Sayıştay 7. Dairesi 42597 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

42597

Karar Tarihi

9 Eylül 2020

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2015

  • Daire: 7

  • Dosya No: 42597

  • Tutanak No: 48192

  • Tutanak Tarihi: 09.09.2020

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Konu: Sosyal denge

  1. 185 sayılı ilamın 3. maddesiyle, ... Belediyesi'nde memur personele yasal üst sınırın üstünde sosyal denge tazminatı (iyileştirme zammı, ikramiye ve sosyal haklar) ödenmesi neticesinde ... TL’ye verilen tazmin hükmünün 10.10.2018 tarih ve 45175 sayılı Temyiz Kurulu Kararının 1. Maddesi ile tasdikine karar verilmiştir.

İlamda Üst Yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan ...(Belediye Başkanı), Diğer Sorumlu sıfatıyla sorumlu tutulan ...(Bld. Bşk. Yrd.), Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ...(İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü) ile Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan ...’in (Memur) göndermiş oldukları aynı mahiyetteki temyiz dilekçesinde özetle,

Karar düzeltilmesi talebinin gerekçeleri;

  1. 6085 sayılı Sayıştay Kanunu'nun 52. Maddesine göre:

a) Hükmün esasına etkili iddia ve itirazların kararda karşılanmamış olduğunu,

b) Bir kararda aynı konu hakkında birbirine aykırı hükümler bulunduğunu,

Şöyle ki;

a) Belediye ile ...arasında yapılan ve 01.01.2015 - 31.12.2016 yıllarını kapsayan toplu sözleşmenin 1. Maddesinde sözleşmenin yasal dayanakları açıklanmış olup bu yasal dayanaklara dayalı savunmada belirtilen konuların, T.C. Anayasasının 90. Maddesi kapsamında değerlendirilmemiş olup sadece mütalaa edilerek kabul görmediğini,

4688 sayılı kanunun 32 maddesinin 2. Fıkrasında ''Yapılacak sözleşme, toplu sözleşme dönemi ile sınırlı olarak uygulanır ve sözleşme süresi hiçbir şekilde izleyen mahalli idareler genel seçimi tarihini geçemez. Mahalli idareler genel seçim tarihini izleyen üç ay içerisinde de toplu sözleşme dönemiyle sınırlı olmak üzere sözleşme yapılabilir. Bu sözleşmeye dayanılarak yapılan ödemeler kazanılmış hak sayılmaz. ’' Denildiğini,

Geçici Madde 14 “ 15/3/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi. toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzeri adlar alımda imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir. Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz. ” Denildiğini,

Belediye ile ... Sendikası arasında T.C. Anayasasının 53. Maddesine uygun imzalanan 2012-2014 yıllarını kapsayan toplu iş sözleşmesinin 18. Maddesine istinaden Başkan Yardımcılarına ... TL, Müdürlere ... TL ve Memurlara ... TL net sosyal yardım ödemesi yapılacağını ve her yıl %10 artırılarak devam edeceğini, 25. Maddesinde ise Ramazan ve Kurban Bayramlarında aylık net ... TL bayram yardımı ödeneceğini ve bu ödemelerin her yıl %10 artırılarak ödeneceğinin hükme bağlandığını,

Bu rakamlarda 2014 yılı için Başkan Yardımcılarına net ... TL, Müdürlere net ... TL ve Memurlara ... TL si sosyal yardım ve ... TL si de Ramazan ve Kurban Bayramlarında bayram yardımı olarak ödendiğini,

4688 sayılı Kanunun 32 inci, Geçici 14 üncü maddesi, Belediye ile ... Sendikası ile imzalanan 01.01.2012 - 31.12.2014 yıllarını kapsayan toplu iş sözleşmesinin 18 inci ve 25 inci maddeleri ile ... Belediyesi ile ...arasında 01.01.2015 - 31.12.2016 yıllarını kapsayan toplu sözleşme birlikte değerlendirildiğinde;

Belediyenin 4688 sayılı Kanunun 32 inci maddesinin 2 inci fıkrasına istinaden yapmış olduğu sözleşmede aynı Kanunun Geçici 14. Maddesinin;

" Ancak 32. madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir" hükmüne göre belediyede çalışma barışının sağlanması açısından Belediye Başkanının kanunun kendisine verdiği taktir yetkisini kullanarak ... Belediyesi ile ...arasında imzalan ve 01.01.2015 - 31.12.2016 yıllarını kapsayan toplu sözleşmede Başkan Yardımcılarına ödenen rakamı ortalama baz alarak imzaladığını, bir önceki sözleşmeye göre net ... TL olmasına rağmen ... TL olarak sözleşmeye konulduğunu,

Sayın denetçinin bu hususun toplu sözleşmenin içeriğinde değişiklikler yapıldığı şeklinde değerlendirdiğini, Sayıştay 7. Dairesinin de bu görüşe uyduğunu, savunmalarının gerektiği şekilde değerlendirilmediğini,

Yine geçici 14. Maddede; 15.03.2012 tarihinden önce yapılan toplu sözleşmelerin 32. Madde uygulaması olmaksızın 31.12.2015 tarihine kadar geçerli olacağının belirtildiğini, 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3 üncü Dönem Toplu Sözleşmenin Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme başlıklı Bölümünün 7. Maddesi ile de bu sürenin 31.12.2017 tarihine kadar uzatıldığını, bu uygulamanın çalışanlar arasında eşitsizlik yarattığını, belirtilen tarihlerden önceki yapılan sözleşmelerin sınırsızlaştırıldığını, adeta 32 maddede anılan tarihten sonra 4688 sayılı Kanuna uygun olarak yapılan sözleşmelerden yaralanan personelin cezalandırıldığını, bu çifte standart uygulamasının Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 10, 11 ve 90 inci maddelerine ve 4688 sayılı Kanunun 32/2. Fıkrasına aykırılığının dikkate alınmadığını,

Diğer yandan, Ülkemizdeki 1397 adet belediyenin sadece 72 (son denetimlerle sayı değişmiş olabilir) belediyesinde bu konunun denetime tabi tutulduğunu, diğerlerinde bu konunun gündeme alınmadığını veya görülemediğini, birçok belediyede çok daha yüksek rakamlarla bu tazminatların ödendiğini, dolayısıyla eşitlik ilkesine aykırı bir durumun yaratıldığını,

b) Yukarıda yapılan savunmaların; Sayıştay 5. Dairesinin 02.02.2016 tarih ve 148 karar, 13.04.2016 tarih ve 138 sayılı ilamlarıyla da örtüştüğünü, söz konusu Kararda;

“Söz konusu Geçici 14. Maddenin son bölümünde 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşmede öngörülen hakların üzerinde bir ödemenin yapılmaması ve ya yasaklanması söz konusu değildir. Buradaki düzenleme ile idarelere, yeni yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, daha önceki sözleşmeler ile sağlanan aylık ödemenin altında kaldığı durumlarda 31.12.2015 tarihine kadar idarelerin uygulayacakları sözleşmelerde, 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşmeye göre ödenen ortalama aylık tutarın tavan aylık olarak esas alınabileceği yetkisi verilmiştir. Sonra yapılan sözleşmedeki tavan tutar; önceki sözleşmede öngörülen ortalama kazançtan daha düşük ise, bu durumda idarelere 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşmeye göre ödenen, ortalama aylık tutar tavan olarak esas alabilme yetkisi verilmektedir. Başka bir değişle, 31.12.2015 tarihine kadarki dönemde, 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşmede unvanlar itibariyle ilgili personele ödenen meblağın altına inilmeyebileceği yetkisi, personele yapılan önceki ödemeler kadar ödeme yapma konusunda idarelere takdir yetkisi verilmiştir.” denildiğini,

Her ne kadar sözleşmeler değişse de içerik olarak birbirinin devamı olduğunu ve yapılan sözleşmenin Kanunun 32 inci ve Geçici 14 üncü maddesine uygun olduğunu, yapılan değişikliğin sadece birkaç kalem daha sosyal yardımın ilave edilmesi olduğunu, gerek denetçinin gerekse Sayıştay 7. Dairesinin, eklenen birkaç maddenin 4688 sayılı Kanuna aykırı olduğunu belirterek sözleşmeden çıkarılması konusuna hükmedeceği yerde sözleşmenin tamamı üzerinde yasaya aykırılık kararı verdiğini, bunun da T.C. Anayasasının 10, 11, 51, 53, 90. Maddelerine ve 4688 sayılı Kanunun 28, 32 ve Geçici 14. Maddelerine uygun bir karar olmadığının açık olduğunu belirterek Kararın düzeltilmesini talep etmişlerdir.

Sorumlulardan ...ile ... yukarıda belirtilen hususlara ilave olarak temyiz dilekçelerinde;

5018 Sayılı Kanunun 71. Maddesinde “ Kamu zararı Madde 71- (Değişik birinci fıkra: 25/4/2007-5628/4 md.) Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır. ” Denildiğini, bu harcamada kasıt veya kusurlarının olmadığını, mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemin ise Başkanlık makamı ve ilgili sendika tarafından imzalandığını ve şahsına bu konuda bir yetki de verilmediğini,

657 sayılı Kanunun 11. Maddesinde ise; “Madde 11 - (Değişik: 12/5/1982 - 2670/4 md.) Devlet memurları kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.

Devlet memuru amirinden aldığı emri, Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Amir emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, memur bu emri yapmağa mecburdur. Ancak emrin yerine getirilmesinden doğacak sorumluluk emri verene aittir. (1) Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan" denildiğini, ödemelerin tamamen 5018/71 ve 657/11 maddeleri kapsamında sendika sözleşmesinin yazılı emir olarak değerlendirilerek yapıldığını,

Bu durumun temyiz talebinde de belirtildiği halde temyiz kurulunca değerlendirilmediğini ifade etmişlerdir.

Başsavcılık mütalaasında;

“Karar düzeltilme dilekçesinde özetle,

  1. 6085 sayılı Kanunun 52. Maddesine göre;

a) Hükmün esasına etkili iddia ve itirazların kararda karşılanmamış olması,

b) Bir kararda aynı konu hakkında birbirine aykırı hükümler bulunması,

  1. 657 Sayılı Kanunun 11. Maddesi ve 5018 sayılı Kanunun 71. Maddesinin kararda değerlendirilmediğini.

a) -Belediyelerinin ...SAN arasında 01.01.2015- 31.12.2016 yıllarını kapsayan toplu sözleşmenin 22. Maddesine göre iyileştirme zammı altında yapılan ödemelerin TC. Anayasanın 90. Maddesi ile 4688 sayılı Kanunun 32/2. Maddesine aynı Kanunun Geçici 14. Maddesi uygun olduğunu,

b) -Benzeri konuda Sayıştay 5. Dairesinin 02.02.2016 tarih ve 148 sayılı kararı ile 13.04.2016 tarih ve 138 sayılı örnek kararı yukardaki iddialarını doğrulayıcı mahiyette olduğunu,

Diğer taraftan ödemeler tamamen 657 sayılı Kanunun 11. ve 5018 sayılı Kanunun 71. Maddeleri kapsamında sendika sözleşmesi yazılı bir emir olarak değerlendirilerek yapıldığını,

İleri sürerek 45176 sayılı Temyiz Kurulu kararının 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 52. Maddesine göre düzeltilmesini istemektedir.

USUL YÖNÜNDEN:

Adı geçenin karar düzeltme dilekçesinin açıklamalar kısmında 7. Dairenin 87 nolu ilamının 4,5,6 ve 7. Maddelerinin 45176 tutanak nolu Temyiz Kurulu kararı ile ilişkilendirilerek düzeltilmesini istemekte ise de anılan ilam ve maddeleri ile Temyiz Kurulu kararının hiçbir ilgisi bulunmadığı anlaşıldığından düzeltme talebinin esasa girilmeden reddine,

ESAS YÖNÜNDEN:

4688 sayılı Kanunun 32. ve aynı Kanunun geçici 14. Maddesini birlikte değerlendirilmesinden:

Yerel Yönetimlerin 11.04.2012 tarihinde yürürlükte olan sosyal denge tazminatının ödenmesine ilişkin sözleşmelerinde belirlenen sosyal denge tazminat miktarlarının aylık ortalamasının 2015 yılı için Toplu Sözleşmede belirlenen tavan tutardan yüksek olması halinde 31.12.2015 tarihine kadar önceki dönemdeki sosyal denge tazminatının ödenmesine devam edileceği bu şekilde yapılacak ödemelerin kazanılmış hak sayılamayacağı anlaşılmaktadır.

Anılan kanun hükümlerine göre Belediyeleri ile BEM-BİR-SEN arasında 01.01.2012-31.12.2014 dönemi için geçerli olmak üzere 01.01.2012 tarihinde imzalanmış olan sosyal denge sözleşmesinde öngörülen ödemelerin aylık ortalaması 2015 yılı için toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın altındadır. Bu sebeple adı geçen belediyenin 2015 ve 2016 yıllarını kapsayan sosyal denge sözleşmesine göre yapılacak sosyal denge ödemelerinin aylık ortalama miktarı 2014 ve 2015 yıllarını kapsayan 2. Dönem Toplu Sözleşmede belirlenen üst limiti geçmemesi gerekmektedir.

Bu durum karşısında 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinde kamu zararının tanımı yapılarak kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak hususlar sayılmış olup; iş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması hususu ile mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması durumu da kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında belirtilmiştir. Mevzuatla belirlenen tutardan fazla sosyal denge tazminatının ödenmesi ya da mevzuatta öngörülmeyen tutarda sosyal denge tazminatı ödenmesi kamu zararını oluşturduğu ve bu çerçevede tespit edilen kamu zararının yerinde olduğu değerlendirilmektedir.

Diğer taraftan Düzeltme dilekçesinde iddia edilen hususlar hem Daire kararında hem de Temyiz Kurulu kararında karşılandığı, kararda aynı konu hakkında birbirine aykırı hükümlerin bulunmadığı anlaşıldığından adı geçenin talebi 6085 sayılı Kanunun 57. maddesinde belirtilen düzeltme sebeplerine uygun değildir.

Bu itibarla, sorumlunun karar düzeltme talepleri reddine, Hükmedilmesi uygun olur.

Arz olunur.” Denilmiştir.

Dosyadaki mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra;

Gereği Görüşüldü

185 sayılı ilamın 3. maddesiyle, ... Belediyesi'nde memur personele yasal üst sınırın üstünde sosyal denge tazminatı (iyileştirme zammı, ikramiye ve sosyal haklar) ödenmesi neticesinde ... TL’ ye verilen tazmin hükmünün 10.10.2018 tarih ve 45175 sayılı Temyiz Kurulu Kararının 1. Maddesi ile tasdikine karar verilmiştir.

Sorumluluk Yönünden İnceleme;

İlamda, üst yönetici (Belediye Başkanı) ile birlikte sosyal denge sözleşmesini imzalayan diğer sorumlu (belediye başkan yardımcısı), harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi oluşan kamu zararından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuşlardır. Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi sorumluluk itirazında bulunmuşlarsa da;

Harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlilerinin harcama sürecindeki görev ve sorumlulukları 5018 sayılı Kanunu’nun 32 ve 33’üncü maddelerinde düzenlenmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinde;

“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır. Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, Ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”,

“Giderlerin Gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 ncü maddesinde;

“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.” hükümlerine yer verilmiştir.

Yine, aynı Kanunun 55 ve devamı maddelerinde kamu idarelerinin iç kontrol sistemlerini oluşturmaları öngörülmüş ve bu çerçevede harcama birimlerinin yapılan mali işlemler üzerinde gerçekleştirecekleri kontroller açıklanmış olup, harcama birimlerinin asgari yapmaları gereken kontroller, malî hizmetler birimi tarafından ön malî kontrole tâbi tutulacak malî karar ve işlemlerin usûl ve esasları ile ön malî kontrole ilişkin standart ve yöntemler Maliye Bakanlığınca belirleneceği hükme bağlanmıştır.

Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar'ın 10 uncu maddesinde, ön mali kontrol işleminin harcama birimleri tarafından da yerine getirileceği belirtilerek, gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin mali karar ve işlemlerin harcama birimi tarafından mali mevzuat hükümlerine uygunluk yönüyle kontrol edileceği,

Usul ve Esasların 12 nci maddesinde de, süreç kontrolünün nasıl yapılacağı belirtilerek, mali işlemlerin yürütülmesinde görev alanların yapacakları işlemden önceki işleri de kontrol edecekleri, ödeme emrini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlilerinin de ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol işlemini yapacakları belirtilmektedir.

Yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerinden, her bir harcamanın harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından süreç kontrolü çerçevesinde yapılan işlemlerin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olup olmadıkları ön mali kontrole tabi tutularak kontrol edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007/5189-1 sayılı Kararının “sorumlular” başlıklı 3 üncü bölümünde, harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumlulukları açıklanmış olup; ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilmiş gerçekleştirme görevlilerinin düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiği belirtilmiştir.

5018 sayılı Kanun ve yukarıda belirtilen Sayıştay Genel Kurul Kararı uyarınca, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde, mevzuata uygunluk açısından kontrolleri sağlamakla yükümlüdürler. Yapılacak harcama, nitelik itibariyle hukuka aykırı nitelik taşıyorsa, söz konusu işlemleri yapmaktan kaçınmak durumundadırlar. Dolayısıyla, Belediye ile Sendika arasında imzalanan ve hukuka aykırı nitelik taşıyan sözleşme hükümlerini yerine getiren harcamalar ile ilgili harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmaktadır.

Esas Yönünden İnceleme;

12.07.2001 tarih ve 24460 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4688 Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde;

“Bu Kanun, Devletin veya diğer kamu tüzel kişilerinin yürütmekle görevli oldukları kamu hizmetlerinin görüldüğü genel, katma ve özel bütçeli idareler, il özel idareleri ve belediyeler ile bunlara bağlı kuruluşlarda kamu iktisadî teşebbüslerinde, özel kanunlarla veya özel kanunların verdiği yetkiye dayanarak kurulan banka ve teşekküller ile bunlara bağlı kuruluşlarda ve diğer kamu kurum veya kuruluşlarında işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlileri hakkında uygulanır.”

“Toplu sözleşmenin kapsamı” başlıklı 28’inci maddesinde;

“Toplu sözleşme; kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını düzenleyen mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak kamu görevlilerine uygulanacak katsayı ve göstergeler, aylık ve ücretler, her türlü zam ve tazminatlar, ek ödeme, toplu sözleşme ikramiyesi, fazla çalışma ücreti, harcırah, ikramiye, doğum, ölüm ve aile yardımı ödenekleri, cenaze giderleri, yiyecek ve giyecek yardımları ve diğer mali ve sosyal hakları kapsar.

Toplu sözleşme ikramiyesi hariç olmak üzere toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasında sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamaz.

Toplu sözleşme hükümleri, sözleşmenin yapıldığı tarihi takip eden iki mali yıl için geçerlidir.

8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa göre aylık ödenmekte olanların aylıklarının hesabında da toplu sözleşme hükümlerine göre belirlenen aylık ve taban aylık katsayıları esas alınır. 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılık hali esas alınarak bağlanan yaşlılık, malullük veya ölüm aylıklarında yapılacak artışlar hakkında 5510 sayılı Kanunun 55 inci maddesinin ikinci fıkrası uygulanmaz ve bu aylıklar toplu sözleşme hükümlerine göre belirlenen aylık ve taban aylık katsayılarındaki artış dikkate alınarak artırılır.”

“Toplu sözleşmenin tarafları ve imza yetkisi” başlıklı 29’uncu maddesinde,

“Toplu sözleşme görüşmelerine kamu idaresi adına Kamu İşveren Heyeti, kamu görevlileri adına Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti katılır.

Kamu İşveren Heyeti, Devlet Personel Başkanlığının bağlı olduğu Bakanın başkanlığında, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve heyet başkanınca uygun görülen bakanlık temsilcileri ile Hazine Müsteşarlığı ve Devlet Personel Başkanlığı temsilcilerinden oluşur.

Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti, bağlı sendikaların toplam üye sayısı itibarıyla en fazla üyesi bulunan konfederasyonun Heyet Başkanı olarak belirleyeceği bir temsilci ile her bir hizmet kolunda en fazla üyeye sahip kamu görevlileri sendikaları tarafından belirlenecek birer temsilci, bağlı sendikaların üye sayıları esas alınmak kaydıyla toplam üye sayıları itibarıyla birinci, ikinci ve üçüncü sırada bulunan konfederasyonlar tarafından belirlenecek birer temsilci olmak üzere onbeş üyeden oluşur. Heyet Başkanı ve temsilciler, toplu sözleşme görüşmelerinin başlamasından onbeş gün önce konfederasyonlar tarafından Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Heyet Başkanlığı sıfatını haiz konfederasyon temsilcisinin toplu sözleşme görüşmelerine katılmaması veya görüşmelerden çekilmesi halinde Heyet Başkanlığı yetkisi, en çok üyeye sahip ikinci sırada bulunan konfederasyon temsilcisi tarafından kullanılır. Her bir hizmet kolunda en fazla üyeye sahip kamu görevlileri sendikaları tarafından belirlenecek temsilcinin toplu sözleşme görüşmelerine katılmaması veya görüşmelerden çekilmesi halinde aynı hizmet kolunda en fazla üyeye sahip ikinci sırada bulunan kamu görevlileri sendikası temsilcisi Kamu Görevlileri Sendikaları Heyetine dahil edilir.

Toplu sözleşmeyi imzalamaya kamu idaresi adına Kamu İşveren Heyeti Başkanı, kamu görevlileri adına sözleşmenin kamu görevlilerinin geneline yönelik bölümü için Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti Başkanı ve hizmet kollarına yönelik bölümleri için ilgili sendika temsilcisi yetkilidir.

Bu madde hükümlerine göre toplu sözleşmenin imzalanan bölümlerine ilişkin Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz.”

“Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması” başlıklı 32’nci maddesinde;

“27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir. Bu sözleşme bu Kanunun uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmaz ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz.

Yapılacak sözleşme, toplu sözleşme dönemi ile sınırlı olarak uygulanır ve sözleşme süresi hiçbir şekilde izleyen mahalli idareler genel seçimi tarihini geçemez. Mahalli idareler genel seçim tarihini izleyen üç ay içerisinde de toplu sözleşme dönemiyle sınırlı olmak üzere sözleşme yapılabilir. Bu sözleşmeye dayanılarak yapılan ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.” hükümleri yer almaktadır.

Bu kanun hükümlerine göre, işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını düzenleyen, mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak, kamu görevlilerine uygulanacak katsayı ve göstergeler, aylık ve ücretler, her türlü zam ve tazminatlar, ek ödeme, toplu sözleşme ikramiyesi, fazla çalışma ücreti, harcırah, ikramiye, doğum, ölüm ve aile yardımı ödenekleri, cenaze giderleri, yiyecek ve giyecek yardımları ve diğer mali ve sosyal hakları kapsayan toplu sözleşmenin, Kamu İşveren Heyeti ve kamu görevlileri adına Kamu Görevlileri Sendikaları Heyetince imzalanacağı ve bu toplu sözleşme hükümlerinin mezkur kanun kapsamında olan belediyeler için de uygulanacağı açıkça anlaşılmaktadır.

Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2014 ve 2015 Yıllarını Kapsayan 2. Dönem Toplu Sözleşmenin “Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme” başlıklı 4 üncü bölümünün “Sosyal denge tazminatı” başlıklı 1 inci maddesinde ise; “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100'üdür. Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir” hükmüne yer verilerek ödenebilecek sosyal denge tazminatı tutarına üst sınır getirilmiştir.

Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde; 12.01.2015 tarihinde ... Belediyesini temsilen Belediye Başkanı Mimar ...ve Başkan Yardımcısı ...ile Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası’nı temsilen Şube Başkanı ... ve İşyeri Temsilcisi … arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesinin “Mali haklar” başlıklı 6’ncı bölümünün “İyileştirme zammı” başlıklı 22’nci maddesinde; “...üyesi çalışanlara almakta oldukları aylıklarına ilave olarak her ayın 15’ inde 657 sayılı Devlet Memuru ve sözleşmeli personele aylık net ...-TL (... TL) ödeme yapılır” denildiği, aynı sözleşmenin “Mali haklar” başlıklı 6’ncı bölümünün “İkramiye ve sosyal haklar” başlıklı 23’üncü maddesinde ise;

“a) Ramazan ve Kurban Bayramında Devlet Memuru ve sözleşmeli personele ayrı ayrı olmak üzere aylık ödenen toplu sözleşme zammı oranında olan net ... -TL (... TL) ödeme yapılır.

b) Yılbaşında Devlet Memuru ve sözleşmeli personele net ...-TL (... TL) ödeme yapılır.

c) l Mayıs Dünya İşçi ve Emekçiler Birlik ve Dayanışma Bayramında Devlet Memuru ve sözleşmeli personele net ...-TL (... TL) ödeme yapılır.

d) Her yıl Eylül ayında Devlet Memuru ve sözleşmeli personele Eğitim ve Kültür yardımı olarak net ...-TL (... TL) ödeme yapılır.

e) Devlet Memuru ve sözleşmeli personelin kendisi ve çocuklarının evlenmesi halinde net ...-TL ödeme yapılır.

f) Engelliler haftasında çalışan personelin bakmakla yükümlü olduğu l. Derece yakını engelli ise (eş, anne, baba ve çocukları ) engelliler haftasında ...- TL ödeme yapılır.

g) Çalışan personelin doğum yapması veya çocuk sahibi olan personele net ...- TL ödeme yapılır.

h) Çalışan personelin kendisinin vefatı halinde ...-TL (... TL) veya l. Derecede yakını (eş, anne, baba veya çocukları) vefatı halinde net ...,-TL ölüm yardımı yapılır.

Toplu sözleşmeye bağlı olarak verilen ikramiyeler ve diğer sosyal yardımlar, yapıldığı tarihte, çalışan ve yeni atanan tüm personele, çalıştığı gün sayısına bakılmaksızın sosyal yardım olarak yapılır” hükümlerine yer verilmiştir.

Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2014 ve 2015 Yıllarını Kapsayan 2. Dönem Toplu Sözleşme hükmünce sosyal denge tazminatı üst sınırı;

“En yüksek devlet memuru aylığının %100’ü (ek gösterge dahil) = 9....*memur aylık katsayısı” olarak hesaplanmalıdır. Bu durumda 2015 yılı ilk 6 ayı için üst sınır;

  1. . . . *0,079308=. . . TL iken

2015 yılı ikinci 6 ayı için üst sınır;

  1. . . . *0,083084=. . . TL olmaktadır.

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun geçici 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında; "15/3/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzeri adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir. Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz." denilmiştir.

Buna göre 15.03.2012 tarihinden önce bir sözleşme imzalanmışsa, bu sözleşme, süresi bitinceye kadar geçerli olacaktır. Söz konusu sözleşmenin çeşitli sebeplerle 31.12.2015 tarihinden önce sona ermesi durumunda 31.12.2015 tarihine kadar toplu sözleşme dönemleriyle sınırlı olarak ve üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde yeni bir sözleşme imzalanabilecek, ancak eski sözleşmede unvanlar itibariyle belirlenen tutarın 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmesi durumunda bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yani 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilecektir.

Belediye ile ... Sendikası arasında 2012-2014 yıllarını kapsayan sosyal denge sözleşmesinin 18. Maddesine istinaden Başkan Yardımcılarına ... TL, Müdürlere ... TL ve Memurlara ... TL net sosyal yardım ödemesi yapılacağı, her yıl %10 artırılarak devam edeceği, 25. Maddesinde ise Ramazan ve Kurban Bayramlarında aylık net ... TL bayram yardımı ödeneceği ve bu ödemelerin her yıl %10 artırılarak ödeneceği hükme bağlanmıştır.

Sorumlular, her ne kadar sözleşmeler değişse de 12.01.2015 tarihinde imzalanan sözleşmenin bundan önce imzalanan sözleşmenin içerik olarak 2012 yılında imzalan sözleşmenin devamı niteliğinde olduğu iddia etmişlerse de; 2012-2014 yıllarında esas alınan sözleşme ile 2015-2016 yıllarında esas alınan sözleşmelerin yürürlük maddeleri, bu iki sözleşmenin birbirinden ayrı iki sözleşme olduğunu, birbirinin devamı niteliğinde olmadığını göstermektedir. Nitekim, 2012-2014 yıllarını kapsayan toplu sözleşmenin yürürlük maddesinde “… bu toplu iş sözleşmesi 01.01.2012 tarihinde başlar ve 31.12.2014 tarihinde sona erer” denilmektedir. 2015-2016 yıllarını kapsayan toplu sözleşmenin yürürlük maddesinde ise “… bu toplu iş sözleşmesi 12.01.2015 tarihinde başlar ve 31.12.2016 tarihinde sona erer” denilmektedir. Sonuç olarak bu sözleşmeler birbirinden farklı olduğu için %10 artırım en son 2014 yılı için hesaplanacaktır.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri doğrultusunda yapılan incelemede; 2012 yılı için geçerli sözleşme ile verilen hakların 2014 yılı sonuna kadar %10 artırımlı olarak hesaplanması durumunda, anılan sözleşmede belirtilen bazı unvanlara yönelik ödemelerin 2015 yılı itibarıyla toplu sözleşme ile belirlenen tutarın üzerinde olacağı anlaşılmıştır.

Şöyle ki; başkan yardımcılarına yönelik ödeme 2012 yılı için net ... TL olarak belirlenmiş, iki bayram yardımı da dahil edildiğinde ortalama aylık tutar 2012 yılı için net ... TL’dir. Sözleşme uyarınca bu tutara 2013 ve 2014 yılında % 10 artış ilave edildiğinde; 2013 yılı için net ... TL, 2014 yılı için ise net ... TL olmaktadır. %15 lik vergi diliminde başkan yardımcılarına net ... TL ödenebilmesi için brüt ... TL, %20’lik vergi diliminde ise brüt ...TL ödenmesi gerekmektedir.

Müdür unvanına yönelik ödeme 2012 yılı için net ... TL olarak belirlenmiş, iki bayram yardımı da dahil edildiğinde ortalama aylık tutar 2012 yılı için net ... TL’dir. Sözleşme uyarınca bu tutara 2013 ve 2014 yılında % 10 artış ilave edildiğinde; 2013 yılı için net ... TL, 2014 yılı için ise net ... TL olmaktadır. %15’lik vergi diliminde müdür ünvanlı personele net ... TL ödenebilmesi için brüt ... TL, %20’lik vergi diliminde ise brüt ... TL ödenmesi gerekmektedir.

Memurlara yönelik ödeme 2012 yılı için net ... TL olarak belirlenmiş, iki bayram yardımı da dahil edildiğinde ortalama aylık tutar 2012 yılı için net ... TL’dir. Sözleşme uyarınca bu tutara 2013 ve 2014 yılında % 10 artış ilave edildiğinde; 2013 yılı için net ... TL, 2014 yılı için ise net ... TL olmaktadır. %15’lik vergi diliminde memur personele net ... TL ödenebilmesi için brüt ... TL, %20’lik vergi diliminde ise brüt ... TL ödenmesi gerekmektedir.

  1. Dönem Toplu Sözleşme uyarınca ödenecek brüt tutarın 2015 yılının ilk altı ayı için brüt . . . TL; ikinci altı ay için de brüt . . . TL olduğu dikkate alındığında, sosyal denge tazminatı olarak başkan yardımcıları ve müdür ünvanlı personele ödenmesi gereken tutarın, toplu sözleşme uyarınca ödenmesi gereken tutardan yüksek olduğu, memur ünvanlı personel için ise altında olduğu anlaşılmıştır.

İlamda kamu zararı hesabı her bir personel için unvan ayrımı yapılmaksızın 2015 yılında yapılan ödemeden, toplu sözleşme uyarınca yapılabilecek ödemenin düşülmesi şeklinde yapılmıştır. Ancak 4688 sayılı Kanunun Geçici 14 üncü maddesi uyarınca, başkan yardımcıları ve müdür ünvanlı personelin, kamu zararı hesabının, 2015 yılında yapılan ödemeden yukarıda hesaplama şekli gösterilen tutarın düşülmesi şeklinde yapılması gerekmektedir.( Başkan yardımcıları için net ... TL, müdür ünvanlı personel için ise net ... TL ödenebilecek şekilde)

Bu itibarla, 10.10.2018 tarih ve 45175 tutanak numaralı Temyiz Kurulu Kararında KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLDUĞUNA, 185 sayılı İlamın 3. Maddesi ile verilen tazmin hükmünün BOZULARAK, yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda kamu zararının yeniden hesaplanmasını teminen Dairesine Tevdiine, (Üyeler …, …, …, …, … ile …’ın aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı) oyçokluğu ile,

Karar verildiği 09.09.2020 tarih ve 48192 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Karşı oy gerekçesi

Üyeler …, …, …, … ile …’ın karşı oy gerekçesi

Yerel yönetimlerde çalışan kamu personeline hangi usul ve esaslara göre sosyal denge tazminatı ödeneceği 4688 Kanunun 32 nci maddesinde, ödenecek tazminatın aylık tutarına ilişkin tavan sınır ise 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesinde belirtilmiştir.

4688 sayılı Kanunun 04.04.2012 tarih ve 6289 sayılı Kanunla değişik 32 nci maddesinde: “27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir” hükmü yer almaktadır.

375 sayılı KHK’nın 04.04.2012 tarih ve 6289 sayılı Kanunla eklenen ek 15 inci maddesinde ise: “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir” hükmü yer almaktadır.

Kamu İşveren Heyeti Başkanı ile Belediye ve Özel İdare Birliği Çalışanları Sendikası (...) temsilcisi arasında imzalanan ve 2016-2017 yıllarını kapsayan Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme 23.08.2015 tarih ve 29454 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. Sözleşmenin 1 inci maddesine göre: “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100’üdür. Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro ve görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir. …”

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, Belediye memurlar ve sözleşmeli personel için toplu sözleşme yapma yetkisine sahiptir. Ancak bu yetki sosyal denge sözleşmesi ile sınırlı olup bu sözleşme kapsamında ödenecek tutar Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin Toplu Sözleşmede belirlenen üst limiti aşmayacaktır. Belediyelerde yetkili sendika ile belediye başkanı arasında imzalanacak olan sözleşmelere sadece, belediye ve bağlı kuruluşlarında çalışan kamu personeline sosyal denge tazminatı ödenebileceğine ve tazminatın tutarına ilişkin hükümler konabilir. Adı ne olursa olsun sözleşmeye başka maddeler ekleyerek bu tazminat dışında ödeme yapılması mümkün değildir. Çünkü 4688 sayılı Kanun ile Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sağlanan ayrıcalık sadece sosyal denge tazminatı ödemesinden ibarettir. Bunun dışında yapılan ödemeler, adı ne olursa olsun yasal dayanaktan yoksundur.

İlama konu uygulamada, sosyal denge sözleşmesi dışında belediye personeline ramazan ve kurban bayramı yardımı, yılbaşı ikramiyesi, 1 Mayıs Dünya İşçi ve Emekçiler Birlik ve Dayanışma Bayramı ikramiyesi, eğitim ve kültür yardımı, evlilik yardımı, engelliler haftasında ikramiye, doğum yardımı, ölüm yardımı vb. adlar altında ödemeler yapılmış olması mevzuata aykırıdır ve kamu zararı teşkil etmektedir.

4688 sayılı Kanuna 6289 sayılı Kanun ile eklenen geçici 14 üncü maddede 15.03.2012 tarihinden önce akdedilen sözleşmelerin yeni dönemdeki durumunun ne olacağı, bu sözleşmelerin 31.12.2015 (Toplu sözleşme ile 31.12.2017 tarihine kadar ve daha sonra da 31.12.2019 tarihine kadar uzatılmıştır.) tarihinden önce sona ermesi halinde yeni sözleşmelerin hangi şart ve kurallara bağlı olarak imzalanacağı ve tavan tutarın ne olması gerektiği gibi hususlara yer verilmiştir.

Yeni akdedilecek sözleşmede tavan tutarın ne alınması gerektiğini açıklayan geçici 14 üncü maddede: “… Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31.12.2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz” hükmü yer almaktadır.

Buna göre 15.03.2012 tarihinden önce bir sözleşme imzalanmışsa, bu sözleşme, süresi bitinceye kadar geçerli olacaktır. Söz konusu sözleşmenin çeşitli sebeplerle 31.12.2019 tarihinden önce sona ermesi durumunda 31.12.2019 tarihine kadar toplu sözleşme dönemleriyle sınırlı olarak ve üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde yeni bir sözleşme imzalanabilecek, ancak eski sözleşmede unvanlar itibariyle belirlenen tutarın 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmesi durumunda bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih olan 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilecektir.

15.03.2012 tarihinden önce imzalanan toplu iş sözleşmeleri 4688 sayılı Kanunun geçici 14 üncü maddesi ile Kanunun 32 nci maddesi esas alınarak bütün mali ve sosyal haklar ile birlikte 31.12.2019 tarihine ertelense de; 2015-2016 yıllarına ilişkin yapılmış olan sözleşmenin bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün görünmemektedir. Zira 2015-2016 dönemine ilişkin sözleşme 15.03.2012 tarihinden sonra 12.01.2015 tarihinde imzalanan yeni bir sözleşmedir. Bu sebeple, 2015 yılında yapılan sosyal denge ödemelerinde, 4688 sayılı Kanuna göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutar olan en yüksek devlet memuru aylığının (ek göstergeler dahil) esas alınması gerekmektedir.

İlama konu uygulamada ... Belediye Başkanlığı ile ...arasında 12.01.2015 tarihinde sosyal denge sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşmenin yürürlük maddesine göre sözleşmenin sona erme tarihi 31.12.2016’dır. Sözleşmenin iyileştirme zammı başlıklı 21 inci maddesi ile memur personel ile sözleşmeli personele aylık net ... TL ödeme yapılacağı belirtilmiştir. Daha sonra 15.12.2015 ve 15.12.2016 tarihlerinde sosyal denge ödemelerine iki defa ilave %10 zam yapılmıştır.

4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100’üdür. Yani 2015 yılı ilk altı aylık dönem için 9....*0,079308=... TL iken. 2015 yılı ikinci 6 ayı için üst sınır; 9....*0,083084=... TL olmaktadır.

Buna göre, Belediye personeline 2015 yılı ilk altı aylık dönem için ... TL’yi, ikinci altı aylık dönem için ... TL’yi aşan miktarda iyileştirme zammı adı altında yapılan sosyal denge ödemeleri ile ramazan ve kurban bayramlarında net ... TL, yılbaşında net ... TL, 1 Mayıs Dünya İşçi ve Emekçiler Birlik ve Dayanışma Bayramında net ... TL, eğitim ve kültür yardımı olarak her yıl eylül ayında net ... TL, evlilik yardımı olarak net 1... TL, engelliler haftasında personelin bakmakla yükümlü olduğu birinci derece engelli yatalak yakını olanlara net ... TL, doğum yardımı olarak net ... TL ve ölüm yardımı olarak net ...-... TL tutarındaki ödemeler mevzuata aykırılık teşkil etmektedir.

Bu itibarla, 10.10.2018 tarih ve 45175 tutanak numaralı Temyiz Kurulu Kararının 1. Maddesinde, karar düzeltilmesine mahal olmadığına karar verilmesi gerekir.

Üye …’in karşı oy gerekçesi

İlamda kamu zararı hesabı her bir personel için unvan ayrımı yapılmaksızın 2015 yılında yapılan ödemeden, toplu sözleşme uyarınca yapılabilecek ödemenin düşülmesi şeklinde yapılmıştır. Ancak 4688 sayılı Kanunun Geçici 14 üncü maddesi uyarınca, başkan yardımcıları ve müdür ünvanlı personelin, kamu zararı hesabının, 2015 yılında yapılan ödemeden yukarıda hesaplama şekli gösterilen tutarın düşülmesi şeklinde yapılması gerekmektedir.( Başkan yardımcıları için net ... TL, müdür ünvanlı personel için ise net ... TL ödenebilecek şekilde)

Bu itibarla, 10.10.2018 tarih ve 45175 tutanak numaralı Temyiz Kurulu Kararının 1. maddesinde, karar düzeltilmesine mahal olduğuna, toplam kamu zararından, başkan yardımcıları ve memur personel için fazla hesaplanan kamu zararı tutarı düşüldükten sonra geriye kalan tutarın düzeltilerek tasdikine karar verilmesi gerekir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:48

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim