Sayıştay 7. Dairesi 42132 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
42132
7 Mart 2018
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2015
-
Daire: 7
-
Dosya No: 42132
-
Tutanak No: 44191
-
Tutanak Tarihi: 07.03.2018
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
KONU: -Asaleten atanma şartlarını taşımayan ancak bu görevi vekâleten yürüten personele, vekâleten yürüttükleri kadro için özel hizmet tazminatı farkı ve/veya ek ödeme farkı ödenmesi.
-
Genel Sekretere temsil tazminatının %80’inin ödenmesi gerekirken tamamının ödenmesi.
-
Vekaleten atanan personele görev tazminatı ödenmesi.
74 sayılı İlamın 1. maddesiyle; A) Şube Müdürü kadrosuna asaleten atanma şartlarını taşımayan ancak bu görevi vekâleten yürüten 14 personele, vekâleten yürüttükleri kadro için öngörülen özel hizmet tazminatı ve/veya ek ödeme ile asli kadroları için öngörülen özel hizmet tazminatı ve/veya ek ödeme arasındaki farkların ödenmesi,
B) Genel Sekreter ...’e temsil tazminatının %80’inin ödenmesi gerekirken tamamının ödenmesi,
C) Hukuk Müşaviri kadrosuna vekâleten atanan 1 personel ile Daire Başkanı kadrosuna vekâleten atanan 16 personele görev tazminatı ödenmesi,
nedeniyle ... TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
İlamda Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ..., ... ve ... ile Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... aynı nitelikteki temyiz dilekçelerinde özetle;
657 sayılı Kanunun 68. maddesinde belirtilen eğitim ve hizmet süresi şartlarını taşıyan, ataması aynı Kanunun 86. maddesine göre yapılan şube müdürlerinin Mahalli İdareler Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin 7. maddesinde belirtilen Müdürlük ataması şartlarından şef, ayniyat saymanı ve sivil savunma uzmanı gibi unvanlarda 2 yıl çalışamadığından tazmin hükmü verildiğini,
Anayasaya göre alt normun üst norma aykırı olamayacağını, Müdürlük kadrolarına vekâleten ataması yapılan personelin üst norm olan 657 sayılı Kanunun 68. maddesinde belirtilen eğitim ve hizmet süresi şartlarını taşıdığını, atamaları 86. maddesine göre uygun olduğunu, alt normda belirtilen Mahalli İdareler Personeli Görev de Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin 7. maddesinde belirtilen Müdürlük ataması şartlarından şef, ayniyat saymanı ve sivil savunma uzmanı gibi unvanlarda 2 yıl çalışılmadığından asıl müdürlük sınavına giremediğini ve ataması yapılamadığını, vekâleten atanmasında hukuka aykırı bir husus bulunmadığını,
Zam ve tazminatların ödenmesi ile ilgili 657 sayılı kanunun 152. maddesinde;
“II- Tazminatlar:
Görevin önem, sorumluluk ve niteliği, görev yerinin özelliği, hizmet süresi, kadro unvan ve derecesi ve eğitim seviyesi gibi hususlar göz önüne alınarak bu Kanunda belirtilen en yüksek Devlet Memuru aylığının (ek gösterge dahil) brüt tutarının,
A - ÖZEL HİZMET TAZMİNATI:
a) Genel İdare hizmetleri sınıfına dahil kadrolarda bulunanlarla üst yönetim görevi yapan personelden;
-
Birinci derece kadrolarda bulunanlar için % 345 ine,
-
İkinci derece kadrolarda bulunanlar için % 100 üne,
-
Üçüncü derece kadrolarda bulunanlar için % 80 ine,
-
Dördüncü derece kadrolarda bulunanlar için % 70 ine,
-
Beş, Altı ve Yedinci derecelerden aylık alan Şube Müdürü, Müdür, Sayman (Muhasip ve muhasebeci kadrosunda olanlar dahil), Başkan ve bunların yardımcıları için % 60 na kadar, bu nispetleri aşmamak üzere Bakanlar Kurulunca belirlenecek esas, ölçü ve nispetler dahilinde yukarıdaki tazminatlar ödenir. Hizmetin niteliği itibariyle birden fazla özel hizmet tazminatı verilmesi gereken durumlarda bu tazminatlardan fazla olanı ödenir. Mülki İdare Amirliği Özel Hizmet Tazminatı, Emniyet Hizmetleri Tazminatı, Din Hizmetleri Tazminatı ve Adalet Hizmetleri Tazminatı (C ve G bölümlerinin (c) bentlerinde sayılanlar hariç) ödenenlere özel hizmet tazminatı ödenmez.
III- Ortak Hükümler:
Bu zam ve tazminatların hangi işi yapanlara ve hangi görevlerde bulunanlara ödeneceği, miktarları, ödeme usul ve esasları ilgili kuramların yazılı isteği ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca bütün kurumlan kapsayacak şekilde ve 154 üncü madde uyarınca katsayının Bakanlar Kurulunca değiştirilmesi durumu hariç yılda bir defa olmak üzere hazırlanır ve Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulur.” hükmü yer aldığını,
Yasa koyucunun Bakanlar Kuruluna “bu nispetleri aşmamak üzere ödemelerin esas, ölçü ve nispetler dahilinde” yapılması yetkisini vermişken, Bakanlar Kurulu Yasada olmayan yetkisi ile alt norm düzenlemelerini de dahil ederek 2006/10344 sayılı Kararıyla yetkisiz yetki kullandığını,
Yasa hükmüne aykırı düzenlemeler nedeniyle açılan bireysel davalarda idareler aleyhine karar verildiğini, memur aleyhine olan kararlarda da Anayasa Mahkemesinin, yasada kullanılmaması gereken yetki kullanıldığı gerekçesiyle iptal ettiğini, Anayasa Mahkemesi 01.03.2017 tarih ve E:2017/52 K: 2017/32, 07.04.2016 tarih E:2016/28, K:2016/25 Anayasa Mahkemesi gerekçesinde, yetki kanunla verileceği ve verilen yetki haricinde kullanılamayacağı olduğunu,
Yine 375 sayılı KHK. nin EK 9 ve Ek 10. maddelerinde vekâlet görevi ile ilgili hükümlere yukarıda yer alanların haricinde “kurumlarınca bir kadroya kurum içinden veya kurum dışından vekâlet ettirilenlere, (...) vekâlet eden personelin asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadrolar için bu sınavlara girebilme haklanın elde edilmiş olması dahil) taşıması kaydıyla vekâlet ettikleri kadro için öngörülen ek ödemenin asli kadroları için öngörülen ek ödemeden fazla olması halinde, aradaki fark, vekâlet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve bu görev fiilen yapıldığı sürece ödenir” hükmü konularak yasa koyucunun yetkileri kullanıldığından bireysel açılan davalarda ilgili maddenin bu fıkrası Anayasaya aykırı olduğundan iptal edildiğini,
Diğer yandan Anayasada zorla çalıştırma yasaklandığını, Anayasa'nın 18. maddesinde zorla çalıştırma yasağıyla birlikte angaryanın da yasak olduğunun belirtildiğini, Sözleşme'de yer almayan bu ifadenin, Anayasa'nın 18. maddesinin gerekçesinde "kişinin emeğinin karşılığı almadan zorla çalıştırılması"; Anayasa Mahkemesinin çeşitli kararlarında da "bir maldan ya da bir kişinin çalışmasından karşılıksız yararlanma" şeklinde tanımlandığını (AYM, E.2011/150, K.2013/30, K.T. 14/2/2013, E.2006/21, K.2006/38, K.T. 13/3/2006), buna göre angaryanın, zorla çalıştırmanın bedel ödenmeksizin yaptırılan şekli olarak kabul edilebileceğini,
Anayasa'da zorla çalıştırma yasaklanmakla birlikte bu kavramın tanımının yapılmadığını, bu kavramın tanımı ve içeriği belirlenirken, temel insan haklarına ilişkin uluslararası sözleşmelerden ve ilgili uluslararası otoritelerin yorum ve uygulamalarından yararlanılabileceğini, zorla çalıştırma yasağına ilişkin uluslararası kurallar, 29 Numaralı Cebri ve Mecburi Çalıştırmaya İlişkin Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Sözleşmesi'nde düzenlendiğini, anılan Sözleşme'nin 2. maddesinde düzenlenen ve AİHM'ce de AIHS'nin 4. maddesinde yer alan zorla çalıştırma yasağının kapsamının belirlenmesinde esas alınan tanıma göre zorla çalıştırmanın, "herhangi bir kişinin ceza tehdidi altında ve bu kişinin tam isteği olmadan mecbur edildiği tüm iş veya hizmetleri" ifade ettiğini, buna göre, zorla çalıştırmadan söz edilebilmesi için, kişinin ceza tehdidi altında ve rızası bulunmaksızın çalıştırılması gerektiğini (AYM, E.2011/150, K.2013/30, K.T. 14/2/2013),
Asil memur olmaması nedeniyle kamu hizmetinin aksatılmadan sürekliliğini devam ettirebilmesi için vekâlet sisteminin idare hukukunda benimsendiğini, kamu hizmetlerinin yürütülmesinde astın yasaya aykırı emir konusu suç teşkil etmiyorsa yerine getirmek zorunda olduğunu, astın bir görevi yapmak istememesi gibi lüksünün bulunmadığını, temsil ettiği görevin sorumluluklarından (Maaş programından maaş hesaplatılıp, bunu ödeme emri belgesiyle imzalanması) kaçınılamayacağından, bu sorumluluğun karşılığı olan haklarını da alması gerektiğini,
Vekilin, asilin tüm hak ve yetkilerine sahip olduğundan cezalarda da sorumlu olduğunu, kaldı ki, Belediyenin durumu itibariyle devamlı teftiş ve soruşturma geçirildiğini, mali konularla ilgili belgelerde vekâlet görevi nedeniyle imzası bulunan Vekil memurlar adli, idari ve mali yargılamaların gerek sorgu aşamasında, gerekse karar aşamalarında sorumlu tutularak cezalandırıldığını, vekil memur imzaladığı her türlü işlemden sorumlu tutulurken, hak ve alacaklarının da sorumluluk ilkesine göre verilmesi gerektiğini, iki farklı hukuk prensibinin uygulanmasının mevcut hukukumuza aykırı olduğunu,
Yukarıda belirtilen nedenlerle üst norma uygun vekâleten ataması yapılan personele alt normda belirtilen kısıtlama nedeniyle hakkın verilmemesinin, ancak sorumlulukları nedeniyle cezalandırılmasının hukuk kurallarına aykırı olduğundan, sorguya verdikleri cevap dilekçesinde ileri sürdükleri hususlar da göz önünde bulundurularak tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesini arz ve talep etmişlerdir.
Başsavcılık mütalaasında;
“Dilekçede;
A) Şube Müdürü kadrosuna asaleten atanma şartlarım taşımayan ancak bu görevi vekâleten yürüten 14 personele, vekâleten yürüttükleri kadro için öngörülen özel hizmet tazminatı ve/veya ek ödeme ile asli kadroları için öngörülen özel hizmet tazminatı ve/veya ek ödeme arasındaki farkların ödenmesi,
B) Genel Sekreter ...’e temsil tazminatının %80’inin ödenmesi gerekirken tamamının ödenmesi,
C) Hukuk Müşaviri kadrosuna vekâleten atanan 1 personel ile Daire Başkanı kadrosuna vekâleten atanan 16 personele görev tazminatı ödenmesi, suretiyle oluşan kamu zararına neden olunması nedeniyle, İlamın 1. maddesiyle verilen tazmin hükmüne itiraz edilmektedir.
Sorumlu; sorgu aşamasında ileri sürdüğü gerekçeleri tekrar ederek, hakkında verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.
İtiraz konusu hususların. Daire Kararında karşılandığı görülmüştür.
Bu nedenlerle, İlamın 1. maddesi için ileri sürülen itiraz gerekçelerinin, ilam hükmünün bozulmasını ya da hükmün kaldırılmasını gerektirecek mahiyette olmadığı anlaşıldığından, temyiz talebinin reddedilerek, yasa ve yönteme uygun düzenlenmiş Daire Kararının tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.”
denilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda;
A) Şube Müdürü kadrosuna asaleten atanma şartlarını taşımayan ancak bu görevi vekâleten yürüten 14 personele, vekâleten yürüttükleri kadro için öngörülen özel hizmet tazminatı ve/veya ek ödeme ile asli kadroları için öngörülen özel hizmet tazminatı ve/veya ek ödeme arasındaki farkların ödenmesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verilmesi ile ilgili olarak yapılan incelemede;
04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in “Görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 7. maddesinde;
“5 inci maddenin birinci fıkrasında sayılan unvanlara görevde yükselme suretiyle yapılacak atamalarda aşağıdaki özel şartlar aranır.
a) Müdür ve şube müdürü kadrosuna atanabilmek için;
-
657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak,
-
Fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,
3)Ekli (1) sayılı listede sayılan ve teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere atanabilmek için; yükseköğretim kurumlarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden mezun olmak,
- Ekli (2) sayılı listede sayılan müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak, …”,
21.10.2006 tarih ve 26326 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Belediye İtfaiye Yönetmeliği’nin “Görevde yükselme şartları” başlıklı 19. maddesinde;
“Bu Yönetmeliğin 8 inci maddesinde sayılan unvanlardan daire başkanı ve itfaiye müdürü dışındaki kadrolara yapılacak atamalarda aşağıdaki şartlar aranır.
a) İtfaiye şube müdürlüğüne atanabilmek için;
-
Meslekle ilgili yüksek öğrenimi bitirmiş veya en az 4 yıllık yüksek öğrenim mezunu olmak,
-
En az iki yıl itfaiye amiri olarak çalışmış olmak,
-
1-4 dereceli kadrolara atanmak için 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinde belirtilen süre kadar hizmeti bulunmak,
-
Son üç yıllık sicil notu ortalaması en az iyi derecede olmak,
-
Görevde yükselme sınavında başarılı olmak,
-
Kadro durumu elverişli olmak, …”,
17.5.1987 tarih ve 19463 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 99 Seri No’lu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği’nde;
“… 1) Bir görevin vekâleten yürütülmesi halinde görevin gerekleri ve nitelikleri değişmeyeceğinden bu görevi vekâleten yürütecek olanların asil memurda aranan şartlara sahip olmaları gerekmektedir. Bu sebeple,
a) 1-4 üncü dereceli kadrolara vekâlet edeceklerin 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinde belirtilen şartları haiz olmaları,
b) 5-15 inci dereceli kadrolara vekâlet ettirileceklerin öğrenim durumları itibariyle tespit olunan yükselinebilecek dereceyi aşmamak kaydıyla vekâlet ettirilecekleri kadronun derecesinin, kazanılmış hak aylık derecesinin üç üst derecesinden fazla olmaması,
gerekmektedir.
-
Asilde aranan şartlara sahip vekil memur bulunamadığı takdirde, hizmetin aksamadan yürütülebilmesi bakımından herhangi bir şekilde boşalmış veya boş bulunan bir görevin öncelikle varsa yardımcıları yoksa asilde aranan şartlara en yakın personel tarafından tedviren gördürülmesi mümkün görülmektedir.
-
657 sayılı Kanunun vekâlet ücreti ödenmesine ilişkin 175 inci maddesine göre, tedvir dolayısıyla herhangi bir ödeme yapılması mümkün bulunmamaktadır.”
05.05.2006 tarih ve 26159 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın (Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar) “Vekâlet” başlıklı 9. maddesinde;
“657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi uyarınca;
a) 1) Kurumlarınca bir göreve kurum içinden veya diğer kurumlardan vekâlet ettirilenlere;
aa) Vekâletin, 657 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesine binaen yapılması ve bu hususun onayda belirtilmiş olması,
bb) Vekâletin, Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadro veya görevler için ilgili Bakan, diğer kadro veya görevler için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi,
cc) Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları,
kaydıyla; vekâlet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki fark; 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekâlet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekâlet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir.
- aa) Esas ve usule ilişkin olarak yukarıda belirtilen şartları bir arada taşımayanlara, …
vekâlet nedeniyle öngörülen zam ve tazminatlar ödenmez”,
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 9. maddesinde; (Ek: 11/10/2011 - KHK-666/1 md.)
“… Birinci fıkra kapsamına giren personelden; kurumlarınca bir kadroya kurum içinden veya kurum dışından vekâlet ettirilenlere, vekâletin 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine istinaden yapılmış ve bu hususun onayda belirtilmiş olması, vekâlet görevinin Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadrolar için ilgili bakan, diğer kadrolar için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi, vekâlet eden personelin asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadrolar için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) taşıması kaydıyla vekâlet ettikleri kadro için öngörülen ek ödemenin asli kadroları için öngörülen ek ödemeden fazla olması halinde, aradaki fark, vekâlet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve bu görev fiilen yapıldığı sürece ödenir. …”,
hükümleri yer almaktadır.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere, bir görevin vekâleten yürütülmesi halinde görevin gerekleri ve nitelikleri değişmeyeceğinden bu görevi vekâleten yürütecek olanların asil memurda aranan şartlara sahip olmaları gerekmektedir. Buna göre bir göreve kurum içinden veya kurum dışından vekil olarak atananlara, vekâlet ettikleri kadro için öngörülen özel hizmet tazminatı ve/veya ek ödeme ile asli kadrosu için öngörülen özel hizmet tazminatı ve/veya ek ödeme arasındaki farkların vekâlet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekâlet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenebilmesi için, bu kişinin genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları bir arada taşıması gerekmektedir.
Temyiz dilekçelerinde ifade edildiği üzere 657 sayılı Kanunun “Vekâlet görevi ve aylık verilmesinin şartları” başlıklı 86. maddesinin dördüncü fıkrası “Aynı kurumdan (birinci fıkrada sayılan) ayrılmalar dolayısiyle atanan vekil memurlara vekâlet görevinin 3 aydan fazla devam eden süresi için, kurum dışından veya açıktan atananlarla kurum içinden ilkokul öğretmenliğine atanan öğretmenler ile veznedarlık görevine atananlara göreve başladıkları tarihten itibaren vekâlet aylığı ödenir.” şeklinde iken bu fıkrada yer alan “birinci fıkrada sayılan” ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 05.7.2012 tarih ve Esas No:2012/11, Karar No: 2012/104 sayılı kararıyla iptal edilmiş olup bu karar sonrasında boş kadroya vekâlet edenlere vekâlet aylığı ödenebilir hale gelmiştir. Ancak aynı Kanun’un 175. maddesine göre boş kadroya vekâlet edenlere vekâlet aylığı ödenebilmesi için vekil memurun asil memurda aranan şartları taşıması gerekmektedir.
Temyiz dilekçelerinde sorumlular alt normun üst norma aykırı olamayacağını, alt norm ile üst normun çeliştiği durumlarda üst normun dikkate alınması gerektiğini ifade etmektedirler. Bilindiği üzere Anayasanın 124. maddesinde, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelik çıkarabileceği düzenlenmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 2. maddesine göre ise bu Kanun devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenlemektedir. Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde, hizmet gerekleri ve personel planlaması esas alınarak, mahalli idarelerde görev yapan devlet memurlarının görevde yükselme ve unvan değişikliklerine ilişkin usul ve esasları, Belediye İtfaiye Yönetmeliği de belediye itfaiye teşkilâtının kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarını, itfaiye memurlarının niteliklerini, görevde yükselme ve mesleki eğitimlerini, kıyafetlerini, kullanacakları araç, teçhizat ve malzeme ile denetim usul ve esasları düzenlemek amacıyla yürürlüğe konulmuştur. Dolayısıyla bahsi geçen Yönetmelikler 657 ve 5393 sayılı Kanunların uygulanmasını sağlamak üzere çıkarılmıştır. Bu nedenle mahalli idarelerde görev yapan devlet memurlarının görevde yükselme ve unvan değişikliklerine ilişkin usul ve esasları düzenleyen ilgili Yönetmelik hükümleri dikkate alınmaksızın görevde yükselmeye tabi bir kadro olan şube müdürü kadrosuna sadece 657 sayılı Kanun’un 68/B maddesine göre asaleten veya vekâleten atama yapılması mümkün değildir.
Anayasanın angaryayı yasaklayan hükmü uyarınca fiilen yürütülen vekâlet görevinden dolayı vekâlet aylığına eşdeğer tutarda bir meblağın tazminat olarak ödenmesi gerektiği iddia edilmekte ise de Anayasa Mahkemesi tarafından verilen 14.01.2014 tarih ve 2013/5062 başvuru numaralı kararda (Bu karar 29.01.2014 tarih ve 28897 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır), asilde aranan şartları taşımayan ancak ilgili kadroya tedviren görevlendirilen kamu görevlisine vekâlet aylığı ödenmemesinin Anayasa bağlamında zorla çalıştırma ve angarya olarak nitelendirilemeyeceği belirtilmektedir.
Özetle 657 sayılı Kanun’un 86 ve 175. maddesi, 99 Seri No’lu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği, 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın (Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar) 9. maddesi ve 375 sayılı KHK’nın Ek 9. maddesi uyarınca, bir göreve vekâlet edenlere vekâlet edilen göreve ait mali hakların (vekâlet aylığı, zam ve tazminat farkı, ek ödeme farkı) ödenebilmesi için vekilin genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları bir arada taşıması gerekmektedir.
Bahsi geçen kişiler şube müdürü kadrosuna asaleten atanmanın özel şartlarından birini veya birkaçını taşımadıklarından vekâleten yürüttükleri şube müdürü kadrosuna ait mali haklardan yararlanmaları mümkün değildir. Yapılan incelemede;
-
(Yazı İşleri ve Arşiv) Şube Müdürü kadrosuna vekâlet eden ...’in 2 yıllık yüksekokul mezunu olduğu ve Veri Hazırlama Kontrol İşletmeni kadrosunda bulunduğu dolayısıyla teknik öğrenim gerektirmeyen bir müdürlük olan söz konusu şube müdürlüğüne asaleten atanabilmek için aranan şartlardan “fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak” ve “iki yıl uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak” şartlarına haiz olmadığı,
-
(Bordro ve Tahakkuk) Şube Müdürü kadrosuna vekâlet eden ...’nın 2 yıllık yüksekokul mezunu olduğu ve Veri Hazırlama Kontrol İşletmeni kadrosunda bulunduğu dolayısıyla teknik öğrenim gerektirmeyen bir müdürlük olan söz konusu şube müdürlüğüne asaleten atanabilmek için aranan şartlardan “fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak” ve “iki yıl uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak” şartlarına haiz olmadığı,
-
(Strateji Geliştirme) Şube Müdürü kadrosuna vekâlet eden …’nın 2 yıllık yüksekokul mezunu olduğu ve Veri Hazırlama Kontrol İşletmeni kadrosunda bulunduğu dolayısıyla teknik öğrenim gerektirmeyen bir müdürlük olan söz konusu şube müdürlüğüne asaleten atanabilmek için aranan şartlardan “fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak” ve “iki yıl uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak” şartlarına haiz olmadığı,
-
(Teknik Hizmetler) Şube Müdürü kadrosuna vekâlet eden …’ın 2 yıllık yüksekokul mezunu olduğu dolayısıyla teknik öğrenim gerektiren bir müdürlük olan söz konusu şube müdürlüğüne asaleten atanabilmek için aranan şartlardan biri olan “yükseköğretim kurumlarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden mezun olmak” şartına haiz olmadığı,
-(Şantiyeler) Şube Müdürü kadrosuna vekâlet eden …’nın 2 yıllık yüksekokul mezunu olduğu dolayısıyla teknik öğrenim gerektiren bir müdürlük olan söz konusu şube müdürlüğüne asaleten atanabilmek için aranan şartlardan biri olan “yükseköğretim kurumlarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden mezun olmak” şartına haiz olmadığı,
-(Yangın Önleme) Şube Müdürü kadrosuna vekâlet eden …’ın 2 yıllık yüksekokul (elektrik) mezunu olduğu dolayısıyla söz konusu şube müdürlüğüne asaleten atanabilmek için aranan şartlardan biri olan “meslekle ilgili yüksek öğrenimi bitirmiş veya en az 4 yıllık yüksek öğrenim mezunu olmak” şartına haiz olmadığı,
-(Altyapı Koordinasyon) Şube Müdürü kadrosuna vekâlet eden …’un 2 yıllık yüksekokul mezunu olduğu dolayısıyla teknik öğrenim gerektiren bir müdürlük olan söz konusu şube müdürlüğüne asaleten atanabilmek için aranan şartlardan biri olan “yükseköğretim kurumlarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden mezun olmak” şartına haiz olmadığı,
- (Otogarlar) Şube Müdürü kadrosuna vekâlet eden …’ün Bilgisayar İşletmeni kadrosunda bulunduğu dolayısıyla teknik öğrenim gerektirmeyen bir müdürlük olan söz konusu şube müdürlüğüne asaleten atanabilmek için aranan şartlardan biri olan “iki yıl uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak” şartına haiz olmadığı,
-(Hizmet Alım İşleri) Şube Müdürü kadrosuna vekâlet eden …’ın Tahsildar kadrosunda bulunduğu dolayısıyla teknik öğrenim gerektirmeyen bir müdürlük olan söz konusu şube müdürlüğüne asaleten atanabilmek için aranan şartlardan biri olan “iki yıl uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak” şartına haiz olmadığı,
-(İtfaiye Müdahale/Eğitim Hizmetleri) Şube Müdürü kadrosuna vekâlet eden …’in 2 yıllık yüksekokul (elektrik) mezunu olduğu dolayısıyla söz konusu şube müdürlüğüne asaleten atanabilmek için aranan şartlardan biri olan “meslekle ilgili yüksek öğrenimi bitirmiş veya en az 4 yıllık yüksek öğrenim mezunu olmak” şartına haiz olmadığı,
-(Spor Hizmetleri) Şube Müdürü kadrosuna vekâlet eden …’un Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni kadrosunda bulunduğu dolayısıyla teknik öğrenim gerektirmeyen bir müdürlük olan söz konusu şube müdürlüğüne asaleten atanabilmek için aranan şartlardan biri olan “iki yıl uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak” şartına haiz olmadığı,
-(…) Şube Müdürü kadrosuna vekâlet eden …’ın Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni kadrosunda bulunduğu dolayısıyla teknik öğrenim gerektirmeyen bir müdürlük olan söz konusu şube müdürlüğüne asaleten atanabilmek için aranan şartlardan biri olan “iki yıl uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak” şartına haiz olmadığı,
-(…) Şube Müdürü kadrosuna vekâlet eden …’un Veri Hazırlama Kontrol İşletmeni kadrosunda bulunduğu dolayısıyla teknik öğrenim gerektirmeyen bir müdürlük olan söz konusu şube müdürlüğüne asaleten atanabilmek için aranan şartlardan biri olan “iki yıl uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak” şartına haiz olmadığı,
-(Gelirler) Şube Müdürü kadrosuna vekâlet eden …’ın Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni kadrosunda bulunduğu dolayısıyla teknik öğrenim gerektirmeyen bir müdürlük olan söz konusu şube müdürlüğüne asaleten atanabilmek için aranan şartlardan biri olan “iki yıl uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak” şartına haiz olmadığı görülmüştür.
Bu itibarla, asilde aranan şartları taşımayan 14 personele, vekâlet ettikleri boş şube müdürü kadroları için öngörülen özel hizmet tazminatı ve/veya ek ödeme ile asli kadroları için öngörülen özel hizmet tazminatı ve/veya ek ödeme arasındaki farkların ödenmesi mümkün değildir.
B) Genel Sekreter ...’e temsil tazminatının %80’inin ödenmesi gerekirken tamamının ödenmesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verilmesi ile ilgili olarak yapılan incelemede;
4505 sayılı Sosyal Güvenlikle İlgili Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkında Kanun’un 5. maddesinde;
“a) Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ile 2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanununa göre makam veya yüksek hâkimlik tazminatı öngörülen kadrolarda bulunanlardan Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenecek olanlara 30 000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarı geçmemek üzere temsil tazminatı ödenir. Temsil tazminatı göstergelerini kadro ve görev unvanı itibariyle farklı olarak belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. …
c)…. Bu tazminata hak kazananlara personel veya teşkilat kanunları veya diğer kanuni düzenlemeler ile kaynağı ne olursa olsun ödenmekte olan döner sermaye katkı payları, fiilen yapılmayan ders karşılığı ek ders ücreti ödemeleri, fon, ek ödeme, teşvik ödemesi ve benzeri ödemelerin aylık net tutarları, temsil tazminatının net tutarından mahsup edilir. (Ek cümle: 29/6/2006-5536/9 md.) Ancak mahsup işlemleri, görev tazminatına uygulanan mahsupla ilgili hükümler esas alınarak yürütülür….”,
11.6.2008 tarih ve 26903 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2008/13694 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın (Görev Tazminatı Ödenmesi Hakkında Karar) “Asgari görev tazminatı” başlıklı 4. maddesinde;
“Bu Kararın 1’inci maddesi gereğince ödenecek görev tazminatı tutarından mahsup edilecek tutarın, görev tazminatının %20'sini geçmesi halinde, görev tazminatının % 80'i asgari görev tazminatı olarak ödenir.”
hükümleri yer almaktadır.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere, personel veya teşkilat kanunları veya diğer kanuni düzenlemeler ile kaynağı ne olursa olsun ödenmekte olan döner sermaye katkı payları, fiilen yapılmayan ders karşılığı ek ders ücreti ödemeleri, fon, ek ödeme, teşvik ödemesi ve benzeri ödemelerin aylık net tutarlarının, temsil tazminatının net tutarından mahsup edilmesi; mahsup edilecek tutarın temsil tazminatının %20'sini geçmesi halinde, temsil tazminatının % 80'inin asgari temsil tazminatı olarak ödenmesi gerekmektedir.
Ancak ... Genel Sekreterine yapılan ödemede, 2015 yılında temsil tazminatından mahsup edilecek ek ödeme tutarları, temsil tazminatının %20’sini aştığı halde adı geçen kişiye temsil tazminatının % 80'inin asgari temsil tazminatı olarak ödenmesi gerekirken tamamının ödendiği görülmüştür.
Bu itibarla, Genel Sekreter ...’e temsil tazminatının %80’inin ödenmesi gerekirken tamamının ödenmesi sonucu toplam ... TL kamu zararına sebebiyet verilmiştir.
C) Hukuk Müşaviri kadrosuna vekâleten atanan 1 personel ile Daire Başkanı kadrosuna vekâleten atanan 16 personele görev tazminatı ödenmesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verilmesi ile ilgili olarak yapılan incelemede;
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1. maddesinde;
“… C) (Ek : 4/7/2001 - KHK-631/11 md.) (A) bendi kapsamına giren ve temsil tazminatı almayan personelden,
-
7.000’den daha düşük göstergeler üzerinden makam veya yüksek hakimlik tazminatı öngörülen kadrolara atanmış olanlara, 15.000 gösterge rakamını geçmemek üzere Bakanlar Kurulunca tespit edilecek gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda görev tazminatı ödenir. …
-
(1) numaralı alt bende göre ödenecek görev tazminatının uygulanmasına ilişkin esas ve usulleri tespit etmeye çalışanlar ve emekliler için gösterge rakamları belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.”,
11.6.2008 tarih ve 26903 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2008/13694 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın (Görev Tazminatı Ödenmesi Hakkında Karar) “Uygulama” başlıklı 3. maddesinde;
“10/3/2000 tarihli ve 2000/457 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli Kararın 3, 4, 5 ve 6 ncı maddeleri görev tazminatı hakkında da uygulanır.”,
26.4.2000 tarih ve 24031 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2000/457 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın (Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkında Karar) 3. maddesinde;
“Teşkilat veya özel kanunlarında yer alan hükümlere göre kadro karşılığı sözleşmeli, sözleşmeli veya kapsam dışı statüde çalışanlara ve temsil tazminatı öngörülen kadroları tedvir, vekâlet ve benzeri geçici görevlendirme suretiyle yürütenlere bu tazminat ödenmez.”
hükümleri yer almaktadır.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere, görev tazminatı 375 sayılı KHK’nın 1. maddesinde düzenlenmiş olup bu tazminatın ödeme esasları 2008/13694 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına (Görev Tazminatı Ödenmesi Hakkında Karar) göre yürütülmektedir. Bu Kararın 3. maddesi ile 2000/457 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın (Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkında Karar) 3. maddesi uyarınca görev tazminatı öngörülen kadroları vekâleten yürüten kişilere görev tazminatı ödenmesi mümkün değildir.
Yapılan incelemede, Hukuk Müşaviri görevini vekâleten yürüten 1 personel ile Daire Başkanı görevini vekâleten yürüten 16 personele görev tazminatı ödendiği görülmüştür.
Dolayısıyla, Hukuk Müşaviri ve Daire Başkanı kadrolarına vekâleten atanan toplam 17 kişiye görev tazminatı ödenmesi sonucu toplam ... TL kamu zararına sebebiyet verildiği anlaşılmıştır.
Sonuç olarak;
A) Kurumda görev yapan 14 personele, asilde aranan şartları taşımadıkları halde vekâlet ettikleri şube müdürü kadroları için öngörülen özel hizmet tazminatı ve/veya ek ödeme ile asli kadroları için öngörülen özel hizmet tazminatı ve/veya ek ödeme arasındaki farkların ödenmesi,
B) Genel Sekreter ...’e temsil tazminatının %80’inin ödenmesi gerekirken tamamının ödenmesi,
C) Hukuk Müşaviri ve Daire Başkanı kadrolarına vekâleten atanan toplam 17 kişiye görev tazminatı ödenmesi,
sonucu toplam ... TL kamu zararına sebebiyet verilmiştir.
Bu itibarla, sorumlu iddialarının reddedilerek 74 sayılı İlamın 1. maddesiyle ... TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, oybirliğiyle
Karar verildiği 07.03.2018 tarih ve 44191 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:40