Sayıştay 7. Dairesi 43015 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
43015
11 Nisan 2018
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2015
-
Daire: 7
-
Dosya No: 43015
-
Tutanak No: 44290
-
Tutanak Tarihi: 11.04.2018
-
Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
Konu: Belediyeye ait arsalar üzerinde belediye tarafından yaptırılan konutları satın alan vatandaşlara usulsüz kira ödemesi yapılması ve ilamsız icra giderlerinin belediye bütçesinden ödenmesi.
214 sayılı ilamın 51 inci maddesiyle; ... Belediyesi’ne ait arsalar üzerinde belediye tarafından yaptırılan konutları satın alan vatandaşlara usulsüz kira ödemesi yapılması ve ilamsız icra giderlerinin belediye bütçesinden ödenmesi suretiyle ... TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
Sayıştay Başsavcılığı temyiz talebinde bulunmuştur.
Başsavcılık temyiz dilekçesinde aynen:
“... Belediyesi 2015 yılı hesap ve işlemlerinin 7 nci Dairede yargılanması sonucunda düzenlenen 31.05.2017 tarih ve 214 sayılı ilamın 51 inci maddesi hükmünün sorumluluk yönüyle, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 33 maddesi uyarınca Başsavcılık tarafından temyiz edilmesi yönündeki Uzman Denetçi ... ’nın talebi.
... Belediyesi'ne ait arsalar üzerinde belediye tarafından yaptırılan konutları satın alan vatandaşlara usulsüz kira ödemesi yapılması ve ilamsız icra giderlerinin belediye bütçesinden ödenmesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verilmesi konusunda, sorumluluğun sadece harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisine tevcih edilmesi.
Daire kararında sorumluluk,
Denetçi görüşünde, icra masraflarının ödenmesinden ... 'nun da sorumlu olduğu ileri sürülmekte ise de, bu konuda ... ’nun sorumluluğunu doğuracak herhangi bir belge Denetçi tarafından sunulmadığından oluşan kamu zararından sorumluluğu bulunmamaktadır.
Sonuç olarak sorgu konusu ... TL’nin;
Kira yardımına hak kazanmayan kişilere kira yardımı ödemesinde bulunulmasından kaynaklanan ... TL’sinin, ... (Emlak ve İstimlak Daire Başkanı-Harcama Yetkilisi) ve ... 'a (Emlak Şube Müdür Vekili-Gerçekleştirme Görevlisi) müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunumun 53’iincü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizleri ile ödettirilmesine, (Üye ... ’nın “Sorgu konusu kira ödemeleri, ... Evleri Satış Şartnamesi hükümlerine göre yapılmıştır. Anılan şartname Belediye Encümeninin 22.08.2013 tarih ve 1410 sayılı kararı ile kurulan komisyon üyeleri tarafından oluşturulmuş, daha sonra da Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanmıştır. Bahis konusu konutların inşa edilmesi ile ilgili 08.05.2013 tarihinde yapılan 2013/40228 nolu ihale sonucunda 11.06.2013 tarihinde ... Ltd. Şti. ile sözleşme imzalanmış, sözleşmede iş bitim tarihi 01.11.2014 olarak belirlenmiştir. Ancak ... Evleri Satış Şartnamesinde konut teslim tarihi 1. Etap 280 konut için 23.04.2014, 2. Etap 320 Konut için 29.10.2014 tarihi olarak belirlenmiştir.
Diğer yandan 5393 sayılı Belediye Kanununun “Belediye başkanın görev ve yetkileri" başlıklı 38’inci maddesinin (a) fıkrasında “a) Belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek, belediyenin hak ve menfaatlerini korumak. ” belediye başkanının görev ve yetkileri arasına sayılmıştır. Bu doğrultuda belediye meclis kararına istinaden belediye encümenince oluşturulan bir komisyon marifetiyle hazırlanan ve yine encümen kararıyla yürürlüğe giren şartname hükümleri ile konutların etaplar halinde satışında belirlenen teslim tarihlerinin üst yöneticinin bilgisi ve inisiyatifi dahilinde olacağı muhakkaktır. Nitekim savunmalarda yer alan basın toplantısı kayıtlarından da üst yöneticinin ... Evleri konutlarının yapımı, satışı ve tesliminden bilgi sahibi olduğu anlaşılmaktadır.
Konut Yapım Sözleşmesinde işin bitim tarihi 01.11.2014 olmasına ve bu durumun ilgililerce biliniyor olmasına rağmen konutların alıcılara teslim tarihinin 23.04.2014 olarak belirlenmesi ve konutların bu tarihte teslim edilememesi nedeniyle kira bedeli ödenmek durumunda kalınması sonucu ortaya çıkan söz konusu kamu zararının, konutların yapım sözleşmesinde yer alan bitim tarihinden önce alıcılara teslim tarihi belirlemek ve belirlenen tarihte de teslim edilememesi halinde kira yardımı yapılmasını öngören satış şartnamesini düzenleyen Encümen üyeleri ve belediye teşkilatını sevk ve idare eden konumunda olan üst yönetici Belediye Başkanı ... ’ya ödettirilmesi gerekir.” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşılık) aynı Kanun’un 55’inci maddesi uyarınca ilamın tebliğinden itibaren altmış gün içinde temyiz başvurusu ve 56’ncı maddesi uyarınca ilamın tebliğinden itibaren 5 yıl içinde yargılamanın iadesi başvurusu yolları açık olmak üzere, oy çokluğuyla,
İlamsız icra masraflarının belediye bütçesinden ödenmesi ile ilgili olan ... TL’sinin ise ... (Emlak vec İstimlak Daire Başkanı-Harcama Yetkilisi) ve ... 'a (Emlak Şube Müdür Vekili-Gerçekleştirme Görevlisi) müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’iincü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizleri ile ödettirilmesine, (Üye ... ’nın “İşin sözleşmesinden kaynaklanan bir tutarın hak sahiplerine ödenmesine ilişkin olarak yapılan icra giderlerinin belediye bütçesinden ödenmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığından ilişik edilmemesi uygun olur” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşın) aynı Kanun’un 55’inci maddesi uyarınca ilamın tebliğinden itibaren altmış gün içinde temyiz başvurusu ve 56’ncı maddesi uyarınca ilamın tebliğinden itibaren 5 yıl içinde yargılamanın iadesi başvurusu yolları açık olmak üzere, oy çokluğuyla,” şeklinde yer almıştır.
Üst yönetici ... ’nın evraklarda imzası bulunmamaktadır. Ancak, sorumluların göndermiş oldukları savunmalarda yer alan web adresinde ... 'nın konuşması yer almaktadır. Konuşmanın web adresi aşağıdaki şekildedir:
(https://www.... )
Söz konusu konuşmadan, konutların teslim tarihinin (23 Nisan 2014 ve 29 Ekim 2014 tarihleri) ... tarafından belirlendiği anlaşılmıştır. Sorumluların göndermiş oldukları savunmalarda; konut teslim tarihinin ... tarafından belirlendiğinden bahsedilmiştir. Dolayısıyla, ... 'nın üst yönetici olarak sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Sorgu konusu kira ödemeleri, ... Evleri Satış Şartnamesi hükümlerine göre yapılmıştır. Bu şartnameyi Belediye Encümeninin 22.08.2013 gün ve 1410 sayılı kararı ile kurulan komisyon üyeleri oluşturmuştur. Bu komisyon ... , ... , ... , ... , ... , ... ve ... isimli kişilerden oluşmaktadır. Komisyonun oluşturduğu ... Evleri Satış Şartnamesi, Belediye Encümenimin ... gün ve ... sayılı kararı ile onaylanmıştır. Onaylayan komisyon ise ... , ... , ... . ... , ... , ... ve ... isimli kişilerden oluşmaktadır.
Bu sorgudaki kamu zararından ... Evleri Satış Şartnamesini oluşturan komisyonun üyeleri sorumlu olmamalıdır. Şartnamenin hazırlanması icrai nitelik taşımamaktadır. Şartnamenin geçerli olması ve icrai nitelik kazanması ancak onaylanma ile olmuştur. Bu nedenle şartnameyi onaylayan komisyonun üyeleri (Belediye Encümeninin ... gün ve ... sayılı kararı) sorumludur.
... TL'nin ödettirilmesinde sorumlu olarak Harcama Yetkilisi ... 'e, Gerçekleştirme Görevlisi ... 'a, Üst Yönetici ... ’ya, Diğer sorumlulardan (Şartnameyi Onaylayan encümen komisyonu üyeleri) ... , ... , ... , ... , ... , ... ve ... yer almalıdır.
Olması gerekirken sadece Harcama Yetkilisi olan aynı zamanda Emlak ve İstimlak Daire Başkanı ... ile gerçekleştirme görevlisi ve aynı zamanda Emlak Şube Müdür Vekili ... ’ın sorumlu tutulması doğru değildir.
Bu nedenle ... TL’nin ödettirilmesinde konusunda Üst Yönetici ... , Diğer sorumlulardan (Şartnameyi Onaylayan encümen komisyonu üyeleri) ... , ... ... , ... , ... , ... ve ... ’nın sorumlu olmadığına ilişkin verilen kararın bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
Açıklanan nedenlerle Dairenin sorumluluk yönünden verilen kararının bozulması uygun olur.
SONUÇ ve TALEP:
Başsavcılığımızca, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda 7’nci Dairenin 31.05.2017 gün ve 214 numaralı ilamının 51 'inci maddesinde tazmin hükmolunan tutarla ilgili ise Daire kararının, sorumluluk yönünden bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.”
denilmektedir.
Sorumluların Temyiz Karşılamaları
Üst Yönetici (... Belediye Başkanı) ... göndermiş olduğu dilekçede özetle;
... Belediyesi 2015 yılı hesap ve işlemlerinin 7. Dairede yargılanması sonucunda düzenlenen 31.05.2017 tarih ve 214 sayı lı il amın 51. Maddesi uyarınca Başsavcılık tarafından temyiz edilmesi neticesinde; ... Evleri Satış Şartnamesini onaylayan Belediye Encümeni ve dönemin Belediye Başkanı olarak şahsının da sorumlu olması gerektiği yönündeki iddianın hukuka uygun olmadığı,
Temyiz gerekçesinde “Şartnamenin geçerli olması ve icra nitelik kazanması ancak onaylama ile olmuştur ve bu nedenle şartnameyi onaylayan komisyonun üyeleri sorumludur” denildiği,
Encümen’in, Belediye’nin ikinci karar organı ve Belediye Meclisi’nin verdiği yetki kararına istinaden bahse konu kararı aldığı, kaldı ki, Encümen’in, karar organı olduğu ve belirtildiği gibi bir eylemde bulunamayacağı, çünkü icrai bir organ olmadığı, mesela, imara aykırı bir yapı veya yıkım tehlikesi bulunan bir yapı ile ilgili, Belediye Encümeninin, yıkım kararı aldığı zaman yıkım işini belediyenin başka bir biriminin yapacağı, yıkımı yapan belediye biriminin yıkım sırasında gerekli güvenlik tedbirlerini almadan yaptığı yıkım sırasında herhangi bir olay vuku bulmuşsa bunun sorumlusunun Belediye Encümeni mi olacağı,
Bununla birlikte, herhangi bir belgede imzası olmamasına rağmen, yaptığı bir açıklamadan dolayı sorumlu tutulmasının açıkça hukuka aykırı olduğu, 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Yasası’nın 71. Maddesinde Kamu zararının; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması şeklinde tanımlandığı,
Belediye Encümenince onaylanan ... Evleri Satış Şartnamesine bakıldığında; mevzuata aykırı bir durumun söz konusu olmadığı,
- İki etap halinde satışı yapılan konutların satış şartnamesinde öngörülen sürede bitirilemeyeceği aşikardır diyen Sayın Denetçinin, bu konuda somut bir bilgi ve bilirkişi raporuna dayanmayan sübjektif bir değerlendirmede bulunduğu, bahse konu işin takibini gösteren Aylık İş İlerleme Raporu’nun incelenmediği, adeta niyet okunduğu,
- Etap konutların 23 Nisan 2014 tarihine yetişip yetişmeyeceğini Aylık İş İlerleme Raporu’nu incelemiş olsaydı veya bir bilirkişiye inceletseydi görmüş olacağı, (EK-1),
30 Mart 2014 tarihinde 1. Etap Konutların % 90.7’sinin bittiği ve Aylık İş İlerleme Raporu baz alındığında kalan % 9.3’lük işin 23 Nisan 2014’e kadar tamamlanmasının mümkün olduğunun görüldüğü, Şöyle ki;
İşyerinin müteahhitte teslim tarihinin 20.06.2013
Görev süresinin sonunun 30.03.2014
İşin % 91’inin 280 günde yapılmışsa
İşin % 9’ unun kaç günde yapılabileceği?
Basit bir orantıyla 28 günde yapılacağının aşikar olduğu,
Dolayısıyla, kamu zararı ile Encümen Kararı ve şahsı arasında kurulan illiyet bağının yanlış olduğu, kamu zararına Encümen kararının değil, % 90.7’si tamamlanmış olan işin % 9.3’ünü tamamlamayan ve tamamlandığı halde kabulünü geciktirenlerin yol açtığı,
- Kamu zararının, kendi eylemleri sonucunda gerçekleşmediği, çünkü 30 Mart 2014 tarihinde yapılan Yerel Yönetim Seçimlerden sonra Belediye Başkanlığı görevinin sona erdiği, kamu zararına ilişkin ödeme evraklarında tasarrufunun olmasının mümkün olmadığı gibi imzasının da bulunmadığı, burada yeni yönetimin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan bir kamu zararının söz konusu olduğu, Şöyleki; Sayın Denetçi’nin Raporunda; 23 Nisan 2014’te yetişmeyeceği aşikardır dediği 1.Etap (280 adet) konutların tamamlandığı, teslim edilecek seviyede olduğu ve 08 Mayıs 2014 tarihinde hak sahiplerine teslimatı yapılması amacıyla sadece ... ada 1 parseldeki 280 adet konut için Kısmi geçici kabul komisyonu kurulması oluru’nun Başkanlık makamından alındığı,( EK:2).
Yüklenici ... Ltd. Şti. nin, 26 Mayıs 2014 tarihinde İdare’ye yazdığı dilekçede (EK:3) 26.05.2014 tarihi itibari ile Konutların Kısmi yapım işleri geçici kabul teklif belgesi ile kabule hazır hale geldiğini belirterek kabul işlemlerinin yapılmasını istediği, bunun üzerine, İdare adına müşavirlik yapan ... A. Ş. elemanlarınca 30.05.2014 tarihinde inşaat mahallinde yapılan ön incelene sonucunda “isin sözleşmesine uygun olarak bitirilmiş olduğu, konutların İdare (Belediye) tarafından teslim alınması için geçici kabulün yapılması gerektiği” belirtildiği, (EK:4)
Ancak ne hikmetse, 26.05.2014 tarihi itibariyle eksiksiz olarak tamamlanmış olduğu belirtilen söz konusu konutların geçici kabul komisyonunun, Belediye Başkanlığınca 10.07.2014 tarihine kadar teşkil olunamadığı, (EK:5)
İşin daha vahim tarafının, bu komisyonun da görevlendirildiği tarihten tam iki ay sonra, 11 Eylül 2014 tarihinde geçici kabulü yaptığı, inşaatın şartnamelere uygun olarak tutanağa bağlandığı, (EK:6)
- Yeni yönetimin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan bir diğer hususun da kira ödemesi yapılan 152 kişiden 147 kişinin kira ödemesine hak kazanmamış olması olduğu, satış şartnamesinin 6. Maddesinin (c) ile 7. Maddesinin (a) ve (b) bentleri birlikte değerlendirildiğinde 1. Etap konutların bedelinin tamamının öngörülen teslim tarihinde yani 23 Nisan 2014’te; 2.Etap’ın ise 29 Ekim 2014’te ödenmesi gerektiğini Sayın Denetçi Raporunda belirtildiği, dolayısıyla, kira ödemesini hak etmeyen konut sahibine ödemeyi yapanların sorumlu olduğunun açıkça tespit edildiği,
Kamu zararından bahsedebilmek için mutlaka kusurun varlığından söz edilmesi gerektiği, o kamu görevlisinin kasıtlı veya ihmalkar davranışının ortaya konulması gerektiği, aksi takdirde kamu zararından söz etmenin mümkün olmadığı, kira ödemesini hak etmeyen konut sahibine başkası tarafından yapılan ödemeden, o tarihte Belediye Başkanı olmadığı halde kendisinin nasıl sorumlu olabileceği,
Bununla birlikte, sorgu raporunda belirtildiği üzere Konut sahiplerinin, Belediyece icraya yönlendirilmesi: kira yardımının salt konut maliklerinin İLAMSIZ İCRA TAKİBİ yapması ile ödenmesi, üstelik bunun hukuki görüş alınarak yapılmış olmasının kamu zararına kimin veya kimlerin yol açtığının bariz bir sekilde görüldüğü, kaldı ki, ilamsız icranın, adı üzerinde bir ilama dayanmayan, idare açısından hiçbir zorlayıcılığı ve bağlayıcılığı olmayan bir icra yöntemi olduğu,
- Rapordaki diğer çelişkiden birinin de, konutların 23 Nisan 2014 tarihine yetişmeyeceği düşüncesiyle kira ödenmesi kararı nedeniyle kendilerinin sorumlu tutulması yanında ; “… yeni yönetim (İdare), konutların teslim tarihini 01.11.2014 tarihi olarak düşünmüş ve tüm konut sahiplerine konut bedelinin tamamını ödemeleri için 01.11.2014 tarihine kadar süre vermiştir, ancak süre verme yetkisi yoktur ve kira ödemesi yaptığı 152 kişiden ancak 5’i kirayı hak etmiştir.” diyen Sayın Denetçinin, yeni yönetimi sadece icra masraflarından dolayı sorumlu tutmasının da ilginç olduğu,
SONUÇ OLARAK:
Kamu zararında genel olarak sorumluluktan bahsedebilmek için,
- Fiil (davranış), 2) Zarar, c) İlliyet bağı, 4) Kusur sorumluluğu için “kusur” (hukuka aykırılık) unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, bu unsurlardan birisi eksik ise, sorumluluktan söz edilemeyeceği, illiyet bağının yani zararın, zarara neden olan kamu görevlisinin işlem ve eyleminden meydana geldiğinin net bir şekilde ortaya konulması gerektiği, Buradan hareketle;
-
Sayın Denetçinin, 30 Mart 2014 tarihinde yeni yönetimin oluşması nedeniyle kendilerinin sorumluluğunun inkıtaya uğradığını, oluşan kamu zararına kendilerinin değil, yeni yönetimin sebep olduğunu göz ardı ettiği, (müşavir firma tarafından 30.05.2014 tarihinde işin sözleşmesine uygun olarak bitirilmiş olduğu ve geçici kabulün yapılması gerektiğini belirten belgeye dikkat etmediği) dolayısıyla, kamu zararına kendilerinin davranışının yol açmadığı,
-
İki etap halinde satış yapılan konutların satış şartnamesinde öngörülen sürede bitirilemeyeceği aşikardır diyen Sayın Denetçinin, bu konuda somut bir bilgi ve bilirkişi raporuna dayanmayan sübjektif bir değerlendirmede bulunduğu; bahse konu işin takibini gösteren Aylık İş İlerleme Raporu’nu incelemediği, Sayın Denetçinin, kamu zararı ile sorumlular arasında yanlış bir illiyet bağı kurduğu,
-
İnşaatın bitirilmesine rağmen kabulünün geciktirilmesi ve satış şartnamesine göre hak etmediği halde ilgililere kira ödenmesi ile ilgili hiçbir işlemde kusuru, ihmali veya imzası bulunmayan şahsının, kamu zararına sebep olmakla itham edildiği, bu durumun kamu zararının genel unsurları bakımından hem davranış ve kusur hem de illiyet bağı yönünden hukuka aykırı olduğu,
Söz konusu gecikmeye kamu zararının müsebbibinin şahsının olmadığı, Encümen olarak aldıkları kararın yürütülmesinden ilgili birimin sorumlu olması gerektiği; Encümenin icrai nitelikte olmadığı dolayısıyla zarara yol açan ihmali veya icrai bir eylemlerinin olmadığı hususunun yukarıda arz olunan bilgi ve belgeler muvacehesinde açıkça ortada olduğu, dolayısıyla kamu zararı oluşmasına sebebiyet verdiğini kabul etmediğini, Yüksek heyetten 7. Dairenin 31.05.2017 tarih ve 214 sayılı ilamının onaylanmasını talep ettiğini, savunmasının bundan ibaret olup, duruşma talebinde bulunduğunu belirtmiştir.
Diğer sorumlular (Şartnameyi onaylayan Encümen Komisyon Üyeleri); ... , ... , ... , ... , ... , ... ve ... göndermiş oldukları aynı mahiyetteki dilekçelerinde özetle;
... Belediyesi 2015 yılı hesap ve işlemlerinin 7. Dairede yargılanması sonucunda düzenlenen 31.05.2017 tarih ve 214 sayı lı il amın 51. Maddesi uyarınca Başsavcılık tarafından temyiz edilmesi neticesinde; ... Evleri Satış Şartnamesini onaylayan Belediye Encümeni olarak şahsının da sorumlu olması gerektiği yönündeki iddianın hukuka uygun olmadığı,
Temyiz gerekçesinde “Şartnamenin geçerli olması ve icra nitelik kazanması ancak onaylama ile olmuştur ve bu nedenle şartnameyi onaylayan komisyonun üyeleri sorumludur” denildiği,
Encümen’in, Belediye’nin ikinci karar organı ve Belediye Meclisi’nin verdiği yetki kararına istinaden bahse konu kararı aldığı, kaldı ki, Encümen’in, karar organı olduğu ve belirtildiği gibi bir eylemde bulunamayacağı, çünkü icrai bir organ olmadığı, mesela, imara aykırı bir yapı veya yıkım tehlikesi bulunan bir yapı ile ilgili, Belediye Encümeninin, yıkım kararı aldığı zaman yıkım işini belediyenin başka bir biriminin yapacağı, yıkımı yapan belediye biriminin yıkım sırasında gerekli güvenlik tedbirlerini almadan yaptığı yıkım sırasında herhangi bir olay vuku bulmuşsa bunun sorumlusunun Belediye Encümeni mi olacağı,
5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Yasası’nın 71. Maddesinde Kamu zararının; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması şeklinde tanımlandığı,
Belediye Encümenince onaylanan ... Evleri Satış Şartnamesine bakıldığında; mevzuata aykırı bir durumun söz konusu olmadığı,
- İki etap halinde satışı yapılan konutların satış şartnamesinde öngörülen sürede bitirilemeyeceği aşikardır diyen Sayın Denetçinin, bu konuda somut bir bilgi ve bilirkişi raporuna dayanmayan sübjektif bir değerlendirmede bulunduğu, bahse konu işin takibini gösteren Aylık İş İlerleme Raporu’nun incelenmediği, adeta niyet okunduğu,
- Etap konutların 23 Nisan 2014 tarihine yetişip yetişmeyeceğini Aylık İş İlerleme Raporu’nu incelemiş olsaydı veya bir bilirkişiye inceletseydi görmüş olacağı, (EK-1),
30 Mart 2014 tarihinde 1. Etap Konutların % 90.7’sinin bittiği ve Aylık İş İlerleme Raporu baz alındığında kalan % 9.3’lük işin 23 Nisan 2014’e kadar tamamlanmasının mümkün olduğunun görüldüğü, Şöyle ki;
İşyerinin müteahhitte teslim tarihinin 20.06.2013
Görev süresinin sonunun 30.03.2014
İşin % 91’inin 280 günde yapılmışsa
İşin % 9’ unun kaç günde yapılabileceği?
Basit bir orantıyla 28 günde yapılacağının aşikar olduğu,
Dolayısıyla, kamu zararı ile Encümen Kararı arasında kurulan illiyet bağının yanlış olduğu, kamu zararına Encümen kararının değil, % 90.7’si tamamlanmış olan işin % 9.3’ünü tamamlamayan ve tamamlandığı halde kabulünü geciktirenlerin yol açtığı,
- Kamu zararının, kendi eylemleri sonucunda gerçekleşmediği, çünkü 30 Mart 2014 tarihinde yapılan Yerel Yönetim Seçimlerden sonra kendisine görev verilmediği, kamu zararına ilişkin ödeme evraklarında tasarrufunun olmasının mümkün olmadığı gibi imzasının da bulunmadığı, burada yeni yönetimin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan bir kamu zararının söz konusu olduğu, Şöyleki; Sayın Denetçi’nin Raporunda; 23 Nisan 2014’te yetişmeyeceği aşikardır dediği 1.Etap (280 adet) konutların tamamlandığı, teslim edilecek seviyede olduğu ve 08 Mayıs 2014 tarihinde hak sahiplerine teslimatı yapılması amacıyla sadece ... ada 1 parseldeki 280 adet konut için Kısmi geçici kabul komisyonu kurulması oluru’nun Başkanlık makamından alındığı,( EK:2).
Yüklenici ... Ltd. Şti. nin, 26 Mayıs 2014 tarihinde İdare’ye yazdığı dilekçede (EK:3) 26.05.2014 tarihi itibari ile Konutların Kısmi yapım işleri geçici kabul teklif belgesi ile kabule hazır hale geldiğini belirterek kabul işlemlerinin yapılmasını istediği, bunun üzerine, İdare adına müşavirlik yapan ... A.Ş. elemanlarınca 30.05.2014 tarihinde inşaat mahallinde yapılan ön incelene sonucunda “isin sözleşmesine uygun olarak bitirilmiş olduğu, konutların İdare (Belediye) tarafından teslim alınması için geçici kabulün yapılması gerektiği” belirtildiği, (EK:4)
Ancak ne hikmetse, 26.05.2014 tarihi itibariyle eksiksiz olarak tamamlanmış olduğu belirtilen söz konusu konutların geçici kabul komisyonunun, Belediye Başkanlığınca 10.07.2014 tarihine kadar teşkil olunamadığı, (EK:5)
İşin daha vahim tarafının, bu komisyonun da görevlendirildiği tarihten tam iki ay sonra, 11 Eylül 2014 tarihinde geçici kabulü yaptığı, inşaatın şartnamelere uygun olarak tutanağa bağlandığı, (EK:6)
- Yeni yönetimin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan bir diğer hususun da kira ödemesi yapılan 152 kişiden 147 kişinin kira ödemesine hak kazanmamış olması olduğu, satış şartnamesinin 6. Maddesinin (c) ile 7. Maddesinin (a) ve (b) bentleri birlikte değerlendirildiğinde 1. Etap konutların bedelinin tamamının öngörülen teslim tarihinde yani 23 Nisan 2014’te; 2.Etap’ın ise 29 Ekim 2014’te ödenmesi gerektiğini Sayın Denetçi Raporunda belirtildiği, dolayısıyla, kira ödemesini hak etmeyen konut sahibine ödemeyi yapanların sorumlu olduğunun açıkça tespit edildiği,
Kamu zararından bahsedebilmek için mutlaka kusurun varlığından söz edilmesi gerektiği, o kamu görevlisinin kasıtlı veya ihmalkar davranışının ortaya konulması gerektiği, aksi takdirde kamu zararından söz etmenin mümkün olmadığı, kira ödemesini hak etmeyen konut sahibine başkası tarafından yapılan ödemeden, o tarihte Belediye Başkanı olmadığı halde kendisinin nasıl sorumlu olabileceği,
Bununla birlikte, sorgu raporunda belirtildiği üzere Konut sahiplerinin, Belediyece icraya yönlendirilmesi: kira yardımının salt konut maliklerinin İLAMSIZ İCRA TAKİBİ yapması ile ödenmesi, üstelik bunun hukuki görüş alınarak yapılmış olmasının kamu zararına kimin veya kimlerin yol açtığının bariz bir sekilde görüldüğü, kaldı ki, ilamsız icranın, adı üzerinde bir ilama dayanmayan, idare açısından hiçbir zorlayıcılığı ve bağlayıcılığı olmayan bir icra yöntemi olduğu,
- Rapordaki diğer çelişkiden birinin de, konutların 23 Nisan 2014 tarihine yetişmeyeceği düşüncesiyle kira ödenmesi kararı nedeniyle kendilerinin sorumlu tutulması yanında ; “… yeni yönetim (İdare), konutların teslim tarihini 01.11.2014 tarihi olarak düşünmüş ve tüm konut sahiplerine konut bedelinin tamamını ödemeleri için 01.11.2014 tarihine kadar süre vermiştir, ancak süre verme yetkisi yoktur ve kira ödemesi yaptığı 152 kişiden ancak 5’i kirayı hak etmiştir.” diyen Sayın Denetçinin, yeni yönetimi sadece icra masraflarından dolayı sorumlu tutmasının da ilginç olduğu,
SONUÇ OLARAK:
Kamu zararında genel olarak sorumluluktan bahsedebilmek için,
- Fiil (davranış), 2) Zarar, c) İlliyet bağı, 4) Kusur sorumluluğu için “kusur” (hukuka aykırılık) unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, bu unsurlardan birisi eksik ise, sorumluluktan söz edilemeyeceği, illiyet bağının yani zararın, zarara neden olan kamu görevlisinin işlem ve eyleminden meydana geldiğinin net bir şekilde ortaya konulması gerektiği, Buradan hareketle;
-
Sayın Denetçinin, 30 Mart 2014 tarihinde yeni yönetimin oluşması nedeniyle kendilerinin sorumluluğunun inkıtaya uğradığını, oluşan kamu zararına kendilerinin değil, yeni yönetimin sebep olduğunu göz ardı ettiği, (müşavir firma tarafından 30.05.2014 tarihinde işin sözleşmesine uygun olarak bitirilmiş olduğu ve geçici kabulün yapılması gerektiğini belirten belgeye dikkat etmediği) dolayısıyla, kamu zararına kendilerinin davranışının yol açmadığı,
-
İki etap halinde satış yapılan konutların satış şartnamesinde öngörülen sürede bitirilemeyeceği aşikardır diyen Sayın Denetçinin, bu konuda somut bir bilgi ve bilirkişi raporuna dayanmayan sübjektif bir değerlendirmede bulunduğu; bahse konu işin takibini gösteren Aylık İş İlerleme Raporu’nu incelemediği, Sayın Denetçinin, kamu zararı ile sorumlular arasında yanlış bir illiyet bağı kurduğu,
-
İnşaatın bitirilmesine rağmen kabulünün geciktirilmesi ve satış şartnamesine göre hak etmediği halde ilgililere kira ödenmesi ile ilgili hiçbir işlemde kusuru, ihmali veya imzası bulunmayan şahsının, kamu zararına sebep olmakla itham edildiği, bu durumun kamu zararının genel unsurları bakımından hem davranış ve kusur hem de illiyet bağı yönünden hukuka aykırı olduğu,
Söz konusu gecikmeye kamu zararının müsebbibinin şahsının olmadığı, Encümen olarak aldıkları kararın yürütülmesinden ilgili birimin sorumlu olması gerektiği; Encümenin icrai nitelikte olmadığı dolayısıyla zarara yol açan ihmali veya icrai bir eylemlerinin olmadığı hususunun yukarıda arz olunan bilgi ve belgeler muvacehesinde açıkça ortada olduğu, dolayısıyla kamu zararı oluşmasına sebebiyet verdiğini kabul etmediğini, Yüksek heyetten 7. Dairenin 31.05.2017 tarih ve 214 sayılı ilamının onaylanmasını talep ettiğini, savunmasının bundan ibaret olup, duruşma talebinde bulunduğunu belirtmiştir.
Başsavcılığın İkinci Dilekçesinde
Başsavcılık ikinci dilekçesinde aynen:
“…Başsavcılık temyiz talebine karşılık, sorumlu dilekçeleri incelenmiş olup, adı geçenler tarafından ileri sürülen gerekçeler; 11.08.2017 tarih ve 171550-47 sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı anlaşıldığından, yargılamanın söz konusu mütalaamıza göre karar bağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.”
denilmektedir.
İlgililere Başsavcılığın ikinci temyiz dilekçesi bildirilmiş olup Kurulumuza herhangi bir karşılama yazısı gönderilmemiştir.
Duruşma talep eden sorumlulardan ... , ... , ... , ... , ... , ... ve. ... ’ya duruşma gününe ilişkin tebligat yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunmadıkları, kanuni bir vekil göndermedikleri ve duruşmada hazır bulunmama nedenlerini kabul edilebilir bir belge ile tevsik etmedikleri anlaşılmış olup diğer yandan sorumlular ... , ... ve vekili Avukat ... ile Sayıştay Başsavcılığının sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
214 sayılı İlamın 51 inci maddesiyle; ... Belediyesi’ne ait arsalar üzerinde belediye tarafından yaptırılan konutları satın alan vatandaşlara usulsüz kira ödemesi yapılması ve ilamsız icra giderlerinin belediye bütçesinden ödenmesi suretiyle ... TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
Anayasaya Aykırılık İddiasına İlişkin Olarak
... Belediyesi 2015 yılı hesabı ile ilgili olarak düzenlenen yargılamaya esas rapor 02.03.2017 tarihinde, Sayıştay 7 nci Dairesinde 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 49 uncu maddesi gereğince yargılanmış ve bu yargılama sonucunda 214 numaralı İlam düzenlenmiştir.
Söz konusu İlam hükmüne karşı Hesabın Denetçisi Uzman Denetçi ... tarafından 15.06.2017 tarihinde, Başsavcılık Makamına sunulmak üzere, Başkanlık Makamına anılan hesap ile ilgili olarak düzenlenen 214 numaralı İlamın bazı maddelerinin temyiz edilmesi talebini içeren müzekkere yazılmıştır.
Anılan müzekkerede Uzman Denetçi ... tarafından 214 numaralı İlamın 30, 43, 44, 49 ve 51 inci maddelerinin temyiz edilmesi Başsavcılık Makamından talep edilmiştir.
Başsavcılık Makamının 10.08.2017 tarih ve 46 sayılı müzekkeresi ile anılan talebe dair olmak üzere; 30, 43, 44 ve 49 uncu maddelerle ilgili olarak yapılan incelemede Dairece verilen kararın temyiz edilmesine gerek olmadığı; 51 inci madde ile ilgili olarak sorumluluk yönünden temyize gidilmesinin uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Bunun üzerine Uzman Denetçi ... tarafından hazırlanan ve Başkanlık kayıtlarına 27.10.2017 tarih ve 1714325 numara ile girenn ve Başkanlık Makamının da 06.11.2017 tarih ve 1716021 sayılı yazısıyla Temyiz Kurulu Başkanlığına havale edilen ikinci bir müzekkere daha yazılmıştır.
Uzman Denetçi ... , ikinci müzekkeresinde; ... Belediyesi 2015 yılı hesabına ilişkin ilamın Temyiz Kurulunda yapılacak görüşmesinde 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “Başsavcılık” başlıklı 33’üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer alan, “İlama ilişkin yargılamaya esas raporları hazırlayan denetçiler tarafından yapılan temyiz istemini gerçekleştirir veya temyiz isteminde bulunmama gerekçesini, ilgili denetçiye bildirilmek üzere Başkanlık makamına sunar. İlamların infazını izler ve bu hususla ilgili gerekli işlemleri yapar.” düzenlemesindeki “veya temyiz isteminde bulunmama gerekçesini, ilgili denetçiye bildirilmek üzere Başkanlık makamına sunar.” ibaresinin davanın görüşülmesi sırasında Anayasanın 2 nci maddesindeki hukuk devletine aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesine götürülmesini istemektedir.
Denetçi tarafından dile getirilen anayasaya aykırılığın gerekçesi aşağıdaki şekildedir:
“…
Kamu zararlarına ilişkin sorgu hesabı denetleyen Denetçi/Ekip tarafından yazılarak sorumluların savunmaları alınarak yargılamaya esas rapor yazılmaktadır. Yazılan kamu zararlarına ilişkin savcı ve üye görüş verdikten sonra hesap Dairede yargılanmaktadır. Raporun yargılanma sonrasında tazmin veya ilişilecek bir husus bulunmadığına karar verilmektedir.
İlama konu kamu zararı sorgusunun tarafları yargılamaya esas raporu yazan Denetçi/Ekip ile savunmaları alınan sorumlular olmalıdır. Ancak Kanunda sorguyu yazan denetçi, taraf kabul edilmediği için temyiz başvurusunda da bulunamamaktadır. Denetçiye temyiz hakkı Başsavcılık üzerinden dolaylı bir şekilde verilmiştir.
Sorumluların Temyiz Kuruluna başvurma hakkı direkt tanındığı halde, diğer taraf olarak kabul edilmesi gereken Denetçiye bu hak ancak Başsavcılığa iletilmek suretiyle verilmiştir. Başsavcılık uygun görmediği durumda iddia edilen konu temyiz kurulunu önüne gelmeden kesin olarak tamamlanmış olmaktadır. Örneğin Kanuna veya Temyiz Kurulunun istikrarlı kararlarına aykırı olarak Dairede 3/2 çoğunlukla verilen bir karara karşı Denetçi temyiz talebinde bulunduğu halde savcılığın Daire kararında karşılandığını ifade etmesi durumunda açıkça Kanuna ve istikrar bulmuş kararlara aykırı olan konu Temyiz Kurulunun önüne gelmemektedir.
Denetçinin konuyu temyiz edebilmesine aracılık eden Başsavcılığın temyiz isteminde bulunmamasına karşı bir itiraz merciinin olmaması da sürecin sağlıklı işlemesine engel teşkil etmektedir.
Hukuk devleti adil yargılanma hakkını içerir. Adil yargılanma ise silahların eşitliği ilkesini barındırır. Sorumluların Temyiz Kuruluna başvurma hakkı direkt tanındığı halde, diğer taraf olan Denetçiye bu hakkın Başsavcılık kanalıyla tanınması ve Başsavcılığın konuyu Temyiz Kuruluna götürmemesi kararına karşı bir itiraz merci tanınmaması silahların eşitliği ilkesine uygun değildir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine göre genel ve geniş kapsamlı bir kavram olan “hakkaniyetin en önemli gereği, taraflar arasında “silahların eşitliği”, diğer bir deyimle, mahkeme önünde sahip olunan hak ve yükümlülükler açısından taraflar arasında tam bir eşitliğin sağlanması ve bu dengenin bütün yargılama boyunca korunmasıdır. (Del court/Belçika 1970, Monnel ve Morris/İngiltere 1987,Ekbatani/İsveç 1988)
Temyiz Kurulunun önünde ... Belediyesi 2015 yılı hesabına ilişkin ilamın 51’inci maddesine ilişkin konu tarafımca sorumluluk yönünden temyiz talebinde bulunulmuş ve Başsavcılığında bu talebi uygun bularak götürdüğü bir dava bulunmaktadır. 6085 sayılı Kanun’un 33’üncü maddesi bu davada uygulanabilecek kuraldır.
SONUÇ:
... Belediyesi 2015 yılı hesabına ilişkin ilamın 51’inci maddesinin Temyiz Kumlunda yapılacak görüşmesinde 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “Başsavcılık” başlıklı 33’üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer alan , “veya temyiz isteminde bulunmama gerekçesini, ilgili denetçiye bildirilmek üzere Başkanlık makamına sunar. ” ibaresinin davanın görüşülme sırasında Anayasanın 2’nci maddesindeki hukuk devletine aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesine götürülmesi uygun olacaktır.
Söz konusu talebimin temyiz kumluna iletilmesi hususu arz olunur.”
Bilindiği üzere bir mahkemenin, görülmekte olan bir davada, itiraz yoluyla (somut norm denetimi) bir kanun hükmünün iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurabilmesi için öncelikle iptali talep edilen kanun hükmünün mahkemenin önündeki davada uygulanması gerekmektedir. Ancak bu durum ve diğer şartlar sağlandıktan sonra Anayasa Mahkemesi konuyu esastan incelemektedir.
Anayasa Mahkemesi davada uygulanacak kuralı bir kararında şu şekilde tanımlamaktadır:
“Anayasa’nın 152. ve 6216 sayılı Kanun’un 40. maddelerine göre mahkemeler, bakmakta oldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da kanun hükmünde kararname kurallarını Anayasa’ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırlarsa o hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidirler. Ancak bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kuralların da o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları, davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.” (Anayasa Mahkemesi Kararı. Karar Tarihi: 16.11.2017. Esas No: 2016/195. Karar No: 2017/158. Resmi Gazete Yayım Tarihi: 8.2.2018.)
Hesabın Denetçisi tarafından 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “Başsavcılık” başlıklı 33 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer alan , “veya temyiz isteminde bulunmama gerekçesini, ilgili denetçiye bildirilmek üzere Başkanlık makamına sunar.” ibaresinin Anayasa’ya aykırılığı ileri sürülerek iptalini istemiştir.
Denetçisi tarafından Anayasaya aykırılığı ileri sürülen ibarenin de içerisinde yer aldığı kanun maddesi; Başsavcının ilama ilişkin yargılamaya esas raporları hazırlayan denetçiler tarafından yapılan temyiz istemini gerçekleştireceğini veya temyiz isteminde bulunmama gerekçesini, ilgili denetçiye bildirilmek üzere Başkanlık makamına sunacağını, ilamların infazını izleyeceğini ve bu hususla ilgili gerekli işlemleri yapacağını ifade etmektedir. Madde içerisinde yer alan ve denetçiler tarafından yapılan temyiz isteminin gerçekleştirilmemesi halinde Başsavcının, temyiz isteminde bulunmama gerekçesini, ilgili denetçiye bildirilmek üzere Başkanlık makamına sunacağını ifade eden “veya temyiz isteminde bulunmama gerekçesini, ilgili denetçiye bildirilmek üzere Başkanlık makamına sunar.” ibaresinin Anayasa’ya aykırılığı ileri sürülmektedir.
Temyiz kurulunda görüşülmekte olan husus; ... Belediyesi’ne ait arsalar üzerinde belediye tarafından yaptırılan konutları satın alan vatandaşlara usulsüz kira ödemesi yapılması ve ilamsız icra giderlerinin belediye bütçesinden ödenmesi suretiyle ... TL’nin tazminine ilişkin hükümdür.
Yukarıda Anayasa Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere “Uygulanacak yasa kuralları, davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.” Bu hükme göre Denetçisi tarafından itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi’ne götürülmesi talep edilen “veya temyiz isteminde bulunmama gerekçesini, ilgili denetçiye bildirilmek üzere Başkanlık makamına sunar.” ibaresinin görülmekte olan davada sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak niteliği bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle Uzman Denetçi ... ’ın; ... Belediyesi 2015 yılı hesabına ilişkin ilamın Temyiz Kurulunda yapılacak görüşmesinde 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “Başsavcılık” başlıklı 33’üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer alan, “İlama ilişkin yargılamaya esas raporları hazırlayan denetçiler tarafından yapılan temyiz istemini gerçekleştirir veya temyiz isteminde bulunmama gerekçesini, ilgili denetçiye bildirilmek üzere Başkanlık makamına sunar. İlamların infazını izler ve bu hususla ilgili gerekli işlemleri yapar.” düzenlemesindeki “veya temyiz isteminde bulunmama gerekçesini, ilgili denetçiye bildirilmek üzere Başkanlık makamına sunar.” ibaresinin Anayasanın 2 nci maddesindeki hukuk devleti ilkesine aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesine götürülmesi talebinin; iptali talep edilen hükmün görülmekte olan davada UYGULANACAK KURAL OLMADIĞI gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Esasa İlişkin Olarak
214 sayılı ilamın 51 inci maddesinde; Mülkiyeti ... Belediyesine ait arsalarda, belediye tarafından yaptırılarak vatandaşlara satılan konutlar ile ilgili olarak;
“Sözleşme ve şartname hükümlerine göre; 280 adet 1. Etap konutun teslim tarihi 23.04.2014, 320 adet 2. Etap konutun teslim tarihi ise 29.10.2014 olup, bu tarihlerde teslim edilememesi halinde belediyece konut sahiplerine kira ödemesi yapılacaktır. Ancak konut sahiplerinin kira ödemesine hak kazanabilmesi için, 1. Etap konut sahiplerinin teslim tarihi olan 23.04.2014, 2. Etap konut sahiplerinin ise teslim tarihi olan 29.10.2014 tarihinde konut bedelinin tamamını belediyeye ödemiş olmaları gerekmektedir. Aksi halde, bu tarihlerde konutlar kendilerine teslim edilememiş olsa bile, kendi yükümlülüklerini yerine getirmedikleri için, kira ödemesine hak kazanamayacaklardır. “gerekçesiyle, belediye tarafından konutların geç teslim edilmesi nedeniyle hak sahiplerine yapılan kira ödemeleri, kamu zararı olarak değerlendirilmiş ve tazmin kararı verilmiştir.
... Belediye Meclisinin, ... tarih ve ... sayılı kararı ile ... ili ... Mevkiinde, mülkiyeti belediyeye ait Ada: ... , Parsel:1 ile Ada: ... , Parsel:1’de kayıtlı arsalarda; belediye tarafından 600 adet konut yaptırılmasına, konutların konutu olmayan ailelere kura yöntemiyle satışının yapılmasına karar verilmiştir. Söz konusu Karar’da:
“1- İlimiz ... mevkiinde imar düzenlemesi sonucu oluşan mülkiyeti Belediyemize ait arsaların satılması, satış işlemleri için Belediye Encümenine yetki verilmesi,
- İlimiz ... mevkiinde mülkiyeti Belediyemize ait arsalarda Belediyemizce yapılan konutların satılması, satış şartlarının belirlenmesi, mevzuata uygun Yönetmelik hazırlanması, kontrollük / müşavirlik hizmetlerinin yapılması ile bu işle ilgili işlemlerin yürütülmesi için Belediye Encümenine yetki verilmesi, oy birliği ile kabul edildi.”
denilmektedir.
Belediye Encümeni’nin 22.08.2013 tarih ve 1410 sayılı Kararı ile konutların satışı, Yönetmelik, İdari Şartname, Teknik Şartname ve Kıymet Takdir Raporunun kimler tarafından hazırlanacağına dair karar alınmıştır.
Belediye Encümeni’nin ... tarih ve ... sayılı Kararı ile de; söz konusu 600 konutun ilgili komisyonlarca hazırlanan ve Encümence imzalanarak onaylanan Konut Edindirme Yönetmeliği, İdari Şartname, Teknik Şartname ve Kıymet Takdir Raporuna göre satışının yapılması uygun görülmüştür.
Söz konusu Yönetmelik ve Şartnameler ile konutların iki etapta satılması düzenlenmiş, talep toplama yöntemiyle gerçekleştirilen konut satışları sonucunda, her konut sahibi (alıcı) ile belediye (satıcı) arasında ayrı ayrı konut satış sözleşmesi imzalanmıştır.
... Evleri Satış Şartnamesinin, “Konutların Satış Bedeli” başlıklı 5 inci maddesinde:
“Yapılan maliyet hesabına göre;
Bina zemin katlardaki her bir dairenin satış bedeli ... -(... ) TL.
En üst katlardaki her bir dairenin satış bedeli ... -(... ) TL.
Ara katlardaki her bir dairenin satış bedeli ... -(... ) TL’dir.”
olarak konutların satış bedelleri belirlenmiştir.
Aynı Şartname’nin “Satış Bedelinin Ödenmesi” başlıklı 6 ncı maddesinde konut satış bedelleri ödemesinin;
“a) Kura sonucu konut almaya hak kazananlar 18 Kasım – 22 Kasım 2013 tarihleri arasında önceden yatırılan ... TL. başvuru bedelini ... (... ) TL.’ye tamamlayacaktır.
b) 20 Ocak – 24 Ocak 2014 tarihleri arasında, 2 nci ... (... ) TL. yi yatıracaktır.
c) Konut satış bedelinin geri kalan kısmı, Konutların teslim tarihinde defaten yatırılacaktır.
d) Konutlar Teslim tarihinde kredi kullanılabilir seviyede olacaktır.”
şeklinde düzenlenmiş bulunmaktadır.
Öte yandan Şartnamenin “Konutların Teslimi” başlıklı 7 nci maddesinde ise konut teslimlerinin;
“a) Satışı yapılan 1 nci Etap 280 konutun öngörülen teslim tarihi 23 Nisan 2014, 2 nci Etap 320 konutun öngörülen teslim tarihi 29 Ekim 2014 tir.
b) Dairelerin süresinde teslim edilmemesi halinde, Belediyemizce her bir konut sahibine geciken her ay için ... (... ) TL. kira bedeli ödenecektir.
c) ………….
d) ……”
şeklinde olacağı ifade edilmiştir.
Diğer taraftan, hak sahipleri ile imzalanan, ... Evleri Konut Satış Sözleşmesinde de;
“A- Sözleşmenin Tarafları
B- Konusu
D- Sözleşme Şartları olarak;
-
Sözleşme konusu konutun satış bedeli KDV hariç…………….TL.
-
Ödeme planı:
a) Başvuru tarihinde ... TL.
b) 20 Ocak 2014/24 Ocak 2014 tarihleri arasında ... TL
c) Kalan ……………..TL konut tesliminde ödenecektir.
-
Konutun teslim tarihi 23 Nisan 2014/29.10.2014 tarihindedir
-
Konutun 23 Nisan 2014 tarihinde, satıcı tarafından alıcıya teslim edilmemesi halinde, satıcı gecikilen her ay için, kira bedeli olarak alıcıya ... TL ödemeyi kabul eder. Teslimin 7. Maddede belirtilen nedeni ile süresinde yapılmaması halinde, bu madde hükümleri uygulanmaz. Bu halde, teslim süresinin belirtilen nedenlerden kaynaklanan gecikme süresi kadar uzadığı kabul edilir.”
şeklinde; konutların bedelleri, konut bedellerinin ödenme zamanı ve konutların teslimi konularında, Şartnamedeki hükümlere benzer şekilde düzenleme yapılmıştır.
Bu düzenlemelere göre; belediye tarafından hak sahiplerine kira ödemesi yapabilmesi için, satıcı belediye tarafından, şartname ve sözleşmede belirlenen tarihte konutun teslim edilmemesi yeterli olup, alıcının konut bedelinin tamamını ödemesi gerekmemektedir. Bu itibarla, daire kararı Şartname ve Sözleşmeye aykırıdır.
Ancak; ... Belediyesi tarafından konut sahiplerine teslimi taahhüt edilen binaların yapımı işi, 2013/40228 nolu ihale yoluyla, 08.05.2013 tarihinde ... TL bedelle, ... Ltd. Şti.’ye ihale edilmiş, 11.06.2013 tarihinde sözleşmesi imzalanmış, 20.06.2013 tarihinde işyeri teslim edilmiş, sözleşmeye göre işin süresi, işyeri teslim tarihinden itibaren 500 gün olarak belirlenmiştir. Bu suretle hesaplanan iş bitim tarihi ise 01.11.2014’dür.
Konut sahipleri ile belediye arasında yapılan sözleşmelerde; 1 inci Etap 280 konutun hak sahiplerine teslimi 23 Nisan 2014, 2 inci Etap 320 konutun teslim tarihi ise 29 Ekim 2014 tarihi olarak belirlenmiş, ancak anılan işin sözleşmesinde, kısmi kabul de öngörülmemiştir.
Sorguda sorumlu olduğu iddia edilen ve ilamda sorumlu olduğuna karar verilen kamu görevlileri, temyiz savunmaları ve duruşmadaki sözlü açıklamalarında; söz konusu konutların sözleşme ve şartnamede belirlenen zamanda bitirildiği, yüklenicinin kısmi teslime hazır olduğunu bildirdiği, ancak o dönemdeki idarenin kabul işlemlerini geciktirdiği ve bu nedenle kira ödemesi yapıldığını iddia etmişlerdir. Diğer taraf ise bu iddianın dayanaksız olduğunu, öngörülen teslim tarihinde dairelerin teslim seviyesinde olmadığını, bu ihale kapsamında çevre düzenlemesi işinin bulunmadığını, çevre düzenlemesi yapılmadan konutların teslim imkânının olmadığını iddia etmişlerdir.
Ayrıca, Satış Şartnamesinin 6/d) bendinde; Konutlar Teslim tarihinde kredi kullanılabilir seviyede olacaktır. Şeklinde, düzenleme bulunmaktadır.
Yukarıda açıklandığı üzere, hak sahiplerine kira ödemesi yapılabilmesi için, konutların şartname ve sözleşmede öngörülen tarihte teslim edilmemesi gerekmektedir. Kamu görevlilerinin ise, kira ödemesine sebep olmaksızın/belediyeyi zarara uğratmaksızın konutları zamanında teslim etme görevleri bulunmaktadır.
Konut sahiplerine kira ödemesi yapıldığına göre, bu konutların zamanında teslim edilmediği, kamu görevlilerinin de görevlerini mevzuata uygun olarak yerine getirmediği sabittir. Bu durumda, konutların zamanında teslim edilmeme işleminin sebebi ve buna sebep olan kamu görevlilerinin yeniden tespiti gerekmektedir.
Bu tespitinde;
Satışı yapılacak konutların yapım işi sözleşmesi ile hak sahipleriyle yapılan satış sözleşmesindeki teslim tarihi uyumsuzluklarının,
İlk sözleşmede kısmi kabul öngörülmemiş olmasının (idare kısmi kabul yapmış ise sözleşmede öngörülmemiş olması kamu zararına yol açmaz) sebep olup olmadığı,
Kısmi teslim talebi olduğu halde bu talebin geciktirildiği hususunun yapım işine ait iş programı da dikkate alınmak suretiyle yeniden incelenmesi,
Konutlar teslim tarihinde, “kredi kullanılabilir seviyede olacaktır.” şeklindeki düzenlemenin, konut inşaatının yüzde olarak hangi seviyeyi ifade ettiği,
Satış sözleşmesinin 3 üncü maddesindeki “satıcı nitelikleri belirtilen bağımsız bölümü, tasdikli projelerine, mahal listesine göre tamamlayarak alıcıya teslim edecektir.” şeklindeki düzenlemenin şartnamenin yukarıya alınan 6/d maddesiyle uyumlu olup olmadığı, bu düzenlemelere göre çevre düzenlemesi işinin teslime engel olup olmadığı hususlarından;
Hangi işlem/işlemlerin konutların geç teslimine ve kira ödemesine neden olduğu hususlarının incelemesinin yapılması ve bu işlem/işlemlerin sorumlularının yeniden tespit edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle yukarıda sayılan hususların yeniden değerlendirilmesi için 214 sayılı İlamın 51 inci maddesiyle verilen tazmin hükmünün BOZULARAK yeniden bir karar verilmek üzere DAİRESİNE TEVDİİNE, (Üyeler ... , ... , ... , ... ve ... ’ın aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) oyçokluğuyla 11.04.2018 tarihinde karar verildi.
Farklı oy gerekçesi
(Üye ... ’nün farklı gerekçesi;
“Belediye Encümeni’nin ... tarih ve ... sayılı kararı ile söz konusu 600 konutun ilgili komisyonlarca hazırlanan ve Encümence imzalanarak onaylanan Konut Edindirme Yönetmeliği, İdari Şartname, Teknik Şartname ve Kıymet Takdir Raporuna göre satışının yapılması uygun görülmüştür. Söz konusu Yönetmelik ve Şartnameler ile konutların iki etapta satılması düzenlenmiştir. Talep toplama yöntemiyle gerçekleştirilen konut satışları sonucunda, her konut sahibi (alıcı) ile belediye (satıcı) arasında ayrı ayrı sözleşme imzalanmıştır.
... Evleri Satış Şartnamesi’nin “Satış Bedelinin Ödenmesi” başlıklı 6 ncı maddesinde:
“a) Kura sonucu konut almaya hak kazananlar 18 Kasım – 22 Kasım 2013 tarihleri arasında önceden yatırılan ... TL. başvuru bedelini ... (... ) TL.’ye tamamlayacaktır.
b) 20 Ocak – 24 Ocak 2014 tarihleri arasında, 2 nci ... (... ) TL. yi yatıracaktır.
c) Konut satış bedelinin geri kalan kısmı, Konutların teslim tarihinde defaten yatırılacaktır.
d) Konutlar Teslim tarihinde kredi kullanılabilir seviyede olacaktır.”
Şartname’nin “Konutların Teslimi” başlıklı 7 nci maddesinde ise:
“a) Satışı yapılan 1 nci Etap 280 konutun öngörülen teslim tarihi 23 Nisan 2014, 2 nci Etap 320 konutun öngörülen teslim tarihi 29 Ekim 2014 tir.
hükmünün yer aldığı görülmektedir.
... Belediyesi ile ... Ltd. Şti. arasında “600 Konut Yapım işi”ne ait Sözleşme 11.06.2013 tarihinde imzalanmıştır. İşyeri teslim tarihi 20.06.2013 olarak öngörülmüştür. İşin süresi, işyeri teslim tarihinden itibaren 500 gün olarak belirlenmiştir. Bu suretle hesaplanan iş bitim tarihi 01.11.2014 olmaktadır. Yapım işinin 01.11.2014 tarihinde biteceği belli iken, 23 Nisan 2014 ve 29 Ekim 2014 tarihlerinde konutların teslim edilmesi mümkün değilmiş gibi gözükse de, savunmalarda ileri sürüldüğü üzere, Aylık İş İlerleme Raporuna göre, 30 Mart 2014 tarihinde 1. Etap Konutların % 90.7’sinin bittiği ve Aylık İş İlerleme Raporu baz alındığında kalan % 9.3’lük işin 23 Nisan 2014’e kadar tamamlanmasının mümkün olabileceği anlaşılmaktadır. Nitekim, yüklenici firma iş bitim tarihi olan 01.11.2014 tarihinden yaklaşık 5 ay önce, 26 Mayıs 2014 tarihinde İdare’ye yazdığı dilekçede 26.05.2014 tarihi itibari ile Konutların Kısmi kabule hazır hale geldiğini belirterek kabul işlemlerinin yapılmasını istemiş, bunun üzerine, İdare adına müşavirlik yapan ... A.Ş. elemanlarınca 30.05.2014 tarihinde inşaat mahallinde yapılan ön inceleme sonucunda 2.07.2014 tarihinde düzenlenen ‘Yapım İşleri Geçici Kabul Teklif Belgesi’nde, “isin sözleşmesine uygun olarak bitirilmiş olduğu, konutların İdare (Belediye) tarafından teslim alınması için geçici kabulün yapılması gerektiği”nin belirtildiği görülmektedir.
Bütün bu tespitlerle birlikte, ... Evleri Satış Şartnamesi’nin 6/d bendindeki “Konutlar Teslim tarihinde kredi kullanılabilir seviyede olacaktır.” ifadesi ile 30 Mart 2014 tarihinde 1. Etap Konutların % 90.7’sinin bittiği, bankaların da genelde kredi kullandırma seviyesini %80 civarında tuttukları hususu birlikte değerlendirildiğinde, milli bayram günleri olan 23 Nisan ve 29 Ekim tarihlerinde Konutların kredi kullanılabilir seviyede olduğu ve konut satış bedelinin geri kalan kısmının, Konutların teslim tarihinde defaten tahsil edilerek, kira ödeme külfetine girmeden konut tesliminin gerçekleştirilebileceği görülmektedir. Bu nedenle yapım işi bitim tarihi ile, konut teslim tarihi arasındaki uyumsuzluk gerekçe gösterilerek bir kamu zararından söz edilemeyeceği gibi, konutların teslim edileceğine dair basına açıklama yapılmış olması nedeniyle belediye Başkanına ve encümene sorumluluk tevcih edilmesi de uygun olmaz.
Ayrıca talep toplama yöntemiyle gerçekleştirilen konut satışları sonucunda, her konut sahibi (alıcı) ile belediye (satıcı) arasında ayrı ayrı sözleşme imzalandığı görülmektedir. Bu sözleşmenin “D) Sözleşmenin Şartları” bölümünün 2/c bendinde, şartnamedeki ‘Konut satış bedelinin geri kalan kısmı, Konutların teslim tarihinde defaten yatırılacaktır’ ifadesinden farklı olarak, ‘Kalan … TL konut tesliminde ödenecektir’ hükmünün yer aldığı görülmektedir. Diğer bir ifade ile konut bedeline dair kalan son ödemenin ne zaman yapılacağı hususunda şartname ile sözleşme hükümlerinin örtüşmediği anlaşılmaktadır. Şartnamenin 7 nci taraflar arasındaki sözleşmenin D/5. maddesinde konut teslim tarihinin açıkça belirtilmiş olması, “... Evleri Yönetmeliği”nin m.6/d fıkrasına göre “d) Dairelerin süresinde teslim edilmemesi halinde, konut almaya hak kazananlara kira yardımı yapılacaktır.” hükmünün yer alması karşısında, belirtilen tarihte konut teslimi yapılamadığından, kira ödemesinin de yapılmaması durumunda, alıcıların sözleşme gereği belediye aleyhine açacağı davalarda belediyenin sözleşmede belirtilen tarihte konut teslimi borcunu yerine getirmemesi nedeniyle kira tazminatı ödemek zorunda kalacağı da açıktır. Bu durumda belediye yargılama gideri ve tazminat ödeme yükümlülüğü altında kalabilecekti. Bu nedenle sözleşme hükümleri çerçevesinde kira ödemelerini yapmış olan belediye görevlilerinin de bu işlemleri nedeniyle sorumlu tutulmaları mümkün değildir.
Ancak yüklenici firma iş bitim tarihi olan 01.11.2014 tarihinden yaklaşık 5 ay önce, 26 Mayıs 2014 tarihinde İdare’ye yazdığı dilekçede 26.05.2014 tarihi itibari ile Konutların Kısmi kabule hazır hale geldiğini belirterek kabul işlemlerinin yapılmasını istemiş olmasına ve İdare adına müşavirlik yapan ... A.Ş. elemanlarınca 30.05.2014 tarihinde inşaat mahallinde ön incelene yapılmış olmasına karşın, müşavir firmaca ‘Yapım İşleri Geçici Kabul Teklif Belgesi’nin bir ay gecikmeyle 2.07.2014 tarihinde düzenlenmiş olması, yine müşavir firmaca “isin sözleşmesine uygun olarak bitirilmiş olduğu, konutların İdare (Belediye) tarafından teslim alınması için geçici kabulün yapılması gerektiği”nin 2.7.2014 tarihinde idareye bildirilmiş olmasına karşın, idare tarafından 10.07.2014 tarihinde görevlendirilen geçici kabul komisyonunun, yaklaşık 2 ay sonra 11.9.2014 tarihinde “Yapım İşleri Kısmi Geçici Kabul Tutanağı”nı imzalamış olma nedenlerinin ve müşavir firmanın yükümlülüklerinin araştırılması, bu gecikme nedeniyle yersiz ödenen kira bedeli varsa bunun ve sorumlularının tespiti açısından daire ilamının bozulması gerekir.)
(Üyeler ... ve ... ’ın farklı gerekçesi;
Tazmine konu olan ilam hükmü; Şartnamede Belediye aleyhine cezai şart olarak konulmuş olan kira yardımı ödemesinin, konutların teslim tarihinde konut bedelinin tamamının Belediyeye ödemiş olmasını öngörmektedir. Bu kabule göre konut bedellerinin tamamını Belediye’ye ödemiş olanlar açısından Daire ilişik olmadığına karar vermiştir.
Oysaki yukarıda çoğunluğun bozma kararında da belirtildiği gibi; konut yapım işine ilişkin iş bitim tarihinin 01.11.2014 olduğu Belediye ile ... Ltd. Şti. arasında yapılan sözleşmede belirtilmişken, 1 nci Etap 280 konutun 23 Nisan 2014, 2 nci Etap 320 konutun 29 Ekim 2014 tarihinde teslim edileceği ve gecikme halinde her konut sahibine aylık ... TL kira ödemesi yapılacağına karar verilmiş olduğu, bunun sonucu olarak yapım işinin 01.11.2014 tarihinde biteceği belli iken, 23 Nisan 2014 ve 29 Ekim 2014 tarihlerinde konutların teslim edilmesinin mümkün olmadığı aşikârdır. Buna göre konutların 23 Nisan 2014 ve 29 Ekim 2014 tarihinde teslim edilemeyeceği daha işin başından itibaren belli iken, sözleşmeye “kira ödemesine ilişkin hüküm” konulması kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli olarak kullanılmadığını göstermektedir. Bu açıdan Dairenin tazminine hükmettiği tutarın konut bedellerinin tamamının ödenmiş olup olmadığına bakılmaksızın yapılan tüm kira yardımları için geçerli olması gerekmekte olup bu nedenle verilen tazmin hükmünün hem sorumluluk yönünden ve hem de tazminine hükmolunan tutar yönünden bozularak dairesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.)
(Üye ... ’ın farklı gerekçesi;
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediye başkanı” başlıklı 37 nci maddesinde “Belediye başkanı, belediye idaresinin başı ve belediye tüzel kişiliğinin temsilcisidir…” denilmiş olup Belediye başkanının görev ve yetkileri ise Kanun’un 38 inci maddesinde:
“Belediye başkanının görev ve yetkileri şunlardır:
a) Belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek, belediyenin hak ve menfaatlerini korumak.
b) Belediyeyi stratejik plâna uygun olarak yönetmek, belediye idaresinin kurumsal stratejilerini oluşturmak, bu stratejilere uygun olarak bütçeyi, belediye faaliyetlerinin ve personelinin performans ölçütlerini hazırlamak ve uygulamak, izlemek ve değerlendirmek, bunlarla ilgili raporları meclise sunmak.
c) Belediyeyi Devlet dairelerinde ve törenlerde, davacı veya davalı olarak da yargı yerlerinde temsil etmek veya vekil tayin etmek.
d) Meclise ve encümene başkanlık etmek.
e) Belediyenin taşınır ve taşınmaz mallarını idare etmek.
f) Belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek.
g) Yetkili organların kararını almak şartıyla sözleşme yapmak.
h) Meclis ve encümen kararlarını uygulamak.
i) Bütçeyi uygulamak, bütçede meclis ve encümenin yetkisi dışındaki aktarmalara onay vermek.
j) Belediye personelini atamak.
k) Belediye ve bağlı kuruluşları ile işletmelerini denetlemek.
l) Şartsız bağışları kabul etmek.
m) Belde halkının huzur, esenlik, sağlık ve mutluluğu için gereken önlemleri almak.
n) Bütçede yoksul ve muhtaçlar için ayrılan ödeneği kullanmak, engellilere yönelik hizmetleri yürütmek ve engelliler merkezini oluşturmak.
o) Temsil ve ağırlama giderleri için ayrılan ödeneği kullanmak.
p) Kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi veya belediye encümeni kararını gerektirmeyen görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak.”
şeklinde sayılmıştır.
Buna göre Belediye başkanı maddede sayılan diğer görevler ile birlikte; belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek, belediyenin hak ve menfaatlerini korumak, Belediyenin taşınır ve taşınmaz mallarını idare etmek, Belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek ve meclis ve encümen kararlarını uygulamakla görevli ve yetkilidir. Bu cümleden olarak, belediye teşkilâtını sevk ve idare etme, Belediyenin taşınır ve taşınmaz mallarını idare etme, Belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etme ve meclis ve encümen kararlarını uygulamakla görevli ve yetkili olan Belediye Başkanının; başkanı olduğu belediye tarafından yapılan 600 konutluk sosyal bir projeden habersiz olması ya da bu projenin işleyiş ve icrasından haberdar olmaması veya anılan projenin başkanın istek ve talepleri dışında icra edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerçeği düşünüldüğünde ortaya çıkan kamu zararından sorumlu olmadığını düşünmek olası değildir. Nitekim sorumlular da göndermiş oldukları temyiz dilekçesi ekinde Başkanın muhtelif tarih ve yerlerde yaptığı açıklamalara yer vererek bu duruma dikkat çekmişlerdir.
Diğer yandan tazmine konu olan ilam hükmü; Şartnamede Belediye aleyhine cezai şart olarak konulmuş olan kira yardımı ödemesinin, konutların teslim tarihinde konut bedelinin tamamının Belediyeye ödemiş olmasını öngörmektedir. Bu kabule göre konut bedellerinin tamamını Belediye’ye ödemiş olanlar açısından Daire ilişik olmadığına karar vermiştir.
Oysaki yukarıda çoğunluğun bozma kararında da belirtildiği gibi; konut yapım işine ilişkin iş bitim tarihinin 01.11.2014 olduğu Belediye ile ... Ltd. Şti. arasında yapılan sözleşmede belirtilmişken, 1 nci Etap 280 konutun 23 Nisan 2014, 2 nci Etap 320 konutun 29 Ekim 2014 tarihinde teslim edileceği ve gecikme halinde her konut sahibine aylık ... TL kira ödemesi yapılacağına karar verilmiş olduğu, bunun sonucu olarak yapım işinin 01.11.2014 tarihinde biteceği belli iken, 23 Nisan 2014 ve 29 Ekim 2014 tarihlerinde konutların teslim edilmesinin mümkün olmadığı aşikârdır. Buna göre konutların 23 Nisan 2014 ve 29 Ekim 2014 tarihinde teslim edilemeyeceği daha işin başından itibaren belli iken, sözleşmeye “kira ödemesine ilişkin hüküm” konulması kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli olarak kullanılmadığını göstermektedir. Bu açıdan Dairenin tazminine hükmettiği tutarın konut bedellerinin tamamının ödenmiş olup olmadığına bakılmaksızın yapılan tüm kira yardımları için geçerli olması gerekmekte olup bu nedenle verilen tazmin hükmünün hem sorumluluk yönünden ve hem de tazminine hükmolunan tutar yönünden bozularak dairesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.)
Karşı oy gerekçesi
(Üyeler ... , ... , ... , ... ve ... ’ın karşı oy gerekçesi;
... Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile ... ili ... Mevkiinde mülkiyeti belediyeye ait Ada:... , Parsel:1 ile Ada:... , Parsel:1’de kayıtlı arsalarda; belediye tarafından 600 adet konut yaptırılmasına, konutların konutu olmayan ailelere kura yöntemiyle satışının yapılmasına karar verilmiştir. Söz konusu Karar’da:
“1- İlimiz ... mevkiinde imar düzenlemesi sonucu oluşan mülkiyeti Belediyemize ait arsaların satılması, satış işlemleri için Belediye Encümenine yetki verilmesi,
- İlimiz ... mevkiinde mülkiyeti Belediyemize ait arsalarda Belediyemizce yapılan konutların satılması, satış şartlarının belirlenmesi, mevzuata uygun Yönetmelik hazırlanması, kontrollük / müşavirlik hizmetlerinin yapılması ile bu işle ilgili işlemlerin yürütülmesi için Belediye Encümenine yetki verilmesi, oy birliği ile kabul edildi.”
denilmektedir.
Belediye Encümeni’nin 22.08.2013 tarih ve 1410 sayılı kararı ile de; konutların satışı, Yönetmelik, İdari Şartname, Teknik Şartname ve Kıymet Takdir Raporunun kimler tarafından hazırlanacağına dair karar alınmıştır.
Belediye Encümeni’nin ... tarih ve ... sayılı kararı ile de; söz konusu 600 konutun ilgili komisyonlarca hazırlanan ve Encümence imzalanarak onaylanan Konut Edindirme Yönetmeliği, İdari Şartname, Teknik Şartname ve Kıymet Takdir Raporuna göre satışının yapılması uygun görülmüştür. Söz konusu Yönetmelik ve Şartnameler ile konutların iki etapta satılması düzenlenmiştir. Talep toplama yöntemiyle gerçekleştirilen konut satışları sonucunda, her konut sahibi (alıcı) ile belediye (satıcı) arasında ayrı ayrı sözleşme imzalanmıştır.
... Evleri Satış Şartnamesi’nin “Konutların Satış Bedeli” başlıklı 5 inci maddesinde:
“Yapılan maliyet hesabına göre;
Bina zemin katlardaki her bir dairenin satış bedeli ... -(... ) TL.
En üst katlardaki her bir dairenin satış bedeli ... -(... ) TL.
Ara katlardaki her bir dairenin satış bedeli ... -(... ) TL’dir.”
denilmekte olup Şartname’nin “Satış Bedelinin Ödenmesi” başlıklı 6 ncı maddesinde:
“a) Kura sonucu konut almaya hak kazananlar 18 Kasım – 22 Kasım 2013 tarihleri arasında önceden yatırılan ... TL. başvuru bedelini ... (... ) TL.’ye tamamlayacaktır.
b) 20 Ocak – 24 Ocak 2014 tarihleri arasında, 2 nci ... (... ) TL. yi yatıracaktır.
c) Konut satış bedelinin geri kalan kısmı, Konutların teslim tarihinde defaten yatırılacaktır.
d) Konutlar Teslim tarihinde kredi kullanılabilir seviyede olacaktır.”
hükmü yer almaktadır.
Öte yandan Şartname’nin “Konutların Teslimi” başlıklı 7 nci maddesinde ise:
“a) Satışı yapılan 1 nci Etap 280 konutun öngörülen teslim tarihi 23 Nisan 2014, 2 nci Etap 320 konutun öngörülen teslim tarihi 29 Ekim 2014 tir.
b) Dairelerin süresinde teslim edilmemesi halinde, Belediyemizce her bir konut sahibine geciken her ay için ... (... ) TL. kira bedeli ödenecektir.
c) KDV (%1), Damga vergisi, Tapu harç ve masrafları konut sahibine ait olacaktır.
d) Kura sonucu hak kazanılan dairelerin tapu tesciline kadar devri yapılmayacak, ancak hak sahipleri arasında 14 Mart 2014 tarihine kadar Noter muvafakati ile daire takası yapılabilecektir.”
hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan Şartnamedeki hükümlere benzer şekilde; her bir alıcı ile yapılan ... Evleri Satış Şartnamesi’nin “Konutların Satış Bedeli” başlıklı 5 inci maddesinde de:
“Yapılan maliyet hesabına göre;
Bina zemin katlardaki her bir dairenin satış bedeli ... -(... ) TL.
En üst katlardaki her bir dairenin satış bedeli ... -(... ) TL.
Ara katlardaki her bir dairenin satış bedeli ... -(... ) TL’dir.”
Şartnamenin “Satış Bedelinin Ödenmesi” başlıklı 6 ncı maddesinde:
“a) Kura sonucu konut almaya hak kazananlar 18 Kasım – 22 Kasım 2013 tarihleri arasında önceden yatırılan ... TL. başvuru bedelini ... (... ) TL.’ye tamamlayacaktır.
b) 20 Ocak – 24 Ocak 2014 tarihleri arasında, 2 nci ... (... ) TL. yi yatıracaktır.
c) Konut satış bedelinin geri kalan kısmı, Konutların teslim tarihinde defaten yatırılacaktır.
d) Konutlar Teslim tarihinde kredi kullanılabilir seviyede olacaktır.”
hükmü yer almakta, “Konutların Teslimi” başlıklı 7 nci maddesinde ise:
“a) Satışı yapılan 1 nci Etap 280 konutun öngörülen teslim tarihi 23 Nisan 2014, 2 nci Etap 320 konutun öngörülen teslim tarihi 29 Ekim 2014 tir.
b) Dairelerin süresinde teslim edilmemesi halinde, Belediyemizce her bir konut sahibine geciken her ay için ... (... ) TL. kira bedeli ödenecektir.
c) KDV (%1), Damga vergisi, Tapu harç ve masrafları konut sahibine ait olacaktır.
d) Kura sonucu hak kazanılan dairelerin tapu tesciline kadar devri yapılmayacak, ancak hak sahipleri arasında 14 Mart 2014 tarihine kadar Noter muvafakati ile daire takası yapılabilecektir.”
hükmü yer almaktadır.
Temyize konu ilam maddesindeki tazmin kararının gerekçesi şu şekildedir:
“Yukarı alınan sözleşme ve şartname hükümlerine göre; 280 adet 1. Etap konutun teslim tarihi 23.04.2014, 320 adet 2. Etap konutun teslim tarihi ise 29.10.2014 olup, bu tarihlerde teslim edilememesi halinde belediyece konut sahiplerine kira ödemesi yapılacaktır. Ancak konut sahiplerinin kira ödemesine hak kazanabilmesi için, 1. Etap konut sahiplerinin teslim tarihi olan 23.04.2014, 2. Etap konut sahiplerinin ise teslim tarihi olan 29.10.2014 tarihinde konut bedelinin tamamını belediyeye ödemiş olmaları gerekmektedir. Aksi halde, bu tarihlerde konutlar kendilerine teslim edilememiş olsa bile, kendi yükümlülüklerini yerine getirmedikleri için, kira ödemesine hak kazanamayacaklardır.”
Buna göre İlam hükmü; Şartnamede Belediye aleyhine cezai şart olarak konulmuş olan kira yardımı ödemesinin, konutların teslim tarihinde konut bedelinin tamamının Belediyeye ödemiş olmasını öngörmektedir.
Sorgu konusu edilen ve tazminine hükmolunan konu; mülkiyeti ... Belediyesine ait arsalarda belediye tarafından yaptırılarak vatandaşlara satılan konutlarda, konutların geç teslim edildiği gerekçesiyle konut satış sözleşmeleri ve satış şartnamesi hükümlerine aykırı olarak konut satın alanlara kira ödemesi yapılmasıdır. Söz konusu kira ödemelerinin yapılmasına dair düzenleme, Belediyenin tek taraflı olarak hazırlamış olduğu ve konut almaya hak kazananların herhangi bir yerinde değişiklik yapmaksızın imzalamış oldukları “... Evleri Satış Şartnamesi” dir. Dolayısıyla yapılan kira yardımı ödemelerinin yerindeliğinin kontrol edilebileceği düzenleme de anılan Şartnamedir.
Bu cümleden olarak; cezai şartın düzenlendiği, ... Evleri Satış Şartnamesi’nin “Konutların Teslimi” başlıklı 7 nci maddesinde:
“a) Satışı yapılan 1 nci Etap 280 konutun öngörülen teslim tarihi 23 Nisan 2014, 2 nci Etap 320 konutun öngörülen teslim tarihi 29 Ekim 2014 tir.
b) Dairelerin süresinde teslim edilmemesi halinde, Belediyemizce her bir konut sahibine geciken her ay için ... (... ) TL. kira bedeli ödenecektir.
…”
hükmü yer almaktadır. Yukarıda yer alan ve cezai şart olarak Belediyeye kira yardımı yapma yükümlülüğü doğuran düzenlemede, söz konusu yardımın yapılması için öngörülmüş olan tek şart “Dairelerin süresinde teslim edilmemesi hali” olup bunun dışında konut sahiplerine, konutların teslim tarihinde konut bedelinin tamamının Belediyeye ödemiş olmasını öngören bir şarta ya da başkaca her hangi bir şarta yer verilmiş değildir. Nitekim aynı madde, her bir alıcı ile yapılan ... Evleri Satış Şartnamelerinde de aynı şekilde yer almıştır.
Bununla birlikte Şartname’de konut bedelinin yatırılmaması durumunda uygulanacak yaptırımda ayrıca belirlenmiş olup; bu durum Şartname’nin “Konut Bedelinin Yatırılmaması” başlıklı 8 inci maddesinde şu şekilde ifade edilmiştir:
“a) Başvuruda bulunanlardan yanıltıcı belge ve yanlış beyanda bulunmalarının anlaşılması halinde, başvuruları kabul edilmeyecek, Kur’a da isimleri çıksa bile işlemleri iptal edilerek ... -TL. başvuru bedeli iade edilmeyerek Kuruma irad kaydedilecektir.
b) Belirtilen tarihlerde Peşinatı tam olarak yatırmayanların, ... -TL. başvuru bedeli Kuruma irad kaydedilerek, konut alma hakkı iptal edilecektir.
c) Konut alma hakkı iptal edilenlerin, başvuru bedeli dışında yatırdıkları bedel, 3 ay içinde faizsiz olarak kendilerine iade edilecektir.”
Şartname’nin açık hükmüne göre konut bedelinin yatırılmamasının yaptırımı başvuru bedelinin Kuruma irad kaydedilmesi ve konut alma hakkının iptal edilmesidir. Bunun dışında konut bedelinin kalan kısmının yatırılmamasının kira yardımı ödemesini engelleyeceğine dair her hangi bir hüküm ne Şartnamede ne de diğer herhangi bir düzenlemede bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.)
(Üye ... ’ın karşı oy gerekçesi;
214 sayılı İlamın 51 inci maddesiyle; ... Belediyesi’ne ait arsalar üzerinde belediye tarafından yaptırılan konutları satın alan vatandaşlara usulsüz kira ödemesi yapılması ve ilamsız icra giderlerinin belediye bütçesinden ödenmesi suretiyle ... TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
Dairenin vermiş olduğu karar usul ve mevzuata uygun olduğu için temyiz talebinin reddi ile verilen tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesi gerekir.)
Karar verildiği 11.04.2018 tarih ve 44290 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:40