Sayıştay 7. Dairesi 42032 Kararı - Özel Bütçe Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

42032

Karar Tarihi

20 Eylül 2017

İdare

Diğer Özel Bütçeli İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Diğer Özel Bütçeli İdareler

  • Yılı: 2012

  • Daire: 7

  • Dosya No: 42032

  • Tutanak No: 43300

  • Tutanak Tarihi: 20.09.2017

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Konu: Makamı oluru ile Hizmet Merkezi Müdürlüğü görevine vekaleten atanma sonucu harcama yetkilisi olunması sebebiyle ilave 30 puan verilerek ek ödeme yapılması ve vekalet ettiği müdürlük görevi nedeniyle müdürlüğün görev puanı ve çarpanı üzerinden brüt ücret ödenmesi nedeniyle oluşan fark hakkında.

262-465 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesiyle; ... 2012 yılı hesabının 7’nci Dairede yargılanması sonucunda çıkarılan 262 sayılı İlamın 5’inci maddesi ile; vekaleten atanma şartlarını taşımayan ... Uzman Yardımcısı ... ’a, Başkanlık Makamı oluru ile ... ... Hizmet Merkezi Müdürlüğü görevine vekaleten atanması sonucu harcama yetkilisi olması sebebiyle ilave 30 puan verilerek ek ödeme yapılması ve vekalet ettiği müdürlük görevi nedeniyle 2012 yılı Mayıs ayından itibaren müdürlüğün görev puanı ve çarpanı üzerinden brüt ücret ödenmesi nedeniyle oluşan ... TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

Sorumlu, Harcama Yetkilisi (Daire Başkanı) ... göndermiş olduğu birinci temyiz dilekçesinde özetle;

24/7/2009 tarihli ve 27296 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ... İnsan Kaynakları Yönetmeliğinin Vekalet görevi başlıklı 43 üncü maddesinde; “(1) Başkanlıkta yönetim kademesinde görev yapmakta iken görevlerinden geçici olarak ayrılanların yerlerine veya münhal pozisyonlara atamaya yetkili merci tarafından vekâleten atama veya tedviren görevlendirme yapılabilir.” hükmünün yer aldığı,

Bu hükme uygun olarak yapılan atamalara ilişkin işlemlerin İnsan Kaynakları Daire Başkanlığınca Başkanlık Makamının takdir ve talimatlarına uygun olarak yürütüldüğü, halen de aynı uygulamanın sürdürüldüğü, ... Müdürlüklerine vekalet edecek personelin tayin ve tespitinde ne kendisinin ne de Daire Başkanlığının herhangi bir takdir ve yetki sahibi olmadığı,

Başkanlıkta görev yapan her kademedeki tüm personelin özlük haklarına ilişkin işlemler ile hak edeceği ücret intibakları, ihtisas birimi olması nedeniyle İnsan Kaynakları Dairesi Başkanlığınca belirlendiği, bu hususun Ek: 1.2’ de bulunan ... Organlarının Çalışma Usul ve Esasları Yönetmeliğindeki İnsan Kaynakları Daire Başkanlığının Yetki ve Sorumluluklarının yer aldığı fonksiyonlar tablosunda da açık olarak görüldüğü,

Bu hususu doğrular mahiyette olarak, aynı yönetmeliğin Ek: 1.3’de yer alan ... Müdürlükleri Koordinasyon Daire Başkanlığı’nın yetki ve sorumluluklarının yer aldığı fonksiyonlar tablosu incelendiğinde, ... ’de atanacakların asgari hizmet yılı koşulunu sağlayıp sağlamadıkları, ücret tahakkuklarında asil kadronun ücretini alıp almadıkları, dil puanı, tecrübe yılı puanı, yüksek lisans puanı, yemek ücreti, aile ve çocuk yardımı, 30 puan ödentisi vs. personel ücretine yansıyacak hiçbir ödentinin Daire Başkanlıklarınca belirlenmediğinin net olarak anlaşılacağı, mevzuatta böyle olmakla beraber bu hususların uygulanmasında da bilgi ve onayının bulunmadığı gibi Daire Başkanı olarak görüşünün dahi alınmadığı, ayrıca, sorguya konu bulunan Müdürlük görevine vekaleten atanan ... ’a görev puanı ve çarpanı üzerinden brüt ücret ödenmesi uygulaması ile ilgili olarak yapılmış olan ücret intibakını inceleme ve kontrol etmek gibi bir yetki ve sorumluluğunun da bulunmadığı,

Müdürlüğün görev puanı ve çarpanı üzerinden brüt ücret ödenmesi hususundaki ödemelerin İcra Komitesi kararları ve Başkanlık Makam Olurları kapsamında kimlere verileceği ile ilgili iş ve işlemlerden de sorumlu birimin İnsan Kaynaklan Daire Başkanlığı olduğu, bu konuda sorguya konu ödentinin kimlere, ne zaman, hangi Olur ile tahakkuk ettirildiğine ilişkin hiçbir bilgisinin bulunmadığı,

Halen mevcut uygulamada da durumun aynı olduğu, Başkanlık ve taşra teşkilatındaki birimlerde çalışan hiçbir personelin ücret intibakını ve hesaplamasını yapmadığı, sadece ayın belirli gününde ücretin İnsan Kaynaklan Daire Başkanlığınca hesaplanabilmesi için puantaj verisi girildiği,

İnsan Kaynakları Daire Başkanının yapmış olduğu 09.12.2014 tarihli savunmasında yer alan; “vekaleten Müdür olarak görevlendirilenlerden asil şartlarını taşıyanlara 304 faktöründe yer alan 80 puan verilmişken, asil şartlarının taşımayan personel için ise 304 faktörlü 80 puan yerine 306 ... Uzman Yardımcısı faktör puanı olan 40 puan verilmiştir. Kadro çarpanları da aynı şekilde uygulanmıştır.” ifadelerin ücret intibaklarının ve tahakkuklarının birimlerince kendileri tarafından yapıldığını da doğruladığı,

Sorgunun ait olduğu dönemdeki ... Merkez Müdürlüklerine ait tüm ücret ödeme bordrolarının hazırlanması ve ödenmesine ait uygulamanın aşağıdaki gibi olduğu;

İnsan Kaynakları Dairesi Başkanlığınca bordro yazılımının, her ayın başında iki gün süre ile puantaj verileri girilmek üzere tüm yetkilendirilmiş kullanıcılarına açıldığı, yazılıma verilen süre içerisinde Hizmet Merkez Müdürlükleri tarafından çalışanlarının ücretine yönelik puantaj verileri girildiği,

Veri girişlerinin tamamlanmasını müteakip, bordro hesaplamalarının yapılması, çıktılarının alınması, imza altına alınması işlemlerinin İnsan Kaynakları Dairesi Başkanlığı tarafından yapıldığı,

Hazırlanan bordroların ödemesi yapılmak üzere Strateji ve Mali Hizmetler Daire Başkanlığı tarafından ödeme emri belgeleri hazırlanarak muhasebeleştirildiği,

Bu aşamaya kadar hazırlanmasının hiçbir noktasında katkılarının ve bilgilerinin olmamasına rağmen ücret tahakkuklarının ÖDEME EMRİ BELGESİNİN GERÇEKLEŞTİRME GÖREVLİSİ bölümünün Daire Başkanlıklarının muhasebecisi Feyime DİNÇER tarafından, HARCAMA YETKİLİSİ BÖLÜMÜ ise Daire Başkanı olarak kendisi tarafından imzalanması için Daire Başkanlıklarına gönderilmekte olduğu,

Meri mevzuata uygun olmadığını iddia ettiği bahse konu uygulamada; ücret bordrolarında hangi ücret intibakından ücret hesaplaması yapıldığı, yemek ücreti, geçici görev, rapor, yıllık izin, aile ve çocuk yardımları vb. ücret faktörlerinden hangisini aldığı, gibi hususlarda hiçbir kontrol yapılamadığı ve gönderilen ÖDEME EMRİ BELGELERİ’ nin imzalanması dışında hiç bir işlem tesis edilemediği,

5018 Sayılı Kanun’un 5436 sayılı Kanun’la değişik 31. Maddesinin 1. Fıkrasında bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisinin harcama yetkilisi olarak belirlendiği, ...’ın ücret ödemelerinin ... Müdürlüğünün bütçesi ödeneğinden karşılanmakta olduğundan yukarıda belirtilen harcama yetkilisi tanımı kapsamında yapılan bu ödemenin harcama yetkilisinin de ... Müdürü olduğu, Daire Başkanlıklarının harcama yetkilisi ... Müdürü olan bir ödeme evrakını harcama yetkilisi olmadığı halde imzalamasının da mevzuata aykırı bir işlem olduğunu,

Bu nedenle bahse konu uygulamanın meri mevzuata uygun olmadığı hususunun muhtelif defalarda bağlı oldukları Başkan Yardımcısı, İnsan Kaynakları Daire Başkanlığı, Strateji ve Mali Hizmetler Daire Başkanlığına bildirilmiş olmasına rağmen işlem tarihinde durumu düzeltici nitelikte bir düzenleme yapılmadığı, bilahare yukarıda yer alan açıklamalarının içeriğinde yer aldığı Ek:2’de bir örneği sunulan 28.11.2012 tarih ve 16054 sayılı yazıları ile özetle bu konuda harcama yetkilisi olamayacakları hususunu İnsan Kaynakları Daire Başkanlığına ileterek uygulamanın düzeltilmesinin talep edildiği,

Söz konusu yazılarına ilişkin İnsan kaynakları Daire Başkanlığı’nın 04.12.2012 tarih ve 16294 sayılı örneği Ek: 3 de bulunan cevabi yazısında uygulamanın düzeltilmeyerek Makam Oluru kapsamında kendilerince yürütülmesine devam edilmesi hususunun belirtildiği,

Hatalı uygulamanın Başkanlık makamına ve ilgili Daire Başkanlığına kendisince yazılı ve şifahi olarak yapılan uyarılara rağmen düzeltilmeyen mevzuata aykırı işlemin aynen devamı hususunun Daire Başkanlıklarına yazılı olarak bildirildiğinden bu uygulamadan kaynaklı savunmasını yazmak ve temyiz talebinde bulunmak durumunda bırakıldığı ... ’a yapılan söz konusu ödemeden de sorumlu tutulamayacağının aşikar olduğu

Bilahare konu ile ilgili yukarıda belirttiği uygulamanın düzeltilmesi mahiyetindeki talebinin doğruluğunun İdare tarafından da dikkate alınmış olduğu, Strateji ve Mali Hizmetler Daire Başkanlığının örneği Ek:4’de yer alan maaş tahakkuku ve ödeme işlemleri konulu yazısında söz konusu uygulamanın Şubat 2013 itibari ile terk edilerek, bu tarihten itibaren personel giderlerine ilişkin maaş ve sosyal güvenlik kurumlarına devlet prim giderlerinin ödenmesinde, Başkanlıkta Daire Başkanları/Birim Yöneticileri, Merkez Müdürlüklerinde ise Merkez Müdürlerinin Harcama Yetkilisi olarak belirlendiği,

Ayrıca, Sayıştay Başkanlığının konu ile ilgili müdürlük görevi dolayısıyla yaptıkları harcama yetkililiği görevlerinden dolayı kendilerine verilen 30 puanlık ek ödeme hakkında yapmış olduğu aynı mahiyetteki savunması neticesinde almış olduğu 14.10.2014 ilam tarihli, 262 ilam no.lu, 1.4.2014 tarih ve 17 no.lu kararında; “ Gerçekleştirme görevlisi ... (Muhasebeci) ve ... (uzman) ile harcama yetkilileri ... (Daire Başkanı), ... (Daire Başkanı) ve ... (Daire Başkanı) savunmalarında; müdürlüğe vekalet edecek personelin tayin ve tespitinde herhangi bir taktir yetkilerinin bulunmadığını belirtmekte olup, savunmaları uyarınca sorumlulukları bulunmamaktadır.” hususunun yer aldığı ve şahsının konudan beraat etmiş bulunduğu, aynı yaklaşımla değerlendirmenin bu konu hakkında da yapılarak temyize konu kararın düzeltilmesi gerektiği,

Sorguda yer alan hususlarda Daire Başkanlıklarınca her ne kadar Merkez Müdürlüklerinin ücret tahakkuklarına ilişkin Ödeme Emri Belgelerinin kendisi tarafından imza edilmesine rağmen, yukarıdaki açıklamaları çerçevesinde uygulama ile ilgili herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı ve oluştuğu iddia edilen kamu zararı ile fiilen yürüttüğü kamusal görevinin hukuken bir illiyet bağının bulunmadığını düşündüğünü,

Belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Başsavcılık birinci mütalaasında;

“... (... ) 2012 yılı hesabının 7. Dairece yargılanması sonucu çıkarılan (262 sayılı ilama ek) 28.12.2016 tarih ve 465 sayılı Ek İlamın 1. maddesiyle çıkarılan tazmin hükmünün kaldırılması için, itiraz eden Harcama Yetkilisi ... ’in, ilgi yazınız ekinde gönderilen temyiz dilekçesi ve ekleri incelenmiştir.

Sorumlu tarafından verilen dilekçede, 465 sayılı Ek İlam ile verilen tazmin hükmüne, sorumluluk yönüyle itiraz edilerek, uhdesindeki tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.

İlamın 1. maddesiyle verilen tazmin kararı için ileri sürülen gerekçeler, Daire Kararında karşılanmış olduğundan, yapılan itirazların; ilam ile verilen tazmin hükmünün kaldırılması veya değiştirilmesini gerektirecek mahiyette olmaması nedeniyle, temyiz talebinin reddedilerek, yasa ve yönteme uygun düzenlenmiş Daire Kararının tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.” denilmiştir.

Sorumlu, Harcama Yetkilisi (Daire Başkanı) ... göndermiş olduğu ikinci temyiz dilekçesinde özetle;

Konu ile ilgili Sayıştay Savcısı ...’nun tarafına 08.05.2017 tarihinde tebliğ edilen, 23.03.2017 tarih ve 18481-32608 sayılı temyiz talebinin reddi kararına katılmadığı, bu konuda 09.03.2017 tarih ve 10999 sayılı yazı ile yapmış olduğu temyiz talebinde yer alan gerekçeli açıklamalarının aynı olduğu, kendisinin ücret intibak ve tahakkuku ile ilgili temyiz talebinde gerekçeleri belirtildiği üzere sorumluluğunun bulunmadığı bununla birlikte idarece bu konuda yapılan işlemin incelenmesi neticesinde ilave olarak aşağıda yer alan açıklamaların yapılmasında da fayda gördüğü,

Konu ile ... ücret esaslarının 5.nci maddesi son paragrafında “Bir üst göreve vekaleten atanan personel vekalet ettiği kadro görevine ilişkin atanma kriterlerine haiz ise vekalet görevi süresince brüt ücreti; vekalet ettiği kadroya ait Görev Ünvanı/Sorumluluk ve Kadro Çarpanı uygulanarak hesaplanır.” hükmünün yer aldığı,

Konu bu açıdan değerlendirildiğinde Sayıştayın bu konudaki inceleme raporunda da tespit edilerek yer verildiği üzere ilgili personelin 17.01.2012 tarihinde ... Müdürlüğüne vekaleten atandığı, bu tarih itibarıyla 7 yıl 8 ay 17 gün hizmeti bulunduğu, bu nedenle eksik hizmet döneminde kendisine müdürlük ücreti tahakkuk ettirilmediği, 30.04.2012 tarihinde müdürlük için gerekli olan 8 yıllık hizmet süresini doldurduğu ve yukarıda belirttiği madde hükmü gereğince de 15.05.2012 tarihinden itibaren müdürlük ücreti tahakkuku yapıldığının görüldüğü,

Raporda da aynı tespit yapıldığı üzere eksik hizmet döneminde ilgili personelin müdürlük ücreti almadığı, eksik olan hizmet süresini tamamlamasını müteakiben müdürlük ücreti tahakkuku yapıldığı, bu nedenle de kamu zararı oluşmadığının açıkça görüleceğini,

Belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Başsavcılık ikinci mütalaasında;

İlgi yazınız ekinde gönderilen ikinci temyiz dilekçesi incelenmiş olup; sorumlu tarafından ileri sürülen hususların 23.03.2017 tarih ve 18481-32608 sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı anlaşıldığından, yargılamanın söz konusu mütalaamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.”

denilmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden ve sorumlular ... , ... , ... , ... ile ... ve Sayıştay Başsavcılığının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, gereği görüşüldü;

262-465 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesiyle; ... 2012 yılı hesabının 7’nci Dairede yargılanması sonucunda çıkarılan 262 sayılı İlamın 5’inci maddesi ile; vekaleten atanma şartlarını taşımayan ... Uzman Yardımcısı ... ’a, Başkanlık Makamı oluru ile ... ... Hizmet Merkezi Müdürlüğü görevine vekaleten atanması sonucu harcama yetkilisi olması sebebiyle ilave 30 puan verilerek ek ödeme yapılması ve vekalet ettiği müdürlük görevi nedeniyle 2012 yılı Mayıs ayından itibaren müdürlüğün görev puanı ve çarpanı üzerinden brüt ücret ödenmesi nedeniyle oluşan ... TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

Sorumlu Harcama Yetkilisi (Daire Başkanı) ... göndermiş olduğu ilk temyiz dilekçesinde sadece sorumluluk itirazında bulunmuş, Başsavcılık mütalaası üzerine vermiş olduğu ikinci temyiz dilekçesinde ise hem sorumluluk hem de esas yönünden itirazda bulunmuştur.

Sorumluluk itirazına ilişkin olarak;

Sorumlu dilekçesinde; bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisinin harcama yetkilisi olması gerektiği, tazmin konusu ödemelerin ... Müdürlüğü bütçesi ödeneğinden karşılanmakta olduğu, buna göre harcama yetkilisinin ... Müdürü olması gerektiği, bu durumu üst yönetime bildirerek uygulamanın düzeltilmesini talep ettiği, ancak Makam Oluru kapsamında harcama yetkilisi görevinin kendilerince yürütülmesine devam edilmesi hususunun belirtildiği, söz konusu uygulamanın Şubat 2013 itibari ile terk edilerek, bu tarihten itibaren personel giderlerine ilişkin maaş ve sosyal güvenlik kurumlarına devlet prim giderlerinin ödenmesinde, Merkez Müdürlüklerinde Merkez Müdürlerinin harcama yetkilisi olarak belirlendiğini ifade etmiş ve ... İnsan Kaynakları Yönetmeliği ile ... Organlarının Çalışma Usul ve Esasları Yönetmeliğinde yer alan hükümleri gerekçe göstererek sorumlu olamayacağını ileri sürmüştür.

Öncelikle, sorumlu yukarda ifade edilen açıklamalarına rağmen ilgili ödeme emri belgelerini harcama yetkilisi olarak imzalamıştır. Bununla birlikte söz konusu harcamaların yapılması konusunda ilgi dönemde kurum yönetimi tarafından harcama yetkilisi olarak görevlendirildiğini de açıkça ifade etmiştir. Sadece kendisinin harcama yetkilisi olmaması gerektiğini ifade ederek kurum iç mevzuatına göre sorumlu tutulamayacağını belirtmiş ancak 5018 sayılı Kanun ve sorumluluğa ilişkin 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararından bahsetmemiştir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8 inci maddesinde “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.” denilmektedir.

Kanun’un “Harcama yetkisi ve yetkilisi” başlıklı 31 inci maddesinde “Bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir.

Ancak, teşkilât yapısı ve personel durumu gibi nedenlerle harcama yetkililerinin belirlenmesinde güçlük bulunan idareler ile bütçelerinde harcama birimleri sınıflandırılmayan idarelerde harcama yetkisi, üst yönetici veya üst yöneticinin belirleyeceği kişiler tarafından; mahallî idarelerde İçişleri Bakanlığının, diğer idarelerde ise Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine yürütülebilir.

…” denilmekte olup “Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinde “Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.

Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”

denilmektedir.

14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararının “a) Harcama Yetkililerinin Genel Sorumluluğu” başlıklı bölümünde:

“… bütçeden yapılacak harcamalar konusunda 5018 sayılı Kanunda öngörülen harcama sürecinde tek ve tam yetkili olan, giderin yapılmasına karar vermekten ödeme aşamasına kadar tüm işlemleri emir ve talimatı çerçevesinde yürüten ve maiyetindekileri ve onların eylem ve işlemlerini gözetmek ve denetlemekle yükümlü olan harcama yetkilisinin, Sayıştaya karşı hesap verme konusunda tam ve doğrudan sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.

Bu nedenle, harcama yetkililerinin, harcama talimatlarının ve buna konu olan harcamaların bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygunluğundan sorumlu olduklarına oybirliğiyle,…”

denilmekte olup Karar’ın “d) Görev Ayrılığı Nedeniyle Yetki Devrinde Harcama Yetkisinden Doğan Sorumluluk” başlıklı bölümünde de:

“5018 sayılı Kanunun 31’inci maddesinin ikinci fıkrasında, teşkilat yapısı ve personel durumu gibi nedenlerle harcama yetkililerinin belirlenmesinde güçlük bulunan idareler ile bütçelerinde harcama birimleri sınıflandırılmayan idarelerde harcama yetkisi, üst yönetici veya üst yöneticinin belirleyeceği kişiler tarafından, mahalli idarelerde İçişleri Bakanlığının, diğer idarelerde ise Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine yürütülebilir denilmektedir.

Kanunun anılan hükmü uyarınca ya da bütçe kanunlarında yer verilen bazı hükümler ile idareler veya idarelerin değişik birimleri arasında iş ve hizmet ilişkisine bağlı olarak yapılan ödenek aktarımları ve buna bağlı olarak harcama süreçleri, genel harcama sürecinin dışına çıkabilmektedir.

Kanundan veya işin gereğinden kaynaklanan bu tür görev paylaşımlarında, aktarılan ödeneğin kullanım yetkisi ve bu ödenekle yerine getirilen işlemlerin gerçekleştirilmesi görevi, ödeneği devralan idareye veya birime geçeceğinden, harcama yetkisinden doğan sorumluluğun da, genel harcama yetkililerinin sorumluluğu çerçevesinde, ödenek aktarımının yapıldığı idare veya birimin harcama yetkilisine ait olması gerekmektedir.

Öte yandan, idare veya birimin teşkilat yapısı nedeniyle, personel ücretlerinin kuruluşun personel biriminde, kurumun elektrik su giderlerinin idari ve mali işler birimince ödenmesinde olduğu gibi, destek hizmet birimlerinde birleştirilen harcamalar için üst yöneticinin onayı ile harcama yetkisinin, destek hizmet birimi harcama yetkilisine verilmesi halinde de, harcama yetkisinden doğan sorumluluğun görev verilen destek hizmet birimi harcama yetkilisine ait olması gerekmektedir.

…”

denilmetedir.

Öte yandan giderin gerçekleştirilmesi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu 5018 sayılı Kanun’un devam eden maddelerinde açıklanmıştır. Buna göre Kanun’un “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde de “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.

Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.

…” hükmü yer almaktadır.

Benzer şekilde 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararının “Ödeme Emri Belgesini Düzenlemekle Görevlendirilen Gerçekleştirme Görevlisinin Sorumluluğu” başlıklı bölümünde:

“5018 sayılı Kanunun 33’üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca ödeme emri belgesi, harcama yetkilisi tarafından belirlenen bir görevli tarafından düzenlenecektir.

Ödeme emri belgesi tek başına mali bir işlem sayılmamakla birlikte taahhüt ve tahakkuk aşamalarından sonra ödeme aşamasına geçilmesine esas teşkil etmektedir.

31.12.2005 tarihli ve 26040 sayılı 3. mükerrer Resmî Gazete’de yayımlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esasların 12 ve 13’üncü maddelerinde ödeme emri belgesi düzenleme görevi, ön mali kontrol kapsamında ele alınmakta ve “kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür” şerhi çerçevesinde değerlendirilmektedir.

Aynı esaslarda belirtildiği üzere, harcama yetkilileri, yardımcıları veya hiyerarşik olarak kendisine en yakın üst kademe yöneticileri arasından bir veya daha fazla sayıda gerçekleştirme görevlisini ödeme emri belgesi düzenlemekle görevlendirecek, ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlileri de, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön malî kontrol yapacaklardır. Bu nedenle ödeme emri belgesini düzenleyen gerçekleştirme görevlisinin yaptığı işlemler nedeniyle sorumluluk üstlenmesi tabiidir.

Ayrıca, harcama birimlerinde süreç kontrolü yapılarak her bir işlem daha önceki işlemlerin kontrolünü içerecek şekilde tasarlanıp uygulanacak, mali işlemlerin yürütülmesinde görev alanlar, yapacakları işlemden önceki işlemleri de kontrol edeceklerdir. Bu bağlamda ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlileri de, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol yaparak, ödeme emri belgesi üzerine “Kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür” şerhi düşüp imzalayacaklardır. Bu nedenle ödeme emri belgesini düzenleyen görevli, gerçekleştirme belgelerinin ödeme emri belgesine doğru aktarılması yanında, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan da sorumludur.

Yapılan bu açıklamalara göre, aslî bir gerçekleştirme belgesi olan ödeme emri belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlisinin, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiğine çoğunlukla,”

Hükmü yer almaktadır.

Buna göre harcama talimatı vermeye yetkili olan harcama yetkilisinin ve ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğunun olduğu konusunda herhangi bir duraksama bulunmamakta olup; açıklanan nedenlerle sorumlunun SORUMLULUK İTİRAZININ REDDİNE, oy birliğiyle,

Esasa ilişkin olarak;

Vekaleten atanma şartlarını taşımayan ... Uzman Yardımcısı ... ’a, Başkanlık makamı Oluru ile ... ... Hizmet Merkez Müdürlüğüne vekaleten atanması sonucu 2012 yılı Mayıs ayından itibaren ücretli vekalet dolayısıyla müdürlüğün (vekalet ettiği kadronun) görev puanı ve çarpanı üzerinden brüt ücret ödenmiştir.

Rapor dosyasının incelenmesinden;

... 2012 yılı hesabının 7 nci Dairede yargılanması sonucunda çıkarılan 262 sayılı İlamın 5’inci maddesi ile; vekaleten atanma şartlarını taşımayan ... Uzman Yardımcısı ... ’a, Başkanlık Makamı oluru ile ... ... Hizmet Merkezi Müdürlüğü görevine vekaleten atanması sonucu harcama yetkilisi olması sebebiyle ilave 30 puan verilerek ek ödeme yapılması ve vekalet ettiği müdürlük görevi nedeniyle 2012 yılı Mayıs ayından itibaren müdürlüğün görev puanı ve çarpanı üzerinden brüt ücret ödenmesi nedeniyle oluşan ... TL’nin tazminine hükmedildiği,

Sayıştay Temyiz Kurulu’nun 08.12.2015 tarihli ve 41188 sayılı kararının 4 üncü maddesi ile tazmin hükmünün iki ayrı konuyu kapsadığı görülerek ikili bir inceleme yapıldığı, buna göre ilk konu ile ilgili vekaleten atanma şartlarını taşımayan ... Uzman Yardımcısı ... ’a, Başkanlık makamı Oluru ile ... ... Hizmet Merkez Müdürlüğüne vekaleten atanması sonucu harcama yetkilisi olması sebebiyle ilave 30 puan verilerek ek ödeme yapılmasının mevzuata uygun olduğundan verilen tazmin hükmünden ... TL’nin düşülmesi gerektiğine, ikinci konu ile ilgili vekaleten atanma şartlarını taşımayan ilgili kişiye 2012 Mayıs ayından itibaren ücretli vekalet dolayısıyla müdürlüğün (vekalet ettiği kadronun) görev puanı ve çarpanı üzerinden brüt ücret ödenmesinde kamu zararının yanlış hesaplanması ile fazla ödemenin yapıldığı maaş bordrolarının bağlı bulunduğu ödeme emri belgelerini imzalayan gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkilileri yerine ilgilinin vekaleten görevlendirilmesine ilişkin Başkanlık Oluru’nu imzalayanların sorumlu tutulmaları nedenleriyle yeniden hüküm tesisini teminen verilen tazmin hükmünün bozularak dosyanın hükmü veren daireye gönderilmesine karar verildiği,

Bu defa dosyanın 7 nci Dairede yeniden yargılanması sonucunda çıkarılan 465 sayılı İlamın 1 inci maddesi ile sorgu konusu edilen hususun harcama yetkililiği sıfatı nedeniyle ilgiliye ilave olarak ödenen 30 puanlık ücret ödemesinden kaynaklanan ... TL’sinin, 08.12.2015 tarih ve 41187 tutanak numaralı Temyiz Kurulu Kararı ile kaldırılmış olması nedeniyle bu hususla ilgili olarak yapılacak bir işlem kalmadığına ve kalan kısma dair Sayıştay Temyiz Kurulunun bozma kararı doğrultusunda yeniden yapılan hesaplama sonucunda ilgili ödeme emri belgelerini imzalayan gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkilileri aleyhine ... TL nin tazminine karar verildiği,

bunun üzerine sorumlular tarafından konunun tekrar Temyiz Kuruluna taşındığı görülmüştür.

... İnsan Kaynakları Yönetmeliği’nin “Vekâlet Görevi” başlıklı 43 üncü maddesinin 2 nci fıkrasının b bendinde;

“Astın üste vekâleti halinde; vekâleten atanacaklarda, asil pozisyona atanacaklarda aranan şartlar aranır.”

denilmekte olup anılan Yönetmeliği ekli “İş Tanımları ve Atama Kriterleri Formu”nda, müdür olarak atanacak personelin 8 yıllık deneyime sahip olması gerektiği belirtilmektedir.

... Ücret Usul ve Esasları’nın “Brüt Ücret” başlıklı 5 inci maddesinin son fıkrasında;

“Bir üst göreve vekâleten atanan personel vekâlet ettiği kadro görevine ilişkin atanma kriterlerine haiz ise vekâlet görevi süresince brüt ücreti; vekâlet ettiği kadroya ait Görev Unvanı/Sorumluluk ve kadro çarpanı uygulanarak hesaplanır.”

hükmü yer almakta anılan Esaslara ekli İş Değerlendirmesi Cetveli’nin “Deneyim” başlıklı 2 nci maddesinde; özel sektörde geçen hizmetlerin iki tam yılının bir yıl kabul edileceği, deneyim süresinin bir yıldan eksik sürelerinin ise dikkate alınmayacağı belirtilmektedir.

Söz konusu mevzuat hükümlerine göre, vekâleten atamalarda, vekâleten atanacak personel asilde aranan şartları taşıması ve müdürlüğe atanma kriteri olarak 8 yıllık bir deneyim süresi gerekmektedir.

Sorumlular savunmalarında her ne kadar, ilgili personelin 17.01.2012 tarihinde ... Müdürlüğüne vekaleten atandığını, bu tarih itibarıyla 7 yıl 8 ay 17 gün hizmeti bulunduğu, bu nedenle eksik hizmet döneminde kendisine müdürlük ücreti tahakkuk ettirilmediği, 30.04.2012 tarihinde müdürlük için gerekli olan 8 yıllık hizmet süresini doldurduğu ve 15.05.2012 tarihinden itibaren müdürlük ücreti tahakkuku yapıldığını ifade etmişlerse de rapor dosyası ve ekleri incelendiğinde; Başkanlık makamı oluru ile Müdürlük kadrosuna vekaleten atanan kişinin (8 yıllık deneyim süresini karşılamaması nedeniyle) asilde aranan şartları taşımadığı; bu kişiye 2012 Mayıs ayına kadar vekalet ettiği kadronun değil asli kadrosunun maaşının ödendiği; ancak 2012 Mayıs ayından itibaren ise vekalet ettiği kadronun görev puanı ve çarpanı üzerinden brüt ücret ödendiği görülmüştür.

İlgilinin hizmet süresinin tespiti ise asıl raporda “…... ’a ait hizmet belgesi incelendiğinde, ilgilinin 19.05.2012 tarihi itibariyle 7 yıl 6 ay 5 gün hizmeti olduğu, bu hizmetlerinin 3 yıl 4 ay 19 gününün özel sektörde geçtiği, özel sektördeki hizmetlerinin 303 günlük kısmı da ( 3 ayrı işyerindeki toplam süre) 1 yılın altında olduğu için ... Ücret Usul ve Esasları eki İş Değerlendirmesi Cetveli’nin “Deneyim” başlıklı 2 nci maddesi gereğince deneyim süresinden sayılamayacağı, geriye kalan özel sektördeki 3 yıl 3 ay 18 günlük sürenin de yarısının sayılacağı, bunun da 1 yıl 7 ay 27 gün yaptığı; özel sektördeki süre ile kamuda geçen 3 yıl 4 ay 19 günlük toplandığında toplam 5 yıl 16 günlük hizmet süresi bulunduğu ve 8 yıllık süreyi tamamlayamadığı, dolayısıyla ... ’a ücretli vekalet için 2012 Mayıs ayından itibaren müdürlüğün görev puanı ve çarpanı üzerinden brüt ücret ödenemeyeceği…” şeklinde açıklanmış olup bu hesaplamaya karşı sorumlular tarafından itirazda bulunulmamıştır.

Açıklanan nedenlerle, temyiz talebinin reddi ile 262-465 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesiyle ... TL için verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, oy çokluğuyla,

Karşı oy gerekçesi

.. Daire Başkanı ... ve Üyeler ..., ..., ..., ..., ... ile ...’ın karşı oy gerekçesi:

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8 inci maddesinde “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.” denilmekte olup aynı Kanun’un “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde de “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.

Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.

…” hükmü yer almaktadır.

Benzer şekilde 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararının “Ödeme Emri Belgesine Eklenmesi Gereken Taahhüt ve Tahakkuk Belgelerine İlişkin Sorumluluk” başlıklı bölümünde:

“5018 sayılı Kanunun 33’üncü maddesi uyarınca bütçeden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanmış ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekmektedir.

Öte yandan anılan maddede, bir mali işlemin gerçekleştirilmesinde görevli olanların sorumluluğunun belirlenmesinde, bu görevlilerin yetkili ve görevli olması ve yapılan giderin de bu görevlilerce düzenlenen belgeye dayanıyor olması hususlarına bakılması gerekmektedir. Yani mali işlemin gerçekleştirilmesinde, görevli olanların imzası olmadan ödeme belgesinin tamamlanmış sayılmaması gerekmektedir.

Bu nedenle, ödeme emri belgesine eklenmesi gereken taahhüt ve tahakkuk işlemlerine ilişkin fatura, beyanname, tutanak gibi gerçekleştirme belgelerini düzenleyen veya bu belgeleri kabul eden gerçekleştirme görevlilerinin, bu görevleriyle ilgili olarak yapmaları gereken iş ve işlemlerle sınırlı olarak harcama yetkilisiyle birlikte sorumlu tutulmaları gerektiğine çoğunlukla,”

hükmü yer almaktadır.

İlişikli ödeme emri belgeleri ve eki belgelerin incelenmesinde ilgili personele yapılan ödemelerin maaş bordroları ve maaş bordro icmalleri ile gerçekleştirildiği, anılan icmallerin altında “Teknisyen”, “... Uzmanı”, “Müdür” ve “Daire Başkanı” ünvanlı kişilerin de imzalarının bulunduğu dolayısıyla bordro ve icmallerin bu kişilerce hazırlanmış olduğu görülmektedir. Bir başka anlatımla yapılan ödemeler “Teknisyen”, “... Uzmanı”, “Müdür” ve “Daire Başkanı” ünvanlı kişilerce hazırlanmış olan bordrolar baz alınarak gerçekleşmiştir.

Bu nedenle yukarıda belirtilen tespitler ve mevzuat hükümleri çerçevesinde; ödemeyi tahakkuk ettiren, mali kontrolü yapan gerçekleştirme görevlileri ve harcama yetkilileri ile söz konusu ödemelerin dayanağı olan bordroları düzenleyen kişilerinde görev ve sorumluluklarının netleştirilerek sorumluların yeniden tespiti için 262-465 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesiyle ile verilen tazmin hükmünün Bozularak Dairesine Tevdiine, karar verilmesi gerekir.

Karar verildiği 20.09.2017 tarihi ve 43300 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:00

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim