Sayıştay 7. Dairesi 41930 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Vergi ve Harç
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
41930
24 Ekim 2018
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2014
-
Daire: 7
-
Dosya No: 41930
-
Tutanak No: 45202
-
Tutanak Tarihi: 24.10.2018
-
Konu: Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Kira alacağının tahsilinin imkansız hale geldiği gerekçesiyle Belediye Meclisi kararıyla terkin edilmesi
- 173 sayılı İlamın 24’üncü maddesiyle; ... Belediyesi gelir kalemleri içinde tahakkuk etmiş olarak yer alan ... ... Derneğinden olan kira alacağının, tahsilinin imkansız hale geldiği gerekçesiyle Belediye Meclisi kararıyla terkin edilmesi nedeniyle ... TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
İlamda Belediye Başkanı olarak sorumlu tutulan ... (Vekili Av. ...) temyiz dilekçesinde;
Sayıştay 7. Dairesi temyize konu kararı ile belediye kiracılarından ...’nın 2008 yılı kasım ayından doğan bir kısım kira borcunu; ... ... Derneği’nin 2007 ve 2008 yıllarında doğan kira borçlarını; ... şirketine verilen imar para cezasının tahsil edilmemesi ve zaman aşımına uğraması nedeniyle müvekkil ...’in de dahil olduğu, kararda ismi geçen bir kısım görevlilere rücu edilmesi yönünde karar vermiştir.
Sayıştay 7. Dairesi’nin zimmet kararı yürürlükte bulunan iç hukuk düzenlemelerine ve usulünce onaylanmış Uluslararası sözleşmelere aykırıdır.
... Folklor Kültür Derneği:
Temyize konu daire kararında kiracı ... Folklor Kültür Derneği’ne kiralanmış taşınmazın 2007-2008 yıllarındaki kira bedellerinin ödenmediği, bu tutarların zaman aşımına uğradığı 2007 ve 2008 yılına ilişkin belediye kira alacağının müvekkil ile birlikte dönemin Mali Hizmetler Müdürü ve Gelir Sorumlularından tahsili yoluna gidilmesi kararlaştırılmıştır. Daire kararı yürürlükte bulunan mevzuata açıkça aykırıdır.
a. Borç İlişkisi Yönünden: Kira ilişkisi 1997 tarihinde akdedilmiş, kiracı derneğin tüzel kişiliği 28.11.1999 (Dernekler Masası yazısına göre) tarihinde sona ermiştir. Özel hukuk tüzel kişisi olan derneğin tüzel kişiliğinin sona ermesiyle birlikte, hukuki varlığı son bulduğundan hak ve borçlarından da bahsedilemez. 28.11.1999 tarihi itibariyle böyle bir tüzel kişiden bahsedilemeyeceğine göre belediyenin hukuken böyle bir kiracısı da bulunmamaktadır. Esas itibarı ile bahse konu taşınmaz, kiracı olduğu iddia olunan tüzel kişi tarafından kullanılmamaktadır. Taşınmaz, 1999 Kaşımandan itibaren boş olduğu halde yanlışlıkla kira ilişkisi mevcutmuş gibi kabul edilmiş sehven kira artışları yapılmıştır. 28.11.1999 tarihinde kişiliği sona eren tüzel kişilik yönünden, anılan tarihten sonra borç tahakkuk ettirmek ve tahakkuk ettirilen bu borç nedeniyle kurumun zarara uğradığım iddia etmek Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu hükümlerine aykırı olduğu gibi objektif iyi niyet kuralına da uygun düşmemektedir.
b. Belediyeler ve kamu tüzel kişileri işlerini organları eliyle yürütürler. Yapılanma yukarıdan aşağıya olacak şekilde belediyelerde yürütmenin yapısı: belediye başkanı, belediye başkan yardımcısı, müdürlükler ve şeflik şeklindedir. Bu cümleden olmak üzere belediye başkanı işin yapılması ve/veya yapılmaması yönünde talimatlandırma yoluna gider ve talimatının yerine getirilip getirilmediğini geri bildirimlerle denetler. Belediyenin taşınmazlarının ihaleyle kiralanması, kira akitlerinin sona erdirilmesi, kira alacaklarının yasal yollarla tahsili, kiracının tahliyesi vb. işlemler ilgili müdürlüğün çalışması ve belediye başkanının oluru ile yapılabilmektedir.
Olayımızda 1999 yılından itibaren boş olan kiralananın boş olduğu ve/veya kiracının borcunu ödemeği bu nedenle tahliyesinin gerektiği hususunda ilgili müdürlükçe, 2004 yılında belediye başkanı seçilen müvekkile herhangi bir bilgi verilmemiş, söz konusu taşınmaz ile ilgili işlem yapılması maksadıyla olur talep edilmemiştir.
Müvekkilin söz konusu iş ve işlemlerden ve/veya doğmuş zararlardan sorumlu tutulabilmesi için, ilgili müdürlükçe kendisinden olur talep edilmesine rağmen işlem yapılmamasını teminen olur vermemesi ile mümkündür. Sorumluluğu doğuran böyle bir müvekkil eylemi söz konusu değildir.
2004-2009 yılları arasında belediye başkanlığı görevini yürüten müvekkilimin, böyle bir taşınmazdan ve (taşınmazın boş olduğundan da bilgi sahibi değildir) kira ilişkisinden bilgi sahibi olmadığı, kendisinin bu hususta bilgilendirilmediği düşünüldüğünde söz konusu zimmetin müvekkile çıkartılması mevzuata ve hakkaniyete uygun düşmemektedir.
c. Yukarıdaki açıklamaların yanı sıra müvekkilin görevinin sona erdiği Mart 2009 yılından itibaren borcun zaman aşımına uğrayabilmesi için (5 yıl kabul edildiğinde de 2007 yılı kırası 2012, 2008 yılı kirası 2013 yılında zaman aşımına uğramaktadır.) 2 ve 3 yıl gibi bir süre mevcuttur. Bu sürede yapılmayan iş ve işlemlerden, oluşan gecikme zammından müvekkilin sorumlu tutulması hatalıdır. Keza müvekkilin görevinin sona erdiği tarihten sonra işlem yapması olanaklı değildir.
d. Belediyenin her yıl hesapları Sayıştay denetimine sunulmakta, denetim sonucu, karar olarak belediyeye gönderilmektedir. 2008 yılma ait belediye harcama ve işlemlerinin Sayıştay Başkanlığına gönderildiği ve denetiminin yapılarak belediyeye iade edildiği, bu hususun eleştiri konusu veya rücu konusu yapılmadığı sabittir. Bu yönüyle değerlendirildiğinde müvekkilin bahse konu husus ile ilgili sorumlu tutulması mevzuata ve hakkaniyete açıkça aykırıdır.”
Denilmektedir.
İlamda Mali Hizmetler Müdürü olarak sorumlu tutulan ...’ın temyiz dilekçesinde;
“... ... Derneğinin kira başlangıç tarihi 12.08.1997 derneğin fesih olduğu tarih 28.11.1999 özetle belediye alacağını zamanında takip etmediği için zamanaşımına göz yumduğu sonuçta gelir kaybı yarattığı hakkındadır. Dikkatinizi çekmek istediğim konu gönderilen ödeme emirlerine bakıldığında 2012-2013 yıllarına ait bütün bu sorunlu dosyalar 2012 Ekim ayından itibaren tarafımca yapılan ödeme emirleri sonucunda ve diğer tahsilatı arttırma çalışmaları sonucunda ortaya çıkmıştır. Ben bunları yapmasaydım bu sorunlar devam edecekti denetimlerde dahi bu sorun görünmeyip süregidecekti. Zaten 2012 yılında göreve gelir gelmez zamanaşımını kesen bütün yolları denedim 04/06/2013 tarihinde gönderilen ödeme emri tek ödeme emri olup varsa bir takipsizlik dönemime ait değildir kişilere ulaşamayınca bu sefer icra işlemi için dosyayı belediye avukatına gönderdim ayrıca 10/02/2014 tarih ve 7 no.lu meclis kararı ile derneğin tahsisi iptal edilmiştir, muhasebe yetkilisi olarak yaptığım işler; kira alacağını takip edip borcunu ödemeyen varsa ödemeye ödeme emri yazısı gönderip borçluya borcunu ödemesi tebliğ ettim ödemeyen mükellef listesini ise icra işlemini veya tahliye işlemini yapacak icra ve hukuk işleri servisine gönderdim. “Belediye Başkanı, Mali Hizmetler Müdürü, Gelir Sorumlusu ve Belediye Avukatı herhangi bir işlem yapmamış alacak tahsili imkansız hale gelmiştir. Yine 04.06.2013 tarih ve 1028 no.lu ödeme emri gönderdiğimiz avukat mükellef tarafından, itiraz edilerek ancak vergi, resim ve harçlar hakkında ödeme emri gönderme yetkimiz olduğunu akitten kaynaklı kira alacağı olduğu için ödeme emri gönderme yetkimiz olmadığı için itiraz etmiştir. Yazı savunmamız ekindedir. Denilmiştir fakat dosya incelendiğinde 1999 yılında kapanmış olan derneğin tespit edilmesin konunun zabıta müdürlüğü ekibine bildirilip tutanak altına alınması ödeme emri gönderilmesi tahliye yazısı ve icra yazısı yazılması tahsisin iptal edilmesi işlemlerini yapmış bu sürecin daha da uzamasını engellediğimi düşünmekteyim. Ben bütün bunları yapmasaydım önceki görevliler gibi davransaydım bu dernek hala mükellefimiz olacaktı tahsisi dahi iptal olmayıp boşa zaman işlemiş olacaktı ve bu dosya sadece tahsilat oranı düşük bir alacak, görülecekti. “Ayrıca Belediye Avukatımızın 06.08.2015 tarih ve 53 sayılı yazısı ile Belediyemizin Su, Kira ve Mahkeme kararları gereğince olan alacakları 2004 sayılı icra iflas kanununa göre kendisinin ancak ... İcra Dairelerinde işlem yapmaya yetkili olduğunu belirten bir yazı müdürlüğümüze göndermiştir.
Sonuç olarak ... ... Demeği ile ilgili sorumluluğum olmadığı kanısında olup, dosya ile ilgili tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmekteyim.”
Açıklamaları bulunmaktadır.
İlamda Gelir Sorumlusu olarak sorumlu tutulan ...’in temyiz dilekçesinde;
“... ... Derneğinin kira başlangıç tarihi 12.08.1997 derneğin fesih olduğu tarih 28.11.1999 özetle belediye alacağım zamanında takip etmediği için zamanaşımına göz yumduğu sonuçta gelir kaybı yarattığı hakkındadır. 10/02/014 tarih ve 7 no.lu meclis karan ile derneğin tahsisi iptal edilmiştir. 04.06.2013 tarih ve 1028 no.lu ödeme emri gönderdiğimiz avukat olan mükellefimiz tarafından, itiraz edilerek ancak vergi, resim ve harçlar hakkında ödeme emri gönderme yetkimiz olduğunu akitten kaynaklı kira alacağı olduğu için ödeme emri gönderme yetkimiz olmadığı için itiraz etmiştir. Yazı savunmamız ekindedir. Denilmiştir. Ayrıca Belediye Avukatımızın 06.08.2015 tarih ve 53 sayılı yazısı ile Belediyemizin Su, Kira ve Mahkeme kararları gereğince olan alacakları 2004 sayılı icra iflas kanununa göre kendisinin ancak ... İcra Dairelerinde işlem yapmaya yetkili olduğunu belirten bir yazı müdürlüğümüze göndermiştir.
Sonuç olarak ... ... Demeği ile ilgili sorumluluğum olmadığı kanısında olup, dosya ile ilgili tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmekteyim.”
Denilmektedir.
Sorumlulardan Kurum Avukatı olarak sorumlu tutulan ...’in temyiz dilekçesinde;
“... ... Derneği 12/08/1997 tarihli Encümen karan ile belediyenin kiracısı olmuştur. Ödenmeyen kira borcu nedeniyle Mali Hizmetler Müdürlüğü’nün tarafıma sevk ettiği borç dökümü ve icraya verilmesi yazıları üzerine tarafımdan süresinde ... İcra Müdürlüğü’nün 2013/940 E. sayılı dosyasında icra takibi başlatılmıştır. İcra dosyasında tüm işlemler usulüne uygun ve süresinde yapılmıştır. Ancak borçlunun adresine çıkarılan ödeme emirlerinin geri gelmesi ve böyle bir derneğin bilinmediğinin bildirilmesi üzerine, İcra Müdürlüğü kanalı ile söz konusu derneğin adresi ve durumu Valilik ve Emniyet Müdürlüğünden sorulmuştur. Gelen cevaplara göre, bu derneğin 1999 tarihinde fesholduğu öğrenilmiştir. Bunun üzerine konu Mali Hizmetler Müdürlüğü’ne bildirilerek konunun Meclis’te görüşülmesi talep edilmiştir. Bu aşamadan sonra borcun silinmesi veya silinmemesi hususu Meclisin takdirindedir. Belediye Meclisi de yaptığı değerlendirme sonucunda, tahsil imkanı kalmayan bu alacağın 5393 sayılı yasanın 14/k ve 18/h maddeleri gereğince kayıtlardan silinmesine karar vermiştir.
Tarafımdan yapılan tüm işlemler usul ve yasalara uygundur. Sorun, olmayan bir derneğin durumunun zamanında takip edilmemesi, aylık kiraların hayali tahakkuk etmesi, tahakkuk eden kiraların da zamanında tahsil edilmemesi ve birikerek bu hale gelmesinden kaynaklanmaktadır. Belediye gelir ve alacaklarının takip ve tahsili Belediye Başkanı ile Muhasebe Müdürünün sorumluluğundadır. Kurum Avukatı olarak benim sorumluluğum, tarafıma tevdi edilen işlerin takip ve tahsilidir. Muhasebe kayıtlarında bulunan alacakların takibi benim sorumluluğumda olmadığı gibi, ödenmeyen alacak kalemlerinin günlük veya aylık takibi de tarafımdan yapılmamaktadır. Ayrıca kiracıların kiralanan yerde oturup oturmadıkları veya işyerlerini başkalarına kullandırıp kullandırmadıklarının kontrolü Muhasebe yetkililerinin ve Belediye başkanlarının sorumluluğundadır. Bu konularda hiçbir fikrim, yetkim ve sorumluluğum yoktur. Benim görevim Hukuk İşleri Müdürlüğü bünyesindeki tüm işler, Mahkeme davaları ile resmi yazı ile tarafıma teslim edilen evraklara göre icra takiplerinin sonuna kadar takibinin yapılmasıdır. Yapılan icra takibi sonucunda, alacağın tahsilinin imkansız olduğu anlaşıldığından, 5393 sayılı yasa kapsamında konunun değerlendirilmesi için Meclis gündemine alınmıştır. Kira artışlarının yapılması Encümen’in, feragat yetkisi Meclisin, işyeri ve kiracıları kontrol etmek İse Muhasebe Müdürlüğünün ve Belediye Başkanının görevindedir. Benim görevim ise icra takip işlemlerim yapmaktır. Meydana geldiği beyan edilen kamu zararına hiçbir şekilde sebebiyet vermem söz konusu değildir.
Bu nedenlerle, Sayıştay 7. Dairesinin 173 sayılı ilamının 23 ve 24’üncü maddelerinde hakkımda verilen tazmin hükmü usul ve yasaya aykırı olduğundan yasal süresi içerisinde temyiz etmek zorunlu olmuştur.
SONUÇ VE İSTEM Yukarıda kısaca açıklanan nedenler ile dosya kapsamından re’sen dikkate alınacak durumlar karşısında;
Sayıştay 7. Dairesinin 07/06/2016 tarih ve 173 sayılı ilamının 23 ve 24’üncü maddelerinde hüküm altına alman tazmin hükmünün, -herhangi bir sorumluluğun bulunmaması ve tarafımca yaratılan bir kamu zararı bulunmaması- nedeniyle kaldırılmasını arz ederim.”
İddialarına yer verilmiştir.
İlamda Mali Hizmetler Müdürü olarak sorumlu tutulan ...’ın temyiz dilekçesinde;
“... ... Derneğinin kira başlangıç tarihi 12.08.1997 derneğin fesih olduğu tarih 28.11.1999 özetle belediye alacağını zamanında takip etmediği için zamanaşımına göz yumduğu sonuçta gelir kaybı yarattığı hakkındadır, 10/02/014 tarih ve 7 no.lu meclis kararı ile derneğin tahsisi iptal edilmiştir, 04.06.2013 tarih ve 1028 no.lu ödeme emri gönderdiğimiz avukat olan mükellefimiz tarafından, itiraz edilerek ancak vergi, resim ve harçlar hakkında Ödeme emri gönderme yetkimiz olduğunu akitten kaynaklı kira alacağı olduğu için ödeme emri gönderme yetkimiz olmadığı için itiraz etmiştir; Yazı savunmamız ekindedir. Denilmiştir “Ayrıca Belediye Avukatımızın 06.08.2015 tarih ve 53 sayılı yazısı ile Belediyemizin Su, Kira ve Mahkeme kararları gereğince olan alacakları 2004 sayılı icra iflas kanununa göre kendisinin ancak ... İcra Dairelerinde işlem yapmaya yetkili olduğunu belirten bir yazı müdürlüğümüze göndermiştir.
Sonuç olarak ... ... Demeği ile ilgili sorumluluğum olmadığı kanısında olup, dosya ile ilgili tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmekteyim.”
Denilmektedir.
İlamda Gelir Sorumlusu olarak sorumlu tutulan ...’in temyiz dilekçesinde;
“... ... Derneğinin kira başlangıç tarihi 12/08/1997’dir. 2007 yılına kadar bu dernek burada faaliyet göstererek kiralarını 2007 yılının son aylarına kadar yatırılmıştır. Ancak bunlar ... ... Derneği olarak Dernekler müdürlüğünde gerekse de ilgili dernek savunmaları tarafında ben Gelir Sorumlusu ve tahsilat şefi ... Mali Hizmetler Müdürlüğüne bir bilgi veya belge verilmemiştir.
2007 yılının son aylarına kadar kiralarını yatırdıklarından faaliyet sürdürdüklerini biliyorum. 2008 yılında ben belediyeden emekli oldum. Belediye ile ilişiğim kesildi ve son durum hakkında bilgim yoktur. Belediyeler süreklilik arz eden kurumlardır. Benden sonraki arkadaşları sorumludur. Benim emekli oluşumun üzerinden 8 yıl geçmiştir. Zaman aşımı göz önünde bulundurularak suçsuz olduğumu arz ve talep ederim.”
İfadeleri yer almaktadır.
Başsavcılık mütalaası;
...’in itiraz dilekçesi ile ilgili olarak;
“İlamın 24’üncü maddesindeki kamu zararı için, yapılan itiraza ilişkin verilen bilgiler, yapılan itirazlar ve ileri sürülen gerekçeler, Daire Kararının kaldırılmasını, ya da bozulmasını gerektirecek mahiyette bulunmaması nedeniyle temyiz talebinin reddedilmesine, ...”
Şeklinde iken,
...’in itiraz dilekçesi ile ilgili olarak;
“İlamın 24’üncü maddesindeki kamu zararı için, yapılan itiraza ilişkin verilen bilgiler ve gönderilen belgeler dikkate alınarak, kamu zararının kaldırılmasına yönelik itirazın; ileri sürülen gerekçelerin, Daire Kararının kaldırılmasını gerektirecek mahiyette bulunmaması nedeniyle reddedilmesine,
Kira alacağının tahakkuk ettiği tarihten itibaren, zaman aşımına uğradığı tarihe kadar, kira alacağını tahsil etmekte ihmali olan geçmiş yıllardaki tüm görevlilerin sorumlu tutulması gerektiği düşünüldüğünden Daire kararının sorumluluk yönüyle bozularak, konunun yargılamanın iadesini gerektirir nitelikte görülmesi halinde, yeniden hüküm tesis edilmesini teminen, dosyanın Dairesine gönderilmesine, …”
Şeklinde,
Diğer Sorumluların itiraz dilekçeleri ile ilgili olarak;
“İlamın 23’üncü maddesindeki kamu zararı için, yapılan itiraza ilişkin verilen bilgiler ve gönderilen belgeler nazarı dikkate alınarak, kamu zararının kaldırılmasına yönelik itirazın; ileri sürülen gerekçelerin, Daire Kararının kaldırılmasını gerektirecek mahiyette bulunmaması nedeniyle reddedilmesine,
Kira alacağının tahakkuk ettiği tarihten itibaren, zaman aşımına uğradığı tarihe kadar, kira alacağını tahsil etmekte ihmali olan geçmiş yıllardaki tüm görevlilerin sorumlu tutulması gerektiği düşünüldüğünden Daire kararının sorumluluk yönüyle bozularak, konunun yargılamanın iadesini gerektirir nitelikte görülmesi halinde, yeniden hüküm tesis edilmesini teminen, dosyanın Dairesine gönderilmesine,
İlamın 24’üncü maddesindeki kamu zararı için, İlamın 23’üncü maddesindeki gerekçelerle ve aynı görüşle Dairesine gönderilmesine, …”
Şeklindedir.
İşbu dosyayla duruşma talebinde bulunan Belediye Başkanı ... adına Avukat ...’e duruşma günü bildirilmiş olmasına karşın duruşmaya katılmadığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369’uncu maddesi hükmü uyarınca dosya üzerinde ve gıyabında,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
... Belediyesi gelir kalemleri içinde tahakkuk etmiş olarak yer alan ... ... Derneğinden olan kira alacağının, tahsilinin imkansız hale geldiği gerekçesiyle Belediye Meclisi kararıyla terkin edilmesi suretiyle kamu zararına neden olunmuştur.
Yapılan incelemede, ... Belediyesi tarafından ... ... Derneğine 12.08.1997 gün ve 222 sayılı encümen kararıyla aylık ... TL karşılığı taşınmaz kiralandığı, 2007 yılına kadar kiraların anılan dernek tarafından ödendiği ancak 2007 yılından sonra kiraların ödenmemesi üzerine, 04.06.2013 tarihinde Derneğe kira borçlarını ödemesi için ödeme emri gönderildiği, ardından 2007/1-2013/8 dönemine ilişkin kira borcu için ... İcra Dairesi tarafından 2013/940 ödeme emri gönderildiği ve ... İcra Dairesi’nin ... Valiliği Dernekler Masasına yazmış olduğu 24.12.2013 tarihli yazı üzerine ... Valiliği İl Dernekler Müdürlüğü’nden alınan 27.12.2013 tarihli cevabi yazı ile Derneğin 28.11.1999 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında fesih kararı aldığının ve Valilik makamının 6.12.1999 gün ve 1630 sayılı sayılı kararı ile dernek kütük defterinden kaydının silindiğinin öğrenilmesi üzerine, belediye avukatı ...’in Mali Hizmetler Müdürlüğüne yazmış olduğu 31.12.2013 gün ve 127 sayılı yazıda, icra takip konusu borcun tahsilinin imkansız olduğu ve konunun Mecliste görüşülmesi gerektiğinin bildirildiği,
Bunun üzerine, 10.02.2014 gün ve 7 sayılı Meclis kararı ile anılan derneğe tahsisli bulunan büro ile ilgili olarak tahakkuk etmiş kira alacakları hakkında Belediye Hukuk İşleri Müdürlüğü’nce yapılan icra takibinin sonuçsuz kalması nedeniyle alacakların tahsilinin imkansız hale geldiği gerekçesiyle Dernek adına tahakkuk etmiş kira borçlarının 5393 sayılı Yasanın 15/k ve 18/h maddeleri gereğince silinmesine ve yapılan tahsisin kaldırılmasına oy birliği ile karar verildiği anlaşılmış bulunmaktadır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun;
Belediyenin Yetkileri ve İmtiyazları başlıklı 15 inci maddesinin (k) fıkrasında,
“Vergi, resim ve harçlar dışında kalan dava konusu uyuşmazlıkların anlaşmayla tasfiyesine karar vermek.”,
Meclisin Görev ve Yetkileri başlıklı 18 inci maddesinin (h) fıkrasında,
“Vergi, resim ve harçlar dışında kalan ve miktarı beşbin YTL'den fazla dava konusu olan belediye uyuşmazlıklarını sulh ile tasfiyeye, kabul ve feragate karar vermek.” denilmek suretiyle, vergi, resim ve harçlar dışında kalan ve miktarı beşbin TL’den fazla olan dava konusu uyuşmazlıkların Belediye Meclisi kararı ile anlaşmayla tasfiye edilmesinin mümkün bulunduğu belirtilmiştir.
... ... Derneği ile kira ilişkisi 1997 tarihinde akdedilmiş olan sözleşme ile başlamıştır. Kiracı derneğin tüzel kişiliği 28.11.1999 (Dernekler Masası yazısına göre) tarihinde sona ermiştir. Özel hukuk tüzel kişisi olan derneğin tüzel kişiliğinin sona ermesiyle birlikte, hukuki varlığı son bulduğundan hak ve borçlarından da bahsedilemez. 28.11.1999 tarihi itibariyle böyle bir tüzel kişiden bahsedilemeyeceğine göre belediyenin hukuken böyle bir kiracısı da bulunmamaktadır. Esas itibarı ile bahse konu taşınmaz, kiracı olduğu iddia olunan tüzel kişi tarafından kullanılmamaktadır. Taşınmaz, 1999 Kaşımandan itibaren boş olduğu halde yanlışlıkla kira ilişkisi mevcutmuş gibi kabul edilmiş sehven kira artışları yapılmıştır. 28.11.1999 tarihinde kişiliği sona eren tüzel kişilik yönünden, anılan tarihten sonra borç tahakkuk ettirmek ve tahakkuk ettirilen bu borç nedeniyle kurumun zarara uğradığını iddia etmek doğru değildir.
Öte yandan, 10.02.2014 gün ve 7 sayılı Meclis kararı ile anılan derneğe tahsisli bulunan büro ile ilgili olarak tahakkuk etmiş kira alacakları hakkında Belediye Hukuk İşleri Müdürlüğü’nce yapılan icra takibinin sonuçsuz kalması nedeniyle alacakların tahsilinin imkansız hale geldiği gerekçesiyle Dernek adına tahakkuk etmiş kira borçlarının 5393 sayılı Yasanın 15/k ve 18/h maddeleri gereğince silinmesine ve yapılan tahsisin kaldırılmasına oy birliği ile karar verildiği anlaşılmış bulunmaktadır.
Bu itibarla, sorumlu iddialarının kabul edilerek 173 sayılı İlamın 24’üncü maddesiyle verilen hükmün 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55’inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca BOZULMASINA ve (tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğine yönelik) yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen yeni hüküm tesisi için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE, (Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ...’ın, 173 sayılı İlamın 24’üncü maddesiyle verilen hükmün kaldırılması uygun olmayıp, bozulması gerekir, Üye ...’ın sorumluluktan bozulması gerekir, yönündeki aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,
Karar verildiği 24.10.2018 tarih ve 45202 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
KARŞI OY GEREKÇESİ/AZINLIK GÖRÜŞÜ
Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ... ve Üye ...’ın karşı oy gerekçesi;
... ... Derneği tarafından Belediyeye 2007 yılından beridir hiç kira ödenmemesine rağmen encümence sürekli kira artışlarının yapılması ve ödenmeyen kiranın tahsili için bu sürede gerekli işlemlerin yapılmaması nedeniyle belediyenin gelir kaybına uğratıldığı açıktır. Bu nedenle, Belediye görevlilerinin ihmali nedeniyle anılan Dernekten alınmayan kira borcunun 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15/k ve 18/h maddelerine göre terkin edilmesi ile sorumluların sorumluluğunun ortadan kalkması mümkün değildir.
Savunmalarda anılan Derneğin 1999 yılında feshedildiği ancak bunun 2013 yılında yapılan icra takibi sonrasında öğrenildiği ve dolayısıyla ortada olmayan bir tüzel kişilik nedeniyle bir alacak tahakkuku yapılamayacağı ileri sürülse de, anılan Derneğin feshedildiği 1999 yılından 2007 yılına kadar kiraların ödenmesi nedeniyle, derneğe kiralanan söz konusu yerin yıllarca dernekle irtibatlı olan veya olmayan kişilerce kullanıldığı açıktır. Ayrıca, Belediye encümenince her yıl kira bedeli artışlarının yapıldığı göz önüne alındığında, idarenin söz konusu yerin dernekle irtibatlı olan veya olmayan kişilerce kullanıldığından haberdar olmaması mümkün değildir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 38 inci maddesine göre, belediyenin hak ve menfaatlerini korumak ile gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek Belediye başkanının görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
Yine, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Mali Hizmetler Birimi” başlıklı 60’ıncı maddesinin (e) bendine göre, “ilgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek” mali hizmetler biriminin görevleri arasında sayılmıştır.
Bu nedenle, Belediyenin ... ... Derneğinden olan 2007-2013 dönemine ilişkin kira alacakları hakkında gerekli işlemleri zamanında yapmamaları nedeniyle söz konusu alacakların tahsili imkansız hale gelmesine yol açmaktan dönemin Belediye Başkanları, Mali Hizmetler Müdürleri ve Gelir Sorumlusunun sorumlu tutulmaları gerekmektedir. Yine belediye avukatının, ilk defa dönemin Belediye Başkanı ... tarafından kendisine gönderilen 2010 tarihli yazının gereklerini yapmaması nedeniyle 2010 yılından itibaren söz konusu kira alacağının tahsilinin imkansız hale gelmesine yol açmaktan sorumlu tutulması gerektiği açıktır.
Bu itibarla dilekçilerin, Belediyenin ... ... Derneğinden olan 2007-2013 dönemine ilişkin kira alacağının tahsil edilmesi için gerekli işlemlerin zamanında yapılmaması nedeniyle söz konusu alacağın tahsilinin imkansız gelmesine yol açmaktan sorumlu tutulmaları gerektiği, ancak 10.02.2014 gün ve 7 sayılı Meclis kararı ile anılan derneğe tahsisli bulunan büro ile ilgili olarak tahakkuk etmiş kira alacakları hakkında Belediye Hukuk İşleri Müdürlüğü’nce yapılan icra takibinin sonuçsuz kalması nedeniyle alacakların tahsilinin imkansız hale geldiği gerekçesiyle Dernek adına tahakkuk etmiş kira borçlarının 5393 sayılı Yasanın 15/k ve 18/h maddeleri gereğince silinmesine ve yapılan tahsisin kaldırılmasına oy birliği ile karar verildiği anlaşılmış olduğundan sorumluluk açısından bu hususun da değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Sonuç olarak, 173 sayılı İlamın 24’üncü maddesiyle verilen hükmün bozulması gerekir.
Üye ...’ın karşı oy gerekçesi;
Belediyenin ... ... Derneğinden olan 2007-2013 dönemine ilişkin kira alacağının tahsil edilmesi için gerekli işlemlerin zamanında yapılmaması nedeniyle söz konusu alacağın tahsilinin imkansız gelmesine yol açmaktan sorumlu tutulmaları gerektiği, ancak 10.02.2014 gün ve 7 sayılı Meclis kararı ile anılan derneğe tahsisli bulunan büro ile ilgili olarak tahakkuk etmiş kira alacakları hakkında Belediye Hukuk İşleri Müdürlüğü’nce yapılan icra takibinin sonuçsuz kalması nedeniyle alacakların tahsilinin imkansız hale geldiği gerekçesiyle Dernek adına tahakkuk etmiş kira borçlarının 5393 sayılı Yasanın 15/k ve 18/h maddeleri gereğince silinmesine ve yapılan tahsisin kaldırılmasına oy birliği ile karar verildiği anlaşılmış olduğundan sorumluluk açısından bu hususun da değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Sonuç olarak, 173 sayılı İlamın 24’üncü maddesiyle verilen hükmün sorumluluktan bozulması gerekir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:42