Sayıştay 7. Dairesi 41930 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Vergi ve Harç
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
41930
24 Ekim 2018
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2014
-
Daire: 7
-
Dosya No: 41930
-
Tutanak No: 45202
-
Tutanak Tarihi: 24.10.2018
-
Konu: Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Eğlence Vergisine tabi olan işletmelerden, Eğlence Vergisi tahsil edilmemesi
- 173 sayılı İlamın 20’nci maddesiyle; ... Belediyesi sınırları içinde faaliyet gösteren ve Eğlence Vergisine tabi olan işletmelerden, 2005. 2009 yılları arasında Eğlence Vergisi tahsil edilmemesi nedeniyle ... TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
İlamda Harcama Yetkilisi olarak sorumlu tutulan ve 41406 no.lu dosya ile itiraz eden ... ve 41483 no.lu dosya ile itiraz eden ... vermiş oldukları aynı mahiyetteki temyiz dilekçelerinde özetle;
“Gelir servisinden sorumlu Belediye Başkan Yardımcısı ve Zabıta Müdürlüğünün eğlenceye tabi olan ve olmayan işyerlerini ilgili müdürlüklere bildirmediğinden Zabıta Müdürlüğünün sorumlu tutulması gerektiğini düşünüyorum. Sorumluların yeniden belirlenmesini talep ederim.
Başkanlığınızdan 7. Dairenin 173 no.lu ilamının 81 no.lu kararında 4 adet işyerinin müzikli olması; yine 4 adet işyerinin internet oyun salonu olmasından dolayı toplamda ... TL Kamu zararı oluştuğu belirtilerek sorumlulardan tahsil edilmesi istenmiştir.
Özet olarak;
- Dairenin 173 no. lu ilamının 81 no. lu kararında canlı müziğin ruhsata hangi günler için yapılacağının yazılmaması sebebi ile 365 gün canlı müzik yaptıkları varsayılarak, yazıldığından bahsedilmiştir ancak bunun dayanağı olan kanun yönetmelik veya tüzükten bahsedilmemiştir. Hangi yasaya dayanarak böyle bir işleme başvurulmuştur. Yapılan araştırmada İşyeri ruhsatlarında hangi günler canlı müzik yapılacağına dair bir bölüm bulunmamaktadır. Bu formların içeriği şekli devlet kuramlarınca belirlendiğinden böyle bir sorumluluğun tarafımıza yüklenmesine itiraz etmekteyim. Ayrıca birçok belediye ile yapmış olduğum telefon görüşmesinde, kendilerindeki uygulamada da ruhsata canlı müzik yapılacak günlerin yazılmadığını, matbu formda böyle bir yer olmadığından bahsedilmektedir. Bazı belediyelerin canlı müzik belgesi diye bir belgeye canlı müzik yapılacak saatler yazıldığından bahsetmişlerdir. Örnek Amasya Belediyesi. Yine İşyeri Ruhsatları Belediyemiz Zabıta Müdürlüğünce verilmektedir, böyle bir eksiklik olduğunu kabul etsek dahi neden sadece biz sorumlu tutulmuşuz. Ruhsatı yanlış veya eksik veren zabıta müdürlüğü neden sorumlu tutulmamıştır. Yine uygulamanın doğrusu canlı müzik belgesi 2012 yılından itibaren belediyemizde uygulamaya konulmuş bir uygulama acaba zabıta müdürlüğünce bir tek canlı müzik belgesi müdürlüğümüze gönderilmiş midir. Gönderilmemiştir, ancak sorumluluk bize yüklenmiştir. Zabıta Müdürlüğünün kimlere canlı müzik belgesi verdiği, Mali Hizmetler Müdürlüğüne yazı ile bildirilmediğinden canlı müzik izin belgesi alan işletmeleri bilmemiz mümkün değildir.
10.08.2005 tarihli Resmi Gazetede yayınlan İşyeri Açma ve Çalıştırma Yönetmeliğinin Madde 38- Canlı müzik yayını Lokantalara, içkili yerlere ve meskûn mahal dışında bulunan çay bahçelerine, halkın huzur ve sükûnu ile kamu istirahati açısından sakınca bulunmaması kaydıyla yapılacak ölçüm ve kontrolü müteakip, yetkili idarelerin en üst amiri veya görevlendireceği kişinin kararıyla canlı müzik izni verilir. Canlı müzik izni ruhsata işlenmez. Ancak görevliler sorduğu zaman gösterilebilecek şekilde işyerinde bulundurulur.
Canlı müzik izni verilen yerlerde, belirlenen saatler dışında ve ilgili mevzuatta belirtilen ses seviyelerinin üstünde halkın huzur ve sükûnunu bozacak şekilde yayın yapılması durumunda izin iptal edilir. Bu hususlar, canlı müzik izni verilirken işletme sorumlusuna tebliğ edilir.
İşletme sorumluları, canlı olarak veya elektronik cihazlarla yapılan müzik yayınının tespit edilen saatleri aşmamasını ve gerekli ikaz levhalarının asılmasını sağlar. Yukarıdaki paragrafta canlı müzik ruhsata işlenmez denilmektedir. Oysaki, adıma gönderilmiş olan 81 karar no.lu ve 173 no.lu ilamın 135’inci sayfasının son paragrafında biz işletmecinin 365 günün tamamında canlı müzik yapmadığı için hesaplamanın çok fazla olduğundan söz ederken; cevabi 7. Daire ilamın 81 sayılı kararının 135 sayfasında “ruhsata müziğin hangi günlerde yapılacağının işlenmediğinden 365 gün üzerinden hesaplama yapılmıştır” denilmiştir. Bu durumun yasal olmadığını yönetmeliğin canlı müzik izni ruhsata islenmez maddesine istinaden düşünmekteyim. Yasal olması halinde dahi sorumluluk ruhsatı vermekle yükümlü olan zabıta müdürlüğümüzündür. Yine Çevre Orman Bakanlığına bağlı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğünün 13.06.2011 tarihindeki 54119 sayılı genelgesinde Eğlence yerlerinden kaynaklanan, çevresel gürültünün kontrolü, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü dağıtmalı olarak gönderilmiştir. Bu yazının ekinde Eki diye Canlı Müzik İzin Belgesi formunun kullanılması istenmiş olup, bu belgede de canlı müziğin hangi günlerde yapılacağına dair bir bölüm olmamaktadır. Buradan çıkan sonuç beyana tabi bir vergi olduğundan ve Eğlence Vergisi Beyannamesi diye bir belge formu olmasından kaynaklı işletmecinin beyanına bırakılmış, beyanın doğruluğunun kontrolü ise zabıta ve emniyet birimlerine bırakıldığı kanaatindeyim. Bakanlığın Canlı Müzik İzin Belgesi matbu formları savunmam ekindedir.
Belediye Zabıta Yönetmeliğinin 13’üncü maddesinde: Kanunen belediyenin izni veya vergi ve harçlara tabi iken izin alınmaksızın veya harç ve vergi yatırılmaksızın yapılan işleri tespit etmek, bunların yapılmasında, işletilmesinde, kullanılmasında veya satılmasında sakınca varsa derhal men etmek ve kanuni işlem yapmaktır. Sorumluların tayininde bizce eksiklik yapılmış olmuş zabıta müdürlüğünün sorumluluğu atlanılmıştır. 15/08/2014 tarih ve 996 sayılı yazı ile belediyemiz zabıta müdürlüğüne eğlence vergisine tabi işletmelerin listesini istedim. Zabıta Müdürlüğünce 19/09/2014 tarih ve 813 sayılı yazı ile şöyle bir cevap yazılmıştır; ilimizde eğlence ruhsatı alan işletmelerin listesi flaş diske yüklenmiş olup gönderilmiştir. Liste incelendiğinde benim işin içinden çıkamadıkları için nerede ise bütün bir kentin işyeri listesini göndermişlerdir. Savunmamın değerlendirilmesi neticesinde 7. Daire 81 no.lu kararında, Zabıta Müdürlüğüne ikinci bir kez daha yazı yazmadığımız ve durumu yazılı olarak Belediye Başkanına bildirmediğimiz için bizlerin sorumlu olduğu belirtilmiştir. Zabıta müdürlüğünün görevini yapmaması garip bir şekilde göz önüne alınmamıştır. Sanki zabıta müdürlüğü illaki biz yazı yazınca bize cevap vermesi göreviymiş gibi yanlış bir algılama oluşmuştur. Oysaki zabıta müdürlüğü her canlı müzik alan ve açılan her oyun salonunu Gelir Müdürlüğüne 27.08.2008 tarihinden sonra ise Mali Hizmetler Müdürlüğüne ruhsatını ve canlı müzik izin belgesinin suretini zaten resmi yazı ekinde göndermek zorundadır. Çünkü Müdürlüğümüze bildirecek ki biz Eğlence Vergisi, Çevre Temizlik Vergisi veya diğer vergileri yükleyelim. 2005-2014 yılları arası bu görevini yapmamıştır. 2014 yılından itibaren yeni atanan zabıta müdürü tarafından düzenli olarak her işyerinin evrakı resmi yazı ile müdürlüğümüze gönderilmekte bizler tarafından paraflandıktan sonra ilgili personele gönderilmektedir ilgili personel gerekli vergileri yüklemektedir. Öncesinde yapılan işlem aynen şöyleymiş sadece ruhsat harcı yatırıldığı zaman küçük not kâğıdına işletmecinin yatıracağı harç miktarı, kalem ile yazılarak, belediyemiz veznesine işletmeci yönlendirilmekte, işletmeci ruhsat harcını vezneye ödemesine müteakip aldığı makbuzu tekrar işletmeci zabıta müdürlüğüne götürdükten sonra işyeri ruhsatı verilmekteymiş, vezneci arkadaşın görevi sadece ücretini almak diğer durumları bilemez. Yani bizim haberimizin olması mümkün değil, çünkü ortada bir yazışma yok. Eğlence Vergisi Beyana tabi vergi olduğundan düz düşündüğüm zaman işletmecinin de sorumluluğu olduğundan, yani beyanname vermediği için emlak vergisi gibi beyan vermediği için zamanaşımının işlemeyeceği kafamda soru işareti olarak duruyor.
2464 sayılı kanuna göre biletle girilmesi zorunlu olmayan eğlence yerlerinde her aya ait vergi o ayı takip eden 20’nci günü akşamına kadar ilgili belediyeye yatırılır.
Zabıta Müdürlüğü üzerine düşen eğlence vergisine tabi işyerlerini Gelir Müdürlüğüne ve Mali Hizmetler Müdürlüğü olarak sorsak ta sormasak da bildirmek zorundadır. Örneğin yeni açılan bir işyerini resmi yazı ile bildirmediği takdirde, verginin tarhı ve tahakkuku yapılmaktadır. Belediyemizde yoklama için gezen bir ekip bulunmamaktadır. Belediyemizde personel yetersizliği vardır şöyle ki 216 memur norm kadrosunun sadece 40 adet doludur. Personel giderleri gelirlerin %30’un üzerinde olduğundan yeni personel alımı yapılamamaktadır. İlimiz küçük nüfuslu bir il olduğundan sanayi ve tek bir fabrika dahi yoktur. Neredeyse tek gelir kaynağımız su ücretlerinden aldığımız gelir kalemi ve iller bankası payıdır. Müdürlüğümüzde ben hariç bir memur arkadaşımız var o memur arkadaş ben muhasebe yetkilisi olduğum için müdürlüğümüzün harcama yetkilisi aynı zamanda su endeks görevlisidir. Bunun dışında işçi personel ile açıklarımızı kapatmaya çalışıyoruz kalifiye ve eğitimli personel eksikliğinden dolayı iş ve işlemlerimizde eksikliler oluşmuştur bunun dışında kasıtlı herhangi bir göz yumma olmamıştır. Bütün sorumluluk belli kişilere yüklenmiş olup, örneğin 2007 yılından beri ve halen görevde olan Mali Hizmetler Müdürlüğünden sorumlu Belediye Başkan Yardımcısına (Kadrolu Başkan Yardımcısı) hiçbir sorumluluk yüklenilmemiştir.
Eğlence Vergisinin 6183 Sayılı Kanun’a tabi olduğunu düşünüyorum. Kanunun ilgili maddesi;
“Tahsil zamanaşımı:
Madde 102- Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar, para cezalarına ait hususi kanunlarındaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur.
Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur.
Zamanaşımının kesilmesi:
Madde 103- Aşağıdaki hallerde tahsil zamanaşımı kesilir:
-
Ödeme,
-
Haciz tatbiki,
-
Cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat,
-
Ödeme emri tebliği,
-
Mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi,
-
Yakardaki 5 sırada gösterilen muamelelerden herhangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması,
-
İhtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi,
-
Amme alacağının teminata bağlanması,
-
Kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi,
-
İki amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi.
-
(Ek: 25/12/2003-5035/5 mad.) Amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta, bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması.
Kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye başlar. Zamanaşımının bir bozma kararıyla kesilmesi halinde zamanaşımı başlangıcı yeni vade gününün rastladığı; amme alacağının teminata bağlanması veya icranın kaza mercilerince durdurulması hallerinde zamanaşımı başlangıcı teminatın kalktığı ve durma süresinin sona erdiği tarihin rastladığı; takvim yılını takip eden takvim yılının ilk günüdür.
Zamanaşımının işlememesi:
Madde 104- Borçlunun yabancı memlekette bulunması, hileli iflas etmesi veya terekesinin tasfiyesi dolayısıyla hakkında takibat yapılmasına imkan yoksa bu hallerin devamı müddetime zamanaşımı işlemez.”
Müzikli İşyerlerinden;
a) ..., ruhsat tarihi 01.04.2005 kapanış tarihi ise 31.12.2009. ... 30.06.2015 tarihinde Eğlence Vergisi Beyannamesi vererek işyerinde hiçbir zaman canlı müzik yapmadığını işyerini fiilen Birahane olarak çalıştırdığı için Eğlence Vergisi vermeyeceğini beyan etmiştir. Birahaneler ilimizde sürekli kavga olaylarının yaşandığı yer olduğundan sürekli ... Emniyet Müdürlüğü ekiplerince denetlenmektedir. Bundan dolayı ... adli işletmecinin canlı müzik yapıp yapmadığı, ... Emniyet Müdürlüğüne yazı ile sorulmuş olup, Emniyet Müdürlüğünün 27.07.2016 tarih ve 26 sayılı yazısı ile ...’e ait işyerinde canlı müzik yapılmadığı belirtilmiştir.
Ayrıca kamu zararı tablosunda ... 01.04.2005 tarihinde ruhsat aldığından dolayı bu tarihten sonra hesaplama yapılması gerekirken denetmenlerimizce yanlışlıkla 01.01.2005 tarihinden itibaren hesaplama yapılarak, ... TL fazladan yazılmıştır bu tutarın kamu zararı tablosundan düşülmesi gerekmektedir. Yine bu işyeri sürekli olayların yaşandığı yer olması vesilesi ile her yıl belediye encümenince 15’er gün kapatma cezası aldığından kapalı olduğu günlerde Eğlence Vergisine tabi olmaması gerekmektedir. Bizce canlı müzik yapmadığından işyerini, birahane olarak çalıştırdığından emniyet müdürlüğünden alman yazıdan, kendi beyanı ve belediyemizce yapılan kontroller neticesinde, işyerini birahane olarak çalıştırdığından herhangi bir kamu zararı oluşmamıştır.
Söz konusu işletmeler ruhsat aldıklarında müzikli içkili lokanta yazdırmaları tamamıyla bir gün canlı müzik yaparsam ceza almayayım mantığı ile aldığı ancak gerçekten de ilimizdeki birahanelerin hiçbirinde canlı müzik yapılmamaktadır. Çünkü İşhanları içinde kapalı mekanlardır ses izolasyonu yapılmadığı için diğer işyeri de bu duruma izin vermezler. İlimizde sadece Munzur nehri kıyısında olan işletmeler açık alanlar düğün salonu olarak veya belli günlerde yaz aylarında canlı müzik yapmaktadırlar bu işletmelerden de eğlence vergisi alınmaktadır. ... adına tarafıma yazılan tazmin hükmünün kaldırılmasını talep ediyorum.
b) ... Petrol Ltd. Şti. Kamu Zararı Tablosunda Müzikli İçkili Lokanta olduğu belirtilerek ...TL kamu zararı çıkartılmıştır. Ancak ... Petrol Ltd. Şti. Müzikli İçkili Lokanta olarak herhangi bir ruhsat olmadığı Zabıta müdürlüğümüzün 03.08.2016 tarih ve 690 sayılı yazısı ile böyle bir faaliyetinin olmadığı Akaryakıt İstasyonu olarak faaliyet gösterdiği belirtilmiştir. Sayıştay denetmenlerimizce dönemin zabıta müdürünün beyanına göre fiilen böyle bir faaliyetinin olduğu belirtilerek, kamu zararı çıkartılmıştır. Ancak yanlış bir anlaşılma veya yanlış bir bilgi olduğunu düşünmekteyiz, 16.08.2016 tarihli işletme yetkilisinin beyanında böyle bir faaliyetinin olmadığı belirtilmiştir. ... TL tazmin hükmünün kaldırılmasını talep ediyorum.
Sayın Denetmenlerimizin işletmecilerin beyanını ve bizim tespitlerimizi ilk sorguda hiç dikkate almadığı sadece ruhsata bakarak karar verdiği ancak burada ise ruhsat üzerinden değil de dönemin zabıta müdürünün sözlerine veya yanlış anlaşılmalara bakarak kamu zararı çıkartılması hususunu takdirlerinize sunuyoruz.
c) ... Kamu Zararı Tablosunda Müzikli İçkili Lokanta olduğu belirtilerek ... TL Kamu zararı çıkartılmıştır. Ruhsat Tarihi başlangıcı 12.02.2005 Ruhsat Kapanış Tarihi 29.11.2011 tarihi olarak görünmesine rağmen, belediyemizin Valilik makamı aracılığı ile ... Emniyet Müdürlüğüne göndermiş olduğu 01.02.2010 tarih ve 94 sayılı yazısı ile ...’e ait olan işletmenin ruhsat iptali yapmadığı ancak bir faaliyet yürütmediği belirtilmektedir.
... 30.06.2015 tarihinde Eğlence Vergisi Beyannamesi vererek işyerinde hiçbir zaman canlı müzik yapmadığını işyerini fiilen Birahane olarak çalıştırdığı için Eğlence Vergisi vermeyeceğini beyan etmiştir. Birahaneler ilimizde sürekli kavga olaylarının yaşandığı yer olduğundan sürekli ... Emniyet Müdürlüğü ekiplerince denetlenmektedir. Bundan dolayı ... adli işletmecinin canlı müzik yapıp yapmadığı, ... Emniyet Müdürlüğüne yazı ile sorulmuş olup, Emniyet Müdürlüğünün 27.07.2016 tarih ve 26 sayılı yazısı ile ...’e ait işyerinde canlı müzik yapılmadığı belirtilmiştir.
Müzikli İçkili Lokanta olarak ruhsat yazılı ancak ... Birahane tabelası yazılı olarak fiilen de birahane olarak işletildiğinden tazmin hükmünün kaldırılmasını talep ediyorum.
d) ... (Vefat etmiş 31/10/2013 Kapanış) Kamu Zararı Tablosunda Müzikli İçkili Lokanta olarak görünen fiilen ... Birahanesi adıyla işletilen işletmenin birahane olarak çalıştırıldığını 30.06.2015 tarihli Eğlence Vergisi Beyannamesini oğlu ... beyan etmiştir. Bütün bu birahaneler için ...’de sokakta 10 insan çevirseniz 10’u da canlı müzik yapmadıklarını söyleyeceklerdir. Bu tür yerler halkın rağbet etmediği genelde bayan garson çalıştırılan ve bu sebeple sarhoşluktan dolayı sürekli olayların yaşandığı son 10 yılda 6 kişinin yaşamını yitirdiği ve ... halkının sürekli bu birahanelere müdahale eylemleri ve tahripleri olmuştur. Google da ... Birahane yazıldığında somut olarak tarafınızca da görülecektir. Basında yer alan haber resimleri savunmam ekindedir. Birahane olarak işletildiğinden dolayı tazmin hükmünün kaldırılmasını talep ediyorum.
a) Emlak Vergisinde Tahakkuk Zamanaşımı:
Emlâk Vergisi Kanunu’nun 40’ıncı maddesi uyarınca, bildirim dışı kalan bina ve arazinin vergi ve cezalarında zamanaşımı, bu bina ve arazinin bildirim dışı bırakıldığının idarece öğrenildiği tarihi takip eden yılın başından itibaren başlamaktadır. Burada da Veraset ve İntikal Vergisindeki duruma benzer bir durum söz konusu olup, zamanaşımı süresinin başlaması idarenin öğrenmesine bağlanmıştır.
Bu özellik gösteren durumlardan anlaşılacağı üzere; Veraset ve İntikal Vergisi ile Emlak Vergisinde, idarenin beyanname verilmediğinden haberdar olmaması durumunda zamanaşımı sonsuza kadar uzamış olmaktadır. Eğlence Vergisi Beyana tabi bir vergi olduğundan zamanaşımı oluşmadığını düşünüyorum. Yine konu ile ilgili Danıştay Başkanlığının Kararları aşağıdaki gibidir.
DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
DOKUZUNCU DAİRE 1986 854 1985 500 05/03/1986
PİYANO EŞLİĞİNDE-MÜZİKLİ VE İÇKİLİ LOKANTA RUHSATINA SAHİP YERİN EĞLENCE VERGİSİNE TABİ OLMADIĞI HK.
Uyuşmazlık; Kusur cezalı Eğlence Vergisinin terkini istemiyle açılan davayı; Uyuşmazlığın, müzikli içkili lokantaların 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 20/3. maddesinde belirtilen eğlence yerlerinden sayılıp sayılmayacağına veya eğlence vergisine tabi olup olmayacağına ilişkin olduğu, 2464 sayılı kanun yürürlüğe girmeden evvel yürürlükte bulunan 5237 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 26. maddesi hükmüne göre müzikli lokantalar eğlence vergisine tabi iken, anılan yasada değişiklik yapan 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 20. maddesinin 3. fıkrasında verginin matrahı belirlenirken müzikli içkili lokantaların eğlence vergisi kapsamı dışında bırakıldığı, madde hükmünden de anlaşılacağı üzere eğlence vergisine tabi tutulacak işletmelerin eğlence yönünün ağırlıklı olduğu, maddede lokanta tabiri bulunmadığı gibi, Kanunun 96’ncı maddesinin (b) fıkrasına istinaden 1982 yılında uygulanacak vergi ve harç tarifeleri, Belediye Meclisi salahiyetini haiz Belediye Encümeninin 25.12.1981 tarihli Belediye Meclisi olağanüstü toplantısının 4’üncü birleşiminde 349 sayılı Belediye Meclisi kararı ile kabul edilerek, 7.1.1982 tarihli Milliyet Gazetesi ile ilan edilmek suretiyle yürürlüğe konulduğuna ve bu tarifede (1982/1 sayılı Genelgede) müzikli içkili lokantalarla ilgili herhangi bir miktar tespit edilmediğine göre, bu gibi yerlerin eğlence vergisine tabi tutulmasının yerinde olmadığı" gerekçesiyle kabul ederek cezalı eğlence vergisini kaldıran Vergi Mahkemesi kararının, bozulması isteminden ibarettir. Temyiz edilen Vergi Mahkemesinin ... sayılı kararında, 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1’inci fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiç birisinin bulunmadığı anlaşıldığından temyiz isteminin reddine, anılan kararın onanmasına karar verildi.
DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
DOKUZUNCU DAİRE 2005 1154 2004 1017 04/05/2005
KARAR METNİ
İÇKİLİ LOKANTALARDA KATMA DEĞER VERGİSİ ORANININ %15 Mİ, %23 MÜ OLACAĞI HK.
Temyiz İsteminde Bulunan: Silivri Vergi Dairesi Müdürlüğü – İSTANBUL
Karşı Taraf: Meşrubat ve Gıda Sanayi Ltd. Şti.
İstemin Özeti: İçkili lokanta işleten yükümlü adına 1998/Kasım-Aralık dönemleri için tarh olunan ağır kusur cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davayı; uyuşmazlığın, yükümlüye ait içkili lokanta için %15’mi %23’mü katma değer vergisi oranının uygulanacağına ilişkin olduğu, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28’inci maddesine ekli III/B-5 listesinde; gazinolar, bar, pavyon, gece kulübü, taverna, diskotek, dansing ve benzeri eğlence yerlerinde verilen hizmetlerin %23 oranında katma değer vergisine tabi olduğunun hükme bağlandığı, ancak içkili lokantalar bu maddede sayılan eğlence yerlerinden olmadığından %23 oranında katma değer vergisine tabi tutulmasında ve dava konusu cezalı tarhiyatın yapılmasında isabet görülmediği gerekçesiyle kabul eden İstanbul 8. Vergi Mahkemesinin 8.10.2003 tarih ve 2003/2370 sayılı kararının; içkili lokantada canlı müzik hizmeti verilmesinin eğlendirici faaliyet olduğu ileri sürülerek bozulması isten ilmektedir.
Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Savcısı Buket Oral’ın Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49’uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
Tetkik Hakimi Güneş Kurtoğlu Karacık'ın Düşüncesi: İleri sürülen iddialar usule ve hukuka uygun Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerekeceği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan Vergi Mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar, sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına 4.5.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (DAN-DER; S AYI: 110) BŞ/ŞGK
Oyun Salonlarından;
a) ..., İşyeri Açılış Tarihi 21.02.2005 Kapanış Tarihi 07.08.2005 Faaliyet Alanı Oyun Yeri olarak görünüyor. Kendi dönemimde başka bir borcundan dolayı 29.01.20013 tarihinde ve 19.02.2015 tarihlerinde iki kere ödeme emir göndermemize rağmen kendisine ulaşılamamıştır. Bundan dolayı 25.02.2016 da yerel gazete olan ... Emek Gazetesinde ilanen tebligat yapılmıştır. Bütün bunlardan sonra 26.07.2016 tarih ve 300 sayılı yazımız ile ... Nüfus Müdürlüğüne ilgilinin adresim sorduğumuzda Nüfus Müdürlüğünün 27.07.2016 tarih ve 17545068 sayılı yazısı ile ...’nun Hollanda’da yaşadığı belirtilmiştir. Çevrede yaptığımız araştırmaya göre işyerini yaklaşık 6 ay çalıştırdıktan sonra yurtdışına yaşamaya başladığı söylenmiştir. Yurtdışında yaşadığından dolayı 6183 sayılı kanunun;
Zamanaşımının işlememesi:
Madde 104- Borçlunun yabancı memlekette bulunması, hileli iflas etmesi veya terekesinin tasfiyesi dolayısıyla hakkında takibat yapılmasına imkan yoksa bu hallerin devamı müddetime zamanaşımı işlemez.”
Bundan dolayı zamanaşımının işlemediği düşünülmekte olup, tazmin hükmünün kaldırılmasını talep ediyorum.
b) ..., İşyeri Açılış Tarihi 08.08.2005 Kapanış Tarihi 03.03.2009 Faaliyet Alanı Oyun Yeri olarak görünüyor Kamu Zararı Tutarı ... TL’dir. Zabıta Müdürlüğü, bu Müdürlüklerden sorumlu Belediye Başkan Yardımcılarının, (Zabıta Müdürlüğünün Ruhsat alan işyerlerini vergiyi tahakkuk edecek müdürlüklere bildirmediği için sorumlu olduğunu düşünüyorum) sorumluların yeniden tayin edilmesi talep ediyorum.
c) ..., İşyeri Açılış Tarihi 04.03.2009 Kapanış Tarihi 15.11.2012 Faaliyet Alanı Oyun Yeri olarak görünüyor Kamu Zararı Tutarı ... TL’dir.
Zabıta Müdürlüğü, bu Müdürlüklerden sorumlu Belediye Başkan Yardımcılarının, (Zabıta Müdürlüğünün Ruhsat alan işyerlerini vergiyi tahakkuk edecek müdürlüklere bildirmediği için sorumlu olduğunu düşünüyorum) sorumluların yeniden tayin edilmesi talep ediyorum.
Ayrıca Kamu zararı tablosu yapılırken işe başlama tarihi 04.03.2009 ancak hesap tablosunda iki kere mart ayı işlenmiş olup maddi hata yapılmıştır, doğrusu şöyle olmalıydı; ... TL anapara ... TL faiz olmak üzere toplamda ... TL olmalıydı ... TL fazladan kamu zararı yazılmıştır. Bu tutarın düşülmesi gerektiğini düşünüyorum.
d) ..., İşyeri Açılış Tarihi 29.09.2004 Faaliyet Alanı Oyun Yeri olarak görünüyor, faaliyeti hala devam ediyor. Kamu Zararı Tutarı ... TL, Zabıta Müdürlüğü, bu Müdürlüklerden sorumlu Belediye Başkan Yardımcılarının, (Zabıta Müdürlüğünün Ruhsat alan işyerlerini vergiyi tahakkuk edecek müdürlüklere bildirmediği için sorumlu olduğunu düşünüyorum) sorumluların yeniden tayin edilmesi talep ediyorum.
Bütün oyun solanları için işe başlama tarihinden itibaren, tahakkukları yapılmış olup, mükelleflerimiz zamanaşımı itirazında bulunmamışlardır. Tahsilat işlemlerine başlanılacaktır. Zamanaşımı itirazı olmadığı için zamanaşımı oluşmadığı düşünülmektedir.”
Denilmektedir.
İlamda Mali Hizmetler Müdürü olarak sorumlu tutulan ... temyiz dilekçesinde yukarıda yer alan ortak dilekçeden farklı olarak;
“Öncelikle şunu belirtmek isterim ki 2007 Temmuz ayında ... Belediyesine Teknisyen kadrosunda naklen tayin oldum bu tarihten 30.04.2012 tarihine kadar teknisyen kadrosunda fiilen ise kontrol memuru, muhasebe, mutemet, ambar memuru, görevlerinde çalıştım. 30.04.2012 tarihli başkanlık oluru ile Mali Hizmetler Müdür Vekilliği görevine atandım ve 02/05/2012 tarihinde muhasebe yetkilileri devir teslim tutanağı düzenlenerek devir olarak göreve başladım. Devir teslim tutanağında böyle bir alacak yoktur. Sorumluluk dönemim 02.05.2012 den son denetim tarihi olan 31.12.2014 tarihine kadarlık 20 aylık bir süre zarfındadır. Yine sorumluların yeniden belirlenmesin de bir Önemli nokta 27.08.200.8 tarihine kadar belediyemizde 1- Gelir Müdürlüğü 2- Hesap İşleri Müdürlüğü diye iki müdürlük mevcuttu ancak norm kadro yönetmeliğin değişmesi ile iki müdürlük birleştirilerek Mali Hizmetler Müdürlüğüne Dönüşmüştür Bu uygulama Türkiye genelinde olmuştur belediyemizde 27.08.2008 tarihinde gerçekleşmiştir. Bu tarihten önce Gelir Müdürlüğü gelir işlerini takip ederken Hesap İşleri Müdürlüğü gider işleri, bütçe işleri ve gelir haricindeki diğer işleri takip etmekteydi. Dolayısıyla 27.08.2008 tarihine kadar Tahakkuk ve tahsilat işleri ayrı bir müdürlük olan Gelir Müdürlüğü tarafından yürütülmekteydi dolayısıyla bu tarihe kadar olan kamu zararlarının Gelir müdürü ve Gelir Şefi ve diğer görevli personel ve gelir servisinden sorumlu belediye başkan yardımcısı ve zabıta müdürlüğünün eğlenceye tabi olan ve olmayan işyerlerini ilgili müdürlüklere bildirmediğinden Zabıta Müdürlüğünün sorumlu tutulması gerektiğini düşünüyorum. 27.08.2008 tarihinden sonra Gelir Müdürlüğü lağvedildiğinden Mali Hizmetler Müdürlüğünün 27.08.2008 tarihinden sonra sorumlu olması kanaatindeyim. Sorumluların yeniden belirlenmesini talep ederim.”
İfadeleri yer almaktadır.
İlamda Belediye Başkanı olarak sorumlu tutulan ... temyiz dilekçesinde yukarıda yer alan ortak dilekçeden farklı olarak;
“30 Mart 2014 Mahalli İdareler Seçimi sonucunda ... Belediye Başkanlığında Belediye Başkanı olarak göreve başladım. Göreve geldiğim anda Eğlence Vergisi diye bir verginin tarh, tahakkuk ve tahsilatının yapılmadığını 2014 yılı denetimlerinden öğrenmiş oldum. Yaptığım incelmede vergi konusunda tek atılmış adımın Mali Hizmetler Müdür Vekili ...’ın 15/08/2014 tarih ve 996 sayılı yazı ile belediyemiz zabıta müdürlüğüne eğlence vergisine tabi işletmelerin listesini istemesi olmuştur. Zabıta Müdürlüğümüz tarafından çalışma yapılmadan verilen liste neticesinde işlem yapılamamış dört ay sonraki başkanlığınızca yapılan denetimde konu incelemeye alınmıştır.
Göreve başladığım yıl içerisinde işlemler yapılmaya başlanılmıştır. Ancak 2009 yılının vergileri 2014 yılında zamanaşımına uğradığı belirtilerek ... TL tarafıma da kamu zararı çıkartılmıştır. Öncelikle 8 aylık bir sure zarfında tarh ve tahakkuku olmayan bir mevcutta olmayan bir alacağı zamanaşımına uğratamayacağımı düşünüyorum sorumlular belirlenirken hatalı veya eksik belirlenmiştir. Ayrıca 2014 yılında işlemlere bilinçsizce de olsa eksik de olsa başlanılmıştır. Belirtilen kamu zararlarından; ruhsatta müzikli içkili lokanta olarak görünen işletmeler ve diğerleri fiilen birahane olarak çalışmaktadırlar bu konuda bizim açımızdan tereddüt yoktur. İşletmecilerin beyanı da bu yöndedir, beyana tabi bir vergiden bahsedildiğine göre, beyanlarını kabul etmemiz gerekir, beyana aykırı bir durumun tespitinde yasal yaptırımlar uygulama görevimiz bulunmaktadır.
30 Mart 2014 tarihinden önce var olan sorunların 8 aylık Başkanlık dönemime yüklenilmesini doğru bulmadığımı, yapılan hatanın tamamıyla sorumlu müdürlüklerin görevini bilmemesinden kaynaklandığını Eğlence Vergisinin ülkemizde pek anlaşılmayan bir vergi olduğu Sayıştay kararları içinde en fazla yer alan vergi konusudur, yine 2464 sayılı Belediye Gelirler Kanununun 21’inci maddesi eğlence vergisi alınacak yerleri sayılırken işyerlerin tam saymayıp vb. ve gibi ifadeler kullanarak memurların hangi işletmelerinden hangi faaliyetinden dolayı vergi alacağı net bir sonuca ulaşamamıştır. Diğer belediyelerdeki bize benzer uygulamalar sadece bulgu olarak başkanlığınızca değerlendirilmiş olup herhangi bir kamu zararı yazılmadan ilgili belediyenin düzeltilmesi istenmiştir. Antalya Muratpaşa Belediyesi’nin 2014 yılı denetim raporunun BULGU 7 kısmında tahakkuk ve tahsil edilmeyen 4-5 yıldızlı oteller konusunda sadece bulgu olarak ele alınmış kamu idaresi cevabında konuyu düzelteceğiz denildiğinden konuyu takibe alınmıştır denilmiştir. Acaba kaç yıldır 4-5 yıldızlı otellerden Eğlence vergisi alınmamaktadır. Bizim gibi küçük bir kent ve terör yoğun olduğu kent için ... TL kamu zararı çıkartılırken hakkaniyetli neden olunmamıştır. Yine Tekirdağ iline bağlı Çorlu Belediyesinin 2013 yılı Denetim raporunun BULGU 1 maddesinde 27 adet işyerinden eğlence vergisi alınmadığından bahsedilmiştir. Ne kadar süreden beri alınmadığına dair bir bilgi yoktur. Buradaki kamu zararlarını düşünürsek kentimizdeki 8 adet işyeri fazla bir yer tutulamayacağı kanısındayım. Bu belediyeler sadece uyarılmış olmasına rağmen bizim belediyemizde çok eski yıllara gidilerek kamu zararı çıkartılmıştır. Bu durum yasalara ve hakkaniyete uygun değildir. Hakkımda verilmiş olan tazmin hükmünün kaldırılmasını talep ederim.”
Açıklamalarına yer vermiştir.
İlamda Belediye Başkanı olarak sorumlu tutulan ... (Vekili Av. ...) temyiz dilekçesinde yukarıda yer alan ortak dilekçe ile beraber Belediye Başkanı ...’un itirazlarını tekrarlamış ve ilave olarak da;
“Diğer yandan 2005 yılından beri belediye sürekli Sayıştay ve mülkiye müfettişleri tarafından denetlenmiş olmasına rağmen bu husus hiçbir şekilde eleştiri konusu dahi yapılmamıştır. Bu anlamda ilgili denetmenlerin de sorumluluğu bulunmaktadır. Denetlemelerde bu hususa ilişkin olarak bir değerlendirme yapılacak olsa idi gereğinin yıllar öncesinden yapılacağı her türlü izahtan varestedir. Örneğin 2007-2008 yılında Sayıştay Başkanlığınca denetleme gerçekleştirilmiş ancak bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Yine 2012-2013 yıllarında da yapılan denetlemelerde herhangi bir tespit yapılmadığı gibi ... Belediyesinde her şey kanun ve nizamlara uygundur denilmiştir. Ancak 2014 yılında yapılan denetim ise önceki yıllardaki denetimi çürütür şekilde yapılmıştır. Daha önce yapılan denetimler yok sayılarak ilam oluşturulmuştur. Bu açıdan son ilam usul ve yasaya aykırıdır. Bütün bu nedenlerden dolayı tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmekteyiz.”
İtirazlarına yer vermiştir.
Başsavcılık mütalaası;
“İlamın 20’nci maddesindeki kamu zararı için, yapılan itiraza ilişkin verilen bilgiler ve gönderilen belgeler nazarı dikkate alınarak, kamu zararının kaldırılmasına yönelik itirazın; ileri sürülen gerekçelerin, Daire Kararının kaldırılmasını gerektirecek mahiyette bulunmaması nedeniyle reddedilmesine,
Verginin tahakkuk ettirilmesinden itibaren, zaman aşımına uğradığı tarihe kadar, vergiyi tahsil etmekte ihmali olan geçmiş yıllardaki tüm görevlilerin sorumlu tutulması gerektiği düşünüldüğünden, Daire kararının sorumluluk yönüyle bozularak, konunun yargılamanın iadesini gerektirir nitelikte görülmesi halinde, yeniden hüküm tesis edilmesini teminen, dosyanın Dairesine gönderilmesine,
Karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.
Arz olunur.”
Şeklindedir.
İşbu dosyayla duruşma talebinde bulunan Belediye Başkanı ... adına Avukat ...’e duruşma günü bildirilmiş olmasına karşın duruşmaya katılmadığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369’uncu maddesi hükmü uyarınca dosya üzerinde ve gıyabında,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
... Belediyesi sınırları içinde faaliyet gösteren ve eğlence vergisine tabi olan işletmelerden 2005-2009 yıllarına ait eğlence vergisinin tahsil edilmeyerek zamanaşımına uğratılması nedeniyle kamu zararına neden olunmuştur.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 17’nci maddesinde, bu Kanun’un 21’inci maddesinde belirtilen ve belediye sınırları ile mücavir alanlar içinde yer alan eğlence işletmelerinin faaliyetlerinin eğlence vergisine tabi olduğu, 18’inci maddesinde eğlence yerlerini işleten gerçek veya tüzel kişilerin verginin mükellefi olduğu, 19’uncu maddesinde bira, alkollü içki içilmeyen, satılmayan ve ruhsatnamelerinde kahvehane, kıraathane, çayhane ve çay ocakları oldukları belirtilen yerlerden vergi alınmayacağı, 20’nci maddesinin üçüncü fıkrasında biletle girilmesi zorunlu olmayan bar, pavyon, gazino, gece kulübü, taverna, diskotek, kabare, dansing, bilardo ve masa futbolu salonları gibi eğlence yerlerinde işin mahiyetine göre çalışılan her gün için Belediye Meclislerince takdir edilecek miktarda eğlence vergisi alınacağı, 21’inci maddesinde biletle girilmesi zorunlu olmayan eğlence yerlerinden alınacak eğlence vergisinin miktar ve nispeti ile 22’nci maddesinin üçüncü fıkrasında ise biletle girilmesi zorunlu olmayan eğlence yerlerindeki her aya ait verginin o ayı takip eden ayın 20’nci günü akşamına kadar ilgili belediyeye yatırılacağı belirtilmiştir.
Buna göre, anılan Kanun’un 20’nci maddesi uyarınca, biletle girilmesi zorunlu olmayan bar, pavyon, gazino, gece kulübü, taverna, diskotek, kabare, dansing, bilardo ve masa futbolu salonları gibi eğlence yerlerinden işin mahiyetine göre çalışılan her gün için Belediye Meclislerince takdir edilecek miktarda eğlence vergisi alınması gerekmektedir. Ayrıca, anılan maddede biletle girilmesi zorunlu olmayan eğlence yerleri sınırlı olarak sayılmayıp, belirtilenler dışındaki bazı işletmelerin de bu vergiye tabi tutulması mümkün bulunmaktadır.
Öte yandan, söz konusu maddede sayılan işyerlerinin eğlence vergisine tabi tutulmasındaki temel kriter, içki içilmesi değil, eğlence unsurunun ağır basmasıdır.
Diğer yandan, Mali Hizmetler Müdür Vekili ... (2012-2014 yılları arası Mali Hizmetler Md. V.) ve ... (2005-2009 yılları arası Mali Hizmetler Md. V.) ile ... (2010-2014 yılları arası Gelir Birimi Sorumlusu) savunmalarında 2005-2009 yıllarına ilişkin eğlence vergisinin zamanaşımına uğratılmasından sorumlu tutulamayacaklarını iddia etmekle beraber, tahsil edilmeyen bir vergi zamanaşımına uğramadığı müddetçe, verginin zamanaşımına uğramadığı yıllarda görevli olanların kanunen sorumlu tutulması mümkün değildir. Bu anlamda, 2005 -2009 yılları arasında alınması gereken eğlence vergileri 2010-2014 yılları arasında zamanaşımına uğratıldığından, bu dönemlerde görevli olan ... (2005-2009 yılları arası Mali Hizmetler Md. V.) ve ... (2012-2014 yılları arası Mali Hizmetler Md. V.) ile ...’in (2010-2014 yılları arası Gelir Birimi Sorumlusu) sorumlulukları bulunmaktadır.
Yine sorumlulardan ... (Üst Yönetici, 2009-2013 yılları arası Belediye Başkanı) ile ... (Üst Yönetici, 2014 yılı Belediye Başkanı) savunmalarında, eğlence vergisinin takibinin Zabıta ve Muhasebe Müdürlüğü çalışanlarının sorumluluğunda olduğu, gözden kaçan ve ihmal edilen hususların ilgili personelin sorumluluğunda olduğu, vergi tahsilatında gecikme veya ihmal gösterilen bir konu olup olmadığı, varsa ne miktarda olduğu ve ilgililerinden düzenli olarak tahsil edilmesi konusunda muhasebe müdürlüğü ekiplerince tahakkuk ve tahsilat işlemlerine başlandığı, bu nedenlerle sorgu konusu edilen husus hakkında herhangi bir sorumluluklarının olmadığı ifade edilmekle beraber, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 38’inci maddesinin (f) bendi uyarınca belediyenin gelir ve alacaklarının takip ve tahsilinden belediyelerde üst yönetici olarak belediye başkanı sorumlu olduğundan, 2005-2009 yıllarına ilişkin eğlence vergisinin zamanaşımına uğratılmasından, bu vergilerin zamanaşımına uğratıldığı 2010-2014 yılları arasında görev yapan Belediye Başkanları ... ile ...’un sorumlu olduğu açıktır.
Sorumlular itiraz dilekçelerinde, Zabıta Müdürlüğü ile olan iç yazışmalardan bahsedilerek kendilerinin sorumlu olmadıklarını, aksine Zabıta Müdürlüğünün bu tahakkuklar ile ilgili sorumluluğunun bulunduğunu iddia etmişlerdir. Ancak, Zabıta Müdürlüğünün (kendi ifadeleriyle) gayri ciddi bilgi vermesine karşın tekrar bir yazı yazmamışlar ve durumu resmi yazıyla Belediye Başkanına iletmemişlerdir. Dolayısıyla sorumlular alınmayan vergilerle ilgili üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmemişlerdir.
Sorumluların itiraz dilekçesinde yer alan “Bütün bunlardan sonra 26.07.2016 tarih ve 300 sayılı yazımız ile ... Nüfus Müdürlüğüne ilgilinin adresini sorduğumuzda Nüfus Müdürlüğünün 27.07.2016 tarih ve 17545068 sayılı yazısı ile ...’nun Hollanda’da yaşadığı belirtilmiştir.” Hususuna katılmak mümkün değildir, çünkü ilgilinin ne zaman Hollanda’ya gittiği ve orada yaşadığına ilişkin bir belge sunulmamıştır. 2016 yılında Hollanda’da yaşıyor olması önceki yıllara ilişkin zamanaşımını kesmeyeceği açıktır.
Savunmalarda müziğin her gün yapılmadığı, ancak kamu zararı hesabının 365 gün esas alınarak yapıldığı belirtilmektedir. Böyle bir durumda ruhsatta müziğin hangi günler yapılacağı belirtilmeli ve ona göre vergi tahakkuk ettirilmelidir. Bu yapılmadığı takdirde eğlence vergisine tabi işletmelerin her gün için bu faaliyeti yaptığı kabul edilmelidir.
Dilekçilerin sorumluluk itirazlarına ilişkin olarak yapılan genel değerlendirmede;
Gelirlerin zamanaşımı döneminde görevde bulunan Üst Yöneticilerin sorumlu tutulması ile ilgili olarak;
5018 sayılı Kanunun 1’inci maddesinde ifade edildiği üzere, bu Kanun; esas olarak kalkınma planları ve programlarında yer alan politika ve hedefler doğrultusunda kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını, hesap verebilirliği ve mali saydamlığı sağlamak üzere, kamu mali yönetiminin yapısını ve işleyişini, kamu bütçelerinin hazırlanmasını, uygulanmasını, tüm mali işlemlerin muhasebeleştirilmesini, raporlanmasını ve mali kontrolü düzenlemeyi amaçlamaktadır.
Bu kapsamda 5018 sayılı Kanunun “Bakanların ve Üst Yöneticilerin Hesap Verme Sorumluluğu” başlıklı dördüncü bölümün 11’inci maddesine göre üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından; sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden; mali yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden belediyelerde, meclislerine karşı idari ve siyasi yönden sorumlu tutulmuşlardır.
Kanunda sayılan bu görevler de bizzat belediye başkanı tarafından değil; oluşturulan birimler ve birim amirleri tarafından yerine getirilmektedir. Zira, 5018 sayılı Kanunun 11’inci maddesinde üst yöneticilerin sorumlulukları belirtilmiş ve “Üst yöneticiler bu sorumluluklarının gereklerini harcama yetkilileri, mali hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” denilmek suretiyle fiilin icra, yani yerine getirme sorumluluğu alt kademedeki kamu görevlilerine bırakılmıştır.
Mülga 1050 sayılı Kanun, üst yöneticilere ilişkin bir hüküm içermemekte, “ita amiri” konumundaki yöneticilerin “Onaylayan” sıfatını haiz oldukları durumlarda sayman ve tahakkuk memurları ile birlikte sorumlu tutulabilecekleri bazı durumları düzenlemekteydi. 5018 sayılı Kanun ise mülga 1050 sayılı Kanundan farklı olarak, üst yöneticileri tümüyle harcama sürecinin dışında tutmakta; bunlar için sorumluluk üstlenme uygulamasını bile öngörmemektedir.
Ancak; 5393 sayılı Kanunun 38’inci maddesinin (f) işaretli bendi ile belediye başkanlarına verilen görevlerden biri de; belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmektir. Bu bağlamda, belediye başkanları belediye idaresinin başı ve üst yöneticisi olarak belediyenin hem gelirlerini hem de giderlerini mevzuat hükümlerine göre tarh tahakkuk, tahsil edilmesinden ve hak sahiplerine zamanında ödenmesinden mali yönden ve idari yönden sorumlu tutulmuşlardır.
Bu bağlamda, verdiği karar ve talimatlar, doğrudan iş ve işlem sürecine dayanak oluşturduğundan üst yönetici olan Belediye Başkanının idari ve mali sorumluluğu bulunmaktadır.
Bu itibarla, ... (Üst Yönetici, 2009-2013 yılları arası Belediye Başkanı) ile ... (Üst Yönetici, 2014 yılı Belediye Başkanı) sorumluluklarının devam etmesi gerekmektedir.
Gelirlerin zamanaşımı döneminde görevde bulunan Muhasebe Yetkilisi ve Gelir Sorumlusunun sorumlu tutulması ile ilgili olarak;
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu genel mali yapıyı sistemleştirirken 60/e maddesi ile, gelirlerin mali hizmetler birimi tarafından ilgili mevzuatı çerçevesinde tahakkuk ettirileceğini, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürüteceğini, hükme bağlamıştır. Bu hükme göre tahakkuk ve tahsil aşamalarında mali hizmetler biriminin genel olarak sorumlu olduğu çıkarsaması yapılabilir. Ayrıca, 61’inci maddede muhasebe hizmeti tanımlanırken, gelir ve alacakların tahsili aşamasında muhasebenin de rol aldığı ifade edilmiştir. Tarh ve tebliğ kavramlarına açıkça değinilmemiş olsa da, mali hizmetler birimlerinin bu anlamda bir fonksiyon üstlendikleri genel görev tanımlarından çıkarılabilir. Muhasebe yetkilisi ve mali hizmetler birimi haricinde, ilgili kanunlarda tarh, tahakkuk ve tahsilden sorumlu olanların da bu kapsamda değerlendirmesi gerekmektedir.
Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007 tarihli 5018 sayılı Kanun çerçevesinde sorumlulukların belirlenmesine ilişkin kararında; tahsil edilmeye hazır hale gelmiş gelirle ilgili olarak muhasebe yetkilisinin sorumluluğundan bahsedilmiştir.
Kararda; “5018 sayılı Kanun’un 61’inci maddesinin birinci fıkrasında, muhasebe hizmeti; ‘gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm malî işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemleridir” şeklinde tanımlanmış; aynı maddenin ikinci fıkrasında muhasebe yetkilisinin, bu hizmetlerin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından sorumlu olduğu belirtilmiş, aynı Kanunun 60’ıncı maddesinde de, ilgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek mali hizmetler biriminin görevleri arasında sayılmıştır. Muhasebe Yetkililerinin Eğitimi, Sertifika Verilmesi ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in 23’üncü maddesinde, gelirleri ve alacakları ilgili mevzuatına göre tahsil etmek, yersiz ve fazla tahsil edilenleri ilgililerine iade etmek ve bu işlemlere ilişkin kayıtları usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutmak, mali rapor ve tabloları her türlü müdahaleden bağımsız olarak düzenlemek muhasebe yetkilisinin görevlerinden kabul edilmiş, aynı Yönetmeliğin 32’nci maddesinde de idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelir ve alacaklarının yükümlüleri ve sorumluları adına ilgili hesaplara kaydedilerek tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin sorumlu olduğu açıkça ifade edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelir ve alacaklarının takip ve tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin tek başına sorumlu olduğuna çoğunlukla,” karar verilmiştir. Karardaki en önemli nokta, idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş gelir ve alacakların tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin sorumlu olduğu hususudur. Yani, muhasebe yetkilisinin sorumluluğu için, ön şart olarak gelirin tarh ve tahakkuk aşaması sorunsuz bir şekilde yerine getirilmelidir. Tarh ve tahakkuk aşaması sorunsuz yerine getirildiğinde, muhasebe yetkilisinin tahsilatla ilgili sorumluluğu başlamaktadır.
Gelirin aşamaları dikkate alındığında, tarh ve tahakkuku eksik veya hatalı yapılmış bir gelirin, eksik tahsil edilmesinden tek başına veya ortaklaşa olarak muhasebe yetkilisinin sorumlu tutulması 5018 sayılı Kanun’un objektif sorumluluktan vazgeçme anlayışına da muhalif düşmektedir.
Ayrıca, muhasebe yetkilisi ve mali hizmetler birimi idari anlamda bir bütünü ifade etse de, belediye gelirlerinin tahsilatı aşamasında mali sorumluluk anlamında farklı birim veya kişilerden oluşabilir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Gelirlerin toplanması sorumluluğu” başlıklı 38’inci maddesinde; “Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumludur” denilerek, kamu gelirleri ile ilgili olarak sorumluluk tanımlanmış olup; tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin hangi safhalarında kimlerin sorumlu olduklarının kurum kanunlarına bırakılması ile farklılaşan ve karmaşıklaşan bir sistemi ortaya çıkarmıştır.
Aynı Kanunun “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinde, “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
Esas alınır.” hükmü yer almaktadır.
Sorumluların dilekçelerinde belirtildiği gibi, söz konusu idare gelirleri tarh ve tahakkuk edilmemiş dolayısıyla tahsil aşamasına geçilememiştir. Muhasebe yetkilisinin görevi gelirin tarh ve tahakkuk aşamasıyla ilgili olmayıp tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelirinin tahsil edilmesinden ibaret olduğundan, muhasebe yetkilisinin gelir konusunda tarh ve tahakkuk aşamalarına ilişkin olarak sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu itibarla, Muhasebe Yetkilisi’nin sorumluluğunun kaldırılması gerektiği değerlendirilmektedir.
Diğer taraftan, idare gelirlerinin zamanaşımına uğratılması nedeniyle oluşan kamu zararından dolayı sorumluluğun belirlenmesi aşamasında; sadece gelirlerin zamanaşımı döneminde görev yapan gerçekleştirme görevlilerinin değil, 2005 yılından 2014 yılına kadar ... Belediyesi gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsili ile ilgili olarak Mali Hizmetler Müdürlüğü dışında farklı bir birimin (Zabıta Müdürlüğü gibi) görevlendirilip görevlendirilmediğinin ve konu ile ilgili görevli olan çalışanların kasıt, kusur veya ihmalinin tespit edilmesi ve sorumluluğun bu doğrultuda tesis edilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, gelirlerin zamanaşımı döneminde görev yapan Gerçekleştirme Görevlisi’nin (Gelir Birim Sorumlusu) dışında 2005 yılından 2014 yılına kadar gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsili ile ilgili görevlilerin belirlenmesi ve sorumluluğun bu yönüyle tekrar değerlendirilmesi gerekmektedir.
İlam hükmünün esası ile ilgili olarak yapılan değerlendirme;
... Belediyesi sınırları içinde faaliyet gösteren ve eğlence vergisine tabi olan işletmelerden 2005-2009 yıllarına ait eğlence vergisinin tahsil edilmeyerek zamanaşımına uğratılması nedeniyle kamu zararına neden olunmuştur.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 17’nci maddesinde, bu Kanunun 21’inci maddesinde belirtilen ve belediye sınırları ile mücavir alanlar içinde yer alan eğlence işletmelerinin faaliyetlerinin eğlence vergisine tabi olduğu, 18’inci maddesinde eğlence yerlerini işleten gerçek veya tüzelkişilerin verginin mükellefi olduğu, 19’uncu maddesinde bira, alkollü içki içilmeyen, satılmayan ve ruhsatnamelerinde kahvehane, kıraathane, çayhane ve çay ocakları oldukları belirtilen yerlerden vergi alınmayacağı, 20’nci maddesinin üçüncü fıkrasında biletle girilmesi zorunlu olmayan bar, pavyon, gazino, gece kulübü, taverna, diskotek, kabare, dansing, bilardo ve masa futbolu salonları gibi eğlence yerlerinde işin mahiyetine göre çalışılan her gün için Belediye Meclislerince takdir edilecek miktarda eğlence vergisi alınacağı, 21’inci maddesinde biletle girilmesi zorunlu olmayan eğlence yerlerinden alınacak eğlence vergisinin miktar ve nispeti ile 22’nci maddesinin üçüncü fıkrasında ise biletle girilmesi zorunlu olmayan eğlence yerlerindeki her aya ait verginin o ayı takip eden ayın 20’nci günü akşamına kadar ilgili belediyeye yatırılacağı belirtilmiştir.
Buna göre, ... Belediye sınırları içinde 01.01.2005-31.12.2014 tarihleri arasında faaliyette bulunan ve kapanan işletmeler hakkında düzenlenen listede, sorgu konusu edilen işletmelerden bir kısmı ile ilgili yeni belgeler sunulmak suretiyle eğlence vergisine tabi olunmadığı iddia edilmiştir.
Son olarak; sorumluların itiraz dilekçelerinde belirtmiş oldukları:
-
“Kamu zararı tablosunda ... 01.04.2005 tarihinde ruhsat aldığından dolayı bu tarihten sonra hesaplama yapılması gerekirken denetmenlerimizce yanlışlıkla 01.01.2005 tarihinden itibaren hesaplama yapılarak, ... TL fazladan yazılmıştır.”
-
“Ayrıca Kamu zararı tablosu yapılırken işe başlama tarihi 04.03.2009 ancak hesap tablosunda iki kere mart ayı işlenmiş olup maddi hata yapılmıştır, doğrusu şöyle olmalıydı; ... TL anapara ... TL faiz olmak üzere toplamda ... TL olmalıydı ... TL fazladan kamu zararı yazılmıştır.”
İddialarının da yerinde olduğu ve bu hesaplamaların düzeltilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, kamu zararı miktarı bakımından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddiaların ve sunulan belgelerin (Zabıta Müdürlüğü tarafından yapılan incelemeler, Emniyet Müdürlüğünün bazı işyerleri ile ilgili bilgi yazısı, oyun salonundan yapılan tahsilat belgesi, oyun salonları ile ilgili zamanaşımına uğramış alacaklar ile ilgili yapılmış tahakkuklar ve ilgililerin itiraz etmediklerine ilişkin beyan, ...’nun Hollanda’da yaşadığına ilişkin belge) incelenmesi ve yukarıda belirtilen gerekçelerle sorumluluğun yeniden belirlenmesi suretiyle yeniden hüküm tesisini teminen 173 sayılı İlamın 20’nci maddesi ile verilen tazmin hükmünün BOZULARAK dosyanın Dairesine TEVDİİNE, (Üye ... ve Üye ...’nun, ilam hükmünün kaldırılması gerekir, yönündeki aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,
Karar verildiği 24.10.2018 tarih ve 45202 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
KARŞI OY GEREKÇESİ/AZINLIK GÖRÜŞÜ
Üye ... ve Üye ...’nun karşı oy gerekçesi;
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 17’nci maddesinde, bu Kanunun 21’inci maddesinde belirtilen ve belediye sınırları ile mücavir alanlar içinde yer alan eğlence işletmelerinin faaliyetlerinin eğlence vergisine tabi olduğu, 18’inci maddesinde eğlence yerlerini işleten gerçek veya tüzelkişilerin verginin mükellefi olduğu, 19’uncu maddesinde bira, alkollü içki içilmeyen, satılmayan ve ruhsatnamelerinde kahvehane, kıraathane, çayhane ve çay ocakları oldukları belirtilen yerlerden vergi alınmayacağı, 20’nci maddesinin üçüncü fıkrasında biletle girilmesi zorunlu olmayan bar, pavyon, gazino, gece kulübü, taverna, diskotek, kabare, dansing, bilardo ve masa futbolu salonları gibi eğlence yerlerinde işin mahiyetine göre çalışılan her gün için Belediye Meclislerince takdir edilecek miktarda eğlence vergisi alınacağı, 21’inci maddesinde biletle girilmesi zorunlu olmayan eğlence yerlerinden alınacak eğlence vergisinin miktar ve nispeti ile 22’nci maddesinin üçüncü fıkrasında ise biletle girilmesi zorunlu olmayan eğlence yerlerindeki her aya ait verginin o ayı takip eden ayın 20’nci günü akşamına kadar ilgili belediyeye yatırılacağı belirtilmiştir.
Öte yandan, sorumluların temyiz dilekçesinden anlaşılacağı üzere söz konusu tarh, tahakkuk ve tahsilat işlemlerine başlanmış olduğu anlaşıldığından tazmin hükmünün kaldırılması gerekir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:42