Sayıştay 7. Dairesi 48581 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Vergi ve Harç

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

48581

Karar Tarihi

24 Mayıs 2023

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2014

  • Daire: 7

  • Dosya No: 48581

  • Tutanak No: 55260

  • Tutanak Tarihi: 24.05.2023

  • Konu: Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar

KARAR

Konu: Eğlence Vergisinin Eksik Tahakkuku ve Zamanaşımına Uğratılması

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

  1. 411 sayılı Ek İlamın 3’üncü maddesi ile; … Belediyesi sınırları içinde 01.01.2005. 31.12.2009 tarihleri arasında faaliyette bulunan eğlence işletmelerinin faaliyetlerine yönelik olarak 2005. 2009 dönemlerine ilişkin tahakkuk ettirilmesi ve tahsil edilmesi gereken eğlence vergilerinin, bu yıllarda herhangi bir tahakkuk ve tahsilat işlemi yapılmadığı için 2010. 2014 yıllarında zamanaşımına uğratıldığı ve tahsil imkânı kalmadığı, bu nedenle ortaya çıkan … TL kamu zararı ile ilgili olarak;

Zabıta Müdürlüğünün eğlence vergisinin tahakkuk ve tahsiline ilişkin herhangi bir görev ve sorumluluğunun bulunmadığı,

Üst Yönetici … (2009-2013 yılları arasında görev yapan Belediye Başkanı), Üst Yönetici … (2014 yılından sonra görev yapan Belediye Başkanı) ile … (2012-2014 yılları arasında görev yapan Mali Hizmetler Müd. V.), … (2005-2009 yılları arasında görev yapan Mali Hizmetler Müd. V.) ve … (2010-2014 yılları arasında görev yapan Gelir Birimi Sorumlusu)’in sorumluluğunun bulunduğu,

Kamu zararının adı geçen kişilerden sorumlu oldukları miktarlar üzerinden müştereken ve müteselsilen tazminine karar verilmiştir.

{Öncesinde:

173 sayılı Asıl İlamın 20’nci maddesinde:

Zamanaşımına uğramış eğlence vergisinden kaynaklanan ve 28.09.2015 tarihli yargılamaya esas rapora ekli tabloda gösterilen toplam … TL kamu zararı iddiası hakkında;

Sorgu konusu edilen işletmelerden …, …, …, …, …, …, …, …, … adlı işletmecilerin içkili lokanta veya birahane olarak faaliyet göstermesi ve canlı müzik izin belgelerinin olmaması, bu nedenle de eğlence teşkil edecek herhangi bir faaliyetlerinin olmaması nedenleriyle bu işletmeler için hesaplanan eğlence vergisinden kaynaklı … TL kamu zararı hakkında ilişilecek husus bulunmadığına,

Geriye kalan ve aşağıdaki kamu zararı tablosunda işyeri bazında gösterildiği üzere toplam … TL tutarındaki zamanaşımına uğramış eğlence vergisinin ise sorumlularından tazminine karar verilmiştir.

(Verginin yılı/Zamanaşımına uğradığı yıl tabloda gösterilmek üzere)

Asıl İlamın 20’nci maddesine karşı temyize yoluna başvurulması üzerine; Temyiz Kurulu’nun 24.10.2018 tutanak tarih ve 45202 sayılı Kararının 2’nci maddesinde aynen;

“GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Dilekçilerin sorumluluk itirazlarına ilişkin olarak yapılan genel değerlendirmede;

Öte yandan, söz konusu maddede sayılan işyerlerinin eğlence vergisine tabi tutulmasındaki temel kriter, içki içilmesi değil, eğlence unsurunun ağır basmasıdır.

Gelirlerin zamanaşımı döneminde görevde bulunan Üst Yöneticilerin sorumlu tutulması ile ilgili olarak;

Ancak; 5393 sayılı Kanunun 38’inci maddesinin (f) işaretli bendi ile belediye başkanlarına verilen görevlerden biri de; belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmektir. Bu bağlamda, belediye başkanları belediye idaresinin başı ve üst yöneticisi olarak belediyenin hem gelirlerini hem de giderlerini mevzuat hükümlerine göre tarh tahakkuk, tahsil edilmesinden ve hak sahiplerine zamanında ödenmesinden mali yönden ve idari yönden sorumlu tutulmuşlardır.

Bu bağlamda, verdiği karar ve talimatlar, doğrudan iş ve işlem sürecine dayanak oluşturduğundan üst yönetici olan Belediye Başkanının idari ve mali sorumluluğu bulunmaktadır.

Bu itibarla, … (Üst Yönetici, 2009-2013 yılları arası Belediye Başkanı) ile … (Üst Yönetici, 2014 yılı Belediye Başkanı) sorumluluklarının devam etmesi gerekmektedir.

Gelirlerin zamanaşımı döneminde görevde bulunan Muhasebe Yetkilisi ve Gelir Sorumlusunun sorumlu tutulması ile ilgili olarak;

Sorumluların dilekçelerinde belirtildiği gibi, söz konusu idare gelirleri tarh ve tahakkuk edilmemiş dolayısıyla tahsil aşamasına geçilememiştir. Muhasebe yetkilisinin görevi gelirin tarh ve tahakkuk aşamasıyla ilgili olmayıp tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelirinin tahsil edilmesinden ibaret olduğundan, muhasebe yetkilisinin gelir konusunda tarh ve tahakkuk aşamalarına ilişkin olarak sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu itibarla, Muhasebe Yetkilisi’nin sorumluluğunun kaldırılması gerektiği değerlendirilmektedir.

Diğer taraftan, idare gelirlerinin zamanaşımına uğratılması nedeniyle oluşan kamu zararından dolayı sorumluluğun belirlenmesi aşamasında; sadece gelirlerin zamanaşımı döneminde görev yapan gerçekleştirme görevlilerinin değil, 2005 yılından 2014 yılına kadar … Belediyesi gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsili ile ilgili olarak Mali Hizmetler Müdürlüğü dışında farklı bir birimin (Zabıta Müdürlüğü gibi) görevlendirilip görevlendirilmediğinin ve konu ile ilgili görevli olan çalışanların kasıt, kusur veya ihmalinin tespit edilmesi ve sorumluluğun bu doğrultuda tesis edilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, gelirlerin zamanaşımı döneminde görev yapan Gerçekleştirme Görevlisi’nin (Gelir Birim Sorumlusu) dışında 2005 yılından 2014 yılına kadar gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsili ile ilgili görevlilerin belirlenmesi ve sorumluluğun bu yönüyle tekrar değerlendirilmesi gerekmektedir.

İlam hükmünün esası ile ilgili olarak yapılan değerlendirme;

… Belediyesi sınırları içinde faaliyet gösteren ve eğlence vergisine tabi olan işletmelerden 2005-2009 yıllarına ait eğlence vergisinin tahsil edilmeyerek zamanaşımına uğratılması nedeniyle kamu zararına neden olunmuştur.

Buna göre, … Belediye sınırları içinde 01.01.2005-31.12.2014 tarihleri arasında faaliyette bulunan ve kapanan işletmeler hakkında düzenlenen listede, sorgu konusu edilen işletmelerden bir kısmı ile ilgili yeni belgeler sunulmak suretiyle eğlence vergisine tabi olunmadığı iddia edilmiştir.

Son olarak; sorumluların itiraz dilekçelerinde belirtmiş oldukları:

  1. “Kamu zararı tablosunda … 01.04.2005 tarihinde ruhsat aldığından dolayı bu tarihten sonra hesaplama yapılması gerekirken denetmenlerimizce yanlışlıkla 01.01.2005 tarihinden itibaren hesaplama yapılarak, ... TL fazladan yazılmıştır.”

  2. “Ayrıca Kamu zararı tablosu yapılırken işe başlama tarihi 04.03.2009 ancak hesap tablosunda iki kere mart ayı işlenmiş olup maddi hata yapılmıştır, doğrusu şöyle olmalıydı; ... TL anapara ... TL faiz olmak üzere toplamda ... TL olmalıydı 506,00 TL fazladan kamu zararı yazılmıştır.”

İddialarının da yerinde olduğu ve bu hesaplamaların düzeltilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, kamu zararı miktarı bakımından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddiaların ve sunulan belgelerin (Zabıta Müdürlüğü tarafından yapılan incelemeler, Emniyet Müdürlüğünün bazı işyerleri ile ilgili bilgi yazısı, oyun salonundan yapılan tahsilat belgesi, oyun salonları ile ilgili zamanaşımına uğramış alacaklar ile ilgili yapılmış tahakkuklar ve ilgililerin itiraz etmediklerine ilişkin beyan, …’nun Hollanda’da yaşadığına ilişkin belge) incelenmesi ve yukarıda belirtilen gerekçelerle sorumluluğun yeniden belirlenmesi suretiyle yeniden hüküm tesisini teminen 173 sayılı İlamın 20’nci maddesi ile verilen tazmin hükmünün BOZULARAK dosyanın Dairesine TEVDİİNE, oyçokluğuyla, karar verildi.” denilmiştir.

Bozma kararı üzerine Kararda yer alan gerekçeler doğrultusunda yapılan inceleme neticesinde; Dairesince düzenlenen işbu temyize esas 411 sayılı Ek İlamın 3’üncü maddesinde kamu zararı tablosundaki bazı maddi hatalar düzeltilmiş; bununla beraber “Zabıta Müdürlüğünün eğlence vergisinin tahakkuk ve tahsiline ilişkin herhangi bir görev ve sorumluluğunun bulunmadığına” karar verilerek, Asıl İlamdaki (173 sayılı İlamın 20’nci maddesinde adı geçen) aynı sorumluların uhdesinde kalmak üzere yeniden hesaplanan … TL kamu zararının tazminine karar verilmiştir.

Bu kez 411 sayılı Ek İlam hükmüne karşı sorumlularca temyiz başvurusu yapılmıştır.

411 sayılı Ek İlamın 3’üncü maddesinde; … Belediyesi tarafından sınırları içinde faaliyet gösteren ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu 17-18-19-20-21-22’nci madde hükümlerine göre eğlence vergisine tabi olan eğlence işletmeleri adına 2005-2009 yılları arasında herhangi bir vergi tahakkuku ve tahsilatı yapılmadığından, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 114’üncü maddesi gereği 5 yıl sonra zamanaşımına uğrayarak tahsili imkânsız hale gelen vergiler nedeniyle ortaya çıkan toplam … TL (İlama ekli tabloda mükellef bazında tutarları gösterilen) kamu zararının sorumlularından tazminine karar verilmiştir.

Esas yönünden inceleme:

Temyize başvuran sorumlular konunun esası ile ilgili olarak; hem Ek İlama ekli tabloda isimleri zikredilen işletmelerden bazıları için fiilen canlı müzik yapmadığından ve sadece içkili lokanta olarak faaliyeti bulunduğundan bahisle eğlence vergisine tabi olmadığı, bazıları için de eğlence vergisinin hatalı hesaplandığı hususlarında itiraz etmişler, hem de söz konusu işletmeler bazında eğlence vergisinin tahakkuk ve tahsili ile alakalı olarak şimdiye kadar yaptıkları işlemler hakkında bilgi vermişlerdir.

Temyiz dilekçelerinde;

  1. İşletmeci … ile ilgili olarak; kişinin 30.06.2015 tarihinde işyerinde herhangi bir şekilde canlı müzik yapmadığını beyan ederek eğlence vergisi beyannamesi verdiği, İl Emniyet Müdürlüğünün ... tarih ve … sayılı cevabi yazısında işletmenin canlı müzik yaptığına dair bilgi ya da belgenin bulunmadığının bildirildiği, işletmeye Encümence 60 günlük kapatma cezası verildiği, bu günlere denk gelen verginin kamu zararından düşülmesi gerektiği, belediye gelir programında ... sicil numarası ile kayıtlı mükellef adına … TL (…) tutarında eğlence vergisi tahakkuk ettirildiği, 15.12.2020 tarihinde mevcut borcun 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı, bu tutarın tamamının 31.12.2020 tarih ve 731502 no.lu, 17.02.2021 tarih ve 871... no.lu, 18.02.2021 tarih ve 928200 no.lu, 18.02.2021 tarih ve 3216 no.lu makbuzlarla peşin tahsil edildiği, belirtilerek ilgili belgelerin dilekçe ekine konulduğu,

  2. İşletmeci … Petrol Şirketi ile ilgili olarak; işletmenin müzikli içkili lokanta olmadığı, bu yönde bir ruhsatının bulunmadığı, Zabıta Müdürlüğünün ... tarih ve … sayılı yazısı ile 10.03.2021 tarih ve 1570 sayılı yazısında işletmenin herhangi bir müzikli. içkili lokanta faaliyetinin olmadığı ve akaryakıt ürünleri satış istasyonu/market ve lpg otogaz istasyonu olarak faaliyet gösterdiğinin bildirildiği, dolayısıyla kamu zararının kaldırılması gerektiği belirtilerek, ilgili belgelerin dilekçe ekine konulduğu,

  3. İşletmeci … ile ilgili olarak; …’in 21.02.2005 tarihinde “içkili ve müzikli lokanta” olarak ruhsat aldığı, ancak işletmenin 30.06.2015 tarihinde verdiği eğlence vergisi beyannamesinde; işyerinde canlı müzik yapmadığını, canlı müzik yapacağına dair hiçbir duyuru veya kartvizit bastırmadığı, sadece birahane olarak faaliyet gösterdiğini beyan ettiği, İl Emniyet ... tarih ve ... sayılı cevabi yazısında; işletmenin canlı müzik yaptığına dair bilgi ya da belgenin bulunmadığının bildirildiği dolayısıyla …’in sadece canlı müzik ruhsatı almasının tek başına vergiyi doğuran olay olmayacağı, burasının eğlence vergisine tabi bir işletme olmadığı,

Diğer yandan ek ilamda söz konusu işletmenin kapanış tarihinin 29.11.2011 olarak dikkate alındığı, oysa öncelikle İl Emniyet Müdürlüğünün 22.01.2010 tarih ve 000894 sayılı yazısında …’in adresinde faaliyet göstermediğinin tespit edildiği, bu konuda Belediyeye bilgi sorulduğu, Zabıta Müdürlüğünün İl Emniyet Müdürlüğüne cevaben yazdığı 01.02.2010 tarih ve 94 sayılı yazıda; …’in faaliyetinin olmadığı ancak ruhsat iptali için başvuru yapmadığının yazıldığı, buna göre aslında işletmenin fiilen 01.02.2010 tarihinde kapandığı ve bu tarihten sonra faaliyetinin bulunmadığı, kamu zararının hesabında kapanış tarihi olarak 29.11.2011 değil, 01.02.2010 tarihinin esas alınması gerektiği, ortada 21 ay fazla yazılmış bir verginin söz konusu olduğu, bu günlere denk gelen verginin düşülmesi gerektiği, bununla birlikte işletmeye Encümence 45 gün kapatma cezası verildiği, dolayısıyla kamu zararı hesabının bu hususlara göre düzeltilmesi gerektiği,

Buna rağmen belediye gelir programında ... sicil numarası ile kayıtlı mükellef adına … TL (…) tutarında eğlence vergisi tahakkuk ettirildiği, …’in 03.07.2018 tarihinde mevcut borcunu 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırdığı, bu tutarın tamamının 25.09.2018 tarih ve 671905 no.lu makbuzla peşin tahsil edildiği, belirtilerek ilgili belgelerin dilekçe ekine konulduğu,

  1. İşletmeci … ile ilgili olarak; …’ın 06.02.2002 tarihinde canlı müzik yayını izni aldığı, ancak işletmenin 30.06.2015 tarihinde verdiği eğlence vergisi beyannamesinde; işyerinde hiçbir zaman canlı müzik yapmadığını, sadece birahane olarak faaliyet gösterdiğini beyan ettiği, İl Emniyet Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı cevabi yazısında; işletmenin canlı müzik yaptığına dair bilgi ya da belgenin bulunmadığının bildirildiği dolayısıyla …’ın sadece canlı müzik yayını izni almasının tek başına vergiyi doğuran olay olmayacağı ve burasının eğlence vergisine tabi tutulmayacağı, ayrıca işletmeye Encümence 60 gün kapatma cezası verildiği, ek ilamda 60 gün fazladan vergi hesaplandığı, buna rağmen belediye gelir programında … sicil numarası ile kayıtlı mükellef adına … TL (…) tutarında eğlence vergisi tahakkuk ettirildiği, …’ın 04.07.2018 tarihinde mevcut borcunu 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırdığı, bu tutarın tamamının 12.09.2018 tarih ve 670739 no.lu makbuzla peşin tahsil edildiği, belirtilerek ilgili belgelerin dilekçe ekine konulduğu,

  2. İşletmeci … ile ilgili olarak; ek ilamda işletmenin kapanış tarihi olarak 03.03.2009 tarihinin esas alındığı, oysa kapanış tarihinin 28.03.2008 olması gerektiği, Zabıta Müdürlüğünün 28.03.2008 tarih ve 121565 sayılı ile 12.03.2021 tarih ve 1611 sayılı yazılarında işyeri kapanışının 28.03.2008’de yapıldığının bildirildiği, bundan dolayı ek ilamda 342 günlük fazladan vergi hesaplandığı, kamu zararının 342 gün*… TL=… TL anapara, anaparaya uygulanan yaklaşık … TL faizi ile birlikte … TL eksiltilmesi gerektiği, … adına …. sayılı sicil numarası ile eğlence vergisi tahakkuku yapıldığı, yapılan işlemin 08.08.2016’da kendisine tebliğ edildiği, mükellefin eğlence vergisinden doğan borcunu 18.01.2021 tarihinde 7256 sayılı kanun kapsamında … TL olarak 18 ay taksitle ödenmek üzere yapılandırdığı, ilk taksit tutarı olan … TL’yi ....02.2021 tarih ve F03721 sayılı Ziraat Bankası dekontu ile ödediği, sonraki ödemelerin de takip edileceği, belirtilerek ilgili belgelerin dilekçe ekine konulduğu,

  3. İşletmeci … ile ilgili olarak; ek ilamda işletmenin kapanış tarihi olarak 15.11.2012 tarihinin esas alındığı, oysa kapanış tarihinin 30.07.2012 olması gerektiği, Zabıta Müdürlüğünün 12.03.2021 tarih ve 1611 sayılı yazısında …’a ait işyerinin 30.07.2012 tarihinde kapatıldığının bildirildiği, ek ilamda adı geçen kişi için 123 gün fazladan kamu zararı hesaplandığı, buna rağmen işletmeci adına … sicil numarası ile ... TL vergi borcu tahakkuk ettirildiği, kişinin bu borcunu 7020 sayılı kanun kapsamında 23.06.2017 tarihinde yapılandırdığı ve borcun tamamını 27.08.2020 tarih ve 919473. 919474 sayılı makbuzlarla belediyeye ödediği, belirtilerek ilgili belgelerin dilekçe ekine konulduğu,

  4. İşletmeci … ile ilgili olarak; Belediyece … sicil numarası ile … adına ... TL borç tahakkuk ettirildiği, kişinin bu borcunu önce 05.07.2018 tarihinde 7256 sayılı kanun kapsamında, daha sonra 18.01.2021 tarihinde 7256 sayılı kanun kapsamında yapılandırarak 20.11.2018 tarih ve 831651 sayılı, 01.10.2018 tarih ve 672363 sayılı, 22.10.2018 tarih ve 674110 sayılı, 19.07.2018 tarih ve 827170 sayılı, ....02.2021 tarih ve 928815 sayılı, ....02.2021 tarih ve 928818 sayılı makbuzlarla toplamda ... TL ödeme yaparak borcunu kapattığı, belirtilerek ilgili belgelerin dilekçe ekine konulduğu,

  5. İşletmeci … ile ilgili olarak; kişinin işyerini yaklaşık 6 ay çalıştırdığı ve sonra yurtdışında yaşamaya başladığının öğrenildiği, Nüfus Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısında; kişinin 01.01.2013 tarihinde Hollanda da oturum aldığının belirtildiği, ayrıca babası …’dan kişinin işyerini kapattıktan sonra yurtdışına gittiği ve daha geç bir tarihte oturum aldığının öğrenildiği, kişi yurtdışında yaşadığından dolayı 6183 sayılı kanunun 104’üncü maddesi gereği borcu ile ilgili işlemlerin zamanaşımına uğramadığı, zamanaşımının durduğu, belirtilerek ilgili belgelerin dilekçe ekine konulduğu, görülmektedir.

Bilindiği üzere 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun Üçüncü Bölümünde Eğlence Vergisi düzenlenmiş olup, Kanunun;

“Konu” başlıklı 17’nci maddesinde; “Bu Kanunun 21 inci maddesinde belirtilen ve belediye sınırları ile mücavir alanlar içinde yer alan eğlence işletmelerinin faaliyetleri Eğlence Vergisine tabidir.”

“Mükellef” başlıklı 18’inci maddesinde; “Verginin mükellefi, eğlence yerlerini işleten gerçek veya tüzelkişilerdir.”

“İstisna ve muaflıklar” başlıklı 19’uncu maddesinde vergi alınmayacak eğlence faaliyetleri sayılmıştır.

“Nispet ve miktar” başlıklı 21’inci maddesinde eğlence vergisinin konusu 3 grup halinde düzenlenmiştir. Buna göre;

I-Biletle Girilen Yerlerdeki;

  1. Yerli film göstermeleri,

  2. Yabancı film göstermeleri,

  3. Tiyatro, opera, operet, bale, karagöz, kukla ve orta oyunu,

  4. Spor müsabakaları, at yarışları ve konserler,

  5. Sirkler, lunaparklar, çalgılı bahçeler ve benzerleri,

II-(Değişik: 14/3/2007-5602/10 md.) Müşterek Bahisler,

III–(Değişik: 30/12/2004-5281/17 md.) Biletle girilmesi zorunlu olmayan eğlence yerlerindeki faaliyetler, eğlence vergisinin konusunu oluşturmaktadır.

“Matrah” başlıklı 20’nci maddesinde;

“1. Biletle girilen yerlerde, Eğlence Vergisi hariç olmak üzere bilet bedeli olarak sağlanan gayri safi hasılat (bilet bedeli dışında bağış veya başka adlar altında alınan paralar dahil).

  1. (Değişik: 14/3/2007-5602/10 md. ) Müşterek bahislerde, iştirakçilerden tahsil edilen tutardan Katma Değer Vergisi düşüldükten sonra kalan tutar.

  2. (Değişik: 3/10/1984–3048/2 md. ) Biletle girilmesi zorunlu olmayan bar, pavyon, gazino, gece kulübü, taverna, diskotek, kabare, dansing, bilardo ve masa futbolu salonları gibi eğlence yerlerinde işin mahiyetine göre çalışılan her gün için bu Kanunun 96 ncı maddesine göre tespit edilen miktardır. ” denilmiş, 24/5/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle, bu bentte yer alan “Belediye Meclislerince takdir edilecek miktardır. ” ibaresi, “bu Kanunun 96 ncı maddesine göre tespit edilen miktardır. ” şeklinde değiştirilmiştir.

“Verginin Ödenmesi” başlıklı 22’nci maddesinde;

“1. Vergi biletle girilen yerlerde bilet bedellerine eklenmek suretiyle hesaplanır ve belediye tarafından özel damga konulması sırasında ödenir. Bu suretle alınan biletlerin kullanılmadan iadesi halinde peşin olarak ödenen vergi geri verilir. Genel ve Katma Bütçeli idarelerle İl Özel İdareleri ve köyler tarafından yürütülen spor müsabakaları, at yarışları ve benzeri faaliyetlerde bilet bedeli ile birlikte alınan vergi takip eden 20 gün içinde ilgili belediyeye ödenir.

  1. Müşterek bahislerde her aya ait vergi o ayı takip eden ayın 20 nci günü akşamına kadar ilgili belediyeye bir beyanname ile bildirilir ve aynı sürede ödenir.

  2. Biletle girilmesi zorunlu olmayan eğlence yerlerinde her aya ait vergi o ayı takip eden ayın 20’nci günü akşamına kadar ilgili belediyeye yatırılır. ” denilmiştir.

Öte yandan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 114’üncü maddesinde vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı belirtilmiştir.

2464 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin 3’üncü fıkrasında belediye sınırları ile mücavir alanlar içinde yer alan ve biletle girilmesi zorunlu olmayan bar, pavyon, gazino, gece kulübü, taverna, diskotek, kabare, dansing, bilardo ve masa futbolu salonları gibi eğlence yerlerinden eğlence vergisi alınacağı hüküm altına alınmıştır. Eğlence vergisine tabi olmayan faaliyetler de yine Kanunun 19’uncu maddesinde belirtilmiştir. Kanunda biletle girilmesi zorunlu olmayan eğlence yerleri tadadi olarak sayılmakla birlikte benzer faaliyetteki eğlence yerlerinden de vergi alınacağı ifade edilmiştir. Kanunda ismi sayılmayan ve temyiz başvurusunda –faaliyetlerinden vergi alınmayacağı yönünde- dile getirilen bazı yerlerin (içkili lokanta, birahane, içkili müzikli lokanta gibi) vergiye tabi olup olmadığı konusunda uygulamaya yön veren düzenlemelere ve yargı kararlarına bakmak gerekecektir:

Danıştay 9. Dairesinin 24.10.1984 gün ve E.1984/...3, K.1984/3043 sayılı kararında, yine aynı Dairenin ....03.1988 gün ve E.1988/744, K.1988/1215 sayılı kararında; müzik eşliğinde faaliyet göstermeyen içkili lokantalardan eğlence vergisi alınmayacağına hükmedilmiştir.

İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün 16.02.1986 gün ve 40568 sayılı genelgesinde; içkili lokantaların 2464 sayılı sayılı Kanunun 20/3 bendinde yer almadığından ve kanun maddesindeki “gibi” ibaresi kapsamına da girmediğinden eğlence vergisine tabi olmaması gerektiği belirtilmiştir.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu, 22.04.1994 gün, E.1993/110, K.1994/189 sayılı kararında aynen;

“…Kanunun verginin matrahına ait 20. maddesinin 3048 s. yasayla değişik 3. bendinde ise; biletle girilmesi zorunlu olmayan bar, pavyon, gazino, gece kulübü, taverna, diskotek, kabare, dansing, bilardo ve masa futbolu salonları gibi eğlence yerlerinde Belediye Meclislerince takdir edilecek miktarın verginin matrahını oluşturacağı hükme bağlanarak, vergi kapsamında olan ve biletle girilmesi zorunlu olmayan işletmeler sayılmıştır

Anılan bentte biletle girilmesi zorunlu olmayan eğlence yerleri sınırlı olarak sayılmadığından, fıkrada belirtilenler dışındaki bazı işletmelerin bu vergiye tabi tutulması mümkün ise de, vergiye tabi tutulacak işletmelerin sayılan işletmelerle aynı amaca ve benzer niteliklere sahip olmaları gereklidir. Bu işyerlerinde içki içilmesi değil, eğlence unsuru ağır bastığı ve müzik eşliğinde veya müzik olmadan yapılan bazı faaliyetlerle veya bazı gösterilerin izlenmesiyle eğlenildiğinden, birahaneler bu işletmelerle aynı özellikleri taşımamaktadır.” denilerek birahanelerin eğlence vergisine tabi olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının 16.07.2021 tarih ve E-8...73428-175.99[6624-404]-84954 sayılı yazısında;

“…Ayrıca, yemeğin yanı sıra içki de içilen lokantaların faaliyetlerinin eğlence vergisinin konusuna girmediği, yargı kararları ve Başkanlığımız uygulamaları ile müstakar hale gelmiş bulunduğundan içki içilen lokantalar eğlence vergisine tabi tutulmamaktadır.

Bu itibarla, canlı müzik yapılmayan içkili lokanta ve restoranlardan eğlence vergisi alınmaması gerekmektedir. …” denilmiştir.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 27.08.2021 tarih ve E-14399437-622.02-1605213 sayılı Görüşünde;

“… yemeğin yanı sıra içki de içilen lokantaların faaliyetleri eğlence vergisinin konusuna girmediğinden canlı müzik yapılmayan içkili lokanta ve restoranlardan eğlence vergisi alınmaması gerekir.” denilmiştir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri, yargı kararları ve ilgili Kurum görüşleri birlikte değerlendirildiğinde; 2464 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrasında adı sayılan biletle girilmesi zorunlu olmayan bar, pavyon, gazino, gece kulübü, taverna, diskotek, kabare, dansing, bilardo ve masa futbolu salonları gibi eğlence yerlerinden eğlence vergisi alınması gerektiği gibi, anılan maddede adı sayılmasa da belirtilen işletmelerin faaliyetlerine benzer özellikleri taşıyan, eğlence unsurunun ağır bastığı ve müzik eşliğinde veya müzik olmadan yapılan bazı faaliyetlerle veya bazı gösterilerin izlenmesiyle eğlenilen yerlerden de eğlence vergisinin alınması gerektiği anlaşılmıştır.

Bu bağlamda eğlence unsuru olmayan, canlı müzik yapmayan sadece "içkili lokanta veya birahane" olarak işletilen yerlerin eğlence vergisine tabi tutulmaması, canlı müzik eşliğinde hizmet veren içkili lokanta ve birahanelerin ise eğlence vergisine tabi tutulması gerekmektedir.

… Belediyesinin 2005-2009 tarihleri arasında Kanundaki tanımlamalara uygun eğlence faaliyeti gösteren yerlerden zamanaşımı süresi içinde (5 yıl boyunca) vergi almaması nedeniyle alınmayan vergi tutarları kadar kamu zararına sebebiyet verdiği muhakkaktır.

Ancak sorumlular temyiz dilekçelerinde konunun esasıyla ilgili olarak “… Petrol Şti.’nin müzikli içkili lokanta ruhsatının olmadığı, fiilen akaryakıt ürünleri satış istasyonu olarak faaliyet gösterdiği, …’ün, …’in, …’ın fiilen canlı müzik yapmadığı, işyerlerini sadece içki servisi-birahane olarak kullandıkları, İl Emniyet Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı cevabi yazısında da bu hususun belirtildiği, …’nun Nüfus Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısında belirtildiği üzere 01.01.2013 tarihinde Hollanda da oturum aldığı, kişi yurtdışında yaşadığından borcu ile ilgili işlemlerin 6183 sayılı kanunun 104’üncü maddesi gereği zamanaşımına uğramadığı” şeklinde bazı iddialar öne sürmüşlerdir.

Söz konusu iddialara ilişkin yapılan incelemede;

… Petrol Şti. 04.03.2009 tarihinde akaryakıt ürünleri satış istasyonu ve market ruhsatı, 09.07.2009 tarihinde lpg otogaz istasyonu ruhsatı almış olup, Zabıta Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısında; söz konusu işletmenin 06.11.2009-16.02. 2010 tarihleri arasında herhangi bir müzikli içkili lokanta faaliyetinin olmadığı ve işyerinin akaryakıt ürünleri satış istasyonu/market ve lpg otogaz istasyonu olarak faaliyet gösterdiği tespit edildiğinden, adı geçen işyerinin, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunun ilgili maddelerinde öngörülen eğlence işletmesi vasfında olmadığı ve eğlence vergisine tabi tutulamayacağı değerlendirilmiştir.

… 01.04.2005 tarihinde gazino çalıştırma ruhsatı almış, 31.12.2009’da gazinosunu kapatmış olup, işletmenin 2464 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrasında adı geçen yerlerden (gazino) olması sebebiyle, faaliyet yaptığı süre boyunca eğlence vergisine tabi tutulması gerektiği değerlendirilmiştir. Temyiz dilekçelerine eklenen … İl Emniyet Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı cevabi yazısında …’ün canlı müzik yaptığına dair bilgi-belgenin bulunmadığı belirtilmişse de, Emniyet Müdürlüğünce söz konusu tespite taraflarına intikal eden kişilerin geçmişte karıştığı bir takım olay dosyalarının incelenmesi neticesinde varılmış olup, bu tespitin; 31.12.2009 tarihinde kapanan ve incelemenin yapıldığı anda herhangi bir faaliyeti olmayan gazinonun açık olduğu dönemde canlı müzik yapıp yapmadığını göstermesi bakımından yeterli bir kanıt olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.

… 21.02.2005 tarihinde “içkili ve müzikli lokanta” olarak ruhsat almış, 29.11.2011’de işyerini kapatmış olup, adı geçen işletmenin salt içki-bira servisi yapan bir mekândan ziyade, içerisinde canlı müzik de yapan eğlence yeri vasfında bir mekân olduğu anlaşıldığından, 2464 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca faaliyet yaptığı süre boyunca eğlence vergisine tabi tutulması gerektiği değerlendirilmiştir. Temyiz dilekçelerine eklenen … İl Emniyet Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı cevabi yazısında …’in canlı müzik yaptığına dair bilgi-belgenin bulunmadığı belirtilmişse de, Emniyet Müdürlüğünce söz konusu tespite taraflarına intikal eden kişilerin geçmişte karıştığı bir takım olay dosyalarının incelenmesi neticesinde varılmış olup, bu tespitin; 29.11.2011 tarihinde kapanan ve incelemenin yapıldığı anda herhangi bir faaliyeti olmayan mekânın açık olduğu dönemde canlı müzik yapıp yapmadığını göstermesi bakımından yeterli bir kanıt olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.

… 08.09.1997 tarihinde “içkili ve müzikli lokanta” olarak ruhsat almış, yine 06.02.2002 tarihinde Valilikten canlı müzik yayını izni almış, 31.10.2013’de ise işyerini kapatmış olup, adı geçen işletmenin salt içki-bira servisi yapan bir mekândan ziyade, içerisinde canlı müzik de yapan eğlence yeri vasfında bir mekân olduğu anlaşıldığından, 2464 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca faaliyet yaptığı süre boyunca eğlence vergisine tabi tutulması gerektiği değerlendirilmiştir. Temyiz dilekçelerine eklenen … İl Emniyet Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı cevabi yazısında …’ın canlı müzik yaptığına dair bilgi-belgenin bulunmadığı belirtilmişse de, Emniyet Müdürlüğünce söz konusu tespite taraflarına intikal eden kişilerin geçmişte karıştığı bir takım olay dosyalarının incelenmesi neticesinde varılmış olup, bu tespitin; 31.10.2013 tarihinde kapanan ve incelemenin yapıldığı anda herhangi bir faaliyeti olmayan mekânın açık olduğu dönemde canlı müzik yapıp yapmadığını göstermesi bakımından yeterli bir kanıt olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.

… 21.02.2005 tarihinde oyun yeri ruhsatı almış, işyerini 07.08.2005’de kapatmış, İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısında kişinin 01.01.2013’den itibaren Hollanda da yaşadığı bildirilmiştir. …’nun 2005 yılına ait eğlence yeri işletmeciliği faaliyetinden kaynaklanan borcu ise 31.12.2010 tarihinde zamanaşımına uğramıştır. Mükellef verginin zamanaşımına uğradığı tarihten sonra yurtdışında yaşamaya başladığından, söz konusu borç için 6183 sayılı Kanunun 104’üncü maddesi uyarınca zamanaşımının işlemediğini öne sürmek doğru olmaz.

Sorumlular, konunun esası ile ilgili olarak yukarıdaki itirazlarına ilave olarak; …’e 60 günlük, …’a 60 günlük kapatma cezasının verildiği, …’e ait işyerinin fiilen 01.02.2010 tarihinde kapandığı ve bu tarihten sonra herhangi bir faaliyetinin bulunmadığı, ayrıca …’e 45 gün kapatma cezasının verildiği, …’a ait işyerinin resmi kapanış tarihinin 28.03.2008 olduğu, …’a ait işyerinin kapanış tarihinin 30.07.2012 olduğu, söz konusu yerlerin kapalı olduğu dönemlerde eğlence vergisi borcu çıkarılmasının mevzuata aykırı olduğu, ek ilamda işletmelerin kapalı olduğu dönemlerin dikkate alınmadığı, bazı işletmelerin ise kapanış tarihlerinin hatalı alındığı belirterek kamu zararı hesabına bu yönüyle de itiraz etmişlerdir.

2464 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrasına göre eğlence vergisi eğlence yerlerinde çalışılan her gün için maktu tutarlar üzerinden alındığından, işletmenin kapalı olduğu, faaliyette bulunmadığı günlerde herhangi bir vergi hesaplaması yapılmaması gerekir. Bu yüzden, sorumluların temyiz dilekçelerinde sözünü ettiği işletmelerin kapanış tarihlerine ve cezalı olduğu günlere ilişkin ibraz ettiği belgeler incelenerek, bu günlere denk gelen vergi tutarlarının kamu zararından düşülmesi gerekmektedir.

Diğer yandan, sorumlular ek ilamda tazminine hükmedilen kamu zararının tahsili ile alakalı olarak Belediyece şimdiye kadar yapılan işlemler (yapılandırma işlemleri, tahsilatlar, takibatlar) hakkında bilgi vermişler, beyanname, tahakkuk fişi, yapılandırma fişi, tahsilat cetveli, makbuz, dekont gibi bilgi-belge göndermişlerdir. Yapılan incelemede; eğlence vergilerinin tahakkuku, borç yapılandırma işlemleri ve tahsilatların bir kısmının hüküm tarihinden (17.09.2020’den) sonra gerçekleştiği görülse de bazı işlemlerin hüküm tarihinden önce gerçekleştiği görülmüştür. Hüküm tarihinden önce gerçekleşen ve hükmün esasına etkili olan söz konusu işlemlere ilişkin ibraz edilen belgelerin incelenmesi temyizin konusu olmadığından, Dairesince incelenerek yeniden hüküm kurulması gerektiği değerlendirilmiştir.

Sorumluluk yönünden inceleme:

Ek ilamda kamu zararından eğlence vergilerinin zamanaşımına uğradığı yıllarda görev yapan üst yönetici Belediye Başkanları ile mali hizmetler müdürleri ve gelir birimi sorumlusunun sorumlu olduğuna, Zabıta Müdürlüğünün eğlence vergisinin tahakkuk ve tahsiline ilişkin süreçte herhangi bir görevi bulunmadığından sorumlu tutulamayacağına karar verilmiştir.

Temyize başvuran sorumlular tarafından; zabıta müdürü ve personelinin canlı müzik belgesi alan her kişiyi mali hizmetler müdürlüğüne bildirmek zorunda olduğu ancak bunu yapmadığı, Belediye Zabıta Yönetmeliğinin 13. maddesinde çerçevesinde görevini yerine getirmeyen zabıta müdürlüğünün de kamu zararından sorumlu olması gerektiği, sorumlu üst yönetici … (Belediye Başkanı) tarafından ise, göreve başladığı 01.04.2014 tarihinden önceki vergi tahakkuk işlemlerinden sorumlu tutulamayacağı, ayrıca üst yönetici pozisyonunda olduğundan müdürlükleri görevlendirerek tüm sorumluluğunu yerine getirdiği, herhangi bir talimatı olmaksızın ilgili müdürlüklerin eksik yaptığı işlemlerden 5018 sayılı Kanunun 11’inci maddesi gereği sorumlu tutulamayacağı, ileri sürülmüştür.

Zabıta Müdürlüğünün sorumluluğu:

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Malî hizmetler birimi” başlıklı 60’ncı maddesinin 1’inci fıkrasının (e) bendinde, ilgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek ve (k) bendinde ise malî kanunlarla ilgili diğer mevzuatın uygulanması konusunda üst yöneticiye ve harcama yetkililerine gerekli bilgileri sağlamak ve danışmanlık yapmak görevleri malî hizmetler birimine verilmiştir.

11.04.2007 tarih ve ...490 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Belediye Zabıta Yönetmeliği’nin 10’uncu maddesinin 13’üncü bendinde belediye zabıtasının görevleri arasında; “Kanunen belediyenin izni veya vergi ve harçlara tabi iken izin alınmaksızın veya harç ve vergi yatırılmaksızın yapılan işleri tespit etmek, bunların yapılmasında, işletilmesinde, kullanılmasında veya satılmasında sakınca varsa derhal men etmek ve kanuni işlem yapmak” denilmişse de,

Biletle girilmesi zorunlu olmayan eğlence yerlerine ait eğlence vergisinin tahsil sürecine ilişkin olarak; 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun “Verginin ödenmesi” başlıklı 22’nci maddesinin üçüncü fıkrasında; bu yerlerdeki her aya ait verginin o ayı takip eden ayın 20’nci günü akşamına kadar ilgili belediyeye yatırılacağı belirtilmiştir. Buradan anlaşılacağı üzere biletle girilmesi zorunlu olmayan eğlence yerlerine ait verginin tahakkuku tahsile bağlı olup, mükellefin eğlence vergisini zamanında ödememesi halinde Belediyenin önce ihbarname göndermesi, ödenmezse ödeme emri düzenlemesi gerekir. Bu anlamda, 5018 sayılı Kanunun 60’ncı maddesinin (e) bendi gereği Mali Hizmetler Müdürlüğü ve buna bağlı gelir servisinin iş yeri açma ruhsatı veren birimden kayıt ve bilgileri isteyerek eğlence vergisine tabi işletmeleri belirlemesi, söz konusu işletmelerin tahakkuk ve ödemeye ilişkin kayıtlarını kontrol ederek verginin tahsil sürecini başlatması gerekmektedir. Zabıta Müdürlüğünün bu sürece yardım ve katkı sağlayacağı muhakkaktır ancak söz konusu müdürlüğün eğlence vergisine tabi işletmelerin vergisinin tahakkuk ettirilip, ödenip ödenmediğini takip etme konusunda direkt mevzuata dayalı bir görev ve sorumluluğu bulunmamaktadır.

Belediye Başkanının sorumluluğu:

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Gelirlerin toplanması sorumluluğu” başlıklı 38’inci maddesinde yer alan “Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumludurlar.” denilerek kamu gelirleri ile ilgili genel sorumluluğa değinilmiş olup, gelirin tarh, tahakkuk ve tahsil işlem safhalarında kimlerin sorumlu oldukları hususu Kurum kanunlarına bırakılmıştır.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediye Başkanının Görev ve Yetkileri” başlıklı 38’inci maddesinde yer alan; “Belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek, belediyenin hak ve menfaatlerini korumak ve belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek belediye başkanının görev ve yetkileri arasındadır.” hükmü ile Belediye gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etme görev ve yetkisi, üst yönetici olan Belediye Başkanının uhdesine verilmiştir.

Ayrıca, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 102’nci maddesinin 2’nci fıkrasında; “Vergi Usul Kanununda mahallin en büyük mal memuruna verilmiş görev ve yetkiler, Belediye Gelirleri Kanunu uygulaması yönünden Belediye Başkanı tarafından kullanılır.” denilmektedir. Bu hüküm uyarınca da belediye gelirleri açısından Vergi Usul Kanununda belirtilen vergi inceleme yetkisi hariç mahallin en büyük mal memuruna verilmiş görev ve yetkiler belediye başkanı tarafından kullanılacaktır.

Mahalli idareler mevzuatında Belediye Başkanları belediye idaresinin başı ve üst yöneticisi olarak belediyenin gelirlerini ilgili mevzuat hükümlerine göre tarh, tahakkuk ve tahsil edilmesinden mali yönden ve idari yönden sorumlu tutulmuşlardır. Bu bağlamda, Ek İlamda kamu zararından sorumlu tutulan … (Üst Yönetici, 2014 yılı Belediye Başkanı)’un sorumluluk halinin devam etmesi gerekmektedir.

Sonuç olarak Ek İlam hükmünün sorumluluk yönünden hukuka uygun düzenlendiği değerlendirilmiştir.

Bu itibarla; 411 sayılı Ek İlamın 3’üncü maddesini temyiz eden başvurucuların sorumluluk itirazları tümden reddedilerek, sorumluluk hükmünün mevzuata uygun olduğu; konunun esası ile ilgili itirazları ise kısmen kabul edilerek yukarıda hükmün esası hakkında yapılan açıklamalar dikkate alınarak ve aynı zamanda kamu zararının tahsiline yönelik gerçekleşen işlemlere ait ibraz edilen belgeler incelenerek (varsa) kamu zararının yeniden tespit edilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, 411 sayılı Ek İlamın 3’üncü maddesi ile verilen … TL’lik tazmin hükmünün anılan gerekçelerle BOZULMASINA ve yeni hüküm tesisi için dosyanın DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,

(…. Daire Başkanı …, Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …’in sorumluluğa ilişkin ilave görüşü ile birlikte;

Temyiz Kurulu Başkanı-…. Daire Başkanı …, …. Daire Başkanı … ve Üye …’in esasa ilişkin karşı oy gerekçesi karşısında) oy çokluğuyla,

Karar verildiği 24.05.2023 tarih ve 55...0 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

İlave Görüş

…. Daire Başkanı …, Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …:

5018 sayılı Kanunun “Bakanların ve Üst Yöneticilerin Hesap Verme Sorumluluğu” başlıklı dördüncü bölümün 11’inci maddesine göre üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından; sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden; mali yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden belediyelerde, meclislerine karşı idari ve siyasi yönden sorumlu tutulmuşlardır.

5018 sayılı Kanun’un 11’inci maddesinde üst yöneticilerin sorumlulukları belirtilmiş ve “Üst yöneticiler bu sorumluluklarının gereklerini harcama yetkilileri, mali hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” denilmek suretiyle fiilin icra, yani yerine getirme sorumluluğu alt kademedeki kamu görevlilerine bırakılmıştır.

5393 sayılı Kanun’un 38’inci maddesinin (f) işaretli bendi ile belediye başkanlarına belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek görevi verilmiş ise de burada belediye başkanları belediye idaresinin başı ve üst yöneticisi olarak belediyenin gelirlerini mevzuat hükümlerine göre tarh, tahakkuk, tahsil edilmesinden mali yönden değil, idari ve siyasi yönden sorumlu tutulmuştur.

Kanunda sayılan bu görevler bizzat belediye başkanı tarafından değil; oluşturulan birimler ve birim amirleri tarafından yerine getirilmektedir. Somut olayda da Belediye Başkanı ilgili birimleri kurarak ve görevlendirerek kendi sorumluluğunu yerine getirmiş olmaktadır.

Bu bağlamda, üst yönetici olan Belediye Başkanının idare gelirlerinin takip ve tahsili ile ilgili işlem süreçlerine doğrudan etki edecek bir karar ve talimatı olmadığı sürece, zamanaşımına uğramış vergi alacağından kaynaklı kamu zararıyla ilgili mali sorumluluğa dâhil edilmesi mümkün değildir.

Bu itibarla; Belediye Başkanları … ile …’un sorumluluğunun kaldırılması gerekmektedir.

Karşı oy gerekçesi

Temyiz Kurulu Başkanı-…. Daire Başkanı …:

Sorumluların temyiz dilekçeleri ve ekindeki belgelerden anlaşılacağı üzere 2005-2009 yıllarına ilişkin eğlence vergilerinin gerek borç yapılandırma işlemleri kapsamında gerekse de beyanname verme suretiyle tahakkuk işlemleri tamamlanmıştır. İdare alacaklardan bir kısmı tahsil edilmiş ve kalanın da tahsil-takip süreci devam etmektedir. Ek ilama konu edilen tutarlar çok önceki yılları ilgilendirmektedir. Süreçte yaşanan eksiklikler ve belediye yönetim ve kadrolarında yaşanan değişmeler, sorumlu tespitini imkânsız hale getirmektedir. Söz konusu belediye gelirlerinin bundan sonra mevzuata uygun şekilde takip edilmesi için gereken altyapının tesis edildiği görülmektedir. Açıklanan nedenlerle ek ilamla verilen tazmin hükmünün kaldırılması uygun olur.

…. Daire Başkanı … ve Üye …:

Daire Kararının esas ve sorumluluk yönlerinden mevzuata uygun olduğu değerlendirilmekle birlikte; sorumlular tarafından öne sürülen iddialar da gözetilerek hüküm kurulduğundan, kararın haliyle tasdiki gerekir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:17

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim