Sayıştay 7. Dairesi 44290 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

44290

Karar Tarihi

23 Ekim 2019

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2016

  • Daire: 7

  • Dosya No: 44290

  • Tutanak No: 46761

  • Tutanak Tarihi: 23.10.2019

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Konu: Avukatlık vekalet ücret dağıtımı.

108 sayılı İlamın 1 inci maddesiyle; Dağıtımın ait olduğu yıl içerisinde fiilen altı aydan az çalışmış olan, dava ve icra dosyası takibi yapmayan, dava ve icra takibi yapsa bile belediye lehine vekalet ücreti tahsilatı yapmayan avukatlara vekalet ücreti dağıtılması suretiyle sebep olunan … TL’nin ödettirilmesine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

İlamda gerçekleştirme görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan …’nin temyiz dilekçesinde özetle:

İlama konu olan vekalet ücreti ödemesi 659 sayılı KHK ve ilgili mevuta uygun olduğu,

Kamu zararı olarak değerlendirilmesine sebep olan hususun 659 sayılı KHK’nin 14.maddesinin yorumundan kaynaklandığı, Kamu zararı tespitinin 14.maddesinin 2-a bendindeki altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olmak şartıyla’ ibaresinden kaynaklandığının anlaşıldığı,

14.maddenin 2-a bendinde dava ve icra dosyasını takip eden hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukata %55’inin, aynı bendin ikinci kısmında ise vekalet ücreti kazanmasına imkan olmayan, fiilen altı aydan fazla çalışmış olan hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara %40’ının ödenmesinin öngörüldüğü, Kalan %5 lik kısmın ise hukuk biriminde görev yapan diğer personele %5’i eşit olarak ödenmesinin öngörüldüğü,

659 sayılı KHK’de öngörülen yüzdelik dilimlerin değerlendirmesi yapılır iken kurum lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin toplamının mevcut personele yeterli gelmemesi halinde bir sıralama ölçütü anlamı taşıdığı, şayet mevcut vekalet ücreti toplam personelin hak etmiş olduğu vekalet ücretleri toplamını karşılamıyor ise öncelikle %55’lik dilimde olan dava ve icra dosyası takip edenlere ödenmesi, var ise kademeli olarak kalan %40’lık ve %5’lik dilim için ödeme yapılması öngörüldüğü,

Hukuk Müşavirliğinde altı ay fiilen çalışması olmaması, takip edilen dava dosyası bulunmaması veya takip edilen dava dosyası olmasına rağmen kazandığı vekalet ücreti olmaması sebebiyle %55’lik dilime giremeyen hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara %40’lık dilimden ödeme yapılması gerektiği,

Sayıştay ilamındaki denetçi raporunda bahsedildiği gibi dava ve icra takibinin bir bütün olarak değerlendirilmesinin yanlış olduğu, idari işleyişte ilama bağlı icra takiplerinin Hukuk Müşavirliği bünyesindeki icra takip birimi tarafından takip edildiği, İlamın icrası amacıyla yapılan takiplerde tüm avukatların Belediyeyi temsil yetkisi olduğu ve ortak bir vekaletname sunulduğu dikkate alındığında herhangi bir sıra gözetilmeksizin bir avukat veya hukuk müşavirinin imzası ile ilamdan kaynaklanan vekalet ücretlerini takibi yapıldığı,

Bu anlamda Mahkeme dosyasını takip eden avukat veya hukuk müşavirinin icra dosyasını takip edip etmemesinin ilamdan kaynaklanan vekalet ücretini hak etme bakımından bir ölçüt kabul edilmesine hukuken imkan bulunmadığı, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve Vekalet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte de buna işaret eden bir yasal düzenleme mevcut olmayıp bu husus mevzuatta olmayan yeni koşulların yorum yolu ile oluşturulması sonucu doğuracak mahiyette olduğu,

İlamda değerlendirildiği şekilde dava açıldığı tarihte Belediyede görev yapmayan veya başka dava dosyalarını takip eden ve daha sonra görevlendirme ile devam eden dava dosyasını idare lehine sonuçlandıran avukat veya hukuk müşavirinin o davaya ilişkin vekalet ücretini alamayacağına yönelik sonuç değerlendirilmesinin hatalı olduğu,

Bir avukat veya hukuk müşavirinin idare lehine biten davadaki vekalet ücretine etkisi ve katkısını değerlendirmesi hususu birim amiri olan ve üst yönetici tarafından görevlendirilen 1.Hukuk Müşavirine ait olduğu, Bu hususun Yönetmelikte Vekalet Ücreti Ödemesine Esas Veri Tablosu olarak belirtildiği, Bu nedenle ilama konu hukuk biriminde çalışan avukatların kendilerinin görevlendirilmeye başlanılmadan önce açılmış iç ilişkideki görevlendirmeye göre sorumluluklarında olan ve başka bir avukat ve hukuk müşavirinin vekalet ücreti ile ilişkilendirilmemiş dava dosyalarından kaynaklanan vekalet ücretlerini hak edeceğinin değerlendirildiği,

Buna göre … Büyükşehir Belediyesi Hukuk Müşavirliği tarafından Mali Hizmetler Daire Başkanlığının Sayıştay Başkanlığının ... tarih ve ... 2 sayılı sorgu takımı yazısının 1.maddesinde vekalet ücretlerinin dağıtımında konuyla ilgili mevzuat hükümlerine uyulmadığından bahisle 2014 yılı için …’e ödenen toplam … TL kamu zararına yol açılmasının sebebinin açıklanması ve 2014 yılı görev dönemlerinde bu avukatların takip edip sonuçlandırdığı davalar neticesinde tahsil edilen vekalet ücreti tutarlarının bildirilmesinin talep eden ... tarih ve ... sayılı yazısına cevaben yazılan yazı içeriğinde belirtilen ve …’ın görevlendirildiği davalarla ilgili olarak 2014 yılı için toplam … TL vekalet ücreti tahsilatı yapıldığı halde anılan tutarların %55’lik dilimden dosyayı takip eden avukata ödenmesinde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı ve bu tutarların tazmin kararının dışında tutulması gerektiği,

belirtilmiş ve Sayıştay ilamında yer alan tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmiştir.

Başsavcılık mütalaasında;

“… Büyükşehir Belediyesi 2016 yılı hesabının 7. Dairece yargılanması sonucu çıkarılan 18.05.2018 tarih ve 108 sayılı İlamın 1. maddesiyle verilen tazmin hükmüne karşı itirazda bulunan, Gerçekleştirme Görevlisi …’nin ilgi yazınız ekinde gönderilen temyiz dilekçesi incelenmiştir.

Dilekçede, 659 sayılı KHK ve bu kararnameye dayanılarak çıkarılan yönetmelik hükümlerine aykırı olarak, dava ve icra dosyası takibi yapmayan, dava ve icra takibi yapsa bile belediye lehine herhangi bir vekalet ücreti tahsilatı yapmayan ve ayrıca dağıtımın yapıldığı yıl (2014) içerisinde fiilen 6 ay göre yapmayan avukatlara yapılan vekalet ücreti dağıtım ödemesi nedeniyle oluşan … TL kamu zararının, raporda belirtilen sorumlulara ödettirilmesi yönündeki 108 sayılı ilamın 1. maddesine itiraz edilmektedir.

Sorumlu tarafından, ödemelerin mevzuata uygun yapıldığı ileri sürülerek ilamın 1. maddesine itiraz edilerek tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.

İlamda, konunun değerlendirilerek, sorumlunun itirazlarını da karşılayacak şekilde karar verildiği görülmüştür.

Bu nedenlerle, 108 sayılı ilamın 1. maddesi ile hüküm verilen kamu zararı için, ilam hükmünün bozulmasını ya da hükmün kaldırılmasını gerektirecek mahiyette yeni bir bilgi ve belge sunulmadığından, temyiz talebinin reddedilerek, yasa ve yönteme uygun düzenlenmiş bulunan Daire Kararının tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Arz olunur.” denilmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Rapor dosyası ve ekli belgelerin incelenmesi sonucunda; 2014 yılında Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil edilen vekalet ücretlerinin, 2014 yılı itibarıyla hukuk biriminde fiilen altı aydan az çalışmış olan, dava ve icra dosyası takibi yapmayan, dava ve icra takibi yapsa bile belediye lehine herhangi bir vekalet ücreti tahsilatı yapmayan avukatlara 2016 yılı içerisinde “2014 yılına ait olmak üzere vekalet ücreti dağıtımı” adıyla dağıtımının yapıldığı görülmüştür.

5393 saylı Belediye Kanununun “avukatlık ücretinin dağıtımı” başlıklı 82 nci maddesinde: “Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekâlet ücretlerinin; avukatlara (49 uncu maddeye göre çalıştırılanlar dâhil) ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır” denilmektedir. Belediye Kanununun bu hükmüne göre, tahsil edilen vekalet ücretlerinin dağıtımında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanacaktır.

26.09.2011 tarih ve 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname ile kamu kurumlarında hukuk hizmetlerinin yürütülmesi ile vekalet ücretlerinin dağıtılması esasları yeniden düzenlenmiştir. Bu Kararnamenin “Yürürlükten kaldırılan ve uygulanmayacak hükümler ile atıflar” kenar başlıklı 18 inci maddesinin ilk fıkrasında: “2/2/1929 tarihli ve 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Diğer mevzuatta 1389 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanun Hükmünde Kararnameye yapılmış sayılır” denilerek Belediye Kanununda 1389 sayılı Kanuna yapılan atıfların 659 sayılı KHK’ya yapılmış sayılacağı, dolayısıyla Belediyelerde de vekalet ücreti dağıtımının 659 sayılı KHK’da belirlenen esaslara göre yapılacağı hükme bağlanmıştır.

659 sayılı KHK’nın “Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” başlıklı 14 üncü maddesinde kurum lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin dağıtım esasları şu şekilde belirlenmiştir:

“(1) Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir.

(2) İdareler lehine karara bağlanan ve tahsil olunan vekalet ücretleri, hukuk biriminin bağlı olduğu idarenin merkez teşkilatında bir emanet hesabında toplanarak idare hukuk biriminde fiilen görev yapan personele aşağıdaki usul ve sınırlar dahilinde ödenir.

a) Vekalet ücretinin; dava ve icra dosyasını takip eden hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukata %55’i, dağıtımın yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olmak şartıyla, hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara %40’ı (…)(1) eşit olarak ödenir.

b) Ödenecek vekalet ücretinin yıllık tutarı; hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü, avukatlar için (10.000) gösterge (…)(1) rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçemez.

c) Yapılacak dağıtım sonunda arta kalan tutar, hukuk biriminde görev yapan ve (b) bendin-deki tutarları dolduramayan hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara ödenir. Bu dağıtım sonunda arta kalan tutar üçüncü bütçe yılı sonunda ilgili idarenin bütçesine gelir kaydedilir.

(3) Hizmet satın alınan avukatlara yapılacak ödemeler bu madde kapsamı dışındadır.”

659 sayılı KHK’nın 16 ncı maddesinde, bu KHK kapsamındaki vekalet ücretlerinin dağıtımına dair usullerin Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirleneceği ifade edilmiştir. KHK’nın bu hükmüne istinaden Bakanlar Kurulunca çıkarılan Vekalet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Ödenecek vekalet ücretinin limiti ve dağıtım şekli” başlıklı 6 ncı maddesinde:

“(1) Emanet hesabında toplanan vekalet ücretleri, vekalet ücretinden yararlanacak kişilere yıllık tutarı; (10.000) gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın oniki katını geçmemek üzere, aşağıdaki şekilde dağıtılır:

a) Dava veya icra dosyasını takip eden hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukata %55’i, vekalet ücreti dağıtımının yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olmak şartıyla, hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara %40’ı eşit olarak ödenir.

b) Davanın takibi ve sonuçlandırılmasında birbiri ardına veya birlikte hizmeti geçenlere (a) bendine göre ayrılan hisseler bu kişilerin hizmet ve karara tesir derecesine göre hukuk birim amiri tarafından paylaştırılır.

c) Dağıtımı yapılmayan %5’lik kısım muhasebe birimince Hazineye gelir kaydedilir.”

hükmü yer almaktadır.

5393 sayılı Kanunun “avukatlık ücretinin dağıtımı” kenar başlıklı 82 nci maddesi ve 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin “Yürürlükten kaldırılan ve uygulanmayacak hükümler ile atıflar” kenar başlıklı 18 inci maddesi gereği, belediyelerde avukatlık ücretlerinin dağıtımıyla ilgili olarak 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14 üncü maddesi hükümleri ve bu Kararnameye dayanılarak çıkarılan Vekalet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesi hükümleri uygulanacaktır.

Belirtilen mevzuat hükümleri doğrultusunda kurum davalarına ilişkin olarak tahsil edilen vekalet ücretlerinin dağıtımına esas olmak üzere her bir dava dosyasını hangi avukatın takip ettiği ve her bir dava dosyasıyla ilgili olarak tahsil edilen vekalet ücretinin kaydı tutulacaktır. Yıl içinde toplanan vekalet ücretinin %55’i dava veya icra dosyasını takip eden hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukata verilecektir. Toplanan vekalet ücretinin %40’ı ise icra ve dava dosyalarını takip etmeyen, takip etse bile vekalet ücreti tahsilatı yapmamış olan vekalet ücretinin dağıtımının yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle fiilen görev yapmış olmak şartıyla hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukatlara eşit olarak ödenecektir. Yani dava ve icra dosyasını takip etmeyen veya dava ve icra dosyası takip etse bile belediye lehine vekalet ücreti tahsil etmemiş olan hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukatlar yıl içerisinde hukuk biriminde fiilen altı aydan fazla görev yapmış olmak şartı ile bahsi geçen %40’lık ödemeden faydalanabilecektir. Dağıtımı yapılmayan %5’lik kısım ise Hazineye gelir kaydedilecektir.

İlam konusu uygulamada, Belediye hukuk biriminde … .2014 tarihinde göreve başlayan Avukat …, … .2014 tarihinde göreve başlayan Avukat …, … .2014 tarihinde göreve başlayan Avukat … ile … .2014 tarihinde göreve başlayan Avukat …’e bu birimde 2014 yılında fiilen altı ay görev yapmadıkları halde dava ve icra dosyasını takip edip etmediklerinin ve vekalet ücreti tahsil edip etmediklerinin ayrımı yapılmadan “2014 yılına ait vekalet ücreti dağıtımı” adıyla yıl içinde (2014 yılı) oniki ay çalışılmış gibi 659 sayılı KHK’da belirlenen bir yıllık üst limit tutarında vekalet ücreti ödenmiştir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri doğrultusunda;

  • 2014 yılı içerisinde hukuk biriminde altı ay süre ile fiilen görev yapmayan adı geçen avukatlara 2014 yılı içinde tahsil edilen vekalet ücretinin eşit dağıtılan %40’lık kısmından “2014 yılına ait olmak üzere vekalet ücreti dağıtımı” adıyla pay verilmesi mevzuata aykırıdır.

  • Adı geçen avukatlar 2014 yılına ait olmak üzere ancak görev dönemlerinde dava ve icra dosyası takip etmişlerse takip ettikleri dosyalar nedeniyle tahsil edilen vekalet ücretlerinin dağıtılan %55’lik kısmından aylık ve yıllık üst sınır dahilinde pay alabileceklerdir. Ancak bu avukatların görevlendirildikleri davalarla ilgili ödeme emri belgeleri ve muhasebe işlem fişleri ile eki belgelerin incelenmesi neticesinde, bu avukatların ilgili tarihlerdeki dava ve icra dosyalarının takibini yapmadıkları, ilgili dosyaların dava ve karar tarihlerinde belediyede henüz göreve başlamamış oldukları tespit edilmiştir. Dolayısıyla, adı geçen avukatların %55’lik kısımdan da “2014 yılına ait olmak üzere vekalet ücreti dağıtımı” kapsamında vekalet ücreti almaması gerekmektedir.

Özetle; İlamda adı geçen avukat personele 2014 yılı içerisinde vekalet ücreti dağıtımının yapılmamış olması mevzuata uygundur. İlama konu olan uygulamada 2016 yılı içerisinde “2014 yılına ait olmak üzere vekalet ücreti dağıtımı” yapılmış olması mevzuata aykırılık teşkil etmektedir. Çünkü bu kişiler 2014 yılı için vekalet ücreti dağıtımında %55 ve %40 pay elde edebilecek kişiler arasında değildir.

Bu itibarla, sorumlu iddialarının reddedilerek 108 sayılı ilamın 1 inci maddesiyle … TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE (…’nün aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı) oyçokluğuyla,

Karar verildiği 23.10.2019 tarih ve 46761 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

(Karşı oy gerekçesi

… karşı oy gerekçesi:

Rapor dosyası ve ekli belgelerin incelenmesi sonucunda; 2014 yılında Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil edilen vekalet ücretlerinin hukuk biriminde 2014 yılı için fiilen altı aydan az çalışmış olan, dava ve icra dosyası takibi yapmayan, dava ve icra takibi yapsa bile belediye lehine herhangi bir vekalet ücreti tahsilatı yapmayan avukatlara 2016 yılı içerisinde “2014 yılına ait olmak üzere vekalet ücreti dağıtımı” yapıldığı görülmüştür.

5393 saylı Belediye Kanununun “avukatlık ücretinin dağıtımı” başlıklı 82 nci maddesinde: “Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekâlet ücretlerinin; avukatlara (49 uncu maddeye göre çalıştırılanlar dâhil) ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır” denilmektedir. Belediye Kanununun bu hükmüne göre, tahsil edilen vekalet ücretlerinin dağıtımında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanacaktır.

26.09.2011 tarih ve 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname ile kamu kurumlarında hukuk hizmetlerinin yürütülmesi ile vekalet ücretlerinin dağıtılması esasları yeniden düzenlenmiştir. Bu Kararnamenin “Yürürlükten kaldırılan ve uygulanmayacak hükümler ile atıflar” başlıklı 18 inci maddesinin ilk fıkrasında: “2/2/1929 tarihli ve 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Diğer mevzuatta 1389 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanun Hükmünde Kararnameye yapılmış sayılır” denilerek Belediye Kanununda 1389 sayılı Kanuna yapılan atıfların 659 sayılı KHK’ya yapılmış sayılacağı, dolayısıyla Belediyelerde de vekalet ücreti dağıtımının 659 sayılı KHK’da belirlenen esaslara göre yapılacağı hükme bağlanmıştır.

659 sayılı KHK’nın “Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” başlıklı 14 üncü maddesinde kurum lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin dağıtım esasları şu şekilde belirlenmiştir:

“(1) Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir.

(2) İdareler lehine karara bağlanan ve tahsil olunan vekalet ücretleri, hukuk biriminin bağlı olduğu idarenin merkez teşkilatında bir emanet hesabında toplanarak idare hukuk biriminde fiilen görev yapan personele aşağıdaki usul ve sınırlar dahilinde ödenir.

a) Vekalet ücretinin; dava ve icra dosyasını takip eden hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukata %55’i, dağıtımın yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olmak şartıyla, hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara %40’ı (…)(1) eşit olarak ödenir.

b) Ödenecek vekalet ücretinin yıllık tutarı; hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü, avukatlar için (10.000) gösterge (…)(1) rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçemez.

c) Yapılacak dağıtım sonunda arta kalan tutar, hukuk biriminde görev yapan ve (b) bendin-deki tutarları dolduramayan hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara ödenir. Bu dağıtım sonunda arta kalan tutar üçüncü bütçe yılı sonunda ilgili idarenin bütçesine gelir kaydedilir.

(3) Hizmet satın alınan avukatlara yapılacak ödemeler bu madde kapsamı dışındadır.”

659 sayılı KHK’nın 16 ncı maddesinde, bu KHK kapsamındaki vekalet ücretlerinin dağıtımına dair usullerin Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirleneceği ifade edilmiştir. KHK’nın bu hükmüne istinaden Bakanlar Kurulunca çıkarılan Vekalet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Ödenecek vekalet ücretinin limiti ve dağıtım şekli” başlıklı 6 ncı maddesinde:

“(1) Emanet hesabında toplanan vekalet ücretleri, vekalet ücretinden yararlanacak kişilere yıllık tutarı; (10.000) gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın oniki katını geçmemek üzere, aşağıdaki şekilde dağıtılır:

a) Dava veya icra dosyasını takip eden hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukata %55’i, vekalet ücreti dağıtımının yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olmak şartıyla, hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara %40’ı eşit olarak ödenir.

b) Davanın takibi ve sonuçlandırılmasında birbiri ardına veya birlikte hizmeti geçenlere (a) bendine göre ayrılan hisseler bu kişilerin hizmet ve karara tesir derecesine göre hukuk birim amiri tarafından paylaştırılır.

c) Dağıtımı yapılmayan %5’lik kısım muhasebe birimince Hazineye gelir kaydedilir.”

hükmü yer almaktadır.

5393 sayılı Kanunun “avukatlık ücretinin dağıtımı” başlıklı 82 nci maddesi ve 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanunun -ilamda da yer verilen- hükümleri gereği, belediyelerde avukatlık ücretlerinin dağıtımıyla ilgili olarak 26.09.2011 tarih ve 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 14 üncü maddesi hükümleri ve bu Kararnameye dayanılarak çıkarılan Vekalet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesi hükümleri uygulanacaktır.

Belirtilen mevzuat hükümleri doğrultusunda kurum davalarına ilişkin olarak tahsil edilen vekalet ücretlerinin dağıtımına esas olmak üzere her bir dava dosyasını hangi avukatın takip ettiği ve her bir dava dosyasıyla ilgili olarak tahsil edilen vekalet ücretinin kaydı tutulacaktır. Yıl içinde toplanan vekalet ücretinin %55’i dava veya icra dosyasını takip eden hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukata verilecektir. Toplanan vekalet ücretinin %40’ı ise icra ve dava dosyalarını takip etmeyen, takip etse bile vekalet ücreti tahsilatı yapmamış olan vekalet ücretinin dağıtımının yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle fiilen görev yapmış olmak şartıyla hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukatlara eşit olarak ödenecektir. Yani dava ve icra dosyasını takip etmeyen veya dava ve icra dosyası takip etse bile belediye lehine vekalet ücreti tahsil etmemiş olan hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukatlar dağıtımın yapıldığı yıl içerisinde hukuk biriminde fiilen altı aydan fazla görev yapmış olmak şartı ile bahsi geçen %40’lık ödemeden faydalanabilecektir. Dağıtımı yapılmayan %5’lik kısım ise Hazineye gelir kaydedilecektir.

İlam konusu uygulamada, Belediye hukuk biriminde … .2014 tarihinde göreve başlayan Avukat …, … .2014 tarihinde göreve başlayan Avukat …, … .2014 tarihinde göreve başlayan Avukat … ile … .2014 tarihinde göreve başlayan Avukat …’e bu birimde 2014 yılında fiilen altı ay görev yapmadıkları halde dava ve icra dosyasını takip edip etmediklerinin ve vekalet ücreti tahsil edip etmediklerinin ayrımı yapılmadan “2014 yılına ait vekalet ücreti dağıtımı” adıyla 2014 yılı içinde oniki ay çalışılmış gibi 659 sayılı KHK’da belirlenen bir yıllık üst limit tutarında vekalet ücreti ödendiği ve bu ödemenin 2016 yılında yapıldığı görülmüştür.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar doğrultusunda;

  • Adı geçen avukatlar 2014 yılına ait olmak üzere ancak görev dönemlerinde dava ve icra dosyası takip etmişlerse takip ettikleri dosyalar nedeniyle tahsil edilen vekalet ücretlerinin dağıtılan %55’lik kısmından aylık ve yıllık üst sınır dahilinde pay alabileceklerdir. Ancak bu avukatların görevlendirildikleri davalarla ilgili ödeme emri belgeleri ve muhasebe işlem fişleri ile eki belgelerin incelenmesi neticesinde, bu avukatların ilgili tarihlerdeki dava ve icra dosyalarının takibini yapmadıkları, ilgili dosyaların dava ve karar tarihlerinde belediyede henüz göreve başlamamış oldukları tespit edilmiştir. Dolayısıyla, adı geçen avukatların %55’lik kısımdan da “2014 yılına ait olmak üzere vekalet ücreti dağıtımı” kapsamında vekalet ücreti almaması gerekmektedir.

  • 2014 yılı içerisinde hukuk biriminde altı ay süre ile fiilen görev yapmayan ancak dağıtımın yapıldığı 2016 yılı itibarıyla bir yılı aşkın süredir fiilen hukuk biriminde görev yapan adı geçen avukatlara 2014 yılı içinde tahsil edilen vekalet ücretinin eşit dağıtılan %40’lık kısmından 2016 yılında pay verilmesi mevzuata uygundur.

Özetle; İlamda adı geçen avukat personele 2016 yılı içerisinde 2014 yılına ait olmak üzere vekalet ücreti dağıtımı yapılması mevzuata uygundur. 659 sayılı KHK ve Vekalet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin yukarıda yer verilen hükümlerinde belirtildiği üzere, %40’lık dilimden pay alınabilmesinde belirleyici olan husus “dağıtımın yapıldığı yıl” içerisinde fiilen altı aydan fazla çalışılmış olmasıdır. Göreve başlama tarihleri 2014 yılının ikinci yarısında olan adı geçen avukatlar, dağıtımın yapıldığı 2016 yılı itibarıyla bir yılı aşkın süredir hukuk biriminde fiilen çalışmaktadır.

Bu itibarla, sorumlu iddialarının kabul edilerek 108 sayılı ilamın 1 inci maddesiyle … TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.

… karşı oy gerekçesi:

108 sayılı İlamın 1 inci maddesiyle; 2014 yılında Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil edilen vekalet ücretlerinin hukuk biriminde görev yapan avukatlara 2016 yılı içerisinde “2014 yılına ait olmak üzere vekalet ücreti dağıtımı” yapılmasının 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname ve buna bağlı olarak çıkarılan Vekalet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle tazmin hükmü verildiği görülmüştür.

5393 saylı Belediye Kanununun “avukatlık ücretinin dağıtımı” kenar başlıklı 82 nci maddesinde: “Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekâlet ücretlerinin; avukatlara (49 uncu maddeye göre çalıştırılanlar dâhil) ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır” denilmektedir. Belediye Kanununun bu hükmüne göre, tahsil edilen vekalet ücretlerinin dağıtımında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanacaktır.

26.09.2011 tarih ve 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname ile kamu kurumlarında hukuk hizmetlerinin yürütülmesi ile vekalet ücretlerinin dağıtılması esasları yeniden düzenlenmiştir. Bu Kararnamenin “Yürürlükten kaldırılan ve uygulanmayacak hükümler ile atıflar” kenar başlıklı 18 inci maddesinin ilk fıkrasında: “2/2/1929 tarihli ve 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Diğer mevzuatta 1389 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanun Hükmünde Kararnameye yapılmış sayılır” denilerek Belediye Kanununda 1389 sayılı Kanuna yapılan atıfların 659 sayılı KHK’ya yapılmış sayılacağı hükme bağlanmıştır.

Bununla birlikte, 659 sayılı KHK’nin “Amaç ve kapsam” başlıklı 1’ inci maddesine göre, “Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin amacı; genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri (Türkiye Büyük Millet Meclisi, Cumhurbaşkanlığı, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Sayıştay dâhil) ve özel bütçeli idarelerin hukuk hizmetlerinin etkili, verimli ve usul ekonomisine uygun şekilde yerine getirilmesine ve bu hizmetlerin yürütülmesinde uygulama birliğinin sağlanmasına yönelik usul ve esasların belirlenmesidir.” Dolayısıyla 659 sayılı KHK’nın kapsamında mahalli idareler yer almamaktadır.

Bu itibarla; avukatlık vekalet ücretlerinin dağıtımına ilişkin usul ve esasların belirlendiği 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin KHK kapsamında mahalli idarelerin yer almadığı anlaşıldığından, 108 sayılı ilamın 1 inci maddesine konu olan ve 659 sayılı KHK ve buna bağlı olarak çıkarılan Vekalet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu gerekçe gösterilen … TL’lik vekalet ücreti ödemesi ile ilgili olarak kaldırma kararı verilmesi gerekmektedir.

… karşı oy gerekçesi:

Dağıtımın yapıldığı yıl içerisinde fiilen altı aydan az çalışmış olan, dava ve icra dosyası takibi yapmayan, dava ve icra takibi yapsa bile belediye lehine vekalet ücreti tahsilatı yapmayan avukatlara vekalet ücreti dağıtılması suretiyle kamu zararına sebep olunduğu gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir. Tazmin hükmünün 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye dayandırıldığı anlaşılmaktadır.

Öncelikle söz konusu Kararnamenin Anayasaya aykırılığı sorununa değinilmesi gerekir. 11.02.2017 tarih ve 29976 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun ilgili maddesinin yürürlük tarihine kadar olan dönem içerisinde, Anayasa'da, Bakanlar Kuruluna ancak yetki kanununda belirtilen sınırlar içerisinde kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verilmesi öngörülmüştü. Anayasanın geçici 21 inci maddesinin (F) bendinde yer alan “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte yürürlükte bulunan kanun hükmünde kararnameler, tüzükler, Başbakanlık ve Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılan yönetmelikler ile diğer düzenleyici işlemler yürürlükten kaldırılmadıkça geçerliliğini sürdürür. Yürürlükte bulunan kanun hükmünde kararnameler hakkında 152 nci ve 153 üncü maddelerin uygulanmasına devam olunur” hükmü kapsamında halen hukuk sistemimizde yürürlükte bulunan kanun hükmünde kararnameler konu, amaç, kapsam ve ilkeleri yönünden hem dayandıkları yetki kanununa hem de Anayasa'ya uygun olmak zorundadırlar. Buna göre bir kanun hükmünde kararnamenin Anayasa'ya uygun olduğunun kabulü öncelikle konu, amaç, kapsam ve ilkeleri yönünden dayandığı yetki kanununa uygun olmasına bağlıdır. Yetkinin dışına çıkılması, kanun hükmünde kararnameyi Anayasa'ya aykırı duruma getirir.

6223 sayılı “Kamu Hizmetlerinin Düzenli, Etkin ve Verimli Bir Şekilde Yürütülmesini Sağlamak Üzere Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Teşkilat, Görev ve Yetkileri ile Kamu Görevlilerine İlişkin Konularda Yetki Kanunu”nun amacını düzenleyen 1. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde, kapsamına ilişkin düzenlemeler yer almış, aynı maddenin (2) numaralı fıkrasının (b) bendi ile bu bendin (7) numaralı alt bendinde ve son olarak ilkeler ve yetki süresine ilişkin hükümler yer almış, 2. maddenin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde, kamu personelinin “atanma, nakil, görevlendirilme, seçilme, terfi, yükselme, görevden alınma ve emekliye sevk edilme usul ve esasları”ndan söz edilmiş, ancak mali haklara ilişkin bir ibareye yer verilmemiştir. Dolayısıyla, 6223 sayılı Yetki Kanunu amaç, kapsam ve ilkeleri bakımından kamu personelinin mali ve sosyal haklarına ilişkin olarak Bakanlar Kuruluna doğrudan bir düzenleme yapma yetkisini vermediğine göre, 6223 sayılı Yetki Kanunu'nda öngörülen amaç, kapsam ve ilkeleriyle bağlantılı olmaksızın sırf mali konularda bir düzenleme yapılamayacağı açıktır.

Oysa 6223 sayılı Yetki Kanununa dayanılarak çıkartılan 659 sayılı KHK’nın “Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” başlıklı 14 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında,

“İdareler lehine karara bağlanan ve tahsil olunan vekalet ücretleri, hukuk biriminin bağlı olduğu idarenin merkez teşkilatında bir emanet hesabında toplanarak idare hukuk biriminde fiilen görev yapan personele aşağıdaki usul ve sınırlar dahilinde ödenir.

a) Vekalet ücretinin; dava ve icra dosyasını takip eden hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukata %55’i, dağıtımın yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olmak şartıyla, hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara %40’ı (…) eşit olarak ödenir.

b) Ödenecek vekalet ücretinin yıllık tutarı; hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü, avukatlar için (10.000) gösterge (…) rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçemez.

c) Yapılacak dağıtım sonunda arta kalan tutar, hukuk biriminde görev yapan ve (b) bendindeki tutarları dolduramayan hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara ödenir. Bu dağıtım sonunda arta kalan tutar üçüncü bütçe yılı sonunda ilgili idarenin bütçesine gelir kaydedilir.

(3) Hizmet satın alınan avukatlara yapılacak ödemeler bu madde kapsamı dışındadır.”

Şeklinde yapılan düzenleme, doğrudan mali haklara ilişkin bir düzenleme niteliğindedir ve bu haliyle 6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamında bulunmadığından Anayasa'nın 659 sayılı KHK’nın çıkarıldığı dönemde yürürlükte bulunan ve yürürlüğü devam eden KHK’lar için halen geçerli olan 91. maddesine aykırıdır.

Anayasasının 152’nci maddesinin birinci fıkrasında “Bir davaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakır.” Hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle konunun anayasaya aykırılık gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine götürülmesi ve bu konuda verilecek karara kadar davanın geri bırakılması gerekir.

Anayasaya aykırılık iddiası yerinde görülmediği takdirde,

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 146. maddesinde, bu Kanunun birinci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren memurların aylık, ücret, ödenek, hizmetle ilgili her çeşit ödeme ve bunların şekil ve şartları bakımından bu Kanundaki hükümlere tabi olacağı, memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemeyeceği, hiçbir yarar sağlanamayacağı belirtilmiştir. 657 sayılı Kanuna tabi personel için geçerli olan asıl kural budur. Ancak bazı devlet memurlarına 659 sayılı KHK ile yapılan değişiklik öncesinde, 146. maddenin üçüncü fıkrasıyla 657 sayılı Kanun dışında kalan yasalarla sağlanan haklardan yararlanma olanağı tanınmıştır. Bunlardan biri de 2.2.1929 tarihli ve 1389 sayılı Kanun ile katma bütçeli kurumların, il özel idareleri ve belediyeler ile bunlara bağlı birliklerin davalarını sonuçlandıran avukat ve saireye verilecek vekalet ücretine ilişkin kanun hükümleridir.

Ancak 659 sayılı KHK ile 657 sayılı kanunun 146'ncı maddesinin üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırıldığından, 657 sayılı kanunda avukatlara yapılacak vekalet ücreti ile ilgili bir düzenleme kalmamıştır. Her ne kadar kaldırılan fıkra hükmünün benzerine 659 sayılı KHK nın 14 üncü maddesinde yer verilerek konu yeni bir düzenlemeye kavuşturulmuş ise de esasen 146. Maddedeki “Memurlara … bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemez, hiçbir yarar sağlanamaz” hükmü gereği düzenlemenin KHK’da değil yine 657 sayılı Kanunda yapılması uygun olur. Ancak 5393 sayılı Kanunun Avukatlık ücretinin dağıtımı başlıklı 82. Maddesinde, “Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekâlet ücretlerinin; avukatlara (49 uncu maddeye göre çalıştırılanlar dâhil) ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kamın hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.” hükmü bulunmaktadır. Aynı Kanunun ‘Uygulanmayacak Hükümler’ başlıklı 84 üncü maddesinde ‘Bu Kanunla belediyenin sorumlu ve yetkili kılındığı görev ve hizmetlerle sınırlı olarak ... 14.7.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda bu Kanun hükümlerine aykırılık bulunması durumunda bu Kanun hükümleri uygulanır’ denildiğinden belediyede istihdam edilen avukatlar açısından 657 sayılı Kanunla 5393 sayılı Kanunun çelişir hale geldiği ve 5393 sayılı Kanunun 84 üncü maddesi hükmü gereğince 82. maddesinin uygulanması gerektiği düşünülebilir. Hal böyle olunca,

5216 sayılı Kanunun 28. Maddesinde “Belediye Kanunu ve diğer ilgili Kanunların bu kanuna aykırı olmayan hükümleri ilgisine göre büyükşehir, büyükşehir ilçe ve ilk kademe belediyeleri hakkında da uygulanır” hükmü ve 659 sayılı KHK 18. maddesindeki “2/2/1929 tarihli ve 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Diğer mevzuatta 1389 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanun Hükmünde Kararnameye yapılmış sayılır. …” hükmü birlikte değerlendirildiğinde, 5393 sayılı kanunda 1389 sayılı Kanuna atıf yapıldığından bu atfın 659 sayılı Kararnameye yapılmış olduğu kabul edilmelidir.

659 sayılı Kararnamenin yukarıda zikredilen 14. Maddesinin 2. Fıkrasının (a) bendinde vekalet ücretinin; dava ve icra dosyasını takip edenler ile dağıtımın yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olanlara nasıl ödeneceği açıklandıktan sonra, (b) bendinde yapılacak ödemenin üst sınırı belirlenmiş, ancak (c) bendinde belirtilen şekilde yapılacak dağıtım sonunda arta kalan tutarın, dava veya icra dosyası takibi veya belli bir süre şartı getirilmeden hukuk biriminde görev yapan ve (b) bendindeki tutarları dolduramayan hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara ödeneceği belirtilmiştir.

“Yapılan kamusal görev dağılımı gereği bir takım avukatlar fiilen duruşma avukatlığı yapıp, dava takip etmekte; bazı avukatlar ise dava takip etmeyip, duruşmalara girmeden, hazırlık ve büro çalışmalarını yürütmektedirler. Kimi durumlarda, davayı takip eden avukat değişebilmektedir. Bu durumda karşı tarafa yüklenen avukatlık ücretinin tamamının, davayı takip eden avukata ait olması halinde aynı kurum içinde paylaşmalı olarak görev yerine getiren avukatlar ve Kanunda sayılan diğer personel arasında eşitsizlik yaratacağı ve haksız bir durum ortaya çıkaracağı kuşkusuzdur.” (Anayasa Mahkemesi Kararı Esas Sayısı : 2010/97, Karar Sayısı : 2011/173, Tarih: 22.12.2011) Bu nedenle dağıtımın yapıldığı yıl içerisinde fiilen altı aydan az çalışmış olan, dava ve icra dosyası takibi yapmayan, dava ve icra takibi yapsa bile belediye lehine vekalet ücreti tahsilatı yapmayan avukatlara vekalet ücreti verilmeyeceği söylenemez.

Burada önemli olan (b) bendindeki limitin aşılmaması ve dağıtımın (a) bendindeki dağıtımdan arta kalan tutardan yapılmış olmasıdır. Daire ilamının bu açıdan gözden geçirilmesi için kararın bozulması gerekir.)

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:35

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim