Sayıştay 7. Dairesi 41553 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Vergi ve Harç

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

41553

Karar Tarihi

14 Haziran 2017

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2014

  • Daire: 7

  • Dosya No: 41553

  • Tutanak No: 43214

  • Tutanak Tarihi: 14.06.2017

  • Konu: Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar

KARAR

Konu: Belediye tarafından alacakların tahsiline ilişkin herhangi bir hukuki işlem yapılmaması sonucu zamanaşımına uğratılması.

  1. 208 sayılı ilamın 8’inci maddesinde, Kabahat olarak nitelenen ve değişik kanunlarda düzenlenen haksız fiiller karşılığında uygulanan idari para cezalarından, tahsil edilemeyen ve 121 Gelirlerden Takipli Alacaklar hesabında takip edilen alacakların, tahsiline ilişkin herhangi bir hukuki işlem yapılmaması sonucu …. TL’nin zamanaşımına uğratılması nedeniyle tazmin hükmolunmuştur.

İlamda Üst Yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan … ile Muhasebe Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan .. ve vekilleri(Ek dilekçede) Avukat … dilekçelerinde özetle;

A) 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 102. ve 103. maddesi hükmüne aykırı olduğunu,

Belediye Hukuk işleri müdürlüğü borç takip servisi tarafın Borçluların hepsine 6183 mad.103' te sayılan zaman aşımını durduran işlemlerden Ödeme emri tebliği gönderilmiş olup takip ve tahsil işlemlerinin devam ettiğini, gerek takip sonucu gerekse mükellefler tarafından rızaen yapılan ödemelerin devam ettiğini, Belediye olarak zaman aşımına uğratarak terkin ettikleri herhangi bir alacak olmadığını,

B) 5018 sayılı Yasanın ''Zamanaşımı" başlıklı 74. maddesinde; "Kamu zararının meydana geldiği ve bu Kanunda belirtilen para cezalarının verilmesini gerektiren fiilin işlendiği yılı izleyen mali yılın başından başlamak üzere zamanaşımını kesen ve durduran genel hükümler saklı kalmak kaydıyla onuncu yılın sonuna kadar tespit ve tahsil edilemeyen kamu zararları ile para cezaları zamanaşımına uğrar” denildiği halde Sayıştay denetim raporu ve İlamında tahsil zamanaşımının dikkatte alındığını ancak lehe olan 5018 sayılı yasanın 74. maddesinde belirtilen zamanaşımının ise dikkate alınmadan hüküm verildiğini,

C) Sayıştay'ın tazmin kararının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Yasanın 106'ıncı maddesi hükmüne de aykırı olduğunu; hüküm gereği terkin edilecek miktarların dikkate alınmadığını;

6183 sayılı yasanın Tahsil imkânsızlığı sebebiyle terkin; başlıklı 106. Maddesinde

“Yapılacak takip sonunda tahsili imkansız veya tahsili için yapılacak giderlerin alacaktan fazla bulunduğu anlaşılan 213 sayılı kanun kapsamına giren amme alacaklarında 10 Türk lirasına (10 Türk lirası dahil), diğer alacaklarında 20 Türk lirasına ( 20 Türk lirası dahil) kadar amme alacakları amme idarelerinde terkin yetkisine haiz olanlar tarafından tahsil zaman aşımı süresi beklenilmeksizin terkin olunabilir Bakanlar Kurulu bu tutarları topluca veya ayrı ayrı on katına kadar artırmaya yetkilidir” denildiğini, Sayıştay ilamında Kanunun 106. maddesinin dikkate alınmadan karar verildiğini,

D) 6183 sayılı yasanın zamanaşımı ile ilgili 102. ve 103. Maddeleri hakkında Sayıştay'ın ve Danıştay'ın yerleşik kararlarına göre konunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini, yasal takip devam ettiğinden zamanaşımına uğrayan bir alacağın söz konusu olmadığından; getirilen açıklamalar ve sunulan belgeler ışığında konunun yeniden değerlendirilmesini talep itmiştir.

Başsavcılık mütalaasında;

“…

Sorumlular, anılan para cezalarının tahsili ve takibine ilişkin bir takım belgeleri dilekçe ekinde göndermek suretiyle, alacağın zamanaşımına uğratılmadığını savunarak, verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedirler.

Ancak anılan belgelerin, incelenmesi temyize konu teşkil etmeyeceğinden, konunun yargılamanın iadesi kapsamında değerlendirilip görüşülmesi uygun görüldüğü takdirde, yeniden hüküm tesis edilmesini teminen, dosyanın dairesine gönderilmesine karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir” denilmiştir.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Rapor dosyası ve ekli belgelerin incelenmesi neticesinde, 1996-2012 yılları arasında tahakkuk etmiş olup, ... Belediyesi’nin kullandığı bilişim sisteminden kayıtların alındığı 31.12.2014 tarihine kadar, kabahat olarak nitelenen ve değişik kanunlarda düzenlenen haksız fiiller karşılığında uygulanan idari para cezalarından, tahsil edilemeyen ve 121 Gelirlerden Takipli Alacaklar hesabında takip edilen alacakların, tahsiline ilişkin herhangi bir hukuki işlem yapılmaması herhangi bir hukuki işlem yapılmaması sonucu 395.759,03 TL’nin zamanaşımına uğratılması sebebiyle tazmin hükmü verildiği anlaşılmaktadır.

İlamda, 1996-2012 yılları arasında tahakkuk etmiş olup en erken 2001 yılı sonunda zaman aşımına uğramış olan belediye gelirlerinden dolayı, zamanaşımı döneminde görevde bulunan üst yönetici ve muhasebe yetkilisinin birlikte sorumlu tutulmuş olduğu görülmüştür.

5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinde, kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır, şeklinde tanımlanmıştır.

6085 sayılı Sayıştay Kanununun 7’nci maddesinde de, sorumlular ve sorumluluk hallerinin uygulamasında 5018 sayılı Kanun ve Sayıştay denetimi ile ilgili diğer kanunlarda belirtilen sorumlular ve sorumluluk hallerinin esas alınacağı;

Sorumluların mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri ile illiyet bağı kurularak oluşturulan ilamda yer alan kamu zararından tek başlarına veya birlikte tazmin ile yükümlü oldukları, ifade edilmiştir.

Bir kamu görevlisinin oluşan kamu zararından sorumlu tutulabilmesi için zararın kamu görevlisinin fiilinin sonucunda oluşması gerekir. Kamu görevlisinin fiili ile kamu zararı arasında bir bağ kurulamazsa kamu görevlisinin sorumluluğundan söz edilemeyecektir.

5018 sayılı Kanun’un 1’inci maddesinde ifade edildiği üzere, bu Kanun; esas olarak kalkınma planları ve programlarında yer alan politika ve hedefler doğrultusunda kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını, hesap verebilirliği ve mali saydamlığı sağlamak üzere, kamu mali yönetiminin yapısını ve işleyişini, kamu bütçelerinin hazırlanmasını, uygulanmasını, tüm mali işlemlerin muhasebeleştirilmesini, raporlanmasını ve mali kontrolü düzenlemeyi amaçlamaktadır.

Bu kapsamda “Bakanların ve Üst Yöneticilerin Hesap Verme Sorumluluğu” başlıklı dördüncü bölümün 11’inci maddesine göre üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından; sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden; mali yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden belediyelerde, meclislerine karşı idari ve siyasi yönden sorumlu tutulmuşlardır.

Kanunda sayılan bu görevler de bizzat belediye başkanı tarafından değil; oluşturulan birimler ve birim amirleri tarafından yerine getirilmektedir. Zira, 5018 sayılı Kanun’un 11’inci maddesinde üst yöneticilerin sorumlulukları belirtilmiş ve “Üst yöneticiler bu sorumluluklarının gereklerini harcama yetkilileri, mali hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” denilmek suretiyle fiilin icra, yani yerine getirme sorumluluğu alt kademedeki kamu görevlilerine bırakılmıştır.

Mülga 1050 sayılı Kanun, üst yöneticilere ilişkin bir hüküm içermemekte, “ita amiri” konumundaki yöneticilerin “Onaylayan” sıfatını haiz oldukları durumlarda sayman ve tahakkuk memurları ile birlikte sorumlu tutulabilecekleri bazı durumları düzenlemekteydi. 5018 sayılı Kanun ise mülga 1050 sayılı Kanun’dan farklı olarak, üst yöneticileri tümüyle harcama surecinin dışında tutmakta; bunlar için sorumluluk üstlenme uygulamasını bile öngörmemektedir.

5393 sayılı Kanun’un 38’inci maddesinin (f) işaretli bendi ile belediye başkanlarına verilen görevlerden biri de; belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmektir. Bu bağlamda, belediye başkanları belediye idaresinin başı ve üst yöneticisi olarak belediyenin hem gelirlerini hem de giderlerini mevzuat hükümlerine göre tarh tahakkuk, tahsil edilmesinden ve hak sahiplerine zamanında ödenmesinden mali yönden değil, idari yönden sorumlu tutulmuşlardır.

Bu bağlamda, verdiği karar ve talimatlar, doğrudan iş ve işlem sürecine dayanak oluşturmadığı sürece, üst yönetici olan Belediye Başkanının sorumluluğu idari/siyasi nitelikli olup, mali sorumluluğu bulunmamaktadır.

Bu itibarla, Belediye Başkanı ……ın sorumluluğunun kaldırılması gerekir.

Diğer taraftan, 208 sayılı ilamın 8’inci maddesiyle tahsil edilmeyen ve zaman aşımına uğradığı belirtilen ….. TL kamu zararının; bir kısmının ödendiği ya da taksitle ödendiği, bir kısmının mükerrer kayıtlar nedeniyle hesaplarda olması gerektiğinden fazla göründüğü, bir kısmının ise borçlularının taşınmazları üzerine haciz şerhi konulmak suretiyle zamanaşımına uğramadığı belirtilerek buna ilişkin belgeler temyiz dilekçesi ekinde gönderilmiştir.

Yukarıda yapılan açıklamalara göre, verdiği karar ve talimatlar, doğrudan iş ve işlem sürecine dayanak oluşturmadığı sürece, mali sorumluluğu bulunmayan Belediye Başkanı …’ın sorumluluğunun kaldırılması için,

Söz konusu gelirlerle ilgili olarak, zamanaşımını kesen evrakların, fazla ve yersiz tahakkukların bulunduğunu kanıtlayıcı belgelerin ve gönderilen diğer belgelerin incelenmesinin temini için 208 sayılı ilamın 8’inci maddesi hükmünün BOZULARAK DAİRESİNE TEVDİİNE, oy çokluğuyla,

Farklı gerekçe

Üyeler …., …. ile ….’ın farklı gerekçesi:

“5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 38’inci maddesinde, “Belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek” belediye başkanının görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 11’inci maddesinde ise; üst yöneticilerin, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden mahallî idarelerde meclislerine karşı sorumlu oldukları ifade edilmiştir. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereğini, 11’inci maddenin son fıkrası uyarınca harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getireceklerdir.

Bu nedenle, Daire kararında üst yöneticiye de sorumluluk tevcih edilmesi yerindedir. Ancak, sorumlular tarafından dilekçe ekinde gönderilen belgelerin yeniden değerlendirilmesi için hükmün BOZULARAK DAİREYE TEVDİİNE karar verilmesi gerekir.”

Karşı oy gerekçesi

Üye …..’nun karşı oy gerekçesi:

“Sorumlularca Belediye tarafından borçluların hepsine 6183 mad.103' te sayılan zaman aşımını durduran işlemlerden Ödeme emri tebliği gönderilmiş olup takip ve tahsil işlemlerinin devam ettiği, gerek takip sonucu gerekse mükellefler tarafından rızaen yapılan ödemelerin devam ettiği, Belediye olarak zaman aşımına uğratarak terkin ettikleri herhangi bir alacak olmadığı belirtilmektedir.

Buna göre sorumluların kamu alacağının takip ve tahsili için gerekenleri yaptığı görüldüğünden tazmin hükmünün KALDIRILMASI gerekir.”

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:06

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim