Sayıştay 7. Dairesi 45420 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
45420
10 Temmuz 2024
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2017
-
Daire: 7
-
Dosya No: 45420
-
Tutanak No: 57028
-
Tutanak Tarihi: 10.07.2024
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Hukuk biriminde görev yapan diğer personele avukatlık vekalet ücreti verilmesi
- 155 sayılı İlamın 6’ncı maddesiyle; ... Su ve Atıksu İdaresi (...) Genel Müdürlüğünce mevzuatta öngörülmemesine rağmen hukuk biriminde görev yapan memur, işçi ve sözleşmeli personele (büro personeline) avukatlık vekalet ücreti ödenmesi nedeniyle oluşan ... TL kamu zararının Harcama Yetkilisi ... (Genel Müdür) ile Gerçekleştirme Görevlisi ... (Avukat)’den müştereken ve müteselsilen tazminine karar verilmiştir.
Söz konusu tazmin hükmü 29.06.2022 Tutanak tarih ve 52239 (36248 İlam) sayılı Temyiz Kurulu Kararının 1’inci maddesi ile tasdik edilmiştir.
Bu karara karşı karar düzeltme talebinde bulunan Harcama Yetkilisi ... (Genel Müdür) ile Gerçekleştirme Görevlisi ... (Avukat) tarafından 45420 sayılı dosya kapsamında gönderilen ortak nitelikteki karar düzeltme dilekçesinde özetle;
I- KARAR DÜZELTME KONUSU:
Yapılan sorgu ile büro personeline vekalet ücreti ödenmesi nedeniyle kamu zararına sebebiyet verildiğinin belirtildiği, bu konuya ilişkin yapılan itirazlar sonucunda gerçekleşen yargılama neticesinde Sayıştay 7. Dairesi Başkanlığının 155 no.lu kararının 6. maddesi ile aleyhlerine hüküm kurulduğu, söz konusu hükmün temyiz edilmesi sonucunda Temyiz Kurulunun 29/06/2022 tarih ve 52239 no.lu ilamı ile bu hükmün tasdik edildiği, söz konusu kararın karar düzeltme incelemesi neticesinde bozularak beraat kararı verilmesi gerektiği, Şöyle ki;
IL ESASA İLİŞKİN AÇIKLAMALAR:
Temyize konu edilen Sayıştay 7. Dairesinin 155 no.lu ilamı 6. maddesinde bulunan büro personeline vekalet ücreti ödenmesi konulu kararının gerekçesinde;
“İptal kararlarının geriye yürümeyeceği belirtilerek ve izah edilerek, Sayıştay kararının avukatlara ilişin yapılacak ödemeleri ve bu ödemelerin üst limitlerini belirlemeye yönelik ihtilafların çözümü olduğu, sorguda avukatlara ödenen tutarların kamu zararı olarak belirtilmemiş olduğu belirtilerek, hukuk biriminde görev yapan memur, işçi ve sözleşmeli personelin avukatlık vekâlet ücreti alamayacakları ifade edilmiştir. Yine kararda avukatlar dışında hukuk biriminde görev yapan personele vekâlet ücreti dağıtılabileceğine ilişin mevzuatta herhangi bir hüküm bulunmamakta olduğu belirtilerek, Sayıştay dairelerince herhangi bir konuda verilmiş bir kararın ancak bahsi geçen konu ile ilgili bir bağlayıcılık taşımakta olduğu, 6085 sayılı kanunun 58. maddesi gereğince sadece Sayıştay Genel Kurulunca alınmış içtihadı birleştirme kararları uygulama açısından benzer nitelikteki hususlarda bağlayıcı olmaktadır. Bahse konu edilen hususta herhangi bir içtihadı birleştirme kararı alınmadığı belirtilmiştir. Yine gerekçeli kararda anayasanın ilgili maddesinden de anlaşılacağı üzere memurlar ve diğer kamu görevlilerinin aylık ödenek ve özlük işlemlerinin kanunla düzenleneceği belirtilerek, mali ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümlerinin saklı olacağı belirtilmekle personelin vekâlet ücreti almasına dair bir toplu sözleşme hükmünün bulunmadığı belirtilerek mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde kurum tarafından emanet hesabına alınarak dağıtımı yapılacak avukatlık ücretlerinin hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukatlar arasında gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Hukuk biriminde görev yapan memur, işçi ve sözleşmeli personellere bu ödemenin yapılması mümkün değildir.” şeklindeki gerekçelerle taraflarına kamu zararı tazmin hükmünün verildiği, söz konusu hükmün Temyiz Kurulunun 29/06/2022 tarih ve 52239 no.lu kararı ile tasdik edildiği,
Vekalet ücreti ödenmesine ilişkin bu kararın doğru ve yerinde verilen bir karar olmadığı,
Aynı konuya ilişkin Anayasa Mahkemesine ... bireysel başvuru numarası ile yapılan ... bireysel başvurusunda; “başvurucu idare lehine hükmedilen vekalet ücretlerinden diğer personele pay verilmesi talebinin reddedilmesi, daha önce bu kapsamda yapılan ödemelerin de faiziyle birlikte iadesinin talep edilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.” şeklindeki bir konu ile Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunduğunun anlaşıldığı,
Anayasa Mahkemesinin bu başvuru konusunda verdiği ... tarihli gerekçeli kararında; “başvurucunun 2013 ve 2014 yılları için ödenen vekalet ücretinin iadesine ve 2014 yılının diğer kısmı için ödeme yapılmayacağına ilişkin işlemin iptali ile 2014 yılının ödeme yapılmayan dönemine ilişkin vekalet ücretinin yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle SGK başkanlığı aleyhine 09.07.2014 tarihinde … İdare Mahkemesinde dava açmıştır. Mahkeme 31.10.2014 tarihinde dava konusu işlemin iptaline ve işlemler nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların başvurucuya ödenmesine karar vermiştir. Davalı idare olan SGK’nın itiraz yoluna başvurması üzerine, bölge idare mahkemesince 02.07.2015 tarihinde verilen karar ile itirazın kabulüne, mahkeme kararının bozulmasına ve işin esasına girilerek davanın reddine şeklinde karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde anayasa mahkemesince verilen iptal kararlarının geriye yürümeyeceği yönünde bir kural bulunmaktaysa da Anayasa Mahkemesinin bir kanun ya da kanun hükmünde kararname hükmünü iptal etmesinin ... düzenlemenin tekrar yürürlüğe gireceği anlamına gelmeyeceği, diğer yandan Anayasa Mahkemesinin ilgili düzenlemeyi 62... sayılı kanuna dayanmadığından yani usule ilişkin bir sebep dolayısıyla iptal ettiği, hususlarına yer verilmiştir. Başvurucunun karar düzeltme istemi bölge idare mahkemesinin kararı ile reddedilmiştir.” şeklinde başvurucunun başvuru aşmasından evvelki hukuki sürecin anayasa mahkemesi kararı ile özetlendiği,
Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararında; “başvurucuya 5502 sayılı kanunun 28. maddesine göre vekalet ücretinden pay alma hakkının tanındığının açık olduğu, vekâlet ücreti payının başvurucuya ödenmesi ile başvurucunun mevcut mal varlığı haline geldiği, dolayısıyla başvuru konusu uygulama mülkiyet hakkının konusunu oluşturan vekâlet ücreti payı ödemesi ile ilgili olduğundan KHK ile düzenlenemez. Çünkü temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasında kanunilik ölçütü ilk olarak şekli bir kanunun varlığını gerekli kılar. Bunun istisnası anayasanın temel hakların kanun dışındaki işlemlerle sınırlanabilmesine izin verdiği durumlarda söz konusu olabilir. Başvuru konusu olayda müdahalenin dayanağını oluşturan ve anayasanın mülga 91. maddesi çerçevesinde çıkarılmış olan olağan dönem KHK’sı ise bu durumlar arasında değildir. Sonuç olarak başvuru konusu olayda vekâlet ücreti payı ödemesinin kesilmesi ve yapılan ödemenin de faiziyle birlikte iadesinin talep edilmesinin bir kanun hükmüne dayanmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin anayasanın 13. ve 35. maddelerinde öngörülen kanunilik ilkesini ihlal ettiği kanaatine varılmıştır. Yine Anayasa’nın 35. maddesine göre mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.”
Yine Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararında; “Anayasa mahkemesi hukuk biriminde görev yapan diğer personeline vekalet ücretinden pay verilmesine ilişkin düzenlemenin KHK ile ortadan kaldırılmasının kanunilik güvencesine aykırı olduğu gerekçesiyle başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna varmıştır. Mülkiyet hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için başvurucunun zararının giderilmesi zorunluluğu bulunmaktadır. Bu doğrultuda mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna, Anayasanın 35. maddesince güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine, maddi tazminat ödenmesine” şeklinde verilen karar ile karar düzeltme talebine konu edilen Sayıştay Temyiz Kurulu ilamına konu ücret-i vekâlete ilişkin olarak verilen tazmin kararının Anayasanın 13. ve 35. maddelerinde öngörülen kanunilik ilkesine açıkça aykırı olduğu ve Anayasanın mülkiyet hakkının ihlal edildiğinden Sayıştay kararının bozulmasına karar verilmesini talep ettiği,
Bu doğrultuda Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru neticesinde verilen karar ile karar düzeltme talebine konu edilen Temyiz Kurulu ilamının konusu aynı olduğundan Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararı doğrultusunda karar düzeltme talebinin kabulü ile beraatına karar verilmesi gerektiği,
Ayrıca Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararının incelenmesi neticesinde Anayasa Mahkemesinin konuyla ilgili kararlarının gerekçelerinin karar içerisinde değerlendirilmiş olduğunun görüldüğü, kaldı ki TBMM tarafından yürürlüğe konulan bir kanun hükmünün nasıl iptal edilebileceği Anayasada belirtildiği, KHK ile bir kanun hükmünün iptali şeklinde bir Anayasal düzenleme bulunmadığı gibi taraflarına verilen bu tazmin hükmünün onanması durumunda SAYIŞTAY KARARI İLE BİR KANUN HÜKMÜNÜN KHK İLE KALDIRILMASI HUKUKİ DURUMUNUN KABUL EDİLMİŞ OLACAĞI, MÜLKİYET HAKKININ İHLAL EDİLMESİNE İLİŞKİN ANAYASA MAHKEMESİNİN KARARINA AYKIRI KARAR VERİLMİŞ OLACAĞI VE EN ÖNEMLİSİ DE KANUNEN VERİLEN MÜLKİYET HAKKININ KHK İLE ORTADAN KALDIRILMIŞ OLACAĞI, bunun da hukuki bir izahı olmadığı gibi tarafının mağdur edilmiş olacağı,
Daha önce sunulan dilekçeyi tekrarla; İdarenin 659 sayılı KHK kapsamında bulunmaması, İdarenin Hukuk Müşavirliği Çalışma Yönetmeliğinde vekalet ücretinin fiilen görev yapan büro personeline de ödeneceğinin açık bir şekilde düzenlenmiş olması ve bu yönetmeliğin iptal edilmemiş olması ve yukarıda belirtilen karar düzeltme talebine konu olay ile aynı olan Anayasa Mahkemesi kararı dikkate alındığında karar düzeltme talebinin kabul edilerek BERAAT kararı verilmesi gerektiği,
III- TALEP SONUCU:
Yukarıda açıklanan ve re’sen nazara alınacak nedenlerle; karar düzeltme talebine konu Temyiz Kurulu ilamının BOZULARAK BERAATİNE HÜKMEDİLMESİNİ saygıyla arz ve talep ettiği, belirtilmiştir.
Başsavcılık Mütalaasında özetle;
Dosya üzerinde yapılan incelemede;
Anayasa Mahkemesinin «kanun boşluğu» doğan hallerde, iptal edilen yasa tarafından yürürlükten kaldırılan yasanın yeniden yürürlüğe giremeyeceğini 11.11.1963 günlü, E;1963/270, K:1963/270 sayılı kararında ifade ettiği, bu nedenle mevzuat boşluğunun kanun koyucu tarafından yeniden yapılacak düzenlemeyle doldurulacağının açık olduğu,
Açıklanan neden ile sorumluların göndermiş olduğu karar düzeltme dilekçesinin temyiz aşamasında öne sürülen Başsavcılık görüşünü değiştirecek mahiyet taşımadığı için Karar Düzeltmesine Mahal Olmadığı yönünde hüküm tesis edilmesinin uygun olacağı, belirtilmiştir.
Konuyla ilgili idareyi temsilen kurum avukatı Av. ... yapılan duruşmaya katılmış olup, adı geçen ilgili tarafından duruşma sırasında yazılı savunmalara ek olarak özetle;
Bu konuda Temyiz Kurulu İlamı sonrasında Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapıldığı, başvuru sonuçlana dek bekletici mesele yapılmasının talep edildiği, Kurulun aksi yönde kanaati oluşacaksa Anayasa Mahkemesinin daha önce ... başvuru no.su ile ... hakkında verdiği emsal hak ihlali kararı doğrultusunda karar verilmesinin talep edildiği, belirtilmiştir.
Sayıştay Savcısı tarafından duruşma sırasında yazılı görüş yinelenmiş ve yazılı görüşte yazılı gerekçelerle karar düzeltilmesine mahal olmadığına karar verilmesinin uygun olacağı, belirtilmiştir.
Duruşmacı ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
[Konuyla ilgili duruşma talep eden sorumlu ... (Avukat)’e usulüne uygun olarak duruşma günü bildirilmiş olmasına karşın duruşmaya katılmadığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369’uncu maddesi hükmü uyarınca dosya üzerinde ve gıyabında]
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Öncelikle, 29.06.2022 tarih ve 52239 Tutanak (36248 İlam) sayılı Temyiz Kurulu Kararı 1’inci maddesi hakkında karar düzeltme isteminde bulunan ilgililerin Anayasa Mahkemesinin aynı konudaki bireysel başvurusu incelemesinin bekletici mesele yapılması talebi ile ilgili olarak; Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru incelemesinin, somut olayın değerlendirilip hükme bağlanmasında bekletici sorun olarak kabul edilemeyeceği anlaşıldığından, söz konusu talep uygun bulunmamıştır.
155 sayılı İlamın 6’ncı maddesiyle; ... Su ve Atıksu İdaresi (...) Genel Müdürlüğünce mevzuatta öngörülmemesine rağmen hukuk biriminde görev yapan memur, işçi ve sözleşmeli personele (büro personeline) avukatlık vekalet ücreti ödenmesi nedeniyle oluşan ... TL kamu zararının sorumlularından tazminine karar verilmiş olup, sorumluların başvurması üzerine bu hükmün temyizen incelemesi neticesinde Temyiz Kurulunca verilen 29.06.2022 Tutanak tarih ve 52239 (36248 İlam) sayılı Kararın 1’inci maddesinde açıklanan gerekçelerle tazmin hükmünün mevzuata uygun verildiği sonucuna varıldığından, hükmün tasdikine karar verilmiştir.
Bu defa karar düzeltme kanun yoluna gelen sorumlular/ilgililer, temyiz dilekçelerinde öne sürdükleri benzer itirazlar ile birlikte başvurucu ...’in Anayasa Mahkemesine ... tarihinde yaptığı bireysel başvuru sonucu Mahkemenin verdiği ... başvuru no.lu ve ... karar tarihli ihlal kararından emsal karar olarak bahsederek Sayıştay Dairesinin verdiği (ve Temyiz Kurulunun onayladığı) tazmin kararının, Anayasanın 13’üncü ve 35’inci maddelerinde öngörülen kanunilik ilkesine aykırı olduğu ve Anayasanın 35’inci maddesince güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiği gerekçesi ile kaldırılması talebiyle karar düzeltme başvurusu yapmışlardır.
..., Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü hukuk servisinde görev yapan bir memur olup, kendisine yıllardan beri vekalet ücretinden pay verilmekte iken ilgili kurumca 26.09.2011 tarihli ve 666 sayılı KHK’nın hükümleri gerekçe gösterilerek vekalet ücreti pay ödemesinin durdurulduğu, 2013-2014 yılında ödenen vekalet ücreti paylarının iade edilmesinin bildirildiği, ayrıca 2014 yılının arta kalan kısmı için ödeme yapılmayacağının bildirildiği, başvurucu ...’in 2013-2014 yılında ödenen vekalet ücreti paylarının iade edilmesi ve 2014 yılının arta kalan kısmı için ödeme yapılmaması işleminin iptaliyle açtığı davaların aleyhine sonuçlanması sonucu Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yaptığı görülmektedir.
Anayasa Mahkemesinin ... başvuru no.lu ve ... karar tarihli Kararında;
“57. Sonuç olarak başvuru konusu olayda vekâlet ücreti payı ödemesinin kesilmesi ve yapılan ödemenin de faiziyle birlikte iadesinin talep edilmesinin bir kanun hükmüne dayanmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin Anayasanın 13. ve 35. maddelerinde öngörülen kanunilik ilkesini ihlal ettiği kanaatine varılmıştır.
…
- Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
…
-
Anayasa Mahkemesi, hukuk biriminde görev yapan diğer personele vekalet ücretinden pay verilmesine ilişkin düzenlemenin KHK ile ortadan kaldırılmasının kanunilik güvencesine aykırı olduğu gerekçesiyle başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna varmıştır. Bu çerçevede başvuru konusu olaydaki ihlal esas itibariyle 666 sayılı KHK’nın 12. maddesinden kaynaklanmıştır. Dolayısıyla ihlalin giderilmesi ancak anılan KHK hükmünün düzenlediği konuda kanuni bir düzenleme yapılmasıyla mümkündür. Yasama organı tarafından ihlale konu olan alanda bir düzenleme yapılması, yapısal sorunu ortadan kaldıracak ve benzer nitelikte yeni başvuruların yapılmasını engelleyecektir. Bu nedenle bütün bu hususların değerlendirilmesi için kararın bir örneğinin TBMM’ye bildirilmesi gerekir.
-
Öte yandan ihlal, derece mahkemelerinin kararlarından değil olağan dönem kanun hükmünde kararnamesiyle mülkiyet hakkının sınırlandırılmasından kaynaklandığından ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Ancak mülkiyet hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için başvurucunun zararının da giderilmesi zorunluluğu bulunmaktadır. Bu durumda 2013 yılında tamamı ve 2014 yılının bir kısmı için ödenen ancak idareye iadesi yolunda işlem tesis edilen vekalet ücretine ilişkin tahakkukun iptal ettirilmesi, bu paranın tahsil edilmiş olması halinde başvurucuya iadesi için SGK’ya bildirimde bulunulması gerekir.
-
Ayrıca yine başvurucunun açtığı davanın konusunu teşkil eden 2014 yılının kalan kısmı için ödenmesi gereken vekalet ücretinin başvurucunun talebiyle sınırlı olarak yasal faiziyle birlikte toplam net ... TL olduğu anlaşılmakla söz konusu tutarın da başvurucuya ödenmesi gerekir. Bunun yanında yeniden yargılamaya hükmedilmediğinden başvurucunun derece mahkemelerindeki yargılama sırasında yüklendiği toplam ... TL yargılama giderleri ile aleyhe hükmedilen ... TL avukatlık ücretinin de telafi edilmesi icap eder. Bu durumda başvurucu lehine toplam ... TL maddi tazminata hükmedilmesi uygun olacaktır.
-
Dosyadaki belgelerden tespit edilen ... TL harçtan oluşan yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.
…
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle,
A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 35. Maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvurucuya net ... TL maddi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
D. Başvurucunun daha önce iade ettiği ... TL tutarındaki borç tahakkukunun iptal edilmesi ve bu paranın tahsil edilmiş olması halinde başvurucuya ödenmesi için kararın bir örneğinin Sosyal Güvenlik Kurumuna GÖNDERİLMESİNE,
E. Yapısal sorunun çözümü için keyfiyetin Türkiye Büyük Millet Meclisine BİLDİRİLMESİNE,
…... tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.” denilmiştir.
26.09.2011 tarihli ve 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin (659 sayılık KHK’nın) 14’üncü maddesi 2’nci fıkrasında kamu idarelerinin hukuk biriminde görev yapan (hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar dışında kalan) diğer personele vekâlet ücretinden pay verileceğine dair düzenleme mevcut iken, 11.10.2011 tarihli ve 666 sayılı Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin (666 sayılı KHK’nın) 1’inci maddesi ile 375 sayılı KHK’ya eklenen EK Madde 12 ile 31.12.2011 tarihinden geçerli olmak üzere; bu düzenleme yürürlükten kaldırılmıştır.
Fakat daha sonra 10.10.2013 tarih ve 28791 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 27.12.2012 tarih ve E.2011/139, K.2012/205 sayılı Kararı ile; 659 sayılı KHK’nın 14’üncü maddesinin 2’nci fıkrasının (a) bendinde yer alan “hukuk biriminde görev yapan diğer personele %5’i” ibaresi ile aynı fıkranın (b) bendinde yer alan “, diğerleri için (6.000) gösterge” ibaresini yürürlükten kaldıran 666 sayılı KHK ile 375 sayılı KHK’ya eklenen Ek Madde 12, yetki kanununa aykırılıktan, dolayısıyla Anayasanın 91’inci maddesine aykırı olduğu gerekçesi ile iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal hükmünün de Kararın Resmî Gazetede yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
İptal kararının yürürlüğe girdikten sonra da kamu idarelerinin hukuk biriminde görev yapan (hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar dışında kalan) diğer personele vekâlet ücretinden pay verileceğine dair herhangi bir düzenleme ihdas edilmemiştir.
... Genel Müdürlüğü hukuk müşavirliğinde görev yapan diğer personele ise 2017 yılında avukatlık vekalet ücretinden pay ödemesi yapılmıştır.
Kamu idareleri hukuk birimlerinde görev yapan hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar dışında kalan diğer personele avukatlık vekalet ücretinden pay ödemesi yapılacağına ilişkin 659 sayılı KHK’nın 14’üncü maddesinin 2’nci fıkrası hükmü, 666 sayılı KHK’nın 1’inci maddesi ile 375 sayılı KHK’ya eklenen Ek Madde 12 ile 31.12.2011 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırıldığından, sonradan 666 sayılı KHK’nın 1. maddesi Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilse de bu hususta yeni bir kanuni düzenleme yapılmadığından, ... Genel Müdürlüğünce hukuk birimlerinde görev yapan diğer personele vekalet ücretinden pay verilmesinin hiçbir yasal dayanağı bulunmamaktadır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71’inci maddesinin ikinci fıkrasının g bendinde, mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması kamu zararı sayılmıştır. Bu kapsamda hukuk biriminde çalışan diğer personele avukatlık vekalet ücretinden pay verilmesi, mevzuatında öngörülmediğinden kamu zararını teşkil eder.
Somut olayda mevzuata aykırı ödemenin, kamu görevlisinin kasıt, kusur veya ihmali ile ortaya çıkan açık hatadan kaynaklanmış olduğu görüldüğünden, sorumluların emsal olduğunu belirttikleri 3. kişiye ait bireysel başvuru yolundaki ihlal kararının, somut olaydaki ödeme hususunda uygulanabilir emsal bir karar olmadığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, sorumlular tarafından ileri sürülen iddia ve itirazların tamamının karar düzeltmeye konu Temyiz Kurulu Kararında karşılandığı, bu Kararın Kanuna aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşıldığından ve ayrıca yukarıda belirtildiği gibi bu aşamada ileri sürülen hususların söz konusu Kararın düzeltilmesini icap ettirecek bir mahiyette olmadığı görüldüğünden; sorumluların/ilgililerin karar düzeltme itirazları reddedilerek, (155 sayılı İlamın 6’ncı maddesiyle verilen ... TL’lik tazmin hükmünü tasdik eden) 29.06.2022 tarih ve 52239 Tutanak (36248 İlam) sayılı Temyiz Kurulu Kararının 1’inci maddesinde KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA,
(Üye ...’ın karşı oy gerekçesi karşısında) oy çokluğuyla,
Karar verildiği 10.07.2024 tarih ve 57028 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi
Üye ...:
659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin amacı; genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri (Türkiye Büyük Millet Meclisi, Cumhurbaşkanlığı, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Sayıştay dâhil) ve özel bütçeli idarelerin hukuk hizmetlerinin etkili, verimli ve usul ekonomisine uygun şekilde yerine getirilmesine ve bu hizmetlerin yürütülmesinde uygulama birliğinin sağlanmasına yönelik usul ve esasların belirlenmesidir.” denilmiş, “Tanımlar” başlıklı 2 nci maddesinin ç) bendinde idare; “ç) İdare: 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) ve (II) sayılı cetvellerde belirtilen kamu idarelerini,” şeklinde tanımlanmıştır. 5018 sayılı Kanun’un (I) ve (II) sayılı cetvellerinde ise genel bütçeli idareler ve özel bütçeli idareler yer almaktadır.
... Genel Müdürlüğü, 2560 sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılan Bakanlar Kurulunun 18.02.1995 tarih ve 94/6516 sayılı kararı ile kurulmuştur. 2560 sayılı Kanun hükümlerinde belirtildiği üzere; ... Genel Müdürlüğü, ... Büyükşehir Belediyesine bağlı müstakil bütçeli tüzel kişiliğini haiz kuruluştur. Personeli, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabidir.
Buna göre ... Genel Müdürlüğü Büyükşehir Belediyesine bağlı olmakla birlikte, 2560 sayılı Kanun hükümlerine tabi olup, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin kapsamında yer alan idarelerden değildir. 2560 sayılı Kanun’da da avukatlık vekâlet ücretlerinin dağıtımı ile ilgili olarak 1389 sayılı Kanun’a veya 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye yapılmış bir atıf bulunmamaktadır.
Öte yandan, ... Teşkilat Yönetmeliğine göre Hukuk Müşavirliğinin çalışma usul ve esasları ile görev, yetki ve sorumlulukları ayrı bir yönetmelikle belirleneceğinden, “... Hukuk Müşavirliği Çalışma Yönetmeliği”, Genel Kurul Kararı ile kabul edilerek yürürlüğe girmiştir. Anılan Yönetmelikte; vekâlet ücretinin fiilen görev yapan büro personeline de ödeneceği ifade edilmiştir.
Bununla bağlantılı olarak denilebilir ki; ... Genel Müdürlüğü 659 sayılı KHK kapsamında yer almadığından ve anılan KHK hükümlerinin kıyas yoluyla uygulanmasına cevaz veren açık bir düzenleme de bulunmadığından, ... Hukuk Müşavirliğinde çalışan personel açısından öncelikle uygulanacak mevzuat hükmü Hukuk Müşavirliği Çalışma Yönetmeliği olup, Yönetmelik hükmüne uygun olarak hukuk biriminde çalışan büro personeline vekâlet ücretinden pay verilmesinde hukuken bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bu itibarla, başvurucuların karar düzeltme talepleri kabulü ile, başvuruya esas Temyiz Kurulu Kararının 1’inci maddesinin düzeltilmesine mahal olduğuna karar verilerek, 155 sayılı İlamın 6’ncı maddesiyle verilmiş tazmin hükmünün kaldırılması gerekir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:57