Sayıştay 7. Dairesi 45173 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
45173
22 Ocak 2020
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2017
-
Daire: 7
-
Dosya No: 45173
-
Tutanak No: 47152
-
Tutanak Tarihi: 22.01.2020
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Sosyal denge ödemelerinde aylık tavanın aşılması.
- 126 sayılı İlamın 1 inci maddesi ile; ... Belediyesinde çalışan memurlara yapılan sosyal denge ödemelerinde aylık tavanın aşılması suretiyle toplam ... TL kamu zararına sebebiyet verildiğine hükmedilmiştir.
Temyiz Dilekçesi
İlamda Üst Yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan ... (Belediye Başkanı), Diğer Sorumlu ... (Belediye Başkan Yrd.) ve Diğer Sorumlu ...(Belediye Başkan Yrd.)’ün vermiş olduğu temyiz dilekçesinde;
“Temyiz Özetinde; Sayıştay 7. Dairesince verilen 29.03.2019 tarih ve 126 sayılı ilamın 1 inci maddesi ile; ... Belediyesinde çalışan memur personele yapılan sosyal denge ödemelerinde aylık tavanın aşılması neticesinde oluşan ... TL kamu zararının ... (Belediye Başkam - Sözleşmeyi İmzalayan), ... (Belediye Başkan Yardımcısı - Sözleşmeyi İmzalayan) ile ...’ e (Belediye Başkan Yardımcısı - Sözleşmeyi İmzalayan) müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizleriyle birlikte ödettirilmesine, oy çokluğu ile karar verildiği,
Taleplerinin: aşağıda belirtecekleri nedenlerden dolayı sorumluluk ve esas yönünden kanuna aykırı olduğunu düşündükleri ilam maddelerinin Temyiz Kurulunca kaldırılması veya düzeltilerek tasdikine karar verilmesi olduğu,
Temyiz nedenlerinin ise;
Sorumluluk yönünden; haklarında Dairece verilen 29.03.2019 tarih ve 126 sayılı ilamın 1 inci maddesinin, Sayıştay Dairelerinin ve Sayıştay Temyiz Kurulunun yerleşik içtihatlarına ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu hükümlerine aykırı olduğu, bilindiği gibi, harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlilerinin harcama sürecindeki görev ve sorumluluklarının 5018 sayılı Kanununun 32 ve 33 üncü maddelerinde ve ayrıca Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007/5189-1 sayılı Kararında açıklandığı,
5018 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde; “Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” denildiği,
33 üncü maddesinde de; “Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.” hükmünün yer aldığı,
Yine, aynı Kanunun 55 ve devamı maddelerinde kamu idarelerinin iç kontrol sistemlerini oluşturmalarının öngörülmüş ve bu çerçevede harcama birimlerinin yapılan mali işlemler üzerinde gerçekleştirecekleri kontrollerin açıklanmış olduğu, harcama birimlerinin asgari yapmaları gereken kontrollerin, malî hizmetler birimi tarafından ön malî kontrole tâbi tutulacak malî karar ve işlemlerin usûl ve esasları ile ön malî kontrole ilişkin standart ve yöntemlerin Maliye Bakanlığınca belirleneceğinin hükme bağlanmış olduğu, Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esasların 10 uncu maddesinde, ön mali kontrol işleminin harcama birimleri tarafından da yerine getirileceğinin belirtildiği,
Yine gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin mali karar ve işlemlerin harcama birimi tarafından mali mevzuat hükümlerine uygunluk yönüyle kontrol edileceğinin belirlendiği,
Aynı Kanunun 12 nci maddesinde de, süreç kontrolünün nasıl yapılacağının belirtilerek, mali işlemlerin yürütülmesinde görev alanların yapacakları işlemden önceki işleri de kontrol edecekleri, ödeme emrini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlilerinin de ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol işlemini yapacaklarının belirtildiği,
Yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerinden, her bir harcamanın harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından süreç kontrolü çerçevesinde yapılan işlemlerin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olup olmadıkları ön mali kontrole tabi tutularak kontrol edilmesi gerektiğinin anlaşıldığı,
Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007/5189-1 sayılı Kararının “sorumlular” başlıklı 3 üncü bölümünde; harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluklarının açıklanmış olduğu, burada; ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilmiş gerçekleştirme görevlilerinin düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiğinin belirtildiği,
Anılan kararı veren Sayıştay 7. Dairesinin 24.11.2017 tarih ve 87 sayılı ve 01.02.2018 tarih ve 74 sayılı ilamları ile Sayıştay Temyiz Kurulunun 26.12.2018 tarih ve 45453 sayılı Kararlarında harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlilerinin de sosyal denge tazminatı ödemelerinden sorumlu oldukları ve bunların sorumluluğu bu şekilde gösteren yüzlerce karardan sadece iki örnek olduğu,
İlamın esas yönünden değerlendirilmesine de katılmanın mümkün olmadığı, 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun 32 nci maddesinde; “27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir...’' denildiği,
Kanunun Geçici 14 üncü maddesinde; “15/03/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzer adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir. Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay İçinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak, 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz” hükümlerine yer verildiği,
Öngörülen düzenleme ile idarelere, yeni yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, daha Önceki sözleşmeler ile sağlanan aylık ödemenin altında kaldığı durumlarda, 31.12.2015 tarihine kadar idarelerin uygulayacakları sözleşmelerde, 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşmeye göre ödenen ortalama aylık tutarın tavan aylık olarak esas alınabileceği yetkisi verildiği, sonra yapılan sözleşmedeki tavan tutarın; önceki sözleşmede öngörülen ortalama kazançtan daha düşük ise, bu durumda idarelere, 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşmeye göre ödenen, ortalama aylık tutarı tavan olarak esas alabilme yetkisi verdiği,
Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali Ve Sosyal Haklara İlişkin 2014 Ve 2015 Yıllarını Kapsayan 2. Dönem Toplu Sözleşme’nin “Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme” başlıklı 4 üncü bölümünde yer alan “Sosyal Denge Tazminatı” başlıklı (1) inci maddesinde; “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100’üdür. Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin öz...ği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir” hükümlerinin yer aldığı,
Söz konusu hükümler gereğince, ... Belediyesi İle Yetkili Sendika arasında imza edilen toplu sözleşmede yer alan ve tüm ödeme kalemlerini kapsayan sosyal denge tazminatının aylık üst sınırının, en yüksek Devlet Memuru aylığının (Ek Gösterge dahil) %100’ü olarak belirlendiği, ancak, Belediye ile sendika arasında imzalanan 2015 yılına ilişkin toplu sözleşmenin daha önce son bulan sözleşmenin devamı niteliğinde olması ve 4688 sayılı Kanunun Geçici 14 üncü maddesinin; '‘Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir.” hükmüne uygun akdedildiği,
Kanunun bu hükmüne uygun yapılan sözleşme ve bu sözleşmeye uygun yapılan ödeme için “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” gibi bir durumun söz konusu olmadığı, dolayısıyla yapılan ödemenin 4688 sayılı Kanunun Geçici 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının “üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir” hükmüne uygun yapılan sözleşme hükümlerine uygun yapıldığı, Kanunun verdiği yetkiye istinaden akdedilen sözleşme hükümlerine uygun yapılan ödeme için kamu zararı demenin mümkün olmadığı, o nedenle, Temyiz Kurulunca Sayıştay 7. Dairesince verilen 29.03.2019 tarih ve 126 sayılı ilamın ( tazmin kararının) kaldırılmasına karar verilmesini arz ve talep ediyor oldukları,
Taleplerinin kabul edilmemesi durumunda, 4688 sayılı Kanunun Geçici 14 üncü maddesi ile idarelere, yeni yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, daha önceki sözleşmeler ile sağlanan aylık ödemenin altında kaldığı durumlarda 31/12/2015 tarihine kadar idarelerin uygulayacakları sözleşmelerde, 11/04/2012 tarihinde uygulanan sözleşmeye göre ödenen ortalama aylık tutarın tavan aylık olarak esas alınabileceği yetkisi verildiğini, sonra yapılan sözleşmedeki tavan tutarın; önceki sözleşmede öngörülen ortalama kazançtan daha düşük olduğu durumda idarelere 11/04/2012 tarihinde uygulanan sözleşmeye göre ödenen, ortalama aylık tutarı tavan olarak esasa alabilme yetkisi verildiğini, başka bir deyişle 31/12/2015 tarihine kadar ki dönemde, 11/04/2012 tarihinde uygulanan sözleşmede unvanları itibari ile ilgili personele ödenen meblağın altına inilmeyebileceği yetkisinin, personele yapılan önceki ödemeler kadar ödeme yapma konusunda idarelere takdir yetkisi verildiğinden, belediye ile yetkili sendika arasında akdedilmiş 01.03.2012 tarihli sözleşme hükümlerinin saklı tutularak bu sözleşmede öngörülmeyen veya öngörülüp de limiti artırılan ödemelerin artan kısmına kamu zararı demenin Kanunun anılan hükmüne ve hakkaniyete uygun olacağı,
Kaldı ki Sayıştay’ın genel uygulamasının da bu yönde olduğu;
O nedenle, Sayıştay Temyiz Kurulunca idare ile yetkili sendika arasında imzalanan 01.03.2012 tarihli ve 14.02.2012 -14.02.2015 tarihleri arası dönemi kapsayan sözleşmede öngörülen limitler düşülmeden yapılan ödemenin tamamına Sayıştay 7. Dairesince verilen 29.03.2019 tarih ve 126 sayılı ilamın düzeltilerek tasdikine karar verilmesini arz ve talep ettiklerini,” ifade etmişlerdir.
