Sayıştay 7. Dairesi 42411 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

42411

Karar Tarihi

20 Şubat 2019

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2014

  • Daire: 7

  • Dosya No: 42411

  • Tutanak No: 45729

  • Tutanak Tarihi: 20.02.2019

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Konu: Memur statüsünde çalışan personele yiyecek yardımının yemek verme şeklinde yapılması gerekirken ihale edilmek suretiyle memur personel adına para temsili kart bastırılıp, bastırılan kartlara yemek yardımlarının nakit olarak yüklenmesi ve yüklenen bedellerin karşılığının yükleniciye ödenmesi.

267 sayılı İlamın 1. maddesiyle; ... Belediye Başkanlığı’nda 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak memur statüsünde çalışan personele yiyecek yardımının yemek verme şeklinde yapılması gerekirken ... Hizmet Yönetimi Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye ihale edilmek suretiyle memur personel adına para temsili kart bastırılıp, bastırılan kartlara yemek yardımlarının nakit olarak yüklenmesi ve yüklenen bedellerin karşılığının yükleniciye ödenmesi nedeniyle …. TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

İlamda sorumlu tutulan …. ve 11 kişi ile ….’ün mirasçılarının (…, Tolga ÖZGÜN, …..) aynı mahiyetteki temyiz dilekçelerinde özetle;

Temyize konu Sayıştay İlamının yasaya, usule ve kamu menfaatine aykırı olduğunu, şöyle ki;

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 4. maddesine göre de yemek ihtiyacının ihale yolu ile temininin mümkün bulunduğunu,

Öncelikle kurumun 5393 sayılı yasa gereği Belediye sınırları dâhilinde ... İlinin tamamına hizmet vermekte olduğunu, hal böyle olunca birden fazla yerde idare binası ve teşkilatlanmasının bulunduğunu, ... Belediyesinin İl merkezinde bulunan 3 ayrı hizmet binasından herhangi birinde yemekhane kurulması durumunda; hizmet binalarının birbirinden uzak yerlerde olmaları nedeniyle personelin yemekhaneye taşınması için yapılacak ulaşım giderlerinin yekûn oluşturacağını ve personele yapılacak yemek yardımından kat kat fazla külfet getireceğinin aşikâr olduğunu,

Kaldı ki açılacak mahsus yemekhanelerde gerekli olan hizmet personeli (yeterli sayıda aşçı, yeterli sayıda garson, yeterli sayıda temizlikçi vs.) ve gerekli olan demirbaş eşya ve temin edilecek yer kira giderleri göz önüne alındığında ihale bedelinin çok üstünde fahiş bir maliyetin ortaya çıkacağının da aşikar olduğunu, bu noktada kamu yararı ve Belediyenin menfaatinin gözlenmiş olduğunu, gerçek bir kamu zararının önlendiğini,

Personele yapılan yemek yardımında sadece kurum katkı payı ödendiğini ve ödeme yapılırken personelin kullandığı izinler, il dışındaki geçici görevlendirmeler, kurs, seminer vs. varsa görev-izin sürelerine isabet eden paylar ödemeden düşülerek ödeme yapıldığını, Çayağzı Mahallesi ve orta mahallede bulunan hizmet binalarının (Saha Amirliği-İtfaiye Müdürlüğü) şehir merkezine yaklaşık 3-5 km. mesafede bulunduğunu ve etraflarında öğle yemeği yiyebilecek bir işletme bulunmadığından burada çalışan personelin kurye aracılığı ile dağıtım yapan işletmelerden öğle yemeğini temin ettiğini, şehir merkezinde bulunan hizmet binasında çalışan personelin merkezde bulunan lokantalarda öğle yemeği yediğini,

Kurum bünyesinde çalışan memur personelden kalp, şeker, tansiyon gibi rahatsızlığı olan çalışanların her biri için doktorlarca tavsiye edilmiş beslenme şekilleri mevcut iken (tamamen tuzsuz yemek gibi) çalışanların tamamına standart bir menü çıkarılması halinde sağlık durumlarında ciddi risklerin oluşacağının aşikar olduğunu, mevcut fiziki koşullar ve maliyetler göz önünde tutulduğunda bu şekilde rahatsızlığı olan kişiler için de farklı menü çıkarılmasının daha fazla maliyet teşkil edeceğini,

Yukarıda açıklanan nedenlerde dikkate alınarak yapılan ihale sonucunda ihale ... Hizmet Yönetimi Sanayi ve Ticaret üzerinde kaldığını, yüklenici firma tarafından kurumda görev yapan memurlara anlaşmalı olduğu yerlerde yemek yiyebilmesi amacıyla kart dağıtıldığını, bu kartlarla memurlar öğlen yemek hizmetini aldıklarını, firmanın bu yemek hizmeti karşılığında her ay sonunda yemek hazırlama ve dağıtım hizmeti bedelini idareye fatura ettiğini ve bu bedelin firmaya ödendiğini,

Bu ödemenin, kartla memura nakdi yardım olarak değil, firmaya vermiş olduğu hizmet bedelinin karşılığı olarak ödendiğini, memurlar da bu kartlarla sadece yüklenici firmanın anlaşmalı olduğu lokanta, restaurant vb. yerlerde yemek hizmeti aldığını, yani idare fiili imkânsızlıkları dolayısıyla yapamadığı yemek hazırlama ve dağıtım işini bu ihale vasıtasıyla yüklenici firma eliyle yaptığını, bu bedelin hesaplanmasında Yiyecek Yardım Yönetmeliğinin 5,6,7,8 ve 9. maddeleri dikkate alınarak hesaplamalar yapıldığını, bu hesaplamalara göre ödenek konulduğunu ve konulan ödeneğin aşılmadığını,

Ülkemizde kurumlar tarafından yapılan yemek hizmeti hazırlama ve dağıtım işleri ihalelerine …, …,..., …. vs. gibi yemek hizmeti veren firmalar katıldığını, Belediyenin yaptığı ihaleyi ... Hizmet Yönetimi Sanayi ve Ticaret AŞ.’nin kazandığını,

Söz konusu yemek firmaları ile ilgili Sayıştay Başkanlığının resmi internet sayfasında emsal karar arama bölümünde yapılan aramada 2006 ile 2017 tarihleri arasında birden fazla temyiz kurulu kararlarının bulunduğunu, bu kararların hepsinde de bu tür ihalenin ve yemek hizmetinin verildiğini ve Sayıştay Başkanlığının bu tür yemek alımına ve ihaleye onay verdiğini, sadece kesintiler konusunda tereddütler oluştuğunu, Temyiz Kurulu kararlarının arama sayfasında 2006 ile 2017 yılları arasında yiyecek yardımı konulu yapılan aramada 17 sayfada 333 kayıt bulunduğunu, bu kayıtların büyük bir çoğunluğunda yemek hizmeti alım ihalesinin yapıldığını ve bu ihalelerde yukarıda zikredilen firmaların katıldığını, ayrıca lokanta restoran gibi dışarıda yemek verme şeklinde dahi ihalelerin yapıldığını, Sayıştay Başkanlığının bu ihalelerin tamamına onay verdiğini, sadece kurum bütçesinden karşılanacak kısım ile memur maaşından kesilecek kısımlarda yorum farklılığının bulunduğunun görüldüğünü,

Temyiz Kurulu Kararlarının bazılarında yemek hizmet alım ihalesinin yapıldığı ancak kesintilerde memurlardan bütçe uygulama talimatı uyarınca kesilmesi gereken asgari tutarlar kesilmediği veya bu yönde kesinti yapılması gereken kararlar bulunduğunu,

Bu kararlarda;

“Yönetmeliğin 9’uncu maddesinde sayılan ve yemek maliyetlerinin büyük kısmını oluşturan kalemlerden sonra kalan maliyete karşılık, Maliye Bakanlığınca memurlardan alınacak katkı paylarına ilişkin İbareleri yazılarak yapılan ihalelerin kabul edildiğinin görüldüğünü,

Ayrıca bazı kararlarda ise;

“Söz konusu olayda Yiyecek Yardımı Yönetmeliğindeki amaç, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 19. maddesine istinaden açık ihale yolu ile alım yapılmak suretiyle yerine getirilmiş olup, konulmuş ödenek aşılmadığından ve Bütçe Uygulama Talimatında belirtilen tutarlar yemek yiyen memurlardan tahsil edildiğinden dilekçi iddialarının kabulü ile tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,” ibareleriyle karar verildiğinin görüldüğünü,

Bu yemek alım hizmetinin yapılacağı sırada diğer illerde İl Özel İdareleri ve belediyelerin böyle ihaleleri yaptığı, kendilerinin de yapmasının personel tarafından talep edildiğini, kurumca yapılan araştırmada bu ihalelerin nasıl yapıldığı, diğer illerde emsal olabilecek ihalelerin olup olmadığı, Sayıştay Başkanlığınca bu yemek hizmeti alım ihalelerinde nelere dikkat edildiği gibi mevzular araştırıldığını, birçok İl Özel idaresi ve Belediyelerde bu hizmet alım ihalelerinin yıllardır bu şekilde yapıldığının öğrenildiğini, söz konusu yerlerdeki çalışanlarla yapılan görüşmede bu ihaleleri yıllardır yaptıkları bu süre zarfında Sayıştay denetiminden sürekli geçtiklerini sorguya tabi tutulmadıklarını, sorguya tabi tutulduğu durumlarda da yaptıkları savunmaların kabul edildiği, bu tür ihale yapılamayacağına dair Sayıştay Denetimlerinde hiçbir uyarı veya telkinlerinin bulunmadığı gibi sorgularının da bulunmadığının öğrenildiğini,

Bu tür yemek hizmeti alım ihalelerinin dayanağı 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 212 nci maddesine istinaden Bakanlar Kurulunca çıkarılan ve 11/12/1986 tarihli ve 19308 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe giren Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği olduğunu, söz konusu Yönetmelikte yapılan en son değişiklikler 06.03.2009, 08/04/2011 ve 25/07/2011 tarihlerinde yapıldığını ve bu değişikliklerin Yönetmeliğin Ek madde 1, Ek Madde 2 ve Ek Madde 3 üzerinde değişiklikler olduğunu,

Ayrıca 4734 sayılı Yasanın sorguda belirtilen 4 üncü maddesinde en son 30/7/2003-4964/3 md ile değişiklik yapıldığının görüleceğini, yani Sayıştay Denetçilerince yapılan denetimlerde ve Sayıştay Daireleri ve Temyiz Kurulu tarafından yapılan değerlendirmelerde aynı mevzuat hükmünün yer aldığı, bu hükümlere göre karar verildiği, bu kararın değişmesini gerektirecek bir mevzuat değişikliğinin bulunmadığının apaçık ortada olduğunu,

Savunmada belirtilen Temyiz Kurulu kararlarından da görüleceği üzere Multinet, Ticket Sodexo, lokanta ve restoran gibi yerlerden yemek hizmeti alımına ve bu tür ihalelere cevaz verildiğini, bu ihalelerde kurumlarında yemek hazırlama ve sunmaya elverişli bir yer bulunmaması ve birden fazla idare binası bulunması, şehrin tamamına hizmet vermesi gibi hususlar dikkate alınarak bu ihalenin yapıldığını, bu ihale sonucunda personelin çağın gereklerine uygun olarak yemek yemelerinin sağlandığını, memurlara nakdi yardım yapılmadığını, firmaya bu hizmet karşılığında yemek hizmeti bedeli olarak ödeme yapıldığını belirterek,

Yukarıda zikredilen ve Temyiz Kurulunca da re’sen dikkate alınacak lehlerindeki sair sebeplerle, Belediyenin 2014 yılı bütçesine konulan ödeneğin, Mahalli İdareler Bütçe Muhasebe Usul Yönetmeliğine uygun olarak ihale yolu ile alım yapılmak suretiyle Yiyecek Yardımı Yönetmeliğindeki amacın yerine getirilmiş olduğu, bütçeye konulmuş olan ödeneğin aşılmadığı, açılacak mahsus yemekhanelere gerekli personel, malzeme ve kira giderlerinden kaçınılmak suretiyle kamu yararı ve Belediyemiz menfaatinin gözetildiği, ihale şartnamesindeki yemek bedelinin yarısı olan maliyet hesabı ve firmaya yapılan ödeme kapsamında Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin 9. Maddesine uygun olarak burada belirtilen personel giderleri kira, su, elektrik vs giderlerinin yemek maliyetine dahil edilmediği de dikkate alınarak kamu zararının oluşmadığı bu nedenle; ... Belediyesinde görevli memur ve sözleşmelilere yapılan yiyecek yardımında örnek olarak verilen kararlardan da anlaşılacağı üzere İlamda gösterilen toplam 159.318,90 TL lik kamu zararının tazminine ilişkin hükmün (Kurulunuz nezdindeki Emsal karar ve içtihatlar da dikkate alınarak) temyizen bozularak kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Başsavcılık mütalaasında;

“Dilekçede özetle: 267 sayılı ilam ile, para temsili araçlar ile yemek ihtiyacının dışarıdan karşılanması ile ilgili belediyenin işleminin, Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği ve Kamu İhale Kanununa aykırı olduğundan, bu işlem neticesi yapılan ödemenin mevzuatta öngörülmeyen bir ödeme mahiyetinde olduğu, bu nedenlerle, söz konusu ödemenin tamamının kamu zararı olduğu değerlendirilerek, Daire tarafından verilen tazmin kararının, kaldırılması talep edilmektedir.

27.09.2016 tarih ve 42196 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında, Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin “ Yardım Şartları” başlıklı 5. Maddesinde yer alan: “Kurum bütçelerine yiyecek yardımı karşılığı konulan ödenek memurlara yemek vermek üzere kurulan yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyette kuruluşa ödenir” hükmü karşısında, özel yemek firmalarından yemek teminine açıkça cevaz verilmediği anlaşılmakta ise de bunun Kanunda öngörülmüş sosyal bir hak oluşu, bu hakkın bir şekilde yerine getirilmesi gerekliliği; aksi halde, yemek yardımından yemek vermek üzere kurulan yemek servisi, yardım sandığı, demek veya bu mahiyetteki kuruluş vasıtasıyla faydalanan memurlara nazaran Kanunda öngörülmüş bir haktan mahrum bırakılma gibi eşitlik ilkesine aykırı bir durumun söz konusu olacağı hususları göz önüne alındığında, bu tür uygulamanın memur lehine değerlendirilerek kabul edilmesi gerekmektedir.” denilerek para temsili araçlar ile yemek ihtiyacının dışarıdan karşılanması işleminin kabul edilmesi yönünde karar verilmiştir.

Nitekim, 10.05.2016 tarih ve 41838 tutanak nolu ve 01.12.2015 tarih ve 41169 tutanak nolu Temyiz Kurulu Kararlarında da aynı yönde hüküm tesis edilmiştir.

Yiyecek yardımından yararlanan personelin, yemek maliyetine hangi oranda katılması gerektiği hususunda ise; 657 sayılı Kanun’un 212. maddesine dayanarak çıkarılan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin 4. maddesinde: “Yiyecek Yardımının gerektirdiği giderler, yemek maliyetinin yarısını aşmamak üzere, bu yönetmelik kapsamına memur kadrosu adedine göre kurum bütçesine konacak ödenekle karşılanır.” denilmektedir. Aynı Yönetmeliğin 9. maddesinde yemek maliyetinin hesaplanmasına dahil edilmeyecek kalemlerin dikkate alınarak yemek maliyetinin hesaplanması esastır hükmü yer almaktadır.

Bu hükme göre kurum bütçesinden kadrolu memurların her gün yemek yiyebileceği varsayılarak konulan yiyecek yardımı ödeneğini aşmamak üzere harcama yapılabilecektir.

Yemek maliyetinin bütçeden karşılanmayan kısmı yemek yiyenlerden alınır. Yemek yiyenlerden alınacak yemek ücretinin tarifesi her yılbaşında Bütçe Uygulaması Talimatı ile belirlenmektedir.

Yemek yardımından yemek vermek üzere kurulan yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyetteki kuruluş vasıtasıyla faydalanan memurlardan, Yönetmeliğin 9. maddesinde yemek maliyetinin hesaplanmasına dahil edilmeyecek kalemlerin dikkate alınarak yemek maliyetinin hesaplaması yapılarak, memurlar söz konusu kalemlere ilişkin maliyete katlanmadıkları göz önüne alındığında, yemek ihtiyacının dışarıdan karşılanması suretiyle bu sosyal yardımdan yararlananlardan ne oranda yemek maliyetinden indirim yapılacağı hesabının yapılması oldukça güç görünmektedir.

Bu hususta, memurlar arasındaki eşitlik ilkesinden hareketle, yemek yardımından yemek vermek üzere kurulan yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyetteki kuruluş vasıtasıyla faydalanan memurlardan, ilgili yılı Bütçe Uygulama Talimatına uygun katkı payı tahsil edilirken, bu katkı payının emsal alınarak, yemek ihtiyacının dışarıdan karşılanması suretiyle bu sosyal yardımdan yararlananlardan da yılı Bütçe Uygulama Talimatına uygun katkı payı tahsil edilmesinin hakkaniyete uygun düşeceği değerlendirilmektedir.

Dosya içeriğinden, kurumun yemek maliyetinin yarısını ihale ettiği ileri sürülmekte ise de; yapılan ihale bedelinin tamamının belediye bütçesinden karşılandığı anlaşılmaktadır.

Dosyanın incelenmesinde adı geçen belediye personelinin öğle yemeği ihtiyacı, 4734 sayılı Kanuna göre Yemek İhalesi sonucunda ihaleyi kazanan yemek firmasından karşılanmış olup yemek yiyen memurlardan katkı payı tahsil edilmediği anlaşılmıştır.

Tüm bu nedenlerle, özel yemek firmalarından yemek temini yoluyla yemek ihtiyacının dışarıdan karşılanması suretiyle, personelin bu sosyal yardımdan yararlanılması hususunun kabul edilmesine,

2014 yılı Bütçe Uygulama Talimatında belirlenen katkı payının emsal alınarak personelden tahsil edilmesi gerektiği değerlendirildiğinden, Daire Kararının bozularak, kamu zararının bu yönüyle yeniden tespit edilmesini teminen, Dosyanın Dairesine tevdiine,

karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Arz ederim.” denilmiştir.

Belediye Başkanlığının Birinci Karşılamasında;

... Belediye Başkanlığının 2014 yılı hesabına ilişkin 21.04.2017 tarih ve 42156 / 17495 sayılı yazıyla, sorumluların temyiz dilekçesine karşılık cevaplarının istendiğini, söz konusu hesap soruşturmasına konu yemek bedeli uygulamasının mevzuat hükümleri ve Sayıştay görüş ve kararlarına uygun gerçekleştirildiğini, Sayıştay kararı “tazmin” yönünde kesinleşmesi durumunda, sorumlulardan ve ilgililerden geri alınacağını belirtmişlerdir.

Belediye Başkanlığının İkinci Karşılamasında;

... Belediye Başkanlığının 2014 yılı hesabına ilişkin 21.04.2017 tarih ve 42156 / 17495 sayılı yazı uyarınca sorumluların temyiz dilekçesine karşılık cevaplarının gönderildiğini ve akabinde, sorumlulardan bu cevaba cevap vermeleri istendiğini ve ayrıca bu yazıya Sayıştay Savcısı’nın 18832 - 32977 sayılı 17.05.2017 tarihli görüş yazısının eklendiğini,

Soruşturma konusu Yemek İhaleleri, mevzuat hükümlerine ve özellikle Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin 4. maddesindeki “yemek maliyetinin yarısı” kuralı ve 9. maddesindeki “yemek maliyetine dâhil edilmeyecek kalemler” kuralına riayet edilmek suretiyle, hesaplanan ve öngörülen yemek maliyeti bedelinin (memur katkı payı dikkate alınarak) “yemek bedelinin yarısına tekabül eden miktar” olarak ihale edildiğini,

Soruşturmaya konu 27.12.2013 tarihli sözleşmenin dayanağı olan 27.11.2013 tarihinde yapılan ihalenin İdari Şartnamesinin 47. maddesinde ve 1.10.2014 tarihli sözleşmelerin dayanağı olan 24.9.2014 tarihinde yapılan ihalenin İdari Şartnamesinin 48. maddesinde yer alan;

“Yemek yardımı hizmet alma işinin ½ ’si personel tarafından ödeneceğinden; anılan ihale, kurumumuzun ödeyeceği ½ oranını kapsamaktadır. Verilecek teklifler, kurumumuzun ½ ’lik kısmına ait ve KDV hariç olacaktır” maddesiyle açıkça belirtildiğini, ihaleye verilen teklifler de, haliyle bu ½ oranına göre, tam bedel değil, yarısı, yani ½’si bedel olarak verildiğini, fiyat tekliflerinde verilen fiyatın ½ fiyat olduğunun belirtilmesi gerekmeden, doğrudan şartname uyarınca “1/2” si fiyat olarak teklif edildiğini, bu ihaleyle, memurlara yemek bedelinin yarısı Belediyece ödenirken, kalan yarısını kendileri karşıladığını ve sonuçta; Belediyenin yaptığı ödemenin ½ oranında olduğunu,

Sorumluların, yemek bedelinin yarısı değil de tamamının Belediyece ödendiği yönündeki Sayıştay Başkanlığının 03.06.2015 tarih ve 2014/4608001/ 681-682-683-684 sayılı sorgu yazısına istinaden verdikleri ilk savunmasında, yemek bedelinin tamamının değil yarısının ihale edildiğinin etraflıca açıklandığını ve ortaya konduğunu,

Sonradan, yemek yardımının doğrudan yemek şeklinde değil de, bedelin kartlara yüklenmesi şeklindeki uygulamanın mevzuata aykırı olduğu yönündeki Sayıştay Başkanlığının 07.04.2016 tarih ve 2014 / 4608001 / 114-115-116-117-118-119-120-121-122-123-124-125-126 sayılı sorgu yazısına istinaden de ikinci savunma verildiğini,

İhaleye verilen tekliflerin ve ihale bedelinin yemek bedelinin tamamı olmayıp yarısı olduğunu, Sayıştay ilâmında da aynen kabul edildiğini ve fakat (ilgili Yönetmelikte öngörülen yiyecek yardımı yapılması şekil ve yöntemi olarak sayılmadığından bahisle) yemek yardımının doğrudan yemek şeklinde değil de, yemek kuponu seklinde sunulmasının mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle sorumlulara ortaklaşa ve zincirleme ödetilmesi kararı verildiğini,

İlâm’daki bu “Kabul” şekline rağmen, Sayıştay Savcısı’nın söz konusu görüş yazısının içeriğinde ve özellikle 2. sayfasının 4. ve 5. paragraflarında; İlâm’daki ½ bedelin kabulü yönü gözardı edilerek ve İlâm dışına çıkılarak, ihale bedelinin tamamının Belediye bütçesinden karşılandığı tespiti yapıldığından bahsedilmekte ve memur katkı payının geri tahsili gerektiği görüşü ileri sürüldüğünü,

Bu yönüyle Savcılık makamının görüşüne katılmadıklarını ve fakat diğer gerekçelerle bozulması görüşüne aynen katıldıklarını,

27,09.2016 tarih ve 42196 Tutanak nolu, 10.05.2016 tarih ve 41838 Tutanak nolu, 01.12.2015 tarih ve 41169 Tutanak nolu Sayıştay Temyiz Kurulu kararları ışığında; yemek yardımının, doğrudan yemek verilmesi yerine, olayda olduğu gibi para temsili araçlar ile yemek ihtiyacının dışarıdan karşılanmasında mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığını,

Bu hukukî durumlar çerçevesinde, “sosyal devlet” ilkesi kapsamında memurlara tanınan “yemek bedelinin yarısının kurumca karşılanması” sosyal hakkından, memurlar arasında eşitliğin korunması adına hakkaniyete uygun karar verilmesini belirtmişlerdir.

İlamda sorumlu tutulan …. ve 11 kişinin ikinci temyiz dilekçesi, Belediye Başkanlığının ikinci karşılamasının aynısı olup İlamın lehlerine bozulmasını talep etmişlerdir.

…. ve 11 kişinin ikinci temyiz dilekçesine karşılık verilen

Başsavcılığın ikinci mütalaasında;

“İlgi yazınız ekinde gönderilen ikinci temyiz dilekçesi incelenmiş olup; adı geçen tarafından ileri sürülen gerekçeler, 17.05.2017 tarih ve 18832-32977 sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı anlaşıldığından, yargılamanın söz konusu mütalaamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Arz olunur.”

denilmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

... Belediye Başkanlığı’nda 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak memur statüsünde çalışan personele yiyecek yardımının yemek verme şeklinde yapılması gerekirken ... Hizmet Yönetimi Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye ihale edilmek suretiyle memur personel adına para temsili kart bastırılıp, bastırılan kartlara yemek yardımlarının nakit olarak yüklendiği ve yüklenen bedellerin karşılığının yükleniciye ödendiği görülmüştür.

Rapor dosyası ve ekli belgelerin incelenmesi sonucunda;

Denetçi tarafından, yemek bedelinin tamamının belediye bütçesinden ödenmesi ve yemek yardımından yararlananlardan yemek maliyetinin yarısının kesilmemesi nedeniyle yemek maliyetinin (ihale bedeli) yarısı için tazmin hükmü talep edildiği,

Daire tarafından, memurlara yapılacak yiyecek yardımının, para temsili araçlar sağlanarak (ticket, kart) veya bedeli ödenerek kurum dışında yemek yeme şeklinde yapılmasının, 4734 ve 657 sayılı Kanunlar ile belirtilen Yönetmeliğe uygun olmadığı, bu yolla bütçeden mevzuatında öngörülmeyen bir ödemenin yapıldığı ileri sürülerek, söz konusu yemek ihalesi neticesinde ilgili firmaya ödenen tutarın yarısının değil tamamının sorgu konusu yapılması, ayrıca sorumluluğa ihale yetkilisinin de dâhil edilerek yeniden sorumluların savunmaları alındıktan sonra hazırlanacak Ek Raporla konunun karara bağlanabilmesini teminen, söz konusu hususun denetçisine bildirilmesine karar verildiği,

Bunun üzerine denetçi tarafından, sorumluluğa ihale yetkilisi (belediye başkanı) dâhil edilerek yemek maliyetinin (ihale bedeli) tamamı için tazmin hükmü talep edildiği,

Sorumluların savunmalarında, yüklenici firma tarafından kurumda görev yapan memurlara anlaşmalı olduğu yerlerde yemek yiyebilmesi amacıyla kart dağıtıldığının, bu kartlarla memurlar öğlen yemek hizmetini aldıklarının, firmanın bu yemek hizmeti karşılığında her ay sonunda yemek hazırlama ve dağıtım hizmeti bedelini idareye fatura ettiğinin ve bu bedelin firmaya ödendiğinin, bu ödemenin kartla memura nakdi yardım olarak değil, firmaya vermiş olduğu hizmet bedelinin karşılığı olarak ödendiğinin, memurlar da bu kartlarla sadece yüklenici firmanın anlaşmalı olduğu lokanta, restaurant vb. yerlerde yemek hizmeti aldığının, yani idare fiili imkânsızlıkları dolayısıyla yapamadığı yemek hazırlama ve dağıtım işini bu ihale vasıtasıyla yüklenici firma eliyle yaptığının, bu bedelin hesaplanmasında Yiyecek Yardım Yönetmeliğinin 5,6,7,8 ve 9. maddeleri dikkate alınarak hesaplamalar yapıldığının, bu hesaplamalara göre ödenek konulduğunun ve konulan ödeneğin aşılmadığının belirtildiği,

İlamda ise, gerçekleştirme görevlileri ve harcama yetkilileriyle birlikte ihale yetkilisi de sorumlu tutularak memurlara yapılacak yiyecek yardımının, para temsili araçlar sağlanarak (ticket, kart) veya bedeli ödenerek kurum dışında yemek yeme şeklinde yapılmasının, 4734 ve 657 sayılı Kanunlar ile belirtilen Yönetmeliğe uygun olmadığı gerekçesiyle yapılan ödemenin tamamına tazmin hükmü verildiği anlaşılmıştır.

657 sayılı Kanunda memurların yararlanacağı çeşitli sosyal yardımlara yer verilmiştir. Bunlardan aile yardımı gibi bazıları her ay memurlara aylıklarıyla birlikte ödenirken bazıları belli şartlarda ve belli şekillerde verilmektedir. 657 sayılı Kanunun 212. maddesinde; “Devlet memurlarının hangi hallerde yiyecek yardımından ne şekilde faydalanacakları ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esaslar Maliye Bakanlığı ile Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığı’nın birlikte hazırlayacakları bir yönetmelik ile tespit olunur.” hükmü yer almıştır. Madde hükmünde ‘hangi hallerde’ ifadesine yer verilerek, bütün devlet memurlarının yemek yardımından mutlak olarak yararlanamayacağı, yemek yardımı yapılabilmesi için belli durumların ve şartların mevcut olması gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda memurlar her hal ve şartta yemek yardımından faydalanamayabilir. Memurun hangi halde ve ne şekilde bu yardımdan faydalanacağı da ilgili yönetmeliğe bırakılmıştır. Söz konusu Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği’nin “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, bu Yönetmeliğin amacının, Devlet memurlarının yiyecek yardımından hangi hallerde, ne şekilde faydalanacaklarını ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esasları belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Yönetmeliğin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlar hakkında uygulanacağı; “Yardım Şekli” başlıklı 3. maddesinde, yiyecek yardımının yemek verme şeklinde yapılacağı, bu yardım karşılığında nakden bir ödemede bulunulamayacağı; “Yardımın Şartları” başlıklı 5. maddesinde; Kurum bütçelerine yiyecek yardımı karşılığı olarak konulan ödeneğin, memurlara yemek vermek üzere kurulan yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyetteki kuruluşa ödeneceği, yemek servisi, yiyecek yardımından faydalanabilecek personel sayısının asgari 50 olması ve yemekhane için elverişli yer bulunması şartıyla atamaya yetkili amirin onayı ile kurulabileceği hükümlerine yer verilmiştir.

Söz konusu ödemenin dayanağı olarak gösterilen Yönetmelik’te yer alan düzenlemeler göz önünde bulundurulduğunda, 657 sayılı Kanun’a tabi ... Belediye Başkanlığı personeline yapılacak yiyecek yardımının kupon, kart, fiş, ticket gibi para temsili araçlar sağlanarak dışarıdan temin edilmesi şeklinde yapılması mümkün değildir. Çünkü bu hallerin hiçbirisi, Yönetmelikte yiyecek yardımı yapılması şekli ve yöntemi olarak sayılmamıştır.

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, mal veya hizmet alımları ile yapım işleri ihalelerinin bu Kanun hükümlerine göre yürütüleceği hükme bağlanmıştır. Aynı Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde de, “Bu Kanunun uygulanmasında Hizmet: Bakım ve onarım, taşıma, haberleşme, sigorta, araştırma ve geliştirme, muhasebe, piyasa araştırması ve anket, danışmanlık, tanıtım, basım ve yayım, temizlik, yemek hazırlama ve dağıtım, toplantı, organizasyon, sergileme, koruma ve güvenlik, meslekî eğitim, fotoğraf, film, fikrî ve güzel sanat, bilgisayar sistemlerine yönelik hizmetler ile yazılım hizmetlerini, taşınır ve taşınmaz mal ve hakların kiralanmasını ve benzeri diğer hizmetleri, ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır.

Öte yandan 4734 sayılı Kanun’un 4. maddesinde hizmetin tanımı yapılırken, ‘yemek hazırlama ve dağıtım’ ifadelerine yer verilmiştir. Bu ifadeden mamul mal alımı şeklinde lokantalardan hazır yemek alımının değil, yukarıda zikredilen Yönetmelik hükümleri çerçevesinde yemeğin hazırlatılması ve dağıtımı hizmetinin alınmasının kastedildiği anlaşılmaktadır. Mevcut haliyle uygulama, Kamu İhale Kanununun izin verdiği bir hizmet alımından çok, mal alımı şekline dönüşmüş durumdadır. Kaldı ki 4734 sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği’nde muhtelif değişiklikler yapılmış olmasına karşın, yiyecek yardımının nakit para ve para temsili araçlar sağlanarak temin edilebilmesine dönük bir düzenlemeye de gidilmemiştir. Para temsili araçlar ile yemek ihtiyacının dışarıdan karşılanması, Kamu İhale Kanunu’nun yukarıya alınan hizmet tanımı kapsamında bulunmamaktadır.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71. maddesi birinci fıkrasında Kamu Zararı tanımlanmış, ikinci fıkrasında da bu zararın belirlenmesinde esas alınacak kriterler düzenlenmiştir. 5018 sayılı Kanun’da, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” işlemi de kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterlerden birisi olarak sayılmıştır. Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, para temsili araçlar ile yemek ihtiyacının dışarıdan karşılanması ile ilgili belediyenin işlemi, Yiyecek Yardımı Yönetmeliği ve Kamu İhale Kanunu’na aykırı olduğundan, bu işlem neticesi yapılan ödeme, mevzuatta öngörülmeyen bir ödeme mahiyetindedir. Bu nedenlerle, söz konusu ödemenin tamamının kamu zararına neden olduğu anlaşılmıştır.

Buna karşın benzeri olaylarla ilgili tazmin hükmünü kaldıran kararların bulunduğu belirtilmişse de; bu kararların yanında tazmin hükmünü bozan ve tasdik eden kararlar da mevcut olup aynı konuda yargı organlarınca verilen kararlar şahsına, olayına ve dönemine münhasır olduğundan, mahkeme kararlarına göre üçüncü kişiler hakkında işlem yapılması mümkün bulunmamaktadır.

Bu itibarla, sorumlu iddialarının reddedilerek 267 sayılı İlamın 1. maddesiyle … TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, (Temyiz Kurulu Başkanı ve 8. Daire Başkanı …., 2. Daire Başkanı …., Üyeler …,…,…,…,…,…’in aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı) oyçokluğuyla

Karar verildiği 20.02.2019 tarih ve 45729 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

(Karşı oy gerekçesi

Temyiz Kurulu Başkanı ve 8. Daire Başkanı …., 2. Daire Başkanı …., Üyeler …,…,…,…,…,…’in karşı oy gerekçesi:

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Yiyecek Yardımı” başlıklı 212. maddesi uyarınca çıkarılan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin “Yemek Servisi Giderleri” başlıklı 4. maddesinde;

“Yiyecek yardımının gerektirdiği giderler, yemek maliyetlerinin yarısını aşmamak, üzere bu yönetmelik kapsamına dahil memur kadrosu adedine göre kurum bütçelerine konacak ödeneklerle karşılanır.

Ödenek dağıtımı yemek servisi kurulacak kurumdaki memur sayısı dikkate alınmak suretiyle yapılır. Yemek bedelinin bütçeden karşılanamayan kısmı yemek yiyenlerden alınır. 2255 sayılı 'Bazı Kamu Personeline Tayın Bedeli Verilmesi Hakkındaki Kanun'a göre tayın bedeli verilen personel ile sözleşmeli olarak çalıştırılanların, bu yönetmeliğe göre yiyecek yardımı yapılan yemek servislerinde yemeleri halinde yemek bedelinin tamamı kendilerinden alınır.” hükmü yer almaktadır.

Buna göre kurum bütçesinden kadrolu memurların her gün yiyebileceği ihtimaline karşılık konulan yiyecek yardımı ödeneğinden yemek maliyetinin yarısını aşmamak üzere harcama yapılabileceğinden, yemek maliyetinin bütçeden karşılanamayacak olan kısmı yemek yiyenlerden karşılanacaktır. Yemek yiyenlerden alınacak yemek ücretleri tarifesi ise her yılbaşında Bütçe Uygulama Talimatı ile asgari rakamlar üzerinden belirlenmekte olup kurumlar yemek maliyetinin kalan kısmını karşılayacak şekilde bu rakamların daha üstünde fiyatlar tespit edebilecektir.

Bu nedenle Bütçe Uygulama Talimatı ile belirlenen miktarlar en az alınması gereken miktarı ifade etmektedir. Eğer Bütçe Uygulama Talimatında belirtilen miktarlar üzerinden kişilerden tahsil edilen bedel, yemeğin maliyetinin kalanını karşılamaya yetmiyorsa, kişilerden tahsil edilen miktarın yemeğin maliyetinin kalan kısmını karşılayacak şekilde artırılması veya yemeğin maliyetinin düşürülmesi gerekmektedir. Aksi takdirde yemek maliyetinin yarısından fazla bir miktar bütçeden karşılanmış olacaktır ki bu da yukarıda ifade edilen Kanun hükmüne aykırıdır.

Yönetmeliğin “Yardımın Şartları” başlıklı 5. maddesinde yer alan; “Kurum bütçelerine yiyecek yardımı karşılığı konulan ödenek memurlara yemek vermek üzere kurulan yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyette kuruluşa ödenir.” hükmü karşısında, özel firmalardan yemek teminine açıkça cevaz verilmediği anlaşılmakta ise de bunun Kanunda öngörülmüş sosyal bir hak oluşu, bu hakkın bir şekilde yerine getirilmesi gerekliliği; aksi halde, yemek yardımından yemek vermek üzere kurulan yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyetteki kuruluş vasıtasıyla faydalanan memurlara nazaran Kanunda öngörülmüş bir haktan mahrum bırakılma gibi eşitlik ilkesine aykırı bir durumun söz konusu olacağı hususları göz önüne alındığında, bu tür bir uygulamanın memur lehine değerlendirilerek kabul edilmesi gerekmektedir.

Dolayısıyla yemek yardımından yararlananlardan yapılacak yemek yardımı kesintisinin maliyetin yarısı tutarında olması gerektiği anlaşılmaktadır. Buna göre, kamu zararı tutarı yemek maliyetinin yarısı olması gerekmektedir.

Buna karşın benzeri olaylarla ilgili tazmin hükmünü kaldıran kararların bulunduğu belirtilmişse de; bu kararların yanında tazmin hükmünü bozan ve tasdik eden kararlar da mevcut olup aynı konuda yargı organlarınca verilen kararlar şahsına, olayına ve dönemine münhasır olduğundan, mahkeme kararlarına göre üçüncü kişiler hakkında işlem yapılması mümkün bulunmamaktadır.

Bu itibarla, yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınarak yeniden hüküm tesisini teminen 267 sayılı İlamın 1. maddesiyle verilen tazmin hükmünün Bozularak dosyanın ilgili Dairesine Tevdiine karar verilmesi gerekir.

Üye …’nün karşı oy gerekçesi:

Memurlara verilen yiyecek yardımının, yemek verme yerine para ile temsil edilen araçlar (kart) vasıtasıyla temin edildiği gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.

Esasen Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinde yer alan hükümler göz önünde bulundurulduğunda, yapılacak yiyecek yardımının, memurlara nakit para ve para temsili araçlar sağlanarak gerçekleştirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle Dairenin tazmin kararı yerindedir. Ancak 5018 ve 6085 sayılı Kanunlardaki düzenlemeler karşısında, yapılan bir harcamaya kamu zararı diyebilmek için onun mevzuata aykırı olması yetmemektedir. Bir kamu zararından bahsedebilmek için, kamu görevlisinin kasıt, kusur veya ihmalinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemi sonucunda kamu kaynağında bir eksilmenin olması gerekir. Mevcut olayda kasıt kusur veya ihmalden söz edilemeyeceği gibi açık bir mevzuata aykırılık da söz konusu değildir. Zira Sayıştay Temyiz Kurulu da bu konuda her defasında farklı kararlar vermiştir. Örneğin;

30.06.2015 tarih ve 40734 sayılı, 14.3.2018 tarih ve 44216 sayılı kararlarında yiyecek yardımının, para temsili araçlar sağlanarak veya bedeli ödenerek kurum dışında yemek yeme şeklinde yapılması mümkün görülmediğinden ihale bedelinin tamamına tazmin hükmü verilmesi gerektiği gerekçesiyle daire kararını onamış,

08.05.2012 tarih ve 34915 sayılı kararında Maliye Bakanlığınca memurlardan alınacak katkı paylarına ilişkin yayımlanan tutarların, Yönetmeliğe göre alınması gereken tutarlar olduğunun kabulü ile tazmin miktarının bu tutara göre hesap edilmesi için, verilen tazmin hükmüne ilişkin kararı bozmuş,

30.06.2015 tarih ve 40728 sayılı, 27.12.2017 tarih ve 43916 sayılı kararlarında da Personelden yapılacak yemek yardımı kesintisinin maliyetin yarısı tutarında olması gerektiği gerekçesiyle Daire kararlarını bozmuştur.

Temyiz Kurulunun bu şekilde farklı kararlarını çoğaltmak mümkündür. Hatta Temyiz Kurulu 1.12.2015 tarih ve 41149 sayılı kararında “Buna karşın benzeri olaylarla ilgili tazmin hükmünü kaldıran kararların bulunduğu belirtilmişse de; bu kararların yanında tazmin hükmünü bozan ve tasdik eden kararlar da mevcut olup aynı konuda yargı organlarınca verilen kararlar şahsına, olayına ve dönemine münhasır olduğundan, mahkeme kararlarına göre üçüncü kişiler hakkında işlem yapılması mümkün bulunmamaktadır” diyerek bu durumu doğrulamıştır.

Ancak, Temyiz Kurulunun verdiği bu kararlarda istikrarla savunduğu ortak husus, Maliye Bakanlığınca memurlardan alınacak katkı paylarına ilişkin yayımlanan tutarların memurlardan yemek bedeli olarak her halükarda alınması gerektiğidir.

Hukukun üstünlüğünün temel unsurlarından biri, hukuki durumlarda belirli bir istikrarı garanti altına alan ve kamuoyunun mahkemelere olan güvenine katkıda bulunan hukuki güvenlik ilkesidir. Toplumun yargısal sisteme olan güveni hukuk devletinin esaslı unsurlarından biri olmasına rağmen birbirinden farklı yargı kararlarının devamlılık arz etmesi, bu güveni azaltacak nitelikte bir hukuki belirsizlik durumu yaratabilecektir. (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi AİHM. Nejdet Şahin ve Perihan Şahin/Türkiye [BD], B. No: 13279/05, 20/10/2011, § 57).

AİHM, içtihat farklılıklarının yargı sistemlerinin doğal bir sonucu olduğunu kabul etmekle birlikte yüksek mahkemelerin görevinin bu çelişkileri düzeltmek olduğunu ve şayet çelişkili uygulama yüksek mahkemenin bünyesinde gelişiyorsa bu durumun toplumun adli sisteme olan güvenini azaltarak hukuki güvenlik ilkesini ihlal edeceğini belirtmiştir ( AİHM: Çelebi ve diğerleri/Türkiye, B. No: 582/05, 9/2/2016, § 55) Yine AİHM, mahkemelerin yorumlarında dinamik ve evrilen bir yaklaşımı sürdürülememesinin reform ya da gelişimi engelleyeceğinden kararlardaki değişimin, adaletin iyi idaresine aykırılık teşkil etmeyeceğini kabul etmektedir. (Atanasovski/Makedonya Eski Yugoslav Cumhuriyeti, B. No: 36815/03, 14/1/2010, § 38).

Sayıştay yargısı açısından ilk derece mahkeme niteliğindeki dairelerce yiyecek yardımları hakkında verilen farklı kararlar yargı sisteminin doğal bir sonucudur. Zira hukuk kurallarının ne şekilde yorumlanacağı veya birden fazla yorumunun mümkün olduğu durumlarda bu yorumlardan hangisinin benimseneceği derece mahkemelerinin yetkisinde olan bir husustur. Ancak Temyiz Kurulu Sayıştay dairelerince verilen ilamların son hüküm merciidir. Bu niteliği nedeniyle Temyiz Kurulunca aynı konuda uzun süredir farklı kararlar veriliyor olması, sorumluların Sayıştay yargısına olan güvenini azaltarak hukuki güvenlik ilkesini zedeleyecek bir nitelik almıştır. Yargıya olan güveni muhafaza etme bakımından kararlarda belli bir istikrar sağlaması beklenir. Bu itibarla içtihat değişikliği tek başına adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğurmaz ise de bu değişiklik ile benimsenen yeni yaklaşımın benzer uyuşmazlıklarda tutarlı olarak uygulanması gereklidir.

Hukuki güvenlik ilkesi hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Belirlilik ilkesi ise yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesini ifade etmektedir (AYM, E.2013/39, K.2013/65, 22/5/2013).

Temyiz Kurulunca farklı kararlar verilmesine sebep olacak derecede yoruma açık söz konusu mevzuat karşısında henüz kamu idarelerini ve sorumluları bağlayıcı bir içtihadı birleştirme kararı da verilmediği göz önünde bulundurulduğunda, para benzeri kartlarla hiç mi ödeme yapılamayacağı, yoksa bu tür ihale yapılacaksa % 50 sinin mi bütçeden karşılanabileceği yorumlarından birini tercih ederek ödeme yapan sorumlular hakkında tazmin hükmü vermek hakkaniyet ve hukuk kuralları ile bağdaşmaz. Kaldı ki mevzuattaki bu müphemlik 20/11/2017-2017/11180 tarih ve sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile giderilmiş, ilgili yönetmeliğin 3. Maddesi “Yiyecek yardımı sadece yemek verme şeklinde yapılır. Bu yardım, nakten veya kupon, kart, fiş, bilet ya da bu mahiyette bir ödeme aracı verilmek suretiyle yapılamaz” şeklinde değiştirilmiştir. Bu düzenleme ile ihtilaf giderildiğinden, değişiklik öncesi yoruma müsait mevzuat göz önünde bulundurularak değişiklik tarihine kadar yapılan ödemelerin kamu zararı olarak kabul edilmemesi gerekir. Ancak Maliye Bakanlığınca memurlardan alınacak katkı paylarına ilişkin yayımlanan tutarların memurlardan yemek bedeli olarak her halükarda alınması gerekmektedir. Bu miktar da memurlardan tahsil edilmediğinden, tazmin miktarının bu tutara göre hesap edilmesi için, verilen tazmin hükmüne ilişkin kararın bozularak Daireye gönderilmesi gerekir.)

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim