Sayıştay 7. Dairesi 44434 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

44434

Karar Tarihi

3 Temmuz 2019

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2016

  • Daire: 7

  • Dosya No: 44434

  • Tutanak No: 46541

  • Tutanak Tarihi: 03.07.2019

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Konu: A) Daha önce başkan yardımcılığı görevini ifa etmiş bulunan Destek Hizmetleri Müdürüne, başkan yardımcılığına ilişkin mali hakların kazanılmış hak olarak ödenmesi, B) Müdürlüğe atama işleminin mevzuata aykırı olması

110 sayılı ilamın 9. Maddesiyle; Daha önce başkan yardımcılığı görevini ifa etmiş bulunan Destek Hizmetleri Müdürü ... ile ilgili olarak;

A- Mevzuata aykırı olarak başkan yardımcılığına ilişkin mali hakların kazanılmış hak olarak ödenmesi nedeniyle ... TL’ye

B- Müdürlüğe atama işleminin mevzuata aykırı olması nedeniyle …-TL olmak üzere toplam … TL kamu zararının tazminine karar verilmiştir.

İlamda Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... , Diğer Sorumlu sıfatıyla sorumlu tutulan ... ile Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... aynı mahiyetteki temyiz dilekçelerinde özetle;

A) ... ’e Başkan Yardımcılığına ilişkin mali hakların kazanılmış hak olarak ödenmeye devam edilmesi ve

B) Başkan Yardımcılığına atama işleminin mevzuata aykırı olması nedeniyle hakkında ilam düzenlendiğini,

... ’in Belediye Başkan Yardımcılığı kadrosunda iken Destek Hizmetleri Müdürlüğü kadrosuna atandığını, Belediye Başkan Yardımcısının ek göstergesinin 3000 olduğundan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 43. Maddesinin (B) fıkrasının ikinci bendinin son cümlesinin "... Kurumlan n 1, 2. 3 ve 4 üncü dereceli kadrolara atananlara uygulanacak ek göstergeler, ilgililerin daha önce bulunmuş oldukları kariyerleri ile ilgili sınıf veya ekli I sayılı Cetvelin Genel İdare Hizmetleri Sınıfı (g) bölümünde belirtilen görevlerde kazanılmış hak aylık derecelerine göre alabilecekleri ek göstergelerden düşük olamaz." hükmü gereğince hak olarak alınmaya devam edildiğini, terfi etmenin bir üst göreve veya dereceye atanma anlamına geldiğini ancak ilgilinin Başkan Yardımcılığı kadrosundan alınıp bir alt görev olan Destek Hizmetleri Müdürlüğü kadrosuna atanmasının terfi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, terfi olarak değerlendirilmemesi ve isteği dışında Başkanlık Makamının takdiri ve onayıyla Destek Hizmetleri Müdürlüğü kadrosuna atandığından aldığı özel hizmet tazminatının ve ek ödeme puanlarının kendisi için kazanılmış hak olduğunu,

Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığı’nın İçişleri Bakanlığının ... tarihli ve ... sayılı yazısına karşılık, benzeri konuda vermiş olduğu. ... tarih ve ... sayılı görüşte aynen: “... Bilindiği üzere, 15/03/1999 tarihli ve 99/12647 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan ve 21/09/2004 tarihli ve 2004/8246 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile değiştirilen Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğinin 2'nci maddesinde; bu Yönetmeliğin, özel kanunlarındaki düzenlemeler saklı kalmak kaydıyla. 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) ve (III) sayılı cetvellerde yer alan kadrolarda, il özel idareleri ve belediyeler ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmelere ait memur kadrolarında, özelleştirme kapsam ve programında bulunan kuruluşlar da dahil olmak üzere kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarına ait memur kadroları ile sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilen personelin, müdür ve daha alt görevlere görevde yükselme mahiyetindeki asaleten atamaları ile en az ortaöğretim düzeyinde mesleki veya teknik eğitim sonucu ihraz edilen unvanlara ilişkin unvan değişikliği mahiyetindeki asaleten atamaları hakkında uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Diğer taraftan, yukarıda sözü edilen Yönetmeliğin geçici 3'üncü maddesinde, " Bu Yönetmelik kapsamına giren unvanları, ilgili mevzuatları uyarınca kazananların hakları saklıdır." hükmü yer almaktadır. Bu çerçevede, aksine bir düzenleme bulunmaması ve belediye başkan yardımcılığı kadrosuna asaleten atanan personelin, bu kadrodan müdür kadrosuna atanmasının görevde yükselme mahiyetinde bir atama olarak kabul edilmemesi sebebiyle, mevzuatta belirtilen diğer şartlara uyulması kaydıyla, görevde yükselme sınavına katılmadan müdür kadrosuna atanmasında mevzuata aykırılık bulunmadığı mütalaa edilmektedir.” denildiğini, bu bağlamda: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36. 48. 76 ve 68'nci maddede yazılı koşulları taşıması halinde Belediye Başkan Yardımcılığına daha sonradan da belediyede münhal bulunan herhangi bir müdürlük kadrosuna atama yapılabileceğinin anlaşıldığını, bu nedenle atama işleminde Yönetmeliğe aykırı bir işlem bulunmadığını, açıklanan nedenlerle atama işleminin Yönetmeliğe aykırı olduğu iddiasına katılmadıklarını, ayrıca birçok belediyede benzer uygulamanın söz konusu olduğunu,

657 sayılı Kanunun 86’ncı maddesinde;

“ Bu Kanuna tabi kurumlarda, mali, nakdi ve ayni sorumluluğu bulunan saymanlık kadrolarının boşalması halinde bu kadrolara işe başladıkları tarihten itibaren vekâlet aylığı verilmek suretiyle memurlar arasından atama yapılabilir.” Denildiğini, Yasa hükmüne bakıldığında görev fiilen yapıldığından kamu zararının oluşmadığını,

Diğer yandan Danıştay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.12.1973 tarih ve E: 1969/8 K: 1973/14 sayılı içtihadında “İdarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde süre aranmaksızın terfi veya intibaka dayanarak ödediği meblağı her zaman geri alabileceği, belirtilen istisnalar dışında kalan hatalı ödemelerin geri alınmasının hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere (60) günlük dava açma süresi içinde mümkün olduğu, bu süre geçtikten sonra geri alınamayacağına ... ” hükmedildiğini, anılan içtihat gereğince İdarenin kendi ihmali ve bilgi tizliği gibi nedenlerden kaynaklanan idari işlemlere dayanılarak yapılan fazla ve yersiz ödemelerin (Örneğin; bir memura, memurun bilgisi dışında idarece fazla ve yersiz maaş, ücret, tazminat... ödenmesi gibi), ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere 60 günlük dava açma süresi içinde geri istenmesinin mümkün olduğuna karar verildiğini,

Aynı şekilde Danıştay 5. Daire T 25.06.1997 E. 1996/3069 K. 1997/1482 sayılı içtihadında belirtildiği üzere Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.12.1973 günlü E, 1968/8, K. 1973/14 sayılı kararında idarenin yokluk açık hata memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde süre aranmaksızın hatalı ödediği meblağı her zaman geri alabileceği, bunun dışında kalan hallerde hatalı ödemelerin istirdadının hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere dava açma süresi içinde olanaklı olduğu ve bu süre geçtikten sonra istirdat edilemeyeceği belirtilmiş olup, anılan kararın gerekçesinde iyi niyet kuralı üzerinde de durularak idarenin sakat ve dolayısıyla hukuka aykırı işlemine, idare edilenlerin gerçek dışı beyanı ya da hilesi neden olmuşsa ya da geri alınan idari işlem yok denecek kadar sakatlık taşımaktaysa hatalı işlemde idare edilenin kolayca anlayabileceği kadar açık bir hata bulunmaktaysa ve bu konuda idareyi haberdar etmemişse memurun iyi niyetinden söz etmeye olanak bulunmadığı ve bu işlemlere dayanılarak yapılan ödemeler için süre düşünülemeyeceği, bu ödemelerin her zaman geri alınabileceği; ANCAK BUNUN DIŞINDAKİ HATALI ÖDEMELER İÇİN MEMURUN İYİ NİYETİNİN İSTİKRAR VE KANUNİLİK KADAR ÖNEMLİ BİR KURAL OLDUĞU VE BU NEDENLE YUKARIDA BELİRTİLEN İSTİSNALAR DIŞINDAKİ HATALI ÖDEMELERİN DAVA SÜRESİ İÇİNDE GERİ ALINABİLECEĞİ vurgulandığını, yine Danıştay 8. Daire T, 07.07,2006 E, 2006/2880 K. 2006/2896 sayılı içtihadında davacıya yapılan döner sermaye katkı payı ödemesinin, 22,12.1973 tarih ve E: 1968/8, K: 1973/14 sayılı Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararı uyarınca ödendiği tarihten itibaren 2577 sayılı yasada öngörülen dava açma süresi içinde geri alınması mümkün iken bu süre geçirildikten sonra tesis edilen işlemde hukuka uyarlılık bulunmayacağının belirtildiğini,

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 28.12.2006 tarih ve E: 2003/477 K: 2006/3355 sayılı kararında da; Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 22.12.1973 günlü, E: 1968/8, K: 1973/14 saydı kararıyla, önceden sehven kanuna aykırı olarak yapılmış bir terfi veya intibak işleminin kanunsuzluğunun tespitinden sonra idarece geri alınması sonucu fazla ödenmiş bulunan aylık ve ücret farklarının ilk kanunsuz ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere 90 günlük dava açma süresi içinde geri alınabileceği, idarenin sakat ve dolayısıyla hukuka aykırı işlemine idare edilenlerin gerçek dışı beyanı veya hilesi neden olmuşsa ya da geri alman idari işlem yok denilebilecek kadar sakatlık taşımakta ise, hatalı işlemde idare edilenin kolayca anlayabileceği kadar açık bir hata bulunmakta ve idare bu konuda haberdar edilmemişse, memurun iyi niyetinden söz edilemeyeceği ve dolayısıyla bu işlemlere dayanılarak yapılan ödemelerin her zaman geri alınabileceği, ancak bu istisnalar dışındaki hatalı ödemelerin ancak ödemenin ilk yapıldığı günden itibaren dava açma süresi içerisinde istirdat edebileceğinin karara bağlandığını,

Yukarıda da arz edildiği üzere ilgilinin hiçbir talebi yahut başvurusu olmaksızın Müdür kadrosuna ataması yapılmış olması nedeniyle iş bu atamanın usule aykırı olduğu gerekçesiyle hakkında ilgili ilam düzenlendiğini, oysa ki; iş bu atamanın gerçekleşmesinde ... 'in aktif etkisi ve eylemi olmaksızın İdarece re'sen gerçekleştirilmiş olduğundan Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurul Kararında belirtildiği şekilde hilesi ve gerçek dışı beyanı olduğu yahut idarenin açık hatasının bulunduğundan bahsetmenin mümkün olmayacağını, dolayısıyla, altmış günlük dava açma süresi geçtikten sonra idarenin işlemini geri almasının idarede ve idari işlemlerde olması gereken devamlılık, istikrar ve güven ilkelerine uygun düşmeyeceğini, ... ’in fiilen bu görevi yaptığı ve asaleten atanmayıp vekâleten de bu görevi yürütmesi halinde yine bu hakları almaya hak kazanacağı göz önünde bulundurularak verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

İlamda Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... yukarıda belirtilen hususlara ilave olarak temyiz dilekçesinde özetle;

Ek Gösterge: Daha önce belediye Başkan Yardımcılığı Kadrosunda iken Destek Hizmetler Müdürlüğüne atandığını, Belediye Başkan Yardımcısının ek göstergesinin 3000 olduğu için 657 sayılı Kanunun 43. Maddesinin (B) fıkrasının ikinci bendinin son cümlesi hükmü “Kurumların 1, 2, 3 ve 4 üncü dereceli kadrolara atananlara uygulanacak ek göstergeler, ilgililerin daha önce bulunmuş oldukları kariyerleri ile ilgili sınıf veya ekli I sayılı Cetvelin Genel İdare Hizmetleri Sınıfı (g) bölümünde belirtilen görevlerde kazanılmış hak aylık derecelerine göre alabilecekleri ek göstergelerden düşük olamaz.” gereğince hak olarak alınmaya devam ettiğini, ilk cümledeki “Bu ek göstergeler, ilgililerin belirtilen sınıf ve görevlerde bulundukları sürece ödemelere esas alınıp, terfi bakımından kazanılmış hak sayılmaz “hükmünün durumuyla bir ilgisinin bulunmadığını, zira terfi etmediğini, bir alt kadroya atandığını, dolayısıyla ek göstergenin kazanılmış hak olduğunu, ancak gelen sorgu doğrultusunda 15.01.2017 tarihli maaş tahakkukunda düzeltildiğini, 2017 maaş ödemelerinin bu doğrultuda yapıldığını,

Yan Ödeme: 15.01.2017 tarihli maaş tahakkukunda düzeltildiğini,

Özel Hizmet Tazminatı: 15.01.2017 tarihli maaş tahakkukunda düzeltildiğini,

Ek Ödeme: 15.01.2017 tarihli maaş tahakkukunda düzeltildiğini,

Diğer taraftan, “Sayıştay’ın görevleri” başlıklı MADDE 5”-(1) Sayıştay; a) Kamu idarelerinin mali faaliyet, karar ve işlemlerini hesap verme sorumluluğu çerçevesinde denetler ve sonuçları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisine doğru, yeterli, zamanlı bilgi ve raporlar sunar.

b) Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin; gelir, gider ve mallarına ilişkin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygun olup olmadığını denetler, sorumluların hesap ve işlemlerinden kamu zararına yol açan hususları kesin hükme bağlar.

c) Genel uygunluk bildirimini Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar.

ç) Kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapar.” amir hükmünü içerdiğini,

Sayıştay’ın yukarıda anılan düzenlemenin (b) fıkrası ile ancak sorumluların hesap ve işlemlerinden kamu zararına yol açan huşuların kesin hükme bağlanması şeklinde bir görevi bulunduğundan ve de yukarıda belirtilen ve 5018 sayılı Kanun kapsamında bir kamu zararı oluşmadığından bu konuda denetleme ve sonuçta da kesin hükme bağlama görev ve yetkisinin bulunmadığını,

Nitekim, “D11D 07.02.2005 E.2002/2860 - K.2005/415 Bu durum karşısında, yukarıda yer verilen Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararında yer verilen ilkeler ve olayın gelişimi gözetildiğinde, ödemenin yanlış yapıldığı düşünülse dahi ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 60 günlük dava açma süresi geçtikten sonra istenmesinin mümkün olmadığını,

Danıştay’ın yerleşik içtihatları ile sabit olduğu üzere yersiz veya fazla ödemenin istenebilmesinin; 60 günlük dava açma süresi içerisinde mümkün olduğunu,

Bu konuda kaynak içtihadın, Danıştay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 22.12.1973 tarih ve 1968/8 E - 1973/14 K sayılı ilamı olduğunu;

“DİBGK 22.12.1973 E.1968/8 - K.1973/14 Hatalı ödemelerin istirdadının, hatalı ödemenin ilk yapıldığı tarihten başlamak üzere 90 gün içinde kabil olduğuna ve 90 günlük süre geçtikten sonra istirdat edilmeyeceğine, müzakerede esasta ve gerekçede oyçokluğuyla karar verildi. ”

Kamu görevlisine yapılan yersiz/fazla ödemenin tahsili hususunda görülen benzer davalarda işbu kararın halen davalarda kaynak olarak gösterildiğini ve geçerliliğini koruduğunu,

“D2D 21.11.2011 E.2011/10531 - K.2011/5633 Bu itibarla; kamu görevlilerine sehven yapılan fazla ödemelerin geri alımında, tıpkı 5018 sayılı Kanun öncesinde olduğu gibi Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22.12.1973 günlü, E: 1968/8, K:1973/14 sayılı kararının uygulanması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır." Şeklindeki kararların da bu yönde olduğunu,

Tarafına yöneltilen sorgu yazısı ile kamu zararından bahisle bu ödemelerin geri alınması talep edilmişse de benzer bir davada yersiz yararlandırdığı iddia olunan vekalet aylıklarının istirdat istemine ilişkin olarak Danıştay 2. Dairesi; E:2008/5951, K:2009/1562 ve 13.04.2009 tarihli kararı ile;

"... Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun 22.12.1973 günlü, E:1968/8, K.1973/14 sayılı kararında; idarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı ve hilesi hallerinde süre aranmaksızın hatalı ödediği meblağı her zaman geri alabileceği bunun dışında kalan hallerde hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere dava açma süresi içinde olanaklı olduğu ve bu süre geçtikten sonra istirdat edilemeyeceği belirtilmiş olup, anılan kararın gerekçesinde iyi niyet kuralı üzerinde de durularak idarenin sakat ve dolayısıyla hukuka aykırı işlemin, idare edilenlerin gerçek dışı beyanı ve hilesi nedeni neden olmuşsa ya da geri alınan idari işlem yok denilecek kadar sakatlık taşımakta ise, hatalı işlemde idare edilenin kolayca anlayabileceği kadar açık hata bulunmaktaysa da idareyi bu konuda haberdar etmemişse, memurun iyi niyetinden bahsetmeye olanak bulunmadığı ve bu işlemlere dayanak yapılan ödemeler için süre düşünülmeyeceği, bu ödemelerin her zaman geri alınabileceği ancak bunun dışındaki hatalı ödemeler için memurun iyi niyetinden istikrar ve kanunilik kadar önemli bir kural olduğu ve bu nedenle yukarıda belirtilen istisnalar dışındaki hatalı ödemelerin, ancak dava açma süresi içinde geri alınabileceği vurgulanmıştır.

Olayda, 19.04.2005 günlü işlem ile Fen İşleri Müdürlüğü’ne vekaleten atanan ve bu görevi 18.04.2005-15.10.2006 tarihleri arasında fiilen ifa eden davacının söz konusu göreve atanabilmek için asilde aranan şartlara sahip olmadığı ve bu nedenle yersiz olarak yararlanmış olduğu vekalet aylığı, zam ve tazminat farklarının 15.06.2007 tarihinden itibaren maaşından kesilmeye başlandığının, 20.06.2007 tarihli davalı idare işlemi ile davacıya duyurulduğu anlaşılmaktadır.

Bu durum karşısında, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararı’nda yer verilen ilkeler gözetildiğinde, söz konusu ödemelerin yapılmasında davacının herhangi bir gerçek dışı beyanı ve hilesi bulunmadığından, bu şekilde yapılan ödemelerin istirdadının, ancak en son yapılan hatalı ödemeden geriye doğru 60 gün içinde kalan sürede gerçekleşen yersiz ödemelerle sınırlı olacağı, bu süreyi aşan dönemlerde yapılan ödemelerin geri alınmasının ise mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır... ” şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulduğunu,

Şubat 2012-Eylül 2015 tarihleri arasında 43 ay Başkan yardımcılığı görevini yaparak 3000 ek gösterge, Ek ödeme ve Özel Hizmet tazminatı kazanılmış bir hak olarak tarafına ödendiğini, 02.09.20015 tarihinde Destek Hizmetleri Müdürlüğüne atandığında, yine bu kazanılmış hakların devam etmesi düşüncesi ile ödemeye yapıldığını, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 86. maddesi uyarınca yapılan atamalarda 175 inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın bu göreve atandıktan sonra görev ile ilgili zam ve tazminatlar ödenir, denildiğini, Destek Hizmetleri Müdürlüğüne atanma yazısında da kadrosu ve ek göstergesi (3000) olarak yazıldığını, bu nedenle maaş ve diğer tazminatların bu şekilde tahakkuk ettirilerek tarafına ödendiğini,

657 sayılı kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen atama şartını taşıdığını, Başkan Yardımcılığında 6 aydan fazla çalışmış olanlar, Yönetmeliğin 20/c maddesinde istenen 6 aydan fazla çalışma şartı bulunduğundan, bu kadroda 43 ay gibi bir zaman çalışması ve yine bu kadroya atanmadaki amacın hülle olmaması, ödemelerin atama belgesinde yazılanlar doğrultusunda gerçekleştirdiği ve isteği dışında bir atama gerçekleştiği, 25 yıllık hizmet süresinin göz önünde bulundurarak, mağduriyetinin ve kazanılmış hakkı olan Başkan yardımcılığı görevinden ayrılması nedeniyle oluşan bir kamu zararı bulunmadığı, Belediye Başkan Yardımcılığı görevinden ayrılma talebinin olmaması ve Başkanlık Makamının takdiri ile bu görevden alındığından dolayı ve yukarıda belirtilen kanun hükümleri göz önünde bulundurularak hakkında verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

İlamda Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... temyiz dilekçesinde özetle;

İlgi sorguya istinaden hukuksal dayanaklar çerçevesinde, kamu zararından bahisle tazmin hükmü verilmemesi gerektiğini, kamu zararı olarak tahakkuk ettirilen ek ödemenin 15.01.2017 tarihli maaş tahakkukunda düzeltildiğini, 2017 maaş ödemelerinin bu doğrultuda yapıldığını, 2017 yılına ilişkin Sayıştay denetiminde düzeltmelerin görüleceğini belirtmiştir.

Başsavcılık mütalaasında;

“Dilekçede, 110 sayılı İlamın 9. maddesiyle,

A) Başkan yardımcılığı görevini ifa etmiş bulunan Destek Hizmetleri Müdürü ... 'e mevzuata aykırı olarak başkan yardımcılığına ilişkin ek gösterge, yan ödeme, özel hizmet tazminatı ve ek ödemenin kazanılmış hak olarak ödenmeye devam olunması suretiyle 2016 yılında sebep olunan toplam ... -TL tutarındaki kamu zararının,

B) Destek Hizmetleri Müdürü ... 'in bu müdürlüğe atanmak için mevzuatın aradığı şartları taşımaması münasebetiyle sebep olunan ... -TL kamu zararının,

İlamda belirtilen sorumlulara ödettirilmesi yönünde verilen karara itiraz edilmektedir.

Sorumlunun itirazlarının, İlamda ayrıntılı olarak değerlendirilerek karşılandığı görülmüştür.

Bu nedenlerle, 110 sayılı İlamın 9. maddesi ile hüküm verilen kamu zararı için, ilam hükmünün bozulmasını ya da hükmün kaldırılmasını gerektirecek mahiyette yeni bir bilgi ve belge sunulmadığından, temyiz talebinin reddedilerek, yasa ve yönteme uygun düzenlenmiş bulunan ilam hükmünün tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Arz olunur.” Denilmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra;

Gereği Görüşüldü

110 sayılı ilamın 9. Maddesiyle; Daha önce başkan yardımcılığı görevini ifa etmiş bulunan Destek Hizmetleri Müdürü ... ile ilgili olarak;

A- Mevzuata aykırı olarak başkan yardımcılığına ilişkin mali hakların kazanılmış hak olarak ödenmesi nedeniyle ... TL’ye

B- Müdürlüğe atama işleminin mevzuata aykırı olması nedeniyle ... -TL olmak üzere toplam ... TL kamu zararının tazminine karar verilmiştir.

A-... ’e mevzuata aykırı olarak başkan yardımcılığına ilişkin ödemelerin kazanılmış hak olarak ödenmesi;

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 43’üncü maddesinin (B) bendinin ikinci fıkrasında;

“Bu ek göstergeler, ilgililerin belirtilen sınıf ve görevlerde bulundukları sürece ödemelere esas alınıp, terfi bakımından kazanılmış hak sayılmaz. Kurumların 1,2,3 ve 4 üncü dereceli kadrolarına atananlara uygulanacak ek göstergeler, ilgililerin daha önce bulunmuş oldukları kariyerleri ile ilgili sınıf veya ekli I sayılı Cetvelin Genel İdare Hizmetleri Sınıfı (g) bölümünde belirtilen görevlerde kazanılmış hak aylık derecelerine göre alabilecekleri ek göstergelerden düşük olamaz.” hükmü yer almaktadır.

11.01.2016 tarih ve 2016/8370 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının birinci maddesinde; "17/4/2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan "Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar" ve eki cetvellerin uygulanmasına 2016 yılında da devam olunacağı ifade edilmiştir. 17/04/2006 tarih ve 2006/10344 sayılı "Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar" ile de zam ve tazminatların ödeme esasları getirilmiştir.

2006/10344 sayılı Karar’ın 3’üncü maddesinde;

“(1) a) I sayılı Cetvelin (A), (D), (E), (F), (G) ve (H) bölümlerinde yer alan zamlar ile II sayılı Cetvelin (A), (B) ve (D) bölümlerinde yer alan özel hizmet tazminatının ödenmesinde;

  1. Kurumların 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli cetvellerinde yer alan kadro unvanları,

  2. Kamu iktisadi teşebbüslerinin 233 ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelere göre tespit olunan kadro unvanları,

  3. (1) ve (2) numaralı alt bentler dışında kalan çeşitli mevzuat hükümlerine göre verilmiş unvanlı ve unvansız kadrolarda, kadro veya görev unvanları,

b) I sayılı Cetvelin (B) ve (C) bölümlerinde yer alan zamlar ile II sayılı Cetvelin (C), (E) ve (F) bölümlerinde yer alan özel hizmet tazminatının ödenmesinde, anılan bölümlerde ayrıca belirtilen istisnai durumlar hariç olmak üzere, personelin işgal ettiği kadronun sınıfı ve kariyeri,

c) III sayılı Cetvelde yer alan diğer tazminatların ödenmesinde Cetveldeki düzenlemeler,

esas alınır.” denilmektedir.

666 sayılı Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin 1’inci maddesiyle 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen ek 9’uncu maddesinde;

“Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa göre almakta olan personele, … mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutarı dikkate alınmak suretiyle aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunan personel arasındaki ücret dengesini sağlamak amacıyla, en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dahil), ekli (I) sayılı Cetvelde yer alan kadro ve görev unvanlarına karşılık gelen oranların uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda ek ödeme yapılır.

Ek ödemeye hak kazanılmasında ve bu ödemenin yapılmasında aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Bu maddeye göre yapılacak ek ödeme damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz ve ilgili mevzuatı uyarınca ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, döner sermaye ödemesi, ikramiye, ücret ve her ne ad altında olursa olsun yapılan benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmaz.

…” hükmü yer almaktadır.

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre; memurlara yapılacak ödemelerde kişinin bulunduğu kadro esas alınmalıdır. Kişi belli dönem başkan yardımcılığı yaptıktan sonra müdürlüğe atandığı zaman artık başkan yardımcılığının değil, müdürlüğün haklarını alması gerekmektedir. Dolayısıyla müdürlüğe atanan kişiye başkan yardımcısına yapılan ödemelerin verilmesi mümkün değildir. Kişinin daha önce bulunduğu görevlerden, ek göstergesi yüksek olanına ilişkin ödemeleri alabileceğine dair mevzuatta bir düzenleme bulunmamaktadır.

... , belediyenin tekniker kadrosunda iken 15.02.2012 tarihinde belediye başkan yardımcılığına ve 02.09.2015 tarihinde de Destek Hizmetleri Müdürlüğüne atanmıştır.

Ancak Destek Hizmetleri Müdürü ... ’e mevzuatta müdürlük veya teknikerlik için öngörülen 2.200 ek gösterge, % 115 özel hizmet tazminatı ve % 170 ek ödeme yerine, mevzuata aykırı olarak başkan yardımcıları için öngörülen 3.000 ek gösterge, % 175 özel hizmet tazminatı ve % 185 ek ödeme oranları üzerinden ödemede bulunulmuştur. ... ’in başkan yardımcılığı döneminde aldığı ödemelerin başkan yardımcılığından müdürlüğe atandıktan sonra kazanılmış hak olarak ödenmeye devam edilmesi mümkün değildir.

Bu itibarla 110 sayılı İlamın 9. maddesinin A bendi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, oybirliği ile,

Karar verildiği 03.07.2019 tarih ve 46541 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:35

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim