Sayıştay 7. Dairesi 44292 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Harcırah

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

44292

Karar Tarihi

27 Mart 2019

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2014

  • Daire: 7

  • Dosya No: 44292

  • Tutanak No: 45971

  • Tutanak Tarihi: 27.03.2019

  • Konu: Harcırah Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Konu: Daha önce başkan yardımcılığı görevini ifa etmiş bulunan Mali Hizmetler Müdürü ile ilgili olarak;

A- Kendisine mevzuata aykırı olarak başkan yardımcılığına ilişkin ödemelerin kazanılmış hak olarak ödenmesi,

B- Kendisinin atama işleminin mevzuata aykırı olması suretiyle kamu zararına neden olunması .

  1. ... Belediyesi 2015 yılı hesabı ile ilgili olarak düzenlenen yargılamaya esas raporun 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 49’uncu maddesi gereğince görüşülmesi sonucu çıkarılan 22.04.2016 tarihli ve 147 sayılı İlamın 28, 29 ve 31’inci maddeleri ile tazminine hükmedilen konularla ilgili olarak, 2014 ve önceki yıllara ilişkin aynı konulardaki tespitlerin ek raporla intikalinin temini için hesabın denetçisine muhtıra verilmesine karar verilmiş, düzenlenen 317 sayılı ilamın 2. Maddesi ile Daha önce başkan yardımcılığı görevini ifa etmiş bulunan Mali Hizmetler Müdürü ... ile ilgili olarak;

A- Kendisine mevzuata aykırı olarak başkan yardımcılığına ilişkin ödemelerin kazanılmış hak olarak ödenmesi suretiyle ... TL,

B- Kendisinin atama işleminin mevzuata aykırı olması suretiyle kamu zararına neden olunması sonucu ... TL olmak üzere,

Toplam ... TL kamu zararının tazminine karar verilmiştir.

SORUMLULARIN TEMYİZ DİLEKÇESİ,

Sorumlulardan üst yönetici ... (44240 numaralı dosya) göndermiş olduğu temyiz dilekçesinde özetle;

Personellerle İlgili iş ve işlemlerin mevzuat çerçevesinde yürütülmesi bürokrasi gereği bu konuda görevli olan personeller tarafından yürütülmekte olduğunu, uzun süre Mali Hizmetler Müdürlüğü görevini vekâleten yürüten ... ile ilgili atama teklifinin de ilgili müdürlükçe yapıldığını, belediye başkanı olarak onayladığını, ancak yapılan işlemin mevzuata aykırı olduğu denetimler esnasında tespiti halinde de ilgili müdürlükçe gereğinin yapılması gerektiğini, kasıtlı olacağını tahmin etmediği bu hatalı atamadan dolayı da meydana gelen kamu zararının da ilgili tarafından yatırılması gerektiğini,

5018 sayılı Kanuna göre; Üst yöneticilerin, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımım sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve bu Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana; mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumlu olduklarını, üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirdiklerini, üst yöneticilerin işlerin gidişatından harcama yetkililerinin ve diğer görevlilerin bilgilendirmeleri ve raporları ile bilgi sahibi olduklarını, 01.01.2006 tarihinde yürürlüğe giren ve mali yapımızda ciddi değişiklikleri de beraberinde getiren 5018 sayılı Yasa ile harcama süreci dışına çıkarılan üst yöneticilerin Sayıştay yargılamasında mali olarak sorumlu tutulmalarının kanunun özüyle bağdaşmadığının değerlendirildiğini,

Dolayısıyla harcama sürecinin dışında olan herhangi bir mali işlemde doğrudan rol almayan üst yöneticilerin mali anlamda -özel mevzuatlarından sorumlu olmadıklarının belirtilmemesi halinde- Sayıştay yargılamasında sorumluluklarının da söz konusu olmayacağını, zira harcama sürecinin dışına çıkarılan üst yöneticilerin mali süreçte gözetim ve izleme yükümlülüklerinin söz konusu olduğunu,

Belediye Başkanlığı süresince; halkın huzur, esenlik, sağlık ve mutluluğu ile birlikte şehrin yaşanabilir bir kent konumuna getirmek için çalıştığını, yukarda belirttiği ve re’sen nazara alınacak hukuksal dayanaklar çerçevesinde üst yönetici olarak sorumlu tutulmaması gerektiğini, bu konuda yaptığı araştırmada kamu zararı olarak belirtilen tutarın Mali Hizmetler Müdürü ... tarafından ödendiği*ödeneceği nin belirtildiği hususunu ileri sürerek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

Sorumlulardan Diğer Sorumlu ... (44292 numaralı dosya) göndermiş olduğu temyiz dilekçesinde özetle;

...’ün Belediye Başkan Yardımcılığı Kadrosunda iken Mali Hizmetler Müdürü kadrosuna atandığını, Belediye Başkan Yardımcısının ek göstergesi 3000 olduğundan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 43. Maddesinin (B) fıkrasının ikinci bendinin son cümlesinin “...Kurumların 1, 2, 3 ve 4 üncü dereceli kadrolara atananlara uygulanacak ek göstergeler, ilgililerin daha Önce bulunmuş oldukları kariyerleri ile ilgili sınıf veya ekli I sayılı Cetvelin Genel İdare Hizmetleri Sınıfı (g) bölümünde belirtilen görevlerde kazanılmış hak aylık derecelerine göre alabilecekleri ek göstergelerden düşük olamaz.” Hükmü gereğince hak olarak alınmaya devam edildiğini, Terfi etmek bir üst görev veya dereceye atanma anlamına geldiği ancak ilgilinin Başkan Yardımcılığı kadrosundan alınıp bir alt görev olan Mali Hizmetler Müdürü kadrosuna atanmasının terfi olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığını, terfi olarak değerlendirilmemesi ve isteği dışında Başkanlık Makamının takdiri ve onayıyla Mali Hizmetler Müdürü kadrosuna atandığından aldığı Özel hizmet tazminatı ve ek ödeme puanlarının kendisi İçin kazanılmış hak olduğunu,

Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığının İçişleri Bakanlığının 05/10/2005 tarihli ve B.05.0.MAH.0.71.00.01/9858 sayılı yazışma karşılık, benzeri konuda vermiş olduğu, 10.10.2005 tarih ve B.02.1.DPB.0.11.08/ 17358 sayılı görüşte aynen: “...Bilindiği üzere, 15/03/1999 tarihli ve 99/12647 sayılı Bakanlar Kurulu Karan ile yürürlüğe konulan ve 21/09/2004 tarihli ve 2004/8246 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile değiştirilen Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğinin 2'nci maddesinde: bu Yönetmeliğin, özel kanunlarındaki düzenlemeler saklı kalmak kaydıyla, 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) ve (III) saydı cetvellerde yer alan kadrolarda, il özel idareleri ve belediyeler ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmelere ait memur kadrolarında, özelleştirme kapsam ve programında bulunan kuruluşlar da dâhil olmak üzere kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarına ait memur kadroları ile sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilen personelin, müdür ve daha alt görevlere görevde yükselme mahiyetindeki asaleten atamaları ile en az ortaöğretim düzeyinde mesleki veya teknik eğitim sonucu ihraz edilen unvanlara ilişkin unvan değişikliği mahiyetindeki asaleten atamaları hakkında uygulanacağının hüküm altına alındığını, diğer taraftan, yakanda sözü edilen Yönetmeliğin geçici 3'üncü maddesinde, " Bu Yönetmelik kapsamına giren unvanları, ilgili mevzuatları uyarınca kazananların hakları saklıdır." hükmünün yer aldığını, Bu çerçevede, aksine bir düzenleme bulunmaması ve belediye başkan yardımcılığı kadrosuna asaleten atanan personelin, bu kadrodan müdür kadrosuna atanmasının görevde yükselme mahiyetinde bir atama olarak kabul edilmemesi sebebiyle, mevzuatta belirtilen diğer şartlara uyulması kaydıyla, görevde yükselme sınavına katılmadan müdür kadrosuna atanmasında mevzuata aykırılık bulunmadığı mütalaa edilmektedir.” Denildiğini, Bu bağlamda; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36, 48, 76 ve 68’nci maddede yazılı koşullan taşıma halinde Belediye Başkan Yardımcılığına daha sonradan da belediyede münhal bulunan herhangi bir müdürlük kadrosuna atama yapılabileceğinin anlaşıldığını, bu nedenle atama işleminde yönetmeliğe aykırı bir işlem bulunmadığını, açıklanan nedenlerle atama işleminin yönetmeliğe aykırı olmadığını, ayrıca birçok belediyede benzer uygulama olduğunu,

