Sayıştay 7. Dairesi 41790 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Yargılama Usulleri

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

41790

Karar Tarihi

27 Eylül 2017

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2014

  • Daire: 7

  • Dosya No: 41790

  • Tutanak No: 43319

  • Tutanak Tarihi: 27.09.2017

  • Konu: Sorumluluk ve Yargılama Usulleri ile İlgili Kararlar

KARAR

Konu: Belediye gelirlerin zamanaşımına uğratılmasında sorumluluk.

  1. 232 sayılı İlamın 4. Maddesiyle; … Büyükşehir Belediyesi’nde gelir kalemleri içinde tahakkuk etmiş olarak yer alan imar para cezaları ile ilgili gerekli işlemlerin zamanında yapılmaması sonucunda alacağın zamanaşımına uğratılması gerekçesi ile … TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

İlamda Muhasebe Yetkilisi sıfatı ile sorumlu tutulan … (Mali Hizm. Md., 41790 numaralı dosya) temyiz dilekçesinde özetle ;

Sorguda belirtilen … TL tutarındaki imar para cezalarının detaylı olarak incelendiğinde; mevcut liste üzerinde yapılan incelemede, haciz varakalarının düzenlendiği ve ilgililere tebliğ edildiği, ödemelerin yapıldığı, ancak o dönemde Belediyelerince kullanılan ve … Şirketince kurulan bilgisayar sisteminin büyükşehir belediyesine geçiş sürecinde … Belediyesi, … ve Büyükşehir Belediyesinin hesap ve işlemlerinin ayrılması sırasında çöktüğü ve yeniden kurulum sırasında bazı karışıklara sebep olduğunu, birçok kez manuel girişler yapılmış olması ve bu esnada tahsilatların eksik girilmesi nedeniyle gerçekte hiçbir işlem yapılmayan ve zamanaşımına uğratılmış bir kamu alacağı bulunmadığı hususu savunulmasına rağmen bu durum ile ilgili savunma anında somut herhangi bir belge sunulamadığı için dikkate alınmadığını,

Daha sonra yapılan araştırmalar sonucunda, ekli (EK: 3) hesap kartlarında görüleceği üzere, 4. madde ekindeki listede yer alan …’INTL, …’İNTL, …’NINTL tutarındaki imar para cezalarının tahsil edildiğini, …’NUNTL miktarındaki cezasının ise terkin edildiğinin anlaşıldığını, ayrıca aynı listedeki … nin … TL ve … Şirketi’nin … TL tutarındaki imar para cezalarının ekli belgelerde görüleceği gibi mahkeme kararlarına dayanılarak kaldırıldığının tespit edildiğini,

Sonuç itibariyle, daha önce iddia ettiği üzere, … Belediyesinin otomasyon altyapısını kuran … firmasının bilgisayar sistemindeki hatalar nedeniyle bu tutarlar denetim anında sistemde mevcut olarak görülmüş ise de gerçekte söz konusu tutarların ödeme, terkin veya mahkeme kararlarına dayanılarak ortadan kalktığının tartışmasız olduğunu, kaldı ki, yukarıda da özellikle arz edildiği gibi, söz konusu tutarların Belediye denetimi sırasında sadece hatalı bilgisayar kayıtları üzerinden ve dosya bazında hiçbir inceleme ve araştırma yapılmaksızın tespit edildiğini, halbuki, denetim elemanının istediği tahakkuk kayıtlarına ait dosyalara bizzat bakılmış olsa idi, bu tutarların ödendiği, terkin edildiği veya mahkeme kararı ile kaldırıldığının görülebileceğini,

Öte yandan, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71. maddesinde Kamu zararı; “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” şeklinde tanımlandığını, buna göre doktrinde, kamu zararında sorumluluğun, kamu görevlilerinin kamu zararının doğmasında kişisel kasıt, kusur ve ihmallerinin bulunup bulunmadığına göre belirlenmesi gerektiğini, ancak, Sayıştay Sorgusunda ve ilamında şahsının kastı, kişisel kusuru ve ihmali bulunduğuna yönelik hiçbir değerlendirme yapılmadığını,

Yukarıda açıklanan nedenlerle hakkında tazminine hükmedilen tutarların kaldırılmasını talep etmektedir.

Aynı ilam maddesi ile ilgili Muhasebe Yetkilisi … (41789 numaralı dosya) temyiz dilekçesinde özetle;

Aynı ilam maddesinde Muhasebe Yetkilisi sıfatı ile sorumlu tutulan …’nın temyiz dilekçesinde ifade ettiği hususları tekrarladıktan sonra ilave olarak, her ne kadar Muhasebe Yetkilisi sıfatıyla şahsına kamu zararının ödettirilmesine hükmedilmiş ise de yukarıda arz ettiğii Yönetmelik hükümlerine göre “Muhasebe hizmetlerinin yürütülmesinden ve muhasebe biriminin yönetiminden sorumlu, usulüne söre atanmış sertifikalı yönetici olmadığını, bu amaçla tarafına verilmiş şekli ve içeriği Bakanlık tarafından belirlenen ve sahibine muhasebe hizmetlerini yerine getirebilme yetkisi veren muhasebe yetkilisi sertifikası bulunmadığını Yüce Mahkemenizin re’sen dikkate alacağına inandığını belirterek hakkında tazminine hükmedilen tutarların kaldırılmasını talep etmektedir.

Aynı ilam maddesi ile ilgili Muhasebe Yetkilisi … (Eski Mali Hizmetler Md. V., 41726 numaralı dosya) temyiz dilekçesinde özetle;

İlamda yer alan iş bu usul ve yasaya açıkça aykırı olup; temyiz gerekçelerinin;

I. İlama konu alacakların yer aldığı mevcut listelerin incelenmesinden alacak kalemlerine ilişkin haciz varakalarının düzenlendiği ve ilgililere tebliğ edildiği, ödemelerin yapıldığı, ancak o dönemde tahakkuk girilen sistemin büyükşehir belediyesine geçiş sürecinde … Belediyesi … Genel Müdürlüğü ve Büyükşehir Belediyesinin hesaplarının ayrılması sırasında çöktüğü ve yeniden kurulumun sağlıklı yapılmadığı dolayısıyla karışıklıklar ortaya çıktığını, zamanaşımı konusu bu işlemlerin manuel girişler dolayısıyla olmadığı halde varmış gibi gözüktüğünü, Dolayısıyla bu alacakların zamanaşımına uğramasından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını,

II. Sayıştay Başkanlığınca yapılan bu hususu ilişkin sunduğu Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 11.05.2010 tarih 2010/4-74 E. 2010/109 K sayılı kararında da belirtildiği üzere kısa süreli görevlendirmelerde yerine getirilmeyen vazifeden ötürü yapılan işlemde bir kasıt aranmasının mümkün olmadığının belirtildiğini,

İlamda yer aldığı üzere … Belediyesi Mali Hizmetler Müdürlüğü Vekilliği görevini 26.07.2012 ile 24.09.2013 tarihleri arasında ifa ettiğini, bu kadar kısa süren bir vazifede yerine getiremediği vazifeden ötürü sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını,

III. Tüm bunların yanı sıra ilama konu bu alacakların 26,07.2012 ile 24.09.2013 tarihleri arasında … Belediyesi Mali Hizmetler Müdür Vekilliğini yürüttüğü 2012-2013 yılları arasındaki döneme ilişkin olduğunu, iş bu bedellere ilişkin hakkında sorumluluğa gidilebilmesi için Borçlar Kanunun Haksız fiil hükümlerine başvurulması gerektiğini, haksız fiili düzenleyen 49 ve devamı maddelerde açıkça haksız fiil nedeniyle zararın tazmini yollarının izah edildiğini, bu maddelerden 72. madde de ise haksız fiil zamanaşımının 2 yıl olduğunu, dolayısıyla iş bu alacak kalemlerinin zamanaşımına uğrattığı iddiasının haksız fiil hükümleri karşısında zamanaşımı sürelerinin üzerinden 2 yıl geçmiş olması nedeniyle şahsının sorumluluğu yoluna başvurulabilmesinin de mümkün olmadığını, izah edilen nedenle iş bu alacak kaleminden sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını,

Yukarıda açıklanan nedenlerle hakkında tazminine hükmedilen tutarların kaldırılmasını talep etmektedir.

Başsavcılığın Muhasebe Yetkilisi … için verdiği mütalaasında (41790 numaralı dosya);

“Dilekçede;

1 - İlamın 3 ve 4. maddeleriyle kamu zararı olarak nitelendirilen tutarlara ilişkin, tahsil edilmemiş görünen kamu alacaklarının, kimisinin tahsil edildiği ya da usulüne göre terkin edildiği ileri sürülerek, kamu zararını oluşmadığı savunulmaktadır.

Konuya ilişkin kanıtlayıcı belgeler dilekçe ekine konularak, uhdesindeki tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.

Sorumlunun, ileri sürdüğü gerekçeler ve eklediği belgeler dikkate alınarak, itirazı haklı gözükmektedir.

İlamın 3, 4 ve 26 maddeleriyle ilgili sunulan belgelerin incelenmesi temyize konu teşkil etmemektedir.,

Bu nedenlerle, konunun yargılamanın iadesini gerektirir nitelikte görülmesi halinde, yeniden hüküm tesis edilmek üzere dosyanın Dairesine tevdiine karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Arz olunur.” denilmiştir.

Başsavcılığın Muhasebe Yetkilisi … için verdiği mütalaasında (41789 numaralı dosya);

“Dilekçede, ilamın 3 ve 4. maddeleriyle verilen tazmin hükmüne itiraz edilmektedir.

Dilekçe sahibi tarafından, İlamın 3 ve 4. maddeleriyle kamu zararı olarak nitelendirilen tutarlara ilişkin sorumluluğun, usulüne göre atanmış sertifikalı yönetici olmaması nedeniyle kendisine sorumluluk tevcih edilemeyeceği ileri sürülerek, sorumluluk yönüyle itiraz edilmektedir.

Diğer taraftan, tahsil edilmemiş görünen kamu alacaklarının, kimisinin tahsil edildiği ya da usulüne göre terkin edildiği ileri sürülerek, kamu zararım oluşmadığı savunulmaktadır. Konuya ilişkin kanıtlayım belgeler dilekçe ekine konularak, uhdesindeki tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.

Sorumlunun, ileri sürdüğü gerekçeler ve eklediği belgeler dikkate alınarak, itirazı haklı gözükmektedir.

İlamın 3 ve 4. maddeleriyle ilgili sunulan belgelerin incelenmesi temyize konu teşkil etmemektedir.,

Bu nedenlerle, konunun yargılamanın iadesini gerektirir nitelikte görülmesi halinde, yeniden hüküm tesis edilmek üzere dosyanın Dairesine tevdiine karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Arz olunur.” denilmiştir.

Başsavcılığın Muhasebe Yetkilisi … için verdiği mütalaasında (41726 numaralı dosya);

“Dilekçede, ilamın 4. maddesiyle, tahakkuk etmiş olmakla birlikte tahsil işlemlerinin zamanında yapılmaması sonucunda, zaman aşımına uğratılan para cezaları nedeniyle oluşan kamu zararı için sorumlularına ödettirilmesi hükmüne; kendisiyle ilgili sorumluluğa gidilebilmesi için, Borçlar Kanununda düzenlenen Haksız Fiil hükümlerine gidilmesi gerektiği savunularak, sorguya verilen cevaplar tekrar edilmek suretiyle itiraz edilmektedir.

6085 sayılı Sayıştay Kanununda, Muhasebe Yetkililerinin sorumlulukları açıkça hüküm altına alınmış ve gerekli düzenleme mevcut iken, sorumlunun Borçlar Kanunundaki Haksız Fiil hükümlerine gidilmesi gerektiği yönündeki savunması kabul edilebilir değildir.

Sorguya verilen cevapların tekraren temyiz aşamasında ileri sürülmesi konusunda ise, anılan itirazların, Daire kararında, değerlendirilerek karşılandığı görülmektedir.

Bu nedenlerle, İlamın 4. maddesindeki kamu zararı için ileri sürülen itiraz gerekçelerinin, ilam hükmünün bozulmasını ya da hükmün kaldırılmasını gerektirecek mahiyette olmadığı görüldüğünden, temyiz talebinin reddedilerek, yasa ve yönteme uygun düzenlenmiş olan Daire Kararının tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Arz olunur.” denilmiştir.

Yapılan duruşmada, duruşmaya katılan … ve … ile Sayıştay savcısı temyiz dilekçesinde ve savcılık mütalaasında belirtikleri hususları tekrarlamışlardır.

Duruşma talebinde bulunan … ve … ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

İşbu tutanağın/ilamın 1. Maddesinde belirtilen gerekçelerle; tazmin hükmüne konu alacaklardan zamanaşımına uğrayanların mükellefleri itibariyle tespit edilmesinin sağlanması ve olay bazında zamanaşımını kesen veya durduran nedenlerin gerçekleşip gerçekleşmediğinin ortaya konulması, kamu zararı miktarı bakımından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddiaların incelenmesi ve yukarıda belirtilen gerekçelerle sorumluluğun genişletilmesi suretiyle yeniden hüküm tesisini teminen 232 sayılı ilamın 4. maddesi ile verilen tazmin hükmünün BOZULARAK dosyanın hükmü veren Daireye GÖNDERİLMESİNE, oyçokluğuyla,

İlave gerekçe

Temyiz Kurulu ve .. Daire Başkanı …, Üyeler …, …, … ve …’ın ilave gerekçesi:

Esastan bozma yönündeki Kurul kararına katılmakla birlikte; 5393 sayılı Kanun’un 38’inci maddesinin (f) bendi ile belediye başkanlarına verilen görevlerden biri de; belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmektir. Dolayısıyla, belediye başkanları belediye idaresinin başı ve üst yöneticisi olarak belediyenin gelirlerinin mevzuat hükümlerine göre takip ve tahsil edilmesinden sorumlu tutulmuşlardır.

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 102. maddesinin 2. fıkrasında; “Vergi Usul Kanununda mahallin en büyük malmemuruna verilmiş görev ve yetkiler, Belediye Gelirleri Kanunu uygulaması yönünden Belediye Başkanı tarafından kullanılır.” denilmektedir.

5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 33’üncü maddesinde ise; “Diğer mevzuatta ……. mahallin en büyük memuruna, ilin en büyük malmemuruna, defterdara ve defterdarlığa yapılmış atıflar ilgisine göre vergi dairesi başkanı ve başkanlığına, ……yapılmış sayılır.” hükmü bulunmaktadır.

Aynı Kanunun 24’üncü maddesinde ise, vergi dairesi başkanlığına “yetki alanı içindeki mükellefi tespit etmek, vergi ve benzeri mali yükümlülüklere ilişkin tarh, tahakkuk, tahsil, terkin, tecil, iade, ödeme, muhasebe ve benzeri işlemleri yapmak, …” görev ve yetkisi verilmiştir.

Bu hükümler uyarınca belediye gelirleri açısından Vergi Usul Kanunu’nda belirtilen vergi inceleme yetkisi hariç mahallin en büyük mal memuruna verilmiş görev ve yetkiler Belediye Başkanı tarafından kullanılacaktır.

Belediyelerin vergi, resim ve harç gelirlerinin takip ve tahsilini düzenleyen 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun;

-13 üncü maddesine göre ihtiyati haciz işlemini başlatma,

-64 üncü maddesine göre haciz varakasını onaylama,

-90 ıncı maddesine göre hacizli malların satışına karar verme,

-115 inci maddesine göre 110 ila 114 üncü maddelerde yazılı suçları işleyenlerin Cumhuriyet Savcılığına bildirilmesi,

idarenin en büyük memuru olarak belediye başkanının görev, yetki ve sorumluluğunda bulunmaktadır. Mahalli idareler bu yönüyle merkezi idareden farklılık arzettiği için kanun koyucu, gelirlerin takip ve tahsili konusunda belediye başkanına sorumluluk yüklemiştir.

10.12.2003 tarih ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nda, idarelerin gelirlerini takip ve tahsil yetkisi muhasebe yetkililerine verilmişken bu kanundan sonra yürürlüğe girmiş olan, 3.7.2005 tarih ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 37 nci maddesinde ve 10.02.2004 tarih ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 18 inci maddesinde; Belediyenin gelir ve alacaklarının takip ve tahsil yetkisinin belediye başkanının görevleri arasında sayılmış olması kanun koyucunun mahalli idarelerin gelirlerinin takip ve tahsilinde sorumluluğun genel idarelerden farklı olarak iki makama yüklediği anlaşılmaktadır.

Bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; belediye gelirlerinin takip ve tahsil sorumluluğunun, belediye başkanı ve muhasebe yetkilisine birlikte yüklendiği, icrai takip ve tahsil işlemlerindeki yetki ve sorumluluklar dikkate alındığında bunun bir zorunluluk oluşturduğu açıktır. Mevzuatta bir görev birden fazla görevliye tevdi edildiğinde, sorumluluğun müteselsil olacağı açıktır. Görevin ifasında aksamanın kendisinden kaynaklanmadığını, diğer sorumlunun görevini yerine getirmemesi nedeniyle oluştuğunu ispat imkanı da her bir sorumlunun kendisine ait bulunmaktadır.

Ayrıca, Belediyenin her yıl kesin hesabının görüşülmesi sırasında belediyenin alacak durumu, zamanaşımı yaklaşan ve dolan gelirler ile ilgili bilgilerin kendisinin bilgisi dahilinde olduğu, rapor dosyası ve ekleri içerisinde belediye başkanı tarafından belediye gelirlerinin zamanında ve düzenli olarak takip ve tahsili için ilgili birim amirlerine bir uyarı ve talimat da sunulmadığından sorumlular arasında gelirlerin zamanaşımına uğradığı dönemde görevde olan belediye başkanının da dahil edilmesi gerekir. Dolayısıyla sorumluluğun bu yönüyle de genişletilmesi gerekmektedir.

Karşı oy gerekçesi

Üye …’nun karşı oy gerekçesi:

Temyiz dilekçesi ekinde sunulan belgeler ile duruşma sırasında yapılan açıklamalrdan; alacakların takibinin gerçekleştirildiği, ödeme emri tebliğlerinin yapıldığı, zamanaşımını kesen evrakların düzenlendiği, tahsilata ve haciz/icra işlemlerine devam edildiği, bu suretle söz konusu alacakların 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 102’nci maddesinde öngörülen tahsil zamanaşımına uğramadığı bu nedenle kamu zararının oluşmadığı sonucuna varıldığından, tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:00

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim