Sayıştay 7. Dairesi 48687 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

48687

Karar Tarihi

16 Mart 2022

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2018

  • Daire: 7

  • Dosya No: 48687

  • Tutanak No: 51225

  • Tutanak Tarihi: 16.03.2022

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

  1. 162 sayılı İlamın 2 nci maddesiyle; … Belediye Başkanlığı ile yetkili sendika arasında imzalanan sosyal denge sözleşmesi ile memur başkan yardımcıları ve müdür kadrosunda bulunanlar ile fiilen müdürlük görevi yürütenlere mevzuata aykırı olarak tavan tutarların üzerinde sosyal denge tazminatı ödenmesi sonucu oluşan … TL kamu zararının sorumlulardan tazminine hükmedilmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Konunun Esası Yönünden İnceleme:

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Toplu iş Sözleşmesi ve sözleşme hakkı” kenar başlıklı 53 üncü maddesinde;

“… Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler. Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir. Toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü, toplu sözleşme hükümlerinin emeklilere yansıtılması, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kanunla düzenlenir.” hükmü yer almaktadır.

Yerel yönetimlerde çalışan kamu personeline hangi usul ve esaslara göre sosyal denge tazminatı ödeneceği 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 32 nci maddesinde, ödenecek tazminatın aylık tutarına ilişkin tavan ise 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 15 inci maddesinde belirtilmiştir.

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun “Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması” başlıklı 32 nci maddesinde;

“27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir. …” denilmektedir.

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 15 inci maddesinde ise;

“Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir.” hükmü bulunmaktadır.

Ödenebilecek sosyal denge tazminatının tavan tutarını belirleyen Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 yıllarını kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşme’nin Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin 4. Bölümü’nün “Sosyal denge tazminatı” başlıklı 1 inci maddesinde;

“Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100’üdür. ...” hükmü yer almaktadır.

4688 sayılı Kanun’a 6289 sayılı Kanun ile eklenen geçici 14 üncü maddede;

“15/03/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzer adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir. Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir.

Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.” denilmek suretiyle 15.03.2012 tarihinden önce akdedilen sözleşmelerin yeni dönemdeki durumunun ne olacağı, bu sözleşmelerin 31.12.2015 (31.12.2015 tarihi Üçüncü Dönem Toplu Sözleşme ile 31.12.2017 tarihine kadar, Dördüncü Dönem Toplu Sözleşme ile 31.12.2019 tarihine kadar uzatılmıştır.) tarihinden önce sona ermesi halinde yeni sözleşmelerin hangi şart ve kurallara bağlı olarak imzalanacağı ve tavan tutarın ne olması gerektiği gibi hususlara açıklık getirilmiştir.

Buna göre; 15.03.2012 tarihinden önce bir sözleşme imzalanmışsa, bu sözleşme, süresi bitinceye kadar geçerli olacaktır. Söz konusu sözleşmenin çeşitli sebeplerle 31.12.2019 tarihinden önce sona ermesi durumunda 31.12.2019 tarihine kadar toplu sözleşme dönemleriyle sınırlı olarak ve üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde yeni bir sözleşme imzalanabilecek, ancak eski sözleşmede unvanlar itibariyle belirlenen tutarın 4688 sayılı Kanun’a göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmesi durumunda geçici 14 üncü maddenin yürürlüğe girdiği tarihte, yani 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilecektir.

Başka bir deyişle, 31.12.2019 tarihine kadarki dönemde, yenilenen sözleşme ile personele ödenen meblağ, toplu sözleşme ile belirlenen tavan tutardan yüksek ise, yüksek olan bu tutarların artırılması mümkün değildir. Diğer taraftan bu dönemde, 4688 sayılı Kanun’un geçici 14 üncü maddesinin yürürlük tarihi olan 11.04.2012 tarihinde uygulanmakta olan sözleşmede öngörülen sosyal denge tazminatı tutarı, akdedilen toplu sözleşmede belirlenen tavan tutardan düşük ise, yeni yapılacak sözleşmede öngörülebilecek en yüksek tutar, toplu sözleşmede belirlenen tavan tutar olan en yüksek devlet memuru aylığı (ek gösterge dahil) kadar olabilecektir.

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar doğrultusunda temyize konu ödemeler değerlendirilecek olursa;

… Belediye Başkanlığı ile Tüm Belediye ve … Sendikası arasında 26.01.2012 tarihinde imzalanan sözleşmenin sona erme tarihi 31.03.2014’tür. Dolayısıyla yukarıda belirtilen tarihte, yani 11.04.2012 tarihinde uygulamada olan sözleşme bu sözleşmedir. Söz konusu sözleşmenin “İyileştirme zammı” başlıklı 5 inci maddesinde;

“657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi kadrolarda personel olarak çalışanlar halen almakta oldukları aylık maaşlarına ilaveten;

a- Fiilen görev yapan 657 sayılı DMK’na tabi memur Başkan Yardımcılarına 1.500 TL,

b- Fiilen görevde olan birim müdürlerine 1.000 TL,

toplu sözleşme ücreti ödenir.” denilmektedir.

Aynı Sözleşmenin “Diğer Sosyal Ödentiler” başlıklı 6 ncı maddesinde;

“657 sayılı DMK’na tabi olarak çalışan memur personele ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 49. Maddesine göre çalışan sözleşmeli personele,

a- Ramazan bayramında 700 TL,

b- Kurban bayramında 700 TL,

c- 1 Mayıs işçi bayramında 500 TL,

d- Her öğrenim yılı başında 1.000 TL ödenir.” denilmektedir.

Belediye tarafından imzalanan ve 11.04.2012 tarihinde geçerli olan tavan tutar hesabında dikkate alınması gereken sosyal denge sözleşmesi incelendiğinde personele unvanlar itibariyle ödenebilecek tavan tutarlar;

-Belediye başkan yardımcıları için:

1.500,00+[(700,00+700,00+500,00+1.000,00)/12]=1.741,66 TL

-Fiilen müdürlük görevini yürütenler için:

1.000,00+[(700,00+700,00+500,00+1.000,00)/12]=1.241,66 TL

4688 sayılı Kanun uyarınca imzalanan 4.Dönem Toplu Sözleşme’ye göre 2018 yılında ödenebilecek sosyal denge tazminatı tavan tutarları ise; 2018 yılının ilk altı ayı için 1.031,23 TL, ikinci altı ayı için 1.120,43TL’dir. (En yüksek Devlet memuru aylığının ek gösterge dahil %100’ü)

  1. Dönem Toplu Sözleşme ile belirlenen tavan tutarlar ile 2012 yılında Belediye tarafından imzalanan sosyal denge sözleşmesine istinaden unvanlar itibariyle ödenebilecek tavan tutarlar karşılaştırıldığında; memur belediye başkan yardımcıları ile fiilen müdürlük görevini yürüten personelin 2018 yılının tamamı için 2012 yılında yürürlükte bulunan sosyal denge sözleşmesindeki unvanlar itibariyle ödenen aylık ortalama tutarların tavan tutar olarak esas alınması gerektiği anlaşılmaktadır.

Belediye tarafından 2018 yılında yapılan sosyal denge tazminatı ödemeleri incelendiğinde ise;

Memur belediye başkan yardımcılarına aylık en fazla 1.741,66 TL brüt sosyal denge tazminatı ödenmesi gerekirken net … TL tazminat ödendiği,

Müdür kadrosunda bulunanlar ve fiilen müdürlük görevi yürütenlere aylık en fazla 1.241,66 TL brüt sosyal denge tazminatı ödenmesi gerekirken net … TL tazminat sosyal denge tazminatı ödendiği görülmektedir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar uyarınca, … Belediyesi ile yetkili sendika arasında imzalanan ve 2018 yılında geçerli olan sözleşme ile personele ödenen sosyal denge tazminatının, belediye başkan yardımcıları ile fiilen müdürlük görevi yürütenlere ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarlarını aşan kısmı kamu zararına sebebiyet vermiştir.

