Sayıştay 7. Dairesi 46634 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
46634
1 Aralık 2021
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2015
-
Daire: 7
-
Dosya No: 46634
-
Tutanak No: 50537
-
Tutanak Tarihi: 01.12.2021
-
Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
Konu: Belediye konut projesinde kira ödemesi
350 sayılı Ek İlamla, Mülkiyeti ... Büyükşehir Belediyesine ait arsalarda belediye tarafından yaptırılan ... Vadi Evleri konutlarının yapım sözleşmesinde işin bitim tarihi 01.11.2014 (süre uzatımı hariç) olmasına ve bu durumun ilgililerce biliniyor olmasına rağmen konutların alıcılara teslim tarihlerinin 23.04.2014 ve 29.10.2014 olarak belirlenmesi ve konutların bu tarihte teslim edilmemesi nedeniyle; 2015 yılında ödenen ...TL kira bedeli ile bu kira bedellerinin alıcılar tarafından yasal yollardan takibi neticesinde ...TL tutarındaki icra masrafı olmak üzere toplam ...TL kamu zararı hakkında 31.12.2018 tarih ve 304 ek ilam ile verilen hüküm dışı kararının kaldırılarak, söz konusu ...TL kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
***Öncesinde;
214 sayılı asıl ilamın 51’inci maddesiyle; ... Büyükşehir Belediyesi’ne ait arsalar üzerinde belediye tarafından yaptırılan ... Vadi Evleri konutlarını satın alan vatandaşlara, konutların geç teslim edilmesi gerekçesiyle 2015 yılında ödenen ...TL kira bedeli ile bu kira bedellerinin alıcılar tarafından yasal yollardan takibi neticesinde ...TL icra masrafları toplamı olan ...TL kamu zararının Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisine ödettirilmesine karar verilmiştir.
Asıl ilam hükmüne karşı Sayıştay Başsavcılığınca yapılan temyiz başvurusu neticesinde 11.04.2018 tarih ve 44290 sayılı Temyiz Kurulu Kararında;
“Hak sahiplerine kira ödemesi yapılabilmesi için, konutların şartname ve sözleşmede öngörülen tarihte teslim edilmemesi gerekmektedir. Kamu görevlilerinin ise, kira ödemesine sebep olmaksızın/belediyeyi zarara uğratmaksızın konutları zamanında teslim etme görevleri bulunmaktadır.
Konut sahiplerine kira ödemesi yapıldığına göre, bu konutların zamanında teslim edilmediği, kamu görevlilerinin de görevlerini mevzuata uygun olarak yerine getirmediği sabittir. Bu durumda, konutların zamanında teslim edilmeme işleminin sebebi ve buna sebep olan kamu görevlilerinin yeniden tespiti gerekmektedir.
Bu tespitinde;
Satışı yapılacak konutların yapım işi sözleşmesi ile hak sahipleriyle yapılan satış sözleşmesindeki teslim tarihi uyumsuzluklarının,
İlk sözleşmede kısmi kabul öngörülmemiş olmasının (idare kısmi kabul yapmış ise sözleşmede öngörülmemiş olması kamu zararına yol açmaz) sebep olup olmadığı,
Kısmi teslim talebi olduğu halde bu talebin geciktirildiği hususunun yapım işine ait iş programı da dikkate alınmak suretiyle yeniden incelenmesi,
Konutlar teslim tarihinde, “kredi kullanılabilir seviyede olacaktır.” şeklindeki düzenlemenin, konut inşaatının yüzde olarak hangi seviyeyi ifade ettiği,
Satış sözleşmesinin 3 üncü maddesindeki “satıcı nitelikleri belirtilen bağımsız bölümü, tasdikli projelerine, mahal listesine göre tamamlayarak alıcıya teslim edecektir.” şeklindeki düzenlemenin şartnamenin yukarıya alınan 6/d maddesiyle uyumlu olup olmadığı, bu düzenlemelere göre çevre düzenlemesi işinin teslime engel olup olmadığı hususlarından;
Hangi işlem/işlemlerin konutların geç teslimine ve kira ödemesine neden olduğu hususlarının incelemesinin yapılması ve bu işlem/işlemlerin sorumlularının yeniden tespit edilmesi gerekmektedir.” denilerek 200 sayılı ilamın 5’inci maddesiyle verilen tazmin hükmü bozulmuştur.
Temyiz Kurulunun söz konusu kararı doğrultusunda 6085 sayılı Kanun’un 55/7 maddesi uyarınca konu tekrardan dairece müzakere edilmiş ve 1.12.2018 tarih ve 304 sayılı ek ilam ile sorumluların tespiti açısından konu hüküm dışı bırakılmıştır.
Daha sonra, hangi işlem/işlemlerin konutların geç teslimine ve kira ödemesine neden olduğu hususlarının tespiti açısından 30.03.2014 yerel seçim tarihinden sonra belediye idaresini devralan ve önceki raporda savunmaları alınmamış olan üst yönetici ve diğer yetkililerin savunmaları alındıktan sonra yazılan ek raporun Daireye intikali neticesinde yapılan yeni yargılamada hüküm dışı kaydı kaldırılarak alınan temyize esas işbu 350 sayılı Ek İlamla; Temyiz Kurulu’nun bozma kararına uyularak, ...TL’nin (harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlileri sorumluluktan çıkarılarak) Üst yönetici Belediye Başkanı ...ile ... Vadi Evleri Şatış Şartnamesini hazırlayan ve onaylayan komisyon ve encümen üyeleri ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...ve ...’ya ödettirilmesine karar verilmiştir.
İlamda Diğer Sorumlu olarak sorumlu tutulan Üst Yönetici ..., Encümen Komisyon Üyeleri ..., ..., ..., ..., tarafından gönderilen aynı mahiyetteki temyiz dilekçesinde özetle;
“TEMYİZ ÖZETİ: Mülkiyeti ... Büyükşehir Belediyesine ait arsalarda belediye tarafından yüklenici bir firmaya yaptırılarak vatandaşlara satılan ... Vadi Evleri Konutlarında, satışı yapılan konut sahiplerine konutların geç teslim edilmesi sebebiyle yersiz olarak kira ödemesi yapılmasına neden olunduğu iddiası ile kamu zararına hükmedildiği, Ancak, aşağıda her türlü yönüyle izah edileceği üzere, söz konusu kararın kanuna aykırı olduğu, ve doğru olmadığı,
TEMYİZ NEDENLERİNİN AÇIKLANMASI ve TALEP
... Büyükşehir Belediyesinin 2014 ve 2015 yılı hesaplarına yönelik olarak Sayıştay 7. Dairesi tarafından yapılan yargılama neticesinde 18.12.2019 tarihinde Ek İlamla 350 ve 395 nolu kararlar alınmış ve şahsı hakkında kamu zararına hükmedildiği, Ek ilamların dayanağı olan raporlar ve asıl ilamları bozan Sayıştay Temyiz Kurulu Kararları farklı olmakla birlikte, ek ilamlar virgülüne kadar aynı şekilde kaleme alındığından dolayı, ek ilamlara yönelik olarak aynı mahiyette savunma hazırlandığı,
Kamu zararına neden olunduğuna yönelik alınan ve Temyiz başvurusuna dayanak olan ek ilam aşağıda maddeler halinde detayı ile açıklanacağı üzere hukuka aykırı olduğu ve birçok yönüyle doğru olmadığı,
- Ortada Kamu Zararı Olmadığından, Hakkımızda Tesis Edilen İlam Doğru Değildir.
Temyiz başvurusu yapılan ilam maddesine yönelik olarak; ne yargılamaya esas rapor hazırlanırken, sorgu düzenlenirken, ne daire yargılaması aşamasında, ne de Temyiz Kurulu bozma kararı ve devamında verilen ve Temyiz Başvurusuna konu olan Sayıştay 7. Dairesinin mezkur EK İLAMINDA konunun KAMU ZARARININ varlığı açısından tartışılmadığı,
Belediye tarafından kamu zararına konu olan proje hiç yapılmamış olsaydı, belediyenin bundan ne zararı ne de karı olacağı, O halde belediye tarafından gerçekleştirilen 600 konutluk ... Vadi Evleri projesinin gelir ve gider dengesine bakılması ortada kamu zararı olup olmadığı açısından yeterli olacak ve hakklarında verilen ilam hükmünün doğru olup olmadığı noktasında da yeterli fikir vereceği,
Çünkü kamu zararının 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununda ‘ Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır. (5018 sayılı Kanun Madde: 71) " şeklinde tanımlandığı,
... Vadi Evleri projesinden elde edilen gelirler ile yapılan giderlerin ve Sayıştay yargılamasına konu olan kamu zararı iddiasının kıyas edilmesi ve gerçekten belediyenin zarar edip etmediğinin ortaya konulması gerektiği, Ancak bu şekilde, kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunup olunmadığının ortaya konulabileceği,
Belediye tarafından satışı yapılacak konutların maliyetleri çıkartılarak toplam maliyet ... TL olarak bulunduğu (EK: 1)
600 konutun yapım işi devam ederken, yüklenici firmaya iş artışı yaptırılmış ve ilave olarak ...TL daha maliyetin arttığı,
Bunun yanında 600 konutun satışından elde edilen toplam gelirin ... TL olduğu,
Sayıştay yargılamasına konu edilen ve Sayıştay 7. Dairesinin 350 ve 395 nolu ek ilamlarında yer alan kamu zararı tutarı olan (...TL + ...TL) ...TL dahi eklendiğinde toplam maliyetin ... TL olduğu,
Toplam gelir ile toplam gider arasındaki farkın ise ... TL olduğu ve belediyenin kar yaptığı,
Bu aşamada ve önemle sorulması gereken soru şudur: ... Vadi Evleri projesi hiç yapılmamış olsaydı, belediye ne karı ne de zararı olacakken, mezkur projenin yapılmasından dolayı, ek ilamlarda belirtilen kamu zararı iddiaları dahil belediyenin karı olduğu Yani, kamu zararına neden olunmadığı, Ortada kamu zararının olmadığı, aksine belediye kamu gelirinin arttığı bir halde, kamu zararından bahsedilebilmesi mümkün gözükmediği,
Ortada kamu zararı yokken, aksine kamu gelirinde artış varken, haklarında alınan kararların doğru olmadığı,
Bunun yanında, ... Vadi Evleri projesinin, belediyenin tek bir kuruş harcama yapmadan gerçekleştirdiği, vatandaşlardan toplanan kaynakla gerçekleştirilen bir proje olduğu, Vatandaşlardan para toplanmamış olsa, finansman bunun yerine bankalar aracılığı ile sağlansa, belediye tarafından yapılacak harcama ek ilamda yer alan kamu zararı tutarından çok daha yüksek tutarda olacağı, Belediyenin kaynaklarını etkili, ekonomik ve verimli kullanmak amacıyla, vatandaşlardan finansman modelini tercih etmiş ve vatandaşların paralarım kullanmaları karşılığında da, onlara kira ödemesinde bulunduğu, ... Vadi Evleri projesi gelir ve gider dengesine bakıldığında, zaten amacın hasıl olduğu, ortada Belediyenin zarar etmediği, vatandaşlardan finansman yöntemi ile gerçekleştirilen işlerin amacına ulaştığı,
17.12.2011 tarih ve 28145 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sayıştay Denetim Yönetmeliği’nin “Kamu Zararının Tespiti” başlıklı 43'üncü maddesinde “(]) Yargılamaya esas raporlar düzenlenirken kamu zararının tespiti ile kamu görevlilerine sorumluluk yöneltilmesinde aşağıdaki şartların oluşup oluşmadığının aranır:
a) Mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemlerin varlığı,
b) Mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemden bir kamu zararı oluşması,
c) Bu zararın oluşmasına neden olan kamu görevlilerinin belirlenmesi,
ç) Kamu zararının, belirlenen kamu görevlilerinin mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemlerinden kaynaklandığına ilişkin illiyet bağının kurulması. ” düzenlemesinin yer aldığı,
Bu düzenlemeye göre; mevzuata aykırı karar, işlem veya eylem nedeniyle kamu zararının oluşması gerektiği, Ancak, yukarıda hesaplaması da yapıldığı üzere ortada herhangi bir kamu zararı veya belediye zararı bulunmadığı,
Bu kısımda yaptığımız izahat çerçevesinde öncelikle, ortada kamu zararı olup olmadığının tartışılması ve haklarında verilecek kararın buna göre tesis edilmesi gerektiğini değerlendirmekte, yaptığımız açıklamalarda görüleceği üzere de, belediyemizin bu projeden zararının değil karının olduğu dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği,
- Kamu zararına konu olayda ortaya konulan kusurun, ek ilamda ifade edilen kusurların bilirkişi incelemesi haricinde yöntemlerle tespit edilebilmesinin mümkün olmadığı,
Ek ilamın neden alındığına yönelik olarak, ek ilamda yer alan şu ifadelerin bilirkişi incelemesinin neden gerekli olduğunu da gösterdiği,
... belediye tarafından hak sahiplerine kira ödemesi yapabilmesi için, satıcı belediye tarafından, şartname ve sözleşmede belirlenen tarihte konutun teslim edilmemesi yeterli olup, alıcının konut bedelinin tamamını ödemesi gerekmediği belirtilmiş ve hangi işlem/işlemlerin konutların geç teslimine ve kira ödemesine neden olduğu hususlarının incelemesinin yapılması ve bu işlem/işlemlerin sorumlularının yeniden tespit edilmesini teminen söz konusu ilam hükmü bozularak dairemize tevdii edilmiştir. "
Yine ek ilamda, “Dolayısıyla süre uzatımı ile beraber Yüklenici firma açısından konutların bitirilmesi gereken tarih 19.12.2014 olmuştur. Yani. 1. Etap 280 konutun 23 Nisan 2014 tarihinde ve 2. Etap 320 konutun 29 Ekim 2014 tarihinde teslim edilmesinin çok zor olduğu işin başlangıcından itibaren belli durumdadır. ” İfadelerine yer verilmekle, konutların geç teslim edilmesinin temel sebebinin ortaya konulduğu,
Ancak, bu yaklaşımın objektif olmadığı gibi, uzmanlık gerektiren bir alanda herhangi bir inceleme yapılmadan ortaya konulan sübjektif değerlendirmeler olarak ele alınması gerektiği,
Öncelikle, teknolojinin bu kadar ilerlediği, TOKİ tarafından binlerce konutun kısa sürede vatandaşlara teslim edildiği ve bu durumun herkesçe malum olduğu bir ortamda, konutların teslim edileceği tarihe yönelik yapılan açıklamaların bilirkişiler tarafından ispat edilmesi gerektiği, Bu noktada aşağıdaki açıklamalarının kaçınılmaz olduğu,
-
İhalelerde sözleşme sürelerinin işin tamamlanacağı tarihe mi işaret ettiği, Ek ilamda da, sanki 600 konutun biteceği tarih 2014 yılının sonu, yani konutların yapımına ilişkin sözleşmenin süresi olarak ele alındığı, Herkesçe bilindiği üzere, sözleşmenin süresi her zaman isin yapım süresine işaret etmeyebileceği, Sözleşmenin süresi ile sözleşme kapsamındaki islerin bitim sürelerinin aynı anlama gelmeyeceği,
-
Konutların teslim edileceği tarihin belirlendiği dönemde, toplam 600 konutun belirlenen tarihlerde teslim edilip edilemeyeceğine yönelik BİLİRKİŞİ RAPORU alınması gerektiği, kusur, davranışın ortaya çıktığı tarihte, davranışın kamu zararına neden olup olmadığının araştırılması gerektiği, Konutların teslim edileceği tarihin belirlendiği tarihten sonra, 23 Nisan ve 29 Ekim tarihlerine kadar belirtilen sayıda konutun yetişip yetişmeyeceğinin ispat edilmesi gerektiği,
-
Yine, belediye seçimlerinden sonra, 23 Nisan tarihine kadar yetiştirilmesi gereken eksik imalatların tamamlanıp tamamlanamayacağının da bilirkişi marifetiyle ortaya konulması gerekir ki, gerçek kusur ve kusur sahibi ortaya konulabilsin. Aksi halde önceki dönemin kusurundan bahsetmenin, objektif bir yaklaşım olmayacağı,
Yargılama süreçlerinde, hem denetçiler hem de ilgili daire tarafından konu uzmanlık gerektirmesine rağmen, bu yönde bir incelemeye gidilmemiş, gerçekten kusur araştırması yapılmadığı,
Sayıştay Temyiz Kurulunun 25.11.2014 tarih ve 39672 tutanak nolu kararında; kamu zararı oluşup oluşmadığının tarafsız ve teknik bir yaklaşımla belirlenmesi gerektiğine yönelik olarak bilirkişi incelemesi istenildiği,
“Bu itibarla, 38384 ve 38383 sayılı dosyalarda sorumlulardan ... ve … adına konu ile ilgili sorumluluk gerekçesiyle temyiz talebinde bulunan dilekçi Avukat ...'ın SORUMLULUK İTİRAZINA İLİŞKİN TALEBİNİN REDDİNE; ancak konunun esasına ilişkin iddialarının kısmen kabul edilerek i393 sayılı İlamın 18. maddesiyle verilen ...TL’nin tazminine ilişkin hükmün BOZULMASINA ve yukarıda bahsi geçen ihtilafın çözümünde tarafsız ve teknik bir yaklaşımın esas tutulması amacıyla yeni bir bilirkişi heyeti tayin edilmesini ve bu heyetçe düzenlenecek rapor sonucuna binaen kamu zararı oluşup oluşmadığının tespit edilmesini teminen yeniden hüküm tesisi için ilgili DAİREYE GÖNDERİLMESİNE, ”
Temyize konu olayda da, esasında yaşanılan durumun tarafsız ve teknik bir yaklaşımla ortaya konulamadığı,
Temyiz başvurusu olayda kusurun; konutların geç teslim edilmiş olmasına göre değil, konutların teslim edileceği tarihlerin belirlendiği dönemlerde, konutların bu tarihlerde teslim edilip edilemeyeceğinin tespit edilmesi üzerine kurgulanması gerektiği, Çünkü ancak o zaman gerçek bir kusurdan bahsedileceği ve bunun bilirkişi incelemesini gerektireceği,
Çok önemli olan yargılama sürecini doğrudan etkileyecek bu konunun da Temyiz aşamasında tartışılması gerektiği, çünkü iddia edildiği üzere, şahsı tarafından kamu zararına neden olunmadığı,
Sayıştay 7. Dairesinin Ek ilamında; '“Yani herhangi bir süre uzatımı verilmemesi halinde bile 01.11.2014 tarihinde tamamlanacak yapım işine ait konutların tesliminin konut satış şartnamesinde 23 Nisan 2014 ve 29 Ekim 2014 tarihi olarak belirlenmesinin ve zamanında teslim edilmemesi halinde kira yardımı yapılacak olmasının kamu zararının dayanağını oluşturduğu açıktır ” ifadelerinin ise bilimsellikten ve objektiflikten uzak olduğu,
4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunumun 15 inci maddesine göre, işin sözleşme süresinden Önce tamamlanmasının mümkün olduğu ve işin süresi geri çekilebileceği,
“Sözleşmede değişiklik yapılması
Madde 15- Sözleşme imzalandıktan sonra, sözleşme bedelinin aşılmaması ve idare ile yüklenicinin karşılıklı olarak anlaşması kaydıyla, aşağıda belirtilen hususlarda sözleşme hükümlerinde değişiklik yapılabilir:
a) İşin yapılma veya teslim yeri.
b) İşin süresinden önce yapılması veya teslim edilmesi kaydıyla işin süresi ve bu süreye uygun olarak ödeme şartları. ”
Sözleşme tasarılarında yazılı olan işin süresinin fazladan belirlenmiş de olabileceği, Bunu engelleyen bir mevzuat düzenlemesinin de bulunmadığı, Bu sebeple, salt sözleşmenin süresine bakılarak kamu zararından ve dayanağından bahsetmenin mümkün olamayacağı, yani, sözleşme süresi ile işin süresi farklı anlama geldiği, Oysa yargılamalarda sözleşme süresinin işin süresi olarak ele alındığı ve teknik boyutu olan bir alanda herhangi bir teknik incelemede yapılmadan kanaate varıldığı, Yapılması gereken ama Sayıştay yargılama sürecinde yapılmayan teknik araştırma eksikliğinden dolayı bu sorunların yaşandığı, İlan edilen tarihlerde belirtilen konutların teknik olarak yetişmesi mümkün müdür, değil midir bunun araştırılması gerektiği, Aksi bir davranışın hatalı kararlar alınmasına neden olduğu,.
Bunlara ilave olarak;
Sözleşmenin 12.1. Maddesinde; “Yüklenici iş programını yer tesliminin yapıldığı tarihten itibaren on beş gün içinde işin kısımları ve bitirme tarihlerini de dikkate alarak idarece verilecek örneklere göre hazırlar. Bu programda ayrıca iş kalemlerini ve iş gruplarını, aylık imalatı ve iş miktarlarını, yıllık ödenek dilimleri ve bunların aylara dağılımı gösterilir ve onaylanmak üzere idareye teslim edilir. ”
12.2. Maddesinde; "İdare iş programım verildiği tarihten itibaren başlamak üzere 10 grin içinde onaylar. "
13.3 Maddesinde; "İş programı ile ilgili hususlarda Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri uygulanır. ” Hükümlerinin yer aldığı,
Bu bağlamda; müteahhide 20.06.2013 tarihinde işyerinin teslim edildiği, Müteahhitin de 26.06.2013 tarihinde hangi işleri hangi tarihler arasında yapacağına dair iş programını Belediyeye sunmuş ve aynı tarihte onaylanan iş programı çerçevesinde işe başladığı, 1. Etap konutların satış şartnamesine uygun olarak 23.04.2014 tarihinde teslim edilecek şekilde inşaatın hızlı bir şekilde yürütüldüğü, Kısaca Daire kararında "Müteahhitle yapılan sözleşmede 1. Etap dahil işin bitiş tarihi 01.11.2014 olarak belirlenirken, hak sahiplerine konutlarının 23.04.2014 teslim edileceğinin taahhüt edildiği” şeklindeki değerlendirmenin doğru olmadığı, Müteahhitin Belediyeye sunduğu iş programında, 1. etap konutların 23.04.2014 tarihinden önce bitirilmesinin planlanlandığı ve işin zamanında bitirilmesi için her türlü tedbirin alındığı, Günlük şantiye defteri kayıtları ve diğer bütün teknik dokümanların bu durumu açıkça ortaya koymakta olduğu, Konutların teslim tarihleri konusunda Belediye ile Müteahhit arasında herhangi bir anlaşmazlık veya belirsizlik bulunmadığı,
- Temyiz Kuruluna Konu Ek İlamda Sorumluluk Tespitinin Kanaatince Hatalı Yapıldığı,
Bu başlık altında, ek ilamda yer alan ifadeler dikkate alınarak, sorumluluk tespitinin neden hatalı yapıldığının izahının yapılacağı,
Kamu zararı ile sorumlular arasında illiyet bağının olması, bunun ispat edilmesi gerektiği, 5018 sayılı Kanun gereği, belediye başkanları üst yönetici konumunda olup kamu zararından sorumlu tutulmalarının mümkün gözükmediği,
Sayıştay 6. Dairesinin 02.02.2016 tarih ve 165 ilam nolu kararında, kamu zararı için yapılması gerekli araştırmalara yer verilmiş ve kamu zararı ile kamu görevlisi arasında illiyet bağı olmaması halinde kamu zararından bahsedilemeyeceğinin açıkça ifade edildiği, “Bu durumda adı geçen firmanın tasarrufuna bırakıldığı iddia olunan otobüs duraklarındaki reklam alanları için raporda belirlenen kamu zararı nedeniyle sorumluluk yüklenilen üst yöneticiler ile muhasebe yetkilisi olan kamu görevlileri ile kamu zararı arasında yukarıda belirtilen açıklamalar uyarınca herhangi bir illiyet bağı kurulamadığından ve … Belediyesince de konu hakkında adli mahkemede alacak davası açıldığından yapılacak işlem bulunmadığına, ”
Ek ilama bakıldığında aşağıdaki ifadeler gerekçe tutularak dönemin Belediye Başkanı ...’nın kamu zararından sorumlu tutulduğu,
“5393 sayılı Belediye Kanununun Belediye Başkanının görev ve yetkileri başlıklı 38’inci maddesinin (a) fıkrasında a) Belediye teşkilatının en üst amiri olarak belediye teşkilatını sevk ve idare etmek, belediyenin hak ve menfaatlerini korumak Belediye Başkanının görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Bu doğrultuda Belediye Meclis Kararına istinaden Belediye Encümenince oluşturulan bir komisyon marifetiyle hazırlanan ve yine encümen kararıyla yürürlüğe giren şartname hükümleri ile Belediyenin önemli projeleri arasında yer alan konutların etaplar halinde satışında belirlenen teslim tarihlerinin üst yöneticinin bilgisi ve inisiyatifi dahilinde olacağı muhakkaktır. Nitekim savunmalarda bahsedilen basın toplantısı video kayıtlarından da 30.03.2014 tarihinden önceki üst yönetici Belediye Başkanı ...’nın ... Vadi Evleri konutlarının yapımı, satışı ve tesliminden bilgi sahibi olduğu, hatta normal süresinden önce teslim tarihlerinin bizzat kendisi tarafından belirlendiği anlaşılmaktadır. Bu husus diğer sorumluluk tarafından yapılan savunmalarda ileri sürüldüğü gibi, Belediye Başkanı ... tarafından Dairemize sunulan yazılı ve sözlü avunmalarda da bu hususa herhangi bir itiraz ileri sürülmemiş ve kabul edilmiştir. Dolayısıyla herhangi bir belgede imzası bulunmasa da, oluşan kamu zararından doğan sorumluluğa Belediye Başkanının iştiraki söz konusudur. ”
Yukarıda yer alan ifadelerin, Sayıştay Genel Kurulunun sorumlulukla ilgili aldığı karara, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümlerine ve sorumlulukla ilgili genel prensiplere aykırı olduğu, Şöyle ki;
-
Hiçbir belgede imzası olmayan bir kişi nasıl kamu zararından sorumlu tutulabileceği, Kamu zararı, kamu zararı ile Ödeme arasında illiyet bağı ve bu illiyet bağının ispatlanması üzerine kurulu olup olmadığı, İmzası olmayan kişinin sorumluluğundan bahsetmenin mümkün olmadığı,
-
İlamda, dönemin belediye başkanının kamu zararından sorumlu tutulmasına yönelik 5393 sayılı Kanunun mezkur maddesi dayanak olarak kullanılmakla birlikte, söz konusu maddenin kamu zararının dayanağı olabilmesi hukuken mümkün olmadığı,
-
İlamda da yer alan youtube videosu incelendiğinde, videonun hiçbir yerinde 23 Nisan tarihinden bahsedilmediği, Yani, bu tarihle ilgili hiçbir beyan olmadığı, Tarihle ilgili hiçbir beyan olmamasına rağmen, sanki bu tarih söylenmiş gibi nasıl kamu zararından ve sorumluluktan bahsedilebileceği, Nitekim, daire kararında dahi “İLK ETABIN EN KISA ZAMANDA” tamamlanacağının dönemin Belediye Başkam tarafından ifade edildiğinin kabul edilmekte olduğu, Ortada 23 Nisan tarihi olmadığı ve Sayın Dairede bunu bilmekte ve görmektedir. Bu sebeple, alınan kararın hatalı olduğu,
-
Bir kişinin, sadece itiraz etmemesi kamu zararından sorumlu tutulması için yeterli olmayacağı,
Yukarıdaki açıklamaların, Sayıştay 7. Dairesi tarafından alınan kararın sorumluluk yönüyle ne denli hatalı olduğunu ve imzası olmayan bir kişinin hangi gerekçe ve yasal dayanakla sorumlu tutulduğunu gözler önüne serdiği,
Sayıştay Temyiz Kurulunun 27.10.2015 tarih ve 40977 tutanak nolu kararında da, 5393 sayılı Belediye Kanununda yer alan genel düzenlemelerden hareketle belediye başkanı üst yöneticiler hakkında kamu zararı iddiasında bulunulamayacağı şu şekilde ifade edildiği:
“Hem 5216 sayılı Kanunun 18 inci hem de 5393 sayılı Kanunun 38 inci maddesinin (f) işaretli bendi ile belediye başkanlarına verilen görevlerden biri de; belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmektir. Bu bağlamda, Belediye başkanları belediye idaresinin başı ve üst yöneticisi olarak belediyenin hem gelirlerini hem de giderlerini mevzuat hükümlerine göre tarh tahakkuk, tahsil edilmesinden ve hak sahiplerine zamanında ödenmesinden mali yönden değil idari yönden sorumlu tutulmuşlardır,
Sayıştay Genel Kurulunun yukarıda değinilen kararında üst yöneticilerin sadece özel kanunlardan ve münferit olaylardan dolayı sorumlu tutulabileceklerine hükmedildiği halde, Raporda herhangi bir Özel kanun hükmüne atıf yapılmaksızın Belediye Başkanına sorumluluk tevcih edilerek 5018 sayılı Kanunun mali sorumluluğu içermeyen genel sorumluluk maddelerine dayalı hüküm kurulmaktadır. Bu nedenle Belediye Başkanına yüklenen sorumluluk 5018 sayılı Kanun hükümlerine ve söz konusu Sayıştay Genel Kurul Kararına aykırıdır.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, ticarethane olarak işletildiği halde su aboneliklerinin mesken olarak yapılması nedeniyle eksik su bedeli tahsil edilmesi konusunda Belediye Başkanının sorumlu olmaması gerektiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, 6.Daire tarafından 261 sayılı ilamın 9 uncu maddesine ilişkin verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden bozularak daireye gönderilmesine, oybirliğiyle,”
Bununla birlikte; ilamda “Gerek komisyon, gerekse Encümen üyelerinden hiçbirisi, konutlar için belirlenen erken teslim tarihlerinin, inşaat işinin yapım sözleşmesiyle uyumlu olmadığı ve konutların erken tesliminin riskli olacağı konusunda hiçbir itiraz ve şerh düşmemiş veya bu konuda Belediye Başkanlık Makamına yazılı bir itiraz ileri sürmemiştir. ” ifadelerine yer verilerek, kira ödemelerini encümen onayına hazırlayan komisyon üyelerinin de kamu zararından sorumlu tutulduğu, Şartnameyi hazırlayan kişiler tarafından yapılan işlemlerin, Belediye içi yazışma mahiyetinde olduğu ve hüküm doğurucu bir yönü bulunmadığı, Bu sebeple de sorumluluk açısından ek ilamın hatalı olduğu,
- Kira Ödemesi Yapılmasının Kendisi Kamu Zararı Değilken, Buna Yönelik Yapılan Düzenleme ve Ödemenin Kamu Zararı Olamayacağı,
Sayıştay 7. Dairesinin Ek İlamında, zamanında yetişmeyeceği belli olan konutlar için kira ödemesi yapılması nedeniyle kamu zararına neden olunduğunun iddia edildiği,
Öncelikle, savunmanın diğer maddelerinde de detayı ile izah edildiği üzere, mezkur ek İlamın hatalı olduğu ve ortada bir kamu zararı bulunmadığı, Bununla birlikte, kira ödemesine yönelik şartnameye hüküm konulmuş olmasına, yani şartnameye kira yardımı konulmayacağına yönelik herhangi bir yasal dayanak gösterilemediği, Kira yardımı yapılmasına engel bir durum olduğuna yönelik herhangi bir delil, mevzuat düzenlemesi ortaya konulamadığı,
Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 12.02.2014 tarih ve E. 2014/..., K. 2014/... sayılı kararında yer alan aşağıdaki ifadeler, konut satış şartnamelerine bu yönde ifadeler konulmasının yasal olarak sorunlu olmadığını ortaya koyduğu: “davacı geç teslim sebebiyle kira kaybına dair tazminat isteyebilir.”
Ek ilamda yer alan ve dayanağı Sayıştay Temyiz Kurulunun bozma kararı olan ifadeler de tartışılması gereken diğer konudur:
"Kira ödemelerine ilişkin ödeme emri belgeleri üzerinde imzaları bulunan ve bu nedenle 27.06.2016 tarih ve 200 sayılı asıl ilamın 5 inci maddesi ile sorumlu tutulan Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisinin söz konusu Şartname ve Satış Sözleşmesindeki hükümler gereği, bir kısmı da icra emirleri gereği zorunlu olarak kira ödemelerini yaptıkları dikkate alındığında, oluşan kamu zararından sorumlulukları bulunmamaktadır. ”
Öncelikle, satış sözleşmesindeki hükümlerin kamu zararına neden olunduğu eğer belli ise, bu ek ilamda da belirtildiği üzere kesin bir durum ise, bunu ödeyen kişilerin sorumluluğa iştirak ettirilmemeleri kanaatince olanaklı olmadığı, Ancak, eğer, satış sözleşmesindeki ifadeler gereği bir kira yardımı yapılıyor ve bu zorunluluk arzediyorsa, zaten Sayıştay 7. Dairesinin ek ilamı temelden hatalı olup ortada kamu zararının hiç bulunmaması gerektiği,
Eğer kira yardımına yönelik düzenleme yapılması mevzuata aykırı değilse, bu halde kamu zararının dayanağı sadece kira yardımının ödenmesi olduğu, Biran için, kira yardımlarının ödenmediğini ve konut alan kişilerin kira yardımlarını mahkeme kanalıyla almak istediklerini düşününce, Bu durumda, belediyenin daha fazla zarara uğrayacağı, O halde kira yardımı yapılmasının belediyeye kamu zararı değil kamu yaran sağladığı, Çünkü hem bu yöntemle konutların yapım finansmanı sağlandığı, bankalara gereksiz ödemelerde bulunulmamış olup hem de açılacak davalar sebebiyle gereksiz mahkeme ve icra giderlerine katlanılmadığı,
- Sayıştay Temyiz Kurulu Kararında Yer Alan Tazmin Tutarının Ek İlamla Değiştirildiği,
Sayıştay Temyiz Kurulunun 21.02.2018 tarih ve 44091 tutanak nolu kararına göre;
“Konut sahiplerine kira ödemesi yapıldığına göre, bu konutların zamanında teslim edilmediği, kamu görevlilerinin de görevlerini mevzuata uygun olarak yerine getirmediği sabittir. Bu durumda, konutların zamanında teslim edilmeme işleminin sebebi ve buna sebep olan kamu görevlilerinin yeniden tespiti gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle yukarıda sayılan hususların yeniden değerlendirilmesi için 200 sayılı İlamın 5 inci maddesiyle verilen tazmin hükmünün BOZULARAK yeniden bir karar verilmek üzere DAİRESİNE TEVDİİNE”
Kararda açıkça görüleceği üzere; Temyiz Kurulu tarafından alınan bozma kararının SORUMLULUK YÖNÜNDEN olduğu, Nitekim; Temyiz Kurulu kararına şerh düşen üyelerden bazılarının, tazmin olunan tutar yönüyle de kararın bozulmasını istediği, ancak bu yönde bir karar alınmadığı ”Bu açıdan Dairenin tazminine hükmettiği tutarın konut bedellerinin tamamının ödenmiş olup olmadığına bakılmaksızın yapılan tüm kira yardımları için geçerli olması gerekmekte olup bu nedenle verilen tazmin hükmünün hem sorumluluk yönünden ve hem de tazminine hükmolunan tutar yönünden bozularak dairesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir. (İki üyenin farklı gerekçesi) ”
Sayıştay Temyiz Kurulu kararında … TL kamu zararı olarak ele alınmış ve kabul edilmişken, bozma kararı sadece sorumluluk yönüyle ifade edilmişken, Sayıştay 7. Dairesi tarafından alman ek ilamda buna riayet edilmediği, kamu zararı tutarı yeniden hesap edildiği, 395 sayılı ek ilamda kamu zararı tutarı ...TL olarak ele alınıp yeniden hesaplama yapılarak tutarın değiştirildiği, Sayıştay 7. Dairesi tarafından yapılan bu işlemin de hukuka aykırı olduğu,
- Sayıştay 7. Dairesi Ek İlamında Ara Teslimler İçin Geçici Kabule İlişkin Hükümlerin Dayanak Gösterildiği.
Daire kararında; “Döşeme ve duvar kaplamaları, camların takılması, iç kapı doğramalarının ve daire giriş kapılarının yapılması, iç boya işleri, vitrifıyelerin montajı, tesisat ve su sayaçlarının montajı, kullanma suyu boru ve malzemelerinin montajı, kombi, duşakabin, ankastre fırın, davlumbaz ve klimaların montajı, anahtar priz bütan yapılması, armatürlerin konulması, pano şalt malzemelerinin konulması, asansöz rayları, kat kapıları, motorları ve kabinlerinin montajı gibi bazı imalat kalemlerinin tamamlanmadığı anlaşılmaktadır. ” ifadelerine yer verildikten sonra Sözleşmenin eki Yapım İşleri Genel Şartnamesinin GEÇİCİ KABULE ilişkin hükümleri dikkate alınarak değerlendirme yapıldığı,
Ancak, burada iki tane incelenmesi ve dikkate alınması gereken önemli konu bulunduğu, Öncelikle, Daire kararında da ifade edildiği üzere 25 MART 2014 tarihinde var olan eksikliklerin, belediye seçimlerinden sonra, konutların teslim tarihi olan 23 NİSAN 2014 tarihine kadar yetiştirilemeyeceğinin BİLİRKİŞİ marifetiyle ispatlanması gerektiği, Çünkü yaklaşık arada 1 aylık bir süre bulunduğu ve bu sürenin belirtilen eksikliklerin tamamlanması için ziyadesiyle yeterli gözüktüğü, Yani, ek ilamdaki bir sübjektif yaklaşımdan ziyade, objektif olarak eksikliklerin yetişip yetişmeyeceğinin ortaya konulması gerektiği, ki böylece gerçek sorumluluk ve kusur ortaya konulabileceği,
Bununla birlikte, ek ilamda GEÇİCİ KABUL maddesi gerekçe tutulmakta ve değerlendirmelerin de buna göre yapıldığı, Bu düzenlemenin İŞİN TAMAMININ BİTMESİ halinde dikkate alınacak düzenleme olduğu, İşin bir kısmının tamamlanmış olması, yani tamamının bitmediği hallerde bu maddeye göre değerlendirme yapılmasının doğru olmadığı, Nitekim, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 41 ve diğer ilgili maddelerinde işin tamamlanmasından bahsetmekte olup, işin bir kısmının belediye tarafından kullanılmasına yönelik bir düzenlemeyi içermediği, Bu sebeple bu maddenin dayanak olarak kullanılmasının da olanaklı gözükmediği,
- Temyize Konu Sayıştay 7. Dairesi Ek İlamının, Temyiz Kurulu Kararına Uygun Olmadığı
Sayıştay Temyiz Kurulu tarafından alınan ve Sayıştay 7. Dairesinin 395 nolu ek ilamına gerekçe olan 28.02.2018 tarih ve 44091 sayılı bozma kararında şu araştırmaların yapılmasının talep edildiği:
“Bu tespitinde;
- Satışı yapılacak konutların yapım işi sözleşmesi ile hak sahipleriyle yapılan satış
sözleşmesindeki teslim tarihi uyumsuzluklarının,
-
İlk sözleşmede kısmi kabul öngörülmemiş olmasının (idare kısmi kabul yapmış ise sözleşmede öngörülmemiş olması kamu zararına yol açmaz) sebep olup olmadığı,
-
Kısmi teslim talebi olduğu halde bu talebin geciktirildiği hususunun yapım işine ait iş programı da dikkate alınmak suretiyle yeniden incelenmesi,
-
Konutlar teslim tarihinde, “kredi kullanılabilir seviyede olacaktır. ” şeklindeki düzenlemenin, konut inşaatının yüzde olarak hangi seviyeyi ifade ettiği,
-
Satış sözleşmesinin 3 üncü maddesindeki “satıcı nitelikleri belirtilen bağımsız bölümü, tasdikli projelerine, mahal listesine göre tamamlayarak alıcıya teslim edecektir. ” şeklindeki düzenlemenin şartnamenin yukarıya alman 6/d maddesiyle uyumlu olup olmadığı, bu düzenlemelere göre çevre düzenlemesi işinin teslime engel olup olmadığı hususlarından;
-
Hangi işlem/işlemlerin konutların geç teslimine ve kira ödemesine neden olduğu hususlarının incelemesinin yapılması ve bu işlem/işlemlerin sorumlularının yeniden tespit edilmesi gerekmektedir. ”
Yukarıda yer verilen ve incelenmesi istenilen konularla, mezkur Sayıştay 7. Dairesi tarafından alman ek ilam birlikte incelendiğinde, bazı konuların hiç incelenmediği veya objektif bir inceleme yapılmadan kanaate varıldığı,
Şöyle ki;
Konutlar teslim tarihinde, “kredi kullanılabilir seviyede olacaktır.” Şeklindeki İfadenin ne anlama geldiğine, konut inşaatının yüzde olarak hangi seviyesine denk geldiğine yönelik hiçbir araştırma yapılmadığı, bu konuyla ilgili ne bankalardan, ne de teknik yerlerden talepte bulunulmamış, yeterli ve gerekli incelemeler yapılmadan ek ilam çıktığı,
Çevre düzenlemesi işinin teslime engel olup olmadığına yönelik incelemeler yapılmamış, buna yönelik hiçbir tespit, araştırma, bilirkişi incelemesinin gerçekleştirilmediği,
Bozma kararında, konutların zamanında teslim edilmeme işleminin sebebi ve buna sebep olan kamu görevlilerinin yeniden tespiti gerekir, denildiği, ... Vadi Evleri 1. Etap Konutlarının 23 Nisan 2014 tarihinde kadar neden bitirilemeyeceği hususunda somut, objektif esaslara dayalı bir gerekçe ortaya konulamadığı, bu konu teknik bir konu olduğu için bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken onun da yapılmadığı, Hakedişlere bakıldığında 8 hakediş sonunda (8. Hakediş 25.04.2014 tarihli olduğu için dönemimizde yapılmış olduğu kabul edilmiştir.) ...TLTik iş yapıldığı, Sözleşme bedeline (ek sözleşme bedeli dahil) ...TL oranlandığında 600 konutun yapımının yaklaşık % 72' si tamamlanmış gözükmekte olduğu, Daha önceki savunmalarında da, görevi bıraktığımızda işin tümünün % 70’ler, 1. Etap konutlar için ise % 90,7 seviyesinde olduğunun ifade edildiği, Demek ki, 1. Etap konutların % 90,7’inin yapılmış olmasının afaki olmadığı,
Bunlara ilave olarak; Temyiz Kurulu bozma kararında; ilk sözleşmede kısmi kabul öngörülmemiş olmasının (idare kısmi kabul yapmış ise sözleşmede öngörülmemiş olması kamu zararına yol açmaz) sebep olup olmadığı hususuna gelince, temyize konu Ek ilamda bu konuda da somut bir gerekçe ortaya konulmadığı, Satış sözleşmesine idarece, konutların zamanında teslim edilmemesi durumunda kira ödemesi yapılacağı hususunun, mevzuata aykırılığı konusunda herhangi bir gerekçe ileri sürülemediği, Konutların zamanında teslim edilmemesi durumunda kira ödemesi yapılacağı kararının alınmasında herhangi bir kastının olduğuna yönelik somut bir delil de ortaya konulmadığı, ... Vadi Evlerinin bulunduğu bölge 3.600 dekarlık bir alan olup, Maliye Hâzinesine ait olduğu, 2006 yılında bu alanın TOKİ’ye verildiği, ... Belediyesi olarak Başkanının ve arkadaşlarının uğraşlarıyla TOKİ ile yapılan protokol çerçevesinde 369 dekarlık imarla alana karşılık bölgenin altyapısının yapılacağı, 2012 yılında 369 dekarlık alan Belediyez mülkiyetine geçmiş olup; 2012 yılından itibaren de bahse konu bölgede alt yapı çalışmalarına başlandığı, Gerek Belediyeye ait arsaların değerlendirilmesi, gerekse düzenli ve planlı bir şehirleşmenin gerçekleştirilmesi yanında dar gelirli hemşerilerimizi konut sahibi yapmaktan başka bir gaye güdülmediği,
-
Mezkûr Sayıştay Ek İlamında Yer Alan ve Temyize Konu Diğer Eksiklikler
-
- Sayıştay 7. Dairesinin Ek İlamında; iş programı değişikliğine gidilmediği, konutların sözleşmedeki tarihten daha önce teslim edileceğine yönelik “yüklenici firmayla herhangi bir sözleşme revizyonu veya resmi yazışma da ” yapılmadığı ifade edilmekle birlikte, bu ifadenin doğru olmadığı, Çünkü, yine ek ilamda yüklenici firmanın dilekçesine yer verilmiş ve yüklenici dilekçesinden, yüklenicinin ilk konutları 23 Nisan 2014 tarihinde teslim edeceğinin kendisi tarafından bilindiği ve kabul edildiğinin anlaşıldığı, Ek İlamda da yer alan yüklenici dilekçesine göre; “Taahhüdümüz altında bulunan . . . Belediyesi . . . Bölgesi 600 konut İnşaatı işinde İdareniz tarafından 1. Parsel A, B, E, F blokları 23 Nisan 2014 tarihi itibariyle Daire sahiplerine teslim edilmesi istenmektedir. ” Yüklenicinin erken teslimden haberdar olduğu ,garip olan, aynı ek ilamda birbirine aykırı ifadelere yer verilmek ve objektif hareket edilmemek suretiyle karar verildiği,
-
- Sayıştay 7. Dairesinin Ek İlamında geçici kabul komisyonu üyelerinin görevlerini yapması sürecinde ortaya çıkan gecikmelerin nedenleri ve gecikilen süreye yönelik değerlendirmelerinin de objektif olmadığı, İlama göre; “Toplam 7 ayrı blokta 280 dairenin sızdırmazlık ve testlerin tekrarlanması gibi süreçler ile devam eden imalatlar göz önüne alındığında Geçici Kabul Komisyonunun görevlendirildiği 10. 07. 2014 tarihi ile geçici kabul tutanak tarihi 11. 09. 2014 arasındaki 64 günlük sürenin de makul bir süre olduğu kanaatine varılmıştır. ” Öncelikle MAKUL SÜRENİN ne olduğu ve ne şekilde ele alınacağı kime ve neye göre belirlendiği, Ayrıca, sızdırmazlık ve testler ile devam eden imalatların yapılma sürecinin objektif olarak ortaya konularak bir kanaate varılmasının, hakkaniyet ve hukukun gereği olduğu,
-
- Sayıştay 7. Dairesinin Ek İlamında yer alan şu ifadeler de hem gerçeklikle örtüşmemekte, hem de olayın objektif olarak ele alınmadığını bir kez daha ispat ettiği: “. . . Vadi Konutlarının yapıldığı bölgenin meskun mahal olmadığı, ilk defa yerleşime açılan bir bölge olduğu, su, kanalizasyon, elektrik, doğalgaz, yol, vb. hizmetlerin alt yapısının bulunmadığı savunmalardan ve ekindeki yer tesliminin yapıldığı tarihteki uydu görüntüsünden anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, 30. 03. 2014 seçim tarihinden önceki Belediye yönetiminin satış sözleşmelerine uygun tarihte konutların teslim edebilmesi için, konut inşaatına başlamasıyla birlikte altyapı çalışmalarına da başlaması gerekirdi.
Ancak söz konusu altyapı eksikliklerinin tamamlanması yönündeki çalışmalara ilk olarak 30.03.2014 tarihinden sonra işbaşına gelen yönetim tarafından başlandığı, bu çerçevede 1. Etap konutlara içme suyu hizmetinin ilk defa Temmuz 2015 tarihinde, kanalizasyon hizmetinin ise ancak 09.11.2017 tarihinde verilmeye başlandığı görülmektedir. ”
Öncelikle, ilamdaki ifadelere bakıldığında, bu kanaate varılmasının tek dayanağının SAVUNMALAR VE UYDU GÖRÜNTÜLERİ olduğu, Yani, ek ilamda ortaya konulan tespitlerin yeterli inceleme yapılmadan, 2014 yılı Mart seçimlerinden sonra göreve gelen ilgili sorumluların savunmaları üzerine yapıldığı, Oysa, gerekli araştırmalar yapılmış veya konuyla ilgili gerekli dikkat gösterilmiş olsaydı, konunun tamamen farklı olduğu kolaylıkla tespit edilebileceği, Şöyle ki; ... Vadi Evlerinin bulunduğu bölge için 2012 yılında ... ihale kayıt numaralı su-kanal-yol ihalesi yapılmış olup; sözleşme bedelinin ...TL + KDV olduğu, Yapan firmanın da … - … Ortak Girişimi olduğu, Yine aynı yıl bölgeye hitap eden su deposunun yapımına, ... ikinci Arıtma Tesisi Projesi kapsamında DSİ tarafından başlandığı, Elektrik konusunda da. Belediye tarafından 15.07.2013 tarihinde ...Müessese Müdürlüğüne “İlimiz ... Bölgesi 600 konut yapım işinde ruhsat aşamasındadır’’ denilerek bilgi verildiği, Yani, Sayıştay 7. Dairesinin Ek İlamında yazılı olan ifadelerin gerçekle örtüşmediği, Böyle önemli bir konuda, uydu görüntülerinin referans alınmasının da ayrı bir sorun olduğu,
Bu açıklamalar çerçevesinde, ek ilamda yazılı olan aşağıdaki ifadelerin de gerçeklikle örtüşmediği kolaylıkla anlaşılabileceği,
“Özetle, altyapı (içme suyu, kanalizasyon, doğalgaz, elektrik, çevre düzenlemesi ve otopark) tesislerine ilişkin yukarıda açıklanan süreçler ve bu sürece ilişkin savunmalarda sunulan belgeler değerlendirildiğinde; konut yapım işinin sözleşmesinde öngörülen süresinden daha erken bitilerek konut teslimlerinin 23.04.20J4 ve 29.10.2014 tarihlerine yetiştirilmesi için 30.03.2014 seçim tarihinden önceki belediye idaresi tarafından gerekli girişimlerde bulunulmadığı görülmekte olup, bu hususta gerekli süreçleri tamamlayan sonraki belediye idaresinin kasıt, kusur veya ihmalinden söz etmek mümkün değildir. ”
Yukarıdaki ifadelerin aksine, seçim tarihi öncesinde gerekli altyapı çalışmalarına başlanılmış olup, gerekli yazışmalar ve ihalelerin de gerçekleştirildiği, İDARELERİN SÜREKLİLİĞİ ilkesinin sürekli olarak dikkate alınmadığı ve zedelendiği Sayıştay 7. Dairesinin Ek ilamının bu yönüyle de hatalı olduğu,
SONUÇ ve TALEP
Yukarıda arz edilen açıklamalar ve gerekçeler çerçevesinde; ... Büyükşehir Belediyesinin 2014 yılı hesabının yargılanması neticesinde, Sayıştay 7. Dairesi tarafından alman 18.12.2019 tarih ve 395 sayılı ilamın;
-
Ortada kamu zararı olmaması, aksine belediyenin gelirleri arttığı,
-
Teknik konularda, yeterli ve gerekli inceleme, araştırma yapılmadığı,
-
Sorumluluk konusunda hatalı bir karar alındığı,
Sayıştay Temyiz Kurulunun bozma kararına uygun hareket edilmediği,
Konu objektif olarak ele alınmadığı ve bu objektifliği zedeleyen birçok hata yapıldığı, Kamu zararı ile kasıt, kusur ve ihmal noktasında illiyet bağı kurulamadığı vb.
Sebepleriyle hukuka aykırı olduğu, ek ilamın bozulması gerektiği düşüncesiyle beraatının talep edildiği ifade edilmiştir.
BAŞSAVCILIK MÜTALAASI-46634
Başsavcılık mütalaasında:
“Dilekçede özetle;
-
Ortada kamu zararı olmadığı, aksine belediyenin gelirlerinin arttığı,
-
Teknik konularda, yeterli ve gerekli inceleme ve araştırmanın yapılmadığı,
-
Sorumluluk konusunda hatalı karar alındığı,
-
Sayıştay Temyiz Kurulunun bozma kararına uygun hareket edilmediği,
-
Konunun objektif olarak ele alınmadığı, objektifliği zedeleyen birçok hata yapıldığı,
-
Kamu zararı ile kasıt, kusur ve ihmal noktasında illiyet bağı kurulamadığı,
ifade edilerek Ek İlam hükmünün bozulması talep edilmiştir.
Kamu zararını teşkil eden kira ödemelerinin, ... Vadi Evleri Satış Şartnamesi ve Satış Sözleşmeleri esaslarına göre yapıldığı anlaşılmaktadır. Kamu zararının oluşmasına esas itibarıyla konutlar için belirlenen erken teslim tarihlerinin, inşaat işinin yapım sözleşmesiyle uyumlu olmamasının neden olduğu açıktır.
Buna göre; konutların teslim tarihinin erkene çekilmesine yönelik talimat verdiği dosya kapsamının tetkikinden anlaşılan dilekçinin kamu zararından sorumlu olduğu değerlendirilmektedir.
Ancak; İlamda, mülkiyeti ... Büyükşehir Belediyesine ait arsalarda belediye tarafından yaptırılan ... Vadi Evleri konutlarının yapım sözleşmesinde işin bitim tarihi 01.11.2014 (süre uzatımı hariç) olmasına ve bu durumun ilgililerce biliniyor olmasına rağmen konutların alıcılara teslim tarihlerinin 23.04.2014 ve 29.10.2014 olarak belirlenmesi ve konutların bu tarihte teslim edilmemesi nedeniyle; 2015 yılında ...TL kira bedeli ödenmek durumunda kalınması sonucu ortaya çıkan ...TL icra masrafları dahil toplam ...TL kamu zararı hakkında 31.12.2018 tarih ve 304 sayılı ek ilam ile verilen hüküm dışı kararının kaldırılarak, söz konusu ...TL kamu zararının; Üst yönetici Belediye Başkanı ...ile ... Vadi Evleri Şatış Şartnamesini hazırlayan ve onaylayan komisyon ve encümen üyeleri …, …, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...ve …'ya ödettirilmesine yönelik hüküm tesis edilmiştir.
Kira ödemelerine ilişkin ödeme emri belgeleri, 2015 yılında 08/01/2015-26/08/2015 tarihleri arasını kapsamaktadır. İlamda, kira ödemelerinin hangi aylara ve hangi Etaba ait olduğuna dair bilgiye yer verilmemiştir. Kamu zararına sebebiyet veren sorumluların tespiti açısından bu hususun bilinmesi önem arz etmektedir.
İhale konusu yapım işinin bitiş tarihi 01/11/2014 olmasına rağmen, konuya dair Belediyece hazırlanan satış şartnamesi ve sözleşmesinde 1. Etabın teslim tarihi 23/04/2014, 2. Etabın teslim tarihi ise 29/10/2014 olarak belirlenmiş; süresinde teslim edilmemesi halinde her bir konut sahibine gecikilen her ay için ... TL kira bedeli ödeneceği öngörülmüştür.
Ödenmesi gereken kira bedelinin başlangıç tarihi 1. Etap için 23/04/2014; 2. Etap için ise 29/10/2014 olmakla beraber, yapım işi için toplam 48 gün süre uzatımı verildiği, iş artışından kaynaklanan bahse konu süre uzatımının da mevzuatına uygun olduğunun Raporlarda ifade edildiği anlaşılmaktadır.
Satış Sözleşmesinin 7 nci maddesinde "Yürürlükte bulunan mevzuat uyarınca kabul edilen mücbir sebepler ve her türlü fevkalade haller, satıcının kusuru bulunmayan gecikmeler, olağanüstü hava şartlarından dolayı resmi makamlarca tespit edilen fen noktasında çalışmanın durdurulması gibi satıcının yetkisi ve sorumluluğu dışında kusuru bulunmaksızın meydana gelen tüm gecikmeler teslim süresine ilave edilecektir." ; 8 inci maddesinde de "Konutun 23 Nisan 2014 tarihinde satıcı tarafından alıcıya teslim edilmemesi halinde satıcı, gecikilen her ay için, kira bedeli olarak alıcıya ... TL ödemeyi kabul eder. Teslimin, 7. Maddede belirtilen sebepler nedeni ile süresinde yapılmaması halinde, bu maddedeki hükümler uygulanmaz. Bu halde, teslim süresinin belirtilen nedenlerden kaynaklanan gecikme süresi kadar uzadığı kabul edilir." denildiğinden, her iki etabın satış şartnamesi ve sözleşmesinde belirtilen teslim tarihlerine 48'er günlük sürenin ilave edilmesi ve bu sürelere ilişkin kira bedelinin ödenmemesi gerekir.
Buna göre;
-Kira ödemelerinin hangi aylara ve hangi etaba ilişkin olduğuna dair tespitlere yer verilmesinin sorumluların belirlenmesi açısından önem arz ettiği,
-Satış şartnamesi ve sözleşmesinin ilgili maddeleri uyarınca, iş artışına ilişkin 48 günlük sürenin, teslim tarihi olarak belirlenen 23 Nisan 2014 ve 29 Ekim 2014 tarihlerine eklenerek bu süreler için kira ödemesi yapılmaması gerektiği,
-Üst Yönetici ...'nın ilave 48 günlük süre dışındaki kira ödemelerinden (Yapım işi şartnamesine göre işin bitim tarihini geçmemek üzere) sorumlu olduğu,
-Kira ödemelerine ilişkin ödeme emirlerinde imzası bulunan harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlilerinin; ilave 48 günlük süre ile, yapım işi şartnamesine göre işin bitim tarihini geçen tarihlere ilişkin kira ödemelerinden sorumlu oldukları, bunların dışında satış şartnamesi ve sözleşmesine uygun olarak yaptıkları kira ödemelerine yönelik sorumluluklarının bulunmadığı,
-İlave 48 günlük süre ile, yapım işi şartnamesine göre işin bitim tarihini geçen tarihlere ilişkin kira ödemelerinden; varsa bu konuya dair ödeme talimatı ve uygun görüş veren yetkililerin de sorumlu olması gerektiği,
hususları dikkate alındığında kamu zararı miktarı ve sorumlularının değişeceği değerlendirildiğinden, İlam hükmünün bozulmasının yerinde olacağı düşünülmektedir.
Arz ederim. “ denilmektedir.
BAŞSAVCILIK MÜTALAASI-46635,46659, 46656,46657
Başsavcılık mütalaasında:
“Dilekçede özetle;
-
Ortada kamu zararı olmadığı, aksine belediyenin gelirlerinin arttığı,
-
Teknik konularda, yeterli ve gerekli inceleme ve araştırmanın yapılmadığı,
-
Sorumluluk konusunda hatalı karar alındığı,
-
Sayıştay Temyiz Kurulunun bozma kararına uygun hareket edilmediği,
-
Konunun objektif olarak ele alınmadığı, objektifliği zedeleyen birçok hata yapıldığı,
-
Kamu zararı ile kasıt, kusur ve ihmal noktasında illiyet bağı kurulamadığı,
ifade edilerek Ek İlam hükmünün bozulması talep edilmiştir.
Kamu zararını teşkil eden kira ödemelerinin, ... Vadi Evleri Satış Şartnamesi ve Satış Sözleşmeleri esaslarına göre yapıldığı anlaşılmaktadır. Kamu zararının oluşmasına esas itibarıyla konutlar için belirlenen erken teslim tarihlerinin, inşaat işinin yapım sözleşmesiyle uyumlu olmamasının neden olduğu açıktır.
Buna göre; kamu zararına neden olan düzenlemeleri içeren şartnameyi onaylayan Encümen üyeleri arasında bulunan dilekçinin kamu zararından sorumlu olduğu değerlendirilmektedir.
Ancak; İlamda, mülkiyeti ... Büyükşehir Belediyesine ait arsalarda belediye tarafından yaptırılan ... Vadi Evleri konutlarının yapım sözleşmesinde işin bitim tarihi 01.11.2014 (süre uzatımı hariç) olmasına ve bu durumun ilgililerce biliniyor olmasına rağmen konutların alıcılara teslim tarihlerinin 23.04.2014 ve 29.10.2014 olarak belirlenmesi ve konutların bu tarihte teslim edilmemesi nedeniyle; 2015 yılında ...TL kira bedeli ödenmek durumunda kalınması sonucu ortaya çıkan ...TL icra masrafları dahil toplam ...TL kamu zararı hakkında 31.12.2018 tarih ve 304 sayılı ek ilam ile verilen hüküm dışı kararının kaldırılarak, söz konusu ...TL kamu zararının; Üst yönetici Belediye Başkanı ...ile ... Vadi Evleri Şatış Şartnamesini hazırlayan ve onaylayan komisyon ve encümen üyeleri ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...ve ...'ya ödettirilmesine yönelik hüküm tesis edilmiştir.
Kira ödemelerine ilişkin ödeme emri belgeleri, 2015 yılında 08/01/2015-26/08/2015 tarihleri arasını kapsamaktadır. İlamda, kira ödemelerinin hangi aylara ve hangi Etaba ait olduğuna dair bilgiye yer verilmemiştir. Kamu zararına sebebiyet veren sorumluların tespiti açısından bu hususun bilinmesi önem arz etmektedir.
İhale konusu yapım işinin bitiş tarihi 01/11/2014 olmasına rağmen, konuya dair Belediyece hazırlanan satış şartnamesi ve sözleşmesinde 1. Etabın teslim tarihi 23/04/2014, 2. Etabın teslim tarihi ise 29/10/2014 olarak belirlenmiş; süresinde teslim edilmemesi halinde her bir konut sahibine gecikilen her ay için ... TL kira bedeli ödeneceği öngörülmüştür.
Ödenmesi gereken kira bedelinin başlangıç tarihi 1. Etap için 23/04/2014; 2. Etap için ise 29/10/2014 olmakla beraber, yapım işi için toplam 48 gün süre uzatımı verildiği, iş artışından kaynaklanan bahse konu süre uzatımının da mevzuatına uygun olduğunun Raporlarda ifade edildiği anlaşılmaktadır.
Satış Sözleşmesinin 7 nci maddesinde "Yürürlükte bulunan mevzuat uyarınca kabul edilen mücbir sebepler ve her türlü fevkalade haller, satıcının kusuru bulunmayan gecikmeler, olağanüstü hava şartlarından dolayı resmi makamlarca tespit edilen fen noktasında çalışmanın durdurulması gibi satıcının yetkisi ve sorumluluğu dışında kusuru bulunmaksızın meydana gelen tüm gecikmeler teslim süresine ilave edilecektir." ; 8 inci maddesinde de "Konutun 23 Nisan 2014 tarihinde satıcı tarafından alıcıya teslim edilmemesi halinde satıcı, gecikilen her ay için, kira bedeli olarak alıcıya ... TL ödemeyi kabul eder. Teslimin, 7. Maddede belirtilen sebepler nedeni ile süresinde yapılmaması halinde, bu maddedeki hükümler uygulanmaz. Bu halde, teslim süresinin belirtilen nedenlerden kaynaklanan gecikme süresi kadar uzadığı kabul edilir." denildiğinden, her iki etabın satış şartnamesi ve sözleşmesinde belirtilen teslim tarihlerine 48'er günlük sürenin ilave edilmesi ve bu sürelere ilişkin kira bedelinin ödenmemesi gerekir.
Buna göre;
-
Kira ödemelerinin hangi aylara ve hangi etaba ilişkin olduğuna dair tespitlere yer verilmesinin sorumluların belirlenmesi açısından önem arz ettiği,
-
Satış şartnamesi ve sözleşmesinin ilgili maddeleri uyarınca, iş artışına ilişkin 48 günlük sürenin, teslim tarihi olarak belirlenen 23 Nisan 2014 ve 29 Ekim 2014 tarihlerine eklenerek bu süreler için kira ödemesi yapılmaması gerektiği,
-
Üst Yönetici ...'nın ilave 48 günlük süre dışındaki kira ödemelerinden (Yapım işi şartnamesine göre işin bitim tarihini geçmemek üzere) sorumlu olduğu,
-
Kira ödemelerine ilişkin ödeme emirlerinde imzası bulunan harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlilerinin; ilave 48 günlük süre ile, yapım işi şartnamesine göre işin bitim tarihini geçen tarihlere ilişkin kira ödemelerinden sorumlu oldukları, bunların dışında satış şartnamesi ve sözleşmesine uygun olarak yaptıkları kira ödemelerine yönelik sorumluluklarının bulunmadığı,
-
İlave 48 günlük süre ile, yapım işi şartnamesine göre işin bitim tarihini geçen tarihlere ilişkin kira ödemelerinden; varsa bu konuya dair ödeme talimatı ve uygun görüş veren yetkililerin de sorumlu olması gerektiği,
hususları dikkate alındığında kamu zararı miktarı ve sorumlularının değişeceği değerlendirildiğinden, İlam hükmünün bozulmasının yerinde olacağı düşünülmektedir.
Arz ederim.” Denilmektedir.
İlamda Diğer Sorumlu olarak sorumlu tutulan ..., tarafından gönderilen temyiz dilekçesinde özetle;
a) Sayıştay 7.Dairesinin 18 Aralık 2019 tarih 395 sayılı ilamı.(Karar tarihi 8.10.2019/359)-Hesap yılı 2014
b) Sayıştay 7.Dairesinin 18 Aralık 2019 tarih 350 sayılı ilamı.(Karar tarihi 8.10.2019/360) -Hesap yılı 2015
... Büyükşehir Belediyesi Sayıştay denetiminde,2014 hesap yılı 200 sayılı ilamın 5.maddesi ile ...TL. 2015 hesap yılı 214 sayılı ilamın 51.maddesi ile ...TL. kamu zararı tespit edilerek sorumlularına ödettirilmesi kararı verildiği,
11.04.2018 tarih 44290 sayılı Temyiz Kurulu ilamı ile, ... Vadi Evleri Satış şartnamesini hazırlayan komisyon üyeleri için,(hazırlanan şartnamenin geçerli olması ve icrai nitelik kazanması ancak onama ile olur denilerek) ilişilecek husus bulunmadığına karar verildiği,
İlgi (a) ve (b) kararlarla ise, tespit edilen kamu zararının tazmini için komisyon üyelerinin de dahil edildiği,
... vadi evleri satışı üst yönetim tarafından kararlaştırılmış, satış bedeli, konutların teslim tarihi ve satışın cazip hale getirilmesi için, konutların süresinde teslim edilmemesi halinde aylık ... TL kira bedeli ödenmesi, kura tarihi, ödeme tarihi gibi şartlar önceden belirlenerek, buna göre bir şartnamenin hazırlanarak encümene gönderilmesinin istenildiği, Hazırlanan şartnamenin gerek üst yönetim, gerekse encümen üyeleri tarafından önceden belirlenen şartlardan oluştuğu,
Daha önceki savunma yazısında ve basın toplantısı video kaydında da belirtildiği gibi, satış şartları şartnamenin hazırlanmasından önce ilan edildiği,
Bu nedenle; komisyonun kendi başına şart oluşturması, karar vermesi ve belirtilen şartlan uygulamaya koyma yetkisinin bulunmadığı, Konutların teslim tarihinin 1 ay ileri veya geri çekilmesi, cezai müeyyidenin konulmaması veya ....00 TL yerine daha fazla veya daha eksik belirleme gibi bir yetkisi olmayıp, bu şartlar daha önce üst yönetim tarafından belirlenmiş ve buna göre şartname metni hazırlanarak, bilgileri dahilinde olan şartname metninin üst yönetim ve belediye encümenince onaylandığı,
Konut tesliminin süresinde yapılıp yapılamayacağının incelenerek, yazılı itirazda bulunmasının söz konusu olamayacağı, Çünkü, konut yapımına ait ihalenin bilgisi dışında yapıldığı, konutların ne kadar sürede tamamlanacağını, çevre düzenlemesinin ihale şartnamesinde bulunup bulunmadığını, ihalenin kaça yapıldığını bilmediği,
Üst yönetim tarafından belirlenen işlemlerle ilgili prosedürü uygulamam bana iletilmiş ve belirlenen şartlara göre diğer komisyon üyeleri ile, şartname metni hazırlanarak onaya sunulduğu, Hazırlanan şartnamenin belediye encümenince onaylanarak işleme konulduğu,
Komisyon üyelerinin konutların geç teslimi, çevre düzenlemesinin idare tarafından zamanında yapılmaması, kabul işlemlerinin zamanında yapılıp yapılmadığı, kimlerin ne şekilde ne kadar kira bedeli aldıkları, bunların kira bedeli almaya hak kazanıp kazanmadıkları, ödemelerin nasıl yapıldığı gibi işlemlerde hiç bir yetki ve sorumluluğu olmadığı gibi herhangi bir bilgisinin de bulunmadığı,
Zaten konutların satış bedeli, dar gelirli vatandaş tarafından yüksek bulunduğundan, yeterli talep olmadığı, konutların tamamlanmasından sonra bir kısmının ihale ile satıldığı,600 konutun toplam maliyeti ...TL olup, belediyece konut satışlarından ...TL. gelir elde edildiği, Kura sonucu satılması düşünülen satış değerinin de üzerinde bir gelir elde edildiği, Belediyenin, gecikme nedeniyle ödediği kira bedellerine rağmen, toplamda zarar etmediği,
Konutların 2 etap halinde satılması, geç teslim edilmesi, hak edilip edilmediğine bakılmaksızın ilamsız icra bildirimlerine göre kira bedeli ödenmesinde, komisyon üyesi olarak kasıt kusur ve ihmalinin bulunmadığı, komisyon üyeleri ile birlikte adlarına verilen tazmin kararının kaldırılması ifade edilmiştir.
İlamda Diğer Sorumlu olarak sorumlu tutulan ... tarafından gönderilen aynı mahiyetteki temyiz dilekçesinde yukarıda belirtilenlere olarak özetle;
Komisyon da, tapu emlak birim sorumlusu olarak bulunmakta ise de; Belediyenin norm kadro cetvelinde böyle bir ünvan bulunmakla olup, bu birimde sekretarya görevi yapmakta olduğundan herhangi bir yetkisinin bulunmamakta olduğu, Tapu emlak birim sorumlusu adı altında kendisine ödenen Sosyal denge tazminatı ödemesinin de, Sayıştay denetiminde, kamu zararı olarak belirlenmiş ve faizi ile kendisinden geri alındığı, 2007 yılında İç Denetçi kadrosuna atandığı halde, asli görevim yerine idarenin isteğiyle, tapu emlak birim sorumlusu adı altında görev yapmakta olduğu, 2014 yılında başkanlık oluru ile bu görevinin kaldırıldığı ifade edilmiştir.
BAŞSAVCILIK MÜTALAASI-46560
Başsavcılık mütalaasında;
“Dilekçede özetle;
-
Daha önceki savunması ve basın toplantısı video kaydında da belirtildiği gibi satış şartlarının şartnamenin hazırlanmasından önce ilan edildiği,
-
Komisyonun kendi başına şart oluşturması, karar vermesi ve belirtilen şartları uygulamaya koyma yetkisinin bulunmadığı, konutların teslim tarihinin 1 ay ileri veya geri çekilmesi, cezai müeyyidenin konulmaması veya ....00 TL yerine daha fazla veya daha eksik belirleme gibi bir yetkisinin olmadığı, bu şartların daha önce üst yönetim tarafından belirlendiği ve buna göre şartname metni hazırlanarak, bilgileri dahilinde olan şartname metninin üst yönetim ve belediye encümenince onaylandığı,
-
Komisyon üyelerinin; konutların geç teslimi, çevre düzenlemesinin idare tarafından zamanında yapılmaması, kabul işlemlerinin zamanında yapılıp yapılmadığı, kimlerin ne şekilde ne kadar kira bedeli aldıkları, bunların kira bedeli almaya hak kazanıp kazanmadıkları, ödemelerin nasıl yapıldığı gibi işlemlerde hiç bir yetki ve sorumluluğu olmadığı gibi herhangi bir bilgisinin de bulunmadığı,
ifade edilerek hakkında verilen tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmiştir.
Kamu zararını teşkil eden kira ödemelerinin, ... Vadi Evleri Satış Şartnamesi ve Satış Sözleşmeleri esaslarına göre yapıldığı anlaşılmaktadır. Konuya ilişkin Şartname, Belediye Encümeninin 22/08/2013 tarihli ve 1410 sayılı kararı ile görevlendirilen ve içinde sorumlunun da bulunduğu komisyon tarafından, konutların yapım aşaması ve inşaat işinin normal bitim süresi dikkate alınmadan hazırlanmıştır.
Kamu zararının oluşmasına esas itibarıyla konutlar için belirlenen erken teslim tarihlerinin, inşaat işinin yapım sözleşmesiyle uyumlu olmamasının neden olduğu açıktır. Sorumlunun dilekçesinde; satış şartlarının, şartnamenin hazırlanmasından önce üst yönetim tarafından belirlenerek duyurulduğu buna göre şartname metnini hazırladıkları ifade edilmektedir.
Oysa; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Kanunsuz emir" başlıklı 137 nci maddesi "Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir; bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz.
Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz.
Askeri hizmetlerin görülmesi ve acele hallerde kamu düzeni ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır." hükmüne amirdir.
Diğer taraftan; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun "Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları" başlıklı 11 inci maddesinin birinci fıkrasında "Devlet memurları kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar." hükmüne yer verilmiş, devamı fıkralarında da;
"Devlet memuru amirinden aldığı emri, Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Amir emrinde israr eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, memur bu emri yapmağa mecburdur. Ancak emrin yerine getirilmesinden doğacak sorumluluk emri verene aittir.
Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz.
Acele hallerde kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır."
denilerek, Anayasa hükmüne paralel düzenlemeler yapılmıştır.
Sorumlunun da içinde bulunduğu komisyon, konutların erken tesliminin riskli olacağı konusunda satış şartlarının önceden ilan edildiği gerekçesiyle hiçbir itiraz ve şerh düşmeden veya bu konuda Belediye Başkanlık Makamına yazılı bir itiraz ileri sürmeden şartnameyi hazırlamış, kamu zararının oluşmasına da esas itibarıyla bahse konu şartname neden olmuştur.
Buna göre; kamu zararına neden olan düzenlemeleri içeren şartnameyi hazırlayan komisyon üyeleri arasında bulunan dilekçinin kamu zararından sorumlu olduğu açıktır.
Ancak; İlamda, mülkiyeti ... Büyükşehir Belediyesine ait arsalarda belediye tarafından yaptırılan ... Vadi Evleri konutlarının yapım sözleşmesinde işin bitim tarihi 01.11.2014 (süre uzatımı hariç) olmasına ve bu durumun ilgililerce biliniyor olmasına rağmen konutların alıcılara teslim tarihlerinin 23.04.2014 ve 29.10.2014 olarak belirlenmesi ve konutların bu tarihte teslim edilmemesi nedeniyle; 2015 yılında ...TL kira bedeli ödenmek durumunda kalınması sonucu ortaya çıkan ...TL icra masrafları dahil toplam ...TL kamu zararı hakkında 31.12.2018 tarih ve 304 sayılı ek ilam ile verilen hüküm dışı kararının kaldırılarak, söz konusu ...TL kamu zararının; Üst yönetici Belediye Başkanı ...ile ... Vadi Evleri Satış Şartnamesini hazırlayan ve onaylayan komisyon ve encümen üyeleri ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...ve ...'ya ödettirilmesine yönelik hüküm tesis edilmiştir.
Kira ödemelerine ilişkin ödeme emri belgeleri, 2015 yılında 08/01/2015-26/08/2015 tarihleri arasını kapsamaktadır. İlamda, kira ödemelerinin hangi aylara ve hangi Etaba ait olduğuna dair bilgiye yer verilmemiştir. Kamu zararına sebebiyet veren sorumluların tespiti açısından bu hususun bilinmesi önem arz etmektedir.
İhale konusu yapım işinin bitiş tarihi 01/11/2014 olmasına rağmen, konuya dair Belediyece hazırlanan satış şartnamesi ve sözleşmesinde 1. Etabın teslim tarihi 23/04/2014, 2. Etabın teslim tarihi ise 29/10/2014 olarak belirlenmiş; süresinde teslim edilmemesi halinde her bir konut sahibine gecikilen her ay için ... TL kira bedeli ödeneceği öngörülmüştür.
Ödenmesi gereken kira bedelinin başlangıç tarihi 1. Etap için 23/04/2014; 2. Etap için ise 29/10/2014 olmakla beraber, yapım işi için toplam 48 gün süre uzatımı verildiği, iş artışından kaynaklanan bahse konu süre uzatımının da mevzuatına uygun olduğunun Raporlarda ifade edildiği anlaşılmaktadır.
Satış Sözleşmesinin 7 nci maddesinde "Yürürlükte bulunan mevzuat uyarınca kabul edilen mücbir sebepler ve her türlü fevkalade haller, satıcının kusuru bulunmayan gecikmeler, olağanüstü hava şartlarından dolayı resmi makamlarca tespit edilen fen noktasında çalışmanın durdurulması gibi satıcının yetkisi ve sorumluluğu dışında kusuru bulunmaksızın meydana gelen tüm gecikmeler teslim süresine ilave edilecektir." ; 8 inci maddesinde de "Konutun 23 Nisan 2014 tarihinde satıcı tarafından alıcıya teslim edilmemesi halinde satıcı, gecikilen her ay için, kira bedeli olarak alıcıya ... TL ödemeyi kabul eder. Teslimin, 7. Maddede belirtilen sebepler nedeni ile süresinde yapılmaması halinde, bu maddedeki hükümler uygulanmaz. Bu halde, teslim süresinin belirtilen nedenlerden kaynaklanan gecikme süresi kadar uzadığı kabul edilir." denildiğinden, her iki etabın satış şartnamesi ve sözleşmesinde belirtilen teslim tarihlerine 48'er günlük sürenin ilave edilmesi ve bu sürelere ilişkin kira bedelinin ödenmemesi gerekir.
Buna göre;
-
Kira ödemelerinin hangi aylara ve hangi etaba ilişkin olduğuna dair tespitlere yer verilmesinin sorumluların belirlenmesi açısından önem arz ettiği,
-
Satış şartnamesi ve sözleşmesinin ilgili maddeleri uyarınca, iş artışına ilişkin 48 günlük sürenin, teslim tarihi olarak belirlenen 23 Nisan 2014 ve 29 Ekim 2014 tarihlerine eklenerek bu süreler için kira ödemesi yapılmaması gerektiği,
-
Üst Yönetici ...'nın ilave 48 günlük süre dışındaki kira ödemelerinden (Yapım işi şartnamesine göre işin bitim tarihini geçmemek üzere) sorumlu olduğu,
-
Kira ödemelerine ilişkin ödeme emirlerinde imzası bulunan harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlilerinin; ilave 48 günlük süre ile, yapım işi şartnamesine göre işin bitim tarihini geçen tarihlere ilişkin kira ödemelerinden sorumlu oldukları, bunların dışında satış şartnamesi ve sözleşmesine uygun olarak yaptıkları kira ödemelerine yönelik sorumluluklarının bulunmadığı,
-
İlave 48 günlük süre ile, yapım işi şartnamesine göre işin bitim tarihini geçen tarihlere ilişkin kira ödemelerinden; varsa bu konuya dair ödeme talimatı ve uygun görüş veren yetkililerin de sorumlu olması gerektiği,
hususları dikkate alındığında kamu zararı miktarı ve sorumlularının değişeceği değerlendirildiğinden, İlam hükmünün bozulmasının yerinde olacağı düşünülmektedir.
Arz ederim.” denilmektedir.
İlamda Diğer Sorumlu olarak sorumlu tutulan Encümen Komisyon Üyesi ... tarafından gönderilen temyiz dilekçesinde özetle;
İSTEM: Sayıştay İlamı’nın temyiz edilerek tazmin hükmünün kaldırılması talebi.
TEMYİZ NEDENLERİ:
- Kararda belirtildiği üzere konutların teslim tarihinin (23 nisan 2014 ve 29 Ekim 2014) tarihleri bizzat dönemin belediye başkanı ...tarafından belirlendiği, Zaten bu hususun belediye başkanı tarafından Sayıştay’da yapılan duruşmada kendisi tarafından kabul edildiği, Zaten seçilmişler olarak halka karşı sorumlu oldukları bu nedenle seçilmişlerin talimatları doğrultusunda atanmışların işlem yaptığı, onların sorumluluğunun amirlerine karşı olduğu, ... bölgesi o zaman cazibesi olmayan bir yerdi oraya doğru yerleşim olabilmesi için seçilmişler olarak erken tarih belirledikleri ve kendisinin de olduğu basın toplantısında belediye başkanının bunu halka deklare ettiği, Belediye başkanının bu talimatı doğrultusunda encümenin seçilmiş üyeleri olarak zaten encümen kararına yazacakları, Komisyon raporunda olup olmamasının etkisinin olmadığı, 24.10.2013 gün ve 1839 sayılı kararı ile şartnameyi onaylayıp ve erken tarihi de belediye başkanının her türlü sorumluluğu alarak belirlediği ve bu yönde memurlarına emir verdiği, Herkesçe bilindiği üzere belediyelerde memurların belediye başkanına karşı gelmelerinin mümkün olmadığı, Seçilmişler ne derse atanmışlar onu yapacağı,
Sayıştay tarafından kamu zararı kararı verilebilmesi için; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemin bulunması; bu işlem veya eylem sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması ve bu durum ile karar veya eylem arasında illiyet bağının bulunması şartlarının birlikte oluşması gerektiği, Kamu zararının varlığına karar verebilmek için süreçte rolü bulunan kamu görevlilerinin kasıt kusur ya da ihmali olduğunu tespit etmek gerektiği,
Temyiz edilen kararın Azınlık görüşünde belirtildiği üzere konutların inşa ve teslim sürecinde belediye yönetimi değişmiş ve gecikme nedeniyle kimseye kusur atfedilemeyeceği anlaşıldığından ilişik husus bulunmadığına karar verilmesi gerektiği,
- Sayıştayın burada yerindelik denetimi yapmakta olduğu, Oysaki Anayasanın 125.maddesinde ; (Değişik birinci cümle: 7/5/2010. 5982/11 md.) Yargı yetkisi, İdarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez.
Anayasa Mahkemesinin 27.12.2012 tarih ve 2012/102 E. 2012/207 K. Sayılı kararına göre (RG:2/4/2013 -28606(mükerrer);
“İdarelerin, kanunlarla verilen görevleri yerine getirirken ne tür kararlar almaları gerektiğinin, her türlü olay ve olgu göz önünde bulundurularak önceden hukuk kurallarıyla belirlenmesi mümkün olmadığı gibi, kamu hizmetlerinin ve toplumsal ihtiyaçların değişkenliği dikkate alındığında uygun bir yöntem de değildir. Bu nedenle, idarelerin karşılaştıkları farklı durumlar karşısında en uygun çözümü üretebilmeleri için takdir yetkisiyle donatılmaları zorunludur. Takdir yetkisinin amacı, idareye farklı çözümler arasından uygun ve yerinde olanı seçme serbestîsi tanımaktır. İdarenin bulduğu çözümün uygun olup olmadığı hukuki bir mesele olmayıp, bir yerindelik sorunudur. Yargı organlarının ve işlemleri hukuksal sonuç doğuran dış denetim organlarının, idarece bulunan çözümün (alınan kararın) yerinde olup olmadığını denetlemesi düşünülemez. Aksi takdirde, gerçekte söz konusu idari kararı bu konuda sorumluluk sahibi olan idare değil, herhangi bir sorumluluk taşımayan yargı organı veya ilgili dış denetim kurumu vermiş olur.”
- Kararda geçen “ her ne kadar belediye tarafının imzası yer almasa da teminat yatırılarak talep toplama yöntemi ile gerçekleştirilen satışlarda alıcılarla tek tek yapılan ve şartnamenin eki olduğu satış sözleşmelerinin imzasız da olsa geçerli olduğu ve icap kabul işlemlerinin tamamlanmış olduğu değerlendirilmiştir “ değerlendirmesinin doğru olmadığı, konut sahipleri ile belediye arasında yapılan sözleşmenin taşınmaz satış vaadi sözleşmesi olduğu.
Taşınmaz Vaadi sözleşmesi noterden yapılmadığından belediyeyi bağlayıcı niteliği olmadığı, Buna göre ödemelerin yapılmaması gerektiği,
24.10.2013 tarih ve 1839 sayılı Encümen kararı ile ilkeleri/şartları/koşulları belirlenen konutların satış işlemlerini yürütmek üzere Emlak istimlak ile Plan ve proje müdürlüğünün görevlendirdiği,
“Taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Türk Borçlar Kanununun 237. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re'sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür.’’(YARGITAY 14. HD E. 2012/12488 K. 2012/13873 T. 29.11.2012)
Türk Medeni Kanunun 706.maddesine göre “Taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olması, resmi şekilde düzenlenmiş bulunmalarına bağlıdır."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu md. 237/2’ye göre, “Taşınmaz satış vaadi, ... resmî şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmaz.”
"taşınmaz satış vaadi sözleşmesi resmi şekilde düzenlenmesi gerektiğinden N. ile S. arasındaki sözleşme şekli şarta uygun olmadığından geçerli değildir. Geçersiz sözleşme gereğince şahsi hakkı temlik alan davacı bu sözleşmeye dayanarak davalı S.'i cebri tescile zorlayamaz"(YARGITAY 14. HD E. 2015/1201 K. 2015/2856 T. 16.3.2015) “Bilindiği üzere, tapulu taşınmazların mülkiyetinin naklinin Türk Medeni Kanununun 706, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 237 ( 818 sayılı Borçlar Kanununun 213 ) ve Tapu Kanununun 26. maddeleri gereği resmi şekle bağlı olduğu tartışmasızdır. Anılan hükümler karşısında harici satışa değer verme olanağı yoktur." (YARGITAY 1. HD. E. 2015/49 K. 2015/977 T. 22.1.2015) " "
“Somut olayda, davacı ile davalı arasında yapılan tapulu taşınmazın harici satışına ilişkin sözleşme resmi şekilde yapılmadığı için geçersizdir. Geçersiz sözleşmede herkes verdiğini geri alır ve geçersiz sözleşme nedeniyle uğranılan zararın tazmini istenemez ( HGK'nun 16.03.2011 tarih ve 2011/13-744 E-195 K.)
Buna göre 24.10.2013 tarih ve 1839 sayılı Encümen kararı ile görevlendirilen Emlak ve istimlak müdürlüğü ile plan ve proje müdürlüğünün alıcılarla 6098 sayılı yasanın 237/2 sayılı maddesine göre noterden düzenleme şeklinde resmi sözleşme yapmaları gerektiği,
Yukarıda kısaca arz ve izah edilen ve resen buyrulacak nedenlerle, haklı temyiz talebinin kabulü ile hakkında verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği ifade edilmiştir..
İlamda Diğer Sorumlu olarak sorumlu tutulan Encümen Komisyon Üyesi ..., ... tarafından gönderilen temyiz dilekçesinde yukarıda belirtilenlere ilave olarak özetle;
Söz konusu inşaatın toplam maliyeti ile satış sonrası elde edilen gelirin kıyaslaması yapıldığında belediyenin kar elde ettiği, Ödenen kira gelirinin maliyete eklendiğinde bile yaklaşık ... TL belediyenin kar ettiği,
Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin ödeme esnasında evrakları kontrol etme görev ve yetkisi bulunduğu halde tazmin dışında bırakılmasının doğru olmadığı ifade edilmiştir.
BAŞSAVCILIK MÜTALAASI-46582,46658,46636
Başsavcılık Mütalaasında;
“Dilekçede özetle;
-
Kararda belirtildiği üzere konutların teslim tarihinin (23 nisan 2014 ve 29 Ekim 2014) bizzat dönemin Belediye Başkanı ... tarafından belirlendiği, zaten bu hususun Belediye Başkanı tarafından Sayıştay’da yapılan duruşmada kendisi tarafından kabul edildiği,
-
Seçilmişler olarak halka karşı sorumlu olanların kendileri olduğu, bu nedenle seçilmişlerin talimatları doğrultusunda atanmışların işlem yaptığı, onların sorumluluğunun amirlerine karşı olduğu,
-
... bölgesinin o zaman cazibesi olmayan bir yer olduğu, oraya doğru yerleşim olabilmesi için seçilmişler olarak erken tarih belirledikleri ve kendisinin de olduğu basın toplantısında Belediye Başkanının bunu halka deklare ettiği,
-
24/10/2013 tarihli ve 1839 sayılı karar ile şartnameyi onayladıkları ve erken tarihi de Belediye Başkanının her türlü sorumluluğu alarak belirlediği, bu yönde memurlarına emir verdiği, herkesçe bilindiği üzere belediyelerde memurların Belediye Başkanına karşı gelmelerinin mümkün olmadığı, seçilmişler ne derse atanmışların onu yaptığı,
-
Temyiz edilen kararın Azınlık görüşünde belirtildiği üzere konutların inşa ve teslim sürecinde belediye yönetiminin değiştiği ve gecikme nedeniyle kimseye kusur atfedilemeyeceği anlaşıldığından ilişik husus bulunmadığına karar verilmesi gerektiği,
-
Anayasanın 125 inci maddesine rağmen Sayıştay’ın burada yerindelik denetimi yaptığı,
-
Konut sahipleri ile belediye arasında yapılan sözleşmenin taşınmaz satış vaadi sözleşmesi olduğu, sözleşme noterden yapılmadığından belediyeyi bağlayıcı niteliğinin olmadığı, buna göre ödemelerin yapılmaması gerektiği,
ifade edilerek hakkında verilen tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmiştir.
Kamu zararını teşkil eden kira ödemelerinin, ... Vadi Evleri Satış Şartnamesi ve Satış Sözleşmeleri esaslarına göre yapıldığı anlaşılmaktadır. Konuya ilişkin Şartname,
Belediye Encümeninin 22/08/2013 tarihli ve 1410 sayılı kararı ile görevlendirilen komisyon tarafından hazırlanmış ve içinde sorumlunun da bulunduğu Belediye Encümeninin 24/10/2013 tarihli ve 1839 sayılı kararı ile onaylanmıştır.
Kamu zararının oluşmasına esas itibarıyla konutlar için belirlenen erken teslim tarihlerinin, inşaat işinin yapım sözleşmesiyle uyumlu olmamasının neden olduğu açıktır. Sorumlunun dilekçesinde; erken tarihin, Belediye Başkanının her türlü sorumluluğu alarak belirlediği, bu yönde memurlarına emir verdiği, memurların Belediye Başkanına karşı gelmelerinin mümkün olmadığı, seçilmişler ne derse atanmışların onu yaptığı ifade edilmektedir.
Ancak; gerek 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Kanunsuz emir" başlıklı 137 nci maddesi gerekse de 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun "Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları" başlıklı 11 inci maddesi hükümleri karşısında yapılan savunmanın dayanağı bulunmamaktadır.
Sorumlunun da içinde bulunduğu Encümen üyelerinden hiçbirisi, konutlar için belirlenen erken teslim tarihlerinin, inşaat işinin yapım sözleşmesiyle uyumlu olmadığı ve konutların erken tesliminin riskli olacağı konusunda itirazda bulunmaksızın veya bu konuda Belediye Başkanlık Makamına yazılı bir gerekçe ileri sürmeksizin komisyonca hazırlanan şartnameyi onaylamıştır. Kamu zararının oluşmasına da esas itibarıyla bahse konu şartname neden olmuştur.
Diğer taraftan; sorumlunun, sözleşmenin noterden yapılmadığından bahisle belediyeyi bağlayıcı niteliğinin olmadığı, ödemelerin yapılmaması gerektiği yönündeki iddiası Daire İlamında gerekçeleri ile birlikte karşılanmıştır.
Buna göre; kamu zararına neden olan düzenlemeleri içeren şartnameyi onaylayan Encümen üyeleri arasında bulunan dilekçinin kamu zararından sorumlu olduğu açıktır.
Ancak; İlamda, mülkiyeti ... Büyükşehir Belediyesine ait arsalarda belediye tarafından yaptırılan ... Vadi Evleri konutlarının yapım sözleşmesinde işin bitim tarihi 01.11.2014 (süre uzatımı hariç) olmasına ve bu durumun ilgililerce biliniyor olmasına rağmen konutların alıcılara teslim tarihlerinin 23.04.2014 ve 29.10.2014 olarak belirlenmesi ve konutların bu tarihte teslim edilmemesi nedeniyle; 2015 yılında ... TL kira bedeli ödenmek durumunda kalınması sonucu ortaya çıkan ...TL icra masrafları dahil toplam ...TL kamu zararı hakkında 31.12.2018 tarih ve 304 sayılı ek ilam ile verilen hüküm dışı kararının kaldırılarak, söz konusu ...TL kamu zararının; Üst yönetici Belediye Başkanı ...ile ... Vadi Evleri Satış Şartnamesini hazırlayan ve onaylayan komisyon ve encümen üyeleri ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...ve ...'ya ödettirilmesine yönelik hüküm tesis edilmiştir.
Kira ödemelerine ilişkin ödeme emri belgeleri, 2015 yılında 08/01/2015-26/08/2015 tarihleri arasını kapsamaktadır. İlamda, kira ödemelerinin hangi aylara ve hangi Etaba ait olduğuna dair bilgiye yer verilmemiştir. Kamu zararına sebebiyet veren sorumluların tespiti açısından bu hususun bilinmesi önem arz etmektedir.
İhale konusu yapım işinin bitiş tarihi 01/11/2014 olmasına rağmen, konuya dair Belediyece hazırlanan satış şartnamesi ve sözleşmesinde 1. Etabın teslim tarihi 23/04/2014, 2. Etabın teslim tarihi ise 29/10/2014 olarak belirlenmiş; süresinde teslim edilmemesi halinde her bir konut sahibine gecikilen her ay için ... TL kira bedeli ödeneceği öngörülmüştür.
Ödenmesi gereken kira bedelinin başlangıç tarihi 1. Etap için 23/04/2014; 2. Etap için ise 29/10/2014 olmakla beraber, yapım işi için toplam 48 gün süre uzatımı verildiği, iş artışından kaynaklanan bahse konu süre uzatımının da mevzuatına uygun olduğunun Raporlarda ifade edildiği anlaşılmaktadır.
Satış Sözleşmesinin 7 nci maddesinde "Yürürlükte bulunan mevzuat uyarınca kabul edilen mücbir sebepler ve her türlü fevkalade haller, satıcının kusuru bulunmayan gecikmeler, olağanüstü hava şartlarından dolayı resmi makamlarca tespit edilen fen noktasında çalışmanın durdurulması gibi satıcının yetkisi ve sorumluluğu dışında kusuru bulunmaksızın meydana gelen tüm gecikmeler teslim süresine ilave edilecektir." ; 8 inci maddesinde de "Konutun 23 Nisan 2014 tarihinde satıcı tarafından alıcıya teslim edilmemesi halinde satıcı, gecikilen her ay için, kira bedeli olarak alıcıya ... TL ödemeyi kabul eder. Teslimin, 7. Maddede belirtilen sebepler nedeni ile süresinde yapılmaması halinde, bu maddedeki hükümler uygulanmaz. Bu halde, teslim süresinin belirtilen nedenlerden kaynaklanan gecikme süresi kadar uzadığı kabul edilir." denildiğinden, her iki etabın satış şartnamesi ve sözleşmesinde belirtilen teslim tarihlerine 48'er günlük sürenin ilave edilmesi ve bu sürelere ilişkin kira bedelinin ödenmemesi gerekir.
Buna göre;
-
Kira ödemelerinin hangi aylara ve hangi etaba ilişkin olduğuna dair tespitlere yer verilmesinin sorumluların belirlenmesi açısından önem arz ettiği,
-
Satış şartnamesi ve sözleşmesinin ilgili maddeleri uyarınca, iş artışına ilişkin 48 günlük sürenin, teslim tarihi olarak belirlenen 23 Nisan 2014 ve 29 Ekim 2014 tarihlerine eklenerek bu süreler için kira ödemesi yapılmaması gerektiği,
-
Üst Yönetici ...'nın ilave 48 günlük süre dışındaki kira ödemelerinden (Yapım işi şartnamesine göre işin bitim tarihini geçmemek üzere) sorumlu olduğu,
-
Kira ödemelerine ilişkin ödeme emirlerinde imzası bulunan harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlilerinin; ilave 48 günlük süre ile, yapım işi şartnamesine göre işin bitim tarihini geçen tarihlere ilişkin kira ödemelerinden sorumlu oldukları, bunların dışında satış şartnamesi ve sözleşmesine uygun olarak yaptıkları kira ödemelerine yönelik sorumluluklarının bulunmadığı,
-
İlave 48 günlük süre ile, yapım işi şartnamesine göre işin bitim tarihini geçen tarihlere ilişkin kira ödemelerinden; varsa bu konuya dair ödeme talimatı ve uygun görüş veren yetkililerin de sorumlu olması gerektiği,
hususları dikkate alındığında kamu zararı miktarı ve sorumlularının değişeceği değerlendirildiğinden, İlam hükmünün bozulmasının yerinde olacağı düşünülmektedir.
Arz ederim.” Denilmektedir.
Sorumlu ...adına Av. ...tarafından gönderilen temyiz dilekçesinde özetle;
- Sayıştay 7. Dairesi tarafından, verilen 27.06.2016 tarih ve 200 sayılı ilamı ile hakkında herhangi bir tazmin kararı verilmediği ve yapılan temyiz sonucunda Sayıştay Temyiz Kurulunun 28.02.2018 tarih ve 44091 sayılı bozma kararı verildiği, Yine 7.dairenin 31.05.2017 tarih ve 214 sayılı ilamında hakkında herhangi bir sorumluluk ve tazmin kararı verilmediği ve yapılan temyiz sonucunda Sayıştay Temyiz kurulunun 11.04.2018 tarih ve 44290 sayılı bozma kararı verildiği,
Sayıştay Temyiz Kurulunun 11.04.2018 tarih ve 44290 sayılı bozma kararında “ konutların zamanında teslim edilmeme işleminin sebebi ve buna sebep olan kamu görevlilerinin yeniden tespit edilmesi “için dairesine tevdi edildiği, Daire önceki kararında ısrar etmeyerek bozma kararına uyduğu,
Dairenin, Temyiz Kurulunca verilen bozma kararma uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğünün doğacağı, “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlanan bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Temyiz Kurulunca da; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Karan, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E. 2006/521 sayılı kararı).
6085 sayılı Sayıştay Kanunun ‘'Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun uygulanacağı haller başlıklı 61. maddesinde “(1) Bu Kanunda yargılama usulüne ve kanun yollarına ilişkin hüküm bulunmayan hallerde 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır, “hükmü yer almakta ve bu kanuna tabi mahkemelerde usuli kazanılmış hak kavramının şöyle gerçekleştiği,
Usulî kazanılmış hakkın hukuk âlemine kazandırılmasında ki yegâne amacın; hakkaniyetin sağlanması, kişilerin mahkemelerin vermiş olduğu kararlara karşı güvenlerinin sarsılmasının önlenmesi ve kamu düzeni olduğu,
Usulî kazanılmış hak Türk hukuk sistemine yeni girmiş bir kurum olmadığı, temellerinin, İBGK, 04.02.1959, E. 1957/13, K. 1959/5 8 ve İçtihatları Birleştirme BGK, 09.05.1960, E. 1960/21, K. 1960/99 sayılı kararları ile atıldığı, Her ne kadar 04.02.1959 ve 09.05.1960 tarihli kararlardan önce de usulî kazanılmış hakka yer veren kararlar verilmişse de usulî kazanılmış hakkın şekillenmesinin bu içtihadı birleştirme kararları ile olduğu, Usulî kazanılmış hak ilk olarak Yargıtay’ın bozma kararı ile birlikte dosyanın alt derece mahkemesine iade edilmesi halinde mahkemenin yapacağı yargılamanın sınırlarını belirlemek amacı ile gündeme geldiği,
İBGK, 04.02.1959, E. 1957/13, K. 1959/5 sayılı içtihadı birleştirme kararında; “Temyizce bir kararın bozulması ve mahkemenin bozma kararına uyması halinde bozulan kararın bozma sebeplerinin şümulü dışında kalmış cihetlerinin kesinleşmiş, sayılması, davaların uzamasını önlemek maksadıyla kabul edilmiş çok önemli bir usuli hükümdür. Bir cihetin bozma kararının şümulü dışında kalması da iki şekilde olabilir. Ya o cihet, açıkça bir temyiz sebebi olarak ileri sürülmüş fakat dairece itiraz reddedilmiştir, yahut da onu hedef tutan, bir temyiz itirazı ileri sürülmemiş olmasına rağmen dosyanın Temyiz Dairesince incelendiği sırada dosyada bulunan yazılardan onun bir boşama sebebi sayılması mümkün bulunduğu halde o cihet dairece de bozma sebebi sayılmamıştır. Her iki halde de o konunun bozma sebebi sayılmamış ve başka sebeplere dayanan bozma kararma mahkemece uyulmuş olması, taraflardan birisi lehine usuli bir müktesep hak meydana getirir ki, bu hakkı ne mahkeme, ne de Temyiz Mahkemesi halele uğratabilir" denildiği, Bu kararda, alt derece mahkemesinin bozmaya uyma kararı vermesi halinde, bozma kararı dışında kalan hususların kesinleşeceği ve kesinleşen bu hususların yargılama kapsamına alınmaması gerekeceği, bu kapsamda, bozmaya uyma ile bozma kararı dışında kalarak kesinleşen hususlar lehine olan taraf açısından usulî kazanılmış hakkın meydana geleceğinin açıklığa kavuşturulduğu,
İçtihatları Birleştirme BGK, 09.05.1960, E. 1960/21, K. 1960/9 sayılı içtihadı birleştirme kararında ise; “Mahkemenin bozma kararına uymasıyla meydana gelen bozma gereğince muamele yapma ve hüküm verme durumu, taraflardan birisi lehine ve diğeri aleyhine hüküm verme neticesini doğuracak bir durumdur ve buna usuli müktesep hak yahut usule ait müktesep hak denilmektedir. Usul Kanunumuzda bu şekildeki usule ait müktesep hakka ilişkin açık bir hüküm konulmuş değilse de Temyizin bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan gayesi ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar gayesine dahi ermek üzere kabul edilmiş bulunması bakımından usule ait müktesep hak müessesesi; usul kanununun dayandığı ana esaslardandır ve amme intizamıyla da ilgilidir." Denildiği,
“Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki KURU, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395vd.)Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK)
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu Kararı ile belirlenen usuli kazanılmış hak ilkesine aykırı davranılarak hukuki belirlilik ve güvenlik ilkesiyle bağlantılı olarak Anayasa’nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 6. Maddelerinde yer alan adil yargılanma hakkının ihlal edildiği,
Sayıştay 7.Dairesinin temyize konu 18/12/2019 tarih ve 350 ve 395 sayılı kararında “ bozma kararı doğrultusunda” karar verildiği belirtilmiş ise dairenin bozma kararına uygun bir karar vermediği, çünkü bozma gerekçesinde “ konutların zamanında teslim edilmeme işleminin sebebi ve buna sebep olan kamu görevlilerinin yeniden tespit edilmesi” istenilmiş olup ancak daire bozma gerekçesiyle bağlı kalmayarak sil baştan dosyayı incelemeye almış ilk kararında Komisyon üyesi olarak kendisini sorumlu tutmaz iken ve bozma kararında belirtilen gerekçeyle sınırlı inceleme yapmış olsaydı komisyon raporunu ve üyelerini inceleme konusu yapmayacağı, Temyiz kurulu bozma kararı ile bu belirlediğin sorumlular (ki bunların içinde ben yokum) tamam ancak konutların geç teslimine neden olan görevlileri de bunlara ekle denildiği, kendisinin komisyon üyeliği dışında bir görevim olmadığı gibi konutların yapımı teslimi vs. bir dairede görevim olmadığımdan dolayı kendisini dahil etmesi ve hakkında tazmin kararı vermesinin mümkün olmadığı, Temyiz Kurulunun konutların geç teslimine sebep olanları tespit et dediği, kendisinin konutların teslimiyle vs. herhangi bir görevinin bulunmadığı,
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu Kararı ile belirlenen usuli kazanılmış hak ilkesine aykırı davranılarak hukuki belirlilik ve güvenlik ilkesiyle bağlantılı olarak Anayasa’nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 6. Maddelerinde yer alan adil yargılanma hakkının ihlal edildiği,
- Kararda belirtildiği üzere konutların teslim tarihinin (23 nisan 2014 ve 29 Ekim 2014) tarihleri bizzat dönemin belediye başkanı ... tarafından belirlendiği, Zaten bu hususun belediye başkanı tarafından Sayıştay’da yapılan duruşmada kendisi tarafından kabul edildiği, Denetçi ve daha önceki daire kararında da “ kamu zararından ... vadi evleri satış şartnamesini oluşturan komisyon üyeleri sorumlu olmamalıdır. Şartnamenin geçerli olması ve icrai (uygulanması zorunlu ve bağlayıcı olması) nitelik kazanması ancak onaylanma ile olmuştur. Bu nedenle şartnameyi 24.10.2013 gün ve 1839 sayılı kararı ile onaylayan encümen üyeleri sorumlu olması gerekir. “ Denilmiş ise de Kararda “ Gerek komisyon, gerekse Encümen üyelerinden hiçbirisi, konutlar için belirlenen erken teslim tarihlerinin, inşaat işinin yapım sözleşmesiyle uyumlu olmadığı ve konutların erken tesliminin riskli olacağı konusunda itiraz ve şerh düşmemiş veya bu konuda belediye başkanlık makamında yazılı bir itiraz ileri sürmemiştir. şartnamenin geçerli olması ve icrai nitelik kazanması onaylanma ile olmuşsa da, konutların yapım ve teslimi arasında kamu zararı oluşturacak tarih uyumsuzluğu ile kira ödemelerini encümen onayına hazırlayan komisyon üyeleri de oluşan kamu zararından encümen üyeleri ile birlikte sorumludur.” Denildiği, Temyiz edilen yeni bu kararda dahi şartnamenin geçerli olması ve icrai nitelik kazanması encümen tarafından onaylanma ile olduğu” kabul edilmiş ancak en üst amir olan belediye başkanına yazılı itiraz etmediği için kendisinin tazminle sorumlu tutulduğu, Hakkında tazmin kararının verilmesinin yegane gerekçesi “en üst amirin emrine itiraz etmemektir.” Oysaki 657 sayılı yasanın;
“Devlet Memurlarının Görev ve Sorumlulukları:
Madde 11- Devlet memurları kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görenleri verine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar. Devlet memuru amirinden aldığı emri, Anayasa, kanun, tüzük ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Amir emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, memur bu emri yapmağa mecburdur. Ancak emrin yerine getirilmesinden doğacak sorumluluk emri verene aitth Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz.”
Belediyenin en üst amiri olan belediye başkanının teslim tarihini belirleyip şartnameye yazılması emrinin “Anayasa, kanun, tüzük ve yönetmelik hükümlerine aykırı” bir yönü olmadığından yazılı itiraz yapılması mecburiyeti olmadığı, Belediye başkanının talebi eğer mevzuata aykırı ise ve memur bunun farkına varırsa amirinden yazılı emir ister ancak amirin talebi mevzuat hükümlerine aykırı değilse verilen görevi yerine getirmekle yükümlü olduğu, Yasal mecburiyete binaen yapılan bir işlem için sorumlu tutulmasının doğru olmadığı, Nitekim Türk Ceza Kanunun “Kanunun hükmü ve amirin emri” başlıklı 24.maddesinde; (1) Kanunun hükmünü yerine getiren kimseye ceza verilmez. (2) Yetkili bir merciden verilip, yerine getirilmesi görev gereği zorunlu olan bir emri uygulayan sorumlu olamaz.” Düzenlemesinin olduğu, Daha önce olduğu gibi kesin nitelikte olmayan ve bağlayıcılığı olmayan rapor nedeniyle sorumlu olmadığına karar verilmesi ve komisyon üyeleri hakkındaki tazmin kararının kaldırılması gerektiği,
Sayıştay tarafından kamu zararı kararı verilebilmesi için; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemin bulunması; bu işlem veya eylem sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması ve bu durum ile karar veya eylem arasında illiyet bağının bulunması şartlarının birlikte oluşması gerektiği, Kamu zararıma varlığına karar verebilmek için süreçte rolü bulunan kamu görevlilerinin kasıt kusur ya da ihmali olduğunun tespit edilmesi gerektiği, Temyiz edilen kararın Azınlık görüşünde belirtildiği üzere konutların inşa ve teslim sürecinde belediye yönetimi değişmiş ve gecikme nedeniyle kimseye kusur atfedilemeyeceği anlaşıldığından ilişik husus bulunmadığına karar verilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Başsavcılık Mütalaasında;
Dilekçede özetle;
-
Sayıştay 7. Dairesinin 27/06/2016 tarihli ve 200 sayılı ilamı ile hakkında herhangi bir tazmin kararı verilmediği, Temyiz Kurulunun 28/02/2018 tarihli ve 44091 sayılı bozma kararı verdiği, yine 7. Dairenin 31/05/2017 tarihli ve 214 sayılı ilamında, hakkında herhangi bir sorumluluk ve tazmin kararı verilmediği, yapılan temyiz sonucunda Temyiz Kurulunun 11/04/2018 tarihli ve 44290 sayılı bozma kararı verdiği,
-
Temyiz Kurulunun 44290 sayılı bozma kararında konutların zamanında teslim edilmeme işleminin sebebi ve buna sebep olan kamu görevlilerinin yeniden tespit edilmesi için dairesine tevdi edildiği, Dairenin önceki kararında ısrar etmeyerek bozma kararına uyduğu,
-
Dairenin, Temyiz Kurulunca verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğacağı, "Usuli kazanılmış hak" olarak tanımlanan bu olgunun; mahkemeye, hükmüne uyduğu bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Temyiz Kurulunca da; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilemeyeceği,
-
Temyiz edilen bu kararda dahi şartnamenin geçerli olması ve icrai nitelik kazanmasının encümen tarafından onaylanma ile olduğunun kabul edildiği, ancak en üst amir olan Belediye Başkanına yazılı itiraz etmediği için kendisinin tazminle sorumlu tutulduğu, hakkında tazmin kararının verilmesinin yegane gerekçesinin en üst amirin emrine itiraz etmemek olduğu,
-
Belediyenin en üst amiri olan Belediye Başkanının teslim tarihini belirleyip şartnameye yazılması emrinin "Anayasa, kanun, tüzük ve yönetmelik hükümlerine aykırı" bir yönü olmadığından yazılı itiraz yapılması mecburiyetinin olmadığı, Belediye Başkanının talebi eğer mevzuata aykırı ise ve memur bunun farkına varırsa amirinden yazılı emir isteyeceği, ancak amirin talebi mevzuat hükümlerine aykırı değilse verilen görevi yerine getirmekle yükümlü olduğu, yasal mecburiyete binaen yapılan bir işlem için sorumlu tutulmalarının doğru olmadığı,
-
Sayıştay tarafından kamu zararı kararı verilebilmesi için; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemin bulunması; bu işlem veya eylem sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması ve bu durum ile karar veya eylem arasında illiyet bağının bulunması şartlarının birlikte oluşması gerektiği, kamu zararının varlığına karar verebilmek için süreçte rolü bulunan kamu görevlilerinin kasıt kusur ya da ihmali olduğunu tespit etmek gerektiği,
ifade edilerek, temyiz talebinin kabulü ile hakkında verilen tazmin hükmünün kaldırılması; ayrıca, Sayıştay’ın bir yüksek yargı organı olması ve dosyada avukat olarak temsil edilmesinden kaynaklı olarak doğan yasal vekalet ücretine hükmedilmesi talep edilmiştir.
Kamu zararını teşkil eden kira ödemelerinin, ... Vadi Evleri Satış Şartnamesi ve Satış Sözleşmeleri esaslarına göre yapıldığı anlaşılmaktadır. Konuya ilişkin Şartname, Belediye Encümeninin 22/08/2013 tarihli ve 1410 sayılı kararı ile görevlendirilen ve içinde sorumlunun da bulunduğu komisyon tarafından, konutların yapım aşaması ve inşaat işinin normal bitim süresi dikkate alınmadan hazırlanmıştır.
Temyiz Kurulunun 11/04/2018 tarihli ve 44290 sayılı bozma kararında; konut sahiplerine kira ödemesi yapıldığına göre, bu konutların zamanında teslim edilmediği, kamu görevlilerinin de görevlerini mevzuata uygun olarak yerine getirmediği sabit olduğundan bahisle, konutların zamanında teslim edilmeme işleminin sebebi ve buna sebep olan kamu görevlilerinin yeniden tespitinin gerektiğine işaret edilerek bu tespite ilişkin yapılması gereken işlemler sıralanmış ve bunlardan birisi de "Hangi işlem/işlemlerin konutların geç teslimine ve kira ödemesine neden olduğu hususlarının incelemesinin yapılması ve bu işlem/işlemlerin sorumlularının yeniden tespit edilmesi gerekmektedir." şeklinde ifade edilmiş, Daire de Temyiz Kurulunun bozma gerekçelerini de dikkate alarak hükmünü vermiştir.
Dilekçede; Belediye Başkanının teslim tarihini belirleyip şartnameye yazılması emrinin Anayasa, kanun, tüzük ve yönetmelik hükümlerine aykırı bir yönünün olmadığı iddia edilmektedir.
Kamu zararının oluşmasına esas itibarıyla konutlar için belirlenen erken teslim tarihlerinin, inşaat işinin yapım sözleşmesiyle uyumlu olmamasının neden olduğu açıktır. Yapım sözleşmesine göre 2014 yılı Kasım ayında teslim edilmesi gereken konutların, sözleşmesinde bir değişiklik olmamasına rağmen teslim tarihlerinin yedi ay veya iki ay öne alınması, gerçekleşmemesi halinde ise kira yardımı yapılmasının öngörülmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi kamu zararının oluşmasına da neden teşkil etmiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 8 inci maddesi "Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır." hükmüne amir olup, anılan Kanunun 71 inci maddesinde kamu zararı "kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır." şeklinde tanımlanmıştır. Somut olaya dair kamu zararı, sorumlunun da içinde bulunduğu komisyon tarafından mevzuata aykırı olarak hazırlanan şartname uyarınca gerçekleşmiştir. Verilen talimatın sorgulanmaması ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 137 nci maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 11 inci maddesi hükümleri dikkate alınmaksızın aynen uygulanması uygulayan kamu görevlilerinin sorumluluğunu mucip bir durumdur.
Buna göre; kamu zararına neden olan düzenlemeleri içeren şartnameyi hazırlayan komisyon üyeleri arasında bulunan dilekçinin kamu zararından sorumlu olduğu açıktır.
Ancak; İlamda, mülkiyeti ... Büyükşehir Belediyesine ait arsalarda belediye tarafından yaptırılan ... Vadi Evleri konutlarının yapım sözleşmesinde işin bitim tarihi 01.11.2014 (süre uzatımı hariç) olmasına ve bu durumun ilgililerce biliniyor olmasına rağmen konutların alıcılara teslim tarihlerinin 23.04.2014 ve 29.10.2014 olarak belirlenmesi ve konutların bu tarihte teslim edilmemesi nedeniyle; 2015 yılında ...TL kira bedeli ödenmek durumunda kalınması sonucu ortaya çıkan ...TL icra masrafları dahil toplam ...TL kamu zararı hakkında 31.12.2018 tarih ve 304 sayılı ek ilam ile verilen hüküm dışı kararının kaldırılarak, söz konusu ...TL kamu zararının; Üst yönetici Belediye Başkanı ...ile ... Vadi Evleri Şatış Şartnamesini hazırlayan ve onaylayan komisyon ve encümen üyeleri ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...ve ...'ya ödettirilmesine yönelik hüküm tesis edilmiştir.
Kira ödemelerine ilişkin ödeme emri belgeleri, 2015 yılında 08/01/2015-26/08/2015 tarihleri arasını kapsamaktadır. İlamda, kira ödemelerinin hangi aylara ve hangi Etaba ait olduğuna dair bilgiye yer verilmemiştir. Kamu zararına sebebiyet veren sorumluların tespiti açısından bu hususun bilinmesi önem arz etmektedir.
İhale konusu yapım işinin bitiş tarihi 01/11/2014 olmasına rağmen, konuya dair Belediyece hazırlanan satış şartnamesi ve sözleşmesinde 1. Etabın teslim tarihi 23/04/2014, 2. Etabın teslim tarihi ise 29/10/2014 olarak belirlenmiş; süresinde teslim edilmemesi halinde her bir konut sahibine gecikilen her ay için ... TL kira bedeli ödeneceği öngörülmüştür.
Ödenmesi gereken kira bedelinin başlangıç tarihi 1. Etap için 23/04/2014; 2. Etap için ise 29/10/2014 olmakla beraber, yapım işi için toplam 48 gün süre uzatımı verildiği, iş artışından kaynaklanan bahse konu süre uzatımının da mevzuatına uygun olduğunun Raporlarda ifade edildiği anlaşılmaktadır.
Satış Sözleşmesinin 7 nci maddesinde "Yürürlükte bulunan mevzuat uyarınca kabul edilen mücbir sebepler ve her türlü fevkalade haller, satıcının kusuru bulunmayan gecikmeler, olağanüstü hava şartlarından dolayı resmi makamlarca tespit edilen fen noktasında çalışmanın durdurulması gibi satıcının yetkisi ve sorumluluğu dışında kusuru bulunmaksızın meydana gelen tüm gecikmeler teslim süresine ilave edilecektir." ; 8 inci maddesinde de "Konutun 23 Nisan 2014 tarihinde satıcı tarafından alıcıya teslim edilmemesi halinde satıcı, gecikilen her ay için, kira bedeli olarak alıcıya ... TL ödemeyi kabul eder. Teslimin, 7. Maddede belirtilen sebepler nedeni ile süresinde yapılmaması halinde, bu maddedeki hükümler uygulanmaz. Bu halde, teslim süresinin belirtilen nedenlerden kaynaklanan gecikme süresi kadar uzadığı kabul edilir." denildiğinden, her iki etabın satış şartnamesi ve sözleşmesinde belirtilen teslim tarihlerine 48'er günlük sürenin ilave edilmesi ve bu sürelere ilişkin kira bedelinin ödenmemesi gerekir.
Buna göre;
-
Kira ödemelerinin hangi aylara ve hangi etaba ilişkin olduğuna dair tespitlere yer verilmesinin sorumluların belirlenmesi açısından önem arz ettiği,
-
Satış şartnamesi ve sözleşmesinin ilgili maddeleri uyarınca, iş artışına ilişkin 48 günlük sürenin, teslim tarihi olarak belirlenen 23 Nisan 2014 ve 29 Ekim 2014 tarihlerine eklenerek bu süreler için kira ödemesi yapılmaması gerektiği,
-
Üst Yönetici ...'nın ilave 48 günlük süre dışındaki kira ödemelerinden (Yapım işi şartnamesine göre işin bitim tarihini geçmemek üzere) sorumlu olduğu,
-
Kira ödemelerine ilişkin ödeme emirlerinde imzası bulunan harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlilerinin; ilave 48 günlük süre ile, yapım işi şartnamesine göre işin bitim tarihini geçen tarihlere ilişkin kira ödemelerinden sorumlu oldukları, bunların dışında satış şartnamesi ve sözleşmesine uygun olarak yaptıkları kira ödemelerine yönelik sorumluluklarının bulunmadığı,
-
İlave 48 günlük süre ile, yapım işi şartnamesine göre işin bitim tarihini geçen tarihlere ilişkin kira ödemelerinden; varsa bu konuya dair ödeme talimatı ve uygun görüş veren yetkililerin de sorumlu olması gerektiği,
hususları dikkate alındığında kamu zararı miktarı ve sorumlularının değişeceği değerlendirildiğinden, İlam hükmünün bozulmasının yerinde olacağı düşünülmektedir.
Diğer taraftan; dilekçede, vekalet ücretine hükmedilmesi talep edilmekte ise de 6085 sayılı Sayıştay Kanunu ve ikincil mevzuatı dikkate alındığında avukatlık vekalet ücreti ödenmesinin mümkün olmadığı değerlendirilmektedir.
Arz ederim.” Denilmektedir.
Duruşma talebinde bulunan ..., ...adına Av. ..., ..., ...’e duruşma gününe ilişkin tebligat yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunmadıkları, kanuni bir vekil göndermedikleri ve duruşmada hazır bulunmama nedenlerini kabul edilebilir bir belge ile tevşik etmedikleri anlaşılmakla,
Duruşma talebinde bulunan ..., ..., ..., ..., ... ve Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
350 sayılı Ek İlamla, Mülkiyeti ... Büyükşehir Belediyesine ait arsalarda belediye tarafından yaptırılan ... Vadi Evleri konutlarının yapım sözleşmesinde işin bitim tarihi 01.11.2014 (süre uzatımı hariç) olmasına ve bu durumun ilgililerce biliniyor olmasına rağmen konutların alıcılara teslim tarihlerinin 23.04.2014 ve 29.10.2014 olarak belirlenmesi ve konutların bu tarihte teslim edilmemesi nedeniyle; 2015 yılında ödenen ... TL kira bedeli ile bu kira bedellerinin alıcılar tarafından yasal yollardan takibi neticesinde ...TL tutarındaki icra masrafı olmak üzere toplam ...TL kamu zararı hakkında 31.12.2018 tarih ve 304 ek ilam ile verilen hüküm dışı kararının kaldırılarak, söz konusu ...TL kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
... mevkiinde inşa edilecek olan 600 konutun yapım ihalesinin İdaresi tarafından 08.05.2013 tarihinde yapılmış olduğu, yüklenici .... Ltd. Şti ile 11.06.2013 tarihinde sözleşme imzalandığı, yapı denetim görevinin idare adına müşavirlik yapan ... A.Ş. firmasına verildiği; 20.06.2013 tarihinde yer teslimi yapıldığı, işin süresinin sözleşme gereği olarak 500 gün olarak belirlendiği, sözleşmesinde kısmi kabule ilişkin herhangi bir düzenleme olmadığı, dolayısıyla işin tamamı (600 konut) için normal bitim tarihinin 01.11.2004 tarihi olarak hesaplandığı; inşaat henüz devam ederken belediye tarafından söz konusu konutların iki etap halinde satışa sunulduğu ve satış işlemleri sırasında müşteri olan vatandaşlar ile yapılan Satış Sözleşmelerinde ve ... Evleri Satış Şartnamesinde 280 adet konutun (1. Etap olarak adlandırılmış) 23 Nisan 2014 tarihinde, 320 adet konutun (2. Etap olarak adlandırılmış) ise 29 Ekim 2014 tarihinde teslim edileceğine ilişkin belediye tarafından taahhütte bulunulduğu, dairelerin süresinde teslim edilmemesi halinde geciken her ay için aylık ... TL kira ödeneceği yönünde sözleşmeye hüküm konulduğu; buna karşılık uygulamada 600 konutun satış sözleşmelerinde taahhüt edilen teslim tarihlerinde teslim edilemediği, bunun sonucunda, hak sahiplerine kira ödemesinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Söz konusu ... Evleri Satış Şartnamesinin “Konutların Satış Bedeli” başlıklı 5’inci maddesinde;
“Yapılan maliyet hesabına göre;
Bina zemin katlardaki her bir dairenin satış bedeli ... TL,
En üst katlardaki her bir dairenin satış bedeli ... TL,
Ara katlardaki her bir dairenin satış bedeli ... TL 'dir.
“Satış Bedelinin Ödenmesi” başlıklı 6’ncı maddesinde;
“a) Kura sonucu konut almaya hak kazananlar 18 Kasım - 22 Kasım 2013 tarihleri arasında önceden yatırılan ... TL başvuru bedelini ... TL 'ye tamamlayacaktır.
b) 20 Ocak-24 Ocak 2014 tarihleri arasında, 2’nci ... TL’yi yatıracaktır.
c) Konut satış bedelinin geri kalan kısmı, konutların teslim tarihinde defaten yatırılacaktır.
d) Konutlar teslim tarihinde kredi kullanılabilir seviyede olacaktır. ”,
“Konutların Teslimi” başlıklı 7’nci maddesinde;
‘‘a) Satışı yapılan 1. Etap 280 konutun öngörülen teslim tarihi 23 Nisan 2014, 2. Etap konutun öngörülen teslim tarihi 29 Ekim 2014’tür.
b) Dairelerin süresinde teslim edilmemesi halinde, Belediyemizce her bir konut sahibine geciken her ay için ... TL kira bedeli ödenecektir.
c) KDV (%1), Damga vergisi, tapu harç ve masrafları konut sahibine ait olacaktır.
d) Kura sonucu hak kazanılan dairelerin tapu tesciline kadar devri yapılmayacak, ancak hak sahipleri arasında 14 Mart 2014 tarihine kadar Noter muvafakati ile daire takası yapılabilecektir. ”,
Alıcılarla yapılan ... Vadi Evleri Satış Sözleşmelerinin “D) Sözleşme Şartları” bölümünde;
“1-) Sözleşme konusu konutun satış bedeli KDV hariç ... TL. dır.
- ) Ödeme Planı:
a) Başvuru tarihinde ...(...) TL.
b) 20 Ocak 2014/24 Ocak 2004 tarihleri arasında ...(...) TL
c) Kalan ... TL. konut tesliminde ödenecektir.
(...)
- ) Konut teslim tarihi 23 NİSAN 2014 / 29 EKİM 2014 tarihindedir.
(...)
- ) Konutun 23 Nisan 2014 / 29 Ekim 2014 tarihinde, satıcı tarafından alıcıya teslim edilmemesi halinde, satıcı gecikilen her ay için, kira bedeli olarak, alıcıya ... (...) TL ödemeyi kabul eder. (...) ”
hükümleri yer almaktadır.
Yukarıda yer alan Belediyeye kira yardımı yapma yükümlülüğü doğuran düzenlemede, söz konusu yardımın yapılması için öngörülmüş olan tek şart “Dairelerin süresinde teslim edilmemesi hali” olup bunun dışında konut sahiplerine, konutların teslim tarihinde konut bedelinin tamamının Belediyeye ödemiş olmasını öngören bir şarta ya da başkaca her hangi bir şarta yer verilmiş değildir. Nitekim aynı madde, her bir alıcı ile yapılan ... Vadi Evleri Satış Şartnamelerinde de aynı şekilde yer almıştır.
Bununla birlikte Şartname’de konut bedelinin yatırılmaması durumunda uygulanacak yaptırımda ayrıca belirlenmiş olup; bu durum Şartname’nin “Konut Bedelinin Yatırılmaması” başlıklı 8 inci maddesinde şu şekilde ifade edilmiştir:
“a) Başvuruda bulunanlardan yanıltıcı belge ve yanlış beyanda bulunmalarının anlaşılması halinde, başvuruları kabul edilmeyecek, Kur’a da isimleri çıksa bile işlemleri iptal edilerek ...-TL. başvuru bedeli iade edilmeyerek Kuruma irad kaydedilecektir.
b) Belirtilen tarihlerde Peşinatı tam olarak yatırmayanların, ...-TL. başvuru bedeli Kuruma irad kaydedilerek, konut alma hakkı iptal edilecektir.
c) Konut alma hakkı iptal edilenlerin, başvuru bedeli dışında yatırdıkları bedel, 3 ay içinde faizsiz olarak kendilerine iade edilecektir.”
Şartname’nin açık hükmüne göre konut bedelinin yatırılmamasının yaptırımı başvuru bedelinin Kuruma irad kaydedilmesi ve konut alma hakkının iptal edilmesidir. Bunun dışında konut bedelinin kalan kısmının yatırılmamasının kira yardımı ödemesini engelleyeceğine dair herhangi bir hüküm ne Şartnamede ne de diğer herhangi bir düzenlemede bulunmamaktadır.
Yukarıda yer alan sözleşme ve şartname hükümlerine göre; 280 adet 1. Etap konutun teslim tarihi 23.04.2014, 320 adet 2. Etap konutun teslim tarihi ise 29.10.2014 olup, bu tarihlerde teslim edilememesi halinde belediyece konut sahiplerine kira ödemesi yapılmıştır.
Sorumluların da belirttiği üzere, Belediye tarafından satışı yapılacak konutların maliyetleri çıkartılarak toplam maliyet ... TL olarak bulunduğu, 600 konutun yapım işi devam ederken, yüklenici firmaya iş artışı yaptırılmış ve ilave olarak ...TL daha maliyetin arttığı, bunun yanında 600 konutun satışından elde edilen toplam gelirin ...TL olduğu, Sayıştay yargılamasına konu edilen ve Sayıştay 7. Dairesinin 350 ve 395 nolu ek ilamlarında yer alan kamu zararı tutarı olan (... TL + ...TL) ...TL dahi eklendiğinde toplam maliyetin ... TL olduğu, toplam gelir ile toplam gider arasındaki farkın ise ...TL olduğu ve projenin toplamda zarara sebep olmadığı anlaşılmıştır.
... Evleri Projesinin, piyasa koşullarında konut edinme imkânı bulunmayan alt gelir grubu ve yoksul grubu vatandaşların konut ihtiyacı dikkate alınarak hazırlanan sosyal konut projesi olup kar amacı gütmediği de göz önünde bulundurulduğunda, proje sözleşme ve şartname hükümlerine göre; 280 adet 1. Etap konutun teslim tarihi 23.04.2014, 320 adet 2. Etap konutun teslim tarihi ise 29.10.2014 olup, bu tarihlerde teslim edilememesi halinde belediyece konut sahiplerine kira ödemesi yapılmasında mevzuata aykırı husus bulunmamaktadır.
Bu itibarla, 350 sayılı Ek İlam ile verilen tazmin hükmünün BOZULMASINA; yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurulmak suretiyle yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilgili DAİRESİNE TEVDİİNE, (Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ... ve Üye ...’ın aşağıda yazılı oy gerekçelerine karşı) oy çokluğuyla
Karar verildiği 01.12.2021 tarih ve 50537 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi
Üye ..., Üye ... ve Üye ...’ın karşı oy gerekçeleri:
... mevkiinde inşa edilecek olan 600 konutun yapım ihalesinin İdaresi tarafından 08.05.2013 tarihinde yapılmış olduğu, yüklenici .... Ltd. Şti ile 11.06.2013 tarihinde sözleşme imzalandığı, yapı denetim görevinin idare adına müşavirlik yapan ... A.Ş. firmasına verildiği; 20.06.2013 tarihinde yer teslimi yapıldığı, işin süresinin sözleşme gereği olarak 500 gün olarak belirlendiği, sözleşmesinde kısmi kabule ilişkin herhangi bir düzenleme olmadığı, dolayısıyla işin tamamı (600 konut) için normal bitim tarihinin 01.11.2004 tarihi olarak hesaplandığı; inşaat henüz devam ederken belediye tarafından söz konusu konutların iki etap halinde satışa sunulduğu ve satış işlemleri sırasında müşteri olan vatandaşlar ile yapılan Satış Sözleşmelerinde ve ... Evleri Satış Şartnamesinde 280 adet konutun (1. Etap olarak adlandırılmış) 23 Nisan 2014 tarihinde, 320 adet konutun (2. Etap olarak adlandırılmış) ise 29 Ekim 2014 tarihinde teslim edileceğine ilişkin belediye tarafından taahhütte bulunulduğu, dairelerin süresinde teslim edilmemesi halinde geciken her ay için aylık ... TL kira ödeneceği yönünde sözleşmeye hüküm konulduğu; buna karşılık uygulamada 600 konutun satış sözleşmelerinde taahhüt edilen teslim tarihlerinde teslim edilemediği, belediyenin konut sahiplerine kira ödemelerini yapmamakta ısrar ettiği, bunun sonucunda, konut sahipleri de alacaklarını icra yoluyla aldığı , belediye icra masrafları, avukat vekalet masrafları gibi ek maliyetlere de katlanmak zorunda kalarak hak sahiplerine kira ödemesinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Söz konusu ... Evleri Satış Şartnamesinin “Konutların Satış Bedeli” başlıklı 5’inci maddesinde;
“Yapılan maliyet hesabına göre;
Bina zemin katlardaki her bir dairenin satış bedeli ...TL,
En üst katlardaki her bir dairenin satış bedeli ...TL,
Ara katlardaki her bir dairenin satış bedeli ...TL 'dir.
“Satış Bedelinin Ödenmesi” başlıklı 6’ncı maddesinde;
“a) Kura sonucu konut almaya hak kazananlar 18 Kasım - 22 Kasım 2013 tarihleri arasında önceden yatırılan ...TL başvuru bedelini ...TL 'ye tamamlayacaktır.
b) 20 Ocak-24 Ocak 2014 tarihleri arasında, 2’nci ...TL’yi yatıracaktır.
c) Konut satış bedelinin geri kalan kısmı, konutların teslim tarihinde defaten yatırılacaktır.
d) Konutlar teslim tarihinde kredi kullanılabilir seviyede olacaktır. ”,
“Konutların Teslimi” başlıklı 7’nci maddesinde;
‘‘a) Satışı yapılan 1. Etap 280 konutun öngörülen teslim tarihi 23 Nisan 2014, 2. Etap konutun öngörülen teslim tarihi 29 Ekim 2014’tür.
b) Dairelerin süresinde teslim edilmemesi halinde, Belediyemizce her bir konut sahibine geciken her ay için ... TL kira bedeli ödenecektir.
c) KDV (%1), Damga vergisi, tapu harç ve masrafları konut sahibine ait olacaktır.
d) Kura sonucu hak kazanılan dairelerin tapu tesciline kadar devri yapılmayacak, ancak hak sahipleri arasında 14 Mart 2014 tarihine kadar Noter muvafakati ile daire takası yapılabilecektir. ”,
Alıcılarla yapılan ... Vadi Evleri Satış Sözleşmelerinin “D) Sözleşme Şartları” bölümünde;
“1-) Sözleşme konusu konutun satış bedeli KDV hariç ... TL. dır.
- ) Ödeme Planı:
a) Başvuru tarihinde ...(...) TL.
b) 20 Ocak 2014/24 Ocak 2004 tarihleri arasında ...(...) TL
c) Kalan ... TL. konut tesliminde ödenecektir.
(...)
- ) Konut teslim tarihi 23 NİSAN 2014 / 29 EKİM 2014 tarihindedir.
(...)
- ) Konutun 23 Nisan 2014 / 29 Ekim 2014 tarihinde, satıcı tarafından alıcıya teslim edilmemesi halinde, satıcı gecikilen her ay için, kira bedeli olarak, alıcıya ... (...) TL ödemeyi kabul eder. (...) ”
hükümleri yer almaktadır.
Yukarıda yer alan sözleşme ve şartname hükümlerine göre; 280 adet 1. Etap konutun teslim tarihi 23.04.2014, 320 adet 2. Etap konutun teslim tarihi ise 29.10.2014 olup, bu tarihlerde teslim edilememesi halinde cezai şart olarak belediyece konut sahiplerine kira ödemesi yapılacaktır.
Belediye söz konusu konutları şartnamede belirlenen tarihlerde teslim edemediğinden, konut sahiplerine 2014 yılında 1. Etaptan 241 ve 2. Etaptan 1 olmak üzere toplam 242 konut için kira ödemesinde bulunmak durumunda kalmıştır.
Oysa, söz konusu konutların inşaasına ilişkin yapım işine ait Belediye ile … İnş. San. Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan sözleşmede 600 konutun tamamının iş bitim tarihi 01.11.2014 olarak belirlenmiştir. Diğer yandan yükleniciye 22.11.2013 tarihinde % 7,85 oranında ve 20.02.2014 tarihinde % 1,471 oranında iş artışı verilmiş ve bu iş artışları sebebiyle toplam 48 gün süre uzatımında bulunulmuştur. Dolayısıyla süre uzatımı ile beraber Yüklenici firma açısından konutların bitirilmesi gereken tarih 19.12.2014 olmuştur.
İşin iki etap halinde ve 23.04.2014 ve 29.10.2014 tarihlerinde bitirileceğine ilişkin herhangi bir iş programı değişikliği yapılmamış, konutların sözleşmedeki tarihten (01.11.2014) daha önce (23.04.2014 ve 29.10.2014 tarihlerinde) bitirilmesi yönünde Yüklenici firmayla herhangi bir sözleşme revizyonu veya resmi yazışma da yapılmamıştır.
Zaten her hangi bir süre uzatımı verilmemesi halinde bile 01.11.2014 tarihinde tamamlanacak yapım işine ait konutların tesliminin 23 Nisan 2014 ve 29 Ekim 2014 tarihi olarak satış şartnamesinde belirlenmesinin ve zamanında teslim edilmemesi halinde kira yardımı yapılacak olmasının kamu zararını oluşturduğu açıktır.
Yani kira ödemesi satış şartnamesi ile yapım sözleşmesi arasındaki tutarsızlık nedeniyle ödenmiştir.
Sorumlular tarafından ... Vadi Evleri projesi hiç yapılmamış olsaydı, belediye ne karı ne de zararı olacakken, mezkur projenin yapılmasından dolayı, ek ilamlarda belirtilen kamu zararı iddiaları dahil belediyenin karı olduğu ifade edilmişse de; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 8 inci maddesi "Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır." hükmüne amir olup, anılan Kanunun 71 inci maddesinde kamu zararı "kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır." şeklinde tanımlanmıştır. 01.11.2014 tarihinde tamamlanacak yapım işine ait konutların tesliminin daha önceki tarih olarak belirlenmeyip kira ödemesi yapılmasaydı kamu kaynağında azalışa sebep olunmayacaktı.
Yine sorumlular tarafından kira ödemesine yönelik şartnameye hüküm konulmuş olmasına, yani şartnameye kira yardımı konulmayacağına yönelik herhangi bir yasal dayanak gösterilemediği, Kira yardımı yapılmasına engel bir durum olduğuna yönelik herhangi bir delil, mevzuat düzenlemesi ortaya konulamadığı ifade edilmişse de; ... Vadi Evleri Satış Şartnamesi ve Satış Sözleşmeleri komisyon tarafından konutların yapım aşaması ve inşaat işinin normal bitim süresi dikkate alınmadan hazırlanmıştır. Konutlar için belirlenen erken teslim tarihlerinin, inşaat işinin yapım sözleşmesiyle uyumlu olmadığı, sözkonusu evlerin yükleniciden teslim alınması ile vatandaşa teslim edilmesi senkronize edilemediği anlaşılmıştır. Teslim alınamayan evlerin, teslim edilmesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Teslim alma-teslim etme zamanının kamu zararına sebep olmayacak şeklide sözleşme ve şartnamelerde düzenlenmesi gerekmektedir.
350 sayılı Ek İlamla verilen ... TL kamu zararının tazminine ilişkin hükmünün tasdiki gerekir.
Üye ...’in karşı oy gerekçesi
Daire kararının tasdikine karar verilmesi gerektiğine ilişkin azınlık görüşündeki üyelerin görüş ve gerekçelerine katılmakla birlikte; usul yönünden;
Sayıştay Yargılamasında ilk derece mahkemesi olarak dairelerce verilen kararlara karşı sorumlular olağan kanun yolu olarak temyiz ve karar düzeltme, olağanüstü kanun yolu olarak ise yargılamanın iadesi yoluna müracaat edebilirler. 6085 Sayılı Kanunun, Temyiz başlıklı 55. Maddesindeki düzenlemeye göre Temyiz Kurulu; temyiz olunan hükmü olduğu gibi veya düzelterek tasdik etmeye, bozma kararı vererek daireye göndermeye ya da Kurul üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile daire kararını tümüyle ortadan kaldırmaya karar verebilir. Kaldırma kararı (doğası gereği Sayıştay dairelerince kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi ile yönündeki kararlar hakkında verilebilecek bir karar olup) kamu zararının oluşmadığı dolayısıyla da dairece haklarında hüküm tesis edilen sorumlular hakkında hüküm tesis edilmesi gerekmediği sonucuna ulaşan ve sorumluların beratı anlamına gelen bir hükümdür.
Bu düzenlemede yer verilen “kurul üye sayısının üçte iki çoğunluğu ile kaldırılması” şeklindeki kısmın klasik anlamdaki temyiz uygulamalarının dışına taşan bir düzenleme olduğu ortadadır. Hukuk sisteminde ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın kaldırılması ve bunun yerine yeni bir karar verilmesi uygulaması istinaf mahkemeleri aşamasında görülebilen bir uygulamadır. İstinaf mahkemelerince verilen kararlar (İlk derece mahkemesinin kararını kaldıran kararlar dahil) hakkında da belli şartlar altında temyiz yoluna gidilebilmektedir. Oysa Sayıştay Temyiz Kurulunca verilen kaldırma kararına karşı karar düzeltme dışında müracaat edilebilecek bir kanun yolu ve mercii bulunmamaktadır. Türk Hukuk Sisteminde Temyiz İncelemesi sürecinde verilebilecek kararlardan farklı ve temyizi kabil olmayan bir yöntem olarak belirlenmiş olması nedeniyle de 6085 Sayılı Kanunda normal karar çoğunluğundan farklı olarak kaldırma kararı için Kurulun üçte ikisinin çoğunluğu aranmıştır.
İlk derecede kamu zararını tazminle yükümlü tutulmuş olan sorumluların haklarında verilmiş olan bu kararın, sorumlular lehine sonuçlanması için en kısa ve kesin olan yol dairece verilmiş olan tazmin kararının kaldırılması olup sorumluların temyiz başvuruları da çoğunlukla “kararın kaldırılması veya bozulması” şeklinde bir taleple sonlandırılmaktadır. Bu sebeple temyiz başvurusunda taraflarca kaldırma talep edilmişse öncelikle bu talebin görüşülmesi ve sonuçlandırılması gereklidir.
Ancak kaldırma kararının alınabilmesi için bozma veya tasdik kararlarından farklı bir çoğunluk (Kurulun üçte ikisinin oyu) aranmakta olduğundan bunun altında kalan oylama sonuçlarında bozma kararı verildiği kabul edilemeyeceğinden sonuca ulaşmak üzere müzakere ve oylamaya devam edilmesi gerekmektedir.
Kaldırma talebine yönelik müzakereler sonrasında yapılan oylamada Kurulun üçte iki çoğunluğu ile kaldırma kararı çıkmadığı halde kaldırma yönünde kullanılan oyların karar çoğunluğuna ( 9 ile 13 arasında bir oya) ulaştığı gerekçe gösterilerek müzakerelere devam edilmemiş ve kaldırma gerekçelerine dayalı olarak bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle kaldırma kararının oylandığı ancak bu kararın gerektirdiği üçte iki çoğunluğa ulaşılmadığı halde kurulun çoğunluğunun kaldırma yönünde oy kullandığı gerekçesiyle kaldırma gerekçeli bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılamaz. Açıklanan nedenlerle müzakerelere devam edilerek kaldırma kararı dışındaki seçenekler üzerinde görüşme yapılmalı, tasdik veya bozma kararları oylanmalıdır.
Üye ...’ün karşı oy gerekçesi:
350-214 sayılı ilamda Mülkiyeti ... Büyükşehir Belediyesine ait arsalarda, belediye tarafından yaptırılarak vatandaşlara satılan konutlar ile ilgili olarak;
“Sözleşme ve şartname hükümlerine göre; 280 adet 1. Etap konutun teslim tarihi 23.04.2014, 320 adet 2. Etap konutun teslim tarihi ise 29.10.2014 olup, bu tarihlerde teslim edilememesi halinde belediyece konut sahiplerine kira ödemesi yapılacaktır. Ancak konut sahiplerinin kira ödemesine hak kazanabilmesi için, 1. Etap konut sahiplerinin teslim tarihi olan 23.04.2014, 2. Etap konut sahiplerinin ise teslim tarihi olan 29.10.2014 tarihinde konut bedelinin tamamını belediyeye ödemiş olmaları gerekmektedir. Aksi halde, bu tarihlerde konutlar kendilerine teslim edilememiş olsa bile, kendi yükümlülüklerini yerine getirmedikleri için, kira ödemesine hak kazanamayacaklardır. “gerekçesiyle, belediye tarafından konutların geç teslim edilmesi nedeniyle hak sahiplerine yapılan kira ödemeleri, kamu zararı olarak değerlendirilmiş ve tazmin kararı verilmiştir.
... Büyükşehir Belediye Meclisinin, 02.07.2013 tarih ve 69 sayılı kararı ile ... ili ... Mevkiinde, mülkiyeti belediyeye ait Ada: 266, Parsel:1 ile Ada: 278, Parsel:1’de kayıtlı arsalarda; belediye tarafından 600 adet konut yaptırılmasına, konutların konutu olmayan ailelere kura yöntemiyle satışının yapılmasına karar verilmiştir. Söz konusu Karar’da:
“1- İlimiz ... mevkiinde imar düzenlemesi sonucu oluşan mülkiyeti Belediyemize ait arsaların satılması, satış işlemleri için Belediye Encümenine yetki verilmesi,
- İlimiz ... mevkiinde mülkiyeti Belediyemize ait arsalarda Belediyemizce yapılan konutların satılması, satış şartlarının belirlenmesi, mevzuata uygun Yönetmelik hazırlanması, kontrollük / müşavirlik hizmetlerinin yapılması ile bu işle ilgili işlemlerin yürütülmesi için Belediye Encümenine yetki verilmesi, oy birliği ile kabul edildi.” Denilmiştir.
Belediye Encümeni’nin 22.08.2013 tarih ve 1410 sayılı kararı ile konutların satışı, Yönetmelik, İdari Şartname, Teknik Şartname ve Kıymet Takdir Raporunun kimler tarafından hazırlanacağına dair karar alınmıştır.
Belediye Encümeni’nin 24.10.2013 tarih ve 1839 sayılı kararı ile de; söz konusu 600 konutun ilgili komisyonlarca hazırlanan ve Encümence imzalanarak onaylanan Konut Edindirme Yönetmeliği, İdari Şartname, Teknik Şartname ve Kıymet Takdir Raporuna göre satışının yapılması uygun görülmüştür.
Söz konusu Yönetmelik ve Şartnameler ile konutların iki etapta satılması düzenlenmiş, talep toplama yöntemiyle gerçekleştirilen konut satışları sonucunda, her konut sahibi (alıcı) ile belediye (satıcı) arasında ayrı ayrı konut satış sözleşmesi imzalanmıştır.
... Vadi Evleri Satış Şartnamesinin, “Konutların Satış Bedeli” başlıklı 5 inci maddesinde:
“Yapılan maliyet hesabına göre;
Bina zemin katlardaki her bir dairenin satış bedeli ...-(...) TL.
En üst katlardaki her bir dairenin satış bedeli ...-(...) TL.
Ara katlardaki her bir dairenin satış bedeli ...-(...) TL’dir.” Olarak konutların satış bedelleri belirlenmiştir.
Aynı Şartname’nin “Satış Bedelinin Ödenmesi” başlıklı 6 ncı maddesinde konut satış bedelleri ödemesinin;
“a) Kura sonucu konut almaya hak kazananlar 18 Kasım – 22 Kasım 2013 tarihleri arasında önceden yatırılan ...TL. başvuru bedelini ...(...) TL.’ye tamamlayacaktır.
b) 20 Ocak – 24 Ocak 2014 tarihleri arasında, 2 nci ...(...) TL. yi yatıracaktır.
c) Konut satış bedelinin geri kalan kısmı, Konutların teslim tarihinde defaten yatırılacaktır.
d) Konutlar Teslim tarihinde kredi kullanılabilir seviyede olacaktır.”şeklinde düzenlenmiş bulunmaktadır.
Öte yandan Şartnamenin “Konutların Teslimi” başlıklı 7 nci maddesinde ise konut teslimlerinin;
“a) Satışı yapılan 1 nci Etap 280 konutun öngörülen teslim tarihi 23 Nisan 2014, 2 nci Etap 320 konutun öngörülen teslim tarihi 29 Ekim 2014 tir.
b) Dairelerin süresinde teslim edilmemesi halinde, Belediyemizce her bir konut sahibine geciken her ay için ... (...) TL. kira bedeli ödenecektir.
c) ………….
d) ……..
şeklindedir.
Diğer taraftan, hak sahipleri ile imzalanan, ... Vadi Evleri Konut Satış Sözleşmesinde de;
A- Sözleşmenin Tarafları
B- Konusu
D- Sözleşme Şartları olarak;
-
Sözleşme konusu konutun satış bedeli KDV hariç…………….TL.
-
Ödeme planı:
a) Başvuru tarihinde ...TL.
b) 20 Ocak 2014/24 Ocak 2014 tarihleri arasında ...TL
c) Kalan ……………..TL konut tesliminde ödenecektir.
-
Konutun teslim tarihi 23 Nisan 2014/29.10.2014 tarihindedir
-
Konutun 23 Nisan 2014 tarihinde, satıcı tarafından alıcıya teslim edilmemesi halinde, satıcı gecikilen her ay için, kira bedeli olarak alıcıya ... TL ödemeyi kabul eder. Teslimin 7. Maddede belirtilen nedeni ile süresinde yapılmaması halinde, bu madde hükümleri uygulanmaz. Bu halde, teslim süresinin belirtilen nedenlerden kaynaklanan gecikme süresi kadar uzadığı kabul edilir.”
Şeklinde; konutların bedelleri, konut bedellerinin ödenme zamanı ve konutların teslimi konularında, Şartnamedeki hükümlere benzer şekilde düzenleme yapılmıştır.
Bu düzenlemelere göre; Sözleşmenin iki tarafına yüklenen edim yükümlülükleri vardır. Belediye tarafından hak sahiplerine 23 nisan da birinci kısımdaki dairelerin teslimi 29 ekimde ikinci kısım dairelerinin teslimi; Hak sahiplerinin de konutun teslimi için daire bedelini ödemeleri yükümlülüğü vardır. Belediyenin ayrıca konut teslimini yapamaması halinde hak sahibine ... TL kira ödeme yükümlülüğü vardır. Konuya hak ve nesafet ilkeleri bağlamında yaklaştığımızda herhangi bir tarafın sebepsiz zenginleşmesine yol açmayan bir neticeye varmamız gerekir. Hiçbir şey karşılıksız değildir. Kaldı ki konu maddi menfaat olunca kesinlikle bu çerçevede değerlendirilmesi gerekir. ... TL kira yardımına baktığımızda yaklaşık sözleşmenin yapıldığı yıl enflasyonu veya faiz değerlemesi kadar olduğu ortaya çıkmaktadır. (2013 Tüfe % 7,3. … X 0,073: … TL, …:12: … TL) Hal böyle olunca hak sahiplerinin edimini yerine getirdiği halde belediye daire teslimini yapamaz ise hak sahibinin herhangi bir hak kaybına uğramaması için genel ortalama olarak yatırılması gereken … TL paranın enflasyon farkı, faizi gibi gelirin hak sahibine ödenerek Belediyenin sebepsiz zenginleşmesinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Zira belediye bu paradan vadeli banka hesabına yatırarak faiz alınması veya paranın kullanılması vb. şekilde gelir elde etmektedir. Buna karşın hak sahibinin daire bedelinin tamamını yatırmadan tamamını yatırmış gibi tamamının gelirine tekabül eden ... TL kira alması da hak sahibinin sebepsiz zenginleşmesine neden olmuştur. Bu nedenle süresi geldiği halde dairesi teslim edilmeyen hak sahiplerinden paranın tamamını ödeyenlere ... TL kira yardımı yapılmasında kamu zararı oluşmadığından denecek kalmamıştır. Ancak kısmi ödeme yapanlara ... TL tam kira ödemesi sebepsiz zenginleşmeye neden olduğundan ödediği miktara tekabül eden miktara karşılık gelen kira yardımı kadardan fazlası kamu zararı olacağından kamu zararının yeniden hesaplanması ve ödemeyi yapan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin sorumlu olması gerektiğinden daire ilamının bozulması gerekir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:45