecek ücret ve ekler gibi bir hesaplama yapılmamış olduğunu,
Ödeme yapan işçinin somut durumu üzerinden bu yönde bir hesaplama yapılarak belediye bütçesinden çıkmayacak para ile bir karşılaştırma yapılmamış olduğunu,
Kararda yer alan azınlık oyunun savunmalarını destekler nitelikte olup usul ve yasaya uygun olduğunu, belediyenin yaptığı işlemle kamu zararına neden olmadığı gibi kamu kaynağında yaptığı tasarrufla artış sağladığını ifade ederek, temyiz talebinde bulunarak tazmin hükmünün kaldırılmasını arz ve talep etmektedirler.
BAŞSAVCILIK MÜTALAASI
Başsavcılık mütalaasında özetle;
“Dosya içeriğinin incelenmesi neticesinde;
375 sayılı KHK'nın 1'inci maddesinin (D) bendinde söz konusu tazminatı alabilecekler "emekliliğini isteyen veya emekliye sevk olunanlara, haklarında toptan ödeme hükümleri uygulananlara, emekli iken yeniden hizmete alındıktan sonra cezaen olmamak üzere görevlerine son verilenlere," şeklinde belirtilmiştir. İlam konusu husus İdare tarafından, emekliliğini istemeyen işçinin, sözleşmesi 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17'nci maddesi hükümleri doğrultusunda feshedildiği ve hakkında emeklilik hükümleri işletilmeyen bu kişilere söz konusu tazminatın ödenmesidir.
Açıklanan nedenle temyiz talebinin ret edilerek Daire Kararının tasdik edilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.
Arz Olunur.”
denilmektedir.
İlamda sorumlu olarak yer alan ..., ..., ..., ... ve ... tarafından gönderilen ortak duruşma talepli dilekçe doğrultusunda ... Belediye Başkanı ... ve diğer dilekçileri temsilen duruşmaya katılmasına karar verilen Avukat ...’in sözlü açıklamaları dinlenmiştir.
Avukat ... temyiz dilekçesinde değinilen hususlara ilave olarak sözlü savunmasında, teşvik edici bir uygulama olarak mevcut düzenlemeden yararlanılarak işçilerin emeklilik işlemlerinin gerçekleştirildiğini ve tazminat ödemesi yapıldığını, işçilerin emeklilik dilekçelerini sunduklarını, kendilerine tazminat ödemesi dışında toplu iş sözleşmesi ile öngörülen ikramiye ödemesinin de yapıldığını ifade etmiştir.
Avukat ... ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
170 sayılı İlamın 3. maddesiyle; ... Belediyesi’nde mevzuatta öngörülen şartları sağlamadığı halde görevden ayrılan işçilere mevzuat hükümlerine aykırı şekilde tazminat ödenmesi nedeniyle ... TL’nin tazminine hükmedilmiştir.
Bu defa, İlamda sorumlu Harcama Yetkili olarak sorumlu tutulan ..., ..., ... ve ... ile Gerçekleştirme Görevlisi olarak sorumlu tutulan ... tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuş olup, tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.
İlam hükmünün konusu; ... Belediyesi’nde çalışan işçilerin iş akitlerinin sonlandırılması nedeniyle kendilerine 375 sayılı KHK’nin 1 inci maddesinin (D) bendi kapsamında ödeme yapılması sonucunda kamu zararının tazminine hükmedilmesidir.
375 sayılı KHK’nin 1 inci maddesinin (D) bendinde;
“(Ek: 31/7/2003-4969/2 md.) (A) bendi kapsamına giren personel ile 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı cetvelde yer alan personel ve kamu kurumlarında işçi olarak istihdam edilenlerden; emekliliğini isteyen veya emekliye sevk olunanlara, haklarında toptan ödeme hükümleri uygulananlara, emekli iken yeniden hizmete alındıktan sonra cezaen olmamak üzere görevlerine son verilenlere, kendi kusurları olmaksızın sözleşmesi feshedilen veya hizmet sürelerinin bitiminde ayrılan sözleşmeli subay, sözleşmeli astsubay, uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş ve erler ile terhis olan yedek subaylara ve bunlardan görevde iken ölenlerin kanuni mirasçılarına damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tâbi tutulmaksızın (12.105) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarında tazminat ödenir. ” denilmektedir.
Bu düzenleme doğrultusunda; söz konu tazminat ödemesinin yapılması, KHK metninde belirtilen “emekliliğini isteyen veya emekliye sevk olunanlara, haklarında toptan ödeme hükümleri uygulananlara, emekli iken yeniden hizmete alındıktan sonra cezaen olmamak üzere görevlerine son verilenlere ” durumlardan herhangi biri kapsamında olma şartına bağlanmıştır.
Rapor dosyası ve eki belgelerden, belediyece, emekliliği hak eden ancak emeklilik talebinde bulunmayan işçilerin sözleşmelerinin, 4857 sayılı İş Kanunu’nun “Süreli Fesih” başlıklı 17 nci maddesi hükümleri doğrultusunda feshedilip, bu kişiler için re’sen emeklilik hükümleri işletilerek mevzuat çerçevesinde öngörülen tazminat ödemesinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Daire İlamıyla ise, işçilerin emekliliğe hak kazanmış olmasının bu ödemenin yapılması için yeterli olmayıp, işçilerin emekliliğini istemesinin de gerçekleşmesi gerektiği belirtilerek, mevzuat hükümlerine aykırı şekilde tazminat ödendiği gerekçesiyle oluşan kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
Temyiz dilekçesiyle; işçilerin iş akitlerinin, belediyece cari harcama kalemi olan personel ödemelerinde bir tasarruf sağlanması, işçi maaşları ile personel maaşları arasında yıllar içince oluşan uçurumun azaltılması, ülkedeki genç işsizlik oranının azaltılması gibi gerekçelerle feshedildiği, emekliliklerini işçilerin istemiş olduğu ve ayrılmaları karşılığında kendilerine bir defaya özgü bu ödemenin yapıldığı belirtilmektedir.
Dolayısıyla, emeklilik hakkını dolduran ve sözleşmeleri feshedilip, kendilerine 375 sayılı KHK’nin 1 inci maddesinin (D) bendi kapsamında tazminat ödemesi yapılan bu işçilerin; belediyece emekliliğe sevk edilmek suretiyle sözleşmelerinin feshedildiği anlaşılmaktadır. Söz konusu tazminat ödemesine dayanak; 375 sayılı KHK’nın 1 inci maddesinin (D) bendinde yer alan ; “... emekliğini isteyen veya emekliğe sevk olunanlar…” ifadesinden, bu işçilerin emekliliğe sevk olunanlar içerisinde arasında yer alması sebebiyle, yapılan ödemede mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, 170 sayılı İlamın 3. maddesiyle verilen ... TL’nin tazminine ilişkin olarak verilen hükmün BOZULARAK yukarıdaki hususlar göz önüne alınmak suretiyle yeniden hüküm tesisinin temini için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE, (.... Daire Başkanı ... ve Üye ...’in usule ilişkin ilave gerekçesi ile .... Daire Başkanı ...; Üyeler ..., ..., ..., ... ve ...’in aşağıda yazılı ayrışık görüşlerine karşı) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 14.06.2023 tarih ve 55527 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Usule ilişkin ilave gerekçe:
Usule ilişkin .... Daire Başkanı ... ve Üye ...’in görüşü;
Aşağıda ifade edilen ayrışık görüş gerekçesine katılmakla beraber, hesap yargılama usulü bağlamında temyiz mercii olan Temyiz Kurulu çalışma usulüne ilişkin olarak;
Sayıştay Yargılamasında ilk derece mahkemesi olarak dairelerce verilen kararlara karşı sorumlular temyiz ve karar düzeltme ile yargılamanın iadesi yoluna müracaat edebilirler. 6085 Sayılı Kanun’un ‘Temyiz’ başlıklı 55. maddesindeki düzenlemeye göre Temyiz Kurulu; temyiz olunan hükmü olduğu gibi veya düzelterek tasdik etmeye, bozma kararı vererek daireye göndermeye ya da Kurul üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile daire kararını tümüyle ortadan kaldırmaya karar verebilir. Kaldırma kararı (doğası gereği Sayıştay dairelerince kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi ile yönündeki kararlar hakkında verilebilecek bir karar olup) kamu zararının oluşmadığı dolayısıyla da dairece haklarında hüküm tesis edilen sorumlular hakkında hüküm tesis edilmesi gerekmediği sonucuna ulaşan ve sorumluların beraatı anlamına gelen bir hükümdür.
Bu düzenlemede yer verilen “kurul üye sayısının üçte iki çoğunluğu ile kaldırılması” şeklindeki kısmın klasik anlamdaki temyiz uygulamalarının dışına taşan bir düzenleme olduğu ortadadır. Hukuk sisteminde ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın kaldırılması ve bunun yerine yeni bir karar verilmesi uygulaması istinaf mahkemeleri aşamasında görülebilen bir uygulamadır. İstinaf mahkemelerince verilen kararlar (İlk derece mahkemesinin kararını kaldıran kararlar dâhil) hakkında da belli şartlar altında temyiz yoluna gidilebilmektedir. Oysa Sayıştay Temyiz Kurulunca verilen kaldırma kararına karşı karar düzeltme dışında müracaat edilebilecek bir kanun yolu ve mercii bulunmamaktadır. Türk Hukuk Sisteminde Temyiz İncelemesi sürecinde verilebilecek kararlardan farklı ve temyizi kabil olmayan bir yöntem olarak belirlenmiş olması nedeniyle de 6085 Sayılı Kanunda normal karar çoğunluğundan farklı olarak kaldırma kararı için Kurulun üçte ikisinin çoğunluğu aranmıştır.
İlk derecede kamu zararını tazminle yükümlü tutulmuş olan sorumluların haklarında verilmiş olan bu kararın, sorumlular lehine sonuçlanması için en kısa ve kesin olan yol dairece verilmiş olan tazmin kararının kaldırılması olup sorumluların temyiz başvuruları da çoğunlukla “kararın kaldırılması veya bozulması” şeklinde bir taleple sonlandırılmaktadır. Bu sebeple temyiz başvurusunda taraflarca kaldırma talep edilmişse öncelikle bu talebin görüşülmesi ve sonuçlandırılması gereklidir.
Ancak kaldırma kararının alınabilmesi için bozma veya tasdik kararlarından farklı bir çoğunluk (Kurulun üçte ikisinin oyu) aranmakta olduğundan bunun altında kalan oylama sonuçlarında bozma kararı verildiği kabul edilemeyeceğinden sonuca ulaşmak üzere müzakere ve oylamaya devam edilmesi gerekmektedir.
Kaldırma talebine yönelik müzakereler sonrasında yapılan oylamada Kurulun üçte iki çoğunluğu ile kaldırma kararı çıkmadığı halde kaldırma yönünde kullanılan oyların karar çoğunluğuna (6 azınlık oyuna karşı 10 çoğunluk oyu ile) ulaştığı gerekçe gösterilerek müzakerelere devam edilmemiş ve kaldırma gerekçelerine dayalı olarak bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle kaldırma kararının oylandığı ancak bu kararın gerektirdiği üçte iki çoğunluğa ulaşılmadığı halde kurulun çoğunluğunun kaldırma yönünde oy kullandığı gerekçesiyle kaldırma gerekçeli bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılması mümkün olmayıp müzakerelere devam edilerek yapılacak oylama sonucuna göre tasdik veya bozma kararlarından hangisinin verildiğinin belirlenmesi gerekir.
Karşı oy gerekçesi/Azınlık Görüşü
.... Daire Başkanı ...; Üyeler ..., ..., ..., ... ve ...’in ayrışık görüşleri;
Mevzuatta öngörülen şartları sağlamadığı halde görevden ayrılan işçilere 375 sayılı KHK’nın 1 inci maddesinin (D) bendi kapsamında tazminat ödemesi yapılarak kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasıyla ilgili olarak yapılan incelemede;
Sorgu konusu yapılan ödemelerin ... Belediyesi’nde çalışan işçilerin iş akitlerinin sonlandırılması nedeniyle kendilerine 375 sayılı KHK’nin 1 inci maddesinin D bendi kapsamında ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.
375 sayılı KHK’nin 1 inci maddesinin D bendinde;
“(Ek: 31/7/2003-4969/2 md.) (A) bendi kapsamına giren personel ile 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı cetvelde yer alan personel ve kamu kurumlarında işçi olarak istihdam edilenlerden; emekliliğini isteyen veya emekliye sevk olunanlara, haklarında toptan ödeme hükümleri uygulananlara, emekli iken yeniden hizmete alındıktan sonra cezaen olmamak üzere görevlerine son verilenlere, kendi kusurları olmaksızın sözleşmesi feshedilen veya hizmet sürelerinin bitiminde ayrılan sözleşmeli subay, sözleşmeli astsubay, uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş ve erler ile terhis olan yedek subaylara ve bunlardan görevde iken ölenlerin kanuni mirasçılarına damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tâbi tutulmaksızın (12.105) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarında tazminat ödenir. ”
Düzenlemesine yer verilmiştir. Bu düzenlemeden anlaşılacağı üzere söz konu ödemenin yapılması KHK metninde belirtilen sınırlı sayıdaki şartların gerçekleşmesine bağlı tutulmuştur. Kamu kurumlarında çalışan işçiler yönünden düzenlemede belirtilen şartların dışındaki nedenlerle iş akdinin sonlanması nedeniyle bahsedilen ödemenin yapılması mümkün değildir. Bahse konu ... Belediyesinde çalışan işçilerin iş akitleri ise KHK’ de belirtilen “emekliliğini isteyen veya emekliye sevk olunanlara, haklarında toptan ödeme hükümleri uygulananlara, emekli iken yeniden hizmete alındıktan sonra cezaen olmamak üzere görevlerine son verilenlere... ” durumlardan herhangi biri kapsamında olmadan sonlandırılmıştır. Bu nedenle işçilerin emekliliğe hak kazanmış olması bu ödemenin yapılması için yeterli olmayıp işçilerin emekliliği istemesinin de gerçekleşmesi gerekmektedir. Mevzuat hükümlerine aykırı şekilde tazminat ödenmesi nedeniyle kamu zararı bulunduğundan Daire kararının TASDİKİNE karar verilmesi uygun olur.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:17