Temyiz talebinde bulunan sorumlular, aynı nitelikteki temyiz dilekçelerinde; Belediye ile yetkili sendika arasında imzalanan sözleşmenin ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve kararların gereğinin tam ve eksik olarak yerine getirilmesinin zorunluluk arz ettiği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları çerçevesinde tesis edildiğini, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 15 inci maddesi ile getirilen “sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere” hükmünün, sendikal örgütlülüğün ayrılmaz bir parçası olan toplu iş sözleşmesi hakkının kullanımına yönelik kısıtlama getirdiğini, bu durumun uluslararası sözleşmelere aykırılık teşkil etmesi nedeniyle, Türkiye’nin taraf olduğu ve usulüne uygun bir şekilde onaylanan uluslararası sözleşmeler ile yasal mevzuatın çelişmesi halinde Uluslararası Sözleşme hükümlerinin belirleyici olduğunu hüküm altına alan Anayasa’nın 90 ncı maddesine göre; anılan Kanun Hükmünde Kararname’nin Anayasa hükümlerine aykırı olduğunu belirtilmişlerse de; 2010 yılı öncesinde kamu görevlisi olan memurların toplu sözleşme hakkı bulunmamakta ve sadece yetkili sendika ile hükümet arasında toplu görüşmeler yapılmaktayken, Anayasa’nın “Toplu İş Sözleşmesi ve Sözleşme Hakkı” başlıklı 53 üncü maddesinde 2010 yılında yapılan değişiklik sonucunda ilgili madde:

“İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.

Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir. Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler. Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir. Toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü, toplu sözleşme hükümlerinin emeklilere yansıtılması, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kanunla düzenlenir.” şeklinde değiştirilmiştir.

Söz konusu anayasa değişikliği ile yapılan düzenlemenin gerekçesinde; Anayasa’nın 51 inci maddesinin dördüncü fıkrasının, sendika özgürlüğünü iş kolu ile sınırlamakta ve aynı zamanda aynı iş kolunda birden fazla sendikaya üye olunamayacağını hükme bağlamakta olduğu, bu düzenlemenin ILO’nun sendika özgürlüğüne ve örgütlenme hakkının korunmasına ilişkin 87 sayılı sözleşmesine aykırı olması sebebiyle 51 inci maddenin dördüncü fıkrasının yürürlükten kaldırıldığı belirtilmektedir.

Dolayısıyla memurların toplu sözleşme hakkı mevcut olup, 2010 anayasa değişikliği ile ve akabinde buna uygun olarak düzenlenen 4688 sayılı Kanun ile durum çözüme kavuşturulmuştur ve iç hukuk düzeni ile uluslararası antlaşmalar arasında ihtilaf olabilecek bir husus kalmamıştır.

Diğer taraftan, Anayasanın 90 ıncı maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesindeki; “… Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.” hükmünün sınırı aşan ödemeler ile ilgisi bulunmamaktadır. Nitekim her ülkenin ve bölgenin gelişmişlik düzeylerinin birbirinden farklı olması nedeniyle iç hukuki düzenlemelerle belirlenmiş olan limitlerin uluslararası antlaşmalarla çelişmesi gibi bir durum söz konusu olmayacaktır. Uluslararası sözleşmelerin genel ve temel kriterleri belirlemesi dışında mali haklara yönelik olarak sınırsız bir ödeme öngörmesi, ulusal düzeydeki karar alma mekanizmalarını da ortadan kaldıracaktır.

Bu çerçevede, ulusal ve uluslararası düzenlemeler bir arada değerlendirildiğinde yasal sınırı aşan sosyal denge tazminatı ödemelerinin 5018 sayılı Kanun’un 71 inci maddesi kapsamında kamu zararı oluşturduğu anlaşıldığından; konunun esası yönünden tazmin hükmünde hukuken bir isabetsizlik görülmemektedir.

Sorumluluk Yönünden İnceleme:

Daire Kararında belediye başkanı, sözleşmeyi imzalayan diğer kamu görevlileri, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi … TL tutarındaki tazmin hükmünden birlikte sorumlu tutulmuştur. Ancak Kararda sorumluluğa ilişkin görüşler incelendiğinde, sadece belediye başkanının sorumlu tutulduğu bir görüş, belediye başkanı ve sözleşmeyi imzalayan diğer kamu görevlilerinin sorumlu tutulduğu bir görüş, Belediye Başkanı, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin sorumlu tutulduğu bir görüş, belediye başkanı, sözleşmeyi imzalayan diğer kamu görevlileri, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin sorumlu tutulduğu bir görüş olmak üzere dört farklı görüş olduğu anlaşılmaktadır. Sorumluluğa ilişkin farklı görüşlerde ortak olarak yer alan sorumlular ayrı ayrı alınıp birleştirilerek çoğunluk görüşü sağlandığı söylenemez. Açıklanan nedenlerle Daire Kararında sorumluluk yönünden çoğunluk sağlanamamıştır.

Belediye başkanı ile birlikte sözleşmeyi imzalayan diğer kamu görevlilerinin sorumluluğu ile ilgili olarak ise;4688 sayılı Kanun’un 32 nci maddesine göre belediyelerde toplu sözleşme yapma yetkisi münhasıran belediye başkanına aittir. İdare Hukukunda yetki, idari işlemin, idari sözleşmenin sadece kanunla belirlenmiş ve sınırlanmış makamlar tarafından yapılabilmesi yeteneğini ifade etmektedir. İdare Hukukunda yetkisizlik esas, yetkili olmak ise istisnadır. Sosyal denge sözleşmesini imzalayan diğer kamu görevlilerinin sorumluluğu, idare hukukuna hakim bu temel ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde, sosyal denge sözleşmesi bakımından belediye başkanının imzası dışındaki görevlilerin imzalarının bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Sosyal denge sözleşmesinde idare adına sadece belediye başkanının imzasının bulunması nasıl ki sosyal denge sözleşmesini yetki unsuru yönünden sakatlamayacak ise, belediye başkanının imzasının yanı sıra, yasal bir gereklilik bulunmamasına rağmen diğer kamu görevlilerinin de sözleşmede imzasının bulunması, işleme başka bir kimlik vermeyecektir. Esas olan sözleşmede belediye başkanının imzasının bulunmasıdır. Bu sebeple, belediye adına sosyal denge sözleşmesini belediye başkanı ile birlikte yetkisiz bir şekilde imzalayanların sorumluluğu bulunmamaktadır.

Bu itibarla, yukarıda yer verilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen 162 sayılı İlamın 2 nci maddesiyle verilen … TL’nin tazminine ilişkin hükmün 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca BOZULMASINA, yukarıdaki hususlar göz önüne alınmak suretiyle yeniden hüküm tesisinin temini için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE, (Üye …’in farklı gerekçesi ile Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …’ın aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı) oy çokluğu ile,

Karar verildiği 16.03.2022 tarih ve 51225 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.

Farklı gerekçe

Üye …’in farklı gerekçesi

Daire Kararında, Sosyal Denge Sözleşmesini Belediye adına imzalayan Belediye Başkanı, harcama yetkilisi, gerçekleştirme görevlisi ve sözleşmeyi imzalayan diğer kamu görevlileri tazmin hükmünden sorumlu tutulmuştur.

Üst yönetici konumunda olan belediye başkanının, sözleşmenin hazırlanması ve içeriği ile ilgili hukuki ve mali mevzuatı bütün yönleriyle bilmesi gerektiğini, belediye adına tek başına toplu sözleşme görüşmelerine katıldığını, sözleşme taslağının hazırlanmasında tek başına katkı verdiğini düşünmek hayatın olağan akışına aykırıdır. Uygulamada belediye başkanı, bu konuda hukuki ve mali mevzuata hakim belediye personeliyle birlikte görüşmeleri yürütmekte, bu personelin katılımıyla hazırlanan sözleşmeyi mevzuata uygun olduğu düşüncesiyle imzalaması üzerine sözleşme yürürlüğe girmektedir.

Nitekim temyiz konusu olayda sosyal denge sözleşmesini Belediye Başkanı ile birlikte imzalayan belediye başkan yardımcıları, İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdür Vekili ile Hukuk İşleri Müdür Vekilinin de sözleşme taslağının hazırlanması sürecinde görev aldıkları, Belediye Başkanıyla birlikte sözleşmeyi imzalamış olmalarından anlaşılmaktadır.

Söz konusu kişilere baktığımızda, bir kısmının Belediyede harcama yetkilisi pozisyonunda olduğu, görevleri itibariyle sözleşmenin içeriği konusunda mali ve hukuki bilgiye sahip bulundukları görülmektedir. Dolayısıyla sözleşmenin tavan tutar dikkate alınmaksızın hazırlanmasında kusurlu oldukları, tavan tutar dikkate alınarak sözleşme hazırlansaydı kamu zararının ortaya çıkmayacağı noktasında da bir tereddüt bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, çoğunluk görüşünde yer alan sözleşmeyi imzalayan diğer kamu görevlilerinin sorumlu tutulmaması gerektiğine ilişkin görüşe katılmıyorum.

Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü

Üye … ve Üye …’ın karşı oy gerekçesi

Çoğunluk görüşünde esasa ilişkin olarak açıklanan gerekçelerle, Daire Kararının haliyle tasdiki gerekir.

Üye …’ün karşı oy gerekçesi

Daire Kararının çoğunluk görüşünde belirtilen eksiklikler tamamlanarak, düzeltilerek tasdikine karar verilmesi gerekir.

Üye …’un karşı oy gerekçesi

Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme’nin “Sosyal denge tazminatı” başlıklı 1 inci maddesinde; “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100'üdür. Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir.” denilmektedir.

Bu bağlamda 4688 sayılı Kanun’un “Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması” başlıklı 32 nci ve Geçici 14 üncü maddesi ile 375 sayılı KHK nin Ek 15 nci maddesinde yer alan hükümler çerçevesinde Belediye personeline sosyal denge tazminatı ödenebilmektedir. Ancak, uygulamada belediye personeline ödenen sosyal denge tazminatının tavan tutarının belirlenmesine esas teşkil eden “aylık” kavramının dar anlamda yorumlanmasından kaynaklanan bir tereddüt meydana gelmektedir. Zira, toplu sözleşmede bahsedilen aylık kavramı sadece gösterge ve ek gösterge aylıklarının toplamını ifade etmemektedir. Bu tanıma taban aylık ve kıdem aylık tutarlarının da dahil edilmek suretiyle sosyal denge tazminatı ödemesine ilişkin tavan tutarın tespit edilmesi gerekir. Çünkü aylık kavramı ve kapsamı 657 sayılı Kanun’un 50 yılı aşan uygulama sürecinde değişiklikler geçirmiştir. Anılan aylık unsurunun yerine yeni ve ek unsurlar ilave edilmiştir. Günümüzde ise kamu görevlilerine genel olarak temel maaş, zam ve tazminatlar ile sosyal yardımlar adıyla üç başlık altında aylık ödemesi yapılmaktadır. Analitik bütçe sınıflandırmasında da temel maaş unsurları “Bir kadroya dayalı olarak istihdam edilenlere ilgili mevzuatına göre yapılan aylık, ek gösterge, kıdem aylığı ve taban aylığı ödemeleri, …” olarak tanımlanmıştır.

Buradan hareketle “en yüksek Devlet memuru aylığı” kavramını dar anlamda düşünmek ve değerlendirmek günümüz uygulamasındaki gerçekliğe uygun düşmez. Ayrıca, 4688 sayılı Kanun’un Geçici 14 üncü maddesinde geçen,

“ … Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir...” ibaresindeki “ortalama aylık ödeme” kavramının da sosyal denge tazminatı ödemelerinin değerlendirmelerinde dikkate alınması gerekir.

Özetle, “en yüksek devlet memuru aylığı”nın geniş anlamda ve güncel yorumu dikkate alındığında, Belediye tarafından yapılan sosyal denge tazminatı ödemesinin aylık tutarlarının kamu zararı meydana getirecek bir meblağa ulaşmadığı değerlendirilmektedir.

Belirtilen gerekçelerle, verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim