Sayıştay 7. Dairesi 42778 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
42778
28 Kasım 2018
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2015
-
Daire: 7
-
Dosya No: 42778
-
Tutanak No: 45389
-
Tutanak Tarihi: 28.11.2018
-
Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
Konu: Derneğe üyelik sebebiyle aidat ödemesi, muhtelif derneklere ve vakıflara da nakdi yardımlarda bulunulması
- 181 sayılı ilamın 5. maddesiyle; ... Belediyesi’nin bir derneğe üyelik sebebiyle aidat ödemesi, muhtelif derneklere ve vakıflara da nakdi yardımlarda bulunması sonucunda ...TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Sorumlular göndermiş oldukları ortak temyiz dilekçesinde;
...ne üye olan ... Belediye Başkanlığının üyelik aidatı olarak derneğe ödemiş olduğu … TL aidatın kamu zararı oluşturduğuna Başkan … ve üye …’ın karşı görüşlerine rağmen oy çokluğu ile hükmedildiğini,
İlam hükmünde yer alan karşı görüşleri desteklemekle birlikte öncelikle açıklığa kavuşturulması gereken; … Belediyeler Derneğine yapılan ödemenin, 6360 sayılı yasanın 19. Maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunun 75. Maddesine eklenen hüküm kapsamında, derneğe yapılmış nakdi bir yardım olarak değerlendirilemeyeceğini, Belediye bütçesinden, ... isimli derneğe yapılan bu ödemenin nakdi bir yardım olmadığını, bu derneğe belediyenin üye olmasının doğal sonucu olarak aidat ödendiğini,
2014 yılı Nisan ayında yasal olarak kurulumu başlayan ... Belediye Başkanlığı’nın, kurulum süreci ile birlikte yapılaşmasını doğru ve hızlı olarak sağlayarak bir yandan asli görev ve faaliyetlerini sekteye uğramadan devamını sağlayabilmek adına, bu süreçte yapılaşmasını sağlamış ve tecrübeyle belediyecilikte hafızası oluşmuş diğer belediyeler ile devamlı etkileşim ve paylaşım halinde kalmayı tercih ettiğini, bunu sağlamanın en etkin yolunun bu amaçlarla kurulmuş derneklere üye olunması olduğunu
Anayasanın “Dernek Kurma Hürriyeti” başlıklı 33. Maddesinde “Herkes önceden izin almaksızın dernek kurma ve bunlara üye olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine sahiptir. Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz. Dernek kurma hürriyeti ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile başkalarının hürriyetlerinin korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir. Dernek kurma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir. ” hükmünün yer aldığını,
5253 sayılı Dernekler Kanunun “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinin a fıkrasında “Dernek; Kazanç paylaşma dışında, kanunlarla yasaklanmamış belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, en az yedi gerçek veya tüzel kişinin, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kişi topluluklarını ifade etmektedir” hükmünün yer aldığını,
5393 sayılı Belediye Kanunun 14. maddesinde; “mahallî müşterek ihtiyaçların karşılaması ” belediyenin görev ve sorumlulukları kapsamında sayıldığını, aynı Kanunun “Belediyenin Yetkileri ve İmtiyazları” başlıklı 15. maddesinin a fıkrasında; “Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak” belediyenin yetkileri arasında sayıldığını,
Aynı zamanda, 5393 sayılı Belediye Kanunu 53 ve 74. Maddelerinde belediyelerin mahalli müşterek nitelikte olmayan yetki ve sorumluluklarının dahi bulunmadığını, şöyle ki, 74. Madde; Belediyenin, Belediye Meclisinin kararına bağlı olarak görev alanları ile ilgili konularda faaliyet gösteren uluslararası teşekkül ve organizasyonlara kurucu üye veya üye olması imkanının tanındığını,
Belediye Meclisinin 02.07.2014 tarih 114 sayılı kararı ile, Avrupa Birliğine katılım sürecinde Belediyeler ile AB’li taraflar arasında diyaloğun, işbirliğinin sağlanması ve güçlendirilmesi doğrultusunda faaliyet göstermek amacıyla kurulmuş ve kurulacak olan derneklere ... Belediye Başkanlığı tarafından üye olunabilmesi için Belediye Başkanına yetki verildiğini,
Görüldüğü üzere, tüzel kişilerin yetkili organlarının kararı ve izni ile demek kurması ya da kurulmuş olan derneklere üye olmasının mümkün olduğunu, bu konuda yapılacak bir kısıtlamanın Anayasa aykırı olacağını, Belediye meclis kararına istinaden, amaca uygun derneklere üye olunmasında yasal bir engel olmadığı gibi, derneklere üye olmanın doğal bir sonucu da üyeliğe ilişkin Demekler Kanununda getirilen yükümlülükleri yerine getirmek olduğunu, bu yükümlülüklerin bir tanesinin de aidat ödenmesi olduğunu, (5253 sayılı kanunun 4-h maddesi).
Belediyelerin derneklere üye olmaları konusunda, Anayasa, Belediye Kanunu ve Dernekler Kanunu açısından herhangi bir yasal engel bulunmadığını, diğer taraftan, yapılan bu ödemenin bir aidat ödemesi olup, üyeliğin doğal bir sonucu olması sebebiyle, yardım ya da kaynak aktarımı olarak değerlendirilmesinin de mümkün olmadığı, Belediye bütçesine bu amaçla ödenek konulduğunu, yapılan ödemenin; 5.3.1.1 ekodlu “Dernek, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri kuruluşlara yapılacak ödeme” tertibinden yapıldığını, dolayısıyla, Belediyeler tarafından Derneklere üye olunmasında ve aidat ödemesi yapılmasında, mevzuata aykırı bir durumun ve sebep olunan bir kamu zararının bulunmadığını,
Kaldı ki; Sayıştay 5. Dairesinin 14.04.2016 tarih ve 166 sayılı kararında Belediyelerin derneklere üye olabileceğini ve aidat ödeyebileceğinin mevzuata uygun olduğunun anlaşıldığını, ekte sunulan kararın; Sayıştay’ca inceleme yapılan 2014 hesap yılına ait olduğunu, ilgi sayılı sorguya dayanak yapılan 6360 sayılı Yasanın 19. Maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunun 75. Maddesine eklenen yasa hükmünün emsal olarak ekte sunulan bu karar tarihinden önce yürürlüğe girdiğini,
Üye olunan derneğe, üye olmanın doğal sonucu olarak üyelik aidatı ödenmiş olmasının kamu zararı oluşturduğuna hükmeden temyiz konusu ilamın gerekçesinde; 5393 sayılı Belediye Kanununda yurtiçi derneklere üye olunacağına ilişkin açık bir düzenleme bulunmadığı bu nedenle belediyelerin derneklere üye olmasının ve demek aidatı ödemesinin kanuni dayanağının olmadığının belirtildiğini, Bu gerekçenin kabulünün mümkün olmadığını, zira bu gerekçe ile Belediyelerin yalnızca Belediye Kanununa tabi olduğunu, bu Kanunda düzenlenmeyen hiçbir hususta işlem yapma zorunluluğu bulunmadığı şeklinde yanlış bir anlam doğduğunu, bu durumun örneğin; İcra İflas Kanununda yer alan ve genel borç ilişkisini düzenleyen bir hükmün; Belediye Kanunda yer almadığı için uygulanmamasına benzediğini, bunun genel hukuk kurallarında yer bulmasının mümkün olmadığını,
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve yürürlükte bulunan diğer kanunlar ile düzenlenmiş hususlarda, belediyelerin kendi özel kanunları olan 5393 sayılı Kanunda aksine bir hüküm olmadığı sürece işlem yapabileceğini ve bu kanunların uygulanmasından sorumlu olacağını,
Bu doğrultuda, tüzel kişilere derneklere üye olma hakkı veren Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın ve Dernekler Kanunu’na rağmen hükümlerini yok sayarak; özel kanun niteliğindeki 5393 sayılı Belediye Kanununda bir belediyenin demeğe üye olmasını ve aidat ödemesini açıkça yasaklayan hüküm olmamasına rağmen, belediyelerin derneklere üye olma hakkını ve bu hakkın getirdiği sonuçları ortadan kaldıracak yorum ve hükümlere varılmasının hukuksuz olduğunu,
Açıklanan nedenlerle; ilamın ...ne üye olan ... Belediye Başkanlığının üyelik aidatı olarak derneğe ödemiş olduğu ...TL aidatın kamu zararı oluşturduğuna ilişkin kısmının yeniden incelenerek; bozulması ve kamu zararının kaldırılması yönünde karar verilmesini talep etmişlerdir.
... Belediye Başkanlığı olarak; ... Konservatuarı Yardım ve Yetiştirme Derneği, Rumeli Balkan Federasyonları Demeği ve ...Vakfı olmak üzere 2 ayrı dernek ve 1 vakıfa nakdi yardım yapılması nedeniyle toplam ...TL kamu zararı oluştuğuna hükmedildiğini,
- Yardım yapılan “. . . Konservatuarı Yardım ve Geliştirme Derneği”nin Belediyenin görev alanına giren ve fiilen belediyece yürütülen konularda faaliyet gösterdiğini,
6360 sayılı Kanun ile ... ilinin büyükşehre dönüştüğünü, ... İl Belediyesi’nin ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına dönüşerek, Merkezde ... İlçesi ve ... Belediye Başkanlığı’nın kurulduğunu,
... Belediye Başkalığı tarafından kurulmuş olan ve Belediyenin hizmet birimi olarak faaliyet gösteren Belediye Konservatuarı’nın ... Belediye Başkanlığına devrolduğunu, devam eden hizmetlerin yeni kurulan belediyece üstlenildiğini,
Belediye Konservatuarı’nın, ... Belediye Başkanlığı tarafından “Gençlik Merkezi ve Evlendirme Dairesi” olarak kullanılmakta olan sosyal tesis ve eklentilerinde; güzel sanatlar, spor, dezavantajlı gruplara meslek edindirme kursları ve yaz okulları alanlarında faaliyet gösterdiğini, ... Belediyesinin kurulduğu tarihten bu yana, bu faaliyetlerden bir çok öğrencinin halen faydalanmaya devam ettiğini,
... Konservatuarı Yardım ve Geliştirme Derneği Tüzüğü’nün 2. maddesinde; derneğin amacının; “Dernek ... Konservatuarı’nın amaçlarının gerçekleştirilmesine yardımcı olmak, maddi manevi destek sağlayarak araç ve gereç temin etmek, yöre kültürünü ve folklorunu araştırıp geliştirmek, kültür ve sanat faaliyetlerini desteklemek amacını güder” şeklinde ifade edildiğini, Derneğin tüzüğüne uygun olarak kuruluş amacının gerçekleştirebilmesi; Belediyenin şehrin mahalli müşterek ihtiyaçlarının karşılanması amacı ile örtüştüğünü,
Zira; söz konusu yardımları talep eden derneğin, yapılacak yardımların fiilen belediye hizmetlerinde görev alan eğitici personelin maaş ve sosyal güvenlik kurumu giderleri, belediye envanterine kayıtlı demirbaşların bakım ve onanım ile belediyenin sorumluluğundaki bina ile ilgili harcamalarda kullanılacağının talep dilekçesinde açık olarak belirtildiğini ve yardımların bu amaçlara uygun olarak kullandığına dair bilgi ve belgelerin belediyeye sunulduğunu, Belediye tarafından kontrol edilen bu belgelerde kamu zararı olarak tanımlanabilecek, amaca aykırı bir harcamanın söz konusu olmadığını,
5393 sayılı Belediye Kanunun 14. maddesinde; “mahallî müşterek ihtiyaçların karşılaması ” belediyenin görev ve sorumlulukları kapsamında sayıldığını, aynı Kanunun “Belediyenin Yetkileri ve İmtiyazları” başlıklı 15. maddesinin a fıkrasında; “Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak” belediyenin yetkileri arasında sayıldığını, Demeğe yapılan yardımlara 5393 sayılı Belediye Kanunun 14. ve 15. Madde hükümlerinin yasal dayanak teşkil ettiğini,
5393 sayılı Belediye Kanunu2nun 14. maddesi; “Mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; imar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafi ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır. ” şeklinde ifade edildiğini, bu hükme bakıldığında, söz konusu derneğin amacının tamamen ... Konservatuarının hizmet ve faaliyetlerinin gerçekleşmesine yönelik olduğu göz önüne alındığında, belediyenin mahalli müşterek nitelikteki bu hizmetlerin gerçekleşmesi yönünde bu derneğe yaptığı nakdi yardımların sadece bu amaçları gerçekleştirmek üzere harcandığının ispatı önünde kamu zararı olarak nitelendirilmemesi gerektiğini, kaldı ki bu Yasa hükmüne binaen derneğin yardım taleplerinin idarece değerlendirilerek, belediyenin karar organı olan Belediye Meclisinin kararına istinaden yardımların, 2006/10656 sayılı Dernek, Vakıf, Birlik, Kurum, Kuruluş, Sandık ve Benzeri Teşekküllere Genel Yönetim Kapsamındaki Kamu İdarelerinin Bütçelerinden Yardım Yapılması Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapıldığını,
İlgili Dernek ile Belediye arasında hizmet protokolü yapıldığını, Derneğin kuruluş amacı ile belediyenin görev ve yetkileri arasında mevcut paralellik doğrulusunda Belediye bütçesine bu amaçla ödenek konulduğunu, yapılan ödemenin; 5.3.1.1 ekodlu “Dernek, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri kuruluşlara yapılacak ödeme” tertibinden yapıldığını,
Söz konusu Derneğe yapılan yardımların kamu yararı gözetilerek, öncelikli mahalli müşterek toplum ihtiyaç ve sorunlarına çözüm sağlanması ve toplumsal gelişime katkıda bulunulmasına yönelik olduğunu,
Belediyenin yeni kurulan bir kurum olması, hizmetler kapsamındaki ortak ve medenî ihtiyaçların günden güne artması, yerine getirmekle yükümlü olunan kamu hizmetlerinin alanını sürekli genişlettiğini, yardım konusu faaliyetin temelini eğitimin oluşturduğunu, eğitim ve öğrenim hakkının T.C. Anayasasının 45. Maddesinde “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından mahrum bırakılamaz.” şeklinde ifade edildiğini,
Yardımların yapıldığı zaman diliminde, konservatuar adı altında, güzel sanatlar, spor, dezavantajlı gruplara meslek edindirme kursları ve yaz okulları alanlarındaki yaygın eğitim faaliyetlerinin bir önceki dönem Mülga ... Belediyesince de verilen hizmetler olup belirtilen zaman diliminde Belediye tarafından üstlenildiğini, bir önceki Belediye döneminden kayıtlı ve azımsanamayacak sayıda öğrenci/ kursiyerle devam etmekte olan bu kamu hizmetlerinin kesintisiz olma özelliğinden dolayı sürekli ve düzenli bir biçimde yürütülmesi gerektiğini,
Eğitim ve öğretimin belli zamanlarda karşılanması, tatmininde ve sürekliliğinde kamu yararı bulunan bir gereksinim olması, karşılanmaması durumunda telafisi olmayan sorunlarla karşılaşılacağı düşüncesiyle “ ... Konservatuvarı Yardım ve Geliştirme Demeği” ile işbirliği içinde hizmetin karşılanması yönünde “ kamu yararı gözetilerek” takdir yetkisinin kaçınılmaz olduğunu,
- Yardım yapılan . . . Vakfı . . . Şubesi’nin Belediyenin görev alanına giren ve fiilen belediyece yürütülen konularda faaliyet gösterdiğini,
...Vakfı ... Şubesinin temel hedefinin, “Türkiye’de zihinsel yetersiz çocukların yeterli eğitim, rehabilitasyon ve bakım şartlarına kavuşabilmeleri için gerekli olanak ve ortamları yaratmak, meslek kazanmalarına yardımcı olmak, uzun vadede bu şartların kalıcılığını güvence altına almak ve kimsesiz zihinsel yetersizlere yaşamları boyu sahip çıkmaktır.” Şeklinde vakıf senedinde açıkça belirtildiğini,
5393 ayılı Belediye Kanunu’nun 38. Maddesinde “ Bütçede yoksul ve muhtaçlar için ayrılan ödeneği kullanmak, engellilere yönelik hizmetleri yürütmek ve engelliler merkezini oluşturmak” Belediye Başkanının görevleri arasında sayıldığını, yine aynı Kanunun 14. Maddesinde “ Belediye hizmetleri, vatandaşlara en yakın yerlerde ve en uygun yöntemlerle sunulur. Hizmet sunumunda engelli, yaşlı, düşkün ve dar gelirlilerin durumuna uygun yöntemler uygulanır. ” ifadesiyle Belediyenin görev ve sorumlulukları arasında sayıldığını,
Bu kapsamda Belediyece, ... Belediyesi Engelli Koordinasyon Merkezi (...) koordinesinde rehberlik ve danışma hizmetleri, psikolojik destek hizmetleri, akülü/tekerlekli sandalye yardımı vb. sosyal yardım hizmetleri, sağlık hizmetleri, meslek edindirme kursları ile eğitim destek hizmetleri, özel gün kutlamaları, eğlence ve konser programları ile sosyal ve kültürel hizmetler, gıda, giysi vb. yardımlar ile ekonomik destek hizmetleri ve evde bakım hizmetleri verildiğini,
...Vakfı ... Şubesi’nin faaliyet amacının Belediyenin şehrin mahalli müşterek ihtiyaçlarının karşılanması amacı ile örtüştüğünü,
5393 sayılı Belediye Kanunun 14. maddesinde; “mahallî müşterek ihtiyaçların karşılaması” belediyenin görev ve sorumlulukları kapsamında sayılmış, aynı kanunun “Belediyenin Yetkileri ve İmtiyazları” başlıklı 15. maddesinin a fıkrasında; “Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarım karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak” belediyenin yetkileri arasında sayıldığını, Vakfın amacı göz önüne alındığında, yapılan yardımlara 5393 sayılı Belediye Kanunun 14. ve 15. Maddesi hükümlerinin yasal dayanak teşkil ettiğini,
Bu madde hükümlerine bakıldığında zaten vakfın amaçları ile belediyenin görev ve sorumluluklarının birbiri ile örtüştüğünü, Belediyenin bu görev ve sorumluluklarını vakfa yapılan yardım eliyle gerçekleştirmesinde mevzuat ve hakkaniyet gereği bir sakınca bulunmadığını, zira bu vakfın belediyenin görev ve sorumlukları kapsamına alınamayacak bir faaliyet göstermediğini, bahsedilen yardım yasağının, ancak belediyenin yapmakla yükümlü olmadığı bir faaliyetle iştigal eden dernek yahut vakıflara yardım yapılması halinde geçerli bir yasak olacağını, Belediyenin zaten kendi bütçesinden harcama yaparak yerine getirebileceği faaliyetleri, aynı faaliyeti görme amacıyla kurulmuş vakıf yahut derneğe nakdi yardım yaparak yerine getirmesinde bir hukuksuzluk bulunmadığını, kaldı ki nakdi yardımların ne amaçla kullanıldığının ispatlanabileceğini,
Yardımların, 2006/10656 sayılı Dernek, Vakıf, Birlik, Kurum, Kuruluş, Sandık ve Benzeri Teşekküllere Genel Yönetim Kapsamındaki Kamu İdarelerinin Bütçelerinden Yardım Yapılması Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve belediyenin karar organı olan Belediye Meclisinin kararına istinaden ve ilgili Vakıf ile Belediye arasında imzalanan hizmet protokolüne göre yapıldığını, Vakfın kuruluş amacı ile belediyenin görev ve yetkileri arasında mevcut paralellik doğrulusunda Belediye bütçesine bu amaçla ödenek konulduğunu, yapılan ödemenin; 5.3.1.1 ekodlu “Demek, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri kuruluşlara yapılacak ödeme” tertibinden yapıldığını,
Belediyenin mücavir alanları içinde yaşayan tüm engelli vatandaşlara ulaşılması, onların tespit edilmesi ve hizmetler aracılığı ile engellilerin sosyal, kültürel, sağlık, eğitim ve ekonomik bakımdan desteklenmesi, problemlerin çözümünde rehberlik edilmesi ve her türlü ihtiyaçların karşılanmasının amaçlandığını,
Engellilerin sosyal hayata adapte olmalarını sağlayacak her türlü hizmeti pozitif ayrımcılık olarak değerlendirilmiş ve karşılanması, tatmininde ve sürekliliğinde kamu yararı bulunan bir gereksinim olması, karşılanmaması durumunda telafisi olmayan sorunlarla karşılaşılacağı düşüncesiyle “...Vakfı ... Şubesi ” ile işbirliği içinde hizmetin karşılanması yönünde “ kamu yararı gözetilerek” takdir yetkisinin kullanıldığını,
Yardım yapılan ...’nin, Rumeli Balkan coğrafyasından anavatan Türkiye’ye göç etmiş insanlar arasında ulusal ve uluslararası alanda işbirliği yapmak, sivil inisiyatif oluşturmak, toplum ve ülke menfaatlerinin ön planda tutulduğu faaliyetlerde bulunmak amacıyla kurulduğunu, bu derneğe ... Belediye Başkanlığınca nakdi yardım yapılarak; geçmişe ait kültürel ve tarihi bağların devam etmesi, bölgede bırakılan nüfus ile iletişimin artırılması ve geçmişte yaşanan acıların paylaşılması amacıyla 05-06 Mart 2015 tarihinde ... … Üniversitesi’nin ev sahipliğinde “Uluslararası Balkanlar ve Göç” konulu sempozyumun düzenlenmesine katkıda bulunulduğunu,
... Belediye Başkanlığı’nı temsilen Sempozyum Düzenleme Kurulunda; Kültür ve Sosyal İşler Müdür V. …’ın; Danışma Kurulunda ise Belediye Başkanı ...’ın yer aldığını,
Bu nakdi yardımın amacının ve nasıl kullanıldığını izah eden, düzenlenen sempozyuma ilişkin tüm bilgilerin http://ubg2015.nku.edu.tr/Anasayfa/0/s/8210/10902 adresinde yer aldığını,
Yukarıda izah edildiği üzere, ... Konservatuarı Yardım ve Geliştirme Derneği; ...Vakfı ... Şubesi ve ...ne yapılan nakdi yardımların, bu vakıf ve derneklerin verdiği hizmet ile birebir örtüştüğü göz önüne alınarak kamu zararı olarak nitelendirilmemesini, ilamın ... Belediye Başkanlığının sayılan derneklere ve vakfa nakdi yardım olarak ödemiş olduğu … TL’nin kamu zararı oluşturduğuna ilişkin kısmının yeniden incelenerek; bozulması ve kamu zararının kaldırılması yönünde karar verilmesini talep etmişlerdir.
Başsavcılık mütalaasında;
“İlamın 5. maddesindeki kamu zararı için, Belediye Başkanı ..., Harcama Yetkilisi …, …, … ve Gerçekleştirme Görevlisi …, …, … tarafından imzalanan ortak dilekçede, Kanuni dayanağı olmayan, 5018 sayılı Kanunun 29’uncu maddesi ile 5393 sayılı Kanunun 60’ıncı maddesi hükümlerine aykırı olarak, derneklere ve vakıflara yardım yapılması ve üyelik aidatı ödemesi yapılması suretiyle oluşan … TL. kamu zararının, raporda belirtilen sorumlulara ödettirilmesine karar verilmesine itiraz edilmektedir.
Kamu zararının kaldırılmasına yönelik ileri sürülen gerekçelerin, Daire Kararında karşılanmış olması, itirazın anılan tazmin hükmünün kaldırılmasını gerektirecek mahiyette bulunmaması nedeniyle temyiz talebinin reddedilmesine, karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir. Arz olunur.” Denilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
Gereği Görüşüldü
181 sayılı ilamın 5. maddesiyle; ... Belediyesi’nin bir derneğe üyelik sebebiyle aidat ödemesi, muhtelif derneklere ve vakıflara da nakdi yardımlarda bulunması sonucunda ...TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun Bütçelerden Yardım Yapılması başlıklı 29’uncu maddesinde,
“Gerçek veya tüzel kişilere kanuni dayanağı olmadan kamu kaynağı kullandırılamaz, yardımda bulunulamaz veya menfaat sağlanamaz. Ancak, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçelerinde öngörülmüş olmak kaydıyla; kamu yararı gözetilerek dernek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yardım yapılabilir.
Bu yardımların yapılması, kullanılması, izlenmesi, denetlenmesi ve kamuoyuna açıklanmasına ilişkin esas ve usuller Maliye Bakanlığınca hazırlanarak Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” denilmiştir.
5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun “Yardım ve İşbirliği” başlıklı 10’uncu maddesinde;
“Dernekler, tüzüklerinde gösterilen amaçları gerçekleştirmek üzere, benzer amaçlı derneklerden, siyasi partilerden, işçi ve işveren sendikalarından ve meslekî kuruluşlardan maddî yardım alabilir ve adı geçen kurumlara maddî yardımda bulunabilirler.
5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanun hükümleri saklı kalmak üzere, dernekler kamu kurum ve kuruluşları ile görev alanlarına giren konularda ortak projeler yürütebilirler. Bu projelerde kamu kurum ve kuruluşları, proje maliyetlerinin en fazla yüzde ellisi oranında aynî veya nakdî katkı sağlayabilirler. (Ek cümle: 18/2/2009 – 5838/7 md.) 4857 sayılı İş Kanununun 30 uncu maddesi çerçevesinde engellilerin ve eski hükümlülerin mesleki eğitim ve mesleki rehabilitasyonu, kendi işlerini kurmaları, engellilerin iş bulmasını sağlayacak destek teknolojilerine ilişkin projeler ile benzeri projelerde bu oran aranmaz” hükmüne yer verilmiştir.” denilmektedir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun,
75’inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde (Değişik: 12/11/2012-6360/19 md.)
“Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir. Diğer dernek ve vakıflar ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerekir.”
Aynı Kanunun 6360 sayılı Kanun ile eklenen son fıkrasında (Ek fıkra: 12/11/2012-6360/19 md.);
“5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 29’uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5253 sayılı Dernekler Kanununun 10 uncu maddesi; belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için uygulanmaz.” hükümlerine yer verilmiştir.
Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde; ... Konservatuarı Yardım ve Geliştirme Derneği’ne, ...Vakfı’na, ...ne nakdi yardım yapıldığı görülmüştür.
Sorumlular temyiz dilekçesinde; yardımların, 2006/10656 sayılı Dernek, Vakıf, Birlik, Kurum, Kuruluş, Sandık ve Benzeri Teşekküllere Genel Yönetim Kapsamındaki Kamu İdarelerinin Bütçelerinden Yardım Yapılması Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapıldığını; ilgili Dernekler ile Belediye arasında hizmet protokolü yapıldığını, söz konusu Derneklerin kuruluş amacı ile belediyenin görev ve yetkileri arasında mevcut paralellik doğrulusunda Belediye bütçesine bu amaçla ödenek konulduğunu, yapılan ödemelerin; 5.3.1.1 ekodlu “Dernek, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri kuruluşlara yapılacak ödeme” tertibinden yapıldığını, söz konusu Derneklere yapılan yardımların kamu yararı gözetilerek, öncelikli mahalli müşterek toplum ihtiyaç ve sorunlarına çözüm sağlanması ve toplumsal gelişime katkıda bulunulmasına yönelik olduğunu belirtmişlerse de;
Dernek, Vakıf, Birlik, Kurum, Kuruluş, Sandık ve Benzeri Teşekküllere Genel Yönetim Kapsamındaki Kamu İdarelerinin Bütçelerinden Yardım Yapılması Hakkında Yönetmeliğin dayanağını teşkil eden 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 29’uncu maddesi, 5393 sayılı Belediye Kanunun 75 inci maddesine 12.11.2012 tarihinde eklenen ek fıkra ile belediyelerin dernek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yardım yapabilmesinin önü tamamen kapanmıştır.
Sorumlular, ayrıca yardım yapılan bütün derneklerin Belediyenin görev alanına giren ve fiilen belediyece yürütülen konularda faaliyet gösterdiğini; derneklere yapılan yardımlara 5393 sayılı Belediye Kanunun 14 ve 15’inci maddeleri hükümlerinin yasal dayanak teşkil ettiğini iddia etmişlerse de; 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14'üncü maddesinde Belediyenin görev ve sorumlulukları, 15’inci maddesinde ise yetki ve imtiyazları tek tek sayılmış, amatör spor kulüplerine yapılacak yardım dışında diğer derneklere ve vakıflara yardım yapılabileceğine ilişkin bir hükme yer verilmemiştir.
“Diğer kuruluşlarla ilişkiler” başlığını taşıyan 75’inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde; belediyelerin kamu yararına çalışan dernekler ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebileceği, bunun dışındaki derneklerle ancak mahallin en büyük mülki idare amirden izin alınması kaydıyla mezkûr projelerin yerine getirebileceği hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda anılan mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere derneklere ve vakıflara belediyeler tarafından yardım yapılabilmesini sağlayacak kanuni bir dayanak mevcut olmadığı gibi bunlarla ortak hizmet projesi bile gerçekleştirebilmesi belirli şartlara bağlanmıştır.
Buna göre, 5393 sayılı Kanunun 75’inci maddesinin son fıkrası ile yapılan değişiklikle, 5018 sayılı Kanunun 29’uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5253 sayılı Dernekler Kanununun 10’uncu maddesinin belediyelere uygulanamayacağı yönündeki düzenlemenin bir sonucu olarak, söz konusu derneklere nakdi ödeme yapılması mümkün değildir.
...ne üyelik aidatı ödenmesi sonucunda da tazmin hükmü verildiği anlaşılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dernek Kurma Hürriyeti” başlıklı 33 üncü maddesinde, “Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma ve bunlara üye olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine sahiptir.
Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz.
Dernek kurma hürriyeti ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile başkalarının hürriyetlerinin korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir.
Dernek kurma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.
Birinci fıkra hükmü, Silahlı Kuvvetler ve kolluk kuvvetleri mensuplarına ve görevlerinin gerektirdiği ölçüde Devlet memurlarına kanunla sınırlamalar getirilmesine engel değildir.
Bu madde hükümleri vakıflarla ilgili olarak da uygulanır.” denilmektedir.
5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun “Dernek Kurma Hakkı” başlıklı 3 üncü maddesinde ise; “Fiil ehliyetine sahip gerçek veya tüzel kişiler, önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahiptir” hükmü yer almaktadır.
Görüldüğü üzere, tüzel kişilerin yetkili organlarının kararı ve izni ile dernek kurması ya da kurulmuş olan derneklere üye olması mümkündür. Bu konuda yapılacak bir kısıtlama Anayasaya aykırılık teşkil etmektedir. Derneklere üye olmanın doğal bir sonucu da, üyeliğe ilişkin Dernekler Kanununda getirilen yükümlülükleri yerine getirmektir. Bu yükümlülüklerden bir tanesi de aidat ödemesidir.
Kaldı ki, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 53 üncü maddesinde, afetlerde, afet bölgesine yardım edilmesi ve 74 üncü maddesinde de, kardeş kentlerle ilişki kurulması gibi, belediyelerin, mahalli müşterek nitelikte olmayan yetki ve sorumlulukları da bulunmaktadır. Ayrıca, 5393 sayılı Kanun prensip olarak özel kurum ve kuruluşlara üyelikleri engellememekte ve hatta teşvik etmektedir. Kanunun 74 üncü maddesinde, “Belediye, belediye meclisinin kararına bağlı olarak görev alanıyla ilgili konularda faaliyet gösteren uluslararası teşekkül ve organizasyonlara, kurucu üye veya üye olabilir” denilmek suretiyle uluslararası teşekkül ve organizasyonlara üye olunabileceği belirtilmiştir.
Görüleceği üzere, belediyelerin derneklere üye olmaları konusunda, Anayasa, Belediye Kanunu ve Dernekler Kanunu açısından herhangi bir yasal engel bulunmamaktadır. Diğer taraftan, yapılan bu ödeme bir aidat ödemesi olup, üyeliğin doğal bir sonucu olması sebebiyle, yardım ya da kaynak aktarımı olarak değerlendirilmesi de mümkün değildir. Dolayısıyla, ... ... Belediyesi tarafından ...ne üye olunmasında ve … TL tutarında aidat ödemesi yapılmasında, mevzuata aykırı bir husus bulunmamaktadır.
Bu itibarla, 181 sayılı ilamın 5. Maddesi ile tazminine hükmolunan … TL’den, yukarıda açıklanan gerekçelerle derneğe üyelik sebebiyle aidat ödemesinde mevzuata aykırı husus bulunmadığından …TL’nin düşülerek kalan, ilam hükmünün ...TL olarak DÜZELTİLEREK TASDİKİNE (Üyeler… ,… , ... ile ’in karşı oy gerekçesine karşı) oyçokluğu ile,
28.11.2018 tarihinde karar verildi.
Karşı oy gerekçesi
Üye… ’nün karşı oy gerekçesi;
... ... Belediyesi tarafından ...ne üyelik aidatı ödenmesine ilişkin verilen Kurul kararına katılmakla birlikte, ... ... Belediyesi tarafından muhtelif derneklere ve vakıflara nakdi yardımlarda bulunulması açısından;
... Konservatuarı Yardım ve Geliştirme Derneği’ne, ...Vakfı’na, ...ne nakdi yardım yapıldığı gerekçesiyle tazmin hükmü verildiği görülmüştür.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun, “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14. maddesinde, Belediyenin mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla kültür ve sanat, meslek ve beceri kazandırma, sosyal hizmet ve yardım hizmetlerini yapacağı veya yaptıracağı, belediye hizmetlerinin, vatandaşlara en yakın yerlerde ve en uygun yöntemlerle sunulacağı, hizmet sunumunda engelli, yaşlı, düşkün ve dar gelirlilerin durumuna uygun yöntemler uygulanacağı, “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15. maddesinde, belde sakinlerinin mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunma yetki ve imtiyazının olduğu, 38. maddesinde belediye başkanının bütçede yoksul ve muhtaçlar için ayrılan ödeneği kullanmak, engellilere yönelik hizmetleri yürütmek ve engelliler merkezini oluşturmakla görevli olduğu belirtilmiş, 60. Maddesinde de engellilere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlar ile sosyo-kültürel, sanatsal ve bilimsel etkinlikler için yapılan giderler, belediye giderleri arasında sayılmıştır.
Savunmalar incelendiğinde, ... Belediye Başkanlığı tarafından kurulmuş olan ve Belediyenin hizmet birimi olarak faaliyet gösteren Belediye Konservatuarı’nın ... Belediye Başkanlığına devrolduğu, devam eden hizmetlerin yeni kurulan belediyece üstlenildiği, Belediye Konservatuarı’nın, ... Belediye Başkanlığı tarafından “Gençlik Merkezi ve Evlendirme Dairesi” olarak kullanılmakta olan sosyal tesis ve eklentilerinde; güzel sanatlar, spor, dezavantajlı gruplara meslek edindirme kursları ve yaz okulları alanlarında faaliyet gösterdiği ve bu hizmetlerden bir çok öğrencinin halen faydalanmaya devam ettiği, yardımda bulunulan ...Vakfı ... Şubesinin temel hedefinin, “Türkiye’de zihinsel yetersiz çocukların yeterli eğitim, rehabilitasyon ve bakım şartlarına kavuşabilmeleri için gerekli olanak ve ortamları yaratmak, meslek kazanmalarına yardımcı olmak, uzun vadede bu şartların kalıcılığını güvence altına almak ve kimsesiz zihinsel yetersizlere yaşamları boyu sahip çıkmaktır.” şeklinde vakıf senedinde açıkça belirtildiği, bu kapsamda Belediyece, ... Belediyesi Engelli Koordinasyon Merkezi (...) koordinesinde rehberlik ve danışma hizmetleri, psikolojik destek hizmetleri, akülü/tekerlekli sandalye yardımı vb. sosyal yardım hizmetleri, sağlık hizmetleri, meslek edindirme kursları ile eğitim destek hizmetleri, özel gün kutlamaları, eğlence ve konser programları ile sosyal ve kültürel hizmetler, gıda, giysi vb. yardımlar ile ekonomik destek hizmetleri ve evde bakım hizmetleri verildiği, yardım yapıldığı ifade edilen ... ile esasen ortak hizmet projesi kapsamında 05-06 Mart 2015 tarihinde ... …’nin ev sahipliğinde “Uluslararası Balkanlar ve Göç” konulu sempozyumun düzenlenmesi çerçevesinde katkıda bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Bu çerçevede ihtiyaç sahibi olduğu anlaşılan engellilere ve daha önce belediye bünyesinde faaliyet gösteren konservatuar nedeniyle sosyo-kültürel faaliyete katkı sağlandığı anlaşılmaktadır. Esasen belediyece söz konusu derneklere bu kapsamda yardımda bulunulmasında mevzuata aykırı bir husus görülmemekte ise de, 6360 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi ile Belediye Kanununun 75 inci maddesine; “5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 29’uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5253 sayılı Dernekler Kanununun 10’uncu maddesi; belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için uygulanmaz.” hükmünün eklenmesi ile belediyelerin derneklere yardım yapabilmesine izin veren hüküm ortadan kalkmıştır.
Ancak, 5393 sayılı Belediye Kanununun “Diğer kuruluşlarla ilişkiler” başlıklı 75. maddesinde;
“Belediye, belediye meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda; … dernekler, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir. Diğer dernek ve vakıflar ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerekir” hükmü yer almaktadır. Her ne kadar söz konusu işlemlerin bu çerçevede gerçekleştirilmediği ifade edilmekte ise de kanunda belirtilen prosedür yerine getirilmek suretiyle belediyenin derneklerle ortak hizmet projeleri gerçekleştirmesi de mümkündür. Kaldı ki ‘ortak hizmet projesi’nden tam olarak neyin anlaşılması gerektiği de belirsizdir. Yapılan faaliyetler ile belediyenin yetki ve sorumlulukları göz önünde bulundurulduğunda, bunların ortak proje sayılmaması, gerçekleştirilen işlerin ölçülülüğünün, diğer ifade ile yerindeliğinin denetimi olarak da algılanabilir. Oysa 6085 sayılı Kanunun 35. maddesinin ikinci fıkrasında;
“Denetimin yürütülmesi ve kamu zararının tespitinde aşağıdaki hususlara uyulur:
Kamu idarelerinin gelir, gider ve malları ile bunlara ilişkin mali nitelikteki tüm hesap ve işlemlerinin denetiminde; yetkili merci ve organlar tarafından usulüne uygun olarak alınan karar veya yapılan iş ve işlemlerin mevzuata ve idarelerce belirlenen hedef ve göstergelere uygun olmasına rağmen, yönetsel bakımdan gerekliliği, ölçülülüğü, uygun bulunmadığı yönünde görüş ve öneri içeren yerindelik denetimi sayılabilecek denetim raporu düzenlenemez. Denetim raporlarında, kamu idaresinin yerine geçerek belirli bir iş ve işlemin yapılmasını veya belirli bir politikanın uygulanmasını zorunlu kılacak, kamu idaresinin takdir yetkisini sınırlayacak veya ortadan kaldıracak görüş ve talep içeren rapor düzenlenemez.” Denilmektedir.
Gerçi ortada yetkili merci ve organlar tarafından usulüne uygun olarak alınan karar bulunmadığı gibi yapılan iş ve işlemler de mevzuata uygun olmamakla birlikte sosyo-kültürel etkinlikler ve engelliler için gider yapma yetkisi de bulunan belediyenin derneklerle imzalanan protokol çerçevesinde yaptığı para aktarımının karşılığı yapılan işin ortak hizmet projesi olmadığını söylemek de güçtür. Bu nedenle Dernek tarafından yapılan yardımların gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmadığı, sosyo-kültürel faaliyetlerin yerine getirilmediği tespit edilmeden, bir kamu zararının varlığından söz etmek uygun olmaz.
Tüm bu nedenlerle, 6360 sayılı Kanunla getirilen düzenleme sonrası yoruma müsait hale gelen mevzuatın netleştirilmesi açısından “ortak hizmet projesi” kavramından ne anlaşılması gerektiğinin açıklığa kavuşturulmasını teminen konunun Sayıştayın yargısal niteliği olmayan raporlarında dile getirmesi, ancak bu aşamada mevcut mevzuat kapsamında yapılan işlemlerin mevzuata uygunluğuna karar verilerek tazmin hükmünün kaldırılması uygun olur.
Üye ’nun karşı oy gerekçesi;
... ... Belediyesi tarafından muhtelif derneklere ve vakıflara nakdi yardımlarda bulunulmasına ilişkin verilen Kurul kararına katılmakla birlikte, üyelik aidatı ödenmesi açısından;
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Yurt dışı ilişkileri” başlıklı 74’üncü maddesinde,
“Belediye, belediye meclisinin kararına bağlı olarak görev alanıyla ilgili konularda faaliyet gösteren uluslararası teşekkül ve organizasyonlara, kurucu üye veya üye olabilir.” denilerek uluslararası teşekkül ve organizasyonlara üye olunacağı açıkça ifade edilmesine rağmen, Kanunda yurt içindeki derneklere üye olunabileceğine dair açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Derneklere herhangi sınırlama olmaksızın üye olunarak aidat ödenmesi, dolaylı bir yardım şekline dönüşebileceğinden ve yukarıda yer verilen derneklere nakdi yardım yapılamayacağına ilişkin hükümler göz önüne alındığında, Belediyenin kanuni dayanağı olmaksızın, derneğe aidat adı altında ödeme yapması da mümkün değildir.
Bu itibarla, verilen tazmin hükmünün tamamının tasdikine karar verilmesi gerekir.
Üyeler ... ile …’in karşı oy gerekçesi;
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “Temyiz” başlıklı 55. Maddesinin 7. fıkrasına göre; “Temyiz Kurulu temyiz olunan hükmü olduğu gibi veya düzelterek tasdik eder, bozar ya da Kurul üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile kaldırır. “
Yukarıdaki mevzuat hükmüne göre; düzeltilerek tasdik kararının oyçokluğu ile; tazmin hükmünün kaldırılması kararının ise Kurul üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile verilmesi gerekmektedir. Oyçokluğu ile verilen düzeltilerek tasdik kararı ile tazmin hükmünün bir bölümünün kaldırılması mevzuata aykırılık teşkil etmektedir. Kanunda açıkça tazmin hükmünün kaldırılması kararının Kurul üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu sebeple, ... ... Belediyesi tarafından muhtelif derneklere ve vakıflara nakdi yardımlarda bulunulmasına ilişkin verilen Kurul kararına katılmakla birlikte, ...ne üyelik aidatı ödenmesi açısından;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dernek Kurma Hürriyeti” başlıklı 33 üncü maddesinde, “Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma ve bunlara üye olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine sahiptir.
Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz.
Dernek kurma hürriyeti ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile başkalarının hürriyetlerinin korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir.
Dernek kurma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.
Birinci fıkra hükmü, Silahlı Kuvvetler ve kolluk kuvvetleri mensuplarına ve görevlerinin gerektirdiği ölçüde Devlet memurlarına kanunla sınırlamalar getirilmesine engel değildir.
Bu madde hükümleri vakıflarla ilgili olarak da uygulanır.” denilmektedir.
5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun “Dernek Kurma Hakkı” başlıklı 3 üncü maddesinde ise; “Fiil ehliyetine sahip gerçek veya tüzel kişiler, önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahiptir” hükmü yer almaktadır.
Görüldüğü üzere, tüzel kişilerin yetkili organlarının kararı ve izni ile dernek kurması ya da kurulmuş olan derneklere üye olması mümkündür. Bu konuda yapılacak bir kısıtlama Anayasaya aykırılık teşkil etmektedir. Derneklere üye olmanın doğal bir sonucu da, üyeliğe ilişkin Dernekler Kanununda getirilen yükümlülükleri yerine getirmektir. Bu yükümlülüklerden bir tanesi de aidat ödemesidir.
Kaldı ki, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 53 üncü maddesinde, afetlerde, afet bölgesine yardım edilmesi ve 74 üncü maddesinde de, kardeş kentlerle ilişki kurulması gibi, belediyelerin, mahalli müşterek nitelikte olmayan yetki ve sorumlulukları da bulunmaktadır. Ayrıca, 5393 sayılı Kanun prensip olarak özel kurum ve kuruluşlara üyelikleri engellememekte ve hatta teşvik etmektedir. Kanunun 74 üncü maddesinde, “Belediye, belediye meclisinin kararına bağlı olarak görev alanıyla ilgili konularda faaliyet gösteren uluslararası teşekkül ve organizasyonlara, kurucu üye veya üye olabilir” denilmek suretiyle uluslararası teşekkül ve organizasyonlara üye olunabileceği belirtilmiştir.
Görüleceği üzere, belediyelerin derneklere üye olmaları konusunda, Anayasa, Belediye Kanunu ve Dernekler Kanunu açısından herhangi bir yasal engel bulunmamaktadır. Diğer taraftan, yapılan bu ödeme bir aidat ödemesi olup, üyeliğin doğal bir sonucu olması sebebiyle, yardım ya da kaynak aktarımı olarak değerlendirilmesi de mümkün değildir. Dolayısıyla, ... ... Belediyesi tarafından ...ne üye olunmasında ve … TL tutarında aidat ödemesi yapılmasında, mevzuata aykırı bir husus bulunmamaktadır.
Bu itibarla muhtelif derneklere ve vakıflara nakdi yardımlarda bulunulmasına ilişkin verilen tazmin hükmünün tasdikine, üyelik aidatı ödenmesine ilişkin verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:42