Sayıştay 7. Dairesi 44854 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
44854
8 Temmuz 2020
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2017
-
Daire: 7
-
Dosya No: 44854
-
Tutanak No: 48031
-
Tutanak Tarihi: 08.07.2020
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
82 sayılı İlamın 3 üncü maddesiyle; … Belediyesinde çalışan memurlara yapılan sosyal denge ödemelerinde aylık tavan tutarın aşılması neticesinde oluşan … TL kamu zararının … TL’lik kısmı tahsil edildiğinden bu tutar için ilişilecek husus kalmadığına, geriye kalan … TL kamu zararının ise tahsiline ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
İlamda Belediye Başkanı sıfatıyla sorumlu tutulan … (Üst Yönetici)’ın göndermiş olduğu temyiz dilekçesinde özetle:
Aşağıda arz edilecek gerekçeler ışığında 82 sayılı ilamın 3 üncü maddesi hükmüne katılmaya olanak bulunmadığı,
I- Tavan tutar aşıldığı gerekçesiyle Sosyal Denge Tazminatı ödemesinin tamamının kamu zararı olarak tespitinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı,
Zira, Sayıştay ilamına konu kamu zararının sosyal denge ödemelerinin aylık tavanı aştığı gerekçesine dayandığı,
Bir an için bu gerekçenin doğruluğu kabul edildiğinde dahi, kamu zararının hesabında, personele ödenen sosyal denge ödemesi ile aylık tavan tutar arasındaki farkın kamu zararı olması gerektiği,
Ancak, ilam ve eki hesap tablosu incelendiğinde 01.01.2016 tarihinden 31.12.2017 tarihine kadar memur personele ödenen sosyal denge tazminatı ödemesinin tamamının kamu zararı olarak çıkarılmış olduğu, Bu durumun kararın gerekçesi ile çeliştiği,
Dolayısıyla, Sayıştay İlamı uyarınca bir hesaplama yapıldığında;
01.01.2016 tarihi ile 31.12.2017 tarihi arasında personele sosyal denge tazminatı ödemesinin toplam rakamı …-TL olduğu,
Personele ödenen sosyal denge ödemesi ile aylık tavan tutar arasındaki farkın ise …-TL olduğu, - ki bu tutarın da ilgililerden tahsil edilmesi suretiyle kamu zararının ortadan kalktığı,
Geriye kalan tutar olan ve ilama kamu zararı tutarı olan gösterilen ...- TL'nin ise yılın ilk 6 ayı için belirlenen 912,55.-TL ve ikinci 6 aylık kısmı için belirlenen 975,71.-TL aylık tavan tutarı asılmadan ödenen sosyal denge tazminatı olduğunun
Görüleceği,
Ancak, somut durum bu olmasına karşın Sayıştay 7. Dairesinin tavan tutarı aşan kısım yani tavan tutar ile tavanı aşan kısım arasındaki fark için kamu zararı tespitinde bulunmak yerine, tavan tutar aşıldığı gerekçesiyle personele yıl boyunca ödenen sosyal denge tazminatı ödemesinin tamamını kamu zararı olarak tespit ettiği,
Hal böyleyken, salt tavan tutarı aştığı gerekçesiyle tüm sosyal denge tazminatı ödemelerinin kamu zararı olarak çıkarılmasının hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı,
II- Tavan tutarın aşıldığı iddiasının da hukuka aykırı olduğu,
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 32. maddesinin 3. fıkrasında " ... İlgili mahalli idarenin; vadesi geçmiş vergi, sosyal güvenlik primi ile Hazine Müsteşarlığına olan borç toplamının gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin yüzde onunu aşması, ödeme süresi geçtiği halde ödenmemiş aylık ve ücret borcu bulunması veya gerçekleşen en son yıla ilişkin toplam personel giderinin, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin belediyelerde yüzde otuzunu, il özel idaresinde yüzde yirmibeşini aşması hallerinde bu madde kapsamında sözleşme yapılamaz. Sözleşmenin yapılmasından sonra bu koşulların oluşması durumunda mevcut sözleşme kendiliğinden hükümsüz kalacağı ...",
Geçici Madde 14'te ise "15/3/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzeri adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir. Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nçi madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmayacağı ..." hükümlerinin yer aldığı,
Aynı zamanda, 4688 sayılı Yasa'nın Geçici 14. maddesi uyarınca üçüncü fıkra hükümlerinin dikkate alınmadan sözleşmelerin 31/12/2015 tarihine kadar uygulanacağı hüküm altına alınmışsa da; 23.06.2015 tarihinde imzalanan Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin 2015-2016 yıllarını kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşme metninin 7. maddesi ile değiştirilen 4688 sayılı Yasanın geçici 14 üncü maddesinde ilk olarak 15.03.2012 tarihinden önce imzalanmış olup, 31.12.2017 tarihinden önce sona eren sözleşmelerin, sona eriş tarihini izleyen bir ay içinde 32. maddenin üçüncü fıkra hükümleri çerçevesinde belirtilen şartlara bağlı olmaksızın yenilebileceğinin hüküm altına alındığı,
Dolayısıyla, Belediye ile Sendika arasında 15/3/2012 tarihinden önce sözleşme akdedilmiş olduğu, halen yürürlükte olan sözleşmenin de işbu sözleşmenin devamı niteliğinde olduğu, 4688 sayılı Yasa'nın Geçici 14. maddesine istinaden sözleşme akdedilirken 32. maddenin 3. fıkrasında yer alan hükümlerin dikkate alınmayacağı, yine 31/12/2017 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan, sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutarın tavan olarak esas alınabileceğinin açık olduğu,
Hal böyleyken; Sayıştay Savcılık görüşünde de ayrıntılı olarak bahsedildiği üzere; Belediye ile Sendika arasında 12.03.2011 tarihinde akdedilen ve 15.03.2012 tarihine kadar geçerli olan Sosyal Denge Sözleşmesine istinaden ödenen sosyal denge tazminatı ortalama aylık tutarının ...-TL olduğu, ilama konu 01.01.2016 tarihinden 31.12.2017 tarihine kadar geçerli olan sözleşme gereğince ise sosyal denge tazminatı ortalama aylık tutarın ...-TL olduğu göz önüne alındığında tavan tutarın aşılması gibi bir durumun söz konusu olmadığı,
Nitekim Sayıştay 5. Dairesi 138 ilam, 148 karar no'lu ve 13.04.2016 tarihli kararında "….Söz konusu Geçici 14 ünü maddenin son bölümünde, 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşmede öngörülen hakların üzerinde bir ödemenin yapılmamasına veya yasaklanması söz konusu değildir. Buradaki düzenleme ile idarelere, yeni yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, daha önceki sözleşmelerle sağlanan aylık ödemenin altında kaldığı durumlarda, 31.12.2015 tarihine kadar idarelerin uygulayacakları sözleşmelerde, 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşmeye göre ödenen ortalama aylık tutarın tavan aylık olarak esas alınabileceği yetkisi verilmiştir. Sonra yapılan sözleşmedeki tavan tutar; önceki sözleşmede öngörülen ortalama kazançtan daha düşük ise, bu durumda idarelere, 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşmeye göre ödenen, ortalama aylık tutarı tavan olarak esas alabilme yetkisi verilmektedir. Başka bir deyişle, 31.12.2015 tarihine kadarki dönemde, 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşmede unvanlar itibariyle ilgili personele ödenen meblağın altına inilmeyeceği yetkisi, personele yapılan önceki ödemeler Kadar ödeme yapma konusunda idarelere takdir yetkisi verilmiştir. Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, Belediye ile Sendika arasında imzalanan toplu iş sözleşmesi ile memur ve sözleşmeli personele ödenen ve mevzuatına uygun olduğu anlaşılan … TL ile ilgili olarak ilişilecek husus bulunmadığına ..." oybirliği ile karar verilmiş olduğu,
Bu itibarla, 4688 sayılı Yasa’nın Geçici 14. madde ve bu maddede belirtilen süreyi 31/12/2017 tarihine kadar uzatan yasal düzenlemeler karşısında, 2012 yılından önce akdedilen toplu sözleşmede belirlenen tutarın tavan tutar olarak baz alınmasının hukuka uygun olduğu kanaati ile iş bu ilama katılmamakta olduğu,
Belirtilmiş ve 82 sayılı ilamın 3 üncü maddesi hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi arz edilmiştir.
Başsavcılık mütalaasında;
“… Belediyesi 2017 yılı hesabının 7. Dairece yargılanması sonucu çıkarılan 21.02.2019 tarih ve 82 sayılı ilamın 3. maddesiyle verilen tazmin hükmüne karşı itirazda bulunan Üst Yönetici Belediye Başkanı …’ın ilgi yazınız ekinde gönderilen temyiz dilekçesi incelenmiştir.
Dilekçede, … Belediyesince memur statüsündeki personele 2017 yılı boyunca Toplu Sözleşme ile belirlenen tavan tutarı aşan miktarda sosyal denge ödemesi yapılması sonucu oluşan kamu zararının ödettirilmesi yönündeki ilam hükmüne itiraz edilmektedir.
Sorumlu, yapılan ödemelerin yasal düzenlemelere uygun olduğunu, dolayısıyla kamu zararının oluşmadığını, savunarak, Sayıştay Daire kararını da dayanak göstererek ilam hükmünün bozulmasını talep etmektedir.
Sorumlunun, itiraz gerekçelerinin Daire Kararında değerlendirilerek karşılandığı görülmektedir.
Dayanak gösterilen Sayıştay Kararı, olayına, şahsına ve dönemine münhasır bir karar olduğundan, konumuz olan olayda bağlayıcılığı bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle ileri sürülen itiraz gerekçeleri, ilam hükmünün kaldırılması, ya da bozulmasını gerektirecek mahiyette bulunmadığından, temyiz talebinin reddedilerek, ilam hükmünün tasdik edilmesi yönünde karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.
Arz olunur.”
Denilmektedir.
Sorumlu üst yönetici … (Belediye Başkanı) duruşmaya vekili Av. … ile birlikte katılmış olup, duruşma sırasında Av. … tarafından temyiz dilekçesinde belirtilen hususlar tekrar edilmiş, konuyla ilgili olarak Daire‘de yargılanma aşamasında sunulmuş olan … TL’lik tahsilatı gösterir belgeler (… tarih ve … sayılı Muhasebe İşlem Fişi ve eki yardımcı defter emanetler hesabı dökümü) ile birlikte Daire’de yargılanma aşamasından sonra yapılmış olan … TL’lik tahsilatı gösterir belgeler (… tarih ve … sayılı Muhasebe İşlem Fişi ve eki yardımcı defter emanetler hesabı dökümü) Kurul Başkanlığına sunulmuş ve ilamda yer alan tazmin hükmünün kaldırılması talepleri yinelenmiştir. Ayrıca duruşma sırasında Av. … tarafından müvekkilinin tek başına sorumlu tutulmuş olmasına da itiraz edildiği ifade edilmiştir.
Savcı duruşma sırasında; yazılı görüşte “temyiz talebinin reddedilerek, ilam hükmünün tasdik edilmesi yönünde karar verilmesinin uygun olacağı” belirtilmiş olmakla birlikte, görüşünün değiştiğini belirtmiştir. Savcının duruşma sırasında arz ettiği mütalaası:
“Sorumluluk yönünden: İlamda sadece Belediye Başkanının sorumlu tutulmuş olduğu, ancak İlama konu ödemelerin dayanağı olan sosyal denge tazminatı sözleşmesini imzalayan –varsa- diğer kişilerin, harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlilerinin de sorumluluğa dahil edilmeleri gerektiği değerlendirilmektedir.
Esas yönünden: İlamda Toplu İş Sözleşmesinde belirtilen tavan tutar olan en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) esas alınarak kamu zararının hesaplanmış olmasının mevzuata aykırı olduğu, 4688 sayılı Kanunun Geçici 14 üncü maddesi hükmü gereği bu hükmün yürürlük tarihi olan 11.04.2012 tarihinde uygulanmakta olan sözleşme kapsamında ödenen tutarın tavan tutar olarak esas alınarak kamu zararının hesaplanması gerektiği değerlendirilmektedir.
Belirtilen sebeplerle 82 sayılı İlam hükmünün bozularak Dairesine gönderilmesi gerekmektedir.”
Şeklindedir.
Duruşma talebinde bulunan sorumlu üst yönetici Belediye Başkanı … ve vekili Av. … ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İlamda; … Belediyesinde çalışan memurlara yapılan sosyal denge ödemelerinde aylık tavan tutarın aşılması neticesinde oluşan … TL kamu zararı oluştuğu belirtilmiş, bu tutarın … TL’lik kısmı tahsil edildiğinden bu tutar için ilişilecek husus kalmadığına, geriye kalan … TL kamu zararının ise tahsiline ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
Sorumluluk yönünden inceleme
Belediye Başkanı ile Birlikte Harcama Yetkililerinin de Sorumluluğa İştirakının Bulunması
82 sayılı ilamın 3 üncü maddesinde, sosyal denge sözleşmesini Belediye adına tek başına imzalamış olan Belediye Başkanı … münferiden sorumlu tutulmuştur.
Tavan tutarın üzerinde yapılan sosyal denge tazminatı ödenmesi suretiyle sebep olunan kamu zararından sorumluluğa harcama yetkililerinin de iştirakının bulunduğu anlaşılmıştır.
5018 sayılı Kanunun “harcama talimatı ve sorumluluk” kenar başlıklı 32 nci maddesi:
“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun ve diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” hükümlerini içermektedir.
Kanunun yukarıda yer verilen hükmünde, harcama yetkililerinin harcama talimatı vermesiyle harcama yapılabileceği, harcama talimatının kanun ve diğer mevzuata uygun olmasından harcama yetkililerinin sorumlu olduğu açıkça belirtilmiştir.
Dolayısıyla, ilamın konusu olan kamu zararından, sözleşmeyi Belediye adına imzalayan Belediye Başkanı … ile birlikte harcama yetkililerinin de sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğa iştirakının bulunmaması
5018 sayılı Kanunun “giderin gerçekleştirilmesi” kenar başlıklı 33 üncü maddesi:
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. (Değişik son cümle: 22/12/2005- 5436/10 md.) Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
…
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.
…” hükümlerini içermektedir.
Buna göre, gerçekleştirme görevlileri, Belediye ile sendika arasında akdedilen sözleşmenin sonucu olarak ödenmesi gereken tutarlara ilişkin olarak harcama yetkilisi tarafından harcama talimatının verilmesi üzerine, ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevini yerine getirirler.
Gerçekleştirme görevlilerinin, ilama konu olan sosyal denge tazminatı ödemeleri kapsamında 4688 sayılı Kanuna aykırılık oluşturan tavan tutarın üzerinde ödeme yapılmasına yönelik sözleşmenin imzalanması ve harcama talimatını verilmesi aşamalarında, yani karar verilmesi aşamalarında, hiçbir görev ve yetkileri, dolayısıyla da sorumlulukları yoktur.
Dolayısıyla, 5018 sayılı Kanun hükümlerine göre, sosyal denge tazminatı ödemelerinin yapılmasında ödeme emri belgelerinde imzası bulunan gerçekleştirme görevlilerinin tavan tutarın üzerinde ödeme yapılması sonucu oluşan kamu zararından sorumlulukları bulunmadığı anlaşılmıştır.
Esas yönünden inceleme
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Toplu İş Sözleşmesi ve Sözleşme Hakkı” kenar başlıklı 53 üncü maddesinde; “… Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler. Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararlan kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir. Toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü, toplu sözleşme hükümlerinin emeklilere yansıtılması, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kanunla düzenlenir.” hükümleri yer almaktadır.
Yerel yönetimlerde çalışan kamu personeline hangi usul ve esaslara göre sosyal denge tazminatı ödeneceği 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun 32 nci maddesinde, ödenecek tazminatın aylık tutarına ilişkin tavan tutar ise 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesinde belirtilmiştir.
4688 sayılı Kanunun 04.04.2012 tarih ve 6289 sayılı Kanunla değişik 32 nci maddesinde: “27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir.” Hükmü yer almaktadır.
375 sayılı KHK’nın 04.04.2012 tarih ve 6289 sayılı Kanunla eklenen ek 15 inci maddesinde ise: “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir” hükmü yer almaktadır.
Kamu işveren heyeti ile Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası (BEM-BİR-SEN) arasında imzalanan ve 2016-2017 yıllarını kapsayan Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme 23.08.2015 tarih ve 29454 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Sözleşmenin 1 inci maddesine göre, Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100’üdür. Sosyal denge tazminatının yapılması yönünde yapılacak sözleşmelerde tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı belirlenebilir.
4688 sayılı Kanuna 6289 sayılı Kanun ile eklenen geçici 14 üncü maddede 15.03.2012 tarihinden önce akdedilen sözleşmelerin yeni dönemdeki durumunun ne olacağı, bu sözleşmelerin 31.12.2015 (31.12.2015 tarihi Üçüncü Dönem Toplu Sözleşme ile 31.12.2017 tarihine kadar, Dördüncü Dönem Toplu Sözleşme ile 31.12.2019 tarihine kadar, 28.08.2019 tarih ve 2019/1 sayılı Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararı gereği olarak da 31.12.2021 tarihine kadar uzatılmıştır.) tarihinden önce sona ermesi halinde yeni sözleşmelerin hangi şart ve kurallara bağlı olarak imzalanacağı ve tavan tutarın ne olması gerektiği gibi hususlara yer verilmiştir.
Geçici 14 üncü maddede: “15.03.2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu İş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzer adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir. Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31.12.2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz” hükmü yer almaktadır. (“31.12.2015” tarihi, 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşme gereği “31.12.2017” olarak uygulanmış; Daha sonra 4.dönem toplu sözleşme gereği “31.12.2019” olarak uygulanmış; 28.08.2019 tarih ve 2019/1 sayılı Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararı gereği olarak da 31.12.2021 olarak uygulanmaktadır.)
Buna göre 15.03.2012 tarihinden önce bir sözleşme imzalanmışsa, bu sözleşme, süresi bitinceye kadar geçerli olacaktır. Söz konusu sözleşmenin çeşitli sebeplerle 31.12.2021 tarihinden önce sona ermesi durumunda 31.12.2021 tarihine kadar toplu sözleşme dönemleriyle sınırlı olarak ve üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde yeni bir sözleşme imzalanabilecek, ancak eski sözleşmede unvanlar itibariyle belirlenen tutarın 4688 sayılı Kanun’a göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmesi durumunda geçici 14 üncü maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yani 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilecektir. Başka bir deyişle, 31.12.2021 tarihine kadarki dönemde, yenilenen sözleşme ile personele ödenen meblağ, toplu sözleşme ile belirlenen tavan tutardan yüksek ise, yüksek olan bu tutarların artırılması mümkün değildir. Diğer taraftan bu dönemde, 4688 sayılı Kanunun geçici 14 üncü maddesinin yürürlük tarihi olan 11.04.2012 tarihinde uygulanmakta olan sözleşmede öngörülen sosyal denge tazminatı tutarı, akdedilen toplu sözleşmede belirlenen tavan tutardan düşük ise, yeni yapılacak sözleşmede öngörülebilecek en yüksek tutar, toplu sözleşmede belirlenen tavan tutar olan en yüksek devlet memuru aylığı (ek göstergeler dahil) kadar olabilecektir.
82 sayılı ilam hükmünde, kamu zararı hesaplanırken 11.04.2012 tarihinde uygulanmakta olan sözleşmedeki ortalama aylık sosyal denge tazminatı tutarı tavan tutar olarak alınması gerekirken, toplu sözleşmeye göre 2017 yılında ödenen sosyal denge tazminatı tavan tutarı olarak belirtilen en yüksek devlet memuru aylığı olan 912,55 ve 975,71 TL’nin tavan tutar olarak esas alındığı görülmektedir. Kamu zararının bu şekilde hesaplanması 4688 sayılı Kanunun geçici 14 üncü maddesi hükmüne aykırıdır.
4688 sayılı Kanunun Geçici 14 üncü maddesinde: “… Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31.12.2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. …” denilmektedir.
Dolayısıyla, 82 sayılı ilamın 3 üncü maddesinde yer alan kamu zararı tablosunda tavan tutarın en yüksek devlet memuru aylığı olan 912,55 TL ve 975,71 TL olarak alınmış olması mevzuata aykırıdır. Geçici 14 üncü madde hükmüne göre ilama konu uygulamada tavan tutar olarak 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşme uyarınca ödenen ortalama aylık tutarın esas alınması gerekmektedir.
Sorumlu … tarafından temyiz başvurusunda: “Bir an için bu gerekçenin doğruluğu kabul edildiğinde dahi, kamu zararının hesabında, personele ödenen sosyal denge ödemesi ile aylık tavan tutar arasındaki farkın kamu zararı olması gerektiği, Ancak, ilam ve eki hesap tablosu incelendiğinde 01.01.2016 tarihinden 31.12.2017 tarihine kadar memur personele ödenen sosyal denge tazminatı ödemesinin tamamının kamu zararı olarak çıkarılmış olduğu, Bu durumun kararın gerekçesi ile çeliştiği” iddia edilmişse de, bu iddia yerinde değildir. 82 sayılı ilamın sonuç kısmında … TL kamu zararı oluştuğu belirtilmiştir. İlamda yer alan kamu zararı tablosunda da “kamu zararı” başlıklı sütunda yer alan tutarlar toplamı … TL’dir. Kamu zararı tablosunun ödenmiş olan sosyal denge tazminatını gösteren “tutar” başlıklı sütununda yer alan tutarlar toplamı ise … TL’dir. Yani, 2017 yılı içerisinde Belediye tarafından personeline ödenmiş olan sosyal denge tazminatının toplam tutarı … TL’dir; Bunun içerisinde kamu zararı oluşturduğu yönünde hüküm tesis edilen tutar ise … TL’dir.
Sorumlu … tarafından temyiz başvurusunda iddia edilen bir diğer husus ise: “Belediye ile Sendika arasında 12.03.2011 tarihinde akdedilen ve 15.03.2012 tarihine kadar geçerli olan Sosyal Denge Sözleşmesine istinaden ödenen sosyal denge tazminatı ortalama aylık tutarının ...-TL olduğu, ilama konu 01.01.2016 tarihinden 31.12.2017 tarihine kadar geçerli olan sözleşme gereğince ise sosyal denge tazminatı ortalama aylık tutarın ….-TL olduğu göz önüne alındığında tavan tutarın aşılması gibi bir durumun söz konusu olmadığı”dır. Ancak bu iddianın yerinde olmadığı görülmektedir.
15.03.2012 – 14.03.2014 tarihleri arasında yürürlükte olan sözleşme ile 01.01.2016 – 31.12.2017 tarihleri arasında yürürlükte olan sosyal denge tazminatı sözleşmelerine bakıldığında, 01.01.2016 – 31.12.2017 tarihleri arasında esas alınan sosyal denge sözleşmesi kapsamında personele ödenen ortalama sosyal denge tazminatı tutarının 15.03.2012 – 14.03.2014 arasında yürürlükte olan sözleşmede öngörülen tutardan daha yüksek olduğu görülmektedir.
82 sayılı ilamda yer alan kamu zararı tablosu incelendiğinde de, her bir personele 2017 yılında ödenen toplam sosyal denge tazminatı tutarı bulunup 12’ye bölündüğünde, aylık ortalama tutarın sorumlu … tarafından iddia edildiği üzere … TL değil, … – … TL arasında değişen tutarlar olduğu görülmektedir.
Bu itibarla, 82 sayılı İlamın 3 üncü maddesi hükmünün, sözleşmeyi imzalayan Belediye Başkanı … ile birlikte harcama yetkililerinin de sorumluluğa dahil edilmesi ve kamu zararının belirlenmesinde 15.03.2012 – 14.03.2014 arasında yürürlükte olan sözleşmede öngörülen ortalama tutar tavan tutar olarak esas alınarak kamu zararının yeniden tespit edilmesi gerektiği gerekçeleriyle BOZULMASINA, bu gerekçelerle ve duruşma sırasında ibraz edilen tahsilat belgeleri de dikkate alınarak yeniden hüküm tesis edilmesini teminen dosyanın DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
Sorumluluk yönünden:
Belediye Başkanı …’ın ilama konu kamu zararının oluşmasında sorumluluğu bulunduğuna, oybirliğiyle,
Harcama yetkililerinin sorumluluğa iştirakının bulunduğuna (Bu karar karşısında ...Daire Başkanı …, üyeler …, …, …, …, …, …, … ve …’ün aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı), 6085 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi hükmü gereğince Başkanın bulunduğu taraf çoğunluğu sağlamış olması suretiyle,
Gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğa iştirakının bulunmadığına (Bu karar karşısında Temyiz Kurulu ve ...Daire Başkanı …, ...Daire Başkanı …, üyeler …, …, …, …, … ve …’ın aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı), oyçokluğuyla,
Esas yönünden: Kamu zararının belirlenmesinde 15.03.2012 – 14.03.2014 arasında yürürlükte olan sözleşmede öngörülen ortalama tutar tavan tutar olarak esas alınarak kamu zararının yeniden tespit edilmesi gerektiğine (Bu karar yönünde Üye …’ın aşağıda yazılı farklı gerekçesi ve bu karar karşısında üyeler … ve …’in aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı), oyçokluğuyla,
Karar verildiği 08.07.2020 tarih ve 48031 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
(Sorumluluk yönünden karşı oy gerekçeleri
Harcama yetkililerinin sorumluluğa iştirakının bulunduğu kararı karşısında ...Daire Başkanı …, üyeler …, …, …, …, …, …, … ve …’ün karşı oy gerekçeleri:
İlama konu olan sosyal denge tazminatı ödenmesinde kamu zararına sebebiyet verilmesinde harcama yetkililerinin sorumluluğa iştirakı bulunmadığına karar verilmesi gerekmektedir.
Harcama yetkililerinin yasal yükümlülük ve sorumlulukları 5018 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde düzenlenmektedir. 5018 sayılı Kanunun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinde:
“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır. Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, Ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”,
Bu hükümler bağlamında, İlama konu olan sosyal denge tazminatı ödenmesinde harcama yetkililerinin sorumluluğu, ödeme emrine konu ödemeye dayanak olan yürürlükteki sosyal denge sözleşmesi hükümleri çerçevesinde harcama talimatı vermektir. Harcama yetkililerinin 4688 sayılı Kanun ve 5393 sayılı Kanun hükümleri kapsamında akdedilecek sosyal denge sözleşmesinin içeriğinin düzenlenmesine ilişkin herhangi bir yetki, görev ve sorumlulukları bulunmamaktadır.
Dolayısıyla, İlama konu olan ödemelere esas sosyal denge sözleşmesinin akdedilme aşamasında herhangi bir yetki ve sorumluluğu bulunmayan harcama yetkililerinin, sadece ilişkili ödeme emri belgeleri üzerinde imzası bulunması sebebiyle sorumluluğuna hükmedilmesi uygun illiyet bağından yoksundur.
5018 sayılı Kanunun 32 nci maddesi kapsamında harcama talimatı verilmesi, İlama konu ödemelere esas sosyal denge sözleşmesinin icrası mahiyetindedir. Kamu zararı, sözleşme hükümlerinin mevzuata aykırı hüküm içermesinin sonucudur; harcama yetkililerinin Kanunun 32 nci maddesi doğrultusunda harcama talimatı vermesinin sonucu değildir. Diğer bir ifadeyle, oluşan kamu zararı ile mevzuata aykırı hüküm içeren sözleşme arasında uygun illiyet bağı bulunmaktadır; oluşan kamu zararı ile harcama yetkilileri tarafından harcama talimatı verilmesi arasında uygun illiyet bağı bulunmamaktadır.
Bu itibarla, İlama konu olan sosyal denge tazminatı ödenmesinde kamu zararına sebebiyet verilmesinde harcama yetkililerinin sorumluluğa iştirakı bulunmadığına karar verilmesi gerekmektedir.
Gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğa iştirakının bulunmadığı kararı karşısında Temyiz Kurulu ve ...Daire Başkanı …, ...Daire Başkanı …, üyeler …, …, …, …, …, …’ın karşı oy gerekçeleri:
İlama konu olan sosyal denge tazminatı ödemesinde, gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğa iştirakının bulunduğuna karar verilmesi gerekmektedir.
Gerçekleştirme görevlilerinin harcama sürecindeki görev ve sorumlulukları 5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinde düzenlenmiştir. 5018 sayılı Kanunun “Giderlerin Gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 ncü maddesinde;
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.” hükümlerine yer verilmiştir.
Aynı Kanunun 55 ve devamı maddelerinde kamu idarelerinin iç kontrol sistemlerini oluşturmaları öngörülmüş ve bu çerçevede harcama birimlerinin yapılan mali işlemler üzerinde gerçekleştirecekleri kontroller açıklanmış olup, harcama birimlerinin asgari yapmaları gereken kontroller, malî hizmetler birimi tarafından ön malî kontrole tâbi tutulacak malî karar ve işlemlerin usûl ve esasları ile ön malî kontrole ilişkin standart ve yöntemler Maliye Bakanlığınca belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar'ın 10 uncu maddesinde, ön mali kontrol işleminin harcama birimleri tarafından da yerine getirileceği belirtilerek, gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin mali karar ve işlemlerin harcama birimi tarafından mali mevzuat hükümlerine uygunluk yönüyle kontrol edileceği,
Usul ve Esasların 12 nci maddesinde, süreç kontrolünün nasıl yapılacağı belirtilerek, mali işlemlerin yürütülmesinde görev alanların yapacakları işlemden önceki işleri de kontrol edecekleri, ödeme emrini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlilerinin de ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol işlemini yapacakları belirtilmektedir.
Belirtilen mevzuat hükümlerinden, gerçekleştirme görevlisi tarafından süreç kontrolü çerçevesinde yapılan işlemler yoluyla her bir harcamanın ilgili mevzuat hükümlerine uygun olup olmadığının ön mali kontrole tabi tutularak kontrol edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007/5189-1 sayılı Kararının “sorumlular” başlıklı 3 üncü bölümünde, harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumlulukları açıklanmış olup; ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilmiş gerçekleştirme görevlilerinin düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiği belirtilmiştir.
5018 sayılı Kanun ve yukarıda belirtilen Sayıştay Genel Kurul Kararı uyarınca, gerçekleştirme görevlileri, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde, mevzuata uygunluk açısından kontrolleri sağlamakla yükümlüdürler. Yapılacak harcama, nitelik itibariyle hukuka aykırı nitelik taşıyorsa, söz konusu işlemleri yapmaktan kaçınmak durumundadırlar.
Dolayısıyla, Belediye ile Sendika arasında imzalanan ve hukuka aykırı nitelik taşıyan sözleşme hükümlerini yerine getiren harcamalar ile ilgili gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmaktadır.
Bu itibarla İlama konu olan sosyal denge tazminatı ödenmesinde kamu zararına sebebiyet verilmesinde gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğa iştirakı bulunduğuna karar verilmesi gerekmektedir.
Esas yönünden farklı gerekçe
Üye …’ın esas yönünden farklı gerekçesi:
İlama konu sosyal denge ödemesinde kamu zararı hesaplanırken, tavan tutar olarak 4688 sayılı Kanunun geçici 14 üncü maddesinin yürürlük tarihi olan 11.04.2012’de fiilen ödenmekte olan ortalama tutar esas alınmalıdır.
Bu itibarla, 11.04.2012 tarihinde fiilen ödenmekte olan ortalama sosyal denge tazminatı tutarı tavan tutar olarak esas alınarak kamu zararının yeniden hesaplanması gerektiği gerekçesiyle 82 sayılı İlam hükmünün Bozularak, yeniden hüküm tesisini teminen dosyanın Dairesine Gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.
Esas yönünden karşı oy gerekçesi
Üyeler … ve …’in esas yönünden karşı oy gerekçesi:
Esas yönünden 82 sayılı İlamın 3 üncü maddesi hükmünün tasdikine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
Konuyla ilgili mevzuat hükümlerinden 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi, 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesi ve yine 4688 sayılı Kanunun geçici 14 üncü maddesi hükümlerine yukarıda çoğunluk görüşü içinde yer verilmiştir.
Buna ilave olarak, Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3’üncü Dönem Toplu Sözleşmenin Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme başlıklı Dördüncü Bölümünün 1 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine,4688 sayılı Kanunun 32 inci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100’üdür. Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir” düzenlemesi yer almaktadır.
6289 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Ek 15 inci madde ile belediyelerin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödeyebilecekleri hüküm altına alınmıştır. Yine aynı maddede, sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarının 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere belirlenebileceği ifade edilmiştir.
4688 sayılı Kanunun geçici 14 üncü maddesinde yer alan “Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz” hükmünün açıklığa kavuşturulması gerekir. Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte var olan bir sözleşmede personele, mesela, ortalama aylık … TL ödenmesi öngörülmesi durumunda bu kişilere tavan uygulaması yapılmayacak, tavan tutar …TL’ye ulaşana kadar bu tutar ödenecektir. Ayrıca mevcut sözleşme sona erip yeni bir sözleşme yapıldığında tavan tutar uygulamasına uyulmalıdır.
… Belediyesinde sosyal denge sözleşmeleri bittiği tarihler itibariyle sürekli yenilenmiştir. Son ve bahis konusu sözleşme 01.01.2016-31.12.2017 tarihleri için yapılmıştır. Her sözleşmede sosyal denge tazminatı tutarlarının daha yüksek belirlendiği görülmektedir. Ayrıca Belediye ile sendika arasında akdedilen 2017 yılını kapsayan sözleşmede, önceki sözleşmede belirlenen tutarların tavan tutarlar olarak esas alınacağına dair hükme yer verilmemiştir.
Sosyal denge tazminatı kanuni sınırlar içinde kalmak şartıyla sözleşme hükümlerine göre ödenir. Yapılacak ödemenin aylık brüt tutarının, Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3’üncü Dönem Toplu Sözleşmenin Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme başlıklı Dördüncü Bölümünün 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan, “4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100’üdür.” ifadesine göre 2017 yılının ilk yarısı için aylık 912,55 TL, ikinci yarısı için aylık 975,71 TL’yi geçmemesi gerekmektedir.
Bu itibarla, 82 sayılı İlamın yukarıda yer alan açıklamalar doğrultusunda hüküm içeren 3 üncü maddesi hükmünün tasdikine karar verilmesi gerekir.)
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:48