Sayıştay 7. Dairesi 482 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
482
8 Kasım 2021
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Daire Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır
-
Daire: 7
-
Karar Tarihi: 08.11.2021
-
Karar No: 482
-
İlam No: 157
-
Madde No: 4
-
Kamu İdaresi Türü: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Hesap Yılı: 2019
-
Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
Belediyenin bazı personeline mevzuata aykırı olarak fiilen tebligat yapıldığını gösteren kanıtlayıcı belgeler olmadan tebligat ücreti ödenmesi:
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Tebligatın yapılması” başlıklı 1’inci maddesinde; mahkemeler (kazaî merciler), 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ekli (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler, (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar, (IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumlan ile vakıf yükseköğretim kurumları, İl özel idareleri, belediyeler, köy hükmi şahsiyetleri, barolar ve noterler tarafından yapılacak elektronik ortam da dâhil tüm tebligatın, bu Kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılacağı belirtilmiştir.
Aynı Kanun’un “Tebligatın memur vasıtasıyla yapılması” başlıklı 2’nci maddesinde, ilgili kanunlarda özel hüküm bulunması halinde veya tehirinde zarar umulan işlerde veya aynı yerde bulunan 1’inci maddede yazılı daire ve müesseseler arasında veya bu daire ve müesseselerde bulunan şahıslara yapılacak tebligatların kendi memurları veya mahalli mülkiye amirinin emriyle zabıta vasıtasıyla yaptırılacağı hüküm altına alınmıştır.
Kanun’un “Memur vasıtasıyla tebliğlerde zaruri masrafları” başlıklı 4’üncü maddesinde aynen;
“6245 sayılı Harcırah Kanununun 49 uncu maddesine göre tazminat alan memur ve hizmetliler dışındaki memurlar vasıtasıyla, bu Kanun mucibince yaptırılacak tebligatlar için tebligat yapana verilecek zaruri masrafların miktarı kendisine tebliğ yapılacak şahsın bulunduğu yerin mesafesine nazaran her mali yılbaşında il idare heyetleri tarafından o ilin gerek merkez, gerekse bağlı ilçeleri için ayrı ayrı tesbit olunur.
Yukarıdaki fıkraya göre kendilerine zaruri masraf verilen memurlara yaptıkları tebliğ dolayısıyla 6245 sayılı kanun mucibince ayrıca harcırah verilmez” denilmektedir.
Kanun’un “Tebliğ mazbatası” başlıklı 23’üncü maddesinde ise, yapılan tebliğin bir mazbata ile belgeleneceği ve bu mazbatanın da madde de sayılan hususları taşıması (ihtiva etmesi) gerektiği belirtilmiştir.
Diğer yandan, Tebligat Kanunu’nun uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenleyen ve 25.01.2012 tarihli ve 28184 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’ in “Tebligatın memur vasıtasıyla yapılması başlıklı” 5’inci maddesinde aynen;
“ (1) Tebligatın;
a) Kanunlarda özel hüküm bulunan hallerde,
b) Gecikmesi halinde zarar doğabilecek işlerde,
c) 2 nci maddede belirtilen ve aynı yerde bulunan merciler arasında ya da bu mercilerde bulunan kişilere yapılması durumunda, tebliğler kendi memurları veya mahalli mülki idare amirinin emriyle kolluk vasıtasıyla yaptırılır.
(2) Memur vasıtasıyla tebligat yaptırılmasını gerektiren sebep tebligat evrakında gösterilir.” hükmü yer almaktadır.
Aynı Yönetmelik’in “Memur vasıtasıyla tebliğde zorunlu masraflar” başlıklı 7’nci maddesinde; memur vasıtasıyla yaptırılacak tebliğlerde, tebliğ yapana verilecek zorunlu masrafların miktarının tebliğ yapılacak şahsın bulunduğu yerin uzaklığına göre, her mali yılbaşında, il idare kurullarınca, merkez ilçe ve bağlı ilçeler için ayrı ayrı tespit olunacağı hüküm altına alınmıştır.
Yukarıdaki mevzuat hükümlerinden ve açıklamalardan anlaşılacağı üzere; idarelerin kendi memurları vasıtasıyla yaptıracağı tebliğlerde İl İdare Kurulu tarafından belirlenen zorunlu masrafların miktarı kadar tebligat ücreti ödenebilmektedir. Ancak yapılan bu tebliğlerin Kanun’da sayılan hususları ihtiva eden bir mazbata (kanıtlayıcı belge) ile tevsik edilmesi gerekmektedir.
Sorumlular savunmalarında, İdarece yapılan tebligatların; 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’na göre değil, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca memur eliyle tebligat yapılmasına ilişkin hükümler esas alınarak yapıldığını belirtmişlerdir.
Ancak, memur eliyle tebliğ müessesesi, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu ve bu Kanun’un uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenleyen ve 25.01.2012 tarihli ve 28184 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’te düzenlenmiş olup sorumlular tarafından ifade edilen şekilde 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da memur eliyle tebligat yapılmasına ilişkin ayrıntılı bir düzenleme yer almamaktadır.
