Sayıştay 7. Dairesi 41998 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
41998
27 Eylül 2017
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2014
-
Daire: 7
-
Dosya No: 41998
-
Tutanak No: 43329
-
Tutanak Tarihi: 27.09.2017
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Defterdarlık uzmanı kadrosunda görev yapmakta olan şahısların Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmelik’in 12’nci maddesine aykırı bir biçimde Belediye Başkanı oluru ile Büyükşehir Belediyesi’ndeki 4’üncü dereceli müfettiş kadrosuna naklen atanmaları.
232 sayılı İlamın 21. Maddesinin A fıkrasıyla; Defterdarlık uzmanı kadrosunda görev yapmakta olan … ile …’un Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmelik’in 12’nci maddesine aykırı bir biçimde Belediye Başkanı oluru ile … Büyükşehir Belediyesi’ndeki 4’üncü dereceli müfettiş kadrosuna naklen atanmaları ile kendilerine bu kadroya ilişkin mali hakların ödenmesi nedeniyle kamu zararına yol açıldığı gerekçesi ile … TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
İlamda Gerçekleştirme Görevlisi sıfatı ile sorumlu tutulan … (Müfettiş, 41998 numaralı dosya) temyiz dilekçesinde özetle;
1-TEMYİZ KONUSU KARAR İLE YÜRÜTMENİN YERİNE GEÇİLEREK İŞLEM TESİS EDİLMİŞ, AKABİNDE KAMU ZARARININ DAYANAĞI KEYFİ OLARAK BELİRLENMİŞTİR.
Denetçi raporuyla herhangi bir mevzuati dayanak olmadan idarenin yerine geçmek suretiyle ancak B grubu Belediye uzmanlığına atanabileceğine karar verilerek, kamu zararına hükmedildiğini, Denetçi raporunun belediyeye tebliğinden sonra da belediyenin şahsını B grubu Belediye Uzmanlığı kadrosuna atadığını, hâlbuki Müfettişliğe atanmadan önce Maliye Bakanlığında görev yaptığı Muhasebe Denetmeni/Denetim Yetkili Defterdarlık Uzmanı kadrolarının, A Grubu kariyer kadroları olduğunu, www.memurlar.net’in maaş hesaplama sistemine göre A Grubu kariyer kadro olan Denetim Yetkili Defterdarlık uzmanı maaşı ile Belediyede görev yapan B grubu Belediye Uzmanı maaşı arasında 1.000,00.TL’ye yakın fark bulunduğunu, buna ilaveten Belediyeye 68/B’ye göre Daire Başkanı olarak atanmasının da mümkün olduğunu, ya da denetçi raporunda “ancak şef kadrosuna atanabilir” ifadesi yer alsaydı, bu şekilde hesaplanan kamu zararının mevzuata uygun olacağının şüpheli olduğunu, nihayetinde kamu zararının hesaplanmasında esas alınan kadro, denetçi tarafından keyfi olarak belirlendiğini, kamu zararının belirlenmesinde B gurubu Belediye Uzmanı maaşının esas alınmasının, mevzuati dayanaktan yoksun olduğunu,
2- 7. DAİRE KARARINDA, “BELEDİYE TEFTİŞ KURULU YÖNETMELİĞİNİN NAKLEN MÜFETTİŞ ALIMINA DAİR GEÇİCİ 2. MADDESİ UYARINCA ATAMANIN YAPILDIĞI, BU MADDENİN MAHALLİ İDARE BİRLİKLERİ NORM KADRO İLKE VE STANDARTLARINA DAİR YÖNETMELİĞİN 12. MADDESİNİN 1 PARAGRAFINA AYKIRI OLDUĞU, AYRICA BU YÖNETMELİKTE NAKLEN GEÇİŞE DAİR HÜKÜM BULUNMADIĞI” İFADE EDİLMİŞTİR.
Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmeliğin 12. Maddesinde;
“Müfettiş ve mali hizmet uzmanı
MADDE 12-(1) Bu Yönetmeliğin ekinde yer alan norm kadro standartları cetvellerinde kendi alt gruplarında müfettiş ve mali hizmet uzmanı öngörülen kapsama dahil kurum ve kuruluşlar bu unvanlarda personel İstihdam edebilirler. Bu şekilde istihdam edilecekler, en az dört yıllık lisans eğitimi veren hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadi ve idari bilimler fakültelerinden veya bunlara denkliği yetkili makamlarca kabul edilen yurt içi ve yurt dışındaki öğretim kurumlarından mezun olanlar arasından yapılacak özel yarışma sınavı sonunda mesleğe müfettiş yardımcısı ya da mali hizmetler uzman yardımcısı olarak alınırlar. En az üç yıl çalışmak şartıyla açılacak yeterlik sınavına girme hakkım elde ederler. Yeterlik sınavında başarılı olanlar ilgisine göre müfettiş ya da mali hizmet uzmanı olarak atanırlar,
(2) (Ek:RG-27/l1/2011-28125) Bu Yönetmelik kapsamında teftiş kurulu başkanlığı ve/veya müdürlüğü bulunan mahalli idareler mevzuata uygun olarak hazırladıkları teftiş kurulu yönetmeliklerini İçişleri Bakanlığından alınacak uygun görüşten sonra yürürlüğe koyarlar. Söz konusu yönetmelik için uygun görüş alınmadan müfettiş ve müfettiş yardımcılığı kadrolarına atama yapılamaz...”
ifadesinin bulunduğunu, bu maddenin 2. Paragrafı uyarınca Belediyeler tarafından hazırlanan teftiş kurulu yönetmeliklerine uygun görüş verildiği taktirde, belediye müfettişliğine atama yapılabileceğini, Belediye Teftiş Kurulu Yönetmeliğine İçişleri Bakanlığı ve Başbakanlık tarafından uygun görüş verildiğini, atamasının da uygun görüş verilen bu yönetmelik uyarınca çıkarılan teftiş kurulu yönetmeliğine göre yapıldığını, eğer bu maddede sadece “müfettiş yardımcılığından müfettişliğe atama yapılması” uygun görülmüş olsaydı, 2. paragrafın 2. cümlesinde “...müfettiş yardımcılığı kadrosuna atama yapılmaz” ifadesinin yer alması gerektiğini,
Öte yandan naklen müfettiş alımıyla ilgili Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmelikte hüküm olmadığının ifade edildiğini, oysaki aynı yönetmeliğin 25. Maddesinde;
Yönetmelikte hüküm bulunmayan haller
MADDE 25 - (Değişik:RG-12/9/2010-27697) (1) Bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 4857 sayılı İş Kanunu, 5393 sayılı Belediye Kanunu, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu, 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun, 4325 sayılı Ankara Elektrik ve Havagazı ve Adana Elektrik Müesseselerinin İdare ve İşletmeleri Hakkında Kanun, 3645 sayılı İstanbul Elektrik, Tramvay ve Tünel İdareleri Teşkilat ve Tesisatının İstanbul Belediyesine Devrine Dair Kanun, 11/6/1957 tarihli ve 9630 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İzmir Elektrik, Su, Havagazı, Otobüs ve Troleybüs Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Vazifeleri Hakkında Yönetmelik, 15/3/1999 tarihli ve 99/12647 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik, 4/6/2009 tarihli ve 27278 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik 18/3/2002 tarihli ve 2002/3975 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik, 29/6/2009 tarihli ve 2009/15188 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kamu Kurum ve Kuruluşlarına İşçi Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanır.”
ifadesinin yer aldığını, naklen geçişle ilgili norm kadro yönetmeliğinde hüküm bulunmadığı gerekçesiyle, bu madde uyarınca 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunun naklen geçişle ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiğini, bu konuyla ilgili denetçi raporunda, “Sayıştay denetçiliğinden, vergi müfettişliğine, Vergi Müfettişliğinden, Denetim Yetkili Defterdarlık Uzmanlığına, ya da çalışma bakanlığı müfettişliğinden, sağlık bakanlığı müfettişliğine naklen geçiş yapılamaz” denilmekte olduğunu, Bu ifadelerin kısmen doğru olduğunu, Lâkin;
Genel bütçeli kuruluşlara ait müfettişlerin, denetçilerin alınmasıyla ilgili hepsinin özel kanunu bulunduğunu, bu özel kanunların hemen hemen hepsinde müfettişlerin, denetçilerin nasıl alınacağı veya istihdam edileceğinin yazılı olduğunu, özel kanuna istinaden bu müfettiş veya denetçilerin hepsinin mesleğe girişi ve istihdam edilmesiyle ilgili özel yönetmeliklerinin olduğunu, bu özel yönetmeliklerin hemen hemen hepsinde “kariyer dışı müfettiş/denetçi/uzman alınamaz” ifadesinin yer aldığını, ancak Belediyelere Müfettiş alınmasıyla ilgili; özel bir kanunun bulunmadığını,
- Norm kadro yönetmeliğinin 12/1 Maddesinde sadece müfettiş yardımcısının alınması yetiştirilmesi ve başarılı olduktan sonra müfettişliğe atanmasıyla ilgili hüküm bulunduğunu; Lâkin bu ifadenin diğer kurumlardan naklen müfettiş alınmasına engel bir madde olmadığı gibi, norm kadro yönetmeliğinde veya başka bir yönetmelikte kariyer dışı müfettiş alınamaz gibi bir hüküm de bulunmadığını,
Üstelik aynı yönetmeliğin 25. Maddesinde hüküm bulunmayan hallerde 657 Sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği ifadesi bulunduğunu, yani naklen müfettişliğe geçişle ilgili 657 Sayılı Kanunun 74. Maddesinin esas alınması gerektiğini, dolayısıyla Norm Kadro Yönetmeliğinin 25. Maddesi müfettişliğe naklen atanmaya izin verdiğini, tüm bunlara ilaveten aynı yönetmeliğin 12/2 maddesi uyarınca çıkarılan belediye teftiş kurulu yönetmeliğinde, kendilerinin naklen müfettişliğe atanmasına olanak tanıyan ifade bulunduğunu, Bu ifadenin, İçişleri Bakanlığının, Başbakanlığın ve bu konuda kanunen en yetkili kurum olan Devlet Personel Başkanlığının uygun görüşünden geçtiğini,
Nihayetinde atamasının, Norm Kadro Yönetmeliğinin 12/2, 25 ve 28. Maddeleri, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunun 74. Maddesi ve Belediye Teftiş Kurulu Yönetmeliğinin Geçici 2. Maddesi uyarınca naklen geçişe dayandığını, buna göre Müfettiş Yardımcısı alınmasıyla ilgili Belediye Norm Kadro yönetmeliğinin 12/1 Maddesinin, aynı yönetmeliğin, 12/2, 25 ve 28. Maddeleri ile birlikte 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunun 74. Maddesinden üst hukuk normu olmadığını,
3- 7. DAİRE KARARINDA, BELEDİYE TEFTİŞ KURULU YÖNETMELİĞİNİN MALİ HÜKÜM İHTİVA ETTİĞİ VE BU YÖNETMELİK HAKKINDA SAYIŞTAY GÖRÜŞÜ ALINMADIĞI İFADE EDİLMİŞTİR.
Ekte yer alan Sayıştay İdari Daireler Kurulunun ekte yer alan 2 kararı uyarınca Belediye Teftiş Kurulu Yönetmeliklerinde Mali hüküm bulunmadığı gerekçesiyle, bu yönetmelikler hakkında Sayıştay görüşü almaya gerek olmadığı yönünde karar alındığını, ayrıca,
-
Vergi Denetim Kurulu (Vergi Müfettişlerinin atanmasıyla ilgili) Yönetmeliği,
-
Sayıştay Denetçi Yardımcısı Adaylığı Giriş Sınavı, Denetçi Yardımcısı Adayları İle Denetçi Yardımcılarının Mesleki Eğitim, Staj Ve Yeterlik Sınavı Yönetmeliği,
-
Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği,
-
Maliye Bakanlığı Defterdarlık Uzmanlığı Yönetmeliği, gibi onlarca atama yönetmeliğinde de Sayıştay görüşü aranmadığını,
Öte yandan Teftiş Kurulu Yönetmeliklerinin taslak aşamasındayken, görüş/görüşler almak üzere, 3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 11 inci maddesi, 2007/39 Sayılı İçişleri Bakanlığı Genelgesi ve bu genelgeyle ilgili İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün B050MAH0650002/14645 Sayılı Yazısı uyarınca İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğüne gönderildiğini, … Büyükşehir Belediyesinin yönetmelik taslağını Sayıştay Kanununa göre görüş almak üzere göndermekle ilgili sorumluluğu sadece bundan ibaret olduğunu, taslağın İçişleri Mahalli İdareler Genel Müdürlüğüne ulaşmış ve İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü tarafından, Başbakanlık ve DPB görüşü alındığını, söz konusu Yönetmelik taslağının mali düzenlemeleri içerip içermediğine karar verecek ve Yönetmelik taslağı, mali mevzuat düzenlemeleri içeriyorsa bu taslağı incelemek üzere Sayıştay’a gönderecek olan kurum, 2007/39 Sayılı Genelge ile İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün B050MAH0650002/14645 Sayılı Yazısı uyarınca İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü olduğunu, Bu durumda görüş alınmamışsa Yönetmelik Taslağının Mevzuat Düzenleme Usul Ve Esasları Harkındaki Yönetmeliğin 7. Maddesinin 1. paragrafında yer alan;
“Görüşlerin bildirilmesi
MADDE 7 - (1) İlgili kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları, taslaklara ilişkin görüşlerini en geç otuz gün içinde bildirir. Bu süre, ivedi durumlarda Başbakanlık tarafından kısaltılabilir. Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları görüş vermek için ek süre isteyebilir. Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları görüş bildirmekten kaçınamaz. Süresinde görüş verilmezse olumlu görüş verilmiş sayılır.”
ifadesi uyarınca, yönetmelik hakkında görüş alındığının kabul edilmesi gerektiğini,
4- DENETÇİ RAPORUNDAKİ YARGI KARARLARI, BELEDİYE MÜFETTİŞLİĞE NAKLEN GEÇİŞE İZİN VEREN KURUM GÖRÜŞLERİ, BANKA MÜFETTİŞİ KÖKENLİ BELEDİYE MÜFETTİŞİ MAKALESİ VE 7. DAİRE KARARININ SONUÇLARI
Denetçi raporunda Danıştay 5. Dairesinin 2011/1711 sayılı kararı hariç diğer bütün Danıştay kararları genel müdür, genel müdür yardımcısı, daire başkanı gibi idari kadrolarda bulunanların müfettişliğe atanması ile ilgili olduğunu, bu hususun denetçi raporunda açıkça yer aldığını, Denetçi raporunda, Danıştay 5. Dairesinin 2011/1711 sayılı kararının ise sadece birkaç paragrafı kullanıldığını, Danıştay kararının önemli kısımlarının bu rapora eklenmediğini, söz konusu 2011/1711 Sayılı 5. Daire Kararının tamamına bakıldığında da, yine “idari kadro olan daire başkanı ve üstü kadrolardan müfettişliğe atama yapılması mümkün değildir” sonucunun ortaya çıkmakta olduğunu,
Öte yandan denetçi raporunun dayanağı, müfettiş olarak belediyeye atanan ve mesleğini koruma güdüsüyle hareket eden bir banka müfettişi tarafından kaleme alınan makaleye dayandığını, bu makalenin “devlet denetim elemanları sitesinde” yayınlandığını, denetçi tarafından da bu makalenin raporda aynen kullanıldığını,
Nihayetinde şahsının;
-Yönetmeliği … Büyükşehir Belediyesi gibi Devletin bir kamu Kurumu çıkardığı için, -İçişleri Bakanlığınca çıkarılan bu yönetmeliğe uygun görüş verildiği için,
-Söz konusu yönetmeliğe Başbakanlıktan olumlu görüş alındığı için,
-Kamu personel rejimi konusunda Devletin en yetkili kurumu Devlet Personel Başkanlığı tarafından, Denetmenlerin Belediyelerde Müfettiş olabileceğine dair olumlu görüş verildiği için,
Kısacası Devletine güvendiği için … Büyükşehir Belediyesine sadece ve sadece Müfettiş olarak atanmak için talebi olduğunu, ayrıca Denetçi Raporuna istinaden Belediye Uzmanlığına atanınca açmış olduğu idari davada, mahkeme şahsını haklı bulduğunu,
5- BELEDİYEDE TEFTİŞ KURULU YOKSA MEVCUT MEVZUATA GÖRE TEFTİŞ KURULU NASIL OLUŞTURULACAK
… Büyükşehir Belediyesinde teftiş kurulu oluşturulması, naklen müfettiş alımıyla başladığını, … Büyükşehir Belediyesinde bu alım süreci başlamadan önce müfettiş bulunmadığını, hiç müfettişi olmayan bir Belediyede 7. Daire Kararındaki gibi “sadece belediye müfettiş yardımcısı, Belediye müfettişliğine atanabilir” gibi bir değerlendirme yapılırsa, teftiş kurulunu oluşturmak için alınacak müfettiş yardımcılarının denetim elemanı olarak yetiştirilmesi, bunların yeterlilik sınavlarının yapılması, dolayısıyla teftiş kurulunun oluşturulmasının nasıl olacağını,
6- NAKLEN MÜFETTİŞ ATANMASIYLA İLGİLİ BAŞBAKANLIK GENELGESİ
Denetçi Raporunda 1993/5371 Sayılı Başbakanlık Genelgesine atıfta bulunarak, mesleğe yarışma ve yeterlilik sınavı ile girmeyenlerin geçişlerinin önünün Başbakanlıkça kapatıldığı iddia edildiğini,
Gerek 659 Sayılı KHK dan önce Muhasebe Denetmenliği Yönetmenliğinde, gerek 659 sayılı KHK den sonra Defterdarlık Uzmanları Yönetmeliğinde, eski denetmenlerin/denetim yetkili yeni defterdarlık uzmanlarının soruşturma, denetim, inceleme yetkisi bulunduğunu, söz konusu genelgede denetim soruşturma inceleme yetkisi bulunan personelin naklen atanmasına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığını, hatta idari personelin naklen atamasının önünün kapatıldığına dair de herhangi bir hüküm de bulunmadığını, genelgede sadece kurumların teftiş kurulu yönetmeliklerinin incelenmek üzere Başbakanlığa gönderilmesiyle ilgili hüküm bulunduğunu belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını,
Talep etmişlerdir.
Aynı ilam maddesi ile ilgili Gerçekleştirme Görevlisi … (Memur, 41792 numaralı dosya) temyiz dilekçesinde özetle;
6360 sayılı yasa ile 30 Mart 2014 yerel seçimlerinin ardından illerinin büyükşehir olduğunu, merkezde … Belediye Başkanlığı kurulmuş … Belediyesinin de … Büyükşehir Belediye Başkanlığına dönüştürüldüğünü,
Yasanın yürürlüğe girmesinden önce ise … Belediye Başkanlığında İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü bünyesinde gerçekleştirme görevlisi memur olarak görev ifa ettiğini,
İlamda yer alan iş bu usul ve yasaya açıkça aykırı olup; temyiz gerekçelerinin şöyle olduğunu,
- İş bu ilam konusu edilen … ve …’un belediye müfettişliğine atanması sorgu evrakı ve ilamda da belirtildiği üzere teknik müdür olan İnsan Kaynakları Müdürünün ( …) teklifi; iş bu müdürlüğün bağlı olduğu başkan yardımcısı …’ ın uygun görüşü ve başkan vekili …’ın oluru ile yapıldığını, iş bu temyize konu ilam da ise şahsı adına kamu zararına hükmedildiğini, ancak bu atama işlemlerinde şahsının herhangi bir tasarrufu bulunmadığını, şahsının müdürlük bünyesinde ödeme emri evraklarını hazırlayan 5018 sayılı yasa uyarınca gerçekleştirme görevlisi sıfatına sahip bir memur olduğunu, ilgili personellerin atanması ile ilgili herhangi bir tasarrufu söz konusu olmadığı gibi, atama evraklarının hukuka uygunluğunu kontrol yetkisinin de bulunmadığını, müdürlük bünyesinde görev yapan personelin maaşa ilişkin ödeme emri belgelerini hazırladığı için, ilama konu iş bu ödemelerden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını,
II. İlam konusu personellerden … tarafından … Büyükşehir Belediyesine karşı ilgilinin müfettişlik kadrosundan uzmanlık kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali için … 2 İdare Mahkemesi nezdinde 2015/983 E. Sayılı dosya ile dava ikame edildiğini, Mahkeme 10.05.2016 tarih 2016/638 K sayılı kararında ( EK 1) …’un müfettişlik kadrosuna atama işleminin hukuka uygun olduğuna karar verdiğini, İş bu temyiz dilekçe ekinde yer alan Mahkeme kararı uyarınca …’un müfettişlik ataması hukuka uygun olduğundan; …’nun ataması da emsal nitelikte olduğundan ilam konusu edilen zarardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını,
III. Tüm bunların yanı sıra: 09.07.1995 tarih ve 22334 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü Muhasebe Denetmenleri Görev de Çalışma Yönetmeliğinin Muhasebe Denetmenlerinin Görev, Yetki Ve Sorumlulukları başlıklı 4. maddesinde Defterdar adına görev yapan denetmenlerin yetkileri sıralandığında bu kişilerin denetim ve teftiş yetkilerinin olduğunu, aynı yönetmeliğin Muhasebe Denetmenliğine Giriş, Yetiştirilme, Atama Usul Ve Esasları başlıklı maddelerinde; Denetmenlik mesleğine girişin ancak özel bir yarışma sınavına katılıp başarılı olmakla gerçekleşebileceği ve denetmenlik mesleğine atamanın da yapılan eğitimde başarılı olmak ve yapılan yeterlilik sınavında başarılı olmakla mümkün olacağı bu aşamaları gerçekleştiremeyen kişilerin denetmen olarak atanamayacağının belirtildiğini,
02.11 -2011 tarih ve 28103 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 26.09.2011 tarihli ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ilgili hükümleri gereği “Muhasebe Denetmeni” kadro unvanının "Defterdarlık Uzmanı” şeklinde değiştirildiği Muhasebe Denetmeni kadrosunda bulunanların Defterdarlık Uzmanı kadrolarına başka bir işleme gerek kalmaksızın halen bulundukları kadro ve dereceleriyle atanmış sayılacakları hükmünün yer aldığını,
25.06.2012 tarih ve 28334 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maliye Bakanlığı Defterdarlık Uzmanlığı Yönetmeliğinin Defterdarlık Uzmanlarının görev ve yetkileri başlıklı 33. Maddesinin (2) bendinde; “Defterdar emrine verilen Defterdarlık Uzmanları Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerindeki saymanlıklar ile genel ve özel bütçeli idarelere bağlı işletmelerdeki saymanlıklar ve defterdarlık birimlerinde denetim ve inceleme işlerini yapmak,
a) Suç sayılan eylem ve işlemleri görülenler hakkında,
-
3628 Sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununa göre soruşturma yapmak,
-
Yetkili merciler tarafından görevlendirilmeleri halinde 4483 sayılı Memurlar ve Diğer kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanuna göre ön inceleme yapmak,
b) Disipline aykırı fiil ve halleri görülenler hakkında alınan onaya istinaden disiplin soruşturması yapmak, görev ve yetkilerine sahiptir.” Denildiğini,
…’nun 29.03.2001 tarihinde Muhasebe Denetmen Yardımcısı olarak açıktan atanmış, mezkur yönetmeliğe göre yetiştirilme dönemini başarıyla tamamlamış ve 04.07.2004 tarihinde Muhasebe Denetmeni olarak ataması yapılmış ve 02.11.2011 tarih 659 Say111 Kanun Hükmünde Kararname gereği Denetim Yetkili Defterdarlık Uzmanı olarak atandığını, …’un ise 13.02.2008 tarihinde Muhasebe Denetmen Yardımcısı olarak açıktan atanmış, mezkur yönetmeliğe göre yetiştirilme dönemini başarıyla tamamlamış ve 08.07.2011 tarihinde Muhasebe Denetmeni olarak ataması yapılmış ve 02.11.2011 tarih 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereği Denetim Yetkili Defterdarlık Uzmanı olarak atandığını, yani ilama konu her iki personelin de yasal şartlarını taşıyarak defterdarlık uzmanı yani teftiş yeterliliğine sahip, sınavla başarılı olmuş personeller olduklarının kati olduğunu, dolayısıyla müfettişlik mesleğinin 'kariyer meslek” statüsüne aykırı bir işlem tesis edilmediğini, bu nedenle de belediye ve bağlı kuruluşları ile mahalli idare birlikleri norm kadro ilke ve standartlarına dair yönetmeliğin müfettiş ve mali hizmet uzmanı başlıklı 12. maddesinde gereğince müfettiş yardımcısı kadrosuna denk gelen bu iki personelin müfettişliğe atanmasında hukuka aykırı bir durum olmadığını,
IV. Sayılan tüm bu nedenlerle mevzuata ve hakkaniyete aykırı iş bu kararın temyizini talep etme gereği hâsıl olduğunu,
Yukarıda açıklanan nedenlerle ve yüksek kurulunuzun incelemeleri sırasında tespit edeceği sair nedenlerle, Sayıştay 7. Dairesinin 12.04.2016 tarih 232 sayılı ilamı ile “kurum zararının sorumlulardan tahsiline” şeklindeki tazmin hükmünün kaldırılmasına veya aynı gerekçelerle bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer Sorumlu … (İns. Kayn. ve Eğ. Md. V., 41727 numaralı dosya) temyiz dilekçesinde Gerçekleştirme Görevlisi …’un yukarıda ifade edilen temyiz dilekçesinde belirtilen 1. Madde hariç aynısıdır.
Aynı ilam maddesi ile ilgili Diğer Sorumlu … (Belediye Başkan V., 41713 numaralı dosya) temyiz dilekçesinde, Gerçekleştirme Görevlisi … ile Diğer Sorumlu …’in temyiz dilekçelerinde belirttikleri hususlara ilave olarak;
İlam konusu edilen … ve …’ un belediye müfettişliğine atanması sorgu evrakı ve ilamda da belirtildiği üzere teknik müdür olan İnsan Kaynakları Müdürünün ( …) teklifi; iş bu müdürlüğün bağlı olduğu başkan yardımcısı … 'ın uygun görüşü ve başkan vekili olarak da şahsının oluru ile yapıldığını,
Lise mezunu olup; yerel seçimlerde Belediye Meclis Üyesi olarak seçilmesi dolayısıyla Belediye Başkan yardımcılığı yaptığını, Belediye Başkan yardımcılığı döneminde de zaman zaman 1-2 şer günler için Belediye Başkanının izinli olduğu dönemlerde başkan vekilliği görevini üstlendiğini, dolayısıyla da bu kesik kesik ve kısa süreli başkan vekilliği yaptığı günlerde daha önce belediye başkanı tarafından verilen emir ve talimatların yerine getirilmesi amacıyla yapılan yazışmaları imzaladığını, vekillik görevi kısa süreli olduğu için bu emir ve talimatların evveliyatından haberi bulunmadığını,
İş bu temyize konu ilama dayanak bu müfettişlik atamaları gibi tüm atamalardan yetkili ve görevli müdür olan İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü’nün mevzuata uygunluk denetiminden geçerek olur alma safhasına eriştiğini, bu hususta asıl yetkili ve sorumlu olan İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü bu işlemin mevzuata uygunluğunu denetleme, uygun ise uygun olduğu gerekesiyle olura arz etme; uygun değilse olura arz etmeme veya uygun olmadığını belirtmek suretiyle olura arz etme görev ve yükümlülüğünde olduğunu, aynı şekilde İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün bağlı olduğu Başkan Yardımcısının da -hem başkan yardımcısı hem de Vergi Denetmeni olan- iş bu atamanın alt evraklarını ve mevzuata uygunluğunu teyit etmek ve sorumluluğunu yerine getirmek suretiyle -uygun olduğu gerekçesiyle- şahsına imzaya sunduklarını, bu atama hususunda asıl görevli ve sorumlu bu iki teknik personelin iş bu atamanın uygun olduğuna dair yazılı beyanlarından sonra lise mezunu bir kişi olarak ve sadece Başkan Vekili unvanı dolayısıyla sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, teknik personellerin teknik bir işlem olan bu atama işleminin hukuka uygunluğuna dair beyanlarının dikkate alınarak ilam konusu atama işlemine olur vermiş olması dolayısıyla sorumlu tutulmasının hakkaniyete uygun olmadığını,
Sayıştay Başkanlığınca yapılan bu hususu ilişkin sunduğu Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 11.05.2010 tarih 2010/4-74 E. 2010/109 K sayılı kararında da belirtildiği üzere kısa süreli görevlendirmelerde yerine getirilmeyen vazifeden ötürü yapılan işlemde bir kasıt aranmasının mümkün olmadığının belirtildiğini,
İlgili personel olan … ve …’ nun atandıkları kadro dolayısıyla haksız yere aldıkları maaş karşılığı bedel nedeniyle neden olunan kamu zararının tarafından ödettirilmesine karar verildiğini, ancak söz konusu personele maaş ödemelerinin insan kaynakları ve eğitim müdürlüğünce hazırlanan bordrolara dayanılarak; görevde bulundukları müdürlükçe hazırlanan ödeme emirleri doğrultusunda yapıldığını, dolayısıyla yapılan ödemeler yine atamayı uygun gören insan kaynakları müdürlüğünce tesis edilen işlem doğrultusunda ödendiğini, dolaysıyla yapılan fazla ödeme evraklarında imzasının olmaması ve cezaların şahsiliği ilkesi gereği herhangi bir ilgi ve sorumluluğunun bulunmadığını, zira kamu kurumunu zarara uğratma dolayısıyla tazmin hususunda aleyhine karar verilebilmesi için iş bu zararın herhangi bir kusuru neticesinde meydana gelmiş olması gerektiğini, sayılan tüm bu nedenlerle mevzuata ve hakkaniyete aykırı iş bu kararın temyizini talep etme gereği hâsıl olduğunu
Yukarıda açıklanan nedenlerle ve yüksek kurulunuzun incelemeleri sırasında tespit edeceği sair nedenlerle, Sayıştay 7. Dairesinin 12.04.2016 tarih 232 sayılı ilamı ile “kurum zararının sorumlulardan tahsiline” şeklindeki tazmin hükmünün kaldırılmasına veya aynı gerekçelerle bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Yine aynı ilam maddesi ile ilgili Harcama Yetkilisi … (Özel Kalem Md. V., 41735 numaralı dosya) ile Gerçekleştirme Görevlisi … (Memur, 41786 numaralı dosya) Gerçekleştirme Görevlisi … ile Diğer Sorumlu …’in temyiz dilekçelerinde belirttikleri hususlara ilave olarak;
Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü 16 sıra no.lu Kişilerden Alacaklar Tebliğinde; bütçe içi ve bütçe dışı işlemlerden doğan yersiz, fazla ve haksız ödemelerin kişilerden alacakların konusu olduğunun belirtildiğini, burada asıl sorun fazla veya yersiz ödenen tutarların ne kadarının geri alınabileceği olduğunu, anılan tebliğde Danıştay kararı doğrultusunda: "Kişilerden alacaklar konusunu oluşturan yersiz, fazla ve haksız ödemelerin geri alınmasına ilişkin olarak tesis edilen işlemlerin borçlular tarafından dava konusu edilmemesi veya idare aleyhine sonuç doğuracak işlem tesis edilmemesi bakımından, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun, 14.6.1974 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 22,12.1973 tarihli ve E. No. 1968/8, K. No, 1973-14 sayılı kararının göz önünde bulundurulması gerekmektedir."
Alınan kararda; ”İdarenin, hatalı terfi veya intibak işlemine dayanarak ödediği meblağın geri istenmesine bir mahkeme kararına lüzum olmadan işlem tesis edebileceği ve bu işleme karşı açılacak davaların çözümünün Danıştay'ın görevi içinde olduğu,
-
İdarenin yokluk; açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde, süre aranmaksızın kanunsuz terfi veya intibaka dayanarak ödediği meblağı her zaman geri alabileceği,
-
Yukarıda belirtilen istisnalar dışında kalan hatalı ödemelerin geri alınmasının, hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere 60 gün içinde mümkün olduğu, 60 günlük süre geçtikten sonra geri istenmesinin mümkün olamayacağı, belirtilmiştir." Denildiğini,
Burada geçen "yokluk" ve "açık hata" kavramlarını kısaca açıklamak gerekirse; kamu hukuku öğretisinde "yokluk" bir hukuki İşlemin çok ağır bir sakatlık ile malul olması olduğunu, fonksiyon gaspı, yetki gaspı ve ağır ve bariz yetki tecavüzü ile malul olan işlemler yok hükmünde olduğunu ,(Günday, 1996: 173). Örneğin bir ilin valisinin diğer bir ile memur ataması ağır ve bariz yetki tecavüzü teşkil ettiğinden bu atama İşlemi yok hükmündedir. "Açık hata" kavramı ise Danıştay 10'uncu Dairesinin 18.05,2005 tarih ve 2005/2591 nolu kararında tanımlandığını, anılan kararda; "Öte yandan mevzuat hükmünün yoruma ihtiyaç göstermeyecek kadar açık olduğu, idare edenlerin kasıt ya da ihmal içinde olmadıkları sürece, hükmü uygularken hataya düşmelerinin beklenemeyeceği hallerde, maddi olaya ve mevzuatın açık hükmüne aykırı davranılmış ve bu durum da işlemi yok denilecek kadar sakatlamış ise, İdarenin açık hatasından söz edilebilir." Denildiğini,
Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünün 09.12.1997 tarih ve 64 nolu genelgesinde "Yukarıdaki içtihat Kararı gereğince, maddi hata yapılması, idareyi aldatıcı belge İbraz edilmesi, beyan esasına dayanılarak yapılacak Ödemelerde gerçek dışı beyanda bulunulması.... gibi nedenlerle, bir memura fazla ve yersiz olarak yapılan ödemelerin 60 günlük süreye bağlı kalınmaksızın her zaman geri alınması mümkündür. Ancak; idarenin kendi ihmali ve bilgi azlığı gibi nedenlerden kaynaklanan idari işlemlere dayanılarak yapılan fazla ve yersiz Ödemelerin (Örneğin; bir memura, memurun bilgisi dışında idarece fazla ve yersiz maaş, ücret, tazminat... ödenmesi gibi) ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere mutlaka 60 günlük dava açma süresi İçinde geri istenmesi gerekecek, böylece; idarenin fuzuli davalara muhatap olması önlenmiş olacaktır." Denilmekte olduğunu,
Gerek anılan Danıştay kararı, gerekse 64 nolu genelge dikkate alındığında fazla ve yersiz ödemelerin kural olarak 60 günlük dava açma süresi içinde istenebileceği bunun yanında sadece istisnai durumlarda tamamının geri alınabileceğinin göz önüne alınması gerektiğini, fazla ödenen tutarın geri alınabileceği süre konusunda farklı bir yorumun da Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 2 nci Dairesinin 15,05.1996 tarih ve 1996/473 sayılı kararında yapıldığını, mezkûr kararda; "Ancak, bir kamu görevlisine fazla Ödeme yapılması durumunda fazladan ödenen paranın idari dava açma süresi geçtikten sonra o kamu görevlisinden istenemeyeceğini söylemenin hukuki ve mantıki dayanağı yoktur. Kanuna uygun olmayan ödeme sonucunda kişiler kendilerine ait olmayanı geri vermek zorundadırlar. Bu düşünce sebepsiz zenginleşme müessesesinin temelini oluşturur. Davalı idare, sehven Ödediği fazla tazminat miktarını Borçlar Hukukunun sebepsiz zenginleşme kurallarına dayanarak adliye mahkemelerinde açacağı dava ile isteyebilecektir. Aksine, bir düşünce tarzı idarenin kamu görevlilerine yapmış olduğu hatalı ödemeleri, gerek ödeme yapılan kişilerden ve gerekse ödemeyi yapan görevlilerden geri alamayacağı gibi bir sonuç doğurur. Bu durum ise idareyi işlemez ve İş göremez bir hale koyar ki, bu tür bir sonucun hukukça savunulması mümkün değildir." Denilmekte olduğunu,
Bu karar göz önüne alındığında istisnai durumlar dışında 60 günlük dava açma süresi içinde geri alınabilecek fazla ödemelerin bir idari işlemle, bu süreyi aşan kısmın ise Borçlar Hukukunun sebepsiz zenginleşmeye ilişkin hükümleri gereğince adliye mahkemelerinde açılacak dava ile geri alınabileceğinin değerlendirildiğini, ancak bu hususta da kesin bir hüküm bulunmadığını, nitekim Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünün 25.02.2013 tarih ve 57761329/220-01-02151 sayılı görüş yazısında; "Buna göre, idarelerce fazla veya yersiz ödenen miktarların 60 günlük süre içerisinde idari işlemle, bu süre geçtikten sonra da genel hükümlere göre geri istenebileceği düşünülmekle birlikte, konunun hukuki mütalaa gerektirecek nitelikte olması nedeniyle……………….Hukuk Müşavirliğinden alınacak görüşe göre işlem tesis edilebileceği değerlendirilmektedir." Denildiğini,
Fazla veya yersiz ödenen tutarların istisnai durumlar dışında 60 günlük dava açma süresi içinde istenebileceği göz önüne alındığında tazmin edilemeyen tutardan kimlerin sorumlu tutulacağının da ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini, zira hâzinenin uğradığı zararın bir şekilde karşılanması gerektiğini, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununun 8 inci maddesinde; "Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır." denildiğini, fazla veya yersiz ödenen ve 60 günlük süre geçtiğinden dolayı ilgilisinden talep edilemeyen tutarların kimlere rücu edileceği hususunda Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007 tarih ve 5189/1 nolu kararından yola çıkılarak bir değerlendirme yapılabileceğini, belirtilen kararda;
"...Bu nedenle, harcama yetkililerinin, harcama talimatlarının ve buna konu olan harcamaların bütçe ilke ve esaslarına,,, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygunluğundan sorumlu olduklarına oybirliğiyle,..." "... Yapılan bu açıklamalara göre, aslî bir gerçekleştirme belgesi olan ödeme emri belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlisinin, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiğine çoğunlukla,..."
Ödeme aşamasında, Ödeme emri belgesi üzerinde harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin imzalan olmakla birlikte, ödeme emri belgesi eki belgeler üzerinde herhangi bir imza eksiği varsa muhasebe yetkilisinin, ödeme emri belgesi üzerinde imzası bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisiyle birlikte sorumlu tutulması gerektiğine,
-
Ödeme emri belgesi üzerinde harcama yetkilisi veya gerçekleştirme görevlisinden sadece birinin imzası varsa, muhasebe yetkilisinin, imzası bulunan görevliyle birlikte sorumlu tutulması gerektiğine,
-
Ödeme emri belgesi üzerinde harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin imzaları yoksa muhasebe yetkilisinin tek başına sorumlu tutulması gerektiğine, Çoğunlukla,..."
"...söz konusu mevzuat hükümleri karşısında, ödemeye esas teşkil etme niteliği bulunan, fakat gider evrakı arasında yer almayan bir belge nedeniyle ortaya çıkan kamu zararı ile giderin taahhüt ve tahakkuk aşamalarına ait olup çeşitli gerçekleştirme görevlilerinin kendi yasat görevleri çerçevesinde düzenledikleri ve imzaladıkları belgelerdeki açık ve kolayca görülebilen ve yorum gerektirmeyen maddi hatalardan muhasebe yetkilisinin, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisiyle birlikte sorumlu tutulması gerektiğine, hatanın bariz olup olmadığı hususunun ise yargı dairelerince kararlaştırılacak bir husus olduğuna çoğunlukla,..."
"...Bu nedenle, hak sahibi olmayan kişilere ödeme yapılması nedeniyle ortaya çıkan kamu zararından, doğrudan ve tek başına muhasebe yetkilisinin sorumlu tutulması gerektiğine oybirliğiyle,..." denildiğini,
Mezkûr Sayıştay Genel Kurul Kararı doğrultusunda, ilgilisinden alınamayan tutarların hatalı ödemeden sorumlu olan görevlilerden talep edilebileceğinin değerlendirildiğini, fazla veya yersiz ödemeyi tazmin edenlerin, bu tutarı kendisine fazla ödeme yapılan memurdan Borçlar Kanununun sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde adliye mahkemelerinde açacağı dava ile talep edebileceğinin düşünüldüğünü, oysaki ilgili olayda fazladan ödeme yapıldığı belirtilen kişilerin aynı kurum personeli olduğu ve tahsil imkânı bulunduğunu,
Atama ile ilgili yapılmış olan ve bu atamaların hatalı olarak yapıldığı sebeple tazmin etmelerinin, atamada herhangi bir insiyatiflerinin bulunmaması ve atamayı sorgulama imkânlarının olmamasına rağmen istenmesi ile hatayı yapan olmadıkları halde haksız ve sebepsiz yere bedel ödeme durumlarının ortaya çıktığını, oysa bu ve benzer konularda Anayasa Mahkemesi Başkanlığının masumiyet karinesi ile ilgili birçok kararının mevcut olduğunu,
Her ne kadar genel anlamda kamuya verilen bir zarar olsa da fazla veya yersiz ödemelerin özel ve belli şartlan haiz kamu zararı olarak nitelendirilmemesi gerektiğini, dolayısıyla hatalı bir idari işlem olan fazla veya yersiz ödemenin kamu zararının geri alınmasındaki prosedürler uygulanmaksızın yine bir idari işlemle, yetki ve usulde paralellik ilkesi gereğince İşlemi yapan makam tarafından geri alınması gerektiğini, fazla veya yersiz ödemenin kural olarak 60 günlük İdari dava açma süresi içinde; bu süre geçtikten sonra ise sadece istisnai durumlarda geri alınabileceğinin göz önüne alınması gerektiğini, fazla veya yersiz ödenen tutara uygulanacak faizin ise geri alıma dair yazının İlgiliye tebliğinden itibaren hesaplanması gerektiğini, bu noktada mevzuatta açıkça yer almasa da, yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde yapılan fazla veya yersiz ödemelere uygulanacak faizin söz konusu ödemenin yapıldığı tarihten itibaren hesaplanması hususu ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini,
Yine anılan denetim raporunda Teftiş Kurulu Başkanlığına atanan … 'ın atamasının da aynı mevzuatlar çerçevesinde yapıldığını, kaldı ki bu atama işlemlerinde kendilerinin herhangi bir imza ya da paraflarının da bulunmadığını,
Sonuç olarak, yukarıda arz etmiş oldukları açıklamalar dikkate alınarak, 2014 yılı görev yaptıkları dönemde adı geçen kişilere ait özlük dosyalarına ilişkin bilgi sahibi olmamaları (diploma, sertifika;-sınav sonuç belgesi vd.) ve atamaların kendileri dışında yapılmış olması; atama şartlarını taşıyıp taşlamadıklarını dair inceleme, sorgulama ve değerlendirme yetkilerinin bulunmaması; buna bağlı olarak da atamalarla ile ilgili herhangi bir bilgileri ve insiyatiflerinin, imzalarının veya paraflarının olmaması; ayrıca yapılan işlem ve uygulamalarda sadece maaş ödemeleri ile ilgili olarak gerçekleştirme görevi ve harcama yetkilisi görevlerini yerine getirmiş olmalarından dolayı bahsi geçen Sayıştay ilamının 21 Sıra Numaralı İlam maddesinde belirtilen adlarına çıkarılmış tazmin hükmü ile ilgili izahatlarının kabulü ve tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Başsavcılığın mütalaasında (…, 41998 numaralı dosya);
“Dilekçede, ilamın 21/A maddesiyle verilen tazmin hükmüne itiraz edilerek, yapılan işlemin düzenlemelere uygun olduğu savunularak, anılan tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.
05/12/2013 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren … Belediyesi Teftiş Kurulu Çalışma Yönetmeliğinin “Müfettişliğe Giriş” başlıklı 19. maddesinin 2. fıkrası ve … Belediyesi Büyükşehir olduktan sonra 02/09/2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren … Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu Yönetmeliğinin, “Geçici Hükümler” başlıklı geçici 2. maddesi hükümlerine uygun yapılan atama nedeniyle sorumlu itirazının yerinde olduğu gözükmektedir.
Bu nedenlerle, İlamın 21/A maddesindeki kamu zararı için ileri sürülen itiraz gerekçelerinin kabul edilerek, ilamın 21/A maddesine ilişkin Daire Kararının kaldırılarak, sorumluların beraatına karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.
Arz olunur.” Denilmiştir.
Başsavcılığın mütalaasında (…, 41792 numaralı dosya);
“Dilekçede, ilanım 21/A maddesiyle verilen tazmin hükmüne itiraz edilerek, yapılan işlemin düzenlemelere uygun olduğu savunularak, anılan tazmin hükmünün kaldırılması ya da bozulması talep edilmektedir.
Sorumlu, yapılan işlemin düzenlemelere uygun olduğunu, konuya ilişkin … 2. İdare Mahkemesinin, itirazını destekler mahiyetteki kararım da dilekçe ekinde sunmuştur.
Sorumlu, yapılan işlemin düzenlemelere uygun olduğunu, ayrıca kamu zararına esas teşkil eden atamalarda imzasının, parafının ve dahlinin olmadığını belirterek, sorumlu tutulmasına itiraz etmektedir.
Sorumluya tevcih edilen sorumluluğun ödeme belgelerinde gerçekleştirme görevlisi sıfatıyla imzasının bulunmasından kaynaklandığı anlaşıldığından, ilgilinin sorumluluğa ilişkin itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.
05/12/2013 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren … Belediyesi Teftiş Kurulu Çalışma Yönetmeliğinin “Müfettişliğe Giriş” başlıklı 19. maddesinin 2. fıkrası ve … Belediyesi Büyükşehir olduktan sonra 02/09/2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren … Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu Yönetmeliğinin, “Geçici Hükümler” başlıklı geçici 2. maddesi hükümlerine uygun yapılan atama nedeniyle sorumlu itirazının yerinde olduğu gözükmektedir.
Bu nedenlerle, İlamın 21/A maddesindeki kamu zararı için ileri sürülen itiraz gerekçelerinin kabul edilerek, ilamın 21/A maddesine ilişkin Daire Kararının kaldırılarak, sorumluların beraatına karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.
Arz olunur.” Denilmiştir.
Başsavcılığın mütalaasında (…, 41727 numaralı dosya);
“Dilekçede, ilamın 21. maddesiyle verilen tazmin hükmüne itiraz edilerek, yapılan işlemin düzenlemelere uygun olduğu savunularak, anılan tazmin hükmünün kaldırılması ya da bozulması talep edilmektedir.
Sorumlu, yapılan işlemin düzenlemelere uygun olduğunu, konuya ilişkin … 2. İdare Mahkemesinin, itirazını destekler mahiyetteki kararını da dilekçe ekinde sunmuştur.
Ayrıca, kamu zararına esas teşkil eden ödemeye ait ödeme belgelerinde imzasının bulunmadığını belirterek, sorumlu tutulmasına itiraz etmektedir.
Sorumluya tevcih edilen sorumluluğun ödeme belgelerinde imzasının bulunmasından değil, atama onayında imzasının bulunmasından kaynaklandığı anlaşıldığından, ilgilinin sorumluluğa ilişkin itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.
05/12/2013 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren … Belediyesi Teftiş Kurulu Çalışma Yönetmeliğinin “Müfettişliğe Giriş” başlıklı 19. maddesinin 2. fıkrası ve … Belediyesi Büyükşehir olduktan sonra 02/09/2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren … Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu Yönetmeliğinin, “Geçici Hükümler” başlıklı geçici 2. maddesi hükümlerine uygun yapılan atama nedeniyle sorumlu itirazının yerinde olduğu gözükmektedir.
Bu nedenlerle, ilamın 21/A maddesindeki kamu zararı için ileri sürülen itiraz gerekçelerinin kabul edilerek, ilamın 21/A maddesine ilişkin Daire Kararının kaldırılarak, sorumluların beraatına karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.
Arz olunur.” Denilmiştir.
Başsavcılığın mütalaasında (…, 41713 numaralı dosya);
“Dilekçede, ilamın 21/A maddesiyle verilen tazmin hükmüne itiraz edilerek, yapılan işlemin düzenlemelere uygun olduğu savunularak, anılan tazmin hükmünün kaldırılması ya da bozulması talep edilmektedir.
Sorumlu, yapılan işlemin düzenlemelere uygun olduğunu, konuya ilişkin … 2. İdare Mahkemesinin, itirazım destekler mahiyetteki kararını da dilekçe ekinde sunmuştur.
Ayrıca, kamu zararına esas teşkil eden ödemeye ait ödeme belgelerinde imzasının bulunmadığını belirterek, sorumlu tutulmasına itiraz etmektedir.
Sorumluya tevcih edilen sorumluluğun ödeme belgelerinde imzasının bulunmasından değil, atama onayında imzasının bulunmasından kaynaklandığı anlaşıldığından, ilgilinin sorumluluğa ilişkin itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.
05/12/2013 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren … Belediyesi Teftiş Kurulu Çalışma Yönetmeliğinin “Müfettişliğe Giriş” başlıklı 19. maddesinin 2. fıkrası ve … Belediyesi Büyükşehir olduktan soma 02/09/2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren … Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu Yönetmeliğinin, “Geçici Hükümler” başlıklı geçici 2. maddesi hükümlerine uygun yapılan atama nedeniyle sorumlu itirazının yerinde olduğu gözükmektedir.
Bu nedenlerle, İlamın 21/A maddesindeki kamu zararı için ileri sürülen itiraz gerekçelerinin kabul edilerek, ilamın 21/A maddesine ilişkin Daire Kararının kaldırılarak, sorumluların beraatına karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.
Arz olunur.” denilmiştir.
Başsavcılığın mütalaasında (…, 41735 numaralı dosya);
“Dilekçede, ilamın 21/A maddesiyle verilen tazmin hükmüne itiraz edilerek, yapılan işlemin düzenlemelere uygun olduğu savunularak, anılan tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.
Sorumlu, yapılan işlemin düzenlemelere uygun olduğunu, ayrıca kamu zararına esas teşkil eden atamalarda imzasının, parafının ve dahlinin olmadığını belirterek, sorumlu tutulmasına itiraz etmektedir.
Sorumluya tevcih edilen sorumluluğun ödeme belgelerinde harcama yetkilisi sıfatıyla imzasının bulunmasından kaynaklandığı anlaşıldığından, ilgilinin sorumluluğa ilişkin itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.
05/12/2013 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren … Belediyesi Teftiş Kurulu Çalışma Yönetmeliğinin “Müfettişliğe Giriş” başlıklı 19. maddesinin 2. fıkrası ve … Belediyesi Byükşehir olduktan sonra 02/09/2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren … Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu Yönetmeliğinin, “Geçici Hükümler” başlıklı geçici 2. maddesi hükümlerine uygun yapılan atama nedeniyle sorumlu itirazının yerinde olduğu gözükmektedir.
Bu nedenlerle, İlamın 21/A maddesindeki kamu zararı için ileri sürülen itiraz gerekçelerinin kabul edilerek, ilamın 21/A maddesine ilişkin Daire Kararının kaldırılarak, sorumluların beraatına karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.
Arz olunur.” denilmiştir.
Başsavcılığın mütalaasında (…, 41786 numaralı dosya);
“Dilekçede, ilamın 21/A maddesiyle verilen tazmin hükmüne itiraz edilerek, yapılan işlemin düzenlemelere uygun olduğu savunularak, anılan tazmin hükmünün kaldırılması ya da bozulması talep edilmektedir.
Sorumlu, yapılan işlemin düzenlemelere uygun olduğunu, ayrıca kamu zararına esas teşkil eden atamalarda imzasının, parafının ve dahlinin olmadığını belirterek, sorumlu tutulmasına itiraz etmektedir.
Sorumluya tevcih edilen sorumluluğun ödeme belgelerinde gerçekleştirme görevlisi sıfatıyla imzasının bulunmasından kaynaklandığı anlaşıldığından, ilgilinin sorumluluğa ilişkin itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.
05/12/2013 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren … Belediyesi Teftiş Kurulu Çalışma Yönetmeliğinin “Müfettişliğe Giriş” başlıklı 19. maddesinin 2. fıkrası ve … Belediyesi Büyükşehir olduktan sonra 02/09/2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren … Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu Yönetmeliğinin, “Geçici Hükümler” başlıklı geçici 2. maddesi hükümlerine uygun yapılan atama nedeniyle sorumlu itirazının yerinde olduğu gözükmektedir.
Bu nedenlerle, İlamın 21/A maddesindeki kamu zararı için ileri sürülen itiraz gerekçelerinin kabul edilerek, ilamın 21/A maddesine ilişkin Daire Kararının kaldırılarak, sorumluların beraatına karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.
Arz olunur.” denilmiştir.
Yapılan duruşmada, duruşmaya katılan … ile Sayıştay savcısı temyiz dilekçesinde ve savcılık mütalaasında belirtikleri hususları tekrarlamışlardır.
Duruşma talebinde bulunan … ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Belediye ve Bağlı Kuruluşları İle Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke Ve Standartlarına Dair Yönetmeliğin Müfettiş ve mali hizmet uzmanı başlıklı 12. Maddesinde;
"(1) Bu Yönetmeliğin ekinde yer alan norm kadro standartları cetvellerinde kendi alt gruplarında müfettiş ve mali hizmet uzmanı öngörülen kapsama dâhil kurum ve kuruluşlar bu unvanlarda personel istihdam edebilirler. Bu şekilde istihdam edilecekler, en az dört yıllık lisans eğitimi veren hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadi ve idari bilimler fakültelerinden veya bunlara denkliği yetkili makamlarca kabul edilen yurt içi ve yurt dışındaki öğretim kurumlarından mezun olanlar arasından yapılacak özel yarışma sınavı sonunda mesleğe müfettiş yardımcısı ya da mali hizmetler uzman yardımcısı olarak alınırlar. En az üç yıl çalışmak (Mülga ibare: RG-10/4/2014-28968) (...) şartıyla açılacak yeterlik sınavına girme hakkını elde ederler. Yeterlik sınavında başarılı olanlar ilgisine göre müfettiş ya da mali hizmet uzmanı olarak atanırlar" denilmektedir.
Sözü edilen maddede müfettişlik mesleğine girişten değil müfettiş yardımcılığına giriş ve müfettiş yardımcılığından sonra yapılan yeterlilik sınavında başarılı olmak şartından bahsedilmektedir. … ve … müfettiş yardımcısı olarak göreve başlamadıkları için bu maddeye göre İşlem yapılması mümkün değildir.
Belediye ve Bağlı Kuruluşları İle Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke Ve Standartlarına Dair Yönetmeliğin Müfettiş ve mali hizmet uzmanı başlıklı 12. Maddesinin 2. Fıkrasında "Bu Yönetmelik kapsamında teftiş kurulu başkanlığı ve/veya müdürlüğü bulunan mahalli idareler mevzuata uygun olarak hazırladıkları teftiş kurulu yönetmeliklerini İçişleri Bakanlığından alınacak uygun görüşten sonra yürürlüğe koyarlar. Söz konusu yönetmelik için uygun görüş alınmadan müfettiş ve müfettiş yardımcılığı kadrolarına atama yapılamaz" hükmü yer almaktadır.
… Büyükşehir Belediyesinin İçişleri Bakanlığının uygun görüşü alınarak çıkartmış olduğu Teftiş Kurulu Yönetmeliği'nin Geçici Hükümler Başlıklı 10. Bölümünde yer alan Geçici 2. Maddesinin 1. Fıkrasında; "… Büyükşehir Belediye Başkanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığında, bu yönetmelikte düzenlenen sınav ve atama esaslarına göre yeter sayıda müfettiş istihdam edilene kadar a) Başka Kurum ve Kuruluşlarda Müfettiş olarak görev yapanların, b) Müfettiş unvanına sahip olma şartı aranmaksızın, diğer Kamu Kurum ve Kuruluşlarına yarışma sınavı sonucunda girmiş olup belirli bir yetiştirme programı sonrası usulüne uygun olarak yapılan bir yeterlilik sınavı ile yeterliliğini elde etmiş ve denetim yetkisi ile çalışmış olanların Teftiş Kurulu Başkanının uygun görüşü ve … Büyükşehir Belediye Başkanının onayı İle Teftiş Kuruluna müfettiş olarak atamaları mümkündür." denilmektedir.
09.07.1995 tarih ve 22334 Sayılı Resmi Gazete' de yayımlanan Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü Muhasebe Denetmenleri Görev Ve Çalışma Yönetmeliği'nin Muhasebe Denetmenlerinin Görev, Yetki Ve Sorumlulukları başlıklı 4. Maddesinde Defterdar adına görev yapan denetmenlerin yetkileri sıralandığında bu kişilerin denetim ve teftiş yetkilerinin olduğu bir gerçektir. Aynı yönetmeliğin Muhasebe Denetmenliğine Giriş, Yetiştirilme, Atama Usul Ve Esasları başlıklı maddelerinde; Denetmenlik mesleğine girişin ancak özel bir yarışma sınavına katılıp başarılı olmakla gerçekleşebileceği ve denetmenlik mesleğine atamanın da yapılan eğitimde başarılı olmak ve yapılan yeterlilik sınavında başarılı olmakla mümkün olacağı bu aşamaları gerçekleştiremeyen kişilerin denetmen olarak atanamayacağı belirtilmiştir.
02.11.2011 tarih ve 28103 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 26.09.2011 tarihli ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ilgili hükümleri gereği "Muhasebe Denetmeni" kadro unvanının "Defterdarlık Uzmanı" şeklinde değiştirildiği Muhasebe Denetmeni kadrosunda bulunanların Defterdarlık Uzmanı kadrolarına başka bir işleme gerek kalmaksızın halen bulundukları kadro ve dereceleriyle atanmış sayılacakları hükmü yer almaktadır.
25.06.2012 tarih ve 28334 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maliye Bakanlığı Defterdarlık Uzmanlığı Yönetmeliğinin Defterdarlık Uzmanlarının görev ve yetkileri başlıklı 33. Maddesinin (2) bendinde; "Defterdar emrine verilen Defterdarlık Uzmanları;
a) Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerindeki saymanlıklar ile genel ve özel bütçeli idarelere bağlı işletmelerdeki saymanlıklar ve Defterdarlık birimlerinde denetim ve inceleme işlerini yapmak,
b) Suç sayılan eylem ve İşlemleri görülenler hakkında;
-
3628 sayılı Mat Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununa göre soruşturma yapmak,
-
Yetkili merciler tarafından görevlendirilmeleri halinde 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanuna göre ön İnceleme yapmak,
c) Disipline aykırı fiil ve halleri görülenler hakkında alınan onaya istinaden disiplin soruşturması yapmak, görev ve yetkilerine sahiptir" denilmektedir.
… 29.03.2001 tarihinde Muhasebe Denetmen Yardımcısı olarak açıktan atanmış, mezkûr yönetmeliğe göre yetiştirilme dönemini başarıyla tamamlamış ve 04.07.2004 tarihinde Muhasebe Denetmeni olarak ataması yapılmış ve 02.11.2011 tarih 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereği Denetim Yetkili Defterdarlık Uzmanı olarak atanmıştır.
… 13.02.2008 tarihinde Muhasebe Denetmen Yardımcısı olarak açıktan atanmış, mezkûr yönetmeliğe göre yetiştirilme dönemini başarıyla tamamlamış ve 08.07,2011 tarihinde Muhasebe Denetmeni olarak ataması yapılmış ve 02.11.2011 tarih 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereği Denetim Yetkili Defterdarlık Uzmanı olarak atanmıştır.
Yukarıda adı geçen yönetmelik hükümleri dikkate alındığında … ve … 'un mesleğe yarışma sınavı ile girdikleri belirli bir yetiştirme programı sonrasında yapılan yeterlilik sınavında başarılı oldukları inceleme, denetim, teftiş yetkilerine sahip oldukları bu sebeple atamalarında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Ayrıca Devlet Personel Başkanlığının 29.01.2014 tarih ve 286 Sayılı görüşlerinde Muhasebe Denetmeni olarak görev yapan kişinin Bayraklı Belediyesine müfettiş olarak atanmasında mesleğe özel yarışma sınavı İle girdiği belirli bir yetiştirme programı sonrasında yapılan yeterlilik sınavı sonucunda inceleme, teftiş ve soruşturma yetkisine haiz olduğu bu sebeplerle müfettiş kadrosuna atanmasında mevzuata aykırı bir hususa rastlanmadığı belirtilmiştir.
Bu itibarla, sorumluların iddialarının kabul edilerek 232 sayılı ilamın 21. Maddesinin A fıkrasıyla … TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA, oybirliğiyle,
Karar verildiği 27.09.2017 tarih ve 43329 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:00