Sayıştay 7. Dairesi 45420 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
45420
29 Haziran 2022
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2017
-
Daire: 7
-
Dosya No: 45420
-
Tutanak No: 52239
-
Tutanak Tarihi: 29.06.2022
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Avukatlık Vekalet Ücreti
- 155 sayılı İlamın 6’ncı maddesiyle; … Genel Müdürlüğünce mevzuatta öngörülmemesine rağmen hukuk biriminde görev yapan memur, işçi ve sözleşmeli personele (büro personeline) avukatlık vekalet ücreti ödenmesi nedeniyle oluşan … TL kamu zararının Harcama Yetkilisi … (Genel Müdür) ile Gerçekleştirme Görevlisi …(Avukat)’den müştereken ve müteselsilen tazminine karar verilmiştir.
2560 sayılı İSKİ Kanunu ve … Kuruluş, Görev, Yetki ve Teşkilat Yönetmeliğine dayanılarak … Hukuk Müşavirliğince hazırlanıp … tarih ve … sayılı Genel Kurul Kararı ile kabul edilerek yürürlüğe konulan “… Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliği Teşkilat, Görev ve Çalışma Yönetmeliği” nin “Vekâlet ücreti ile ilgili esaslar” başlıklı 14’üncü maddesinde aynen;
“Madde 14-(1) … bünyesinde görev yapan avukatların takip ettikleri dava ve icra takipleri sonucunda tarifeye dayalı olarak karşı tarafa yükletilen vekâlet ücretleri, nakden veya hesaben tahsilini müteakip vekâlet ücreti emanet hesabına aktarılır. Bu şekilde emanet hesabında toplanan vekâlet ücretleri, topluca listeye bağlanarak Hukuk Müşavirliğinde fiilen görev yapan personellere mevzuat hükümlerine göre dağıtılır.
(2) Yeni atanacak avukatlar ve büro personeli göreve başladıkları tarihten itibaren en az 6 ay geçmedikçe hiçbir surette vekâlet ücretinden pay alamazlar.
(3) Emanet hesabında toplanan vekâlet ücreti, 1. Hukuk Müşavirliğinin uygun göreceği tarihlerde müşavirlikte çalışan, müşavir, avukat ve büro personeline ödenir.” denilerek avukatlık vekâlet ücretinin dağıtımında mevzuat hükümlerinin geçerli olacağı yönünde belirleme yapılmıştır.
Kurum uygulamasında ise; 659 sayılı “Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname” nin 14’üncü madde hükmünün 11.10.2011 tarihli ve 666 sayılı KHK’nın 1’inci maddesiyle yürürlükten kaldırılmadan önceki haline uygun olarak İdare lehine takdir edilen vekâlet ücretlerinin, maddede geçen limitler ve oranlar üzerinden hukuk biriminde fiilen görev yapan hukuk müşavirleri, avukatlar ve büro personeline dağıtımı yapılmıştır. Oysa 659 sayılı KHK’nın anılan meri maddesinde hukuk müşavirleri, avukatlar dışındaki diğer personele (büro personeline) vekâlet ücretinden pay verilmesi öngörülmemektedir. Bu durumda Kurum tarafından kanuni bir dayanağı olmaksızın Yönetmelikle belirleme yapılarak büro personeline vekâlet ücretinden pay verildiği anlaşılmıştır.
Sorumluların …’da 659 sayılı KHK hükümlerinin uygulanmasının zorunlu olmadığı iddiası ile ilgili olarak;
… Genel Müdürlüğü, 2560 sayılı İSKİ Kanunu 1’inci madde hükmü gereği, … Büyükşehir Belediyesinin su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek üzere Büyükşehir Belediyesine bağlı olarak kurulmuş, müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluştur. … personeli de, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabidir.
1389 sayılı “Devlet davalarını intaç eden avukat ve saireye verilecek ücreti vekâlet hakkında kanun” ile Devlet lehine intaç edilen davalardan dolayı hükme rapt ve tahsil olunan vekalet ücretlerinin dağıtım oranları belirlenmişti, aynı şekilde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 146’ncı maddesi 3’üncü fıkrası ile; tüm kamu kurumlarının yargı mercilerinde temsil yetkisini haiz olarak çalışan avukatlık hizmet sınıfına tabi personel için ödenecek vekalet ücretlerine yıllık limit getirilmişti.
Ancak bu hükümler, 2/11/2011 tarihli ve 659 sayılı KHK’nın 18’inci maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı maddede “…Diğer mevzuatta 1389 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanun Hükmünde Kararnameye yapılmış sayılır.”, “…Diğer mevzuatta vekâlet ücretinin ödenmesine ilişkin olarak 657 sayılı Kanunun 146’ncı maddesine yapılan atıflar bu Kanun Hükmünde Kararnameye yapılmış sayılır.” denilerek, vekâlet ücretlerinin ödenmesine ilişkin 657 sayılı Kanun’un 146’ncı maddesine ve 1389 sayılı Kanuna yapılan atıflar 659 sayılı KHK ve Yönetmelik hükümlerine yönlendirilmiştir.
659 sayılı KHK’nın kapsam maddesine ise; genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ve özel bütçeli idareler yani 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) ve (II) sayılı cetvellerde belirtilen kamu idareleri girmekte ve … Genel Müdürlüğü burada sayılan idareler arasında bulunmadığından, anılan Kurumun 659 sayılı KHK hükümlerine tabi olmayacağı yönünde itirazlar öne sürülmektedir.
Ancak şunu belirtmek gerekir ki; avukatlık vekâlet ücretinin dağıtımında; genel Kanun olan “1136 sayılı Avukatlık Kanunu” hükümleri ve özel Kanun olan “659 sayılı Genel Bütçe Kapsamında Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname” hükümleri uygulanmaktadır. 1136 sayılı Kanunun “Avukatlık ücreti” başlıklı 164’üncü maddesinde; “…Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.” denilerek vekâletname sözleşmesi ile temsil yetkisi verilen serbest avukatların karşı taraftan tahsil olunan vekâlet ücretinin tamamını alacağı belirtilmiştir. Kamu kurumları yargı mercilerinde Kanundan kaynaklı temsil yetkisini haiz olarak çalışan avukatlara yönelik ise 659 sayılı KHK, özel düzenlemeler içermektedir. Anılan KHK’da, avukatın bağlı bulunduğu (temsil ettiği) İdare lehine sonuçlanmış davalarda karşı taraftan tahsil edilen vekâlet ücretinin tamamını alması öngörülmemiş, yıllık dağıtılabilecek vekâlet ücretine üst limit konulmuş ve dağıtıma belirli usuller getirilmiştir. Çünkü kamu kurumu avukatları 657 sayılı Kanun hükümlerine göre kadrolarına bağlı olarak ilgili mevzuatta öngörülen aylık, zam ve tazminatlar ile sosyal hak ve yardımları her ay herhangi bir dava ile ilişki kurulmaksızın almakta olup, serbest avukatlar ise sadece vekâletname sözleşmesi ya da kazandığı davayla bağlantılı olarak hükmedilen vekâlet ücretlerini almaktadır. Kamu Kurumu avukatları, mahkemelerde kurumlarını temsile yetkili devlet me¬muru olmaları nedeniyle diğer memurlarının tabi olduğu özel yasa hükümleriyle bağlı olup, özlük haklarında olduğu gibi idarenin haklı çıktığı davalarda hükmedilen vekâlet ücretlerinin kendilerine ödenmesinde de yukarıda değinilen özel yasa hükümlerine tabidirler. Dolayısıyla serbest avukatların vekâlet ücretlerinin tamamını alıyor olmasının, kamu personeli statüsünde bulunan kurum avukatları açısından bir geçerliliği bulunmamaktadır.
Bu bağlamda; … Genel Müdürlüğünün diğer kamu kurumlarından ayrı düşünülmesi mümkün görülmediğinden, … kadrolarında istihdam edilen hukuk müşaviri ve avukatlar için diğer kamu kurumlarında olduğu gibi 659 sayılı KHK ve Yönetmelik hükümleri uyarınca avukatlık vekâlet ücretlerinin hesaplanıp ödenmesi gerekmektedir. Bu uygulama Anayasanın eşitlik ilkesine de uygun düşmektedir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 06.03.2008 gün ve 2005/1588 E. 2008/251 K. sayılı kararında, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 04.03.2014 tarih ve E: 2013/19460 K:2014/3302 sayılı kararında da aynı ilkeler benimsenmiştir.
Ayrıca 2560 sayılı Kanunun 1’inci maddesinden hareketle su ve kanalizasyon idarelerinin istisnai durumlar dışında görev alanlarının büyükşehir belediyelerinin görev alanı ile sınırlı olduğu açıktır. Bu idarelerin organlarına ilişkin düzenlemelere bakıldığında ise anılan Kanunun 4’üncü maddesinde; "İstanbul Büyük Şehir Belediye Meclisi, İSKİ Genel Kurulu olarak görevli ve yetkilidir.", 7’nci maddesinin ikinci fıkrasında; "Büyük Şehir Belediye Başkanı Yönetim Kurulunun başkanıdır…" hükümlerine yer verildiğinden ve bu hükümler gereği su ve kanalizasyon idarelerinin asıl yönetimini tamamen büyükşehir belediyesi oluşturduğundan; bu idarelerin büyükşehir belediyelerine bağlı kuruluşlar olduklarını kabul etmek gerekir. Bu bağlamda da 5018 sayılı Kanun kapsamında bir mahalli idare olan … Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Büyükşehir Belediyesi ile benzer mevzuat hükümlerini kıyas yoluyla uygulaması uygun görülmektedir.
Dolayısıyla belediyeler dâhil tüm kamu kurumlarının hukuk birimlerinde çalışan personele ödenecek vekâlet ücretlerine ilişkin hükümler içeren Kanun maddeleri yürürlükten kaldırılarak yerine 659 sayılı KHK’nın getirilmiş olması ve … Genel Müdürlüğünün kamu tüzel kişiliğine sahip olarak, memur statüsünde personel çalıştırdığı gerçeği karşısında; anılan Kurumun hukuk biriminde çalışan personelin diğer kamu kurumlarından ayrı düşünülmesi ve 659 sayılı KHK hükümlerinin uygulanmayacağını söylemek mümkün değildir.
Açıklanan gerekçelerle sorumluların …Genel Müdürlüğünde 659 sayılı KHK hükümlerinin uygulanmasının zorunlu olmadığı iddiası kabul edilmemiştir.
… Genel Müdürlüğünce Yönetmelik hükmüne dayanarak büro personeline vekâlet ücretinden pay ödemesinin, 666 sayılı KHK sonrası oluşan hukuksal durum açısından değerlendirilmesi:
659 sayılı KHK’nın 14’üncü maddesinde İdarelerin hukuk biriminde görev yapan diğer personele vekâlet ücretinden pay verileceğine dair düzenleme mevcut iken, 666 sayılı KHK’nın 1’inci maddesi ile 375 sayılı KHK’ya eklenen EK Madde 12 ile 31.12.2011 tarihinden geçerli olmak üzere; bu düzenleme yürürlükten kaldırılmıştır. Fakat daha sonra 10.10.2013 tarih ve 28791 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 27.12.2012 tarih ve E.2011/139, K.2012/205 sayılı Kararı ile; 659 sayılı KHK’nın 14’üncü maddesinin 2’nci fıkrasının (a) bendinde yer alan “hukuk biriminde görev yapan diğer personele %5’i” ibaresi ile aynı fıkranın (b) bendinde yer alan “, diğerleri için (6.000) gösterge” ibaresini yürürlükten kaldıran 666 sayılı KHK ile 375 sayılı KHK’ya eklenen Ek Madde 12, yetki kanununa aykırılıktan, dolayısıyla Anayasanın 91’inci maddesine aykırı olduğu gerekçesi ile iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal hükmü de, Kararın Resmi Gazetede yayımlanmasından (10.10.2013) başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe girmesi sonrasında İdarelerin hukuk biriminde görev yapan diğer personele avukatlık vekâlet ücretinden pay dağıtılması konusunda hukuki boşluk ortaya çıkmıştır.
Anayasa Mahkemesinin Kararlarına ilişkin olarak Anayasa’nın 153 üncü maddesinde; “…Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez. Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmi Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez. İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun tasarı veya teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar…” hükmü yer almaktadır.
Söz konusu hükümden anlaşılacağı üzere, iptal kararı üzerine ortaya çıkan hukuki boşluğun, iptal edilen Kanun Hükmünde Kararname hükmü ile yürürlükten kaldırılmış olan yasal düzenlemelerin kendiliğinden tekrar yürürlüğe girmesi şeklinde doldurulması mümkün değildir. Bu boşluğun ancak kanun koyucunun yapacağı yeni bir düzenleme ile doldurulması gerekir. Dolayısıyla idarelerin hukuk birimlerinde çalışan memurlara avukatlık vekâlet ücretinden pay verilmesine ilişkin olarak kanun koyucu tarafından yeni bir düzenleme yapılmadığı sürece, İdarelerin 659 sayılı KHK’nın mülga olmuş hükmüne göre yaptığı işlemler, yasal dayanaktan yoksun haldedir.
Anayasanın 128’inci maddesinde; “Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.
Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle: 12/9/2010-5982/12 md.) Ancak, mali ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.” denilmiştir.
Anayasa hükmüne göre, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin aylık ve ödeneklerinin Kanunla düzenleneceği açık olup, somut olayda; 659 sayılı KHK’da herhangi bir düzenleme olmadığı halde doğrudan Yönetmeliğe dayanılarak memur ve diğer kamu görevlilerine vekâlet ücretinden pay verilmesi hukuka aykırılık teşkil etmektedir.
Sorumluların Kurum avukatının (Av. …) … tarih ve … başvuru numaralı Anayasa Mahkemesi bireysel başvurusu incelemesinin bekletici mesele yapılması talebi ile ilgili olarak;
Yapılan incelemede; duruşma esnasında da dile getirildiği üzere Kurum avukatı Av. …’ün Anayasa Mahkemesine yaptığı başvurunun; … 2013 yılı hesabı hakkında Temyiz Kurulu’nun verdiği 03.10.2018 tarih ve 45120 sayılı Kararı ile ilgili olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla bu başvurunun temyize konu uygulama (büro personeline vekâlet ücretinden pay verilmesi) ile direkt bağlantısının bulunmadığı görüldüğünden, sorumluların Anayasa Mahkemesinin incelemesinin bekletici mesele yapılması talebi uygun bulunmamıştır.
Sorumluların temyiz dilekçelerinde yer verdikleri Anayasa Mahkemesinin … başvuru numaralı … tarihli emsal Kararı ile ilgili olarak;
Söz konusu Kararın … İl Müdürlüğü Hukuk Servisinde memur olarak görev yapan kişiye, 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumuna İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 28 inci maddesinin yedinci fıkrasına istinaden vekâlet ücretinden pay verilmekte iken, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin hükümleri gerekçe gösterilerek bu hakkın ortadan kaldırılması ve vekâlet ücreti pay ödemesinin durdurulmasına karşı yapılan bireysel başvuru sonucu verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda başvurucunun vekâlet ücreti alması ile ilgili olarak lehinde ve aleyhinde bir takım idari yargı kararları verildiği, son olarak Bölge İdare Mahkemesi tarafından başvurucunun vekâlet ücreti alabileceğine ilişkin idari yargı kararının bozulmasına ve işin esasına girilerek davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Başvurucu idari yargıdaki kanun yollarını tükettikten sonra 21.01.2016 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.
Anayasa Mahkemesi ilgili kararında;
“Anayasa Mahkemesi, hukuk biriminde görev yapan diğer personele vekâlet ücretinden pay verilmesine ilişkin düzenlemenin KHK ile ortadan kaldırılmasının kanunilik güvencesine aykırı olduğu gerekçesiyle başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna varmıştır. Bu çerçevede başvuru konusu olaydaki ihlal esas itibarıyla 666 sayılı KHK'nın 12. maddesinden kaynaklanmıştır. Dolayısıyla ihlalin giderilmesi ancak anılan KHK hükmünün düzenlediği konuda kanuni bir düzenleme yapılmasıyla mümkündür. Yasama organı tarafından ihlale konu olan alanda bir düzenleme yapılması, yapısal sorunu ortadan kaldıracak ve benzer nitelikte yeni başvuruların yapılmasını engelleyecektir. Bu nedenle bütün bu hususların değerlendirilmesi için kararın bir örneğinin TBMM'ye bildirilmesi gerekir.” değerlendirmesini yaptıktan sonra, başvuru konusu olayda vekâlet ücreti payı ödemesinin kesilmesi ve yapılan ödemenin de faiziyle birlikte iadesinin talep edilmesinin bir kanun hükmüne dayanmadığını gerekçe göstererek, başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin Anayasa'nın 13 ve 35 inci maddelerinde öngörülen kanunilik ilkesini ihlal ettiği kanaatine varmış ve konu ile ilgili şu şekilde hüküm vermiştir.
“…
-
Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
-
Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
-
Başvurucuya net 5.531,37 TL maddi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
-
Başvurucunun daha önce iade ettiği ... TL tutarındaki borç tahakkukunun iptal edilmesi ve bu paranın tahsil edilmiş olması hâlinde başvurucuya ödenmesi için kararın bir örneğinin Sosyal Güvenlik Kurumuna GÖNDERİLMESİNE,
-
Yapısal sorunun çözümü için keyfiyetin Türkiye Büyük Millet Meclisine BİLDİRİLMESİNE,
-
Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 22/1/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi."
Söz konusu Karardan da anlaşılacağı üzere, sorun esas olarak 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ilgili maddesinden kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla ihlalin giderilmesi ancak anılan Kanun Hükmünde Kararname hükmünün düzenlediği konuda kanuni bir düzenleme yapılmasıyla mümkündür. Anayasa Mahkemesi de bu nedenle yapısal sorunun devam ettiğini kabul ederek keyfiyetin Türkiye Büyük Millet Meclisine bildirilmesine karar vermiştir. Ancak şimdiye kadar yasama organınca bu durumdaki kişilerin mali haklarının yeniden tesisine yönelik herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. Yasama organı tarafından ihlale konu olan alanda bir düzenleme yapılması, yapısal sorunu ortadan kaldıracak ve benzer nitelikte sorunların oluşmasını engellenmiş olacaktır.
Öte yandan, aynı konuda yargı organlarınca verilen kararlar şahsına, olayına ve dönemine münhasır olduğundan, Anayasa Mahkemesinin başka bir kişi hakkında verdiği karara göre üçüncü kişiler hakkında işlem yapılması mümkün değildir.
Sonuç olarak, … Genel Müdürlüğü tarafından hukuk müşaviri ve avukatlar dışında hukuk biriminde görev yapan büro personeline vekâlet ücretinden pay verileceğine dair herhangi bir kanuni düzenleme bulunmadığı halde, Kurum Yönetmeliğine dayanılarak ilgili personele vekâlet ücreti ödenmesi ile 5018 sayılı Kanun’un 71 inci maddesi (g) bendi kapsamında kamu zararına sebebiyet verildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla; konuyla ilgili tüm temyiz itirazları reddedilerek 155 sayılı İlamın 6’ncı maddesiyle verilen … TL tutarındaki tazmin hükmünün TASDİKİNE,
(Üye … ile Üye …’nin aşağıda yazılı azınlık görüşleri karşısında) oy çokluğuyla,
6085 sayılı Kanun’un 57 nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştayda karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 29.06.2022 tarih ve 52239 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü
Üye … ve Üye …:
659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin amacı; genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri (Türkiye Büyük Millet Meclisi, Cumhurbaşkanlığı, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Sayıştay dâhil) ve özel bütçeli idarelerin hukuk hizmetlerinin etkili, verimli ve usul ekonomisine uygun şekilde yerine getirilmesine ve bu hizmetlerin yürütülmesinde uygulama birliğinin sağlanmasına yönelik usul ve esasların belirlenmesidir.” denilmiş, “Tanımlar” başlıklı 2 nci maddesinin ç) bendinde idare; “ç) İdare: 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) ve (II) sayılı cetvellerde belirtilen kamu idarelerini,” şeklinde tanımlanmıştır. 5018 sayılı Kanun’un (I) ve (II) sayılı cetvellerinde ise genel bütçeli idareler ve özel bütçeli idareler yer almaktadır.
… Genel Müdürlüğü, 2560 sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılan Bakanlar Kurulunun 18.02.1995 tarih ve 94/6516 sayılı kararı ile kurulmuştur. 2560 sayılı Kanun hükümlerinde belirtildiği üzere; … Genel Müdürlüğü, … Büyükşehir Belediyesine bağlı müstakil bütçeli tüzel kişiliğini haiz kuruluştur. Personeli, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabidir.
Buna göre … Genel Müdürlüğü Büyükşehir Belediyesine bağlı olmakla birlikte, 2560 sayılı Kanun hükümlerine tabi olup, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin kapsamında yer alan idarelerden değildir. 2560 sayılı Kanun’da da avukatlık vekâlet ücretlerinin dağıtımı ile ilgili olarak 1389 sayılı Kanun’a veya 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye yapılmış bir atıf bulunmamaktadır.
Öte yandan, … Teşkilat Yönetmeliğine göre Hukuk Müşavirliğinin çalışma usul ve esasları ile görev, yetki ve sorumlulukları ayrı bir yönetmelikle belirleneceğinden, “… Hukuk Müşavirliği Çalışma Yönetmeliği”, Genel Kurul Kararı ile kabul edilerek yürürlüğe girmiştir. Anılan Yönetmelikte; vekâlet ücretinin fiilen görev yapan büro personeline de ödeneceği ifade edilmiştir.
Bununla bağlantılı olarak denilebilir ki; … Genel Müdürlüğü 659 sayılı KHK kapsamında yer almadığından ve anılan KHK hükümlerinin kıyas yoluyla uygulanmasına cevaz veren açık bir düzenleme de bulunmadığından, … Hukuk Müşavirliğinde çalışan personel açısından öncelikle uygulanacak mevzuat hükmü Hukuk Müşavirliği Çalışma Yönetmeliği olup, Yönetmelik hükmüne uygun olarak hukuk biriminde çalışan büro personeline vekâlet ücretinden pay verilmesinde hukuken bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bu itibarla, dilekçilerin temyiz talepleri kabul edilerek, 155 sayılı İlamın 6’ncı maddesiyle verilen tazmin hükmünün kaldırılması gerekir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:49