657 Sayılı Kanunun 86 inci maddesinde;

Bu Kanuna tabi kurumlarda, mali, nakdi ve ayni sorumluluğu bulunan saymanlık kadrolarının boşalması halinde bu kadrolara işe başladıkları tarihten itibaren vekâlet aylığı verilmek suretiyle memurlar arasından atama yapılabilir. Yasa hükmüne bakıldığında görevi fiilen yaptığından Kamu zararının oluştuğu kanaatinde olmadığını,

Diğer yandan Danıştay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 22.12.1973 tarih ve E: 1969/8 K: 1973/14 sayılı içtihadında “İdarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde süre aranmaksızın terfi veya intibaka dayanarak Ödediği meblağı her zaman geri alabileceği, belirtilen istisnalar dışında kalan hatalı Ödemelerin geri alınmasının hatalı Ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere (60) günlük dava açma süresi içinde mümkün olduğu, bu süre geçtikten sonra geri alınamayacağına ...” hükmedilmiş olup, anılan içtihat gereğince İdarenin kendi ihmali ve bilgi azlığı gibi nedenlerden kaynaklanan idari işlemlere dayanılarak yapılan fazla ve yersiz ödemelerin (Örneğin; bir memura, memurun bilgisi dışında idarece fazla ve yersiz maaş, ücret, tazminat... ödenmesi gibi), ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere 60 günlük dava açma süresi içinde geri istenmesi mümkün olduğuna karar verildiğini, aynı şekilde Danıştay 5. Daire T.25.06.1997 E. 1996/3069 K. 1997/1482 sayılı içtihadında belirtildiği üzere Danıştay içtihadı birleştirme Kurulunun 22.12.1973 günlü E. 1968/8, K. 1973/14 sayılı kararında idarenin yokluk açık hata memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde süre aranmaksızın hatalı ödediği meblağı her zaman geri alabileceği, bunun dışında kalan hallerde hatalı Ödemelerin istirdadının hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere dava açma süresi içinde olanaklı olduğu ve bu süre geçtikten sonra istirdat edilemeyeceği belirtilmiş olup, anılan karana gerekçesinde iyi niyet kuralı üzerinde de durularak idarenin sakat ve dolayısıyla hukuka aykırı işlemine, idare edilenlerin gerçek dışı beyanı ya da hilesi neden olmuşsa ya da geri alman idari işlem yok denecek kadar sakatlık taşımaktaysa hatalı işlemde idare edilenin kolayca anlayabileceği kadar açık bir hata bulunmaktaysa ve bu konuda idareyi haberdar etmemişse memurun iyi niyetinden söz etmeye olanak bulunmadığı ve bu işlemlere dayanılarak yapılan ödemeler için süre düşünülemeyeceği, bu Ödemelerin her zaman geri alınabileceği; ancak bunun dışındaki hatalı ödemeler için memurun iyi niyetinin istikrar ve kanunilik kadar önemli bir kural olduğu ve bu nedenle yukarıda belirtilen istisnalar dışındaki hatalı ödemelerin dava süresi içinde geri alınabileceği vurgulandığını,

Yine Danıştay 8. Daire T. 07.07.2006 E. 2006/2880 K. 2006/2896 sayılı içtihadında davacıya yapılan döner sermaye katkı payı ödemesinin, 22.12.1973 tarih ve E: 1968/8, K: 1973/14 sayılı Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu Karan uyarınca ödendiği tarihten itibaren 2577 sayılı yasada öngörülen dava açma süresi içinde geri alınması mümkün iken bu süre geçirildikten sonra tesis edilen işlemde hukuka uyarlılık bulunmayacağının belirtildiğini,

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 28.12.2006 tarih ve E:2003/477 K: 2006/3355 sayılı kararında da; Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun 22.12.1973 günlü, E: 1968/8, K: 1973/14 sayılı kararıyla önceden sehven kanuna aykırı olarak yapılmış bir terfi veya intibak işleminin kanunsuzluğunun tespitinden sonra idarece geri alınması sonucu fazla ödenmiş bulunan aylık ve ücret farklarının ilk kanunsuz ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere 90 günlük dava açma süresi içinde geri alınabileceği, idarenin sakat ve dolayısıyla hukuka aykırı işlemine idare edilenlerin gerçek dışı beyanı veya hilesi neden olmuşsa ya da geri alınan idari işlem yok denilebilecek kadar sakatlık taşımakta ise, hatalı işlemde idare edilenin kolayca anlayabileceği kadar açık bir hata bulunmakta ve idare bu konuda haberdar edilmemişse, memurun iyi niyetinden söz edilemeyeceği ve dolayısıyla bu işlemlere dayanılarak yapılan ödemelerin her zaman geri alınabileceği, ancak bu istisnalar dışındaki hatalı ödemelerin ancak ödemenin ilk yapıldığı günden itibaren dava açma süresi içerisinde istirdat edebileceğinin karara bağlandığını, bu durumda, olayda davacıya Aralık 2000 ile Mayıs 2001 tarihleri arasında yapılan ve ilgilinin hilesinin, gerçek dışı beyanının neden olmadığı, ayrıca açık hatanın da bulunmadığı ödemelerin yukarıda yer verilen Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu Karan ile belirlenen ilkeler uyarınca idari dava açma süresi içerisinde geri istenmesi mümkün iken, bu süreye uyulmaksızın yapılan ödemelerin tamamının istenilmesinde isabet görülmediği...” gerekçesiyle bozulmasına karar verildiğini,

Yukarıda da arz edildiği üzere ilgilinin hiçbir talebi yahut başvurusu olmaksızın Müdür kadrosuna ataması yapılmış ve aradan yaklaşık 5 yıl geçtikten sonra iş bu atamanın usule aykırı olduğu gerekçesiyle savunma talep edilerek bunun neticesinde ilgili ilamın düzenlendiğini, oysaki iş bu atamanın gerçekleşmesinde ...'ün aktif etkisi ve eylemi olmaksızın idarece re ’sen gerçekleştirilmiş olduğundan Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurul Kararında belirtildiği şekilde hilesi ve gerçek dışı beyanı olduğu yahut idarenin açık hatasının bulunduğundan bahsetmenin mümkün olmadığını, dolayısıyla, altmış günlük dava açma süresi geçtikten sonra idarenin işlemini geri almasının idarede ve idari işlemlerde olması gereken devamlılık, istikrar ve güven ilkelerine uygun düşmeyeceği ve yukarıda belirttiğim ve re ‘sen nazara alınacak hukuksal dayanaklar çerçevesinde ve 657 sayılı Kanunun 86 inci maddesinde;

Bu Kanuna tabi kurumlarda, mali, nakdi ve ayni sorumluluğu bulunan saymanlık kadrolarının boşalması halinde bu kadrolara işe başladıkları tarihten itibaren vekâlet aylığı verilmek suretiyle memurlar arasından atama yapılabilir hükmünün amir olduğunu, ...’ün fiilen bu görevi yaptığı ve asaleten atanmayıp vekâleten de bu görevi yürütmesi halinde yine bu hakları almaya hak kazanacağının göz önünde bulundurularak kamu zararından bahisle verilen ilamın yeniden değerlendirilmesini talep etmektedirler.

BAŞSAVCILIK MÜTALAASI,

Başsavcılık Mütalaasında;

“ 1) 2-A) Mali Hizmetler Müdürü olan ...’e başkan yardımcılığının mali haklarının verilmesi sonucu ... TL, 2-B) Mali Hizmetler Müdürlüğüne yönetmeliğe aykırı olarak atanan ...’e yapılan fazla ödeme sonucu ... TL, Olmak üzere, oluşan toplam ... TL. kamu zararının, sorumlulara ödettirilmesi yönünde verilen tazmin kararına, itiraz edilmektedir. Sorumlunun itirazlarının, İlamda değerlendirilerek karşılandığı görülmüştür.

  1. 317 sayılı Ek İlamın 3/A maddesiyle, insan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’na mevzuata aykırı olarak başkan yardımcılığının haklarının verilmesi suretiyle oluşan ... TL, kamu zararının, raporda belirtilen sorumlulara ödettirilmesi yönünde verilen tazmin kararına itiraz edilmektedir. Sorumlunun itirazlarının, İlamda değerlendirilerek karşılandığı görülmüştür. Bu nedenlerle, 317 sayılı Ek İlamın 2 ve 3/A maddesi ile hüküm verilen kamu zararı için, ilam hükmünün bozulmasını ya da hükmün kaldırılmasını gerektirecek mahiyette yeni bir bilgi ve belge sunulmadığından, temyiz talebinin reddedilerek, yasa ve yönteme uygun düzenlenmiş bulunan ilam hükmünün tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.” Şeklinde görüş bildirmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

317 sayılı ek ilamın 2. Maddesiyle; Daha önce başkan yardımcılığı görevini ifa etmiş bulunan Mali Hizmetler Müdürü ... ile ilgili olarak;

A- Kendisine mevzuata aykırı olarak başkan yardımcılığına ilişkin ödemelerin kazanılmış hak olarak ödenmesi suretiyle ... TL,

B- Kendisinin atama işleminin mevzuata aykırı olması suretiyle kamu zararına neden olunması sonucu ... TL olmak üzere,

Toplam ... TL kamu zararının tazminine karar karar verilmiştir.

Sorumluluk itirazına ilişkin inceleme;

Üst yöneticinin itirazına ilişkin inceleme

5018 sayılı Kanunun 1. maddesinde ifade edildiği üzere, bu Kanun; esas olarak kalkınma planları ve programlarında yer alan politika ve hedefler doğrultusunda kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını, hesap verebilirliği ve mali saydamlığı sağlamak üzere, kamu mali yönetiminin yapısını ve işleyişini, kamu bütçelerinin hazırlanmasını, uygulanmasını, tüm mali işlemlerin muhasebeleştirilmesini, raporlanmasını ve mali kontrolü düzenlemeyi amaçlamaktadır.

Bu kapsamda “Bakanların ve Üst Yöneticilerin Hesap Verme Sorumluluğu” başlıklı dördüncü bölümün 11. maddesine göre üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından; sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden; mali yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden belediyelerde, meclislerine karşı idari ve siyasi yönden sorumlu tutulmuşlardır.

Bu doğrultuda belediye başkanının personelin atama işlemi ile mevzuata aykırı olarak yapılan ödemelerden sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda belediye başkanı ...’ın sorumluluk itirazının REDDİNE karar verilerek konun esasına geçilmesine karar verildi.

Esasa ilişkin itirazın incelemesi;

A- Kendisine mevzuata aykırı olarak başkan yardımcılığına ilişkin mali hakların kazanılmış hak olarak ödenmesi

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 43’üncü maddesinin (B) bendinin ikinci fıkrasında;

“Bu ek göstergeler, ilgililerin belirtilen sınıf ve görevlerde bulundukları sürece ödemelere esas alınıp, terfi bakımından kazanılmış hak sayılmaz. Kurumların 1,2,3 ve 4 üncü dereceli kadrolarına atananlara uygulanacak ek göstergeler, ilgililerin daha önce bulunmuş oldukları kariyerleri ile ilgili sınıf veya ekli I sayılı Cetvelin Genel İdare Hizmetleri Sınıfı (g) bölümünde belirtilen görevlerde kazanılmış hak aylık derecelerine göre alabilecekleri ek göstergelerden düşük olamaz. ” hükmü yer almaktadır.

05.01.2015 tarih ve 2015/7177 sayılı (Resmi Gazete: 10.01.2015/29232) Bakanlar Kurulu Kararının 3’üncü maddesinde; "17/4/2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan "Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar" ve eki cetvellerin uygulanmasına 2015 yılında da devam olunur." denilmiş ve 2/04/2006 tarih ve 2006/10344 sayılı "Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara ilişkin Karar" ile zam ve tazminatların ödeme esasları getirilmiştir.

2006/10344 sayılı Karar’ın 3’üncü maddesinde;

1 a) I sayılı Cetvelin (A), (D), (E), (F), (G) ve (H) bölümlerinde yer alan zamlar ile II sayılı Cetvelin (A), (B) ve (D) bölümlerinde yer alan özel hizmet tazminatının ödenmesinde;

1)Kurumların 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli cetvellerinde yer alan kadro unvanları,

2)Kamu iktisadi teşebbüslerinin 233 ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelere göre tespit olunan kadro unvanları,

3)(1) ve (2) numaralı alt bentler dışında kalan çeşitli mevzuat hükümlerine göre verilmiş unvanlı ve unvansız kadrolarda, kadro veya görev unvanları,

b)I sayılı Cetvelin (B) ve (C) bölümlerinde yer alan zamlar ile II sayılı Cetvelin (C), (E) ve (F) bölümlerinde yer alan özel hizmet tazminatının ödenmesinde, anılan bölümlerde ayrıca belirtilen istisnai durumlar hariç olmak üzere, personelin işgal ettiği kadronun sınıfı ve kariyeri,

c)III sayılı Cetvelde yer alan diğer tazminatların ödenmesinde Cetveldeki düzenlemeler,

esas alınır, ’’denilmektedir.

666 sayılı Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin l’inci maddesiyle 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen ek 9’uncu maddesinde;

“Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa göre almakta olan personele, ... mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutarı dikkate alınmak suretiyle aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunan personel arasındaki ücret dengesini sağlamak amacıyla, en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dahil), ekli (I) sayılı Cetvelde yer alan kadro ve görev unvanlarına karşılık gelen oranların uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda ek ödeme yapılır.

Ek ödemeye hak kazanılmasında ve bu ödemenin yapılmasında aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Bu maddeye göre yapılacak ek ödeme damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz ve ilgili mevzuatı uyarınca ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, döner sermaye ödemesi, ikramiye, ücret ve her ne ad altında olursa olsun yapılan benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmaz.

...” hükmü yer almaktadır.

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre; memurlara yapılacak ödemelerde kişinin bulunduğu kadro esas alınmalıdır. Kişi belli dönem başkan yardımcılığı yaptıktan soma müdürlüğe atandığı zaman artık başkan yardımcılığının değil, müdürlüğün haklarını almalıdır. Dolayısıyla müdürlüğe atanan kişiye başkan yardımcısına yapılan ödemelerin verilmesi mümkün değildir. Kişinin daha önce bulunduğu görevlerden, ek göstergesi yüksek olanına ilişkin ödemeleri alabileceğine dair mevzuatta bir düzenleme bulunmamaktadır.

...’ün hizmet cetvelinin incelenmesi neticesinde; kendisinin 25.09.1980 tarihinde liseyi, 30.09.1995 tarihinde Anadolu Üniversitesi işletme Fakültesini bitirdiği, 24.12.1993 tarihinde açıktan Veri Hazırlama ve Kontrol işletmeni olarak atandığı, 05.11.2012 inde belediye başkan yardımcılığına ve 15.07.2013 tarihinde de mali hizmetler müdürlüğüne atandığı anlaşılmıştır. Ancak Mali Hizmetler Müdürü ...’e mevzuatta müdürlük için öngörülen 2.200 ek gösterge, 1.100 yan ödeme, % 135 özel hizmet tazminatı ve % 170 ek ödeme yerine, mevzuata aykırı olarak başkan yardımcıları için öngörülen 3.000 ek gösterge, 1.600 yan ödeme, % 175 özel hizmet tazminatı ve % 185 ek ödeme oranları üzerinden ödemede bulunulmaktadır. ...’ün başkan yardımcılığı döneminde aldığı ödemelerin başkan yardımcılığından müdürlüğe atandıktan sonra kazanılmış hak olarak ödenmeye devam edilmesi mümkün değildir.

Sorumlu, Danıştay tarafından verilen içtihat kararını öne sürerek 60 günlük dava açma süresinin uygulanması gerektiğini belirmekte ise de; 6085 saylı Sayıştay Kanunu’nun 50’nci maddesinde, daireler tarafından yapılan hesap yargılaması sonucunda; hesap ve işlemlerin yasal düzenlemelere uygunluğuna veya kamu zararının sorumlulardan tazminine hükmedileceği belirtilmektedir.

Anayasanın 160’ıncı maddesinin bir ve ikinci fıkralarında; “(...) Sayıştay’ın kesin hükümleri hakkında ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir kereye mahsus olmak üzere karar düzeltilmesi isteminde bulunabilirler. Bu kararlar dolayısıyla idari yargı yoluna başvurulamaz.

Vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır.” hükmü yer almaktadır.

Buna göre, Anayasal bir kuruluş olan Sayıştay'ın Anayasa ve kendi Kanunundan kaynaklanan denetim ve yargılama yetkisini kullanması sonucu verilen Sayıştay ilamlarına, vergi konusunda Danıştay'ca verilen kararlar hariç idari ve genel mahkemelerce verilen kararlar bir engel teşkil etmemekte; idari yargı mercileri tarafından verilen kararlar Sayıştay yargılaması açısından yapılmış olan usulsüz ödemeyi ve bu usulsüz ödemeden doğan sorumluluğu ortadan kaldırmamaktadır.

6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “İlamların İnfazı” başlıklı 53’üncü maddesinin 2’nci fıkrasında ise; “İlamlarda gösterilen tazmin miktarı hüküm tarihinden itibaren kanuni faize tabi tutularak, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre tahsil olunur.” hükmüne yer verilmektedir.

Anayasanın yukarıda söz edilen 160’ıncı maddesine göre Sayıştay kararlarının kesin hüküm niteliğini taşıdığı kuşkusuzdur. Sayıştay ilamı ile tazmin tutarının maddede ilişik tutulan ödeme emri belgelerinin üzerinde imzası bulunan görevlilerden tahsiline karar verilmiş olup; 6085 sayılı Kanun’un 53’üncü maddesi hükmü uyarınca bu miktarın İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre bu görevlilerden tahsil edilmesi gerektiği gibi, tazminle yükümlü tutulan görevlilerinin haksız ödemeden yararlanan ilgililere özel hukuk hükümleri çerçevesinde rücu etmeleri mümkündür.

Bu itibarla, 317 sayılı ek ilamın 2. Maddesinin A fıkrasıyla verilen ... TL tutarındaki kamu zararının tazminine ilişkin kararın MEVZUATA UYGUN OLDUĞUNA,

B) ...’ün atama işleminin mevzuata aykırı olması;

... Belediyesinde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak çalışırken başkan yardımcılığına ve oradan da 1’inci kadro dereceli Mali Hizmetler Müdürlüğüne atanan ...’ün atama işleminin Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğe aykırı olması sonucu oluşan ... TL kamu zararının tazminine karar verilmiştir.

Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin,

“Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliğine Tabi Kadrolar” başlıklı 5’inci maddesinde,

“(1) Görevde yükselmeye tabi kadrolar aşağıda belirtilmiştir:

a) Yönetim hizmetleri grubu;

1)Müdür, şube müdürü,

b)İdari hizmetler grubu;

1)Ayniyat saymanı, muhasebeci, kontrol memuru, eğitmen,

2)Bilgisayar işletmeni, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, veznedar, ambar memuru, ayniyat memuru, belediye trafik memuru, bilet satış memuru, evlendirme memuru, gemi adamı, koruma ve güvenlik görevlisi, gişe memuru, memur, mutemet, sayaç memuru, tahsildar, şoför.

“Görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 7’nci maddesinde,

“(1) 5 inci maddenin birinci fıkrasında sayılan unvanlara görevde yükselme suretiyle yapılacak atamalarda aşağıdaki özel şartlar aranır.

a) Müdür ve şube müdürü kadrosuna atanabilmek için;

1)657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak,

2)Fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,

3)Teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere yapılacak atamalar dışında, diğer müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle üç yılı uzman, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru ve muhasebeci kadrosunda olmak kaydıyla en az on yıl hizmeti bulunmak, ”

c) Şef kadrosuna atanabilmek için;

1)En az iki yıllık yüksekokul mezunu olmak,

2)İlan edilen kadro sayısından daha az sayıda yüksekokul mezunu müra takdirde ortaöğrenim mezunu olmak

3)Dört yıllık yükseköğretim kurumu mezunlarının en az dört yıl, iki ve üç yıl süreli yükseköğretim kurumu mezunlarının en az beş yıl, ortaöğrenim mezunlarının ise en az sekiz yıl hizmeti bulunmak,

4)Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin (2) numaralı alt bendinde sayılan görevlerde en az üç yıl süreyle çalışmak, (d) bendinin (1) numaralı alt bendi ile ikinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde sayılan unvanlardan birini ihraz etmiş olmak,

“Hizmet Grupları Arasında Geçişler” başlıklı 20’nci maddesinin (c) fıkrasında,

“Bu Yönetmelik kapsamı dışında bulunan daha üst görevlerde, en az altı ay süreyle çalışmış olanlar, aranan şartları taşımaları kaydıyla, bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde yer alan “yönetim”, “araştırma-planlama” ve “hukuk” hizmetleri gruplarında gösterilen kadrolara sınavsız atanabilir. Bu Yönetmelik kapsamındaki diğer kadrolara sınavsız atanmak için altı ay çalışmış olmak şartı aranmaz. ” hükümleri bulunmaktadır.

...’ün hizmet cetvelinin incelenmesinde, 25.09.1980 tarihinde liseyi, 30.9.1995 tarihinde Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesini bitirdiği, 24.12.1993 tarihinde açıktan veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak atandığı, 5.11.2012 tarihinde belediye başkan yardımcılığına ve oradan da sınavsız olarak 15.07.2013 tarihinde mali hizmetler müdürlüğüne atandığı anlaşılmaktadır.

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca Başkan yardımcılığından müdürlüğe atanmada 20’nci maddenin (c) fıkrası ile 7’nci madde hükmünün birlikte dikkate alınması gerekmektedir.

“Hizmet Grupları Arasında Geçişler” başlıklı 20’nci maddenin (c) fıkrasında sınavsız hangi kadrolara hangi şartlarda atama yapılacağı açıkça belirtilmiştir. “ “Bu Yönetmelik kapsamı dışında bulunan daha üst görevlerde, en az altı ay süreyle çalışmış olanlar, aranan şartları taşımaları kaydıyla, bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde yer alan “yönetim”, “araştırma-planlama” ve “hukuk” hizmetleri gruplarında gösterilen kadrolara sınavsız atanabilir. Bu Yönetmelik kapsamındaki diğer kadrolara sınavsız atanmak için altı ay çalışmış olmak şartı aranmaz, ’’şeklindeki düzenleme atanmak için gerekli şartları taşıyanların sınavsız atanmasına yönelik hazırlanmıştır.

Atamanın yapıldığı tarihte Yönetmeliğin görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar başlıklı 7’inci maddesine göre bir kişinin müdür olarak atanabilmesi için, 657 sayılı Kanun’un 68’inci maddesinin (B) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşıması, fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olması ve üç yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olması ve sınavda başarılı olması gerekir. Ancak ...’ün atanma şartlarından üç yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olma şartını taşımadığı anlaşılmaktadır.

Bu doğrultuda 20’nci maddenin (c) fıkrası ile 7’nci madde hükmünü birlikte ele alındığında ancak 7. Maddedeki müdürlüğe atanma için gerekli şartları taşıyanların 20. Maddenin (c) fıkrası hükmünden faydalanarak sınavsız geçiş hakkından faydalanacağı açıktır. Ancak 7. Maddedeki şartları taşımayan ...’ün kanunun 20/c maddesi ile sınavsız müdürlüğe atanması mevzuata açıkça aykırıdır.

Bu itibarla 317 sayılı ek ilamın 2. Maddesinin B fıkrasıyla verilen ... TL tazminine ilişkin hükmün MEVZUATA UYGUN OLDUĞUNA,

Sonuç olarak, 317 sayılı ek ilamın 2. Maddesiyle verilen toplam ... TL’ye ilişkin verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, oybirliğiyle,

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim