Sayıştay 7. Dairesi 41948 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Vergi ve Harç

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

41948

Karar Tarihi

28 Şubat 2018

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2015

  • Daire: 7

  • Dosya No: 41948

  • Tutanak No: 44133

  • Tutanak Tarihi: 28.02.2018

  • Konu: Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar

KARAR

Konu: Eğlence vergisi tahakkuku yapıldığı halde tahsilatının yapılmaması ve 2005-2009 yıllarına ait verginin zamanaşımına uğratılması.

  1. 41 sayılı ilamın 26. Maddesiyle; ... Belediyesi sınırları içinde faaliyet gösteren eğlence vergisine tabi işletmelerin 2005. 2009 yıllarına ilişkin eğlence vergisi tahakkuku yapıldığı halde tahsilatının yapılmaması ve 2005. 2009 yıllarına ait verginin zamanaşımına uğratılması suretiyle ... TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

İlamda Belediye Başkanı ve üst yönetici sıfatıyla sorumlu bulunan ... ve ... , Muhasebe Yetkilisi ... ve Harcama Yetkilisi ... göndermiş oldukları aynı mahiyetteki temyiz dilekçelerinde özetle;

... Belediyesi sınırları içinde faaliyet gösteren eğlence vergisine tabi işletmelerin 2005- 2009 yıllarına ilişkin eğlence vergisi tahakkuku yapıldığı halde tahsilatının yapılmaması ve 2005- 2009 yıllarına ait verginin zamanaşımına uğratılması suretiyle kamu zararına neden olunması nedeniyle verilen tazmin kararının kaldırılmasını talep ettiklerini, ... Belediyesi sınırları içinde faaliyet gösteren eğlence vergisine tabi işletmelerin 2005- 2009 yıllarına ilişkin eğlence vergisi borçlarından dolayı ilgililere 6183 Sayılı Kanunun ilgili 1, 62, 64 ve 79 maddeleri gereğince ödeme emri gönderildiğini, bankalar nezdinde haciz işlemi yapıldığını, trafik tescil bürosundan araçlarına haciz işlemi yapıldığını, bunun neticesinde belediyemize eğlence vergisinden dolayı borçlu ... ’in eğlence vergisi borcunu 6736 Sayılı yasa kapsamında taksitlendirmiş olup, 30/11/2016 tarih ve C/1998433 no’lu makbuz ile 1. Taksit ödemesini yaptığını, diğer tahsilatların yapıldıkça Sayıştay Başkanlığına bilgi verileceğini, Belediye Başkanı ve üst yönetici sıfatıyla sorumlu bulunan ... ve ... dilekçelerinde 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu gereğince ve Sayıştay içtihatları birleştirme kurulu kararına göre üst yöneticilere kamu zararı verilemeyeceğine hükümler doğrultusunda Belediye Başkanı olarak Belediyenin üst yöneticisi olmaları sebebiyle kamu zararı hususunun kaldırılmasını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

Başsavcılık mütalaasında; “... Belediyesi sınırları içinde faaliyet gösteren eğlence vergisine tabi işletmelerin 2005-2009 yıllarına ilişkin eğlence vergisi tahakkuku yapıldığı halde tahsilatının yapılmaması ve 2005-2009 yıllarına ait verginin zamanaşımına uğratılması suretiyle oluşan kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi yönündeki ilamın 26. maddesine, anılan kamu zararı tutarından yapılan tahsilat bildirilerek itiraz edilmektedir.

Sorumlu tarafından gönderilen savunmada özetle; Anılan kamu alacağının tahsilat işlemlerine başlandığı, ... ’in borcunun taksitlendirildiği ve 1. taksitinin tahsil edildiği bildirilerek tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.

Tahsilata dair herhangi bir belgenin gönderilmediği anlaşılan bu hususta yapılacak işlem olmadığından, temyiz talebinin reddedilerek, Daire Kararının tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir şeklinde görüş bildirmiştir.

İşbu dosyayla duruşma talebinde bulunan ... duruşma gününe ilişkin tebligat yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunmadığı, kanuni bir vekil göndermediği ve duruşmada hazır bulunmama nedenlerini kabul edilebilir bir belge ile tevsik etmediği anlaşılmış olup Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Sorumluluk itirazına ilişkin olarak;

5393 sayılı Belediye Kanununun ‘Belediye Başkanının Görev ve Yetkileri’ başlıklı 38 inci maddesinin (f) bendinde, Belediye başkanı belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmekle görevli ve yetkili kılınmıştır. Dolayısıyla, belediye başkanları belediye idaresinin başı ve üst yöneticisi olarak belediyenin gelirlerinin mevzuat hükümlerine göre takip ve tahsil edilmesinden sorumlu tutulmuşlardır.

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 102. maddesinin 2. fıkrasında; “Vergi Usul Kanununda mahallin en büyük mal memuruna verilmiş görev ve yetkiler, Belediye Gelirleri Kanunu uygulaması yönünden Belediye Başkanı tarafından kullanılır.” denilmektedir.

5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 33’üncü maddesinde ise; “Diğer mevzuatta ……. mahallin en büyük memuruna, ilin en büyük mal memuruna, defterdara ve defterdarlığa yapılmış atıflar ilgisine göre vergi dairesi başkanı ve başkanlığına, ……yapılmış sayılır.” hükmü bulunmaktadır.

Aynı Kanunun 24’üncü maddesinde ise, vergi dairesi başkanlığına “yetki alanı içindeki mükellefi tespit etmek, vergi ve benzeri mali yükümlülüklere ilişkin tarh, tahakkuk, tahsil, terkin, tecil, iade, ödeme, muhasebe ve benzeri işlemleri yapmak, …” görev ve yetkisi verilmiştir.

Bu hükümler uyarınca belediye gelirleri açısından Vergi Usul Kanununda belirtilen vergi inceleme yetkisi hariç mahallin en büyük mal memuruna verilmiş görev ve yetkiler Belediye Başkanı tarafından kullanılacaktır.

Belediyelerin vergi, resim ve harç gelirlerinin takip ve tahsilini düzenleyen 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun;

-13 üncü maddesine göre ihtiyati haciz işlemini başlatma,

-64 üncü maddesine göre haciz varakasını onaylama,

-90 ıncı maddesine göre hacizli malların satışına karar verme,

-115 inci maddesine göre 110 ila 114 üncü maddelerde yazılı suçları işleyenlerin Cumhuriyet Savcılığına bildirilmesi,

İdarenin en büyük memuru olarak belediye başkanının görev, yetki ve sorumluluğunda bulunmaktadır. Mahalli idareler bu yönüyle merkezi idareden farklılık arz ettiği için kanun koyucu, gelirlerin takip ve tahsili konusunda belediye başkanına sorumluluk yüklemiştir.

Öte yandan her ne kadar 5018 sayılı Kanunun “Bakanların ve Üst Yöneticilerin Hesap Verme Sorumluluğu” başlıklı dördüncü bölümün 11. maddesinde

“Bakanlıklarda müsteşar, diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. (Mülga ikinci cümle: 3/10/2016-KHK-676/69 md.)

Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve bu Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana; mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar.

Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler”

Denilmiş olsa da, anılan hüküm belediyeler için genel nitelikte bir düzenlemedir. Çünkü 5393 sayılı Belediye Kanununun Belediye başkanının görev ve yetkilerini düzenleyen 38 inci maddesinin (f) bendinde, hususen belediye gelirleri ve alacakları ile ilgili olarak özel bir hüküm ihdas edilmiş bulunmaktadır. Eğlence vergisi gibi, belediyelerin önemli, düzenli ve mutat gelirlerinin belediye başkanı tarafından takibinin yapılması gerektiğinde ve yapılabileceğinde kuşku bulunmamaktadır. Üstelik maddede, bu görevin malî nitelikte olmadığı, sadece idari bir sorumluluk getirdiği yönünde bir hüküm de bulunmamaktadır. Öte yandan 5393 sayılı Kanunun, 5018 sayılı Kanundan daha sonra yürürlüğe girmiş olduğu dikkate alındığında, belediye gelirlerinin takip ve tahsili açısından 5393 sayılı kanun hükmünün öncelik taşıdığında ve dolayısıyla bu konuda belediye başkanının sorumlu olması gerektiğinde tereddüt bulunmamaktadır.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununun ‘Muhasebe hizmeti ve muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları’ başlıklı 61. maddesinin birinci fıkrasında; “Muhasebe hizmeti; gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm malî işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemleridir.” şeklinde tanımlanmış, aynı maddenin 2. fıkrasında muhasebe yetkilisinin, bu hizmetlerin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından sorumlu olduğu belirtilmiştir.

5018 sayılı Kanunun ‘Malî hizmetler birimi’ başlıklı 60. maddesinin (e) bendinde de, ilgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek mali hizmetler biriminin görevleri arasında sayılmıştır.

Aynı Kanunun ‘Gelirlerin toplanması sorumluluğu’ başlıklı 38. maddesinde; “Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumludur” denilmiş ve ‘Kamu Zararı’ başlıklı 71. maddesinde, “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.

Kamu zararının belirlenmesinde;

e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

Esas alınır.” hükmü yer almıştır.

Bu itibarla, Belediyenin her yıl kesin hesabının görüşülmesi sırasında belediyenin alacak durumu, zamanaşımı yaklaşan ve dolan gelirler ile ilgili bilgilerin kendisinin bilgisi dâhilinde olduğu, rapor dosyası ve ekleri içerisinde belediye başkanı tarafından belediye gelirlerinin zamanında ve düzenli olarak takip ve tahsili için ilgili birim amirlerine bir uyarı ve talimat da sunulmadığından Üst Yönetici (Belediye Başkanı) ... ve Üst Yönetici (Belediye Başkanı)Fikret Akova’nın, beş yıl geçtikten sonra mevzuatına uygun olarak zamanında tarh ve tebliğ işlemleri yapılmayan ve tahsil edilmeyen Belediye alacakları zamanaşımına uğratılıp 5018 sayılı Kanunun 71/e maddesi hükmü dolayısıyla kamu zararına sebebiyet verilmiş olduğundan sorumluluk yönünden yaptıkları itirazın reddine karar verilerek konunun esasına geçildi.

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 17. maddesinde, bu Kanunun 21. maddesinde belirtilen ve belediye sınırları ile mücavir alanlar içinde yer alan eğlence işletmelerinin faaliyetlerinin eğlence vergisine tabi olduğu, 18. maddesinde eğlence yerlerini işleten gerçek veya tüzelkişilerin verginin mükellefi olduğu, 19. maddesinde bira, alkollü içki içilmeyen, satılmayan ve ruhsatnamelerinde kahvehane, kıraathane, çayhane ve çay ocakları oldukları belirtilen yerlerden vergi alınmayacağı, 20. maddesinin üçüncü fıkrasında biletle girilmesi zorunlu olmayan bar, pavyon, gazino, gece kulübü, taverna, diskotek, kabare, dansing, bilardo ve masa futbolu salonları gibi eğlence yerlerinde işin mahiyetine göre çalışılan her gün için Belediye Meclislerince takdir edilecek miktarda eğlence vergisi alınacağı, 21. maddesinde biletle girilmesi zorunlu olmayan eğlence yerlerinden alınacak eğlence vergisinin miktar ve nispeti ile 22. maddesinin üçüncü fıkrasında ise biletle girilmesi zorunlu olmayan eğlence yerlerindeki her aya ait verginin o ayı takip eden ayın 20. günü akşamına kadar ilgili belediyeye yatırılacağı belirtilmiştir.

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri karşısında, sorumluların esasa ilişkin itirazlarının da bulunmaması ve borçlarından dolayı ilgililere 6183 Sayılı Kanunun ilgili 1, 62, 64 ve 79 maddeleri gereğince ödeme emri gönderildiğini, bankalar nezdinde haciz işlemi yapıldığını, trafik tescil bürosundan araçlarına haciz işlemi yapıldığını, tahsilatların yapıldıkça Sayıştay Başkanlığına bilgi verileceğini bildirmiş olmaları nedenleri ile ... Belediyesi sınırları içinde faaliyet gösteren eğlence vergisine tabi işletmelerin 2005-2009 yıllarına ilişkin eğlence vergisi tahakkuku yapıldığı halde tahsilatının yapılmaması ve 2005-2009 yıllarına ait verginin zamanaşımına uğratılması suretiyle ... TL kamu zararının oluştuğu açıktır.

Ancak Ahiz ... ’ten 30/11/2016 tarih ve C/1998433 nolu makbuz ile hükümden sonra yapılan tahsilat ilamın infazı mahiyetinde olduğundan kurulumuzca yapılacak işlem bulunmamaktadır.

Bu itibarla, sorumlu iddialarının reddedilerek 41 sayılı ilamın 26. maddesiyle ... TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,( .. Dire Başkanı ... , Üyeler ... , ... , ... , ... ’nun karşı oylarıyla) Oyçokluğu ile,

Karar verildiği 28.02.2018 tarih ve 44133 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Karşı Oy Gerekçesi

.. Dire Başkanı ... , Üyeler ... , ... , ... ’ın karşı oy gerekçesi

5018 sayılı Kanunun 1. maddesinde ifade edildiği üzere, bu Kanun; esas olarak kalkınma planları ve programlarında yer alan politika ve hedefler doğrultusunda kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını, hesap verebilirliği ve mali saydamlığı sağlamak üzere, kamu mali yönetiminin yapısını ve işleyişini, kamu bütçelerinin hazırlanmasını, uygulanmasını, tüm mali işlemlerin muhasebeleştirilmesini, raporlanmasını ve mali kontrolü düzenlemeyi amaçlamaktadır.

Bu kapsamda “Bakanların ve Üst Yöneticilerin Hesap Verme Sorumluluğu” başlıklı dördüncü bölümün 11. maddesine göre üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından; sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden; mali yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden belediyelerde, meclislerine karşı idari ve siyasi yönden sorumlu tutulmuşlardır.

Kanunda sayılan bu görevler de bizzat belediye başkanı tarafından değil; oluşturulan birimler ve birim amirleri tarafından yerine getirilmektedir. Zira 5018 sayılı Kanunun 11. maddesinde üst yöneticilerin sorumlulukları belirtilmiş ve “Üst yöneticiler bu sorumluluklarının gereklerini harcama yetkilileri, mali hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” denilmek suretiyle fiilin icra, yani yerine getirme sorumluluğu alt kademedeki kamu görevlilerine bırakılmıştır.

5393 sayılı Kanunun 38. maddesinin (f) işaretli bendi ile belediye başkanlarına verilen görevlerden biri de; belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmektir. Bu bağlamda, belediye başkanları belediye idaresinin başı ve üst yöneticisi olarak belediyenin hem gelirlerini hem de giderlerini mevzuat hükümlerine göre tarh tahakkuk, tahsil edilmesinden ve hak sahiplerine zamanında ödenmesinden mali yönden değil, idari yönden sorumlu tutulmuşlardır.

Bu bağlamda, verdiği karar ve talimatlar, doğrudan iş ve işlem sürecine dayanak oluşturmadığı sürece, üst yönetici olan Belediye Başkanının sorumluluğu idari/siyasi nitelikli olup, mali sorumluluğu bulunmamaktadır.

Bu itibarla, Belediye Başkanları ... ve ... ’ın sorumluluklarının kaldırılması gerekmektedir.

Ancak diğer yandan sorumluların esasa ilişkin itirazlarının bulunmaması ve borçlarından dolayı ilgililere 6183 Sayılı Kanunun ilgili 1, 62, 64 ve 79 maddeleri gereğince ödeme emri gönderildiğini, bankalar nezdinde haciz işlemi yapıldığını, trafik tescil bürosundan araçlarına haciz işlemi yapıldığını, tahsilatların yapıldıkça Sayıştay Başkanlığına bilgi verileceğini bildirmiş olmaları nedenleri ile ... Belediyesi sınırları içinde faaliyet gösteren eğlence vergisine tabi işletmelerin 2005-2009 yıllarına ilişkin eğlence vergisi tahakkuku yapıldığı halde tahsilatının yapılmaması ve 2005-2009 yıllarına ait verginin zamanaşımına uğratılması suretiyle ... TL kamu zararının oluştuğu açıktır.

Bu itibarla, belirtilen gerekçelerle sorumluluk itirazının kabulü ile üst yöneticilerin sorumluluklarının kaldırılması suretiyle yeniden hüküm tesisini teminen 41 sayılı ilamın 26. maddesi ile verilen tazmin hükmünün bozularak dosyanın dairesine tevdiine karar verilmesi gerekmektedir.

... ’nun karşı oy gerekçesi

Temyiz dilekçesi ekinde sunulan belgeler ile duruşma sırasında yapılan açıklamalardan; alacakların takibinin gerçekleştirildiği, ödeme emri tebliğlerinin yapıldığı, zamanaşımını kesen evrakların düzenlendiği, tahsilata ve haciz/icra işlemlerine devam edildiği, bu suretle söz konusu alacakların 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 102’nci maddesinde öngörülen tahsil zamanaşımına uğramadığı bu nedenle kamu zararının oluşmadığı sonucuna varıldığından, tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:40

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim