Sayıştay 7. Dairesi 48357 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
48357
15 Eylül 2021
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2018
-
Daire: 7
-
Dosya No: 48357
-
Tutanak No: 50139
-
Tutanak Tarihi: 15.09.2021
-
Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
Konu: Özel Kalem Müdürlüğünde görev yapan işçi personele temsil, ağırlama ve tören giderleri ödeneğinden mevzuata aykırı bir şekilde kıyafet yardımı yapılması.
- 100 sayılı ilamın 2. Maddesi ile; Özel Kalem Müdürlüğünde görev yapan işçi personele temsil, ağırlama ve tören giderleri ödeneğinden mevzuata aykırı bir şekilde kıyafet yardımı yapılması suretiyle sebep olunan ... TL kamu zararının sorumlulardan tazminine hükmedilmiştir.
Temyiz Dilekçesi
Temyiz kanun yoluna başvuran üst yönetici ... ve harcama yetkilisi ... tarafınca sunulan temyiz dilekçesinde özetle;
Özel Kalem Müdürlüğünde görev yapan personele temsil ödeneğinden kıyafet alınmasının kamu zararı oluşturmadığı, temsil ağırlama ödeneğinin miktarı, kapsamı ve konusu açısından Başkanın takdirinde olduğu,
Söz konusu harcamaların 2017 bütçesinde onaylanmış ve 2018 faaliyet raporu ve Kesin hesabında da yine Meclisçe onaylandığı, Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi'nin Sayıştay'ın görüşü alınmaksızın yürürlüğe girdiği ve hukuken sakat olduğu, ayrıca zaman içerisinde ihtiyaçları karşılamaktan uzak olduğu, kıyafet yardımının ayni olarak yapıldığı ve görev sırasında personel tarafından kullanıldığı, Başkanın takdirinde olan mevzuatın da yasaklamadığı bir harcamadan dolayı sorumlu tutulamayacağını, harcamaya konu alımların sosyal yardım anlamında giyim yardımı olmadığı, görev gereği işini yerine getirirken giymesi gereken özellikli kıyafetler olduğu, 5393 sayılı kanunun 60 ıncı maddesi ile normlar hiyerarşisi dikkate alındığında temsil ağırlama yönergesinin uygulanamaz olduğu, mahalli müşterek ihtiyaç kavramı tanımının yapılmadığı, genel değerlendirme ile özel kalem personelinin işlemlerinin yerel hizmetler vasfında olduğunu kamu yararı niteliği taşıdığı ve daire ile denetçi görüşünün yerindelik denetimi kapsamında olduğu değerlendirmesi ile tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Son olarak Üst yönetici olarak sorumluluğunun 5018 sayılı kanunun 10 md sinde iç denetçi ve mali hizmetler birimi aracılığıyla yerine getirileceğinin belirtildiği sorumluluğunun düzenlilik, uygunluk ve performans denetimi açısından mümkün olabileceği belirtilerek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık Mütalaası
Temyiz kanun yoluna başvuran üst yönetici ... ... ve harcama yetkilisi ... tarafınca sunulan temyiz dilekçesine istinaden verilen mütalaada;
“Özel Kalem Müdürlüğünde görevli, başkan koruması, makam şoförü, makam ikram görevlileri ve Başkanlık saha görevlilerine alınan kıyafetlerin bedellerinin Temsil ve ağırlama ödeneğinden karşılanması hususuyla ilgili olarak iddia edildiği üzere sadece görev sırasında kullanılan kıyafet niteliği taşımadığı, resmi üniforma veya resmi kıyafet formu taşımadığı değerlendirildiğinden ve Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi'nin 3'üncü maddesinde temsil, ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktar tayininin belediye başkanının takdirine tabi olduğu ifade edildikten sonra, bu takdir yetkisinin sınırları; aynı Yönerge'nin 4'üncü maddesinde "Temsil Giderleri", 5'inci maddesinde "Ağırlama Giderleri" ve 9'uncu maddesinde "Tören Giderleri" başlıkları altında sayılarak belirtilmiştir. Yönerge'nin temsil giderlerine ilişkin düzenleme yapan 4'üncü maddesi hükümlerine aykırı olarak giderin yapıldığı düşünüldüğünden Daire Kararının tasdikinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.”
Denilmektedir.
Duruşma talebinde bulunan ...’a duruşma günü 25.05.2021 tarihinde tebliğ edildiği ve tebellüğ belgesi alındığı halde duruşmaya gelmediği ve kanuni bir temsilci göndermediği gibi duruşmaya katılamayacağına dair yasal bir neden de bildirmediği anlaşıldığından adı geçenin gıyabında,
Duruşmaya katılan sorumlu ... ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Daire kararında özel kalem müdürlüğünde görev yapan işçi personele temsil, ağırlama ve tören giderleri ödeneğinden mevzuata aykırı bir şekilde kıyafet yardımı yapılması suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiğine hükmedilmiştir.
Dilekçilerin İddia ve İtirazları
Esasa ilişkin olarak:
Söz konusu harcamaların 2017 bütçesinde onaylanmış ve 2018 faaliyet raporu ve Kesin hesabında da yine Meclisçe onaylandığı,
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi'nin Sayıştay'ın görüşü alınmaksızın yürürlüğe girdiği ve hukuken sakat olduğu, ayrıca zaman içerisinde ihtiyaçları karşılamaktan uzak olduğu,
Kıyafet yardımının ayni olarak yapıldığı ve görev sırasında personel tarafından kullanıldığı,
Başkanın takdirinde olan mevzuatın da yasaklamadığı bir harcamadan dolayı sorumlu tutulamayacağını,
Harcamaya konu alımların sosyal yardım anlamında giyim yardımı olmadığı, görev gereği işini yerine getirirken giymesi gereken özellikli kıyafetler olduğu,
5393 sayılı kanunun 60 ıncı maddesi ile normlar hiyerarşisi dikkate alındığında temsil ağırlama yönergesinin uygulanamaz olduğu, bu yönergede mahalli müşterek ihtiyaç kavramı tanımının yapılmadığı,
Genel değerlendirme ile özel kalem personelinin işlemlerinin yerel hizmetler vasfında olduğunu kamu yararı niteliği taşıdığı ve daire ile denetçi görüşünün yerindelik denetimi kapsamında olduğu şeklindedir.
Sorumluluğa ilişkin olarak;
Dilekçi ... üst yönetici olarak sorumluluğunun 5018 sayılı kanunun 10 md sinde iç denetçi ve mali hizmetler birimi aracılığıyla yerine getirileceğinin belirtildiği sorumluluğunun düzenlilik, uygunluk ve performans denetimi açısından mümkün olabileceği hukuki uyuşmazlık konusuna ilişkin sorumluluğunun bulunmadığı şeklindedir.
Dava Konusunun Maddi ve Manevi Unsurlarına İlişkin İzahat;
Esas Yönünden İnceleme
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin 3’üncü maddesinde temsil, ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktar tayininin belediye başkanının takdirine tabi olduğu ifade edildikten sonra, bu takdir yetkisinin sınırları; aynı Yönerge’nin 4’üncü maddesinde “Temsil Giderleri”, 5’inci maddesinde “Ağırlama Giderleri” ve 9’uncu maddesinde “Tören Giderleri” başlıkları altında sayılarak belirtilmiştir. Yönerge’nin temsil giderlerine ilişkin düzenleme yapan 4’üncü maddesinde;
“Temsil giderleri görevle ilgili olmak şartıyla;
Beldede başarılı çalışmaları görülenler için toplantılar düzenlemek,
Kupa ve benzeri teşvik uygulamalarında bulunmak,
Gerçek ve tüzel kişilere plaket, ödül ve hediye vermek, çiçek göndermek,
Beldede göreve başlayan veya ayrılan protokole dahil kişiler için toplantılar düzenlemek ve hediye vermek için yapılır.” denilmektedir.
Ödeme emri ve ekleri incelendiğinde, söz konusu alıma “Özel Kalem Müdürlüğünde görev yapan ve sürekli sahada olan personelin Belediye Başkanını temsil ettiğinden kılık kıyafetlerinin düzgün ve bakımlı olması amacıyla” ihtiyaç duyulduğu ifade edilmektedir.
