Sayıştay 7. Dairesi 48651 Kararı - Yüksek Öğretim İhale Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

48651

Karar Tarihi

2 Mart 2022

İdare

Yüksek Öğretim Kurumları

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Yüksek Öğretim Kurumları

  • Yılı: 2018

  • Daire: 7

  • Dosya No: 48651

  • Tutanak No: 51147

  • Tutanak Tarihi: 02.03.2022

  • Konu: İhale Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Konu: Gecikme Cezası

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

166 sayılı İlamın 1’inci maddesiyle; … Üniversitesi Merkezi Yemekhane ve Kafeterya Binası İnşaatı Yapım İşi’nin İdare tarafından 26.12.2018 tarihinde feshedildiği, ancak 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 20’nci maddesinin (a) bendine ve işin sözleşmesinin 25.2’nci maddesine aykırı olarak sözleşmeye göre iş bitim tarihi olan 30.03.2018 ile sözleşmenin feshedildiği 26.12.2018 tarihine kadarki (270 günlük) gecikme cezasının uygulanmaması suretiyle oluşan toplam … TL kamu zararından tahsil edilen … TL’si düşülerek kalan … TL’nin ilişikli tutulan 17.04.2018 tarih ve 2331 sayılı ödeme emri belgesi ile ekindeki 30.03.2018 tarihli 22 no.lu (ara) hakedişi imzalayan görevlilerden tazminine karar verilmiştir.

Konunun esasıyla ilgili olarak;

4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun “İdarenin sözleşmeyi feshetmesi” başlıklı 20’nci maddesinde aynen;

“Aşağıda belirtilen hallerde idare sözleşmeyi fesheder:

a) Yüklenicinin taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya işi süresinde bitirmemesi üzerine, ihale dokümanında belirlenen oranda gecikme cezası uygulanmak üzere, idarenin en az on gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi,

b) Sözleşmenin uygulanması sırasında yüklenicinin 25 inci maddede sayılan yasak fiil veya davranışlarda bulunduğunun tespit edilmesi,

Hallerinde, ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir.” hükmü,

“Sözleşmenin feshine ilişkin düzenlemeler” başlıklı 22’nci maddesinde;

“19 uncu maddeye göre yüklenicinin fesih talebinin idareye intikali, 20 nci maddenin (a) bendine göre belirlenen sürenin bitimi, 20 nci maddenin (b) bendi ile 21 inci maddeye göre ise tespit tarihi itibariyle sözleşme feshedilmiş sayılır. Bu tarihleri izleyen yedi gün içinde idare tarafından fesih kararı alınır. Bu karar, karar tarihini izleyen beş gün içinde yükleniciye bildirilir.

19, 20 ve 21 inci maddelere göre sözleşmenin feshedilmesi halinde, kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar alındığı tarihten gelir kaydedileceği tarihe kadar Devlet İstatistik Enstitüsünce yayımlanan aylık toptan eşya fiyat endeksine göre güncellenir. Güncellenen tutar ile kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların tutarı arasındaki fark yükleniciden tahsil edilir.

Hakedişlerden kesinti yapılmak suretiyle teminat alınan hallerde, alıkonulan tutar gelir kaydedileceği gibi, sözleşmenin feshedildiği tarihten sonra yapılmayan iş miktarına isabet eden teminat tutarı da birinci fıkra hükmüne göre güncellenerek yükleniciden tahsil edilir.

Gelir kaydedilen teminatlar, yüklenicinin borcuna mahsup edilemez.

19, 20 ve 21 inci maddelere göre sözleşmenin feshedilmesi halinde, yükleniciler hakkında 26 ncı madde hükümlerine göre işlem yapılır. Ayrıca, sözleşmenin feshi nedeniyle idarenin uğradığı zarar ve ziyan yükleniciye tazmin ettirilir.” hükmü yer almaktadır.

İşe ait ... tarihli sözleşmenin;

“Gecikme halinde uygulanacak cezalar ve sözleşmenin feshi” başlıklı 25’inci maddesinde aynen;

“25.1. Bu sözleşmede belirtilen süre uzatımı hariç, yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak işi süresinde bitirmediği taktirde en az 10 gün süreli yazılı ihtar yapılarak gecikme cezası uygulanır.

25.2. Yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak işi süresinde bitirmediği takdirde, gecikilen her gün için sözleşme bedelinin %0,06 (onbinde altı) oranında gecikme cezası uygulanır.

25.3. İhtarda belirtilen sürenin bitmesine rağmen aynı durumun devam etmesi halinde ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminatı gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir.

25.4.Gecikme cezaları ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın yükleniciye yapılacak hakediş ödemelerinden kesilir. Bu cezaların hakediş ödemelerinden karşılanamaması halinde yükleniciden ayrıca tahsilat yapılır...”

“Sözleşme feshine ilişkin şartlar” başlıklı 26’ncı maddesinde;

“26.1. Sözleşmenin İdare veya Yüklenici tarafından feshedilmesine ilişkin şartlar ve sözleşmeye ilişkin diğer hususlarda 4735 sayılı Kamu İhaleleri Sözleşmeleri Kanunu ile Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri uygulanır.” hükmü bulunmaktadır.

Ayrıca sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartnamesinin (YİGŞ);

“İşin süresi ve sürenin uzatılması” başlıklı 29’uncu maddesinin 1’inci fıkrasında;

“(1) İşin, sözleşmesinde belirlenen zamanda tamamlanıp geçici kabule hazır hale getirilmemesi durumunda, gecikilen her gün için sözleşmesinde öngörülen günlük gecikme cezası uygulanır.” denilmiş,

“Sözleşmenin feshi ve tasfiye durumları” başlıklı 47’nci maddesinde;

“…

(2) İdare aşağıda belirtilen hallerde sözleşmeyi fesheder;

a) Yüklenicinin taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya işi süresinde bitirmemesi üzerine, ihale dokümanında belirlenen oranda gecikme cezası uygulanmak üzere, idarenin en az on gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi,

hallerinde, ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir.

(4) 4735 sayılı Kanunun 19 uncu maddesine göre yüklenicinin fesih talebinin idareye intikali, 20 nci maddenin (a) bendine göre belirlenen sürenin bitimi, 20 nci maddenin (b) bendi ile 21 inci maddeye göre ise tespit tarihi itibariyle sözleşme feshedilmiş sayılır. Bu tarihleri izleyen yedi gün içinde idare tarafından fesih kararı alınır. Bu karar, karar tarihini izleyen beş gün içinde yükleniciye bildirilir…” denilmiştir.

Dosya kapsamındaki belgelerden ve sorumluların yazılı ve sözlü açıklamalarından;

İdare ile yüklenici arasında ... tarihinde ... TL anahtar teslim götürü bedelle imzalanan sözleşmeye göre iş bitim tarihinin (iş artışından kaynaklı ek süre dâhil) 30.03.2018 olarak kararlaştırıldığı, 04.09.2015’de işyeri teslimi yapılarak işe fiilen başlanıldığı, ancak işin devamı sırasında yüklenicinin iş programının gerisinde kaldığı ve bu durumun kontrol heyeti tarafından aralıklı olarak tespiti sonucu İdarece hazırlanan 20.05.2016 tarih ve 1719 sayılı, 11.11.2016 tarih ve 3545 sayılı, 07.03.2017 tarih ve 868 sayılı, 02.10.2017 tarih ve 3001 sayılı yazılarla yüklenicinin ikaz edildiği ve gecikme halinde cezai hükümlerin uygulanacağı konusunda uyarıldığı, sözleşmeye göre iş bitim tarihinden (30.03.2018’den) sonra yüklenici firmanın geçici kabulün yapılması talebi üzerine yerinde yapılan incelemelerde işin geçici kabule hazır olmadığının tespiti yapılarak 13.04.2018 tarih ve 1302 sayılı yazı ile iş bitim tarihinden sonra cezalı çalışılacağının yüklenici firmaya bildirildiği, bundan sonraki süreçte yani 13.04.2018 tarihinden itibaren de yüklenicinin geçici kabul talebi üzerine İdare tarafından aralıklı olarak yapılan incelemelerde imalattaki eksikliklerin ve hatalı uygulamaların tespiti yapılarak işin geçici kabule hazır olmadığının görüldüğü ve yazılan yazılarla müteaddit defa yükleniciye işin biran önce tamamlanması gerektiği ile iş bitim tarihinden itibaren cezalı çalışılacağının bildirildiği, 29.05.2018 tarih ve 1802 sayılı Yazıda ise; işin ivedilikle bitirilmesi aksi takdirde sözleşmenin feshedileceği yönünde ihtarda bulunulduğu, söz konusu ihtarnameden sonra şantiyede yapılan incelemede herhangi bir çalışmanın yapılmadığının tespiti üzerine de 12.07.2018 tarih ve 9920 sayılı Rektörlük Makamı Olur’u ile sözleşmenin feshedildiği ve durumun yükleniciye bildirildiği, bunun üzerine yüklenici firmanın 24.07.2018 tarih ve 4739 sayılı yazı ile İdareye başvurduğu, inşaat mahalline 2 tır dolusu malzeme getirerek işi en geç 30.08.2018 tarihinde bitireceği taahhüdü ile feshin iptalini talep ettiği, İdarece inşaatın tamamlanması için gereken malzemelerin şantiye alanına getirilmesi ile inşaatın bitirilmesinde kamunun yararı olduğu gözetilerek, Rektörlük Makamının 02.08.2018 tarih ve 11068 sayılı Olur’u ile; cezai işlemler aynen devam etmek koşulu ile fesih kararının uygulanmamasına, ancak taahhüt edilen 30.08.2018 tarihinde işin geçici kabule hazır olmaması durumunda herhangi bir uyarıya ve ek onaya gerek kalmaksızın tasfiye edileceğine karar verildiği, bundan sonraki süreçte ise İdarece işin %90 oranında tamamlandığı ancak henüz geçici kabule hazır olmadığı tespiti yapılarak 26.12.2018 tarih ve 19802 sayılı Rektörlük Makamı Olur’u ile sözleşmenin feshi kararının alındığı ve kesin teminatlar gelir kaydedilerek tasfiye işlemlerine başlandığı, İdare tarafından … Sulh Hukuk Mahkemesine 2019/2 D. iş sayılı dosya ile açılan tespit davasında görevlendirilen bilirkişi heyet raporundaki fiziki gerçekleşme oranı (%86,59) aynen kabul edilerek 30.05.2019 tarihinde 23 ve son no.lu (hesap kesme hakedişi) hakediş düzenlenmiş, bu hakedişte sorguya alınan … TL gecikme cezası kesintisinin yapıldığı, düzenlenen hakediş yüklenici tarafından imzalanmadığından tahakkuka bağlanmadığı, ancak YİGŞ 47’nci madde gereği yüklenici tarafından kabul edilmiş sayılarak işleme konulduğu, tahsilata ilişkin takip işlemlerinin yapılması için Strateji Geliştirme ve Daire Başkanlığına bildirildiği, takip işlemlerinin devam ettiği, ancak yüklenicinin fesih ve kesin teminatların gelir kaydı işlemlerine karşı … Asliye Hukuk Mahkemesinde 2019/239 esas numarası ile dava açtığı, söz konusu dava dosyasının ise halen derdest olduğu, anlaşılmıştır.

Görüldüğü üzere İdare tarafından ... tarihli sözleşme 4735 sayılı Kanunun 20’nci maddesi (a) bendi ile sözleşmenin 25’inci maddesine dayanılarak ilk olarak 12.07.2018 tarih ve 9920 sayılı Rektörlük Makamı Olur’u ile feshedilmiş olup, sonra bu fesih işleminin uygulanmamasına karar verilerek yükleniciden işi bitirmesi istenilmiş ancak verilen süre içinde yapım işi geçici kabule hazır hale getirilmediğinden 26.12.2018 tarih ve 19802 sayılı Rektörlük Makamı Olur’u ile ikinci kez fesih kararı alınmıştır. Oysa fesih hakkı, yenilik doğuran bir haktır, haklı bir sebebe dayanılarak bir kere kullanılır ve sona erer. Ortada 12.07.2018 tarihinde Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak tek taraflı olarak feshedilen sözleşme söz konusu iken, kullanılan fesih hakkının geri alınması ile bu sözleşmenin yeniden varlık kazanması mümkün değildir. Bu yüzden İdarenin Kanundan ve sözleşme hükümlerinden kaynaklanan feshe bağlı gecikme cezası alacağının, 12.07.2018 tarihli ilk fesih işleminin dikkate alınarak hesaplanması gerekmektedir.

Sorumluluk yönüyle ilgili olarak;

Temyize konu İlam hükmünde; feshe bağlı … TL tutarındaki gecikme cezasından kaynaklanan kamu zararından ilişikli ödeme emri belgesine (17.04.2018 tarih ve 2331 sayılı) bağlı 22 no.lu (ara) hakediş raporunu düzenleyenler ile ödemeyi gerçekleştiren Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisi sorumlu tutulmuştur. Ancak somut olayda; kamu zararına sebebiyet veren işlemin (fesih tarihi itibariyle gecikme cezasının kesilmemesi), işin doğası gereği fesih kararından sonra uygulanması gereken bir işlem olduğu, İlamda ikinci fesih karar tarihi (26.12.2018 tarihi) esas alınarak hesaplanan gecikme cezasının, 30.03.2018 tarihinde (9 ay önce) düzenlenen 22 no.lu (ara) hakedişte öngörülerek gerekli tahakkuk ve tahsil işlemlerinin yapılmasının mümkün olmadığı, İdarece 22 no.lu (ara) hakedişinden sonra da ikinci fesih kararına kadar herhangi bir hakediş düzenlenmediği hususları dikkate alındığında; söz konusu hakediş raporunu düzenleyen ve buna dayanarak ödeme yapan görevlilere İlamda hesaplanan kamu zararı ile ilgili sorumluluk yüklenemeyeceği görülmüştür.

Bu nedenle İlama esas kamu zararı ile İlamda sorumlu addedilenler arasında 5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesinde zikredilen illiyet bağı kurulamadığından, hükmün sorumluluk yönüyle isabetli olmadığı anlaşılmıştır.

Ayrıca sorumluların yazılı ve sözlü açıklamalarından ve gönderilen belgelerden, İdarenin gecikme cezasından kaynaklı alacağının hesaplanıp tahsili ve takibi için Strateji Geliştirme Daire Başkanlığına bildirildiği görülmüştür. Bu aşamadan sonra Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümleri gereği alacağın takibinde yetkili birim Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı olduğundan, bu zamana kadar gerekli takip ve tahsil işlemlerini gerçekleştirmeyen söz konusu birimin de sorumluluğu dikkate alınarak olaydaki kamu zararıyla ilgili sorumluluğunun tekrar değerlendirilmesi gerekir.

Bu itibarla; sorumluların itiraz dilekçelerinde yer alan itirazlar ile re’sen yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak; somut olayda; kamu zararının İdarenin ilk fesih karar tarihi esas alınarak hesaplanması, İlamda tazmin hükmedilen görevlilere (17.04.2018 tarih ve 2331 sayılı ödeme emri belgesi ile ekindeki 22 no.lu hakedişi düzenleyenlere) söz konusu kamu zararı ile ilgili sorumluluk yüklenmemesi ve konuyla ilgili sorumluluğun –strateji geliştirme daire başkanlığının görev ve yetkileri de dikkate alınarak- yeniden tespit edilmesi gerektiği gerekçeleri ile, 166 sayılı İlamın 1’inci maddesiyle; toplam … TL kamu zararı olduğu, bunun tahsil edilen … TL’si düşülerek kalan … TL’nin tazminine ilişkin verilen hükmün BOZULMASINA ve konu hakkında yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak yeni hüküm tesisini teminen dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE,

(Üye … ve Üye …’ın aşağıda yazılı farklı gerekçesi ile Temyiz Kurulu Başkanı-6. Daire Başkanı …, 5. Daire Başkanı …, Üye …, Üye …, Üye …, Üye …, Üye … ve Üye … ’un aşağıda yazılı azınlık görüşleri karşısında) oy çokluğuyla,

Karar verildiği 02.03.2022 tarih ve 51147 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Farklı Gerekçe

Üye …:

