Sayıştay 7. Dairesi 41455 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

41455

Karar Tarihi

6 Aralık 2017

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2014

  • Daire: 7

  • Dosya No: 41455

  • Tutanak No: 43835

  • Tutanak Tarihi: 06.12.2017

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Konu: Görevde yükselme.

  1. 211 sayılı ilamın 38 inci maddesi ile; … Belediyesinde Özel Kalem Müdürlüğü kadrosunda çalışmakta olan …’in yüksek öğrenim görmüş olmak şartını taşımadığı halde Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü kadrosuna atanması sonucunda kendisine özel hizmet tazminatı, ek ödeme ve diğer sosyal hakların ödenmesi nedeniyle … TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

41455 nolu dosya ile temyiz talebinde bulunan sorumlu … temyiz dilekçesinde özetle;

…’in 12.01.1976 tarihinde memuriyet hayatına Katip kadrosu ile başladığını,

40 yıl hizmeti bulunduğunu, ilk idarecilik görevinin, 04.01.1996 tarihinde Özel Kalem Müdürlüğüne vekaleten görevlendirilmesi olduğunu, 15.03.1999 tarihinde Çevre ve Koruma Müdürü kadrosuna atandığını,

Daha sonra tekrar idare tarafından Şef kadrosuna atanarak 2007 yılına kadar Müdürlük görevini vekaleten yürüttüğünü,

10.05.2007 tarihinde Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna atandığını ve o tarihten bu yana Müdür olarak görev yaptığını, yaklaşık 22 yıldır idareci olarak görevde bulunduğunu,

Bu döneme kadar Kurumda gerek İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliğince yapılan denetimlerde gerekse Sayıştay Denetimlerinde …’İN atama işleminin mevzuata aykırı olduğu ile ilgili bir değerlendirme de yapılmadığını, Kurumca, …’in lise mezunu olması sebebiyle 06.11.2012 tarihinde Özel Kalem Müdürlüğü kadrosundan Şef kadrosuna atanmasının yapıldığını, 15.03.2013 tarihinde de Şef kadrosundan Özel Kalem Müdürü kadrosuna atamasının yapıldığını,

02.02.2000 tarih 23952 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdarelerinin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmeliğin “Kazanılmış hakların saklılığı” başlıklı 21 inci maddesinde;

“Bu yönetmelik kapsamında bulunan görevlere 18.10.1999 tarihinden önce atanmış olanların kazanılmış hakları saklıdır” hükmü ve 04.07.2009 tarih 27278 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğinin “Kazanılmış haklar” başlıklı 22 nci maddesinde;

“Bu Yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uysun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların hakları saklıdır” hükümleri gereği kazanılmış hakkı korunarak,

Aynı zamanda,

… ile aynı statüde olan Belediye Kütüphane Müdürü kadrosunda bulunan …’ın lise mezunu olması sebebiyle Müdür kadrosundan Şef kadrosuna alınması işlemine … 3. İdare mahkemesinde açtığı davada, Mahkeme, 25/04/2012 tarih ve 2012/120 esas 2013/247 sayılı karar ile; Atamanın, Görevde yükselme yönetmeliğinin geçici maddesinde yer verilen; ihtiyaç duyulan hallerde 18.04.1999 tarihinde görevde bulunanlar için yönetmelikte öngörülen öğrenim düzeyinden bir ait öğrenim düzeyinin esas alınabileceğine ilişkin hüküm karsısında, müdür kadrosuna yapılacak atamada yükseköğrenim yerine lise mezuniyetinin yeterli görülmesi nedeniyle davaya konu işlemin iptali kararı ve

21.04.2014 tarih ve 1694 sayılı Hukuk İşleri Md’nün hukuki görüşü doğrultusunda 28.04.2014 tarihinde Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü kadrosuna atamasının yapıldığını,

Kurumda aynı niteliklere sahip …’ün de lise mezunu olduğu, 2.derece Yazı İşleri Müdürü kadrosuna 21.04.1995 tarihinde atandığından, görevde yükselme yönetmeliklerinin ilgili maddeleri gereğince 1999 tarihinden önce Müdür kadrosuna ataması yapıldığından kazanılmış hakkı korunarak hala Müdür kadrosunda görev yaptığını,

…’in de bahse konu görevde yükselme yönetmeliklerinin ilgili maddeleri gereğince 1999 tarihinden önce Müdür kadrosuna atamasının yapıldığını,

Ayrıca yine mevzuata uygun olarak lise mezunu olduğu için atamasının 1. Derece Müdür kadrosu değil, 2. Derecede Müdür kadrosu olduğunu, haklarını bu kadroya göre aldığını,

İlamda belirtildiği gibi …’in atama işleminin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68/B maddesi ile Mahalli İdareler personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 5, 7/a ve 10 uncu maddelerine göre yapılmadığını,

Yine 04.07.2009 tarih 27278 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin “Hizmet grupları arasında geçişler ” kenar başlıklı 20/b maddesinde:

“b) Gruplar arası görevde yükselme niteliğindeki geçişler ve alt gruptan üst gruplara geçişler görevde yükselme eğitimi ve sınavına tabidir. Mahalli idarelerde ve diğer kamu/kurum ve kuruluşlarında, daha önce bulunulan görevler ile bu görevlerle aynı düzey görevlere veya alt görevlere, görevde yükselme eğitimi ve sınavına tabi tutulmadan atama yapılabilir… ” hükmünün bulunduğunu,

… ile aynı statüde ve unvanda özle kalem müdürü olan bir kamu personeli hakkında; Devlet Personel Başkanlığının … Belediyesi … Genel Müdürlüğü hitaplı Görüşünde; Özel Kalem Müdürü unvanlı kadrodan Şube Müdürü unvanlı kadroya atanma işleminin görevde yükselme mahiyetinde bir atama olmaması sebebiyle, söz konusu personelin mevzuatla aranan öğrenim ile hizmetin yerine getirilmesi için gerekli sertifika, ehliyet ve benzeri belgelere sahip olma şartlarını taşıması kaydıyla, şube müdürü unvanlı kadroya atamasının mümkün bulunduğunu belirtmiştir.

41455 nolu dosyadaki (…) temyiz dilekçesine verilen Başsavcılık mütalaasında;

“…Sorumlu tarafından, sorgu aşamasında ileri sürülen gerekçeler tekrar edilerek, verilen tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.

İtiraz konusu hususların, Daire Kararında etraflıca değerlendirilerek karşılandığı görülmüştür. Söz konusu kamu zararının, tahsil edildiği yönünde her hangi bir bilgi ve belge gönderilmediği anlaşılmıştır.

Bu nedenle, ilamın 38 inci maddesi için ileri sürülen itiraz gerekçelerinin, ilam hükmünün bozulmasını ya da hükmün kaldırılmasını gerektirecek mahiyette olmadığı görüldüğünden, temyiz talebinin reddedilerek, yasa ve yönteme uygun düzenlenmiş Daire Kararının tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.” denilmiştir.

41451 nolu dosya ile 221 sayılı ilamın 38 ve 39 uncu maddeleri için temyiz talebinde bulunan sorumlu … (Harcama Yetkilisi - Müdür), sorumluluk itirazları ile birlikte konunun mevzuata uygun olduğu yönündeki itirazlarını ileri sürmüştür.

Sorumlu 221 sayılı ilamının 38 ve 39 sıra numaralı maddesiyle verilen tazmin hükmünün kaldırılması talebiyle temyiz nedenlerini sıralamıştır.

I.İLAMLA İSTENEN

İlam hükümleri ile; mevzuatta öngörülen fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olma ve görevde yükselme sınavında başarılı olma şartlarını taşımadığı halde; Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü kadrosuna atanan … ile Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü kadrosuna atanan …’e yürüttükleri kadro için öngörülen özel hizmet tazminatı, ek ödeme ve diğer sosyal hakların ödenmesi nedeniyle oluşan … TL ve … TL tutarındaki kamu zararının harcama yetkilisi olma sıfatıyla müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine karar verildiğini,

II. AÇIKLAMALAR A. PERSONEL HAREKETLERİ ONAYI İÇERİĞİNDE ATANMA ŞARTLARINA HAİZ OLUNMADIĞININ TESPİTİ MÜMKÜN DEĞİLDİR

Özel Kalem Müdürlüğünden Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü kadrosuna atanan … ile Şef kadrosundan Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü kadrosuna atanan …’e ait Personel Hareketleri Onayı içeriğinden Müdür olarak atanma koşullarını taşımadıkları ve atamanın mevzuata aykırı olduğu yönünde bir tespit yapılmasının imkânı bulunmadığını aksine müdür kadrosuna atanmalarının mümkün olduğunu gösteren bilgilerin yer aldığını;

  1. …’in, Özel Kalem Müdürlüğü kadrosundan Kültür ve Sosyal İşler Müdürü kadrosuna yani öncesi itibariyle Müdür iken sonrasında da Müdür kadrosuna atanmasının eş değer iki unvan olarak düşünülmesine engel bir durum olmadığını ve atanma işleminin dayanağının da 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 64 ve 68 inci maddeleri gereği olduğunu,

  2. …’in, Şef kadrosundan Çevre Koruma ve Kontrol Müdürü kadrosuna görevde yükselme suretiyle atandığı ve atanma işleminin dayanağının 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76 ncı maddesi ve 04. 07. 2009 tarih ve 27278 sayı ile Resmi Gazetede yayınlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 22 nci maddesi gereği olduğunun açıkça görüldüğünü,

B. ATAMA ONAYININ YAZILI EMİR NİTELİĞİNDE OLDUĞUNU:

Üst Yönetici Belediye Başkanı tarafından onaylanan atama işleminin harcama yetkilisi tarafından sorgulanmasının mümkün olmadığını, atama onayının; konusunda uzman birim olan İnsan Kaynakları Müdürlüğü tarafından hazırlanarak başkan onayına sunulduğunu ve başkan tarafından onaylanması sonrasında da kesinleştiğini, atamanın mevzuata uygunluğu konusunda asıl sorumluluğun bu müdürlüğe ve onayı veren makama ait olduğunu,

Ayrıca, atama sonrası ilgili kişilerin özlük haklarının bahse konu atama onaylarına dayanarak ödendiğini, ödeme noktasında atama onayının bir bakıma harcama yetkilisi için yazılı emir niteliği taşıdığını,

657 sayılı DMK’nın 11 inci maddesinde; devlet memurlarının amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü oldukları ve yazılı emri yapmaya mecbur olduklarının açık bir şekilde belirtildiğini,

Yazılı emir niteliği taşıyan atama onayında yer alan özlük hakları yerine atamanın mevzuata uygun olmadığı ve bu nedenle de atanmadan önceki özlük hakları üzerinden ödeme yapılacağını söylemenin yazılı emre karşı gelmek anlamına geleceğini, kaldı ki harcama yetkilisinin atama onayının doğruluğunu araştırma gibi bir görev ve yetkisinin de bulunmadığını,

Atama onayının yerine getirilmemesinin bir bakıma yazılı emre karşı gelmek olacağını, konusu suç teşkil etmeyen yazılı emirlerin yerine getirilmesi gerektiğini,

Bu hususların ilgili kişilere yapılan özlük hakkı ödemelerinden dolayı varsa dahi kamu zararından harcama yetkilisinin sorumlu tutulamayacağını gösterdiğini,

C. HARCAMA YETKİLİSİ OLARAK HUKUKİ VE MALİ SORUMLULUĞU BULUNMADIĞINI:

Sayıştay ilamında kamu zararı olarak tespit edildiği belirtilen bedelden; yürütülen kadro için öngörülen özel hizmet tazminatı, ek ödeme ve diğer sosyal haklar nedeniyle yapılan fazla ödemelerden harcama yetkilisi olarak sorumlu tutulduğunu,

Her ne kadar ilamda belirtilen iki Müdür ile ilgili olarak atanma koşullarını sağlamadığı ve bu nedenle yürüttükleri görev nedeniyle fazladan alındığı ileri sürülen özlük hakları kamu zararı olarak gösterilmekte ve kamu zararından harcama yetkilisi olarak sorumlu olduğu ifade edilmekteyse de ortada bir kamu zararı olmadığı bir an için kamu zararı olduğu kabul edilse dahi harcama yetkilisi olarak tarafına bu zarardan hukuken ve mali olarak sorumlu tutulamayacağını,

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun "Harcama talimatı ve sorumluluk" başlıklı 32 nci maddesinde;

"Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.

Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur." hükmünün bulunduğunu,

Madde metninden de anlaşıldığı üzere, harcama yetkililerinin, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumlu tutulduğunu, kontrol sorumlulukları bulunmadığını,

Harcama yetkilisinin sorumluluğu konusunda temel unsurun, harcama talimatı olduğunu, 5018 sayılı Kanunun sistematiğine göre harcama talimatının, kamu kaynağının kullanılmasından ve harcamaya girişmeden önce harcama yetkilisi tarafından gerçekleştirme görevlilerine verilen izin olarak açıklanabildiğini yani harcama talimatının, iş, mal veya hizmetin alınması, gerçekleştirilmesi, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmesinden önceki aşamada gerçekleştiğini,

Nitekim 5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında da bu hususun "Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler" denilmek suretiyle açıklandığını,

Bu düzenlemeye göre, giderin gerçekleştirilmesi aşamasında, ödeme emri belgesinin "Uygundur" kısmının harcama yetkilisince imzalanması harcama talimatı değil, ödeme talimatı olduğunu,

Bu durumun, Kanunun 33 üncü maddesinin 1 inci fıkrasındaki, "Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır" şeklindeki düzenlemeden anlaşıldığını,

Dolayısıyla, giderin gerçekleştirilmesi aşamasında, ödeme emri belgesi üzerindeki imzası dolayısıyla harcama yetkilisinin sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını,

5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinde kamu zararının; "Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması" şeklinde tanımlandığını,

Bu çerçevede, kamu zararından ve mali sorumluluktan bahsedilebilmesi için her somut olayda, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemin bulunması; mevzuata aykırı karar, işlem veya eylem sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması ve kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması durumu ile mevzuata aykırı karar, işlem veya eylem arasında bir illiyet bağının olması şartlarının birlikte aranması gerektiğini,

Zira, 1050 sayılı Kanuna hakim olan kusursuz yani objektif sorumluluk ilkesinin yerine 5018 sayılı Kanunla kusur sorumluluğu ilkesinin getirildiğini,

Temel ilke olarak kusur sorumluluğunu esas alan 5018 sayılı Kanun uyarınca kamu görevlilerinin mali karar, işlem veya eylemleri sonucu oluşan kamu zararından sorumlu olduklarına hükmedilebilmesi için manevi unsur olarak kasıt, kusur veya en azından bir ihmalin varlığının gerektiğini,

Bu açıklamalar çerçevesinde ilamı değerlendirildiğinde; ilamda, personel hareketleri onayına (atama onayı) dayanılarak düzenlenen ödeme emri belgesinde imzası bulunan ve ödeme emrine ekli evraklar üzerinden ilam konusu edilen atamanın yanlışlığının tespit etmesi mümkün olmayan harcama yetkilisinin yani kendisinin sorumlu tutulduğunu,

Fakat yukarıda açıklanan nedenlerle; bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata aykırı harcama talimatı olmayan, hatalı işleme yönelik bir evrak düzenlemeyen, ödeme emri belgesi üzerinde kontrol işlemi yapma görevi bulunmayan, böyle bir görevi bulunsa bile, atamanın mevzuata aykırılığının ödeme emri belgesi ve eki belgelerden tespit etme imkânı bulunmayan harcama yetkilisi olarak tarafının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını,

Harcama yetkilisinin sorumluluğu ile ilgili benzer bir konuda Sayıştay Temyiz Kurulunun, 06.01.2015 tarih ve 39880 tutanak numaralı kararıyla harcama yetkilisinin hukuki ve mali yönden sorunlu tutulamayacağına hükmettiğini,

D. ATAMA İŞLEMLERİNİN HUKUKA AYKIRI OLMADIĞINI,

…’in 28.04.2014 tarihli Başkanlık onayıyla Özel Kalem Müdürlüğünden Kültür ve Sosyal İşler Müdürü kadrosuna;

…’in 30.11.2011 tarihli Başkanlık onayıyla Şef kadrosundan Çevre Koruma ve Kontrol Müdürü kadrosunda atandığını,

İki atamanın da yapıldığı tarih itibariyle yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olarak gerçekleştirildiğini,

  1. …’in Ataması:

…’e ilişkin atama geçmişinin aşağıdaki tabloda gösterildiği gibi olduğunu,

Sıra Belediyesi Eski görev Atama yapılan görev Atama tarihi

1 … şef Çevre Koruma Müdürü 15.03.1999

2 … şef Özel Kalem Müdürü 10.05.2007

3 … Özel Kalem Müdürü İnsan Kaynakları Müdürü 08.09.2007

4 … İnsan Kaynakları Müd Özel Kalem Müdürü 03.03.2008

5 … Özel Kalem Müdürü Sos.Yardım İşleri Müd. 15.06.2010

6 … Sos.Yardım İşleri Müd. Kütüphane Müd. 18.10.2010

… Kütüphane Müd. Özel Kalem Müdürü 30.11.2011

… Özel Kalem Müdürü şef 06.11.2012

… şef Özel Kalem Müdürü 15.03.2013

… Özel Kalem Müdürü Kültür ve Sos.İşl.Müd. 28.04.2014

Tabloda …’in müdürlük kadrolarına atanma şekli ve tarihlerinin gösterildiğini ancak burada özellikle belirtilmesi gereken durumun ise ilgili kişinin önceki görev yerinin, … Belediyesinde Şef olarak görev yapmaktayken 15.03.1999 tarihinde Çevre Koruma Müdürü kadrosuna atanması olduğunu, doğal olarak bu atama işleminin ilgili kişi için kazanılmış hak teşkil ettiğini,

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 59 uncu maddesinde; özel kalem müdürlüklerinin de arasında sayıldığı istisnai memurluklara, bu Kanunun atanma, sınavlar, kademe ilerlemesi ve derece yükselmesine ilişkin hükümleriyle bağlı olmaksızın tahsis edilmiş derece aylığı ile memur atanabileceğinin düzenlendiğini,

18.04.1999 tarih ve 23670 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulan Kamu Kurum Ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme Ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin 5 inci maddesinde;

"Devlet memurlarının bu Yönetmelik kapsamındaki görevlere atanabilmeleri için gerekli olan öğrenim düzeyleri kurumları tarafından çıkarılacak yönetmeliklerinde unvanlar itibariyle gösterilir. Devlet memurlarının; a) Müdür, Şube Müdürü, Başmühendis, Araştırmacı, Eğitim Uzmanı, Uzman, Müdür Yardımcısı, Çözümleyici ve bu düzeyde bulunan görevler ile daha üstü görevlere atanabilmeleri için en az dört yıllık yüksek öğrenim, .... görmüş olmaları şarttır. Ancak, kurumların kendi yönetmeliklerinde düzenlemeleri kaydıyla, sadece hizmet alanına ilişkin olarak iki yıllık yükseköğrenim görenlerin müdür ve daha alt görevlere orta öğrenim üzerine kurumlarınca açılan en az iki yıl süreli mesleki kursları bitirenlerin ise müdür yardımcısı ve daha alt görevlere atanabilmeleri için bu maddede öngörülen öğrenim şartı aranmaz.” hükmüne,

Geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında;

"Kurumlar özel yönetmelikleriyle bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte görevde bulunan personeli bakımından, 5 inci madde ile öngörülen öğrenim düzeyinin altında bir öğrenim düzeyi belirleyebilirler." hükmüne yer verildiğini,

04.07.2009 tarihli 27278 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme Ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 23 üncü maddesi ile yürürlükten kaldırılan 02.02.2000 tarihli ve 23952 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş (31.12.2005 tarihli 26040 sayılı Resmi- Gazete ile değişik) İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmeliğin müdür kadrosuna yapılan atama tarihinde yürürlükte bulunan 5 inci maddesinde;

"a) Yönetim hizmetleri grubu;

  1. İlçe Özel İdare Müdürü, Birlik Müdürü, İtfaiye Müdürü, Zabıta Müdürü ile bunlar dışında kalan diğer Müdürler; ....” olarak sayıldığını,

14 üncü maddesinde;

“Bu Yönetmeliğe tabi personelde öğrenim düzeyi; ....

b)Müdür kadrolarına atanabilmek için kamu yönetimi, maliye, işletme, iktisat, çalışma ekonomisi, sosyal ve idari bilimler dallarında yüksek öğrenim bitirmiş veya bunlara denkliği Milli Eğitim Bakanlığınca kabul edilmiş yurt dışı öğrenim kurumlarından mezun olmak,.. şarttır." hükmüne,

19 uncu maddesinde;

"Bu Yönetmeliğin; 5. maddesinde düzenlenmiş olan görev grupları arasındaki geçişler aşağıdaki esaslar çerçevesinde yapılır;

a) Aynı ana görev grubunun kendi içinde kalmak kaydıyla sınav yapılmaksızın ilgili personelin isteği ve atanılacak kadronun gerektirdiği özellikleri taşımak şartıyla diğer görevlere atanmak mümkündür,

b) Gruplar arası görevde yükselme niteliğindeki geçişler ve alt gruptan üst gruplara geçişler görevde yükselme eğitimi ve sınavına tabidir. Ancak; Kurumda ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarında daha önce bulunulan görevler ile bu görevlerle aynı düzey görevlere veya alt görevlere, görevde yükselme eğitimi ve sınavına tabi tutulmadan atama yapılabilir." hükmüne,

Geçici 1 inci maddesinde ise;

"İhtiyaç duyulan hallerde bu Yönetmelik kapsamında bulunan personelden 18/04/1999 tarihinde görevde bulunanlar için bu Yönetmelikte öngörülen öğrenim düzeyinin bir alt öğrenim düzeyi esas alınabilir.” hükmüne yer verildiğini,

Yer verilen mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde; Kanunda sayılan istisnai memurluk görevlerine yapılacak atamanın sınav, öğrenim ve hizmet süresi gibi bir şartla bağlı olmaksızın yapılacağının Devlet Memurları Kanununda düzenleme altına alındığı, atama tarihinde yürürlükte bulunan ve yukarıda metnine yer verilen İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik uyarınca her ne kadar müdürdük kadrosuna atanacak kişilerin, kamu yönetimi, maliye, işletme; iktisat, çalışma ekonomisi, sosyal ve idari; bilimler dallarında yükseköğrenim bitilmiş olması şartı aranmakta ise de aynı Yönetmeliğin geçici maddesinde yer verilen ihtiyaç duyulan hallerde 18.04.1999 tarihinde görevde bulunanlar için Yönetmelikte öngörülen öğrenim düzeyinden bir alt öğrenim düzeyinin esas alınabileceğine ilişkin hüküm karşısında, müdür kadrosuna yapılacak atamada yükseköğrenim yerine lise mezuniyetinin yeterli görülmesi gerektiği anlaşıldığını,

İlama konu atamada lise mezunu olan …’in, sınav, öğrenim ve hizmet süresi gibi bir şartla bağlı olmaksızın istisnai memurluklar arasında sayılan özel kalem müdürlüğü görevine yapılan atamasında bir hukuka aykırılık olmadığı gibi bu görevi ifa etmekte iken bir başka müdürlük kadrosu olan Kültür ve Sosyal İsler Müdürü kadrosuna atanmasının Yönetmeliğin geçici maddesi ile getirilen bir alt öğrenim düzeyinin esas alınabileceğine ilişkin hüküm karşısında 1999 yılında görevde olması nedeniyle anılan kadrolara atanmasında eğitim durumu itibariyle bir engel halinin olmadığı, dolayısıyla müdür kadrosuna, yapılan söz konusu atamaların da kanuna açık bir aykırılık hali bulunmadığının anlaşılacağını,

  1. …’in Ataması:

…’in, … il Sosyal Hizmetler Müdürlüğünde Araştırmacı kadrosunda görev yapmakta iken, Şef kadrosuna atandığını, ilgilinin 15.06.1989 tarihinde asaleten Emlak Bankasında "Müdür" olarak atanması ve yine SHÇK … 11. Sosyal Hizmetler Müdürlüğünün 29.05.2002 tarih ve 605 sayılı Personel Hareket Onayında T.C Ziraat Bankasında Müdür iken Araştırmacı kadrosuna naklen tayin işleminden dolayı;

02.02.2000 tarih 23952 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdarelerinin kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile bunlara bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmeliğin “Kazanılmış hakların saklılığı” başlıklı 21 inci maddesinde "Bu yönetmelik kapsamında bulunan görevlere 18/10/1999 tarihinden önce atanmış olanların kazanılmış hakları saklıdır.” hükmü ve

04/07/2009 tarih 27278 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğinin “Kazanılmış haklar” başlıklı 22 nci maddesinde;

“Bu Yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların hakları saklıdır" hükümleri gereği kazanılmış hakkı korunarak 30.11.2011 tarihinde Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü kadrosuna atamasının yapıldığını ekli hizmet belgesinde de görüleceği üzere 01.06.1985 tarihinde … Bankası … Şubesine terfien müdür olarak atandığını ve 05.08.2002 tarihine kadar değişik yerlerde müdür olarak görev yaptığını,

İlamda belirtildiği gibi …'in atama işleminin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68/B maddesi ile Mahalli idareler personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 5, 7/a ve 10 uncu maddelerine göre yapılmadığını,

Emlak Bankasında "Müdür" kadrosunda iken 4046 sayılı Kanun kapsamında SHÇEK … İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü Araştırmacı Kadrosuna atandığından; 24.11.1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunun “Kuruluşlardaki Personel Nakli" başlıklı değişik 22 nci maddesinde;

"... Yeni kurumunda görevine başlayan personel istekleri halinde, boş kadro bulunması ve ilgili mevzuata uygun olması şartıyla eski kadro veya pozisyonuna uygun kadrolara kurumlarınca atanabilirler...” şeklindeki düzenlemenin Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik hükümlerinin dışında değerlendirilmesi gerektiğinin Devlet Personel Başkanlığının 02.07.2007 tarih ve 11747 sayılı yazısında belirtildiğini,

Yine Devlet Personel Başkanlığının aynı durumda olan bir personel hakkında yazılan 11.05.2004 tarih ve 10753 sayılı görüş yazısında da;

"daha önce ihraz ettiğiniz "Şube Müdürü" unvanı göz önünde bulundurularak "Şube Müdürü" kadrosuna atamanızın yapılması hususunun Kurumunuzca değerlendirilmesi gerektiği" şeklinde mütalaa vererek konunun idarenin takdirinde olduğunun belirtildiğini,

Tüm bu açıklamalardan ilgili kişinin Müdür kadrosuna atanmasında mevzuata aykırı bir hususun bulunmadığının anlaşılacağını,

E. KAMU ZARARI TESPİTİNDE MADDİ HATA BULUNDUĞUNU:

Kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için kamu zararına neden olunduğu düşünülse bile gerek sorgu gerekse tazmine hükmeden daire kararında tespit edilen kamu zararı miktarının hatalı olduğunu,

… ile ilgili kamu zararı hesaplamasının Ocak 2014 ayından başlatılarak yapıldığını,

Hâlbuki adı geçen kişinin eleştiri ve sorgu konusu yapılan Kültür ve Sosyal İşler Müdürü kadrosuna 28.04.2014 tarihinde atandığını, öncesinde ise Özel Kalem Müdürlüğü kadrosunda olduğunu, Özel Kalem Müdürü olmasına yönelik herhangi bir tenkitin bulunmadığını,

Bu nedenle Özel Kalem Müdürü olarak resmen ve fiilen görev yaptığı 2014 yılı ocak, şubat, mart ve nisan ayları özlük hakları nedeniyle fark çıkarılarak kamu zararı hesaplanmasının mümkün olamayacağını,

Bu durum sonucunda da; ocak, şubat, mart ve nisan ayları için hesap edilen (960,31+958,26+958,26+958,26=3.835,09 TL) 3.835,09 TL kamu zararı tespitinin hatalı olduğunu,

F. Sayıştay sorgusu öncesinde yapılan denetimlerde atama işlemi ile ilgili herhangi bir tenkit bulunmadığını,

Yukarıda arz edilen nedenlerle temyiz talebinin kabul edilerek 211 sayılı ilamının 38 ve 39 sıra numaralı maddesinde belirtilen tazmine dair hükmün kaldırılmasını istemiştir.

Sorumlu … 39 uncu maddeye ilave olarak;

…’in ekli hizmet belgesinde görüleceği üzere;

Ziraat Bankasında 30.06.1974 tarihinden 29.06.1980 tarihine kadar Memur, … Bankasında bu tarihten 30.06.1985 tarihine kadar Şef ve Kıdemli Şef,

Yine … Bankasında 15.06.1989 tarihine kadar ikinci Müdür ve bu tarihten 04.08.2002 tarihine kadar bir kamu Bankası olan Emlak Bankasında toplam 13 yıl Müdür olarak görev yaptığını,

… … İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğünde Araştırmacı kadrosunda görev yapmakta iken, naklen tayin talebi ile Belediye Başkanlık Makamının 15.11.2010 tarih ve 2218 sayılı Onayı ile 3.derece boş bulunan Şef kadrosuna atandığını, 15.12.2010 tarihinde göreve başladığını,

Kendisinin nakil talebi dilekçesinde kariyerine uygun Müdür kadrosuna atanma talebi ve dosyasının kuruma ulaşmasını müteakip yapılan incelemede kendisinin 15.06.1989 tarihinde asaleten Emlak Bankasında “Müdür” olarak atanması ve yine SHÇK … İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğünün 29.05.2002 tarih ve 605 sayılı Personel Hareket Onayında T.C Ziraat Bankasında Müdür iken Araştırmacı kadrosuna naklen tayin işleminden dolayı;

02.02.2000 tarih 23952 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdarelerinin kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile bunlara bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmeliğin “Kazanılmış hakların saklılığı” başlıklı 21 inci maddesinde "Bu yönetmelik kapsamında bulunan görevlere 18/10/1999 tarihinden önce atanmış olanların kazanılmış hakları saklıdır” hükmü ve

04.07.2009 tarih 27278 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin “Kazanılmış haklar başlıklı 22 nci maddesinde;

“Bu Yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uysun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların hakları saklıdır” hükümleri gereği kazanılmış hakkı korunarak 30.11.2011 tarihinde Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü kadrosuna atamasının yapıldığını,

Kurumda aynı niteliklere sahip …’ün de lise mezunu olduğunu, 2.derece Yazı İşleri Müdürü kadrosuna 21.04.1995 tarihinde atandığından, görevde yükselme yönetmeliklerinin ilgili maddeleri gereğince 1999 tarihinden önce Müdür kadrosuna ataması yapıldığından kazanılmış hakkı korunarak hala Müdür kadrosunda görev yaptığı,

…’in de bahse konu görevde yükselme yönetmeliklerinin ilgili maddeleri gereğince 1999 tarihinden önce Müdür kadrosuna ataması yapıldığından kazanılmış hakkı korunarak Müdür kadrosuna atamasının yapıldığını,

Ayrıca yine mevzuata uygun olarak lise mezunu olduğu için ataması 1. Derece Müdür kadrosu değil, 2. Derecede Müdür kadrosu olduğunu, haklarını bu kadroya göre aldığını,

İlamda belirtildiği gibi …’in atama işleminin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68/B maddesi ile Mahalli İdareler personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 5, 7/a ve 10 uncu maddelerine göre yapılmadığını,

Bazı Belediye personelinin eğitim durumları müsait olmadığı ve Görevde Yükselme sınavına girmedikleri halde Müdür Kadrolarına atamalarının yapıldığı iddiaları ile ilgili; İçişleri Bakanlığının 11.05.2012 tarih ve 239 sayılı kararında;

Aynı konumdaki …ün atamasının mevzuata aykırı olmadığı belirtilip, ayrıca “Yine … ile aynı öğrenim durumuna (Lise) sahip olan ancak özelleştirmeden önce Müdür unvanına sahip … için Yönetmelikte belirtilen kazanılmış hakların korunması maddesi gözetilerek atamasının yapıldığı” denilmek suretiyle adı geçenlerin müdür olarak atanmalarında mevzuata aykırılık tespit edilmediği ve bu konuda soruşturma izni verilmemesi kararının alındığını,

Yine bu konudaki iddialar nedeniyle … C.Başsavcılığı tarafından (Soruşturma N: 2011/79185-Karar No:2012/38557) inceleme yapılmasına yer olmadığına dair karar alındığını ve bu kararın kesinleştiğini,

Açıklanan Yasa hükümleri, Devlet Personel Başkanlığının görüşleri ve bu konu ile ilgili İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliğince yapılan ön inceleme sonucu atama işlemlerinin mevzuata uygun değerlendirilmesi ve … C.Başsavcılığı tarafından inceleme yapılmasına yer olmadığına dair karar karşısında …’in “Müdür” kadrosuna atanmasının mevzuata uygun olduğu sonucunun ortaya çıktığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılması talebini tekrarlamıştır.

Sorumlu …’in dilekçesine cevaben verilen Başsavcılık mütalaasında;

“…211 sayılı ilamın 38 ve 39 uncu maddesiyle ilgili olarak;

  1. Dilekçede, …'in mevzuatta öngörülen fakülte veya en az 4 yıllı yüksek okul mezunu olmak ve görevde yükselme sınavında başarılı olmak şartlarını taşımadığı halde Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü kadrosuna atanması sonucunda kendisine atandığı müdürlük kadrosu nedeniyle özel hizmet tazminatı, ek ödeme ve diğer sosyal hakların ödenmesi suretiyle oluşan kamu zararı için verilen tazmin hükmüne itiraz edilmektedir.

Sorumlu tarafından, sorgu aşamasında ileri sürülen gerekçeler tekrar edilerek, verilen tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.

İtiraz konusu hususların, Daire Kararında etraflıca değerlendirilerek karşılandığı görülmüştür. Söz konusu kamu zararının, tahsil edildiği yönünde her hangi bir bilgi ve belge gönderilmediği anlaşılmıştır.

Bu nedenle, ilamın 38 inci maddesi için ileri sürülen itiraz gerekçelerinin, ilam hükmünün bozulmasını ya da hükmün kaldırılmasını gerektirecek mahiyette olmadığı görüldüğünden, temyiz talebinin reddedilerek, yasa ve yönteme uygun düzenlenmiş Daire Kararının tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.

  1. Dilekçede, … Belediyesinde, şeflik kadrosunda çalışmakta olan …’in yükseköğrenim görmüş olmak ve görevde yükselme sınavında başarılı olmak şartlarını taşımadığı halde Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü kadrosuna atanması sonucunda kendisine atandığı müdürlük kadrosu nedeniyle özel hizmet tazminatı, ek ödeme ve yan ödeme farkı ödenmesi suretiyle oluşan kamu zararı için verilen tazmin hükmüne itiraz edilmektedir.

Sorumlu tarafından, sorgu aşamasında ileri sürülen gerekçeler tekrar edilerek, verilen tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir. İtiraz konusu hususların, Daire Kararında etraflıca değerlendirilerek karşılandığı görülmüştür. Söz konusu kamu zararının, tahsil edildiği yönünde her hangi bir bilgi ve belge gönderilmediği anlaşılmıştır.

Bu nedenle, ilamın 39 uncu maddesi için ileri sürülen itiraz gerekçelerinin, ilam hükmünün bozulmasını ya da hükmün kaldırılmasını gerektirecek mahiyette olmadığı görüldüğünden, temyiz talebinin reddedilerek, yasa ve yönteme uygun düzenlenmiş Daire Kararının tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.” denilmiştir.

Sorumlu …’e ait ikinci dilekçede;

Temyiz talebi hakkında Sayıştay Savcılığı tarafından Sayıştay Başkanlığına sunulan görüşün temelini temyiz dilekçesinde ileri sürülen itiraz konusu hususların Daire kararında etraflıca değerlendirildiği iddiasının oluşturduğunu ancak bu değerlendirmenin gerçeği yansıtmadığını çünkü temyize konu 7. Daire kararında itirazlarının büyük bir kısmının karşılığı ve incelenmesi hususunda herhangi bir bilginin yer almadığını,

Temyiz dilekçesinde yer alan;

1 Personel hareketleri onayı içeriğinde atanma şartlarına haiz olunmadığının tespiti mümkün olmadığı,

  1. Atama onayının yazılı emir niteliğinde olduğu ve uygulanmasında zorunluluk bulunduğu,

  2. Harcama yetkilisi olarak hukuki ve mali sorumluluğumun bulunmadığı,

  3. Atama işlemlerinin hukuka aykırı bir yönünün olmadığı,

  4. Tespit edilen kamu zararı miktarında ciddi oranda maddi hatalar bulunduğu,

  5. Öncesinde yapılan denetimlerde atama işlemlerine yönelik herhangi bir eleştiri veya tenkit bulunmadığı,

hususlarının cevabının 7. Daire kararında yer almadığını belirterek birinci dilekçedeki itirazlar ikinci dilekçede tekrar vurgulanmıştır.

…’in dilekçesine cevaben verilen ikinci Başsavcılık mütalaasında;

“İlgi yazınız ekinde gönderilen ikinci temyiz dilekçesi incelenmiş olup; adı geçen tarafından ileri sürülen gerekçeler, 27.10.2016 tarih ve 17961-30547 sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı anlaşıldığından, yargılamanın söz konusu mütalaamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.” denilmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

İlamda harcama yetkilisi olarak sorumlu tutulan … (41451 nolu dosya), 06.01.2015 tarih ve 39880 tutanak sayılı Temyiz Kurulu kararını emsal göstererek sorumluluk itirazında bulunmuştur. Buna ilişkin bir değerlendirme yapıldığında;

Emsal gösterilen 06.01.2015 tarih ve 39880 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında; Muayene ve Kabul Komisyonu tarafından işin sözleşme ve şartnamesine uygun ve eksiksiz olarak tamamlandığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen ödeme emri belgesinde imzası bulunan ve ödeme emrine ekli evraklar üzerinden ilam konusu edilen yanlış imalatları tespit etmesi mümkün olmayan gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkilisinin de sorumlu olarak tayin edildiğinin anlaşılması üzerine bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata aykırı harcama talimatı olmayan, hatalı işleme yönelik bir evrak düzenlemeyen, ödeme emri belgesi üzerinde kontrol işlemi yapma görevi bulunmayan, böyle bir görevi bulunsa bile, hatalı imalatı ödeme emri belgesi ve eki belgelerden tespit etme imkanı bulunmayan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin sorumlu tutulması mümkün değildir denilmiş olup şartname hükümlerine aykırı olarak yapılan bir imalatta ödeme emri belgesi üzerinde imzası bulunan harcama yetkilisinin sorumluluğuna gidilemeyeceği belirtildiğinden ilama konu olaya örnek teşkil etmemektedir.

5018 sayılı Kanunun 31 inci maddesinde Harcama yetkisi ve yetkilisi, 32 nci maddesinde de Harcama talimatı ve sorumluluk düzenlenmiştir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Harcama yetkisi ve yetkilisi” başlıklı 31 inci maddesinde;

“Bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir.

…” ve

“Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinde;

“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.

Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” denilmiştir.

Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Kararının “Sorumlular” başlıklı 3.bölümünde Harcama Yetkilileri açıklanmış ve (a) şıkkında;

“Harcama Yetkililerinin Genel Sorumluluğu:

...bütçeden yapılacak harcamalar konusunda 5018 sayılı Kanunda öngörülen harcama sürecinde tek ve tam yetkili olan, giderin yapılmasına karar vermekten ödeme aşamasına kadar tüm işlemleri emir ve talimatı çerçevesinde yürüten ve maiyetindekileri ve onların eylem ve işlemlerini gözetmek ve denetlemekle yükümlü olan harcama yetkilisinin, Sayıştay’a karşı hesap verme konusunda tam ve doğrudan sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.

Bu nedenle, harcama yetkililerinin, harcama talimatlarının ve buna konu olan harcamaların bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygunluğundan sorumlu olduklarına,

…” karar verilmiştir.

5018 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin (k) bendinde, kamu idaresi bütçesinde ödenek tahsis edilen ve harcama yetkisi bulunan birim harcama birimi olarak tanımlanmıştır.

Kanunun 31 inci maddesinde bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisinin harcama yetkilisi olduğu ifade edilmiş, 32 nci maddesinde ise; bütçeden harcama yapılabilmesi harcama yetkilisinin, harcama talimatı vermesine bağlanmış, harcama talimatlarında da hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgilerin yer alacağı, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken işlemlerden harcama yetkililerinin sorumlu oldukları belirtilmiştir.

Adı geçen Kanunun 33 üncü maddesinde de, giderin gerçekleştirilmesinin, harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesi ile tamamlanacağı hüküm altına alınmıştır.

Mevzuatın yukarıda belirtilen hükümlerine göre, bütçeden yapılacak harcamalarda süreç, harcama talimatı ile başlamakta ve ödeme emri belgesi uyarınca hak sahibine ödeme yapılması ile son bulmaktadır.

5018 sayılı Kanunda, giderin yapılmasından ödeme aşamasına kadar tüm işlemlerin harcama yetkilisinin gözetim ve denetimi altında, onun emir ve talimatı ile yürütülmesi öngörüldüğünden, ödeme emri belgesini harcama yetkilisi olarak, bordro icmalini onaylayan olarak imzalamış bulunan sorumlunun, sorumluluk konusunda yapılan itirazı yerinde görülmemektedir.

Konuya mevzuata uygunluk çerçevesinde bakıldığında;

“Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik” 18.04.1999 tarih ve 23670 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Söz konusu Genel Yönetmelik gereğince; kapsama dahil kamu kurum ve kuruluşları kendi personelinin görevde yükselme usul ve esaslarını kurumsal yönetmeliklerle düzenlemiştir.

Mahalli idarelerle ilgili yönetmelik ise, “İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik” adıyla İçişleri Bakanlığınca hazırlanarak 02.02.2000 tarih ve 23952 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle yürürlüğe konulmuştur. Bu yönetmelik yürürlükten kaldırılarak yerini 04.07.2009 tarihli ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik”e bırakmıştır.

Görevde yükselme yönetmelikleri ile, görevde yükselme sayılabilecek atamalar için görevde yükselme eğitimine katılma ve bu eğitimi müteakip yapılacak görevde yükselme sınavında başarılı olma şartı getirilmiştir.

İlama konu olay çerçevesinde bahsedilen yönetmeliklere bakıldığında; İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdarelerinin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmeliğin “Kazanılmış hakların saklılığı” başlıklı 21 inci maddesinde yer alan;

“Bu yönetmelik kapsamında bulunan görevlere 18.10.1999 tarihinden önce atanmış olanların kazanılmış hakları saklıdır” hükmünün, Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin “Kazanılmış haklar” başlıklı 22 nci maddesinde;

“Bu Yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların hakları saklıdır” hükmü ile devam ettirildiği görülmektedir.

İlamdaki tazmin hükmü, genel idare hizmetleri sınıfında 3 üncü dereceli şef kadrosunda bulunan ve … Belediyesinde istisnai memurluklardan biri olan 1 inci Dereceli Özel Kalem Müdürlüğü görevini yapmakta olan …’in mevzuatta öngörülen yükseköğrenim görme ve görevde yükselme sınavında başarılı olma şartlarını taşımadığı halde mevzuata aykırı olarak Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü kadrosuna atandığı gerekçesi ile verilmiştir.

İlgilinin atanma onaylarına ilişkin belgelere bakıldığında;

12.01.1976 tarihinde memuriyet hayatına Katip kadrosu ile başladığı, ilk idarecilik görevinin, 04.01.1996 tarihinde Özel Kalem Müdürlüğüne vekaleten görevlendirilmesi olduğu, 15.03.1999 tarihinde Çevre ve Koruma Müdürü kadrosuna atandığı daha sonra tekrar idare tarafından şef kadrosuna atanarak 2007 yılına kadar müdürlük görevini vekaleten yürüttüğü, 10.05.2007 tarihinde Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna atandığı buradan da 28.04.2014 tarihinde Kültür ve Sosyal İşler Müdürü olarak atanıp görev yaptığı görülmekte olup memuriyet süreci içinde müdürlük kadrosuna asaleten ilk atamanın, Konyaaltı Belediyesinde Belediye Başkanının 01.03.1999 tarihli onayı ile 15.03.1999 tarihinde Çevre Koruma Müdürlüğü kadrosuna olduğu görülmektedir.

İlgili, 15.03.1999 tarihinde müdürlük kadrosuna atanmış olduğundan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğinin “Kazanılmış haklar” başlıklı 22 nci maddesinde belirtilen; “Bu Yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların hakları saklıdır” hükmü çerçevesinde yükseköğrenim görme ve görevde yükselme sınavına girme şartları aranılmadan Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü kadrosuna atanmasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

Bu nedenle 211 sayılı ilamın 38 inci maddesi ile … TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA, oy birliği ile,

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:00

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim