Sayıştay 7. Dairesi 45419 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
45419
29 Haziran 2022
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2017
-
Daire: 7
-
Dosya No: 45419
-
Tutanak No: 52240
-
Tutanak Tarihi: 29.06.2022
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Birden Fazla Yönetim Kurulu Üyeliği İçin Huzur Hakkı Ödenmesi
155 sayılı İlamın 7’nci maddesiyle; … Genel Müdürlüğünce … Yönetim Kurulunda ve sermayesinin tamamı kamuya ait şirket olan … A.Ş.’nin (%95’i …’a ait) Yönetim Kurulunda görev yapan memur personele her iki yönetim kuruluna da katılmalarından dolayı huzur hakkı ödenmesi sonucu oluşan … TL kamu zararının tazminine karar verilmiştir.
… Genel Müdürü ve aynı zamanda … Yönetim Kurulu üyesi … ile …’un (%95,40’ı …’a ait olan) … Anonim Şirketi’nde (… A.Ş.) Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yapmaları sebebiyle kendilerine her iki Kurul üyeliğinden dolayı huzur hakkı ödendiği görülmüştür.
13.07.2001 tarih ve 24461 mükerrer sayılı RG’de yayımlanan 631 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Mali ve Sosyal Haklarında Düzenlemeler ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kararnamenin 12’nci maddesinde;
“Madde 12-Memurlar ve diğer kamu görevlilerinden (…), kurum ve kuruluşların yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri ve komisyon, heyet, komite ile benzeri organlarda görev alanlara, kurum içi ve kurum dışı ayrımı yapılmaksızın bu görevlerinden sadece biri için ücret ödenebilir. Bu maddenin uygulanmasında oluşacak tereddütleri gidermeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu maddenin (…) şeklinde işaretlenmiş yerinde bulunan “asli kadro ve görevleri dışında” ibaresi 11.10.2011 tarihli ve 666 sayılı KHK’nin 5’inci maddesiyle, yürürlükten kaldırılmış ve aynı maddede yer alan “bu görevlerinden sadece biri için ücret ödenebilir.” ibaresi de “kurum içi ve kurum dışı ayrımı yapılmaksızın bu görevlerinden sadece biri için ücret ödenebilir.” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Konuya açıklık getirmek amacıyla 31.01.2012 tarih ve 28190 sayılı RG’de yayımlanan 162 seri no.lu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinde;
“1) Memurlar ve diğer kamu görevlilerinden kurum ve kuruluşların; yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri ve komisyon, heyet ve komite ile benzeri organlarda görev alanlara, aldıkları görevler karşılığında ilgili mevzuatında herhangi bir ücret ödenmesinin öngörülmüş olması halinde 15/1/2012 tarihinden itibaren bu görevlerden sadece biri için ücret ödenecektir.
- Maddede geçen “kurum ve kuruluşların” ibaresinden, memur veya diğer kamu görevlilerinin memur veya diğer kamu görevlisi sıfatı nedeniyle ilgili mevzuatı uyarınca belirtilen görevleri alabilecekleri, asli görevli bulundukları kurum da dahil olmak üzere her statüdeki kurum ve kuruluşların anlaşılması gerekmektedir.
…
-
631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci maddesi kapsamında birden fazla görev alanlar, bu görevlerin hangisinden ücret alacağını belirleyerek asli görevli bulunduğu kurumun merkez teşkilatı personel birimi ile görev yaptığı birime on gün içerisinde bildirecektir.
-
Anılan maddede belirtilen görevler karşılığında ödeme yapacak kurum tarafından, ödeme yapılmadan önce ilgiliden kurumundan veya başka kurumlardan bu kapsamda kendisine herhangi bir ödeme yapılmadığına dair yazılı beyan alınacaktır. Bu beyanda bulunmayanlara herhangi bir ödeme yapılmayacaktır.” şeklinde açıklamalara yer verildikten sonra,
“ÖRNEK 2) Kurumunda ücret öngörülen bir komisyon üyeliği görevini yürüten ve aynı zamanda başka bir kurum veya kuruluşta ücret öngörülen bir yönetim kurulu üyeliği de bulunan memur, 15/1/2012 tarihinden itibaren bu iki görevden biri için öngörülen ödemenin yapılması hususunda tercihte bulunacak ve bu ödemelerden sadece birini alabilecektir.” örneği ile olay somutlaştırılmıştır.
Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından uygulama birliğinin sağlanması bakımından İçişleri Bakanlığına gönderilen 08.08.2012 tarih ve 8674 sayılı Yazıda;
“…
- Büyükşehir belediye meclisi ile belediye meclis üyelerinin 2972 sayılı Kanun hükümleri uyarınca seçilmiş olmaları dolayısıyla üstlendikleri belediye meclis üyeliği görevleri için 5216 ve 5393 sayılı Kanun kapsamındaki ödemelerden yararlandıkları ve bu görevleri dışında uhdelerinde başka bir kamu görevi bulunmadığı hususları göz önüne alınarak, 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin anılan 12’nci maddesinin büyükşehir belediye meclisi ile belediye meclisinin seçilmiş üyelerini kapsamadığı,
…
- Vali, vali yardımcısı ve kaymakamlar da dahil olmak üzere, 657 sayılı Kanun ile diğer personel kanunlarına göre istihdam edilenlere kurum içi ve kurum dışı ayrımı yapılmaksızın uhdelerinde bulunan kamu görevi dolayısıyla verilen meclis, encümen, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri ve komisyon, heyet, komite ile benzeri organlardaki görevlerden sadece biri için ücret ödenebileceği, … değerlendirilmektedir.” ifadelerine yer verilmiştir.
Yine Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından Devlet Personel Başkanlığına gönderilen 12.06.2012 tarih ve 6679 sayılı görüş Yazısında;
“…Bu çerçevede, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görev aldığı yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu, komisyon, heyet, komite ve benzeri organlardaki üyeliklerinin uhdelerinde bulunan kamu görevinden kaynaklandığı kuşkusuzdur.
Dolayısıyla; bu görevlerin bir kısmı mevzuat gereği belirli görev ve pozisyonlarda bulunulmasından dolayı kamu personelinin zorunlu olarak üyeliğini gerektirse de, diğer bir kısmı ise idari takdire bağlı olarak yetkili mercilerce kamu personeli arasından yapılan görevlendirmeler şeklinde olsa da, nihayetinde memur ve diğer kamu görevlilerine verilen bu görevlerin tamamı uhdelerinde bulunan kamu görevi sıfatından kaynaklanmaktadır. Kaldı ki, memur ve diğer kamu görevlilerine ilgili mevzuatta öngörülmemiş olan görevlerin verilmesine de imkân bulunmamaktadır.
Ayrıca, 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci maddesinde söz konusu görevlerden kamu görevlilerinin kendi tercihi veya takdiri olmayan ve idarenin tasarrufuna bağlı olmaksızın mevzuat gereği yürütülmesi zorunlu olan görevler karşılığında yararlandığı huzur hakkı ödemelerinin hariç tutulduğuna ilişkin bir düzenlemeye de yer verilmemiştir.
Buna göre, idarenin tasarrufuna bağlı olmaksızın mevzuat gereği yürütülmesi zorunlu olan görevler de 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci maddesi ile buna istinaden yayımlanan (162) Seri No’lu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği kapsamında değerlendirilmektedir.
Bu itibarla; kamu görevlilerinin kendi tercihi veya takdirinin olup olmadığına bakılmaksızın, asli görevli bulundukları kurum da dâhil olmak üzere her statüdeki kurum ve kuruluşun yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri ve komisyon, heyet ve komite ile benzeri organlarda aldıkları görevler karşılığında ilgili mevzuatında herhangi bir ücret ödenmesinin öngörülmüş olması halinde 15/1/2012 tarihinden itibaren bu görevlerden sadece biri için ücret ödenmesi gerekmektedir.” denilmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve uygulamaya yön veren açıklamalar uyarınca 666 sayılı KHK’nın 5’inci maddesinin yürürlüğe girdiği 15.01.2012 tarihinden itibaren memurlar ve diğer kamu görevlilerinden kurum içi ve kurum dışı ayrımı yapılmaksızın her statüdeki kurum ve kuruluşların yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri ve komisyon, heyet, komite ile benzeri organlarında görevlendirilenlere, bu görevlerinden sadece birisi için ilgili mevzuatında belirlenmiş ücret ödenebilecektir. Ücret ödemelerindeki bu sınırlama, kamu görevlilerinin, kendi tercihi veya takdiri olmayan ve idarenin tasarrufuna bağlı olmaksızın asli görevli oldukları kurum içinde mevzuat gereği yürütülmesi zorunlu olan görevleri karşılığında aldığı ödemeleri de kapsamaktadır. Dolayısıyla … Yönetim Kurulu üyesi iken … A.Ş. Yönetim Kurulu üyesi olarak seçilen/görevlendirilen … ile …’a anılan görevlerinden sadece birisi için huzur hakkı ödemesi yapılabilecektir. Bu kurala aykırı olarak her iki Yönetim Kurulu üyeliği nedeniyle huzur hakkı ödenmesi ise kamu zararına sebebiyet vermektedir.
Temyiz dilekçelerinde; anılan kişilerin … Yönetim Kurulundaki üyeliğinin mevzuattan kaynaklı –makama bağlı- tabii üyelik olduğu, dolayısıyla bu kişilerin haricen yaptığı … A.Ş. Yönetim Kurulu üyeliğinin ilk üyelik olarak kabul edilmesi gerektiği ifade edilse de; yukarıda izah edildiği üzere mevzuatta; kamu görevlilerinden kurum ve kuruluşların karar organlarında görev alanlara, kurum içi ve kurum dışı ayrımı yapılmaksızın bu görevlerinden sadece birisi için ücret ödeneceği açık olup, burada; kamu görevlilerinin kendi tercihi olmayan veya İdarenin tasarrufunda bulunmayan yalnızca mevzuattan kaynaklı olarak kurum içinde yaptıkları görevleri karşılığında aldıkları huzur hakkı ödemelerinin bu sınırlamanın dışında tutulduğuna dair bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bundan ötürü, görev yapılan makama bağlı olarak … Yönetim Kurulu üyeliği yapan kişilerin bu görevleri karşılığında aldıkları huzur hakları da 631 sayılı KHK’nın 12’nci maddesinde bahsi geçen sınırlamaya tabi olduğundan, sorumluların itirazları yerinde görülmemiştir.
Bu itibarla; 631 sayılı KHK’nın 12’nci maddesine aykırı olarak birden fazla yönetim kurulu üyeliği için huzur hakkı ödenmesi ile kamu zararına sebebiyet verildiği anlaşıldığından, sorumluların konunun esası ile ilgili öne sürdükleri temyiz itirazları reddedilerek, 155 sayılı İlamın 7’nci maddesiyle verilen … TL’lik tazmin hükmünün TASDİKİNE,
(Üye …’in aşağıda yazılı azınlık görüşü karşısında) oy çokluğuyla,
6085 sayılı Kanun’un 57 nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştayda karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 29.06.2022 tarih ve 52240 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü
Üye …:
2560 sayılı Kanunun 7’nci maddesinde;
“Yönetim Kurulu bir başkanla beş üyeden oluşur.
Büyük Şehir Belediye Başkanı Yönetim Kurulunun başkanıdır.
Belediye Başkanının bulunmaması halinde, Genel Müdür Yönetim Kuruluna başkanlık eder.
Genel Müdür ile genel müdür yardımcılarından hizmette en eski olanı, hizmette eşitlik halinde yaşlı bulunan Yönetim Kurulunun tabii üyesidirler.
Yönetim Kurulunun diğer üç üyesi İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanının teklifi ve Çevre ve Şehircilik Bakanının onayı ile atanır. Yönetim Kuruluna atanan üyelerin hizmet süresi 3 yıldır. Süresi dolanlar yeniden atanabilirler. Bir üyeliğin herhangi bir sebeple boşalması halinde, yerine atananlar daha önceki üyenin süresini tamamlarlar. Yönetim Kuruluna atanacak olanların İSKİ'nin konusuna giren teknik işlerde, yöneticilikte veya işletmecilikte uzmanlaşmış bulunmaları ve uzmanlıklarına uygun yükseköğrenim görmüş olmaları gerekir.
Üyeler, Devlet memurlarına ilişkin mevzuatta yer alan istisnalar dışında, özel ya da kamu sektöründe başka bir görev alamazlar. Genel, katma ve özel bütçeli idarelerin, kamu iktisadi teşebbüslerinin kadrolarından yönetim kuruluna getirilenler asıl görevlerinden maaşsız izinli sayılırlar. Bu kimselerin memuriyetleri ile buna ait her türlü hak ve yükümlülükleri saklıdır. İzinli oldukları müddet, terfi ve emekliliklerinde fiili hizmet olarak hesaba katılacağı gibi bunlardan izinli oldukları sırada terfi hakkını kazananlar, başkaca hiçbir işleme gerek kalmaksızın terfi ettirilirler.
Yönetim Kurulu üyelerinin ücretleri izinli sayıldıkları kurumlarda ellerine geçen ücretlerden daha az olursa, aradaki fark tazminat olarak kendilerine ödenir.” denilmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükmünden, … Genel Müdürünün, … Yönetim Kurulu’nun doğal üyesi olduğu ve bu görevinden dolayı ücret aldığı anlaşılmaktadır. … Yönetim Kurulu üyeliği, Kanundan kaynaklı olarak Genel Müdürlük makamına bağlı yürütülen zorunlu bir görevdir ve söz konusu üyelik için herhangi bir atama, seçilme, görevlendirme yapılmamaktadır. Bu nedenle, … Genel Müdürünün, … yönetim kurulu üyeliği haricinde ve ihtiyaren yaptığı … A.Ş. yönetim kurulu üyeliğinin ilk üyelik ve aldığı huzur hakkının da ilk huzur hakkı olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
Sonuç olarak; … Genel Müdürü sıfatıyla kanun emri uyarınca yönetim kuruluna katılan kişiye yapılan ödemelerin aylığının bir unsuru olduğu, huzur hakkı olarak kabul edilemeyeceği değerlendirildiğinden, bu kişinin … A.Ş. yönetim kurulunda görevlendirilmesi karşılığında aldığı huzur haklarının da 631 sayılı KHK’nın 12’nci maddesindeki sınırlamaya tabi tutulmaması gerekmektedir.
Bu itibarla, yapılan ödemeler mevzuatına uygun olduğundan, İlam hükmünün kaldırılması gerekir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:49