Sayıştay 7. Dairesi 44292 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

44292

Karar Tarihi

27 Mart 2019

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2014

  • Daire: 7

  • Dosya No: 44292

  • Tutanak No: 45971

  • Tutanak Tarihi: 27.03.2019

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Konu: Daha önce başkan yardımcılığı görevini ifa etmiş bulunan İnsan Kaynaklan ve Eğitim Müdürü ile ilgili olarak; kendisine mevzuata aykırı olarak başkan yardımcılığına ilişkin mali hakların kazanılmış hak olarak ödenmesi

  1. 317 sayılı ek ilamın 3. Maddesinin A fıkrasıyla, daha önce başkan yardımcılığı görevini ifa etmiş bulunan İnsan Kaynaklan ve Eğitim Müdürü ... ile ilgili olarak; kendisine mevzuata aykırı olarak başkan yardımcılığına ilişkin mali hakların kazanılmış hak olarak ödenmesi suretiyle ... TL kamu zararının tazminine karar verilmiştir.

SORUMLULARIN TEMYİZ DİLEKÇELERİ,

Sorumlular Harcama Yetkilisi ... (44292 numaralı dosya), Gerçekleştirme Görevlileri ... (44291 numaralı dosya), ... (44406 numaralı dosya), göndermiş oldukları aynı mahiyetteki temyiz dilekçelerinde özetle;

Daha önce Belediye Başkan Yardımcılığı Kadrosunda iken İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü kadrosuna atandığını, Belediye Başkan Yardımcısının ek göstergesi 3000 olduğundan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 43. Maddesinin (B) fıkrasının ikinci bendinin son cümlesinin “… Kurumların 1, 2, 3 ve 4 üncü dereceli kadrolara atananlara uygulanacak ek göstergeler, ilgililerin daha önce bulunmuş oldukları kariyerleri ile ilgili sınıf veya ekli I sayılı Cetvelin Genel İdare Hizmetleri Sınıfı (g) bölümünde belirtilen görevlerde kazanılmış hak aylık derecelerine göre alabilecekleri ek göstergelerden düşük olamaz.” Hükmü gereğince hak olarak alınmaya devam edildiğini, Terfi etmek bir üst görev veya dereceye atanma anlamına geldiği ancak kendisinin Başkan Yardımcılığı kadrosundan alınıp İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü kadrosuna atanmasının terfi olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığını, terfi olarak değerlendirilmemesi ve isteği dışında Başkanlık Makamının takdiri ve onayıyla İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü kadrosuna atandığından aldığı maaşın ek gösterge, yan ödeme, Özel hizmet tazminatı ye ek ödeme puanlarının kazanılmış hak olduğunu,

Öte yandan; 6085 Sayıştay Kanunu’nun 5. Maddesi gereğince Sayıştay’ın görevi kapsamında olmayan bir hususta rapor düzenlendiğini, .

‘Sayıştay’ın görevleri’ başlıklı MADDE 5 ”-(1) Sayıştay; a) Kamu idarelerinin mali faaliyet, karar ve işlemlerini hesap verme sorumluluğu çerçevesinde denetler ve sonuçları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisine doğru, yeterli, zamanlı bilgi ve raporlar sunar.

b) Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin; gelir, gider ve mallarına ilişkin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygun olup olmadığım denetler, sorumluların hesap ve işlemlerinden kamu zararına yol açan hususları kesin hükme bağlar.

c) Genel uygunluk bildirimini Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar.

ç) Kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapar.” Amir hükmünü içermektedir.

Sayıştay’ın yukarıda anılan düzenlemenin (b) fıkrası ile ancak sorumluların hesap ve işlemlerinden kamu zararına yol açan huşuların kesin hükme bağlanması şeklinde bir görevi bulunduğundan ve de yukarıda belirttiğim üzere ortada 5018 sayılı kanun kapsamında bir kamu zararı olmadığından bu konuda denetleme ve sonuçta da kesin hükme bağlama görev ve yetkisi bulunmadığını,

Nitekim, “DİİD 07.02.2005 E.2002/2860 - K.2005/415 Bu durum karşısında, yukarıda yer verilen Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararında yer verilen ilkeler ve olayın gelişimi gözetildiğinde, Ödemenin yanlış yapıldığı düşünülse dahi ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 60 günlük dava açma süresi geçtikten sonra istenmesinin mümkün olmadığını,

Danıştay’ın yerleşik içtihatları ile sabit olduğu üzere yersiz veya fazla ödemenin istenebilmesi; 60 günlük dava açma süresi içerisinde mümkün olduğunu,

Bu konuda kaynak içtihat, Danıştay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 22.12.1973 tarih ve 1968/8 E - 1973/14 K sayılı ilamıdır:

“DİBGK 22.12.1973 E. 1968/8 - ÎL1973/14 Hatalı ödemelerin istirdadının, hatalı ödemenin ilk yapıldığı tarihten başlamak üzere 90 gün içinde kabil olduğuna ve 90 günlük süre geçtikten sonra istirdat edilmeyeceğine, müzakerede esasta ve gerekçede oyçokluğuyla karar verildi. ”

Kamu görevlisine yapılan yersiz/fazla ödemenin tahsili hususunda görülen benzer davalarda İşbu karar halen davalarda kaynak olarak gösterilmekte ve geçerliliğini korumaktadır.

Söz konusu ödemelerin yapılmasında açık hata bulunmadığı gibi, davacının herhangi bir gerçek dışı beyanı ve hilesi de bulunmadığından, bu şekilde yapılan ödemelerin istirdadının, ancak en son yapılan hatalı ödeme tarihinden geriye doğru 60 gün içinde kalan sürede gerçekleşen yersiz Ödemelerle sınırlı olacağı, bu süreyi aşan dönemlerde yapılan ödemelerin geri alınmasının ise mümkün olmadığı, bu itibarla mahkeme kararının, bu süreyi aşan dönemlere ilişkin hüküm fıkrasında isabet bulunmamaktadır, ”

“D2D 21.11.2011 E.2011/10531 - K.2011/5633 Bu itibarla; kamu görevlilerine sehven yapılan fazla, ödemelerin geri alımında, tıpkı 5018 sayılı Kanun öncesinde olduğu gibi Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22.12.1973 günlü, E: 1968/8, K: 1973/14 sayılı kararının uygulanması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır. “ Şeklindeki kararlarda bu yöndedir.

Tarafına yöneltilen sorgu yazısı ile kamu zararından bahisle bu ödemelerin geri alınması talep edilmişse de benzer bir davada yersiz yararlandırıldığı iddia olunan vekalet aylıklarının istirdat istemine ilişkin olarak Danıştay 2. Dairesi; E:2008/5951, K:2009/1562 ve 13.04.2009 tarihli kararı ile;

"... Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun 22.12.1973 günlü, E: 1968/8, K: 1973/14 sayılı kararında; idarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı ve hilesi hallerinde süre aranmaksızın hatalı ödediği meblağı her zaman geri alabileceği bunun dışında kalan hallerde hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere dava açma süresi içinde olanaklı olduğu ve bu süre geçtikten sonra, istirdat edilemeyeceği belirtilmiş olup, anılan kararın gerekçesinde iyi niyet kuralı üzerinde de durularak idarenin sakat ve dolayısıyla hukuka aykırı işlemin, idare edilenlerin gerçek dışı beyanı ve hilesi nedeni neden olmuşsa ya da geri alınan idari işlem yok denilecek kadar sakatlık taşımakta ise, hatalı işlemde idare edilenin kolayca anlayabileceği kadar açık hata bulunmaktaysa da idareyi bu konuda haberdar etmemişse, memurun iyi niyetinden bahsetmeye olanak bulunmadığı ve bu işlemlere dayanak yapılan ödemeler için süre düşünülmeyeceği, bu ödemelerin her zaman geri alınabileceği ancak bunun dışındaki hatalı ödemeler için memurun iyi niyetinden istikrar ve kanunilik kadar önemli bir kural olduğu ve bu nedenle yukarıda belirtilen istisnalar dışındaki hatalı ödemelerin, ancak dava açma süresi içinde geri alınabileceğinin vurgulanmıştır.

Olayda, 19.04.2005 günlü işlem ile Fen işleri Müdürlüğü’ne vekâleten atanan ve bu görevi 18.04.2005-15.10.2006 tarihleri arasında fiilen ifa eden davacının söz konusu göreve atanabilmek için asilde aranan şartlara sahip olmadığı ve bu nedenle yersiz olarak yararlanmış olduğu vekâlet aylığı, zam ve tazminat farklarının 15.06.2007 tarihinden itibaren maaşından kesilmeye başlandığının, 20.06.2007 tarihli davalı idare işlemi ile davacıya duyurulduğu anlaşılmaktadır.

Bu durum karşısında, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararı ’nda yer verilen ilkeler gözetildiğinde, söz konusu ödemelerin yapılmasında davacının herhangi bir gerçek dışı beyanı ve hilesi bulunmadığından, bu şekilde yapılan ödemelerin istirdadının, ancak en son yapılan hatalı ödemeden geriye doğru 60 gün içinde kalan sürede gerçekleşen yersiz ödemelerle sınırlı olacağı, bu süreyi aşan dönemlerde yapılan ödemelerin geri alınmasının ise mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır…” şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.

BAŞSAVCILIK MÜTALAASI,

Başsavcılık mütalaasında;

“317 sayılı Ek İlamın 3/A maddesiyle, insan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’na mevzuata aykırı olarak başkan yardımcılığının haklarının verilmesi suretiyle oluşan ... TL, kamu zararının, raporda belirtilen sorumlulara ödettirilmesi yönünde verilen tazmin kararına itiraz edilmektedir. Sorumlunun itirazlarının, İlamda değerlendirilerek karşılandığı görülmüştür.

Bu nedenlerle, 317 sayılı Ek İlamın 2 ve 3/A maddesi ile hüküm verilen kamu zararı için, ilam hükmünün bozulmasını ya da hükmün kaldırılmasını gerektirecek mahiyette yeni bir bilgi ve belge sunulmadığından, temyiz talebinin reddedilerek, yasa ve yönteme uygun düzenlenmiş bulunan ilam hükmünün tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.” Şeklinde görüş bildirmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 43’üncü maddesinin (B) bendinin ikinci fıkrasında;

“Bu ek göstergeler, ilgililerin belirtilen sınıf ve görevlerde bulundukları sürece ödemelere esas alınıp, terfi bakımından kazanılmış hak sayılmaz. Kurumların 1,2,3 ve 4 üncü dereceli kadrolarına atananlara uygulanacak ek göstergeler, ilgililerin daha önce bulunmuş oldukları kariyerleri ile ilgili sınıf veya ekli I sayılı Cetvelin Genel İdare Hizmetleri Sınıfı (g) bölümünde belirtilen görevlerde kazanılmış hak aylık derecelerine göre alabilecekleri ek göstergelerden düşük olamaz. ” hükmü yer almaktadır.

05.01.2015 tarih ve 2015/7177 sayılı (Resmi Gazete: 10.01.2015/29232) Bakanlar Kurulu Kararının 3’üncü maddesinde; "17/4/2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan "Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar" ve eki cetvellerin uygulanmasına 2015 yılında da devam olunur." denilmiş ve

17/04/2006 tarih ve 2006/10344 sayılı "Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar" ile zam ve tazminatların ödeme esasları getirilmiştir.

2006/10344 sayılı Karar’ın 3’üncü maddesinde;

“(7) a) I sayılı Cetvelin (A), (D), (E), (F), (G) ve (H) bölümlerinde yer alan zamlar ile II sayılı Cetvelin (A), (B) ve (D) bölümlerinde yer alan özel hizmet tazminatının ödenmesinde;

  1. Kurumların 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli cetvellerinde yer alan kadro unvanları,

  2. Kamu iktisadi teşebbüslerinin 233 ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelere göre tespit olunan kadro unvanları,

  3. (1) ve (2) numaralı alt bentler dışında kalan çeşitli mevzuat hükümlerine göre verilmiş unvanlı ve unvansız kadrolarda, kadro veya görev unvanları,

b)I sayılı Cetvelin (B) ve (C) bölümlerinde yer alan zamlar ile II sayılı Cetvelin (C), (E) ve (F) bölümlerinde yer alan özel hizmet tazminatının ödenmesinde, anılan bölümlerde ayrıca belirtilen istisnai durumlar hariç olmak üzere, personelin işgal ettiği kadronun sınıfı ve kariyeri,

c)III sayılı Cetvelde yer alan diğer tazminatların ödenmesinde Cetveldeki düzenlemeler,

esas alınır, ’’denilmektedir.

666 sayılı Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin l’inci maddesiyle 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen ek 9’uncu maddesinde;

“Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa göre almakta olan personele, ... mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutarı dikkate alınmak suretiyle aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunan personel arasındaki ücret dengesini sağlamak amacıyla, en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dahil), ekli (I) sayılı Cetvelde yer alan kadro ve görev unvanlarına karşılık gelen oranların uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda ek ödeme yapılır.

Ek ödemeye hak kazanılmasında ve bu ödemenin yapılmasında aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Bu maddeye göre yapılacak ek ödeme damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz ve ilgili mevzuatı uyarınca ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, döner sermaye ödemesi, ikramiye, ücret ve her ne ad altında olursa olsun yapılan benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmaz.

...” hükmü yer almaktadır.

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine uyarınca memurlara yapılacak ödemelerde kişinin bulunduğu kadro esas alınmaktadır. Kişi belli dönem başkan yardımcılığı yaptıktan sonra müdürlüğe atandığı zaman artık başkan yardımcılığının değil, müdürlüğün haklarını almalıdır. Dolayısıyla müdürlüğe atanan kişiye başkan yardımcısına yapılan ödemelerin verilmesi mümkün değildir. Kişinin daha önce bulunduğu görevlerden, ek göstergesi yüksek olanına ilişkin ödemeleri alabileceğine dair mevzuatta bir düzenleme bulunmamaktadır.

...’nun hizmet cetvelinin incelenmesinde, 15.06.1988 tarihinde liseyi, 04.10.1999 tarihinde Anadolu Üniversitesi işletme Fakültesini bitirdiği, 19.11.1999 tarihinde açıktan zabıta memuru olarak atandığı, 08.01.2010 tarihinde görevde yükselme sınavıyla uzmanlığa 30.03.2012 tarihinde Belediye Başkan Yardımcılığına ve 31.10.2012 tarihinde insan Kaynakları Müdürlüğüne atandığı anlaşılmıştır.

Ancak İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’na müdürlük için öngörülen 2.200 ek gösterge, 1.100 yan ödeme, % 135 özel hizmet tazminatı, % 170 ek ödeme yerine başkan yardımcıları için öngörülen 3.000 ek gösterge, 1.600 yan ödeme, % 175 özel hizmet tazminatı, % 185 ek ödeme oranları üzerinden ödemede bulunulmaktadır. ...’nun başkan yardımcılığı döneminde aldığı ödemelerin başkan yardımcılığından müdürlüğe atandıktan sonra kazanılmış hak olarak ödenmeye devam edilmesi mümkün değildir.

Sorumlu, Danıştay tarafından verilen içtihat kararını öne sürerek 60 günlük dava açma süresinin uygulanması gerektiğini belirmekte ise de; 6085 saylı Sayıştay Kanunu’nun 50’nci maddesinde, daireler tarafından yapılan hesap yargılaması sonucunda; hesap ve işlemlerin yasal düzenlemelere uygunluğuna veya kamu zararının sorumlulardan tazminine hükmedileceği belirtilmektedir.

Anayasanın 160’ıncı maddesinin bir ve ikinci fıkralarında; “(...) Sayıştay’ın kesin hükümleri hakkında ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir kereye mahsus olmak üzere karar düzeltilmesi isteminde bulunabilirler. Bu kararlar dolayısıyla idari yargı yoluna başvurulamaz.

Vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır.” hükmü yer almaktadır.

Buna göre, Anayasal bir kuruluş olan Sayıştay'ın Anayasa ve kendi Kanunundan kaynaklanan denetim ve yargılama yetkisini kullanması sonucu verilen Sayıştay ilamlarına, vergi konusunda Danıştay'ca verilen kararlar hariç idari ve genel mahkemelerce verilen kararlar bir engel teşkil etmemekte; idari yargı mercileri tarafından verilen kararlar Sayıştay yargılaması açısından yapılmış olan usulsüz ödemeyi ve bu usulsüz ödemeden doğan sorumluluğu ortadan kaldırmamaktadır.

6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “İlamların İnfazı” başlıklı 53’üncü maddesinin 2’nci fıkrasında ise; “İlamlarda gösterilen tazmin miktarı hüküm tarihinden itibaren kanuni faize tabi tutularak, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre tahsil olunur.” hükmüne yer verilmektedir.

Anayasanın yukarıda söz edilen 160’ıncı maddesine göre Sayıştay kararlarının kesin hüküm niteliğini taşıdığı kuşkusuzdur. Sayıştay ilamı ile tazmin tutarının maddede ilişik tutulan ödeme emri belgelerinin üzerinde imzası bulunan görevlilerden tahsiline karar verilmiş olup; 6085 sayılı Kanun’un 53’üncü maddesi hükmü uyarınca bu miktarın İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre bu görevlilerden tahsil edilmesi gerektiği gibi, tazminle yükümlü tutulan görevlilerinin haksız ödemeden yararlanan ilgililere özel hukuk hükümleri çerçevesinde rücu etmeleri mümkündür.

Bu itibarla; 317 sayılı ek ilamın 3. Maddesinin A fıkrasıyla verilen ... TL tutarındaki kamu zararının tazminine ilişkin hükmün TASDİKİNE, oybirliğiyle,

Karar verildiği 27.03.2019 tarih ve 45971 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim