Sayıştay 7. Dairesi 41948 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Vergi ve Harç
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
41948
28 Şubat 2018
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2015
-
Daire: 7
-
Dosya No: 41948
-
Tutanak No: 44133
-
Tutanak Tarihi: 28.02.2018
-
Konu: Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Kira taksitinin geç yatırılan tutarından faiz alınmaması.
- 41 sayılı ilamın 5. Maddesiyle; ... Belediyesinin 11.5.2010 gününde ihale ile 10 yıllığına kiraya verdiği ... Mahallesindeki 15 adet evin 2011 yılı ikinci taksitinin bir kısmının tahsilatının yapılmaması ve 2010 yılı ikinci taksitinin geç yatırılan tutarından faiz alınmaması suretiyle ... TL TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
Sorumlulardan Üst Yöneticiler ... (Belediye Başkanı) ve ... (Belediye Başkanı), Muhasebe Yetkilileri ... (Muhasebeci) ve ... (Mali Hizmetler Müdürü) gönderdikleri aynı mahiyetteki temyiz dilekçelerinde özetle;
Mülkiyeti Belediyeye ait ... Mahallesinde bulunan 15 adet evin işletmecisine, borcundan dolayı, 6183 Sayılı Kanunun ilgili 1, 62, 64 ve 79 maddeleri gereğince ödeme emri gönderildiğini, bankalar nezdinde haciz işlemi yapıldığını, trafik tescil bürosundan araçlarına haciz işlemi yapıldığını, borcun takip edilmekte olup, tahsilatının gerçekleştirileceğini, bu nedenle herhangi bir kamu zararı oluşmadığını belirterek kamu zararına ilişkin tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Ayrıca Üst Yöneticiler ... (Belediye Başkanı) ve ... (Belediye Başkanı) 5018 sayılı yasa uyarınca kendilerinin idari ve siyasi sorumluluklarının bulunduğunu, mali sorumluluklarının bulunmadığını belirterek sorumluluk itirazında bulunmuşlardır.
Başsavcılık mütalaasında;
“…Dilekçesinde; ... Belediyesinin 11.05.2010 gününde ihale ile 10 yıllığına kiraya verdiği ... Mahallesindeki 15 adet evi 2011 yılı ikinci taksitinin bir kısmının tahsilatının yapılmaması ve 2010 yılı ikinci taksitinin geç yatırılan tutarından faiz alınmaması suretiyle oluşan kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi yönündeki ilamın 5. maddesine itiraz edilmektedir.
Sorumlu tarafından gönderilen savunmada özetle; Anılan kamu alacağının tahsilat işlemlerine başlandığı bildirilerek tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.
Tahsilata dair her hangi bir belgenin gönderilmediği anlaşılan bu hususta yapılacak işlem olmadığından, temyiz talebinin reddedilerek, Daire Kararının tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.”
şeklinde görüş bildirmiştir.
İşbu dosyayla duruşma talebinde bulunan ... ve aynı ilam maddesinde sorumluluğu bulunan ve duruşma talebinde bulunan ... (Belediye Başkanı) ve ... (Belediye Başkanı), Muhasebe Yetkilileri ... (Muhasebeci) duruşma gününe ilişkin tebligat yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunmadıkları, kanuni bir vekil göndermedikleri ve duruşmada hazır bulunmama nedenlerini kabul edilebilir bir belge ile tevsik etmedikleri anlaşılmış olup Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Sorumluluk itirazlarına ilişkin olarak;
41 sayılı İlamın 5. maddesiyle; ... Belediyesinin 11.5.2010 gününde ihale ile 10 yıllığına kiraya verdiği ... Mahallesinde ki 15 adet evin 2011 yılı ikinci taksitinin bir kısmının tahsilatının yapılmaması ve 2010 yılı ikinci taksitinin geç yatırılan tutarından faiz alınmaması suretiyle ... TL TL’nin kamu zararının doğduğu dönemde görevde bulunan Üst Yönetici (Belediye Başkanı) ... ve Üst Yönetici ... sorumlu tutulmuştur.
5018 sayılı Kanunun 1. maddesinde ifade edildiği üzere, bu Kanun; esas olarak kalkınma planları ve programlarında yer alan politika ve hedefler doğrultusunda kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını, hesap verebilirliği ve mali saydamlığı sağlamak üzere, kamu mali yönetiminin yapısını ve işleyişini, kamu bütçelerinin hazırlanmasını, uygulanmasını, tüm mali işlemlerin muhasebeleştirilmesini, raporlanmasını ve mali kontrolü düzenlemeyi amaçlamaktadır.
Bu kapsamda “Bakanların ve Üst Yöneticilerin Hesap Verme Sorumluluğu” başlıklı dördüncü bölümün 11. maddesine göre üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından; sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden; mali yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden belediyelerde, meclislerine karşı idari ve siyasi yönden sorumlu tutulmuşlardır.
Kanunda sayılan bu görevler de bizzat belediye başkanı tarafından değil; oluşturulan birimler ve birim amirleri tarafından yerine getirilmektedir. Zira 5018 sayılı Kanunun 11. maddesinde üst yöneticilerin sorumlulukları belirtilmiş ve “Üst yöneticiler bu sorumluluklarının gereklerini harcama yetkilileri, mali hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” denilmek suretiyle fiilin icra, yani yerine getirme sorumluluğu alt kademedeki kamu görevlilerine bırakılmıştır.
5393 sayılı Kanunun 38. maddesinin (f) işaretli bendi ile belediye başkanlarına verilen görevlerden biri de; belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmektir. Bu bağlamda, belediye başkanları belediye idaresinin başı ve üst yöneticisi olarak belediyenin hem gelirlerini hem de giderlerini mevzuat hükümlerine göre tarh tahakkuk, tahsil edilmesinden ve hak sahiplerine zamanında ödenmesinden mali yönden değil, idari yönden sorumlu tutulmuşlardır.
Bu bağlamda, verdiği karar ve talimatlar, doğrudan iş ve işlem sürecine dayanak oluşturmadığı sürece, üst yönetici olan Belediye Başkanının sorumluluğu idari/siyasi nitelikli olup, mali sorumluluğu bulunmamaktadır.
İlam hükmünün esası ile ilgili olarak;
41 sayılı ilamın 5. Maddesiyle ... Belediyesinin 11.5.2010 gününde ihale ile 10 yıllığına kiraya verdiği ... mahallesinde ki 15 adet evin 2010 yılı kirası ikinci taksitinin geç yatırılan tutarından faiz alınmaması ve 2011 yılı ikinci taksitinin bir kısmının tahsilatının yapılmaması suretiyle oluşan ... TL kamu zararının tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
Söz konusu kiralama ihalesine ait şartnamenin 11’inci maddesinde, ilk yılın kira bedelinin ½ sinin sözleşme anında, kalanının 01.08.2010 tarihinde ödeneceği, 12’inci maddesinde kiranın zamanında ödenmemesi halinde 6183 sayılı Kanunda belirlenen oranlarda yasal faiz uygulanacağı, ayrıca 13.5.2010 gününde imzalanan sözleşmenin 13’üncü maddesinde de kiranın zamanında ödenmemesinden dolayı gecikme bedeli alınacağı belirtilmiştir.
Ancak, 2010 yılı kirasının 2’nci taksitinin 01.08.2010 tarihinde ödenmesi gerektiği halde 15.09.2015 tarihinde yatırıldığı, ... TL’nin 1.8.2010- 15.9.2015 arası faiz toplamı olan ... TL’nin tahsil edilmediği, 2011 yılı kirasının 2’inci taksitinin ... TL olup ancak ... TL’nin yatırıldığı, eksik kalan ... TL’nin yatırılmadığı ... TL’nin 30.8.2010- 31.12.2015-arası faiz toplamının ... TL olarak hesaplandığı ve buna ilişkin anapara ve faiz tahsilatı yapılmadığı anlaşılmıştır.
Bu doğrultuda ihale şartnamesindeki hükümlere uyulmaması neticesinde; ... Belediyesinin kiraya verdiği ... Mahallesinde ki 15 adet evin kira ödemelerinden eksik tahsilat yapılması ile gecikmelerin faizinin alınmaması sonucu 9.436,67TL kamu zararına neden olunduğu açıktır.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle sorumluluk itirazının kabulü ile üst yöneticilerin sorumluluklarının kaldırılması suretiyle yeniden hüküm tesisini teminen 41 sayılı ilamın 5. maddesi ile verilen tazmin hükmünün BOZULARAK dosyanın Dairesine TEVDİİNE,( Üye ... ’ın farklı gerekçesi, Üyeler ... , ... , ... , ... , ... , ... ’in karşı oyları ile) Oyçokluğu, ile
Karar verildiği 28.02.2018 tarih ve 44133 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Farklı Gerekçe
Üye ... ’ın farklı gerekçesi
Hesaplanan kamu zararının 5018 sayılı yasanın 71. Ve Kamu Zararının Tahsili Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 17. Maddesindeki;
“Kamu zararının oluştuğu tarih
MADDE 17- (1) Kamu zararı;
…
d) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması hallerinde, söz konusu işlemin zaman aşımına uğradığı tarihte,
… oluşmuş kabul edilir.” Hükmü uyarınca zamanaşımına uğrayıp uğramadığının kontrolü ile yeniden hesaplama yapılmasını teminen hükmün bozularak dosyanın ilgili Dairesine Tevdiine karar verilmesi gerekir.
Karşı Oy Gerekçesi
Üye ... ’nın karşı oy gerekçesi
5018 sayılı yasanın “Bakanların ve Üst Yöneticilerin Hesap Verme Sorumluluğu” başlıklı dördüncü bölümünün 11. maddesine göre üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından; sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden; mali yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden belediyelerde, meclislerine karşı idari ve siyasi yönden sorumlu tutulmuşlardır.
Kanunda sayılan bu görevler de bizzat belediye başkanı tarafından değil; oluşturulan birimler ve birim amirleri tarafından yerine getirilmektedir. Zira 5018 sayılı Kanunun 11. maddesinde üst yöneticilerin sorumlulukları belirtilmiş ve “Üst yöneticiler bu sorumluluklarının gereklerini harcama yetkilileri, mali hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” denilmek suretiyle fiilin icra, yani yerine getirme sorumluluğu alt kademedeki kamu görevlilerine bırakılmıştır.
5393 sayılı Kanunun 38. maddesinin (f) işaretli bendi ile belediye başkanlarına verilen görevlerden biri de; belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmektir. Bu bağlamda, belediye başkanları belediye idaresinin başı ve üst yöneticisi olarak belediyenin hem gelirlerini hem de giderlerini mevzuat hükümlerine göre tarh tahakkuk, tahsil edilmesinden ve hak sahiplerine zamanında ödenmesinden mali yönden değil, idari yönden sorumlu tutulmuşlardır.
Bu bağlamda, verdiği karar ve talimatlar, doğrudan iş ve işlem sürecine dayanak oluşturmadığı sürece, üst yönetici olan Belediye Başkanının sorumluluğu idari/siyasi nitelikli olup, mali sorumluluğu bulunmamaktadır. Ancak ilamın esası ile ilgili olarak ... Belediyesinin kiraya verdiği ... Mahallesinde ki 15 adet evin kira ödemelerinden eksik tahsilat yapılması ile gecikmelerin faizinin alınmaması sonucu 9.436,67TL kamu zararına neden olunduğu açıktır. Bu nedenle 41 sayılı ilamın 5. Maddesi ile verilen daire kararının bu yönleriyle düzeltilerek tasdik edilmesi gerekmektedir.
Üyeler ... , ... , ... ’ın karşı oy gerekçesi
2010 yılı kirasının 2’nci taksitinin 1.8.2010 tarihinde ödenmesi gerektiği halde TL’nin 15.9.2015 tarihinde yatırıldığı, ... TL’nin 15.9.2015-1.8.2010 arası faiz toplamı olan ... TL’nin tahsil edilmediği, 2011 yılı kirasının 2’inci taksitinin ... TL olup bu tutardan ... TL’nin yatırıldığı, eksik kalan ... TL’nin yatırılmadığı ... TL’nin 31.12.2015-30.8.2010 arası faiz toplamının ... TL olarak hesaplandığı ve buna ilişkin anapara ve faiz tahsilatının yapılmadığı anlaşıldığından sonuç olarak; 31.12.2015 tarihi itibariyle ... TL kamu zararı oluştuğu görülmüştür.
Öte yandan her ne kadar 5018 sayılı Kanunun “Bakanların ve Üst Yöneticilerin Hesap Verme Sorumluluğu” başlıklı dördüncü bölümün 11. maddesinde
“Bakanlıklarda müsteşar, diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. (Mülga ikinci cümle: 3/10/2016-KHK-676/69 md.)
Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve bu Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana; mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar.
Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler”
Denilmiş olsa da, anılan hüküm belediyeler için genel nitelikte bir düzenlemedir. Çünkü 5393 sayılı Belediye Kanununun Belediye başkanının görev ve yetkilerini düzenleyen 38 inci maddesinin (f) bendinde, hususen belediye gelirleri ile ilgili olarak özel bir hüküm ihdas edilerek;
“f) Belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek”
görevi, bilhassa belediyelerin kira, vergi, harç gibi düzenli ve mutat gelirleri açısından belediye başkanına yüklenilmiş bulunmaktadır. Üstelik maddede, bu görevin malî nitelikte olmadığı, sadece idari bir sorumluluk getirdiği yönünde bir hüküm de bulunmamaktadır. Öte yandan 5393 sayılı Kanunun, 5018 sayılı Kanundan daha sonra yürürlüğe girmiş olduğu dikkate alındığında, belediye gelirlerinin takip ve tahsili açısından 5393 sayılı kanun hükmünün öncelik taşıdığında ve dolayısıyla bu konuda belediye başkanının sorumlu olması gerektiğinde tereddüt bulunmamaktadır.
Bu itibarla; 41 sayılı ilamın 5. maddesiyle verilen ... TL tazmin hükmünde gerek sorumluluk, gerekse esas yönünden mevzuata aykırılık bulunmadığından tasdiki gerekmektedir.
Üyeler ... ve ... ’nın karşı oy gerekçesi
Temyiz dilekçesi ekinde sunulan belgeler ile duruşma sırasında yapılan açıklamalardan; alacakların takibinin gerçekleştirildiği, ödeme emri tebliğlerinin yapıldığı, zamanaşımını kesen evrakların düzenlendiği, tahsilata ve haciz/icra işlemlerine devam edildiği, bu suretle söz konusu alacakların 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 102’nci maddesinde öngörülen tahsil zamanaşımına uğramadığı bu nedenle kamu zararının oluşmadığı sonucuna varıldığından, tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:40