Anılan Yönerge’ye göre sahada görev yapan personelin belediye başkanını temsil ettiğinden hareketle kıyafet bedellerinin temsil, ağırlama ve tören giderleri kaleminden ödenmesi mümkün olmadığı kararı; 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 60’ıncı maddesi ile belediyenin giderleri sayılmak suretiyle sınırlandırılması, anılan maddede Belediyenin sahada bulunan personeli için yapılan kılık-kıyafet alımlarının bütçeden karşılanmasına izin veren bir hüküm bulunmaması ve kimlere, hangi şartlarda giyim yardımının yapılacağı mevzuatta düzenlenmiş olması gerekçesiyle belediye personelinin bir kısmına başkanlık katında çalışıyor olması gerekçe gösterilerek giyim eşyası alınmasının yasal dayanağının bulunmadığı kararı hukuki isabettir.
Dilekçilerce Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin Sayıştay’ın görüşü alınmaksızın yürürlüğe girdiği, bu sebeple hukuken geçersiz olduğu ve dikkate alınamayacağı iddiasına ilişkin olarak;
Daire kararında etraflıca karşılandığı üzere; idarenin işlem ve eylemlerinde hukuka uygunluk karinesi söz konusu olması hasebiyle idarenin tesis ettiği bir işlem veya eylem iptal edilene kadar hukuka uygun sayılıp geçerliliğini koruyacağından,
Ayrıca 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 24’üncü maddesi uyarınca kamu kuruluşlarının ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlerinin yargısal denetimi, ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da yapılmakta olup, ülke çapında uygulanan düzenleyici idari işlem niteliğinde olan ve hakkında Danıştayca verilmiş iptal yahut yürütmenin durdurulması kararı bulunmayan Yönerge, Sayıştay’ın istişari nitelikteki görüşü alınmamış olsa da hukuk düzeninde yer aldığı sürece geçerli addedilecektir.
Mamafih iptal edilebilirliği olduğu halde iptal edilmeyen Yönerge’nin şahsi değerlendirmeler sonucunda şeklen veya usulen hukuka aykırılığından bahisle pozitif norm olmadığı yönündeki iddia hukuki açıdan dayanaksız olacaktır.
5393 sayılı Kanun gereğince, belediyeler görev ve sorumluluklarını yerine getirirken ve giderlere katlanırken mahalli müşterek nitelikte olma şartını dikkate almak zorundadır. Öte yandan 5018 sayılı Kanun’un 13’üncü maddesi uyarınca kamu idarelerine bütçeyle verilen harcama yetkisi, ancak kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle düzenlenen görev ve hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla kullanılabilecektir. Her iki hüküm birlikte değerlendirildiğinde temsil tanıtma tertibine ilişkin sınırlamalara yer verilmese de bu ödeneğin mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçların karşılanması ve 5393 sayılı Kanun’daki görev ve hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla kullanılması gerekmektedir. Dolayısıyla temsil tanıtma ödeneğinin kapsamını belirleme konusunda belediye başkanının sınırsız takdir yetkisi söz konusu değildir
Dilekçede yer verilen kıyafet yardımının ayni olarak yapılması yönündeki iddiaya ilişkin olarak; memurlara, hangi şartlarda ve ne şekilde kıyafet yardımının yapılacağı Memurlara Yapılacak Giyecek Yardımı Yönetmeliği ile belirlenmektedir. Somut olayda kıyafet yardımı Özel Kalem Müdürlüğünde çalışan işçilere yapılmıştır. Hâlbuki işçilere yapılacak ödeme ya da yardım, dayanağını, ancak 4857 sayılı İş Kanunu, anılan Kanun’a dayanılarak çıkarılan ikincil düzenlemeler ve işçi ile idare arasındaki sözleşmeden alabilir. Bu nedenle mevzuatta ya da idare ile işçi arasındaki sözleşmede söz konusu yardımın yapılacağına ilişkin hüküm bulunmadığından harcamanın, temsil tören kapsamına girmemesinin yanı sıra yasal dayanağı da bulunmamaktadır.
Sorumluluk Yönünden İnceleme
Dilekçilerce sunulan dilekçede; belediye başkanının yalnızca idari sorumluluğunun olduğu ve mali sorumluluğunun bulunmadığı ifade edilmiştir.
5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinde kamu görevlilerinin mevzuata aykırı karar ve işlemleri ile kamu kaynağında artışa engel veya eksilişe neden olunması kamu zararı olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle kamu zararına sebebiyet veren mevzuata aykırı karar ve işlem ile illiyet bağı bulunan üst yöneticilerin bu kapsamda mali sorumlulukları söz konusu olabilecektir. Nitekim 5189/1 No’lu Sayıştay Genel Kurulu Kararı’nda da üst yöneticilerin işlerin gidişatından harcama yetkilileri ve diğer görevlilerin bilgilendirmeleri ve raporları ile bilgi sahibi oldukları, dolayısıyla üst yöneticilerin Sayıştay’a karşı mali sorumluluklarının olabileceği, bunun münferit olay bazında değerlendirilmesi gerektiği ve Sayıştay yargısında görüşülmesi sırasında hükme bağlanacak bir konu olduğu ifade edilmiştir. Bu doğrultuda, kamu zararına sebebiyet veren harcamaya ilişkin “Olur” ile mali sürece katılan ve 5393 sayılı Kanun ile temsil ve ağırlama giderleri için ayrılan ödeneği kullanma yetkisi verilen Belediye Başkanının mali sorumluluğunun da doğduğu açıktır.
HÜKÜM
Yukarıda yer verilen hukuki düzenlemeler ile açıklamalar çerçevesinde;
Temyizse konu daire kararında, dilekçilerce ileri sürülen iddia ve itirazlar hem esasa hem de sorumluluk yönüne bakan yönü karşılandığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu itibarla dilekçilerin iddia ve itirazlarının REDDİNE, 100 sayılı ilamın 2. Maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, (Üye …, … ve …’in Daire kararının kaldırılması gerekir şeklindeki ayrışık görüşüne karşı) oy çokluğu ile,
Karar verildiği 15.09.2021 tarih ve 50139 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı Oy Gerekçeleri;
Üye …, … ve …’in karşı oy gerekçesi;
Dosya ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde;
Somut konuya ilişkin alımın Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi kapsamında değerlendirilemeyecektir. Bununla birlikte Belediye Başkanının takdiri ile bu tür alımların yapılmasına yasal bir mani bulunmamaktadır. Ayrıca, ilgili harcamanın sadece bütçenin temsil tören giderleri başlığı altında yapılmış olması alımı hukuka aykırı hale getirmeyecektir.
Bu itibarla ilgili işlemin hukuka uygun olması nedeniyle Daire kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.
Konu: Sosyal denge sözleşmesi.
- 100 sayılı ilamın 4. Maddesi ile; ... Belediye Başkanlığı ile ... Sendikası (...) arasında imzalanan ve 01.01.2018 tarihli Sözleşme ile İmar ve Şehircilik Müdürlüğünde çalışan personele 2018 yılında mevzuatın öngördüğü tutardan daha yüksek tutarda sosyal denge tazminatı ödemesi yapılması neticesinde sebep olunan ... TL kamu zararının sorumlulardan tazminine hükmedilmiştir.
Temyiz Dilekçesi
Dilekçiler belediye idaresi adına Belediye Başkanı ... ve Belediye Başkan Yardımcısı ... ile Muhasebe Yetkilisi ..., Harcama Yetkilisi ... tarafından, 100 sayılı ilamın 4 ile 23. Maddeleri dahil arasında yer alan tüm maddelere ilişkin sunulan, aynı mahiyetteki temyiz dilekçesinde özetle;
Sendikalar 2012 öncesine ait sözleşme veya Toplu Sözleşmede hangi rakam yüksekse onun uygulanmasını amaçlandığı, 2012 yılında yapılan Sözleşmenin esas alınması ve Toplu Sözleşme ile bu sözleşmeyi karşılaştırmasının doğru bir yaklaşım olmadığı, Toplu sözleşme metninde 2012 yılı öncesi ve sonrası yapılan Sosyal denge Sözleşmelerinin net brüt ifadeleri ve Sayıştay tarafından mevzuata aykırı değerlendirilen diğer düzenlemeleri istisna tutulmamış açıkça geçersizliğine yönelik düzenlemeler getirilmediğini, dolayısıyla İlamda sözleşme hükmünün aynısı olmayıp net ibaresi eklenmiş halinin uygulanması nedeniyle tazmine karar verildiği, 4. Dönem Toplu Sözleşmesinin metninin tamamına bakıldığında 1 yer dışında hiçbir maddesinde ve yerinde brüt kelimesi de geçmediği sadece 5. Madde de yer alan husus ile ilgili brüt ifadesinin geçtiği ancak bunun da sadece 5. Madde için geçerli olabileceği, aksi bir yorumun Toplu sözleşmeyi imzalayan ve onu esas alan Belediye ve Sendikaların iradelerinin önüne geçilmiş olacağı belirtilmiştir.
İkinci olarak emekli olacaklara teşvik amacıyla emeklilik ikramiyesi verilmesi karara bağlanmış ancak emeklilik ikramiyesi emeklilere verilmiştir şeklindeki kanaate de katılmanın mümkün olmadığı belirtilerek sadece çalışanı taahhüt ettiği takdirde emekli olmasını teşvik amacıyla verildiği, Covid19 nedeniyle esnek çalışma durumu da göz önüne alındığında emekliliğe teşvik edilen personelin çalışması durumunda idarenin toplamda fazladan ödenecek tutarın ...TL olacağı bu nedenle İdare bütçesinde tasarruf yapıldığı ve kamu zararının oluşmadığı ifade edilmiştir.
Üçüncü olarak, Bayram ikramiyesi verilemeyeceğine ilişkin görüşlere karşı 4688 sayılı kanunun 28 md sindeki çerçeve belli olduğu ve bayram ikramiyesinin verilebileceği ifade edilmiştir.
Dördüncü olarak, kamu zararı tanımına somut olay girmediği için kamu zararının oluşmadığı bu konuda emsal Danıştay kararları bulunduğu gerekçesiyle tazmin hükmü verilemeyeceği belirtilerek tazmin hükmünün tüm maddeler için kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık Mütalaası
Dilekçiler belediye idaresi adına Belediye Başkanı ... ve Belediye Başkan Yardımcısı ... ile Muhasebe Yetkilisi ..., Harcama Yetkilisi ... tarafından, 100 sayılı ilamın 4 ile 23. Maddeleri dahil arasında yer alan tüm maddelere ilişkin sunulan, aynı mahiyetteki temyiz dilekçesine istinaden sunulan mütalaada;
“375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15'inci maddesinde, belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebileceğine, ödenebilecek tazminatın aylık tutarının 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirleneceğine; 4688 sayılı Kanunun 32'nci maddesinde ise, sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarının ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendika ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabileceğine, ilişkin hükümler yer almaktadır.
Nitekim, 4688 sayılı Kanunun 28-32 maddelerine dayanılarak akdedilmiş olan 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşmenin Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme bölümünün 1 inci maddesinin birinci fıkrasında da;
"Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine 4688 sayılı Kanunun 32'nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100'üdür. Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutan aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir." denilmek suretiyle, yerel yönetimlerde çalışan kamu görevlilerine ödenebilecek sosyal denge tazminatının aylık tavan tutarı ile tazminatın hangi usul ve esaslara göre belirleneceği, hüküm altına alınmış bulunmaktadır.
Diğer taraftan, Anayasanın 128'inci maddesinde;
“…
Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.
..." hükmü,
53 üncü maddesinde;
“…
Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler.
Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir.
Toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü, toplu sözleşme hükümlerinin emeklilere yansıtılması, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kanunla düzenlenir." hükmü yer almaktadır.
Bu hükümler ile Anayasa, kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarının, kanuni düzenleme dışında toplu sözleşme imzalanması yoluyla veya uzlaşma sağlanamaması durumunda taraflardan en az birinin başvurmasıyla Kamu Görevlileri Hakem Kurulu tarafından belirlenmesi imkânını getirmiştir. Anayasa hükmü gereğince toplu sözleşme sistemine geçilmesi ile birlikte kamu görevlileri toplu pazarlık hakkına kavuşmuş ve ilgili tarafların anlaşması halinde başka bir onay veya yasal düzenlemeye gerek kalmadan toplu sözleşme yapmak suretiyle kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarının belirlenmesi konusunda nihai kararların alınması sağlanmıştır.
4688 sayılı Kanunun geçici 14'üncü maddesinde, 15/3/2012 tarihinden önce idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzeri adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebileceği, sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere sözleşme yapabileceği, toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde, üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32'nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabileceği ve bu şekilde yapılacak ödemelerin kazanılmış hak sayılmayacağı, hükme bağlanmıştır. Toplu sözleşmeler ile bu maddede geçen 31/12/2015 tarihi 31/12/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.
Bu hüküm 15/3/2012 tarihinden önce toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzeri adlar altında imzalanan sözleşmelerde öngörülen ortalama aylık ödeme tutarının, anılan Kanunun 28-32 maddelerine dayanılarak yapılan sözleşmelerle belirlenen aylık sosyal denge tazminatı tutarından fazla olması halinde bu tutarın aylık tavan tutar olarak esas alınabileceğini öngörmektedir.
Diğer bir ifadeyle kanun koyucunun bu maddeyle, mevcut sözleşmeleri gereği daha sonra toplu sözleşmeler ile belirlenecek tavan tutardan daha fazla tutarlarda sosyal denge ödemesi almakta olan belediye personelinin o anki mevcut ekonomik durumlarını belli bir süre korumak maksadıyla bir geçiş uygulaması getirdiği çok açıktır. Bu maddeden farklı bir anlam çıkarmak mümkün değildir.
Anayasanın 128'inci maddesinde hükme bağlandığı üzere memurlara mali ve sosyal hak kapsamında bir ödeme yapılabilmesi için bunun mutlaka bir kanunla düzenlenmiş olması veya toplu sözleşme ile bağıtlanmış olması gerekmektedir.
Dolayısıyla, ödenebilecek sosyal denge tazminatının aylık tavan tutarı 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşmenin Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme bölümünün 1'inci maddesinin birinci fıkrasında belirtildiği üzere en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100'üdür. Bu oranın esas alınmak suretiyle hesap edilecek brüt tutarın dışında yapılan ödemeler mevzuata aykırı olarak yapılmış ödemelerdir.
Bir kez daha ifade edecek olursak, ilgili mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere, belediyelerde yetkili sendika ile belediye başkanı arasında imzalanacak sözleşmelere sadece, belediye ve bağlı kuruluşlarda çalışan kamu personeline sosyal denge tazminatı ödenebileceğine ve ödenecek tazminatın tutarına ilişkin hükümler konabilir. Adı ne olursa olsun, sözleşmeye başka maddeler ekleyerek bu tazminat dışında ödeme yapılması hukuken mümkün değildir. Çünkü 4688 sayılı Kanun ile belediyelerin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sağlanan ayrıcalık sadece sosyal denge tazminatı ödenmesinden ibarettir. Bunun dışında yapılan ödemeler adı ne olursa olsun yasal dayanaktan yoksundur.
Açıklanan nedenlerle fiilen yapılan tüm ödemeler ile 2018-2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşme'de belirtilen en yüksek Devlet memuru aylığının %100'ü arasındaki farkların tamamı kamu zararı olduğu değerlendirilmektedir.
5018 sayılı Kanunun kamu zararı balıklı 71'inci maddesinin şartları oluşmadığı hususunun ise kabulü mümkün değildir, mevzuata göre ödenmesi gereken tutarın üzerinde, idarenin mal varlığında eksilmeye neden olacak şekliyle gerçekleştirilen ödemenin kamu zararının oluşmasına ilişkin tüm şartları taşıdığı değerlendirilmektedir.
Ayrıca, sorumluluk yönüyle 5018 sayılı Kanunun 31'inci maddesinin 3 üncü fıkrasında "Kanunların veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur" hükmü yer almaktadır.
Bu çerçevede 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15'inci maddesine göre Belediye Meclisinin verdiği yetkiye dayanarak sözleşmenin yürütülmesi ile görevli Belediye Başkanının sorumlu olduğu değerlendirilmektedir.
Açıklanan nedenlerle fiilen yapılan tüm ödemeler ile 2018-2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşme'de belirtilen en yüksek Devlet memuru aylığının %100'ü arasındaki farkların tamamı kamu zararı olup, bunların yeniden hesaplanarak kamu zararı tutarının belirlenmesi ve sorumluluğa ilişkin hususun yeniden değerlendirilmesini teminen Daire Kararının Bozularak Dairesine tevdi edilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.”
Denilmektedir.
Duruşma talebinde bulunan ..., ..., ... ve ...’a duruşma günü tebliğ edildiği ve tebellüğ belgesi alındığı halde duruşmaya gelmediği ve kanuni bir temsilci göndermediği gibi duruşmaya katılamayacağına dair yasal bir neden de bildirmediği anlaşıldığından adı geçenin gıyabında,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
100 sayılı ilamın 4 ve 23. Maddeler arasındaki tüm maddelerde(4 ve 23 dahil) ... Belediye Başkanlığı ile ... Sendikası (...) arasında imzalanan 06.01.2012 ve 01.01.2018 tarihli Sosyal Denge Sözleşmelerinin mevzuata aykırı hükümler içerdiği, sözleşmelerde yasayla belirlenen sınırlara uyulmadığı, 06.01.2012 tarihli Sözleşme’nin sonraki yıllarda personelin var olan mali haklarını genişletecek şekilde değiştirildiği, öte yandan, müdürlük görevini vekaleten-tedviren yürüten personele maaşlarını ilgili kadroda asaleten görev yapan personelin maaşına eşitlemek amacıyla ilave sosyal denge tazminatı ödendiği, bu suretle de ilgili Müdürlüklerde çalışan personele mevzuatta öngörülenden fazla tutarda ödemede bulunularak kamu zararına sebebiyet verildiğine ve kamu zararının tazmininden belediye meclisinin verdiği yetkiye istinaden belediyeyi temsilen sözleşmeyi imzalayan Balediye Başkanı ve ilişkili ödeme emirlerinde imzası bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğuna hükmedilmiştir.
375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 15’inci maddesinde,
“Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir.” hükmüne yer verilerek belediyelerin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, Kanun’da öngörülen sınırlara uyulması koşuluyla, sosyal denge tazminatı ödenebilmesine imkan tanınmıştır.
Bahse konu tazminatın hangi şartlarda ve miktarda, kimlere ödenebileceği ise 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun “Mahalli İdarelerde Sözleşme İmzalanması” başlıklı 32’nci maddesi;
“27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir...”
ve geçici 14’üncü maddesi;
“15/3/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzeri adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir. Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.” hükümleri ile ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
Kanunun geçici 14’üncü maddesinde toplu sözleşmeye yapılan atfa istinaden 25.08.2017 tarih ve 30165 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşme”nin yerel yönetim hizmet koluna ait düzenlemeleri içeren dördüncü bölümünün 1’inci maddesinde;
“Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanunun 32'nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek devlet memuru aylığının (Ek gösterge dahil) %100'üdür.”
7’nci maddesinde ise;
“4688 Sayılı Kanunun geçici 14'üncü maddesinde yer alan "31.12.2015" ibaresi "31.12.2019" şeklinde uygulanır.” denilmek suretiyle belediyelerin kadro ve pozisyonlarında çalışan personele ödenebilecek sosyal denge tazminatına ilişkin düzenlemeler yapılmıştır.
Buna göre; 15.03.2012 tarihinden önce sosyal denge kapsamında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, bu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilecektir. Bununla beraber söz konusu sözleşmelerin çeşitli sebeplerle 31.12.2019 tarihinden önce sona ermesi durumunda, 4688 sayılı Kanun’a göre yapılan toplu sözleşme ile belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere, yeni bir sözleşme imzalanması da imkân dâhilindedir. Ancak 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşmede unvanlar itibariyle belirlenen tutar toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçiyorsa, eski sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutarın, sosyal denge tazminatı ödemelerinde azami tutarı olarak esas alınması da mümkündür.
Bu minvalde yapılan ... Belediye Başkanlığı ile ... arasında 06.01.2012 tarihinde imzalanan Sosyal Denge Sözleşmesi’nin “Sosyal Denge Tazminatı Ödeme Miktarları” başlıklı 15’inci maddesi ile “Bayram, İzin ve Emekli Yardımları” başlıklı 16’ncı maddesi uyarınca unvanlar itibarıyla ödenebilecek azami aylık sosyal denge tazminatı tutarının hesabı aşağıdaki tabloda yer almaktadır.
2012-2014 Yıllarına Ait Sözleşme Gereği Ödenmesi Öngörülen Azami Sosyal Denge Tazminatının Hesabı (TL)
Ödenmesi Gereken Kalemler Fiilen Görev Yapan Başkan Yardımcıları Fiilen Görev Yapan Birim Müdürleri ve İç Denetçiler Diğer Memurlar
Sözleşme Ücreti ... ... ...
İkramiye* ... ... ...
Aylık Ödenmesi Gereken Toplam .........
*; İkramiye; Ramazan Bayramında ... TL ve Kurban Bayramında ... TL olmak üzere toplam ... TL'nin aylık tutarı .../12=... TL şeklinde hesaplanmıştır. Yapılan yeniden hesaplama neticesinde müdürler, iç denetçiler ve başkan yardımcıları için ödenebilecek aylık ortalama sosyal denge tazminatı tavan tutarı revize edilmiş, değişiklikler kamu zararı tablosuna işlenmiştir.
2018 yılı için 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na göre imzalanan ve 2018 - 2019 yıllarını kapsayan Toplu İş Sözleşmesi’nde yerel yönetim hizmet koluna ilişkin tazminat tavanı tutarı;
-
01/01/2018-30/06/2018 tarihleri arasında aylık 1.031,23 TL (9500 x 0,10855),
-
01/07/2018-31/12/2018 tarihleri arasında ise aylık 1.120,43 TL (9500 x 0,11794)
olarak belirlenmiştir.
Anılan mevzuat hükümleri gereği, ... Belediyesinde 06.01.2012 tarihinde imzalanan Sosyal Denge Sözleşmesi ile fiilen görev yapan başkan yardımcılarına, birim müdürleri ile iç denetçilere ödenmesi öngörülen tutar, toplu sözleşme ile 2018 yılı için tespit edilen tavan tutardan yüksek olduğundan, söz konusu unvanlar itibarıyla personele ödenecek sosyal denge tazminatı tutarı 06.01.2012 tarihinde imzalanan Sözleşme’de belirtilen sosyal denge tazminat tutarını geçemez. Bununla birlikte 06.01.2018 tarihli Sözleşme ile memurlara ödenebilecek sosyal denge tazminatı tutarı 914,28 TL olarak belirlenmiş olup bu tutar 4. Dönem Toplu Sözleşme’de belirlenen sosyal denge tazminatı tutarının altında olduğundan sosyal denge tazminatı kapsamında memurlara Toplu Sözleşme ile belirlenen tutarın üzerinde ödeme yapılması mümkün değildir. Yani, yukarıdaki tabloda da görüldüğü üzere; Fiilen Görev Yapan Başkan Yardımcılarına ...TL, Fiilen Görev Yapan Birim Müdürleri ve İç Denetçilere ...TL, Memurlara 01/01/2018-30/06/2018 tarihleri arasında aylık brüt 1.031,23 TL, 01/07/2018-31/12/2018 tarihleri arasında ise aylık brüt 1.120,43 TL sosyal denge tazminatı ödemesi yapılabilir.
Ancak, ... Belediyesinde 06.01.2012 tarihli Sözleşme ile 2018-2019 yıllarını kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşme hükümleri esas alınarak yapılan incelemelerde, ilk Sözleşme hükümlerinin personelin var olan mali haklarını genişletecek şekilde sonraki sözleşmelere aktarıldığı bu suretle de personele azami tutarın üzerinde sosyal denge tazminatı ödendiği görülmüştür. Memurlara yapılacak ödemeyi düzenleyen Sözleşme maddesinin 4. Dönem Toplu Sözleşme’nin tavan tutarı belirleyen hükmünün birebir aynısı olduğu savunmada ifade edilmişse de, Sosyal Denge Sözleşmesi’ne aktarılan ifade Toplu Sözleşme hükmünün aynısı olmayıp “net” ibaresi eklenmiş halidir. Ancak 4688 sayılı Kanun, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve diğer kanunlarda sosyal denge ödemelerinden damga vergisi haricinde hiçbir vergi ve kesinti yapılmayacağına ilişkin hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle kanun ve sözleşmelerde "net” ifadesi yer almadığı sürece vergi açısından bu tutarlar “brüt” kabul edilir. Dolayısıyla Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşmenin Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme başlıklı Dördüncü Bölümünün 1'inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan tutarın net olduğuna dair ibare olmadığından bu tutar brüt olarak dikkate alınmalıdır. Yani, memurlara ödenebilecek brüt sosyal denge tazminatı tavan tutarı ilk 6 ay için 1.031,23 TL, ikinci 6 ay için 1.120,43 TL’dir. Uygulanmakta olan Sosyal Denge Sözleşmesi’nde ise tavan meblağ net olarak ifade edilerek ödemeler net tutar üzerinden yapılmış bu sebeple tavan tutar aşılarak kamu zararına sebebiyet verilmiştir.
Sorumlular savunmalarında bayram tazminatı ödemelerinin sosyal denge tazminatından ayrı bir ödeme kalemi olduğunu belirtmişlerdir. Ancak 4688 sayılı Kanun’un 28’inci maddesinde yer alan;
“Toplu görüşme; kamu görevlileri için uygulanacak katsayı ve göstergeler, aylık ve ücretler, her türlü zam ve tazminatlar, fazla çalışma ücretleri, harcırah, ikramiye, lojman tazminatı, doğum, ölüm ve aile yardımı ödenekleri, tedavi yardımı ve cenaze giderleri, yiyecek ve giyecek yardımları ile bu mahiyette etkinlik ve verimlilik artırıcı diğer yardımları kapsar.” şeklindeki hüküm uyarınca belediye ile sendika arasında imzalanan sözleşmelerde, bayram ikramiyesi, yol yardımı gibi ödemeler öngörülmüş ise bunların tamamı “Sosyal Denge Tazminatı” olarak değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Her ne kadar savunmada bayram ikramiyesi ödemelerinin 4688 sayılı Kanun’dan değil 5393 sayılı Kanun’dan kaynaklandığı ve sosyal yardım niteliğinde olduğu belirtilmişse de bu yardımlara ilişkin düzenlemeler Kanun’un 38’inci ve 60’ıncı maddeleri ile yapılmış olup sosyal yardımlardan dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizlerin faydalanabileceği açıkça ifade edildiğinden İdare personeline bu kapsamda yardım yapılması mümkün değildir.
Öte yandan; yukarıdaki tabloda yer verilen mali hakların yanı sıra 06.01.2012 tarihli Sosyal Denge Sözleşmesi’nin 14’üncü maddesinin (b) bendi;
“Tedviren-vekaleten müdür olarak görev yapan müdürlerin maaşları sınıflarının Müdür kadrosu ücreti (ek sosyal ödemeler hariç) esas alınarak eşitlendikten sonra fiilen görev yapan birim müdürlerine, iç denetçilere aylık net 1.200 TL sosyal denge yardımı yapılır.” hükmü ile vekaleten veya tedviren görev yapan birim müdürlerine, maaşlarını sınıflarının müdür kadrosuna eşitlemek amacıyla ilave sosyal denge tazminatı ödenmesi öngörülmüştür. 06.01.2012 tarihli Sözleşme de müdürlük görevini tedviren yürüten personele bu kapsamda ödeme yapılması öngörülmüş ancak ilgili hüküm, tedviren görev yapan başkan yardımcılarını da kapsayacak şekilde genişletilerek 01.01.2018 tarihli Sözleşme’ye yansıtılmıştır.
Sosyal denge sözleşmeleri ile yapılan düzenlemelerin kadroya bağlı özlük hakları ile ilgili olmadığı, iyileştirme zammının belirlenmesinde, yapılan görev ayrımındaki amacın personelin fiili olarak görev yaptığı statü, görev ve sorumluluklarının karşılığını belirlemek olduğu; müdürlük görevine ilişkin sosyal denge tazminatı ödemesinin yapılması için müdürlük görevine fiilen yapmak dışında başkaca bir şart mevzuatta öngörülmediği, 06.01.2012 tarihli Sözleşmede de müdürlük görevini tedviren yürüten personele bu kapsamda ilave ödeme yapılması öngörülmüş olduğu göz önüne alındığında, müdürlerin vekalet görevi dolayısıyla aldıkları ilave sosyal denge tazminatının kamu zararı olarak değerlendirmek mümkün değildir. Ancak 06.01.2012 tarihli Sözleşmede başkan yardımcıları için böyle bir hüküm bulunmadığından, başkan yardımcılığını yürüten kişilere bu kapsamda ilave sosyal denge tazminat ödenmesi mümkün değildir.
Sorumluluk Yönünden İnceleme;
Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007 tarih ve 5189-1 sayılı Karar’ına göre 5018 sayılı Kanun çerçevesinde sorumlu tutulacak görevli ve yetkililerin belirlenmesi hususunda; harcama yetkilisinin, harcama sürecinin her aşamasında yer almakla birlikte harcama konusunda tek ve tam yetkili olduğundan ve maiyetindekilerin iş ve işlemlerini gözetmek ve denetlemekle yükümlü olduğundan Sayıştaya hesap verme konusunda doğrudan sorumluluğu bulunmaktadır. Anılan Karar’da; 31.12.2005 tarihli ve 26040 sayılı 3. mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar’ın 12 ve 13’üncü maddeleri uyarınca ön mali kontrolün bir parçası olarak harcama birimlerinde yapılacak olan süreç kontrolü gereği mali işlemlerin yürütülmesinde görev alanların, yapacakları işlemden önceki işlemleri de kontrol edeceği ifade edilmektedir. Bu bağlamda ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlileri de ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol yaparak ödeme emri belgesi üzerine “Kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür” şerhi düşüp imzalayacaklardır. Bu nedenle ödeme emri belgesini düzenleyen görevlinin, gerçekleştirme belgelerinin ödeme emri belgesine doğru aktarılması yanında, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan da sorumlu olduğu ifade edilmiştir.
Bu itibarla mevzuat hükümlerine uygun hareket etmedikleri için; mevzuata aykırı hüküm içeren 01.01.2018 tarihli Sosyal Denge Sözleşmesi’ni hüküm altına alan Belediye Başkanı ile birlikte ödeme emri belgelerinde imzası bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin meydana gelen kamu zararından sorumluluğu bulunmaktadır.
Dilekçede belediye başkanının yalnızca idari sorumluluğunun olduğu ve mali sorumluluğunun bulunmadığı ifade edilmiştir. 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinde kamu görevlilerinin mevzuata aykırı karar ve işlemleri ile kamu kaynağında artışa engel veya eksilişe neden olunması kamu zararı olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle kamu zararına sebebiyet veren mevzuata aykırı karar ve işlem ile illiyet bağı bulunan üst yöneticilerin bu kapsamda mali sorumlulukları söz konusu olabilecektir. Nitekim 5189/1 No’lu Sayıştay Genel Kurulu Kararı’nda da üst yöneticilerin işlerin gidişatından harcama yetkilileri ve diğer görevlilerin bilgilendirmeleri ve raporları ile bilgi sahibi oldukları, dolayısıyla üst yöneticilerin Sayıştaya karşı mali sorumluluklarının olabileceği, bunun münferit olay bazında değerlendirilmesi gerektiği ve Sayıştay yargısında görüşülmesi sırasında hükme bağlanacak bir konu olduğu ifade edilmiştir. Bu doğrultuda, kamu zararına sebebiyet veren mevzuata aykırı Sözleşme’yi imzalaması sebebiyle mali sürece katılan Belediye Başkanı’nın sorumluluğunun doğduğu değerlendirilmektedir.
HÜKÜM
Bu itibarla; yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde temyize konu 100 sayılı ilamın 4 Madde hükmünün TASDİKİNE (Üye ..., ... ve Dr. ...’un ayrışık görüşlerine karşı) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 15.09.2021 tarih ve 50139 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
Karşı Oy Gerekçeleri;
Üye ... ile Üye ...’ün karşı oy gerekçeleri;
Karara esas yönünden iştirak edilmekle birlikte sorumluluk yönünden yapılan inceleme neticesinde;
İlgili ilam hükmü ile yürürlükteki sosyal denge sözleşmesi hükümleri gereği kamu görevlilerine yapılan ödemenin 2018 yılında mevzuatın öngördüğü tavan tutardan fazla olduğuna ve bu fazla ödeme suretiyle sebep olunan kamu zararının sorumlulardan tazminine hükmedildiği,
Bu hükümde sorumluluk tesisi, ilgili sözleşmeyi işveren tarafı olarak imzalayan Belediye Başkanı ile ilişikli ödeme emri belgelerinde imzası bulunan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin müşterek ve müteselsil sorumluluğuna hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Hesap yargısında sorumluluğun yasal çerçevesi şu şekildedir;
5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu’nun 8’inci madde hükmü ile her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanların, yetkili kılınmış mercilere hesap verme zorunluluğu belirtilmekte,
Hesap yargısı çerçevesinde sorumluluğun belirlenmesinde ise, 6085 sayılı Kanunun ‘Sorumlular ve sorumluluk halleri’ başlıklı 7’nci madde hükmünde, 5018 sayılı Kanun ve Sayıştay denetimi ile ilgili diğer kanunlarda belirtilen sorumlular ve sorumluluk hallerinin esas alınacağı hükme bağlanmaktadır. 5018 sayılı Kanun’da belirli kamu görevlilerine görev ve yetkiler tanımlanmakta ve ilgili görev ve yetkiler belirli sorumluluklarla ilişkilendirilmektedir. Hesap yargısı konusu olan ‘Kamu zararı’ hususu da bu Kanun’un ‘Kamu Zararı’ başlıklı 71’nci maddesinde, sebep olunan kamu zararından sorumluluk, maddi ve manevi unsuruyla beraber, uygun illiyet bağı aranarak tanımlanmaktadır. Bu düzenleme gereği kamu görevlisi ancak fiili söz konusu manevi unsurları ‘kasıt, kusur, ihmal’ taşıyor ve fiili ile netice arasında illiyet bağı kurulabiliyorsa hesap yargısı bağlamında sorumlu tutulabilecektir.
Dolayısıyla, 6085 sayılı Kanun ile sorumluluk halinin belirlenmesi için yönlendirilen 5018 sayılı Kanunda, yetkiden bahsedilirken hemen yanına sorumluluk da iliştirilerek, yetki ve sorumluluk dengesi kurulmaktadır.
Bu esaslar çerçevesinde, temyize konu hukuki uyuşmazlık, Belediye Başkanının sorumluluğu yönünden incelendiğinde;
Yerel yönetimlerde çalışan kamu personeline hangi usul ve esaslara göre sosyal denge tazminatı ödeneceği 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 32’nci maddesinde, ödenecek tazminatın aylık tutarına ilişkin tavan tutar ise 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15’inci maddesinde belirtilmekte,
4688 sayılı Kanunun 04.04.2012 tarih ve 6289 sayılı Kanunla değişik 32’nci maddesinde: “27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15’inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir.” hükmü ile sosyal denge sözleşmesinin işveren tarafının imzaya yetkili kişisinin ancak ilgili belediyenin Belediye Başkanı olabileceği ifade edilmekte,
4688 sayılı Kanun’un 32’nci madde hükmü yanında, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun ‘Belediye başkanının görev ve yetkileri’ 38’inci maddesinin ‘g' bendinde, “Yetkili organların kararını almak şartıyla sözleşme yapmak...” hükmü ile belediye idaresinin tarafı olduğu sözleşmelerde belediyeyi temsil yetkisi münhasıran belediye başkanına verilmektedir.
Somut olayda, 2018 hesap yılı içinde belediye personeline ödenen sosyal denge tazminatı tutarı, Belediye ile sendikalar arasında akdedilen sözleşmeye uygun olmakla birlikte, bu sözleşmenin personele ödenecek sosyal denge tazminatına ilişkin hükümleri 4688 sayılı Kanun’un geçici 14’üncü maddesinde belirtilen tavan tutarın üzerinde olduğu anlaşılmaktadır. Taraflarca akdedilen sözleşme metni ise sözleşmeye yasal olarak taraf olabilecek işveren tarafını temsilen Belediye Başkanı ile ilgili sendika yetkililerince belirlenmektedir. Dolayısıyla, hukuki uyuşmazlık konusu olan, Belediye tarafından personele yapılan sosyal denge ödemelerinin, mevzuatta belirlenen tavan tutarın üzerinde olması bu sözleşmelerin doğrudan sonucudur.
Tüm bu sebeplerle, Belediye Başkanınca mevzuata aykırı hükmüler içeren bir sözleşme akdedilme işlemi ile bu sözleşme hükümlerine istinaden yapılan ödeme neticesinde kamu zararına sebebiyet verilmekte, fiil ve netice arasında 5018 sayılı Kanunun 71’nci madde hükmü ile 6085 sayılı Kanunun 7’nci maddesinin 3’üncü bendinde kamu zararı neticesinde sorumluluk tesisi için aranan uygun illiyet bağı mevcuttur. Netice itibariyle, ilgili sözleşme hükümlerine istinaden yapılan ödemeler suretiyle sebep olunan kamu zararından Sözleşmeye işveren tarafı olarak imzalayan Belediye Başkanı’nın sorumlu olacağı açıktır.
Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisi bağlamında sorumluluk incelemesi;
Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin yasal sorumluluk ve yükümlülükleri 5018 sayılı Kanunu’nun 32 ve 33’üncü maddelerinde düzenlenmektedir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32’nci maddesinde;
“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır. Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, Ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”,
“Giderlerin Gerçekleştirilmesi” başlıklı 33’üncü maddesinde;
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.” hükümlerine yer verilmektedir.
Bu hükümler bağlamında, somut olayda harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu, ödeme emrine konu ödemeye dayanak olan yürürlükteki Sosyal Denge Sözleşmesi hükümleri çerçevesinde harcama yapmaktır. 4688 sayılı Kanun ve 5393 sayılı Kanun’un ilgili hükümleri mucibince akdedilecek sosyal denge sözleşmesinin içeriğinin düzenlenmesine ilişkin kendilerine sorumluluk yüklenebilecek bir yasal yetki ve görevleri bulunmamaktadır.
Netice itibariyle, hukuki uyuşmazlık konusuna esas sosyal denge sözleşmesinin akdedilme aşamasında herhangi bir yetki ve sorumluluğu bulunmayan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin, sadece ilişkili ödeme emri belgeleri üzerinde imzası bulunması hasebiyle sorumluluğuna hükmedilmesi mümkün değildir.
Tüm bu sebeplerle, ilam hükmünün savunmaları karşılar nitelikte ve gerekçeli bir şekilde tanzim edildiği anlaşıldığından, dilekçilerce dilekçelerinde yer verilen usul hukuku bağlamındaki iddialar yerinde görülmemiş,
Söz konusu kamu zararının tazmininden sözleşmeyi idare tarafını temsilen imzalayan Belediye Başkanı, ilişikli ödeme emirlerinde imzası bulunan harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlileri sorumlu tutulmakta olup, sorumluluk yönünden yapılan inceleme neticesinde Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlilerinin sorumluluğunun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Bu gerekçelerle, Daire kararının kararın sorumluluk yönünden yeniden tetkikini teminden bozularak Dairesine tevdiine karar verilmesi gerekmektedir.
Üye Dr. ...’un karşı oy gerekçeleri;
Üye ...’un karşı oy gerekçesi:
Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme’nin “Sosyal denge tazminatı” başlıklı 1’inci maddesinde; “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100'üdür. Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir.” denilmektedir.
Bu bağlamda 4688 sayılı Kanun’un “Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması” başlıklı 32’nci ve Geçici 14’üncü maddesi ile 375 sayılı KHK nin Ek 15’nci maddesinde yer alan hükümler çerçevesinde Belediye personeline sosyal denge tazminatı ödenebilmektedir. Ancak, uygulamada belediye personeline ödenen sosyal denge tazminatının tavan tutarının belirlenmesine esas teşkil eden “aylık” kavramının dar anlamda yorumlanmasından kaynaklanan bir tereddüt meydana gelmektedir. Zira, toplu sözleşmede bahsedilen aylık kavramı sadece gösterge ve ek gösterge aylıklarının toplamını ifade etmemektedir. Bu tanıma taban aylık ve kıdem aylık tutarlarının da dahil edilmek suretiyle sosyal denge tazminatı ödemesine ilişkin tavan tutarın tespit edilmesi gerekir. Çünkü, aylık kavramı ve kapsamı 657 sayılı Kanun’un 50 yılı aşan uygulama sürecinde değişiklikler geçirmiştir. Aşınan aylık unsurunun yerine yeni ve ek unsurlar ilave edilmiştir. Günümüzde ise kamu görevlilerine genel olarak temel maaş, zam ve tazminatlar ile sosyal yardımlar adıyla üç başlık altında aylık ödemesi yapılmaktadır. Analitik bütçe sınıflandırmasında da temel maaş unsurları “Bir kadroya dayalı olarak istihdam edilenlere ilgili mevzuatına göre yapılan aylık, ek gösterge, kıdem aylığı ve taban aylığı ödemeleri, …” olarak tanımlanmıştır.
Buradan hareketle “en yüksek Devlet memuru aylığı” kavramını dar anlamda düşünmek ve değerlendirmek günümüz uygulamasındaki gerçekliğe uygun düşmez. Ayrıca, 4688 sayılı Kanun’un Geçici 14’üncü maddesinde geçen, “ … Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir...” ibaresindeki “ortalama aylık ödeme” kavramının da sosyal denge tazminatı ödemelerinin değerlendirmelerinde dikkate alınması gerekir.
Özetle, “en yüksek devlet memuru aylığı” nın geniş anlamda ve güncel yorumu dikkate alındığında, İzmir Karşıyaka Belediyesi tarafından personeline ödenen sosyal denge tazminatı ödemesinin aylık tutarlarının kamu zararı meydana getirecek bir meblağa ulaşmadığı değerlendirilmektedir.
Belirtilen gerekçelerle, konu hakkında ilişilecek husus bulunmadığına karar verilmesi gerektiğinden çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Konu: Sosyal denge sözleşmesi.
- 100 sayılı ilamın 5. Maddesi ile; ... Belediye Başkanlığı ile ... Sendikası (...) arasında imzalanan ve 01.01.2018 tarihli Sözleşme ile Zabıta Müdürlüğünde çalışan personele 2018 yılında mevzuatın öngördüğü tutardan daha yüksek tutarda sosyal denge tazminatı ödemesi yapılması neticesinde sebep olunan ... TL kamu zararının tazmininee hükmedilmiştir.
İlamın bu maddesine ilişkin dilekçilerce sunulan temyiz dilekçesi ve Başsavcılık Mütalaası işbu ilamın 2. Maddesinde belirtildiği gibi olup,
100 sayılı ilamın 5. Madde hükmünün TASDİKİNE (Üye ..., ... ve Dr. ...’un ayrışık görüşlerine karşı) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 15.09.2021 tarih ve 50139 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
Konu: Sosyal denge sözleşmesi.
- 100 sayılı ilamın 6. Maddesi ile; ... Belediye Başkanlığı ile ... Sendikası (...) arasında imzalanan ve 01.01.2018 tarihli Sözleşme ile Mali Hizmetler Müdürlüğünde çalışan personele 2018 yılında mevzuatın öngördüğü tutardan daha yüksek tutarda sosyal denge tazminatı ödemesi yapılması neticesinde sebep olunan ... TL kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
İlamın bu maddesine ilişkin dilekçilerce sunulan temyiz dilekçesi ve Başsavcılık Mütalaası işbu ilamın 2. Maddesinde belirtildiği gibi olup,
100 sayılı ilamın 6. Madde hükmünün TASDİKİNE (Üye ..., ... ve Dr. ...’un ayrışık görüşlerine karşı) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 15.09.2021 tarih ve 50139 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
Konu: Sosyal denge sözleşmesi.
- 100 sayılı ilamın 7. Maddesi ile; ... Belediye Başkanlığı ile ... Sendikası (...) arasında imzalanan ve 01.01.2018 tarihli Sözleşme ile Özel Kalem Müdürlüğünde çalışan personele 2018 yılında mevzuatın öngördüğü tutardan daha yüksek tutarda sosyal denge tazminatı ödemesi yapılması neticesinde sebep olunan ... TL kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
İlamın bu maddesine ilişkin dilekçilerce sunulan temyiz dilekçesi ve Başsavcılık Mütalaası işbu ilamın 2. Maddesinde belirtildiği gibi olup,
100 sayılı ilamın 7. Madde hükmünün TASDİKİNE (Üye ..., ... ve Dr. ...’un ayrışık görüşlerine karşı) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 15.09.2021 tarih ve 50139 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
Konu: Sosyal denge sözleşmesi.
- 100 sayılı ilamın 8. Maddesi ile; ... Belediye Başkanlığı ile ... Sendikası (...) arasında imzalanan ve 01.01.2018 tarihli Sözleşme ile Sosyal Destek Hizmetleri Müdürlüğünde çalışan personele 2018 yılında mevzuatın öngördüğü tutardan daha yüksek tutarda sosyal denge tazminatı ödemesi yapılması neticesinde sebep olunan … TL kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
İlamın bu maddesine ilişkin dilekçilerce sunulan temyiz dilekçesi ve Başsavcılık Mütalaası işbu ilamın 2. Maddesinde belirtildiği gibi olup,
100 sayılı ilamın 8. Madde hükmünün TASDİKİNE (Üye ..., ... ve Dr. ...’un ayrışık görüşlerine karşı) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 15.09.2021 tarih ve 50139 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
Konu: Sosyal denge sözleşmesi.
- 100 sayılı ilamın 9. Maddesi ile; ... Belediye Başkanlığı ile ... Sendikası (...) arasında imzalanan ve 01.01.2018 tarihli Sözleşme ile Plan ve Proje Müdürlüğünde çalışan personele 2018 yılında mevzuatın öngördüğü tutardan daha yüksek tutarda sosyal denge tazminatı ödemesi yapılması neticesinde sebep olunan … TL kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
İlamın bu maddesine ilişkin dilekçilerce sunulan temyiz dilekçesi ve Başsavcılık Mütalaası işbu ilamın 2. Maddesinde belirtildiği gibi olup,
100 sayılı ilamın 9. Madde hükmünün TASDİKİNE (Üye ..., ... ve Dr. ...’un ayrışık görüşlerine karşı) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 15.09.2021 tarih ve 50139 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
Konu: Sosyal denge sözleşmesi.
- 100 sayılı ilamın 10. Maddesi ile; ... Belediye Başkanlığı ile ... Sendikası (...) arasında imzalanan ve 01.01.2018 tarihli Sözleşme ile İşletme Müdürlüğünde çalışan personele 2018 yılında mevzuatın öngördüğü tutardan daha yüksek tutarda sosyal denge tazminatı ödemesi yapılması neticesinde sebep olunan … TL kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
İlamın bu maddesine ilişkin dilekçilerce sunulan temyiz dilekçesi ve Başsavcılık Mütalaası işbu ilamın 2. Maddesinde belirtildiği gibi olup,
100 sayılı ilamın 10. Madde hükmünün TASDİKİNE (Üye ..., ... ve Dr. ...’un ayrışık görüşlerine karşı) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 15.09.2021 tarih ve 50139 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
Konu: Sosyal denge sözleşmesi.
- 100 sayılı ilamın 11. Maddesi ile; ... Belediye Başkanlığı ile ... Sendikası (...) arasında imzalanan ve 01.01.2018 tarihli Sözleşme ile Yazı İşleri Müdürlüğünde çalışan personele 2018 yılında mevzuatın öngördüğü tutardan daha yüksek tutarda sosyal denge tazminatı ödemesi yapılması neticesinde sebep olunan … TL kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
İlamın bu maddesine ilişkin dilekçilerce sunulan temyiz dilekçesi ve Başsavcılık Mütalaası işbu ilamın 2. Maddesinde belirtildiği gibi olup,
100 sayılı ilamın 11. Madde hükmünün TASDİKİNE (Üye ..., ... ve Dr. ...’un ayrışık görüşlerine karşı) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 15.09.2021 tarih ve 50139 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
Konu: Sosyal denge sözleşmesi.
10-100 sayılı ilamın 12. Maddesi ile; ... Belediye Başkanlığı ile ... Sendikası (...) arasında imzalanan ve 01.01.2018 tarihli Sözleşme ile Fen işleri Müdürlüğünde çalışan personele 2018 yılında mevzuatın öngördüğü tutardan daha yüksek tutarda sosyal denge tazminatı ödemesi yapılması neticesinde sebep olunan … TL kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
İlamın bu maddesine ilişkin dilekçilerce sunulan temyiz dilekçesi ve Başsavcılık Mütalaası işbu ilamın 2. Maddesinde belirtildiği gibi olup,
100 sayılı ilamın 12. Madde hükmünün TASDİKİNE (Üye ..., ... ve Dr. ...’un ayrışık görüşlerine karşı) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 15.09.2021 tarih ve 50139 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
Konu: Sosyal denge sözleşmesi.
11- 100 sayılı ilamın 13. Maddesi ile; ... Belediye Başkanlığı ile ... Sendikası (...) arasında imzalanan ve 01.01.2018 tarihli Sözleşme ile Destek Hizmetleri Müdürlüğünde çalışan personele 2018 yılında mevzuatın öngördüğü tutardan daha yüksek tutarda sosyal denge tazminatı ödemesi yapılması neticesinde sebep olunan … TL kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
İlamın bu maddesine ilişkin dilekçilerce sunulan temyiz dilekçesi ve Başsavcılık Mütalaası işbu ilamın 2. Maddesinde belirtildiği gibi olup,
100 sayılı ilamın 13. Madde hükmünün TASDİKİNE (Üye ..., ... ve Dr. ...’un ayrışık görüşlerine karşı) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 15.09.2021 tarih ve 50139 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
Konu: Sosyal denge sözleşmesi.
12-100 sayılı ilamın 14. Maddesi ile; ... Belediye Başkanlığı ile ... Sendikası (...) arasında imzalanan ve 01.01.2018 tarihli Sözleşme ile Teftiş Kurulu Müdürlüğünde çalışan personele 2018 yılında mevzuatın öngördüğü tutardan daha yüksek tutarda sosyal denge tazminatı ödemesi yapılması neticesinde sebep olunan … TL kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
İlamın bu maddesine ilişkin dilekçilerce sunulan temyiz dilekçesi ve Başsavcılık Mütalaası işbu ilamın 2. Maddesinde belirtildiği gibi olup,
100 sayılı ilamın 14. Madde hükmünün TASDİKİNE (Üye ..., ... ve Dr. ...’un ayrışık görüşlerine karşı) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 15.09.2021 tarih ve 50139 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
Konu: Sosyal denge sözleşmesi.
13-100 sayılı ilamın 15. Maddesi ile; ... Belediye Başkanlığı ile ... Sendikası (...) arasında imzalanan ve 01.01.2018 tarihli Sözleşme ile Veteriner İşleri Müdürlüğünde çalışan personele 2018 yılında mevzuatın öngördüğü tutardan daha yüksek tutarda sosyal denge tazminatı ödemesi yapılması neticesinde sebep olunan … TL kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
İlamın bu maddesine ilişkin dilekçilerce sunulan temyiz dilekçesi ve Başsavcılık Mütalaası işbu ilamın 2. Maddesinde belirtildiği gibi olup,
100 sayılı ilamın 15. Madde hükmünün TASDİKİNE (Üye ..., ... ve Dr. ...’un ayrışık görüşlerine karşı) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 15.09.2021 tarih ve 50139 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
Konu: Sosyal denge sözleşmesi.
14- 100 sayılı ilamın 16. Maddesi ile; ... Belediye Başkanlığı ile ... Sendikası (...) arasında imzalanan ve 01.01.2018 tarihli Sözleşme ile Bilgi İşlem Müdürlüğünde çalışan personele 2018 yılında mevzuatın öngördüğü tutardan daha yüksek tutarda sosyal denge tazminatı ödemesi yapılması neticesinde sebep olunan … TL kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
İlamın bu maddesine ilişkin dilekçilerce sunulan temyiz dilekçesi ve Başsavcılık Mütalaası işbu ilamın 2. Maddesinde belirtildiği gibi olup,
100 sayılı ilamın 16. Madde hükmünün TASDİKİNE (Üye ..., ... ve Dr. ...’un ayrışık görüşlerine karşı) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 15.09.2021 tarih ve 50139 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
Konu: Sosyal denge sözleşmesi.
15- 100 sayılı ilamın 17. Maddesi ile; ... Belediye Başkanlığı ile ... Sendikası (...) arasında imzalanan ve 01.01.2018 tarihli Sözleşme ile Kültür İşleri Müdürlüğünde çalışan personele 2018 yılında mevzuatın öngördüğü tutardan daha yüksek tutarda sosyal denge tazminatı ödemesi yapılması neticesinde sebep olunan … TL kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
İlamın bu maddesine ilişkin dilekçilerce sunulan temyiz dilekçesi ve Başsavcılık Mütalaası işbu ilamın 2. Maddesinde belirtildiği gibi olup,
100 sayılı ilamın 17. Madde hükmünün TASDİKİNE (Üye ..., ... ve Dr. ...’un ayrışık görüşlerine karşı) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 15.09.2021 tarih ve 50139 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
Konu: Sosyal denge sözleşmesi.
16- 100 sayılı ilamın 18. Maddesi ile; ... Belediye Başkanlığı ile ... Sendikası (...) arasında imzalanan ve 01.01.2018 tarihli Sözleşme ile Ruhsat ve Denetim Müdürlüğünde çalışan personele 2018 yılında mevzuatın öngördüğü tutardan daha yüksek tutarda sosyal denge tazminatı ödemesi yapılması neticesinde sebep olunan … TL kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
İlamın bu maddesine ilişkin dilekçilerce sunulan temyiz dilekçesi ve Başsavcılık Mütalaası işbu ilamın 2. Maddesinde belirtildiği gibi olup,
100 sayılı ilamın 18. Madde hükmünün TASDİKİNE (Üye ..., ... ve Dr. ...’un ayrışık görüşlerine karşı) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 15.09.2021 tarih ve 50139 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
Konu: Sosyal denge sözleşmesi.
17- 100 sayılı ilamın 19. Maddesi ile; ... Belediye Başkanlığı ile ... Sendikası (...) arasında imzalanan ve 01.01.2018 tarihli Sözleşme ile Temizlik İşleri Müdürlüğünde çalışan personele 2018 yılında mevzuatın öngördüğü tutardan daha yüksek tutarda sosyal denge tazminatı ödemesi yapılması neticesinde sebep olunan … TL kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
İlamın bu maddesine ilişkin dilekçilerce sunulan temyiz dilekçesi ve Başsavcılık Mütalaası işbu ilamın 2. Maddesinde belirtildiği gibi olup,
100 sayılı ilamın 19. Madde hükmünün TASDİKİNE (Üye ..., ... ve Dr. ...’un ayrışık görüşlerine karşı) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 15.09.2021 tarih ve 50139 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
Konu: Sosyal denge sözleşmesi.
18- 100 sayılı ilamın 20. Maddesi ile; ... Belediye Başkanlığı ile ... Sendikası (...) arasında imzalanan ve 01.01.2018 tarihli Sözleşme ile Park ve Bahçeler Müdürlüğünde çalışan personele 2018 yılında mevzuatın öngördüğü tutardan daha yüksek tutarda sosyal denge tazminatı ödemesi yapılması neticesinde sebep olunan … TL kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
İlamın bu maddesine ilişkin dilekçilerce sunulan temyiz dilekçesi ve Başsavcılık Mütalaası işbu ilamın 2. Maddesinde belirtildiği gibi olup,
100 sayılı ilamın 20. Madde hükmünün TASDİKİNE (Üye ..., ... ve Dr. ...’un ayrışık görüşlerine karşı) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 15.09.2021 tarih ve 50139 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
Konu: Sosyal denge sözleşmesi.
19- 100 sayılı ilamın 21. Maddesi ile; ... Belediye Başkanlığı ile ... Sendikası (...) arasında imzalanan ve 01.01.2018 tarihli Sözleşme ile Strateji Geliştirme Müdürlüğünde çalışan personele 2018 yılında mevzuatın öngördüğü tutardan daha yüksek tutarda sosyal denge tazminatı ödemesi yapılması neticesinde sebep olunan … TL kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
İlamın bu maddesine ilişkin dilekçilerce sunulan temyiz dilekçesi ve Başsavcılık Mütalaası işbu ilamın 2. Maddesinde belirtildiği gibi olup,
100 sayılı ilamın 21. Madde hükmünün TASDİKİNE (Üye ..., ... ve Dr. ...’un ayrışık görüşlerine karşı) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 15.09.2021 tarih ve 50139 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
Konu: Sosyal denge sözleşmesi.
20- 100 sayılı ilamın 22. Maddesi ile; ... Belediye Başkanlığı ile ... Sendikası (...) arasında imzalanan ve 01.01.2018 tarihli Sözleşme ile Hukuk İşleri Müdürlüğünde çalışan personele 2018 yılında mevzuatın öngördüğü tutardan daha yüksek tutarda sosyal denge tazminatı ödemesi yapılması neticesinde sebep olunan … TL kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
İlamın bu maddesine ilişkin dilekçilerce sunulan temyiz dilekçesi ve Başsavcılık Mütalaası işbu ilamın 2. Maddesinde belirtildiği gibi olup,
100 sayılı ilamın 22. Madde hükmünün TASDİKİNE (Üye ..., ... ve Dr. ...’un ayrışık görüşlerine karşı) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 15.09.2021 tarih ve 50139 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
Konu: Sosyal denge sözleşmesi.
21- 100 sayılı ilamın 23. Maddesi ile; ... Belediye Başkanlığı ile ... Sendikası (...) arasında imzalanan ve 01.01.2018 tarihli Sözleşme ile Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünde çalışan personele 2018 yılında mevzuatın öngördüğü tutardan daha yüksek tutarda sosyal denge tazminatı ödemesi yapılması neticesinde sebep olunan … TL kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
İlamın bu maddesine ilişkin dilekçilerce sunulan temyiz dilekçesi ve Başsavcılık Mütalaası işbu ilamın 2. Maddesinde belirtildiği gibi olup,
100 sayılı ilamın 23. Madde hükmünün TASDİKİNE (Üye ..., ... ve Dr. ...’un ayrışık görüşlerine karşı) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 15.09.2021 tarih ve 50139 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:28