Sayıştay 7. Dairesi 44995 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Harcırah
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
44995
12 Ocak 2022
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2017
-
Daire: 7
-
Dosya No: 44995
-
Tutanak No: 50908
-
Tutanak Tarihi: 12.01.2022
-
Konu: Harcırah Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Harcırah Giderleri
145 sayılı İlamın 1’inci maddesiyle; … Belediyesi tarafından Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği hükmüne aykırı olarak görevlendirme yazısı veya harcama talimatı ve geçici görev yolluğu bildirimi olmaksızın Belediye Başkanlığı adına kesilen faturalar karşılığında harcırah niteliğindeki yemek ve konaklama giderlerinin ödenmesi sonucu oluşan … TL kamu zararının tazminine karar verilmiş, sorumluların temyize başvurması sonucu Temyiz Kurulunun 19.02.2020 tarih ve 47216 Tutanak (32624 İlam) sayılı Kararında ise; İlam konusu ödemelerin Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi ile belirlenmiş temsil ve ağırlama giderleri kapsamında olmadığı, belediye personelinin belediye sınırları dışındaki görevlendirmeleri ile ilgili olduğundan harcırah gideri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, ancak ödemelerin Harcırah Kanununda yol ve yevmiye ödemeleri için belirlenmiş hükümlere uyulmaksızın -herhangi bir görevlendirme yazısı ve beyanname olmaksızın- fatura karşılığı yapıldığı belirtilerek, kimlerin ne için faydalandığı belli olmayan ödemelerle ilgili verilmiş … TL’lik tazmin hükmünün düzeltilerek (sorumluluk dağıtımındaki hata düzeltilerek) tasdikine karar verilmiştir.
Bu defa karar düzeltilmesi talebinde bulunan sorumlular tarafından konunun esası ile ilgili olarak temyiz gerekçeleriyle aynı nitelikte; fatura karşılığı yapılan ödemelerin, Belediyenin temsil-ağırlama gideri olduğu ve Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesinin 3. maddesinde belirtilen; “...Temsil, ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini belediye başkanının takdirine tabidir. Bu giderlerin yapılmasını gerektiren tören veya toplantıya belediye başkanının katılması şartı aranmaz...” hükmü gereği konu, kapsam ve miktarının Belediye Başkanınca yetkisi dâhilinde takdir olunduğu belirtilmekle beraber; temyiz gerekçelerinden farklı olarak; yapılan ödemeler harcırah olarak kabul edilse dahi Kurum personeline fazla veya yersiz yapılan ödemenin Danıştay 2. Dairesi 21.11.2011 tarihli ve 2011/10531 E., 2011/5633 K. sayılı Kararı gereğince kamu zararı sayılmayacağı ve kamu zararına ilişkin Yönetmelik çerçevesinde takip etmenin mümkün olmadığı, ayrıca personele ödenen paranın Danıştay’ın 22.12.1973 tarihli içtihadı birleştirme kararına göre 60 günlük dava açma süresi dolduğundan geri alınamayacağı, gerekçeleri ileri sürülerek Temyiz Kurulu Kararının düzeltilmesi ve İlam hükmünün kaldırılmasını talep edilmiştir.
Öncelikle … vekaletinde karar düzeltme talebinde bulunan … ve …’ın İlamda tazmin hükmü verilen sorumlular arasında olmadığı, kendisine fazla ödeme yapılan ahiz konumunda olduğu ve dolayısıyla da 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 52’nci maddesinde belirtilen temyize yetkili ilgililer arasında yer almadığı görüldüğünden, adı geçen kişilerin karar düzeltme talepleri karşısında Kurulumuzca yapılacak işlem bulunmamaktadır.
Konunun esası ile ilgili olarak ise, temyiz dilekçelerinden farklı olarak karar düzeltme dilekçesinde ifade edilen, Danıştay 2. Dairesinin Kararı gereğince personele yapılan ödemelerin kamu zararı sayılmayacağı ve yine Danıştay’ın 22.12.1973 tarihli içtihadı birleştirme kararına göre 60 günlük dava açma süresi dolduğundan personelden geri alınamayacağı, itirazlarına ilişkin olarak;
Anayasanın 160’ıncı maddesinde; “Sayıştay, merkezî yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının bütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir. Sayıştayın kesin hükümleri hakkında ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir kereye mahsus olmak üzere karar düzeltilmesi isteminde bulunabilirler. Bu kararlar dolayısıyla idarî yargı yoluna başvurulamaz.
Vergi, benzeri malî yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır…” hükmüne yer verilmiştir.
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 78’inci maddesinde ise; “…Adli, idari ve askeri mahkemelerce verilen hükümler, Sayıştayın denetim yapmasına ve hükme bağlamasına engel değildir.” denilmiştir.
Buna göre, Anayasal bir kuruluş olan Sayıştay’ın Anayasa ve kendi kanunundan kaynaklanan denetim ve yargılama yetkisini kullanması sonucu kamu zararına yol açtığı tespit edilen hususlar hakkında düzenlenen Sayıştay İlamlarıma karşı idari yargı mercilerine başvurulamayacağı gibi, idari ve genel mahkemelerce verilen hükümlerin de (vergi ve benzeri mali yükümlülükler konusunda Danıştay’ca verilen hükümler hariç) Sayıştay İlamlarının infazı bakımından herhangi bir engel teşkil etmeyeceği açıktır.
Ayrıca 6085 sayılı Kanunun “Hüküm ve tutanaklar” başlıklı 50’nci maddesinin 1’inci fıkrasında; “Daireler tarafından yapılan hesap yargılaması sonucunda; hesap ve işlemlerin yasal düzenlemelere uygunluğuna veya kamu zararının sorumlulardan tazminine hükmedilir.” Denilmiş olup, aynı Kanunun “İlamların infazı” başlıklı 53’üncü maddesinde ise; “Sayıştay ilamları kesinleştikten sonra doksan gün içerisinde yerine getirilir. İlam hükümlerinin yerine getirilmesinden, ilamların gönderildiği kamu idarelerinin üst yöneticileri sorumludur. İlamlarda gösterilen tazmin miktarı hüküm tarihinden itibaren kanuni faize tabi tutularak, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre tahsil olunur.” hükmüne yer verilmiştir.
Sayıştay hesap yargılaması sonucunda kamu zararı tespit edilmişse, bu zararın, mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri ile oluşmasına yol açan sorumlularından tazminine karar verilmektedir. Başka bir deyişle Sayıştay yargısında verilen tazmin veya tasdik hükümlerinin muhatabı, kamu zararına sebebiyet veren sorumlular yani kamu görevlisi ya da görevlileridir. Dolayısıyla İlamlarda yer alan tazmin miktarlarının, İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre tazminle yükümlü tutulan kamu görevlilerinden tahsil edilmesi esas olmakla birlikte, bu görevlilerin tazmin miktarlarını, haksız ödemeden yararlanan ilgililere (ahizlere) özel hukuk hükümleri çerçevesinde rücu etmeleri de mümkündür. Bahse konu olayda; sorumlular tarafından personele yapılan ödemelerin dava açma süresi aşıldığından ahizlerden kesilemeyeceği iddia edilmiş ancak Sayıştay yargısında tazmin hükmü, ahiz konumunda olan 3. kişiler hakkında verilmediğinden, bu kişilerin ilamların infazı bakımından Sayıştay’a karşı sorumlulukları bulunmamaktadır. Bu yüzden idari yargıda ahizlerden fazla ödemenin geri alınmasının haksız olduğuna ilişkin verilmiş kararların olması, Sayıştay yargılaması açısından; yapılmış olan usulsüz ödemeyi ve bu usulsüz ödemeden kaynaklanan kamu görevlilerinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır. Dolayısıyla idari yargı mercilerinde verilmiş kararların Sayıştay yargısını etkileyen bir yönü olmadığından, dilekçilerin bu yöndeki itirazlarının kabul edilmesi mümkün değildir.
Sonuç itibariyle, önceki Temyiz Kurulu Kararında belirtildiği üzere; İlam konusu ödemelerin Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi ile belirlenmiş temsil ve ağırlama giderleri kapsamında olmadığı, belediye personelinin belediye sınırları dışındaki yeme-içme ve konaklama harcamalarından ibaret olduğu, bu nedenle Harcırah Kanununda belirlenmiş hükümlere riayet edilmeden Belediye Başkanlığı adına kesilmiş faturaların bütçeden ödenmesi ile kamu zararına sebebiyet verildiği açık olup; bu hususta sorumlular tarafından ileri sürülen tüm itirazların Temyiz Kurulu Kararında karşılandığı ve Kararın Kanuna aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşıldığından ve ayrıca ilgili Kararın düzeltilmesini icap ettiren başka bir husus da ileri sürülmediğinden; sorumluların karar düzeltilmesine ilişkin talebi reddedilerek (145 sayılı İlamın 1. maddesiyle verilen … TL’lik tazmin hükmünü tasdik eden) söz konusu 19.02.2020 tarih ve 47216 Tutanak (32624 İlam) sayılı Temyiz Kurulu Kararında KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA,
(Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …’un aşağıda yazılı azınlık görüşüne karşısında) oy çokluğuyla,
Karar verildiği 12.01.2022 tarih ve 50908 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı Oy Gerekçesi/Azınlık Görüşü
Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …:
Konunun esası ile ilgili olarak yapılan incelemede; Belediye Başkanı … ile Belediye personeli …, …, …, … tarafından görev mahalli dışında yapılmış otel konaklama ve yeme-içme masraflarının belediye bütçesinden karşılandığı, söz konusu giderlerin ilgili Müdürlükçe hazırlanıp Belediye Başkanı veya Belediye Başkan Yardımcısı tarafından Olur verilen ve “Belediyemize ait işlerin takip edilmesi amacıyla şehir dışına gidileceğinden (veya Belediyeye ait … plakalı hizmet aracı ile İl dışına toplantıya gidileceğinden) alınacak olan malzeme, oto yedek parçası, akaryakıt, yiyecek ve konaklama bedelleri” şeklinde genel bir açıklamanın yer aldığı avans yazılarına ve beyan edilen faturalara dayanılarak ödendiği görülmüştür.
Temyiz Kuruluna başvuran sorumlular tarafından gerek temyiz aşamasında gerekse işbu karar düzeltme aşamasında, tüm bu giderlerin konu, kapsam ve miktarı Belediye Başkanı tarafından tayin edilmiş temsil ağırlama gideri olduğu iddia edilmiş ise de; Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesinin ilgili maddelerinde Belediye Başkanınca tayin edilecek temsil, ağırlama ve tören giderlerinin nelerden oluşacağına dair düzenlemeler bulunmakta olup, somut olaydaki giderlerin ise söz konusu Yönerge kapsamına giren bizzat Belediye Başkanınca görev mahallinde gerçekleşen faaliyetlere yönelik yapılan temsil, ağırlama ve tören gideri mahiyetinde olmadığı, bilakis bu giderlerin, Belediye Başkanı ve diğer görevli personelin görev mahalli dışında, başka şehirlerde gerçekleştirdiği konaklama, yeme-içme ve diğer harcamalarından ibaret olduğu görülmekle birlikte; sorumlularca temsil-ağırlama, tören gideri olduğunu kanıtlayacak başkaca bir bilgi-belge de sunulmadığından, sorgu konusu edilen harcamaların temsil, ağırlama ve tören gideri olarak kabulü mümkün değildir.
Ancak, sözü edilen harcamalar, Belediye personelinin görev mahalli dışında gerçekleştirdiği otel konaklama, yeme-içme ve yol giderlerinden oluştuğundan, bu giderler her ne kadar Harcırah Kanunu ile belirlenmiş gündelik tutarlarına ve yol giderlerine bağlı kalınmaksızın ve harcırah ödemesine ilişkin belge düzenine uyulmaksızın sadece ibraz edilen faturalar karşılığında ödenmiş ise de, bunların Harcırah Kanunu kapsamında yapılmış yurt içi geçici görev yolluğu olarak kabulü gerekir.
6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun;
“Tarifler” başlıklı 3’üncü maddesinde;
“Bu kanunda geçen;
a. Harcırah: Bu Kanuna göre ödenmesi gereken yol masrafı, gündelik, aile masrafı ve yer değiştirme masrafından birini, birkaçını veya tamamını;
c. Memur: Personel kanunları hükümlerine göre aylık alan kimseleri (Yardımcı hizmetler sınıfına dahil personel hariç);
…
d. Hizmetli: Personel kanunlarına göre yardımcı hizmetler sınıfına dahil personeli, kurumlarda yalnız ödenek mukabili çalışanlarla kurumlarda çalıştırılan tarım ve orman işçilerini ve iş kanunlarına göre işçi sayılan kimseleri; …ifade eder.”
“Harcırahın unsurları” başlıklı 5’inci maddesinde; “Harcırah; yol masrafı, yevmiye, aile masrafı ve yer değiştirme masrafını ihtiva eder. İlgili, bu kanun hükümlerine göre bunlardan birine, birkaçına veya tamamına müstahak olabilir.”
“Muvakkat vazife harcırahı (Yol masrafı ve yevmiye)” başlıklı 14’üncü maddesinde; “Aşağıda gösterilen memur ve hizmetlilere muvakkat vazife harcırahı olarak yol masrafı ile yevmiye verilir ve hamal (Cins ve adedi beyannamede gösterilmek suretiyle) bagaj ve ikametgah veya vazife mahalli ile istasyon, iskele veya durak arasındaki nakil vasıtası masrafları da ayrıca tediye olunur:
- Birinci maddede yazılı kurumlara ait bir vazifenin ifası maksadiyle muvakkaten yurt içinde veya dışında başka bir yere gönderilenlere; …” hükümleri yer almaktadır.
Görüldüğü üzere Belediyeye ait bir görevin ifası amacıyla yurtiçinde başka bir yere gönderilen personelin gündeliği (konaklama gideri dâhil) ve yol masrafı bütçeden karşılanır. İlamda; ödeme emri belgesine ekli belgelerden hak edilen gündelik ve konaklama giderinin hesaplanmasının mümkün olmadığı belirtilerek, bütçeden karşılanması mümkün olan bu tutarlar da kamu zararı olarak kabul edilmiş ve sorumlular adına tazmin hükmü verilmiştir. Ne var ki görevli olunan günler için ödenmesi gereken harcırah tutarları hesaplanıp kamu zararından düşülmeden, tüm ödeme tutarının tazminine hükmedilmesi doğru değildir. Bu nedenle belde dışına görevli olarak giden personelin görevli olduğu süreye ilişkin hak ettiği harcırah unsurlarının, fatura, avans verme ve kapatma yazıları gibi mevcut belgelerden ya da Belediyeden temin edilebilecek başka kayıt, bilgi ve belgelerden tespiti yapılarak bu tutarların kamu zararından düşülmesi gerekmektedir.
Bu itibarla; yapılan açıklamalar uyarınca görev mahalli dışında görevlendirilmiş Belediye personeli için ödenen otel konaklama ve yeme-içme masraflarından, Harcırah Kanunu kapsamında karşılanması mümkün olan kısmının düşülmesi suretiyle kamu zararının yeniden hesaplanması gerektiği sonucuna varıldığından, bu yönde işlem yapılmasını teminen Temyiz Kurulunun 19.02.2020 tarih ve 47216 Tutanak (32624 İlam) sayılı Kararı düzeltilerek, 145 sayılı İlamın 1’inci maddesi ile verilmiş … TL tutarındaki tazmin hükmünün bozulmasına ve dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine, karar verilmesi uygun olur.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:45