İşe ait sözleşmenin 25.2’nci maddesinde; “Yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak işi süresinde bitirmediği takdirde, gecikilen her gün için sözleşme bedelinin %0,06 (onbinde altı) oranında gecikme cezası uygulanır.” denilmiş olup, ilk sözleşme bedeli ... TL olsa da, ... TL tutarında iş artışına gidilerek toplam sözleşme bedeli ... TL’ye ulaşmıştır. İş artışı sonucu ortaya çıkan ilave bedelin de nitelik olarak “sözleşme bedeli” olarak kabul edilmesi gerekir. Kamu sözleşmelerinde hükümlerin uygulanmasında taraflar eşit ve yükümlülüklere sahiptir. Ek sözleşme yapılarak, ilk sözleşmenin bedeli ve süresi değiştiğinden, sözleşme bedeline ve süresine bağlı olarak öngörülen gecikme cezasının da aynı şekilde değişmesi gerekir. İlave iş bedellerinin sözleşme bedeli olarak kabul edilmemesi kamu sözleşme hukukuna ve hakkaniyete aykırılık teşkil eder. Bu nedenle somut olayda gecikme cezasının iş artışından kaynaklı ilave bedelin de dâhil edilmesi sonucu bulunan toplam sözleşme bedeli üzerinden hesaplanması gerektiği değerlendirildiğinden, İlam hükmünün açıklanan bu gerekçe ile bozulması gerekir.

Üye …:

Konunun esası ile ilgili olarak Üye Ahmet …’ün yukarıda yer verilen farklı gerekçesine (gecikme cezasının ek sözleşme bedeli dâhil toplam bedel üzerinden hesaplanması gerektiği) katılmakla birlikte; sorumluluk yönüyle ise; çoğunluk görüşünde de açıklandığı üzere, feshe bağlı gecikme cezasının ancak fesihten sonra düzenlenen hakediş üzerinden kesilmesi mümkün görüldüğünden, iş’te gecikmenin bile söz konusu olmadığı 30.03.2018 tarihli 22 no.lu ara hakkedişi düzenleyen ve ödeyen kamu görevlilerinin gecikme cezasından kaynaklı kamu zararından sorumlu tutulması doğru değildir. Bu nedenle açıklanan gerekçeler doğrultusunda; hem kamu zararının yeniden hesaplanması hem de sorumluların tekrar tespit edilmesini teminen İlam hükmünün bozulması uygun olur.

Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü

Temyiz Kurulu Başkanı-6. Daire Başkanı …, Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …:

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71’inci maddesinde; kamu zararı; “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” şeklinde tanımlanmış olup, bu Kanundaki hükümler çerçevesinde kamu zararından sorumlu tutulacak kamu görevlilerinin tespitine yönelik çıkarılmış 14.06.2007 tarihli ve 5189/1 no.lu Sayıştay Genel Kurul Kararında ise; mali sorumluluktan bahsedebilmek için,

-Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem, eylem,

-Kamu zararı,

-Mevzuata aykırı karar, işlem ve eylemle söz konusu zarar arasında illiyet bağı,

şeklinde üç unsurun varlığına ihtiyaç bulunduğu belirtilmiştir.

Bu düzenlemeler çerçevesinde Sayıştay tarafından kamu zararının tazminine hükmedilebilmesi için; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemin bulunması; bu işlem veya eylem sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması ve bu durum ile kamu görevlisinin karar veya eylemi arasında illiyet bağının bulunması şartlarının birlikte oluşması gerekmektedir.

Yukarıda kamu zararı tanımı çerçevesinde somut olayı değerlendirecek olursak;

İlamda 26.12.2018 tarihli fesih kararı esas alınarak gecikme cezası hesaplanmış, hesaplanan gecikme cezasının tahakkuk ve tahsil edilmemesi sonucu ortaya çıkan kamu zararından ise 17.04.2018 tarih ve 2331 sayılı ödeme emri belgesine bağlı 22 no.lu (ara) hakediş raporunu düzenleyenler ile ödemeyi gerçekleştiren Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisi sorumlu tutulmuştur.

Oysa sözleşmeye göre iş bitim tarihi 30.03.2018 olup, ilişikli tutulan 22 no.lu hakediş ise 26.03.2018 tarihine kadar yapılan işler için düzenlenerek 17.04.2018 tarihinde ödenmiştir. Hakedişin düzenlendiği tarihte işin yasal süresi bile bitmemiştir. Ödeme tarihinde ise ancak 14 günlük bir gecikmeden bahsedilebillir. Dolayısıyla İlamda 26.12.2018 tarihi itibariyle 270 günlük gecikme süresi üzerinden hesaplanan kamu zararı, ilişikli tutulan 17.04.2018 tarih ve 2331 sayılı ödeme emrinin ödenmesi esnasında henüz oluşmadığından, bahse konu kamu zararı ile ilgili olarak 22 no.lu hakkedişi düzenleyen ve ödeyen kamu görevlilerine sorumluluk yüklenmesi doğru değildir. Hatta Kurumun 2018 yılına ilişkin hesap ve işlemlerinin denetimi esnasında söz konusu belge ilişikli tutularak sorgu yazılması bile mümkün değildir.

Fesih işlemine bağlı gecikme cezası ancak 26.12.2018 tarihli fesih işleminden sonra düzenlenen tasfiye hakedişi (hesap kesme hakedişi) üzerinden hesaplanarak tahsil edilebilir. Nitekim İdare de 30.05.2019 tarihinde düzenlediği 23 (son) no.lu hakedişinde gecikme cezasına ilişkin gerekli kesintiyi yapıp, tahsilatın sağlanması için ilgili birime bildirim yaparak görevini yerine getirmiştir. Bu durumda; feshe bağlı gecikme cezasının tahakkuk veya tahsil edilmemesi nedeniyle oluşabilecek muhtemel kamu zararı, ancak Kurumun 2019 yılı hesap ve işlemleri kapsamında incelenerek sorgu konusu edilebilir ve hükme bağlanabilir. Dolayısıyla İlamda hesaplanan kamu zararı hakkında 2018 yılında düzenlenen belgeye bağlı olarak hüküm verilmesi Sayıştay yargılama usulüne aykırılık teşkil etmektedir.

Tüm bu açıklamalar çerçevesinde; İlamda ilişikli tutulan 17.04.2018 tarih ve 2331 sayılı ödeme emri belgesinde ne fesih ne de gecikme işlemi söz konusu olmadığından, bu belgeye dayanılarak yapılan ödeme ile kamu zararına sebebiyet verilmemiştir. Bu itibarla; olayda 5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesinde tanımlandığı şekilde kamu zararından bahsedilemeyeceğinden, İlam hükmünün kaldırılması gerekir.

  1. Daire Başkanı … , Üye …, Üye …:

Konunun esası ile ilgili olarak;

4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun “İdarenin sözleşmeyi feshetmesi” başlıklı 20’nci maddesinde aynen;

“Aşağıda belirtilen hallerde idare sözleşmeyi fesheder:

a) Yüklenicinin taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya işi süresinde bitirmemesi üzerine, ihale dokümanında belirlenen oranda gecikme cezası uygulanmak üzere, idarenin en az on gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi,

b) Sözleşmenin uygulanması sırasında yüklenicinin 25 inci maddede sayılan yasak fiil veya davranışlarda bulunduğunun tespit edilmesi,

Hallerinde, ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir.” Hükmü,

“Sözleşmenin feshine ilişkin düzenlemeler” başlıklı 22’nci maddesinde;

“19 uncu maddeye göre yüklenicinin fesih talebinin idareye intikali, 20 nci maddenin (a) bendine göre belirlenen sürenin bitimi, 20 nci maddenin (b) bendi ile 21 inci maddeye göre ise tespit tarihi itibariyle sözleşme feshedilmiş sayılır. Bu tarihleri izleyen yedi gün içinde idare tarafından fesih kararı alınır. Bu karar, karar tarihini izleyen beş gün içinde yükleniciye bildirilir.

19, 20 ve 21 inci maddelere göre sözleşmenin feshedilmesi halinde, kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar alındığı tarihten gelir kaydedileceği tarihe kadar Devlet İstatistik Enstitüsünce yayımlanan aylık toptan eşya fiyat endeksine göre güncellenir. Güncellenen tutar ile kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların tutarı arasındaki fark yükleniciden tahsil edilir.

Hakedişlerden kesinti yapılmak suretiyle teminat alınan hallerde, alıkonulan tutar gelir kaydedileceği gibi, sözleşmenin feshedildiği tarihten sonra yapılmayan iş miktarına isabet eden teminat tutarı da birinci fıkra hükmüne göre güncellenerek yükleniciden tahsil edilir.

Gelir kaydedilen teminatlar, yüklenicinin borcuna mahsup edilemez.

19, 20 ve 21 inci maddelere göre sözleşmenin feshedilmesi halinde, yükleniciler hakkında 26 ncı madde hükümlerine göre işlem yapılır. Ayrıca, sözleşmenin feshi nedeniyle idarenin uğradığı zarar ve ziyan yükleniciye tazmin ettirilir.” hükmü yer almaktadır.

İşe ait ... tarihli sözleşmenin;

“Gecikme halinde uygulanacak cezalar ve sözleşmenin feshi” başlıklı 25’inci maddesinde aynen;

“25.1. Bu sözleşmede belirtilen süre uzatımı hariç, yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak işi süresinde bitirmediği taktirde en az 10 gün süreli yazılı ihtar yapılarak gecikme cezası uygulanır.

25.2. Yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak işi süresinde bitirmediği takdirde, gecikilen her gün için sözleşme bedelinin %0,06 (onbinde altı) oranında gecikme cezası uygulanır.

25.3. İhtarda belirtilen sürenin bitmesine rağmen aynı durumun devam etmesi halinde ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminatı gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir.

25.4.Gecikme cezaları ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın yükleniciye yapılacak hakediş ödemelerinden kesilir. Bu cezaların hakediş ödemelerinden karşılanamaması halinde yükleniciden ayrıca tahsilat yapılır...”

“Sözleşme feshine ilişkin şartlar” başlıklı 26’ncı maddesinde;

“26.1. Sözleşmenin İdare veya Yüklenici tarafından feshedilmesine ilişkin şartlar ve sözleşmeye ilişkin diğer hususlarda 4735 sayılı Kamu İhaleleri Sözleşmeleri Kanunu ile Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri uygulanır.” hükmü bulunmaktadır.

Ayrıca sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartnamesinin (YİGŞ);

“İşin süresi ve sürenin uzatılması” başlıklı 29’uncu maddesinin 1’inci fıkrasında;

“(1) İşin, sözleşmesinde belirlenen zamanda tamamlanıp geçici kabule hazır hale getirilmemesi durumunda, gecikilen her gün için sözleşmesinde öngörülen günlük gecikme cezası uygulanır.” denilmiş,

“Sözleşmenin feshi ve tasfiye durumları” başlıklı 47’nci maddesinde;

“…

(2) İdare aşağıda belirtilen hallerde sözleşmeyi fesheder;

a) Yüklenicinin taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya işi süresinde bitirmemesi üzerine, ihale dokümanında belirlenen oranda gecikme cezası uygulanmak üzere, idarenin en az on gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi,

hallerinde, ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir.

(4) 4735 sayılı Kanunun 19 uncu maddesine göre yüklenicinin fesih talebinin idareye intikali, 20 nci maddenin (a) bendine göre belirlenen sürenin bitimi, 20 nci maddenin (b) bendi ile 21 inci maddeye göre ise tespit tarihi itibariyle sözleşme feshedilmiş sayılır. Bu tarihleri izleyen yedi gün içinde idare tarafından fesih kararı alınır. Bu karar, karar tarihini izleyen beş gün içinde yükleniciye bildirilir…” denilmiştir.

Yapılan incelemede;

İdare ile yüklenici arasında ... tarihinde ... TL anahtar teslim götürü bedelle imzalanan sözleşmeye göre iş bitim tarihinin (iş artışından kaynaklı ek süre dâhil) 30.03.2018 olarak kararlaştırıldığı, 04.09.2015’de işyeri teslimi yapılarak işe fiilen başlanıldığı, ancak işin devamı sırasında yüklenicinin iş programının gerisinde kaldığı ve bu durumun kontrol heyeti tarafından aralıklı olarak tespiti sonucu İdarece hazırlanan 20.05.2016 tarih ve 1719 sayılı, 11.11.2016 tarih ve 3545 sayılı, 07.03.2017 tarih ve 868 sayılı, 02.10.2017 tarih ve 3001 sayılı yazılarla yüklenicinin ikaz edildiği ve gecikme halinde cezai hükümlerin uygulanacağı konusunda uyarıldığı, sözleşmeye göre iş bitim tarihinden (30.03.2018’den) sonra yüklenici firmanın geçici kabulün yapılması talebi üzerine yerinde yapılan incelemelerde işin geçici kabule hazır olmadığının tespiti yapılarak 13.04.2018 tarih ve 1302 sayılı yazı ile iş bitim tarihinden sonra cezalı çalışılacağının yüklenici firmaya bildirildiği, bundan sonraki süreçte yani 13.04.2018 tarihinden itibaren de yüklenicinin talebi üzerine İdare tarafından aralıklı olarak yapılan incelemelerde imalattaki eksikliklerin ve hatalı uygulamaların tespiti yapılarak işin geçici kabule hazır olmadığının görüldüğü ve yazılan yazılarla müteaddit defa yükleniciye iş bitim tarihinden itibaren cezalı çalışılacağının bildirildiği, 29.05.2018 tarih ve 1802 sayılı Yazıda ise; işin ivedilikle bitirilmesi aksi takdirde sözleşmenin feshedileceği yönünde ihtarda bulunulduğu, söz konusu ihtarnameden sonra şantiyede yapılan incelemede herhangi bir çalışmanın yapılmadığının tespiti üzerine 12.07.2018 tarih ve 9920 sayılı Rektörlük Makamı Olur’u ile sözleşmenin feshedildiği ve durumun yükleniciye bildirildiği, bunun üzerine yüklenici firmanın 24.07.2018 tarih ve 4739 sayılı yazı ile İdareye başvurarak işi en geç 30.08.2018 tarihinde bitireceği taahhüdü ile feshin iptalini talep ettiği, İdarece Rektörlük Makamının 02.08.2018 tarih ve 11068 sayılı Olur’u ile; kamu yararı gözetilerek, cezai işlemler aynen devam etmek koşulu ile fesih kararının uygulanmamasına, ancak taahhüt edilen 30.08.2018 tarihinde işin geçici kabule hazır olmaması durumunda herhangi bir uyarıya ve ek onaya gerek kalmaksızın tasfiye edileceğine karar verildiği, fesih kararının iptalinden sonra devam eden imalatlara ilişkin olarak İdarece inşaat mahallinde yapılan incelemelerde eksik ve kusurlu işlerin tespiti yapılarak cezai hükümler geçerli olmak üzere bu eksikliklerin giderilmesi hususunda 26.10.2018 tarih ve 3516 sayılı yazı ile yükleniciye bildirim yapıldığı, son olarak düzenlenen 05.12.2018 tarih ve 3918 sayılı yazıda ise; işin yüzde doksanlar seviyesine getirildiği fakat sonlandırılıp, geçici kabule hazır hale getirilmediği, YİGŞ’nin 48’inci maddesi ile sözleşmenin 26’ncı maddesi gereğince işlerin 15 gün içinde bitirilmesi, aksi takdirde başka bir uyarı yapılmaksızın sözleşmenin direkt feshedileceği hususunda yükleniciye ihtar verildiği, söz konusu ihtarnamenin 11.12.2018 tarihinde yükleniciye tebliğ edildiği ve 15 günlük sürenin sonunda yerinde yapılan incelemelerde ihtar yazısında belirtilen eksikliklerin devam ettiğinin tespiti üzerine 26.12.2018 tarih ve 19802 sayılı Rektörlük Makamı Olur’u ile sözleşmenin feshi kararının alındığı ve fesih-tasfiye işlemlerine başlandığı, görülmüştür.

Yukarıda yer verilen süreçten anlaşıldığı üzere; sözleşmeye göre 30.03.2018 tarihinde bitirilmesi öngörülen iş bitirilmemiş, gecikmeli çalışma süresi sözleşmenin İdarece feshedildiği 26.12.2018 tarihine kadar devam etmiştir. Oysa 4735 sayılı Kanunun 20’nci maddesinde ve sözleşmenin 25’inci maddesinde işin süresinde bitirilmediği takdirde en az 10 gün süreli ihtar yapılarak gecikilen her gün için sözleşme bedelinin %0,06 (onbinde altı)’sı oranında gecikme cezası uygulanacağı ve ihtarda belirtilen sürenin bitmesine rağmen aynı durumun devamı halinde ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminatı gelir kaydedileceği ve sözleşmenin feshedilerek hesabın genel hükümlere göre tasfiye edileceği belirtilmektedir. Dolayısıyla iş bitim tarihi (30.03.2018) ile sözleşmenin İdarece feshedildiği tarih (26.12.2018) aralığında İdarenin müteaddit defa yaptığı uyarılarına rağmen yüklenici firmanın işi geçici kabule hazır hale getirmediği ve bu süreçte (270 takvim günü) gecikmeli olarak çalıştığı sabit olduğundan, gecikmeli çalışılan her gün için sözleşme bedelinin %0,06 oranında hesaplanacak gecikme cezasının yükleniciden tahsil edilmesi gerekmektedir.

Savunmalarda; İdarenin fesih işlemine karşı 04.07.2019 tarihinde … Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış 2019/239 esas no.lu dava dosyası kapsamında mahkemeye sunulmuş 24.02.2021 tarihli Bilirkişi heyet raporu Sayıştay Temyiz Kuruluna ibraz edilerek mahkeme sonucunun beklenilmesi gerektiği, zira söz konusu raporda gecikme cezasının daha az hesaplandığı, bu kararın mahkemenin seyrini değiştirebileceği gibi İdarenin de tahsil edemediği kalan tutarın ortadan kalkmasına sebep olacağı ifade edilmişse de;

6085 sayılı Sayıştay Kanunu 78’inci maddesi uyarınca adli, idari ve askeri mahkemelerce verilen hükümler, Sayıştay’ın denetim yapmasına ve hükme bağlamasına engel teşkil etmemektedir, ancak Kanunun 50’inci maddesi gereğince Sayıştay Dairelerince yapılan hesap yargılaması sırasında genel mahkemelerce yürütülen kovuşturma-soruşturma sonucunun beklenilmesine gerek görülmesi halinde yargılama işlemi durdurularak, konu hakkında hüküm dışı kararı verilebilir. Dolayısıyla hüküm dışı kararı Sayıştay yargılama dairesinin takdirinde olduğundan, bu talep karşısında Kurulumuzca yapılacak işlem bulunmamaktadır. Ayrıca anılan Bilirkişi heyet raporu incelendiğinde; 02.08.2018 tarihli ilk fesih işleminin haklı sebebe dayandığı, bu tarihte hukuken bozulmuş sözleşmenin yeniden varlık bulmasının mümkün olmadığı ifade edilerek, söz konusu fesih işleminden sonra İdare alacağı bağlamında 02.08.2018 tarihi esas alınarak 122 takvim günü üzerinden gecikme cezasının hesaplandığı görülmüştür. Ancak Bilirkişi heyet raporunda bahsi geçen 12.07.2018 tarihli (Bilirkişi heyet raporunda belirtilen 02.08.2018 tarihli değil) ilk fesih kararı, yüklenici firmanın işi 30.08.2018’de bitireceğini taahhüt ederek İdareye başvurması neticesinde İdarece iptal edilmiş, işin taahhüt edilen tarihte bitirilmesi şartıyla gecikmeli çalışmanın devamına karar verilmiştir. Ayrıca fesih kararının EKAP’a girilmesi işlemleri de tamamlanmamıştır. Dolayısıyla Bilirkişi heyet raporunda haklı gerekçeye dayandığı belirtilen 12.07.2018 tarihli ilk fesih işlemi, hukuken geçerlilik kazanmadığından, buna göre hesaplanan (122 günlük) gecikme cezası tutarının da doğru olmayacağı değerlendirilmiştir.

Diğer taraftan sorumlularca bahsi geçen Bilirkişi heyet raporunda işin fesihle değil, tasfiye ile sonuçlanması gerektiğinin önerildiği ve mahkemenin aynı yönde karar vermesi halinde temyize esas uygulamadaki gecikme cezası tutarının değişeceği ileri sürülmüşse de; olayda kamu zararına sebebiyet veren durum; İdarenin gecikmeli çalışılan süreler için 4735 sayılı Kanunda, işin sözleşmesinde ve YİGŞ’de belirtilen gecikme cezasının kesilmemesidir. Yani iş ister fesih, ister tasfiye isterse geçici kabulle sonlandırılmış olsun, gecikmeli çalışmanın söz konusu olduğu süre boyunca YİGŞ’nin 29’uncu maddesi ile sözleşmenin 25’inci maddesi hükümleri gereği gecikilen her gün için günlük gecikme cezası uygulanması gerekir. Bu nedenlerle Bilirkişi heyet raporunda gecikme cezasının hesabı ile ilgili olarak önerilen tespitler yerinde bulunmamıştır.

Sonuç olarak; … Üniversitesi Merkezi Yemekhane ve Kafeterya Binası İnşaatı Yapım İşi’ne ilişkin olarak sözleşmeye göre işin 30.03.2018 tarihinde bitirilmesi gerektiği halde bitirilmediği, İdarece 4735 sayılı Kanunun 20’nci maddesine ve sözleşmenin 25’inci maddesine dayanılarak sözleşmenin feshedildiği ancak söz konusu mevzuat hükümlerine aykırı olarak yüklenici firmanın iş mahallinde gecikmeli çalıştığı 270 takvim günü üzerinden temyize esas İlamda hesaplandığı şekliyle toplam … TL tutarındaki gecikme cezasının kesilmediği ve bu tutarda kamu zararına sebebiyet verildiği anlaşıldığından, İlam hükmünün (…TL’den tahsil edilen …TL düşülerek, kalan … TL kamu zararının tazminine ilişkin hükmün) esas yönüyle isabetli olduğu değerlendirilmiştir.

Sorumluluk yönüyle ilgili olarak;

Öncelikle; her ne kadar İlamda kamu zararından ilişikli ödeme emri belgesine (17.04.2018 tarih ve 2331 sayılı) bağlı 22 no.lu (ara) hakediş raporunu düzenleyenler ile ödemeyi gerçekleştiren Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisi sorumlu tutulmuş ise de; kamu zararına sebebiyet veren işlem (fesih tarihi itibariyle gecikme cezasının kesilmemesi), işin doğası gereği fesih kararından sonra uygulanması gereken bir işlem olduğundan, İlamda ilişikli tutulan ödeme emri belgesini ve buna bağlı hakediş belgesini düzenleyen görevlilerin feshe bağlı gecikme cezasını önceden öngörerek tahakkuk-tahsil etmeleri mümkün değildir. İlamda sorumlu tutulan kişilere ilişikli belgeyi imzaladıkları gerekçesi ile sorumluluk yüklenemeyeceği görülmekle olmakla birlikte; buna ilaveten yapılan incelemede; fesihten sonra düzenlenen 30.05.2019 tarih ve 23 no.lu (son) hakediş raporu ve bağlı ödeme emri belgesinin de İlamda adı geçen aynı sorumlularca düzenlendiği görüldüğünden, olaya bu yönden bakılarak sorumluluk tevcihinin yerinde olduğu değerlendirilmiştir.

Diğer yandan sorumlulardan Gerçekleştirme Görevlisi … tarafından temyiz dilekçesinde; inşaat işinin hiçbir safhasındaki kontrol işlemlerinde görevinin bulunmadığı, kontrol teşkilatı tarafından tanzim edilen hakediş raporuna ait ödeme emri belgelerini Gerçekleşme Görevlisi olarak imzaladığı, bu bağlamda 5018 sayılı Kanunun 33’üncü maddesi gereği gerçekleştirme görevlisinin harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürüttüğü, somut olayda; tamamıyla teknik bir konu olan gecikme cezasının uygulanmasına ilişkin verilen kararın şahsına bağlı bir karar olmadığı, ileri sürülerek sorumluluk itirazında bulunulmuştur.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Giderlerin Gerçekleştirilmesi” başlıklı 33’üncü maddesinde:

“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.

Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.” hükmüne yer verilmiştir.

Yine, aynı Kanunun 55 ve devamı maddelerinde kamu idarelerinin iç kontrol sistemlerini oluşturmaları öngörülmüş ve bu çerçevede harcama birimlerinin yapılan mali işlemler üzerinde gerçekleştirecekleri kontroller açıklanmış olup, harcama birimlerinin asgari yapmaları gereken kontroller, malî hizmetler birimi tarafından ön malî kontrole tâbi tutulacak malî karar ve işlemlerin usul ve esasları ile ön malî kontrole ilişkin standart ve yöntemler Maliye Bakanlığınca belirleneceği hükme bağlanmıştır.

Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esasların 10’uncu maddesinde ön mali kontrol İşleminin harcama birimleri tarafından da yerine getirileceği belirtilerek, gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin mali karar ve işlemlerin harcama birimi tarafından mali mevzuat hükümlerine uygunluk yönüyle kontrol edileceği, aynı Usul ve Esasların 12’nci maddesinde de süreç kontrolünün nasıl yapılacağı belirtilerek, mali işlemlerin yürütülmesinde görev alanların yapacakları işlemden önceki işleri de kontrol edecekleri, ödeme emrini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlilerinin de ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol işlemini yapacakları belirtilmektedir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden; harcamanın gerçekleşmesinde görev alanların süreç kontrolü çerçevesinde yaptıkları işlemden önceki işlemleri mevzuat hükümlerine uygun olup olmadığı yönüyle ön mali kontrole tabi tutarak kontrol etmekten sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.

Diğer taraftan, Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007/5189-1 sayılı Kararının “sorumlular” başlıklı 3’üncü bölümünde ise, harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumlulukları açıklanmış olup; ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilmiş gerçekleştirme görevlilerinin düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiği ifade edilmiştir.

Dolayısıyla, 5018 sayılı Kanun ve yukarıda belirtilen Sayıştay Genel Kurul Kararı uyarınca, gerçekleştirme görevlileri, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde, mevzuata uygunluk açısından kontrolleri sağlamakla yükümlüdürler. Yapılacak harcama, nitelik itibariyle hukuka aykırı nitelik taşıyorsa, söz konusu işlemleri yapmaktan kaçınmak durumundadırlar. Bu minvalde, 4735 sayılı Kanun ve işin sözleşme hükümlerine göre kesilmesi gerekirken kesilmeyen gecikme cezası, inşaatın teknik anlamda kontrolü ile ilgisi bulunmadığından, düzenlediği evrakta ve yaptığı mali kontrollerde 4735 sayılı Kanuna, işin sözleşmesine aykırı olarak cezai şartın tahakkuk, tahsil ve takibat işlemlerini başlatmayan veya yapmayan gerçekleştirme görevlisi …’in kamu zararında sorumluluğu bulunmaktadır.

Bu itibarla; … Üniversitesi tarafından “Merkezi Yemekhane ve Kafeterya Binası İnşaatı İşi” nin feshedilmesi ancak fesih tarihine kadarki gecikme cezasının uygulanması kamu zararına sebebiyet verdiğinden; temyiz talebinde bulunan tüm sorumluların dilekçelerinde konunun esası ve sorumluluk yönünden yapmış oldukları savunmalar reddedilerek, 166 sayılı İlamın 1’nci maddesiyle verilen toplam … TL kamu zararı olduğu, bundan tahsil edilen … TL’si düşülerek kalan … TL’nin tazminine ilişkin hükmün tasdikine karar verilmesi gerekir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim