Sayıştay 7. Dairesi 41951 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
41951
28 Şubat 2018
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2015
-
Daire: 7
-
Dosya No: 41951
-
Tutanak No: 44152
-
Tutanak Tarihi: 28.02.2018
-
Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
Konu: Belediye personeline yiyecek yardımının yemek verme yerine, doğrudan temin suretiyle para ile temsil edilen araçlar (ticket) vasıtasıyla yapılması.
- 41 sayılı ilanın 19. Maddesiyle; ... Belediyesi personeline yiyecek yardımının yemek verme yerine, doğrudan temin suretiyle para ile temsil edilen araçlar (ticket) vasıtasıyla ... A.Ş.den yapılması suretiyle ... TL’nin tazminine karar verilmiştir.
İlamda Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu ... gönderdiği temyiz dilekçesinde özetle;
... belediyesi personeline yiyecek yardımının doğrudan temin yöntemine göre yapıldığını, söz konusu yardımın para ile temsil edilen araçlar vasıtasıyla yapılması tazmine dayanak olmakla birlikte, bu kararın hatalı olduğunu,
Öncelikle; bütçelerine ödenek konulmak suretiyle memurlara yemek yardımı yapılmasında mevzuat olarak sakınca bulunmadığını, bütçeye konulan ödeneğin yemek maliyetinin yarısını aşmayacak şekilde tespit edildiğini ve memurlara nakdi bir ödemede bulunulmadığını, belediye bütçesine yemek yardımı için konulmuş ödenek aşılmadığı gibi, yemek maliyetinin sadece yarısının firmaya ödendiğini,
İkinci olarak; Daire Kararı çeşitli açılardan hatalı gözüktüğünü,
-
Hata: . . . Belediyesi tarafından yapılan yemek alımının Doğrudan Temin Yöntemine göre yapıldığını, 4734 sayılı Kanunda doğrudan temin yönteminin bir alım usulü olarak öngörüldüğünü ve 4734 sayılı Kanunun diğer maddelerinin doğrudan temin için dikkate alınabilmesinin hukuki olarak mümkün olmadığını, daire kararında doğrudan temin yöntemini kapsamayan maddelerine atıf yapılmasını, kapsam ve tanımlardan bahsedilmesini ve yemek yardımının 4734 sayılı kanunda hizmet olarak ele alındığının ifade edilmesinin, alımın özü ile uyumlu olmadığını, çünkü yemek alımının Doğrudan temin yöntemine göre yapıldığını ve bu yönteme göre yapılan alımlarda 4734 sayılı Kanun hükümlerine atıfla karar verilmesinin hukuki olmadığını,
-
Hata: Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğine atıf yapılmak suretiyle yemek yardımının para temsili araçlar vasıtasıyla yapılamayacağı ifade edilmekle birlikte, aynı yönetmelikte yemek yardımının şartlarının,
“Kurum bütçelerine yiyecek yardımı karşılığı olarak konulan ödenek, memurlara yemek vermek üzere kurulan yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyetteki kuruluşa ödenir.” şeklinde ifade edildiğini, Türkiye’deki kamu kurum ve kuruluşlarının tamamına yakınının mevzuata aykırı hareket ediyor sonucu çıkacağını, çünkü bu düzenlemeye göre yemek hizmetlerinin ancak ve ancak kurulacak sandık veya bu mahiyetteki kuruluşa ödenmesi gerektiğini,
Oysa uygulamada bütçeye konulan ödenekler hizmet veya mal alım ihaleleri ile veya doğrudan temin yöntemiyle üçüncü kişilere aktarıldığını,
Bu sebeple, yemek yardımı yönetmeliğinin günümüz şartlarından uzak belirlendiğini, esasının yemek yardımı yapılması olduğunun gözlerden uzak tutmamak gerekeceğini, yiyecek yardımı yönetmeliğinin 11.12.1986 tarihinde resmi gazetede yayımlandığını, yani yaklaşık 30 yıl önceki şartlarla oluşturulmuş bir yönetmelik olduğunu, yaklaşık 30 yıl öncesinin şartlarını günümüzde aynen muhafaza etmenin anlamsız olacağı gibi, yemek sektöründe ortaya çıkan gelişmelerin de takip edilememesi neticesini ortaya çıkaracağını,
Sayıştay kararlarında da yemek yardımına yönelik nasıl hareket edileceği noktasında istikrar kazanmış bir uygulamayı görememekle birlikte, Yönetmeliğin 30 yıl önceki şartlarla oluşturulduğu gerçeğinden yola çıkılmasının doğru olacağını, Sayıştay Başkanlığının aynı konuda yemek hizmeti alımında 08 Aralık 2016 tarihli ilamında bir belediyeye beraat verdiğini,
Nitekim Sayıştay Temyiz Kurulunun kararlarında para temsili araçlar vasıtasıyla yemek yardımı yapılmasının hukuki olarak sakıncalı görülmemiş ve yapılan ödemelerin kamu zararı olarak kabul edilmediğini,
Sayıştay Temyiz Kurulunun 25.12.2012 tarih ve 35990 nolu kararı
“1247 sayılı ilamın 1 inci maddesiyle; ... Hizmetler A.Ş. ile akdedilen yemek sözleşmesi gereğince yemek yiyen belediye personelinin ödemesi gereken yemek katkı bedelinin de belediye tarafından ödenmesi suretiyle fazla ödemede bulunulduğu gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Söz konusu olayda Yiyecek Yardımı Yönetmeliğindeki amaç, konulan ödeneğin belediyenin yılı bütçesine, belediye bütçe muhasebe usul ve yönetmeliğine uygun olarak ihale yolu ile alım yapılmak suretiyle yerine getirilmiş olup konulmuş ödenek aşılmadığından ve Bütçe Uygulama Talimatında belirtilen tutarlar yemek yiyen memurlardan tahsil edildiğinden dilekçi iddialarının kabulü ile 1247 sayılı ilamın 1. maddesiyle verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA, ”
Sayıştay Temyiz Kurulunun 27.09.2016 tarih ve 42196 nolu kararı
“Zira,-bahsi geçen Yönetmeliğin "Yardımın Şartları" başlıklı 5. maddesinde yer alan: "Kurum bütçelerine yiyecek yardımı karşılığı konulan ödenek memurlara yemek vermek üzere kurulan yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyette kuruluşa ödenir ” hükmü karşısında, özel firmalardan yemek teminine açıkça cevaz verilmediği anlaşılmakta ise de bunun Kanunda öngörülmüş sosyal bir hak oluşu, bu hakkın bir şekilde yerine getirilmesi gerekliliği; aksi halde, yemek yardımından yemek vermek üzere kurulan yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyetteki kuruluş vasıtasıyla faydalanan memurlara nazaran Kanunda öngörülmüş bir haktan mahrum bırakılma gibi eşitlik ilkesine aykırı bir durumun söz konusu olacağı hususları göz önüne alındığında, bu tür bir uygulamanın memur lehine değerlendirilerek kabul edilmesi gerekmektedir.
Dolayısıyla yemek yardımından yararlananlardan yemek maliyetinin yarısının kesilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Kamu zararı tutarı yemek maliyetinin yarısı ile personelden kesilen bütçe uygulama talimatı rakamı arasındaki farkın olması gerekmektedir.
Ayrıca bu açıklamalar çerçevesinde, yemek yardımının hangi şekilde verilmesi gerektiği konusunda herhangi bir inisiyatif kullanma yetkisi olmayan ve sademe verilen talimat üzerine yapılması gereken ihaleyi gerçekleştirmekle görevli ihale komisyonunda yer alan başkan ve üyelerin sorumlu olmamaları gerektiği, sadece ödeme emrini imzalayan gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkilisinin sorumlu olması gerektiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla; itiraz edenlerin Karar Düzeltilmesi kapsamında vermiş olduğu dilekçenin kabulüyle, 30.06.2015 tarih ve 24911 (40734 tutanak) sayılı Temyiz Kurulu Kararının Düzeltilmesine Mahal Olduğuna,
Tüm ihale tutarının kamu zararı olamayacağı maliyetin yarısının kamu zararı olması gerektiği ve sorumluluğun da yeniden ele alınması için 1. Daire tarafından 338 sayılı ek ilamın 2. maddesine ilişkin verilen kararın bozularak daireye gönderilmesine, oyçokluğuyla, ”
Yemek yardımının devlet tarafından verilmiş bir sosyal hak olduğu, ... Belediyesi bütçesine konulan ödeneğin aşılmadığını, yemek maliyetinin yarısının bütçeden ödendiğini ve Daire Kararında yer alan ifadelerin hukuki olarak belediye alım yöntemiyle ilgisi olmaması hususlarını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık mütalaasında; “Dilekçede, ... Belediyesi personeline yiyecek yardımının yemek verme yerine, doğrudan temin suretiyle para ile temsil edilen araçlar (ticket) vasıtasıyla ... A.Ş.den yemek servisi hizmet satın alınması ve yemek bedelinin tamamının belediye bütçesinden karşılanması suretiyle oluşan kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi yönündeki ilamın 19. maddesine itiraz edilmektedir.
Sorumlu tarafından gönderilen savunmada Özetle; yapılan ödemenin mevzuata uygun yapıldığı, kamu zararının oluşmadığı ileri sürülerek, Sayıştay Temyiz Kurulunca verilen kararlar emsal gösterilerek, tazmin kararının kaldırılması talep edilmektedir.
Temyiz Kurulunun 27.09.2016 tarih ve 42196 sayılı Karar Düzeltilmesi Kararında; “...Öte yandan ”2012 yılı Bütçe Kanununu eklenen ve Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve Harcamalara İlişkin Esasları Düzenleyen (E) Cetveli" nin 34.maddesinde "657 sayılı Kanunun 212 nci maddesine dayanılarak hazırlanan ve 19/11/1986 tarihli ve 86/11220 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin 4 üncü maddesi uyarınca yemek maliyetlerinin yarısını aşmamak üzere kurum bütçelerinden yapılan yemek yardımı Ankara, İstanbul ve İzmir illerinin büyükşehir belediyesi sınırları içinde görev yapan personel için yemek maliyetlerinin azami üçte ikisi olarak uygulanabilir.” Denilmiştir.
Buna göre kurum bütçesinden kadrolu memurların her gün yiyebileceği ihtimaline karşılık konulan yiyecek yardımı ödeneğinden yemek maliyetinin yarısını aşmamak üzere harcama yapılabileceğinden, yemek maliyetinin bütçeden karşılanamayacak olan kısmı yemek yiyenlerden karşılanacaktır. Yemek yiyenlerden alınacak yemek ücretleri tarifesi ise her yılbaşında Bütçe Uygulama Talimatı ile asgari rakamlar üzerinden belirlenmekte olup, kurumlar yemek maliyetinin kalan kısmını karşılayacak şekilde bu rakamların daha üstünde fiyatlar tespit edebilecektir.
Bu nedenle Bütçe Uygulama Talimatı ile belirlenen miktarlar en az alınması gereken miktarı ifade etmektedir. Eğer Bütçe Uygulama Talimatında belirtilen miktarlar üzerinden kişilerden tahsil edilen bedel, yemeğin maliyetinin kalanını karşılamaya yetmiyorsa, kişilerden tahsil edilen miktarın yemeğin maliyetinin kalan kısmını karşılayacak şekilde artırılması veya yemeğin maliyetinin düşürülmesi gerekmektedir. Aksi takdirde yemek maliyetinin yarısından fazla bir miktarı bütçeden karşılanmış olacaktır ki bu da yukarıda ifade edilen Bütçe Kanunu hükmüne aykırıdır. Kaldı ki devlet memurlarının yiyecek yardımından hangi hallerde, ne şekilde faydalanacaklarını ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esasları belirlemek amacıyla hazırlanan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği'nin "Yardım Şekli" başlıklı 3 üncü maddesinde yiyecek yardımının yemek verme şeklinde yapılacağı ve bu yardım karşılığında nakden bir ödemede bulunulmayacağı açık bir şekilde ifade edilmektedir.
Zira,-bahsi geçen Yönetmeliğin "Yardımın Şartlan" başlıklı 5. maddesinde yer alan: "Kurum bütçelerine yiyecek yardımı karşılığı konulan ödenek memurlara yemek vermek üzere kurulan yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyette kuruluşa ödenir" hükmü karşısında, özel firmalardan yemek teminine açıkça cevaz verilmediği anlaşılmakta ise de bunun Kanunda öngörülmüş sosyal bir hak oluşu, bu hakkın bir şekilde yerine getirilmesi gerekliliği; aksi halde, yemek yardımından yemek vermek üzere kurulan yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyetteki kuruluş vasıtasıyla faydalanan memurlara nazaran Kanunda öngörülmüş bir haktan mahrum bırakılma gibi eşitlik ilkesine aykırı bir durumun söz konusu olacağı hususları göz önüne alındığında, bu tür bir uygulamanın memur lehine değerlendirilerek kabul edilmesi gerekmektedir.
Dolayısıyla yemek yardımından yararlananlardan yemek maliyetinin yarısının kesilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Kamu zararı tutarı yemek maliyetinin yarısı ile personelden kesilen bütçe uygulama talimatı rakamı arasındaki farkın olması gerekmektedir. ...” Denilmektedir.
Temyiz Kurulu ve Daire kararlarında, son yıllardaki yargılamalarda, anılan yemek yardımı şeklinin kabul edilmekte olduğu görülmektedir.
Diğer taraftan, Maliye Bakanlığı 2015 Yılı Bütçe Uygulama Tebliğinde belirtilen, yemek bedeli olarak memurlardan alınacak asgari tutarın tahsil edilmediği anlaşıldığından, Maliye Bakanlığınca memurlardan alınacak katkı paylarına ilişkin düzenlemelerin de dikkate alınarak tazmin miktarının bu tutara göre yeniden hesaplanarak sorumlulardan tazmini gerektiği değerlendirilmektedir. Dolayısıyla 41 sayılı ilamın 19. maddesi ile hüküm verilen kamu zararı için ileri sürülen itiraz gerekçelerinin kabul edilerek Daire Kararının bozulmasına, kamu zararı tutarının yeniden belirlenmesi için, dosyanın Dairesine tevdiine karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.” Şeklinde görüş bildirmiştir.
Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 212 nci maddesinde: “Devlet memurlarının hangi hallerde yiyecek yardımından ne şekilde faydalanacakları ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esaslar Maliye Bakanlığı ile Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığının birlikte hazırlayacakları bir yönetmelik ile tesbit olunur.” hükmüne yer verilmiş ve bu hüküm uyarınca hazırlanan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği’nin “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde, bu Yönetmeliğin amacının, Devlet Memurlarının yiyecek yardımından hangi hallerde, ne şekilde faydalanacaklarını ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esasları belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde, bu Yönetmeliğin 657 sayılı Kanuna tabi memurlar hakkında uygulanacağı; “Yardım Şekli” başlıklı 3 üncü maddesinde, yiyecek yardımının yemek verme şeklinde yapılacağı, bu yardım karşılığında nakden bir ödemede bulunulamayacağı; “Yardımın Şartları” başlıklı 5 inci maddesinde; Kurum bütçelerine yiyecek yardımı karşılığı olarak konulan ödeneğin, memurlara yemek vermek üzere kurulan yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyetteki kuruluşa ödeneceği, yemek servisi, yiyecek yardımından faydalanabilecek personel sayısının asgari 50 olması ve yemekhane için elverişli yer bulunması şartıyla atamaya yetkili amirin onayı ile kurulabileceği hükümlerine yer verilmiştir.
Söz konusu Yönetmelikte yer alan düzenlemeler göz önünde bulundurulduğunda, 657 sayılı Kanuna tabi personele yiyecek yardımı, belli şartların gerçekleşmesi durumunda kurulacak yemek servisi aracılığıyla “yemek verme” şeklinde yapılabilecek bir yardım olup, kupon, kart, fiş, ticket gibi para temsili araçlar sağlanarak dışarıdan temin edilerek yapılması mümkün değildir.
4734 sayılı Kamu İhale Kanununun “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde, mal veya hizmet alımları ile yapım işleri ihalelerinin bu Kanun hükümlerine göre yürütüleceği hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde de, “Bu Kanunun uygulanmasında Hizmet: Bakım ve onarım, taşıma, haberleşme, sigorta, araştırma ve geliştirme, muhasebe, piyasa araştırması ve anket, danışmanlık, tanıtım, basım ve yayım, temizlik, yemek hazırlama ve dağıtım, toplantı, organizasyon, sergileme, koruma ve güvenlik, meslekî eğitim, fotoğraf, film, fikrî ve güzel sanat, bilgisayar sistemlerine yönelik hizmetler ile yazılım hizmetlerini, taşınır ve taşınmaz mal ve hakların kiralanmasını ve benzeri diğer hizmetleri, (...) ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır. İhale dokümanında yer alan bilgilere göre, para temsili araçlar ile yemek ihtiyacının dışarıdan karşılanmasının, Kamu İhale Kanununun yukarıya alınan hizmet tanımında yer alan “yemek hazırlama ve dağıtım” hizmeti olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Kaldı ki 4734 sayılı Kanun, kamu idarelerinin hangi tür harcamaları yapabileceklerini düzenleyen ve bunlara izin veren bir Kanun değildir. “Mal” ve “hizmet” alımları ile “yapım” işlerinin ihalelerini kapsayan Kanunun 4 üncü maddesinde tanımlanan hizmet kavramı kapsamında “yemek hazırlama ve dağıtım” hizmetinin sayılmış olması, idarelere sınırsız bir şekilde bu hizmeti diledikleri gibi (yiyecek yardımının, restoran, cafe, market vb. yerlerde para yerine geçen bir ödeme aracı olan kart ile yapılması şeklinde) ihale ile tedarik edebilecekleri anlamına gelmemektedir. Kanunun 4 üncü maddesindeki tanımlamalarda, idarelerce alım yapılması planlanan ihtiyaçların, hangi alım türünün (mal, hizmet veya yapım) kapsamına girdiği ortaya konulmakta olup, ihtiyaca uygun alım türüne göre ihaleye hazırlık yapılması ve ihalenin gerçekleştirilmesi gerektiğine işaret edilmektedir. Yani idarelerce örneğin “yemek hazırlama ve dağıtım” ihtiyacının, bu Kanun kapsamında ancak “hizmet” olarak ihaleye çıkarılabileceği; aksine idarelerin bu ihtiyaç için örneğin “mal” veya “yapım” ihalesi yapamayacakları vurgulanmaktadır. İlama konu olayda ihalesi yapılan “yemek” yardımının tedarik yöntemi, kapsamı ve içeriği, 657 sayılı Kanun ve Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinde belirlenmiştir. İdareler bu iki mevzuatta belirlenen içerik ve tedarik yöntemlerine uyulmak kaydıyla, yemek hizmetini 4734 sayılı Kanun çerçevesinde ihale yaparak veya kendi kurumsal imkânlarıyla yemek hazırlayarak karşılayabilecektir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri doğrultusunda, yiyecek yardımının, restoran, cafe, market vb. yerlerde para yerine geçen bir ödeme aracı olan kart ile yapılması mevzuata aykırılık teşkil etmektedir.
5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi 1 inci fıkrasında kamu zararı tanımlanmış, 2 nci fıkrasında da bu zararın belirlenmesinde esas alınacak kriterler düzenlenmiştir. 5018 sayılı Kanunda, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” da kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterlerden birisi olarak sayılmıştır. Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, para temsili araçlar ile yemek ihtiyacının dışarıdan karşılanması ile ilgili idare işlemi, Yiyecek Yardımı Yönetmeliği ve Kamu İhale Kanununa aykırı olduğundan, bu işlem neticesi yapılan ödeme, mevzuatta öngörülmeyen bir ödeme mahiyetindedir.
Bu itibarla, sorumlu iddialarının reddedilerek 41 sayılı İlamın 19. maddesiyle ... TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,(..Daire Başkanı …, ..Daire Başkanı …, ..Daire Başkanı …, Üyeler …, …, …, …, …’ın karşı oy gerekçelerine karşı) Oyçokluğuyla,
Karar verildiği 28.02.2018 tarih ve 44152 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı Oy Gerekçesi
..Daire Başkanı …, ..Daire Başkanı …, ..Daire Başkanı …, Üyeler …, …, …, …, …’ın karşı oy gerekçeleri;
41 sayılı ilamım 19. Maddesiyle ... Belediyesi personeline yiyecek yardımının yemek verme yerine, doğrudan temin suretiyle para ile temsil edilen araçlar (ticket) vasıtasıyla ... A.Ş.den yapılması suretiyle ... TL’nin tazminine karar verilmiştir.
Rapor dosyası ve ekli belgelerin incelenmesi sonucunda; yemek yiyen personelden Bütçe Uygulama Talimatındaki asgari rakamlar dâhil herhangi bir bedel kesilmediği, denetçi tarafından memurlara yapılacak yiyecek yardımının, para temsili araçlar sağlanarak (ticket, kart) veya bedeli ödenerek kurum dışında yemek yeme şeklinde yapılmasının, 4734 ve 657 sayılı Kanunlar ile belirtilen Yönetmeliğe uygun olmadığı, bu yolla bütçeden mevzuatında öngörülmeyen bir ödemenin yapıldığı ileri sürülerek, yemek bedeli olarak ödenen tutarın tamamına tazmin hükmü talep edildiği, ilamda ise yargı raporundaki aynı gerekçelerle yemek bedeli olarak ödenen tutarın tamamına tazmin hükmü verildiği anlaşılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Yiyecek Yardımı” başlıklı 212. maddesi uyarınca çıkarılan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin “Yemek Servisi Giderleri” başlıklı 4. maddesinde;
“Yiyecek yardımının gerektirdiği giderler, yemek maliyetlerinin yarısını aşmamak, üzere bu yönetmelik kapsamına dâhil memur kadrosu adedine göre kurum bütçelerine konacak ödeneklerle karşılanır.
Ödenek dağıtımı yemek servisi kurulacak kurumdaki memur sayısı dikkate alınmak suretiyle yapılır. Yemek bedelinin bütçeden karşılanamayan kısmı yemek yiyenlerden alınır. 2255 sayılı 'Bazı Kamu Personeline Tayın Bedeli Verilmesi Hakkındaki Kanun'a göre tayın bedeli verilen personel ile sözleşmeli olarak çalıştırılanların, bu yönetmeliğe göre yiyecek yardımı yapılan yemek servislerinde yemeleri halinde yemek bedelinin tamamı kendilerinden alınır.” hükmü yer almaktadır.
Buna göre kurum bütçesinden kadrolu memurların her gün yiyebileceği ihtimaline karşılık konulan yiyecek yardımı ödeneğinden yemek maliyetinin yarısını aşmamak üzere harcama yapılabileceğinden, yemek maliyetinin bütçeden karşılanamayacak olan kısmı yemek yiyenlerden karşılanacaktır. Yemek yiyenlerden alınacak yemek ücretleri tarifesi ise her yılbaşında Bütçe Uygulama Talimatı ile asgari rakamlar üzerinden belirlenmekte olup kurumlar yemek maliyetinin kalan kısmını karşılayacak şekilde bu rakamların daha üstünde fiyatlar tespit edebilecektir.
Bu nedenle Bütçe Uygulama Talimatı ile belirlenen miktarlar en az alınması gereken miktarı ifade etmektedir. Eğer Bütçe Uygulama Talimatında belirtilen miktarlar üzerinden kişilerden tahsil edilen bedel, yemeğin maliyetinin kalanını karşılamaya yetmiyorsa, kişilerden tahsil edilen miktarın yemeğin maliyetinin kalan kısmını karşılayacak şekilde artırılması veya yemeğin maliyetinin düşürülmesi gerekmektedir. Aksi takdirde yemek maliyetinin yarısından fazla bir miktar bütçeden karşılanmış olacaktır ki bu da yukarıda ifade edilen Kanun hükmüne aykırıdır.
Yönetmeliğin “Yardımın Şartları” başlıklı 5. maddesinde yer alan; “Kurum bütçelerine yiyecek yardımı karşılığı konulan ödenek memurlara yemek vermek üzere kurulan yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyette kuruluşa ödenir.” hükmü karşısında, özel firmalardan yemek teminine açıkça cevaz verilmediği anlaşılmakta ise de bunun Kanunda öngörülmüş sosyal bir hak oluşu, bu hakkın bir şekilde yerine getirilmesi gerekliliği; aksi halde, yemek yardımından yemek vermek üzere kurulan yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyetteki kuruluş vasıtasıyla faydalanan memurlara nazaran Kanunda öngörülmüş bir haktan mahrum bırakılma gibi eşitlik ilkesine aykırı bir durumun söz konusu olacağı hususları göz önüne alındığında, bu tür bir uygulamanın memur lehine değerlendirilerek kabul edilmesi gerekmektedir.
Dolayısıyla yemek yardımından yararlananlardan yapılacak yemek yardımı kesintisinin maliyetin yarısı tutarında olması gerektiği anlaşılmaktadır. Buna göre, kamu zararı tutarı yemek maliyetinin yarısı olması gerekmektedir.
Bu itibarla, yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınarak yeniden hüküm tesisini teminen 41 sayılı İlamın 19. maddesiyle verilen tazmin hükmünün BOZULARAK dosyanın ilgili Dairesine TEVDİİNE karar verilmesi gerekmektedir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:40