Bu durumda, kanunların uygulanması bakımından değerlendirilecek olursa; bilindiği üzere kural olarak yürürlükte bulunan ve aynı konuyu düzenleyen iki kanundan biri genel, diğeri özel nitelikli ise, özel kanun hükümleri dikkate alınmaktadır. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’na göre özel nitelikli olduğundan tebligata ilişkin uygulamalarda bu Kanun hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir. Kaldı ki, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Memur vasıtasiyle tebliğ” başlıklı 107’nci maddesinde; “Maliye Bakanlığı tebliğleri posta yerine memur vasıtasıyla da yaptırmaya yetkilidir.” hükmüne yer verilmiş olup tebliğin şekil şartlarına ve tebligat yapana verilecek ücret konusunda herhangi bir düzenleme de yer almamaktadır. Bu nedenle, genel kanunda ilgili hükümlerin bulunmaması nedeniyle özel kanunda yer alan zorunlu hususlara tabi olunmayacağını ileri sürmek hukukun genel ilkelerine aykırılık teşkil edecektir.
Diğer yandan, sorumlular savunmalarının son bölümünde tebligat ücretlerinin il idare kurulu tarafından belirlenen tarife üzerinden ödendiğini belirterek 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 4’üncü maddesine ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in 7’nci maddesine göre işlem yaptıklarını zımni olarak ifade etmiş olmaktadırlar. Çünkü, söz konusu maddelerde memur eliyle tebligat yapılması durumunda ödenecek ücretin her mali yılbaşında il idare kurulu tarafından tespit edileceği hüküm altına alınmıştır. İdarece memur eliyle yapılan tebligatlara ilişkin ödemelerin Tebligat Kanunu ve bu Kanun’a dayanılarak çıkarılan Yönetmelik hükümlerine göre tespit edilip ödenmesi, söz konusu tebligatların bahse konu bu düzenlemelere göre yapıldığının açık bir göstergesidir. Dolayısıyla sorumluların ileri sürdüğü iddianın mevzuata uyarlılığı bulunmamaktadır.
Yine sorumlular savunmalarının ikinci bölümünde özetle; 5018 sayılı Kanun’un 8’inci maddesi hükümlerine yer vermişler ve ... ilçesinin adrese dayalı kayıt sisteminin tam anlamıyla henüz yerleşmemiş olması nedeniyle yapılan tebligatların büyük çoğunluğunun tebliğ edilemeden geri döndüğünü, iki kez posta yoluyla gitmesi ve nihayetinde tebliğ edilememesi sonucunda ortaya çıkan maliyetin memur eliyle tebligat yapma usulüne göre daha yüksek olduğunu, bu nedenle herhangi bir kamu zararına sebebiyet verilmediğini ifade etmişlerdir.
Elbette ilgili idareler, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu ve bu Kanun’un uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenleyen Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun olarak memur eliyle tebligat yapabilmektedirler. Sorguda, tebligatların İdarede görevli memurlar yerine posta ile yapılması konusunda herhangi bir telkin veya tavsiye yer almamakta ve kamu zararının söz konusu nedenle oluştuğuna dair herhangi bir iddia bulunmamaktadır. Tebligatın hangi şekilde yapıldığı hususu mevzuata uygun olmak koşulu ile İdarenin kendi tercih edebileceği bir husustur.
Sorgu konusu edilen husus ise, tebligatın nasıl yapıldığına ve şekline ilişkin olmayıp, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’te belirtilen şartları sağlamadığı halde ve fiilen tebligata çıkıp çıkmadığına bakılmaksızın bazı personele maktu bir ödeme unsuru şeklinde tebligat ücreti ödenmesidir.
7201 Sayılı Tebligat Kanun’un “Tebliğ mazbatası” başlıklı 23’üncü maddesinde, yapılan tebliğin bir mazbata ile belgeleneceği ve bu mazbatanın da madde de sayılan hususları taşıması (ihtiva etmesi) gerektiği belirtilmiştir.
Diğer yandan, Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in “Tebligatın memur vasıtasıyla yapılması başlıklı” 5’inci maddesinde aynen;
“ (1) Tebligatın;
a) Kanunlarda özel hüküm bulunan hallerde,
b) Gecikmesi halinde zarar doğabilecek işlerde,
c) 2 nci maddede belirtilen ve aynı yerde bulunan merciler arasında ya da bu mercilerde bulunan kişilere yapılması durumunda, tebliğler kendi memurları veya mahalli mülki idare amirinin emriyle kolluk vasıtasıyla yaptırılır.
(2) Memur vasıtasıyla tebligat yaptırılmasını gerektiren sebep tebligat evrakında gösterilir.” hükmü yer almaktadır.
Yukarıdaki mevzuat hükümlerinden ve açıklamalardan anlaşılacağı üzere; idarelerin kendi memurları vasıtasıyla yaptıracağı tebliğlerin Kanun’da sayılan hususları ihtiva eden bir mazbata (kanıtlayıcı belge) ile tevsik edilmesi gerekmektedir.
Yazılı savunma eklerinde ve ödeme emri belgelerinde hangi personelin ne zaman ve ne kadar fiilen tebligat yaptığını gösteren kanıtlayıcı belgelere yer verilmediği, bunun yerine bu personelin izinli oldukları günler haricinde iş günlerinde fiilen tebligat yapmış gibi değerlendirilerek tebligat ücreti ödemesinin yapıldığı anlaşılmıştır. Ayrıca mürafaa sırasında da sorumlular tarafından fiilen tebligat yapıldığını gösteren kanıtlayıcı belgeler tarafımıza ibraz edilememiştir.
Bu itibarla; ... Belediyesinde görevli bazı personele, fiilen tebligat yapıldığını gösteren kanıtlayıcı belgelere yer verilmeden tebligat ücreti ödenmesi sonucunda oluşan toplam … TL kamu zararının;
Harcama Yetkilisi … ile Gerçekleştirme Görevlisi’na,
müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine,
iş bu İlamın tebliğ tarihinden itibaren aynı Kanun’un 55’inci maddesi gereğince altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:45