Savcı Mütalaası
“- 5018 sayılı Kanunun 32 ve 33 üncü maddeleri ile İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar hükümleri uyarınca her bir harcamanın harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından süreç kontrolü çerçevesinde yapılan işlemlerin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olup olmadıklarının ön mali kontrole tabi tutularak kontrol edilmesi gerektiğinin anlaşıldığı,
-
Sayıştay Genel Kurulunun 5189/1 sayılı Kararı gereğince ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilmiş gerçekleştirme görevlilerinin düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiğinin belirtildiği,
-
Belediye ile sendika arasında imzalanan sözleşmenin daha önce son bulan sözleşmenin devamı niteliğinde olduğu ve 4688 sayılı Kanunun Geçici 14 üncü maddesi hükmüne uygun olarak akdedildiği,
-
Belediyeleri ile yetkili sendika arasında akdedilmiş 01/03/2012 tarihli sözleşme hükümlerinin saklı tutularak bu sözleşmede öngörülmeyen veya öngörülüp de limiti artırılan ödemelerin artan kısmına kamu zararı demenin Kanunun anılan hükmüne ve hakkaniyete uygun olacağı, kaldı ki Sayıştay’ın genel uygulamasının da bu yönde olduğu, ifade edilerek, 01/03/2012 tarihli ve 14/02/2012 -14/02/2015 tarihleri arası dönemi kapsayan sözleşmede öngörülen limitler düşülmeden yapılan ödemenin tamamına yönelik verilen tazmin hükmünün düzeltilerek tasdikine karar verilmesi talep edilmiştir. İlamda, 14/02/2015 tarihinden sonra 1 aylık süre içerisinde yeni sözleşme yapılmış olarak kabul edilse bile, yeni sözleşme yapılabilme olanağının Kanunla bir kereye mahsus olarak verilmiş bir hak olduğu, 08/01/2016 tarihinde ikince kez bu hükümden yararlanabilme olanağı bulunmadığı, sorumlularca, söz konusu sürenin genel toplu iş sözleşmesi ile 31/12/2017 tarihine kadar uzatıldığı ifade edilmekte ise de, söz konusu hakkın 31/12/2015 tarihinden önce yürürlüğü biten sözleşmeler için 1 kereye mahsus olarak verildiği, kaldı ki idare ile sendika arasında 08/01/2016 tarihinde imzalanan toplu iş sözleşmesinde, önceki sözleşmede belirlenen tutarların tavan tutarlar olarak esas alınacağına dair bir hükme de yer verilmediği, bir an için sorumlularca yapılan savunmaların doğru olduğu kabul edilse bile, eski sözleşmede memurlar için aylık olarak belirlenen tutarın ... TL, 08/01/2016 tarihinde yapılan sözleşmede belirlenen tutarın ise ... TL olduğu, yine kurban ve ramazan bayramları için yeni sözleşme ile belirlenen tutarların eski sözleşmede belirlenen tutarların üzerinde olduğu, bu nedenle yeni sözleşmede belirlenen tutarların uygulanabilirliğinin bulunmadığından bahisle, ... Belediyesinde çalışan memurlara yapılan sosyal denge ödemelerinde aylık tavanın aşılması neticesinde oluşan ... TL kamu zararının sözleşmeyi imzalayan Belediye Başkanı ve yardımcılarına ödettirilmesine karar verilmiştir. 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun geçici 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında "15/3/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzeri adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir.
Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz." denilmiştir. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 128 inci maddesinin ikinci fıkrası "Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle: 7/5/2010-5982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır." hükmüne amirdir.
Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşmenin "Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme" başlıklı dördüncü bölümü "Sosyal Denge Tazminatı süre uzatımı başlıklı 7 nci maddesinde "4688 sayılı Kanunun geçici 14 üncü maddesinde yer alan "31/12/2015" ibaresi "31/12/2017 şeklinde uygulanır." denilmiştir.
Bu düzenlemelere göre 4688 sayılı Kanunun geçici 14 üncü maddesi uyarınca; toplu sözleşme ile belirlenen tavan tutarın (En yüksek Devlet memuru aylığının ek gösterge dahil %100'ü), unvanlar itibarıyla ilgili personele sözleşme uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2017 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte (11/04/2012) uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilecektir.
Daire ilamında kamu zararı, 08/01/2016 tarihinde imzalanan ve 01/01/2016- 31/12/2017 tarihleri arasında geçerli sözleşme uyarınca o aya yönelik ödemelerden, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100'ü düşüldükten sonra kalan tutar olarak hesaplanmıştır. Oysa; yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, kamu zararı; yapılan ödemenin, toplu sözleşme ile belirlenen tutarın üzerinde olması durumunda, sözleşme uyarınca ödenen tutar ile 01/03/2012 tarihli ve 14/02/2012-14/02/2015 tarihleri arası dönemi kapsayan sözleşmede öngörülen tutar arasındaki fark olması gerekmektedir.
Diğer taraftan; İlamdaki azınlık görüşünde de yer verildiği üzere, personele, Ramazan ve Kurban Bayramları için sözleşme gereğince ödenen tutar toplamının, aylık ödemelere dağıtılarak kamu zararının yeniden hesaplanması; ayrıca, 5018 sayılı Kanunun 8, 32 ve 33 üncü maddeleri ile İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar hükümleri, ayrıca Sayıştay Genel Kurulunun 5189/1 sayılı Kararı uyarınca, oluşan kamu zararından, ödeme evrakında imzaları bulunan harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlilerinin de sorumlu olmaları gerekir. Bu nedenlerle; İlamın 1 inci maddesine ilişkin bozma kararı verilmesinin yerinde olacağı düşünülmektedir.”
mütalaa edilmiştir.
Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
126 sayılı İlamın 1 inci maddesi ile; ... Belediyesinde çalışan memurlara yapılan sosyal denge ödemelerinde aylık tavanın aşılması neticesinde ... TL kamu zararına sebebiyet verildiğine hükmedilmiştir.
Esas yönünden İnceleme;
... Belediyesinde çalışan memurlara yapılan sosyal denge ödemelerinde aylık tavanın aşılması neticesinde kamu zararına sebebiyet verilmesi iddiası ile ilgili olarak yapılan incelemede;
6289 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Ek 15 inci maddesinde;
“Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir. ” denilmekte olduğu,
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun, “Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması” başlıklı 32 nci maddesinin birinci fıkrasında;
‘‘27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir. Bu sözleşme bu Kanunun uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmaz ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz. ” denilmekte olduğu,
Yine aynı 4688 sayılı Kanunun Geçici 14 üncü maddesinde;
“15/03/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzer adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz. ” denilmektedir.
Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3’üncü Dönem Toplu Sözleşmesinin Yerel Yönetim Hizmet Koluna ilişkin Toplu Sözleşme başlıklı Dördüncü Bölümünün 1’ inci maddesinin birinci fıkrasında;
“Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine,4688 sayılı Kanunun 32 inci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100’üdür. Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin öz...ği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir. ” düzenlemesi yapılmıştır.
... ... Belediyesi ile ... Sendikası (...) arasında 08.01.2016 tarihinde imzalanan ve 01.01.2016- 31.12.2017 tarihleri arasında geçerli sözleşmenin Mali Haklar başlıklı Altıncı Bölümünde;
“Madde 21-İyileştirme Zammı
a)... üyesi çalışanlara almakta oldukları aylıklarına ilave olarak her ayın 15'inde 657 sayılı Devlet Memuruna aylık net ... TL (... TL) iyileştirme zammı ödenir.
b)...üyesi sözleşmeli olarak çalışan personele her ayın 15 'inde aylık net ...TL (... TL) iyileştirme zammı ödenir.
Madde 22- İkramiye ve Sosyal Haklar
a) Ramazan Bayramında net ...TL (... ... TL) ve Kurban Bayramında net ...TL (... TL)ödeme yapılır.
Toplu sözleşmeye bağlı olarak verilen ikramiyeler ve diğer sosyal yardımlar, yapıldığı tarihte, çalışan ve yeni atanan tüm personele, çalıştığı gün sayısına bakılmaksızın verilir.
Madde 23-Sözleşmenin Kapsamı
a)Tarafların ihtiyaç duymalar halinde karşılıklı mutabakat metni ile mevcut sözleşmenin hak ve kapsamını daraltmadan yeni sözleşme veya protokol düzenleyebilirler.
b)İşbu sözleşme 01.01.2016 tarihinde başlar, 31.12.2017 tarihinde biter.
c)Her yıl iyileştirme zammı hükümet ile sendikalar arasında yapılacak TİS ve mevzuat hükümleri doğrultusunda artırılır. ”
Hükümleri yer almaktadır.
6289 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Ek 15 inci madde ile belediyelerin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödeyebilecekleri hüküm altına alınmıştır. Yine aynı maddede, sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarının 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere belirlenebileceği ifade edilmiştir.
Yukarıda değinilen ek 15 inci maddeye, 4688 sayılı Kanunun Geçici 14 üncü maddesi ile bir istisna getirilmiştir. Söz konusu maddede, 15/03/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzer adlar altında sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebileceği, anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamayacağı, hüküm altına alındıktan sonra, söz konusu sözleşmelerin 31/12/2015 tarihinden önce sona ermesi durumunda sözleşmenin sona eriş tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmenin sona erdiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.
Yine söz konusu madde de, 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabileceği ifade edilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, sözleşmelerin 31/12/2015 tarihinden önce sona ermesi durumunda sözleşmenin sona eriş tarihini izleyen bir ay içinde yeniden sözleşme yapılabilecektir. ... Belediyesi ile ... Sendikası arasında yapılan ve 14.02.2012-14.02.2015 tarihlerini kapsayan toplu sözleşmenin yürürlüğünün sona erdiği tarih 14.02.2015 tarihidir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, söz konusu sözleşmenin 31.12.2015 tarihinden önce sona ermiş olması sebebiyle yeniden sözleşme yapılabilme olanağı bulunmaktadır. Ancak, yeni sözleşme yapılabilmesi için, eski sözleşmenin bitiminden itibaren 1 aylık süre sınırı getirilmiştir. Eski sözleşme 14.12.2014 tarihinde sona ermiş, ancak yeni sözleşme 1 aylık süre geçtikten sonra 08.01.2016 tarihinde imzalanmıştır. Bu nedenle yeni sözleşmede, eski sözleşmede yer verilen tutarlar tavan olarak kabul edilerek ödeme yapılabilme olanağı bulunmamaktadır. Öte yandan, 14.02.2015 tarihinden sonra 1 aylık süre içerisinde yeni sözleşme yapılmış olarak kabul edilse bile, yeni sözleşme yapılabilme olanağı Kanunla bir kereye mahsus olarak verilmiş bir haktır. 08.01.2016 tarihinde ikince kez bu hükümden yararlanabilme olanağı bulunmamaktadır.
Sorumlularca yapılan savunmalarda, söz konusu sürenin genel toplu iş sözleşmesi ile 31.12.2017 tarihine kadar uzatıldığı ifade edilmekte ise de, yukarıda da açıklandığı üzere, söz konusu hak 31.12.2015 tarihinden önce yürürlüğü biten sözleşmeler için 1 kereye mahsus olarak verilmiştir. Kaldı ki idare ile sendika arasında 08.01.2016 tarihinde imzalanan toplu iş sözleşmesinde, önceki sözleşmede belirlenen tutarların tavan tutarlar olarak esas alınacağına dair bir hükme de yer verilmemiştir.
Bir an için sorumlularca yapılan savunmaların doğru olduğu kabul edilse bile, eski sözleşmede memurlar için aylık olarak belirlenen tutar ... TL’dir. 08.01.2016 tarihinde yapılan sözleşmede belirlenen tutar ise ... TL’dir. Yine kurban ve ramazan bayramları için yeni sözleşme ile belirlenen tutarlar eski sözleşmede belirlenen tutarların üzerindedir. Bu nedenle yeni sözleşmede belirlenen tutarların uygulanabilirliği bulunmamaktadır.
Sosyal denge ödemeleri Kanuni sınırlar içinde kalmak şartıyla sözleşme hükümlerine göre ödenecektir. Yapılacak ödemenin aylık brüt tutarı hiçbir halde Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3’üncü Dönem Toplu Sözleşmenin Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme başlıklı Dördüncü Bölümünün l’inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan, “4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100’üdür. ” ifadesine göre 2016 yılının ilk yarısı için aylık 843,76TL, ikinci yarısı için aylık 885,96TL, 2017 yılının ilk yarısı için aylık 912,55TL, ikinci yarısı için aylık 975,71TL’yi geçemeyecektir. Memurlara her ay yapılan düzenli ödemenin yanı sıra ilave olarak verilen Ramazan ve Kurban yardımı ile tavanı aşan miktarın üzerinde ödeme yapılmıştır.
Bu itibarla esas yönünden ilam hükmü yerindedir.
Sorumluluk yönünden inceleme;
Görev ve sorumlulukları 5018 sayılı Kanunu’nun 32 ve 33’üncü maddelerinde düzenlenmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinde;
“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır. Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, Ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”,
“Giderlerin Gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 ncü maddesinde;
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.” hükümlerine yer verilmiştir.
Yine, aynı Kanunun 55 ve devamı maddelerinde kamu idarelerinin iç kontrol sistemlerini oluşturmaları öngörülmüş ve bu çerçevede harcama birimlerinin yapılan mali işlemler üzerinde gerçekleştirecekleri kontroller açıklanmış olup, harcama birimlerinin asgari yapmaları gereken kontroller, malî hizmetler birimi tarafından ön malî kontrole tâbi tutulacak malî karar ve işlemlerin usûl ve esasları ile ön malî kontrole ilişkin standart ve yöntemler Maliye Bakanlığınca belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar'ın 10 uncu maddesinde, ön mali kontrol işleminin harcama birimleri tarafından da yerine getirileceği belirtilerek, gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin mali karar ve işlemlerin harcama birimi tarafından mali mevzuat hükümlerine uygunluk yönüyle kontrol edileceği,
Usul ve Esasların 12 nci maddesinde de, süreç kontrolünün nasıl yapılacağı belirtilerek, mali işlemlerin yürütülmesinde görev alanların yapacakları işlemden önceki işleri de kontrol edecekleri, ödeme emrini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlilerinin de ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol işlemini yapacakları belirtilmektedir.
Yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerinden, her bir harcamanın harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından süreç kontrolü çerçevesinde yapılan işlemlerin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olup olmadıkları ön mali kontrole tabi tutularak kontrol edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007/5189-1 sayılı Kararının “sorumlular” başlıklı 3 üncü bölümünde, harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumlulukları açıklanmış olup; ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilmiş gerçekleştirme görevlilerinin düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiği belirtilmiştir.
5018 sayılı Kanun ve yukarıda belirtilen Sayıştay Genel Kurul Kararı uyarınca, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde, mevzuata uygunluk açısından kontrolleri sağlamakla yükümlüdürler. Yapılacak harcama, nitelik itibariyle hukuka aykırı nitelik taşıyorsa, söz konusu işlemleri yapmaktan kaçınmak durumundadırlar. Dolayısıyla, Belediye ile Sendika arasında imzalanan ve hukuka aykırı nitelik taşıyan sözleşme hükümlerini yerine getiren harcamalar ile ilgili harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmaktadır
Belediye Başkanı ... sorumlu olmadığını ifade etmiştir. 5018 sayılı Kanunun “Harcama Yetkisi ve Yetkilisi” başlıklı 31 inci maddesinin 3 üncü fıkrasında; “Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur” hükmü yer almaktadır. Diğer Sorumlu sıfatıyla sorumlu tutulan görevlilere yüklenen sorumluluk, mevzuata aykırı ödemeler içeren sözleşmeyi imzalayan komitede yer almaları nedeniyle tevcih edilmiştir. Harcama Yetkilileri aynı maddenin birinci fıkrasında “Bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi” olarak tanımlanmıştır. Sözleşmeyi imza edenler, kendilerine bütçe ile ödenek tahsis edilen harcama biriminin yöneticisi; yani Kanunun yaptığı tanıma göre harcama yetkilisi olmamakla birlikte 3 üncü fıkrada yer alan düzenleme uyarınca harcama yetkisinden doğan sorumluluğa tabi olduklarından diğer sorumlu sıfatına haizdirler. Sonuç olarak, Belediye Başkanının mevzuata aykırı sözleşmeyi imzalaması sebebiyle oluşan kamu zararından sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Bu itibarla yukarıda sayılan gerekçeler ile temyiz dilekçesindeki iddiaların kısmen kabul edilerek; 126 sayılı İlamın 1’inci maddesiyle; ... TL için verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULARAK, sorumluluğun Üst Yönetici, Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlilerini kapsayacak şekilde genişletilmesi için Daireye gönderilmesine, (1. Daire Başkanı ..., Üyeler ..., ..., ..., ...ve ...’in ilave Görüşleri ile Üyeler ... ve ...’ın karşı görüşlerine karşı) oy çokluğu ile,
Karar verildiği 22.01.2020 tarih ve 47152 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
İlave Görüş
..., ... ve ...’ ın ilave görüşü;
Sorumluluğa ilişkin verilen Kurul kararına katılmakla birlikte, esas yönünden; Memurlara kurban ve ramazan bayramlarında ödenen tutarların toplamının 12 aylık ödemelere dağıtılarak kamu zararının tekrardan hesaplanması gerekir.
Bu sebeple 126 sayılı İlamın 1’inci maddesiyle; ... TL için verilen tazmin hükmünün hem esas hem de sorumluluk yönünden BOZULMASI gereklidir.
...’ nün ilave görüşü;
Esas ve sorumluluk yönünden itirazı bulunmaktadır.
Esas yönünden;
Kamu zararının hesaplaması yapılırken gelir vergisi tutarının düşülmesi gerekmektedir.
Sorumluluk yönünden;
5018 sayılı Kanunun;
“Üst yöneticiler” başlıklı 11 inci maddesinde;
“…. belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir.
Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve bu Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden …; mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar.
Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.”,
“Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinde;
“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür.
Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”,
“Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde;
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
…” hükümlerine yer verildiği görülmüştür.
Bu kapsamda “Bakanların ve Üst Yöneticilerin Hesap Verme Sorumluluğu” başlıklı dördüncü bölümün 11. maddesine göre üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından; sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden; mali yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden belediyelerde, meclislerine karşı idari ve siyasi yönden sorumlu tutulmuşlardır. Dolayısıyla verdiği karar ve talimatlar, doğrudan iş ve işlem sürecine dayanak oluşturmadığı sürece, üst yönetici olan Belediye Başkanının sorumluluğu idari/siyasi nitelikli olup, mali sorumluluğu bulunmamaktadır. Ancak burada yapılan ödeme, doğrudan belediye başkanınca imzalanan sözleşmeye dayandığından ortaya çıkan kamu zararından sorumlu bulunmaktadır.
Yine 5018 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde bütçeden harcama yapılabilmesi harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesine bağlanmış, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, harcama yetkilileri sorumlu tutulmuştur. Bu bağlamda mevzuata aykırı yapılan harcamalardan belediye başkanı ile birlikte harcama yetkilisinin de sorumlu tutulması gerekmektedir.
Gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğuna gelince, 5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinin ikinci fıkrasında gerçekleştirme görevlilerinin, iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alınması veya gerçekleştirilmesi hususlarında sorumluluklarının bulunduğu hüküm altına alınmıştır. 31.12.2005 tarih ve 26040 sayılı Resmi Gazete yayınlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Ön Mali Kontrolün Kapsamı” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Ön malî kontrol görevi, idarelerin yönetim sorumluluğu çerçevesinde, harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından yerine getirilir” denilmektedir. Aynı düzenlemede, gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin malî karar ve işlemlerin, harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından malî mevzuat hükümlerine uygunluk yönlerinden de kontrol edileceği ifade edilmiş ise de, bu sorumluluğun öncelikle yönetim sorumluluğu çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. Ancak yönetim sorumluluğu, gerçekleştirme görevlilerinin mali sorumluluğunun bulunmadığı gibi değerlendirilemeyeceği gibi, 5018 sayılı kanun öncesinde olduğu gibi gerçekleştirme memurlarının adeta bidayetten zimmettar addedilerek her ödemeden sorumlu tutulmalarını da gerektirmez. Söz konusu olayda üst yönetici Belediye Başkanı tarafından imzalanmış bir sözleşme ve kanuna aykırılığı araştırmakla sorumlu harcama yetkilisince verilmiş harcama talimatı varken, iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alınması veya gerçekleştirilmesi ile görevli olan ve söz konusu sözleşme ve harcama talimatına uygun işlem yapan, ve hayatın olağan akışına göre adı geçen amirlere itiraz edebilmesi de mümkün bulunmayan memur, VHKİ hatta işçi statüsündeki gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğa dahil edilmesi hakkaniyetle bağdaşmaz. Bu bağlamda sözleşme gereği yapılan harcamalardan gerçekleştirme görevlilerinin sorumlu tutulmaması gerekir.
Bu itibarla, yukarıda yazan gerekçelerle tazmin hükmünün esas ve sorumluluk yönünden BOZULARAK, yeniden hüküm tesisinin temini için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİ gerekir.
...’ ın ilave görüşü;
Esas ve Sorumluluk yönünden itirazı bulunmaktadır.
Esas yönünden;
Sözleşmelerin 31/12/2015 tarihinden önce sona ermesi durumunda sözleşmenin sona eriş tarihini izleyen bir ay içinde yeniden sözleşme yapılabilecektir. ... Belediyesi ile ... Sendikası arasında yapılan ve 14.02.2012-14.02.2015 tarihlerini kapsayan toplu sözleşmenin yürürlüğünün sona erdiği tarih 14.02.2015 tarihidir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, söz konusu sözleşmenin 31.12.2015 tarihinden önce sona ermiş olması sebebiyle yeniden sözleşme yapılabilme olanağı bulunmaktadır. Ancak, yeni sözleşme yapılabilmesi için, eski sözleşmenin bitiminden itibaren 1 aylık süre sınırı getirilmiştir. Eski sözleşme 14.12.2014 tarihinde sona ermiş, ancak yeni sözleşme 1 aylık süre geçtikten sonra 08.01.2016 tarihinde imzalanmıştır. Bu nedenle yeni sözleşmede, eski sözleşmede yer verilen tutarlar tavan olarak kabul edilerek ödeme yapılabilme olanağı bulunmamaktadır. Öte yandan, 14.02.2015 tarihinden sonra 1 aylık süre içerisinde yeni sözleşme yapılmış olarak kabul edilse bile, yeni sözleşme yapılabilme olanağı Kanunla bir kereye mahsus olarak verilmiş bir haktır. 08.01.2016 tarihinde ikince kez bu hükümden yararlanabilme olanağı bulunmamaktadır.
Sorumluluk Yönünden;
Harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde, mevzuata uygunluk açısından kontrolleri sağlamakla yükümlüdürler. Yapılacak harcama, nitelik itibariyle hukuka aykırı nitelik taşıyorsa, söz konusu işlemleri yapmaktan kaçınmak durumundadırlar. Dolayısıyla, Belediye ile Sendika arasında imzalanan ve hukuka aykırı nitelik taşıyan sözleşme hükümlerini yerine getiren harcamalar ile ilgili harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmaktadır.
5018 sayılı Kanunun;
“Üst yöneticiler” başlıklı 11 inci maddesinde;
“…. belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir.
Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve bu Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden …; mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar.
Yukarıdaki mevzuat hükmüne göre üst yöneticinin sadece idari sorumluluğu olup, mai sorumluluğu bulunmamaktadır. İlam konusu olayda da bu sebeplerden ötürü sadece harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumlu tutulması gerekir.
... ‘in ilave görüşü
Esas ve sorumluluk yönüyle itirazı bulunmaktadır;
Esas yönüyle;
Memurlara kurban ve ramazan bayramlarında ödenen tutarların toplamının 12 aylık ödemelere dağıtılarak kamu zararının tekrardan hesaplanması gerekir.
Sorumluluk yönüyle;
5018 sayılı Kanunun;
“Üst yöneticiler” başlıklı 11 inci maddesinde;
“…. belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir.
Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve bu Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden …; mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun “Mahalli İdarelerde Sözleşme İmzalanması” başlıklı 32. maddesinde;
“27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir...” denilmektedir.
Yukarıdaki mevzuat hükümlerine göre, belediyelerde toplu sözleşme yapma yetkisi belediye başkanına aittir.
İdare Hukukunda yetki, idari işlemin, idari sözleşmenin sadece kanunla belirlenmiş ve sınırlanmış makamlar tarafından yapılabilmesi yeteneğini ifade etmektedir. İdare hukukunda yetkisizlik esas, yetkili olmak ise istisnadır.
Toplu iş sözleşmesini imzalayan kişilerin sorumluluğu, İdare Hukukuna hakim bu temel ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde, toplu sözleşme bakımından belediye başkanının imzasının dışındaki görevlilerin imzalarının hiçbir öneminin ve etkisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki, toplu sözleşmede idare adına sadece Belediye Başkanının imzasının bulunmasının nasıl ki toplu sözleşmeyi "yetki unsuru" yönünden sakatlamayacak ise, belediye başkanının imzasının yanı sıra, yasal bir gereklilik bulunmamasına karşın bir kısım başka kamu görevlilerinin imzalarının bulunmasının, işleme başka bir kimlik vermeyecektir. Bu sebeple, somut olayda esas olan Belediye Başkanının imzasının bulunmasıdır. Bu itibarla toplu iş sözleşmesinde imzası bulunması sebebiyle, diğer sorumlu sıfatıyla sorumlu tutulan kişilerin sorumluluktan çıkarılmasını teminen verilen tazmin hükmünün bozularak dairesine tevdiine karar verilmesi gerekir.
Harcama Yetkilileri ile gerçekleştirme görevlilerinin ise üst yöneticinin imzaladığı toplu iş sözleşmesinin hükümlerini yerine getirmek için imza attıkları ödemlerden sorumlulukları bulunmamaktadır.
Karşı Oy
Üyeler ... ve ... ’ın ayrışık görüşü;
6289 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Ek 15 inci maddesinde;
“Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir. ” denilmekte olduğu,
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun, “Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması” başlıklı 32 nci maddesinin birinci fıkrasında;
‘‘27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir. Bu sözleşme bu Kanunun uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmaz ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz. ” denilmekte olduğu,
Yine aynı 4688 sayılı Kanunun Geçici 14 üncü maddesinde;
“15/03/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzer adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz. ” denilmektedir.
Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3’üncü Dönem Toplu Sözleşmesinin Yerel Yönetim Hizmet Koluna ilişkin Toplu Sözleşme başlıklı Dördüncü Bölümünün 1’ inci maddesinin birinci fıkrasında;
“Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine,4688 sayılı Kanunun 32 inci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100’üdür. Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin öz...ği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir. ” düzenlemesi yapılmıştır.
... ... Belediyesi ile ... Sendikası (...) arasında 08.01.2016 tarihinde imzalanan ve 01.01.2016- 31.12.2017 tarihleri arasında geçerli sözleşmenin Mali Haklar başlıklı Altıncı Bölümünde;
“Madde 21-İyileştirme Zammı
a)...üyesi çalışanlara almakta oldukları aylıklarına ilave olarak her ayın 15'inde 657 sayılı Devlet Memuruna aylık net ...TL (... TL) iyileştirme zammı ödenir.
b)...üyesi sözleşmeli olarak çalışan personele her ayın 15 'inde aylık net ...TL (... TL) iyileştirme zammı ödenir.
Madde 22- İkramiye ve Sosyal Haklar
a) Ramazan Bayramında net ...TL (... ... TL) ve Kurban Bayramında net ...TL (... TL)ödeme yapılır.
Toplu sözleşmeye bağlı olarak verilen ikramiyeler ve diğer sosyal yardımlar, yapıldığı tarihte, çalışan ve yeni atanan tüm personele, çalıştığı gün sayısına bakılmaksızın verilir.
Madde 23-Sözleşmenin Kapsamı
a)Tarafların ihtiyaç duymalar halinde karşılıklı mutabakat metni ile mevcut sözleşmenin hak ve kapsamını daraltmadan yeni sözleşme veya protokol düzenleyebilirler.
b)İşbu sözleşme 01.01.2016 tarihinde başlar, 31.12.2017 tarihinde biter.
c)Her yıl iyileştirme zammı hükümet ile sendikalar arasında yapılacak TİS ve mevzuat hükümleri doğrultusunda artırılır. ”
Hükümleri yer almaktadır.
6289 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Ek 15 inci madde ile belediyelerin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödeyebilecekleri hüküm altına alınmıştır. Yine aynı maddede, sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarının 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere belirlenebileceği ifade edilmiştir.
Yukarıda değinilen ek 15 inci maddeye, 4688 sayılı Kanunun Geçici 14 üncü maddesi ile bir istisna getirilmiştir. Söz konusu maddede, 15/03/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzer adlar altında sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebileceği, anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamayacağı, hüküm altına alındıktan sonra, söz konusu sözleşmelerin 31/12/2015 tarihinden önce sona ermesi durumunda sözleşmenin sona eriş tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmenin sona erdiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.
Yine söz konusu madde de, 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabileceği ifade edilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, sözleşmelerin 31/12/2015 tarihinden önce sona ermesi durumunda sözleşmenin sona eriş tarihini izleyen bir ay içinde yeniden sözleşme yapılabilecektir. ... Belediyesi ile ... Sendikası arasında yapılan ve 14.02.2012-14.02.2015 tarihlerini kapsayan toplu sözleşmenin yürürlüğünün sona erdiği tarih 14.02.2015 tarihidir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, söz konusu sözleşmenin 31.12.2015 tarihinden önce sona ermiş olması sebebiyle yeniden sözleşme yapılabilme olanağı bulunmaktadır. Ancak, yeni sözleşme yapılabilmesi için, eski sözleşmenin bitiminden itibaren 1 aylık süre sınırı getirilmiştir. Eski sözleşme 14.12.2014 tarihinde sona ermiş, ancak yeni sözleşme 1 aylık süre geçtikten sonra 08.01.2016 tarihinde imzalanmıştır. Bu nedenle yeni sözleşmede, eski sözleşmede yer verilen tutarlar tavan olarak kabul edilerek ödeme yapılabilme olanağı bulunmamaktadır. Öte yandan, 14.02.2015 tarihinden sonra 1 aylık süre içerisinde yeni sözleşme yapılmış olarak kabul edilse bile, yeni sözleşme yapılabilme olanağı Kanunla bir kereye mahsus olarak verilmiş bir haktır. 08.01.2016 tarihinde ikince kez bu hükümden yararlanabilme olanağı bulunmamaktadır.
Sorumlularca yapılan savunmalarda, söz konusu sürenin genel toplu iş sözleşmesi ile 31.12.2017 tarihine kadar uzatıldığı ifade edilmekte ise de, yukarıda da açıklandığı üzere, söz konusu hak 31.12.2015 tarihinden önce yürürlüğü biten sözleşmeler için 1 kereye mahsus olarak verilmiştir. Kaldı ki idare ile sendika arasında 08.01.2016 tarihinde imzalanan toplu iş sözleşmesinde, önceki sözleşmede belirlenen tutarların tavan tutarlar olarak esas alınacağına dair bir hükme de yer verilmemiştir.
Bir an için sorumlularca yapılan savunmaların doğru olduğu kabul edilse bile, eski sözleşmede memurlar için aylık olarak belirlenen tutar ... TL’dir. 08.01.2016 tarihinde yapılan sözleşmede belirlenen tutar ise ... TL’dir. Yine kurban ve ramazan bayramları için yeni sözleşme ile belirlenen tutarlar eski sözleşmede belirlenen tutarların üzerindedir. Bu nedenle yeni sözleşmede belirlenen tutarların uygulanabilirliği bulunmamaktadır.
Belediye Başkanı ... ile Başkan Yardımcısı ... ve ... sorumlu olmadıklarını ifade etmişler ise de kurum adına sözleşmeyi imzalamaları ve imzalanan sözleşmede 4688 sayılı Kanun ve Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3 üncü Dönem Toplu Sözleşmenin Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme başlıklı Dördüncü Bölümünün 1’inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı hükümler olmasından dolayı oluşan kamu zararından sorumludurlar.
Sosyal denge ödemeleri Kanuni sınırlar içinde kalmak şartıyla sözleşme hükümlerine göre ödenecektir. Yapılacak ödemenin aylık brüt tutarı hiçbir halde Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3’üncü Dönem Toplu Sözleşmenin Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme başlıklı Dördüncü Bölümünün 1’inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan, “4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100’üdür. ” ifadesine göre 2016 yılının ilk yarısı için aylık 843,76TL, ikinci yarısı için aylık 885,96TL, 2017 yılının ilk yarısı için aylık 912,55TL, ikinci yarısı için aylık 975,71TL’yi geçemeyecektir. Memurlara her ay yapılan düzenli ödemenin yanı sıra ilave olarak verilen Ramazan ve Kurban yardımı ile tavanı aşan miktarın üzerinde ödeme yapılmıştır.
Kamu zararını meydana getiren ödemeler Belediye Başkan ve yardımcılarının imzası bulunan toplu iş sözleşmesi uyarınca yapıldığından, söz konusu kamu zararından sözleşmede imzaları bulunanlar sorumludur.
Bu itibarla 126 sayılı İlamın 1’ inci maddesiyle verilen tazmin hükmünün TASDİKİ gerekir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:35