Sayıştay 7. Dairesi 41372 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

41372

Karar Tarihi

24 Ekim 2018

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2014

  • Daire: 7

  • Dosya No: 41372

  • Tutanak No: 45216

  • Tutanak Tarihi: 24.10.2018

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Konu: Belediye Yazı İşleri Müdürlüğü kadrosuna vekaleten atanan şahsa hatalı olarak özel hizmet tazminatı ve ek ödeme yapılması

  1. 173 sayılı İlamın 8’inci maddesiyle; ... Belediyesi Yazı İşleri Müdürlüğü kadrosuna vekaleten atanan ...’e hatalı olarak özel hizmet tazminatı ile ek ödeme yapılması nedeniyle ... TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Harcama Yetkilisi ...’in temyiz dilekçesinde;

“Sayıştay 7. Dairesinin 07.06.2016 ilam tarihli, 173 İlam Numaralı, 25.02.2016 Karar tarihli ve 81 Karar Sayılı Kamu Zararı Tazmin Kararının 8 sıra numarası sorgu maddesine ilişkin olarak;

... Belediyesinde trafik memuru kadrosunda olup, Yazı İşleri Müdürlüğüne vekalet eden lise mezunu ... yüksek öğrenim görmüş olmak şartını taşımadığı halde özel hizmet tazminatı ile ek ödemenin hatalı ödenmesi nedeniyle kamu zararına yol açıldığı şeklinde iddiada bulunulmuşsa da;

... tarafından vekaleten ifa edilen Yazı İşleri Müdürlüğü görevinin ifası sırasında ilgili asil olarak görev yapan bir müdürün kullanabileceği tüm yetkileri kullanarak sorumluluk altına girdiği, devletin hem bir personelini daha çok sorumluluk ve ücret gerektiren bir işte çalıştırmasının hem de ücret vermemesinin angarya yasağına aykırı olduğu bunun ise Anayasanın 10, 18, 40 ve 55’inci maddelerinde düzenlenen haklarının ihlali niteliğinde olacağı açıktır. Anayasa'nın "Zorla çalıştırma yasağı" başlıklı 18’inci maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır."

Denilmektedir.

AİHS'nin "Kölelik ve zorla çalıştırma yasağı" başlıklı 4’üncü maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:

"1. Hiç kimse köle ya da kul durumunda tutulamaz.

  1. Hiç kimse zorla çalıştırılamaz ve zorunlu çalışmaya tabi tutulamaz. "

Anayasa'nın 18’inci maddesinin gerekçesinde angarya, kişinin emeğinin karşılığını atmadan zorla çalıştırılması olarak tanımlanmıştır. Anayasa Mahkemesinin çeşitli kararlarında da angarya, bir maldan ya da bir kişinin çalışmasından karşılıksız yararlanma biçiminde tanımlanmıştır. Hizmetlerin karşılığında kendilerine ücret ödenen kişilerin bu yükümlülük kapsamındaki çalışmalarının angarya olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir. (AYM, E.2011/150, K.2013/30, 14/2/2013).

Angarya yasağı yönünden her ne kadar Anayasa Mahkemesi, kararlarında zorla çalıştırmadan söz edilebilmesi için, kişinin ceza tehdidi altında ve rızası bulunmaksızın çalıştırılması gerektiğini ifade etmekte ise de bu çok uç bir nitelendirme olup, angarya yasağının uygulanma kabiliyetini ortadan kaldırabilecek kadar dar ve hakkaniyete aykırı bir yorumdur.

Nitekim Sayıştay Temyiz Kurulunun bir takım Ayrışık Oyu Kararlarında; "Zorunlu hallerde fiilen çalışma karşılığı yürütülen görevler nedeni ile bazı maddi hak kayıpları konusundaki mağduriyetlerin önlenmesi açısından konu ile ilgili olarak bazı yargı (Danıştay) kararlarının incelenmesi sonucunda; benzer konumlarda çalışan personellerin atamaya yetkili amirleri tarafından 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 86’ncı maddesi kapsamında, herhangi bir sebeple boşalan ve boş kadrolara, 04/02/1998 gün ve 23248 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 98/10548 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının atıfta bulunduğu, 99 Seri No.lu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği hükümleri doğrultusunda asilde aranan şartlara sahip vekil memur bulunmadığı hallerde, idarelerce hizmetin aksatılmadan yürütülmesini teminen herhangi bir şekilde boşalmış veya boş olan bir göreve asilde aranan şartlara en yakın personel arasından yasal bir uygulama olarak, kadroların bütün sorumlulukları da yüklenerek yapılan tedviren görevlendirmelerde vekil olarak görevlendirilen personelin, görevini vekaleten yürütmek zorunda olduğu kadronun sorumluluklarını da üstlenerek görevini fiilen ifa etmesi halinde vekalet aylıklarına eş değer bir tazminat hakkının doğduğuna karar verildiği görülmüş olup konunun hukuki boyutları hakkında da kararlar alındığı tespit edilmiştir. Vekaleten yürütülen görevler fiilen yerine getirildiğinden yapılan ödemelerde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır. Bu itibarla, tazmin hükmünün kaldırılması gerekir."

Şeklinde kararlar verilmektedir.

Yapılan görevin karşılığını almayan bir personelin yaptığı iş hukuki bir angaryadır. Müdürlük görevi ile ilgili sorumluluk alanları ilgili personel açısından genişlemiş daha önce yürüttüğü trafik memurluğu görevi ile hiç alakası bulunmayan bir görevi yerine getirme konusunda sorumluluk yüklenmiştir. Her ne kadar bu görev kendisine mesleki anlamda katkı ve deneyim sağlamış olması düşünülebilirse de pek çok mesleki riski üstelendiği de kuşkusuzdur ve ayrıca müdür olarak görevlendirilmesi anılan kadronun boş olmasından ve bu boşluk nedeniyle kamu hizmetinin yürütülmesine ilişkin oluşabilecek aksaklıkların önlenmesi ve giderilmesi amacından kaynaklandığını da göz önüne almak gerekir.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarda belirttiğim ve re'sen nazara alınacak hukuksal dayanaklar çerçevesinde verilmiş olan Kamu Zararı Tazmin Kararının 2, 3, 4, 5 sıra numaralı sorgu maddelerine ilişkin "Bekletici Sorun" yapılması kararları verildiği, 6 sıra numaralı sorgu maddesine ilişkin "Davaların ayrılması oy çokluğu kararı" verildiğinde, ayrılma kararı verildiği, 13 sıra ilişilecek husus bulunmadığı şeklinde karar verildiğinden, 18 sıra numaralı bölüm kamu zararı giderileceği bildirildiğinden, diğer sorgu maddelerine ilişkin tazmin kararı verildiği taktirde bu kararlara temyiz hakkınızı saklı tutarak şimdilik yalnızca 8 sıra numaralı sorgu maddesine ilişkin olarak verilen Kamu Zararı Tazmin Kararının kaldırılmasını talep ederek, gereğini bilgi ve takdirlerinize saygı ile sunarız.”

İfadeleri yer almaktadır.

Gerçekleştirme Görevlisi ...’un temyiz dilekçesinde;

“Bilindiği gibi bir kamu kurumu olan ... Belediyesi’nin yapmak zorunda olduğu hizmetlerde süreklilik esastır. Süreklilik arz eden kamu hizmetleri ancak kamu çalışanları aracılığı ile yürütülür. Ülkemizde idari yapının düzenlenme şekline bakıldığında, kamu hizmetlerini yürütmekle mükellef kamu personelinin hangi pozisyonlarda, hangi nitelik ve vasıflara sahip olması gerektiği ve bir çalışanın bulunduğu pozisyon itibarı ile yapabileceği ortalama hizmetin standartları bulunmakta ve bilimsel temellere dayalı bu standartlardan hareketle personel kadroları oluşturulmaktadır.

Beş kişinin yapacağı işi bir kişinin yapması mümkün olmadığı gibi vasıflı ve deneyimli bir personel ile vasıfsız ve deneyimsiz bir personelin aynı görülerek benzer sorumluluk altına sokulmasının da doğru olmadığı açıktır.

Halen ... Belediyesi’nde 196 memur kadrosu olduğu halde 40 memur bulunmakta ve bunlarında çoğunluğu görevli bulundukları pozisyonun gerektirdiği vasıf ve deneyime sahip değildirler. Bu nedenle yürütülen iş ve işlemlerde sorunlu sonuçlar ortaya çıkmakta ve biz çalışanlar bunlardan sorumlu tutulmaktayız, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası Madde 18: “Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır.” 657 sayılı Devlet Memurları kanunu madde 90 “Devlet memurlarına, vekalet görevi, ikinci görev veya ders görevlerinden ancak birisi verilebilir. Öğretmenlerin idari görevi bu hükmün dışındadır. Bir memurun üstünde birden çok ücretli vekalet görevi veya ikinci görev bulunamaz.”

Her ne kadar yasal şartlar tutmadığı belirtilmiş ise de; netice itibariyle kişiye verilen bir görev ve sorumluluk bulunmaktadır. Bu görevin gereğini yerine getirirken cezai, mali ve hukuksal açıdan her türlü sorumluluğu bulunmasına rağmen Anayasa ve yasalara aykırı olarak ücretinin ödenmemesi evrensel hukuka, eşitlik ve adalet ilkesine açıkça aykırıdır. Tüm bu zorunlu durumlar dikkate alınarak ödenmiş bulunan müdür vekalet ücreti nedeniyle gerçekleştirme görevlisi olarak hakkımdaki sorumluluğun ve tazmin hükmünün kaldırılmasını talep ediyorum.

Bu nedenlerle, Sayıştay 7. Dairesinin 173 sayılı ilamının 8, 10 ve 11’inci maddelerinde hakkımda verilen tazmin hükmü, usul ve yasaya aykırı olduğundan yasal süresi içerisinde temyiz etmem zorunlu olmuştur.”

Denilmektedir.

Sorumlu Harcama Yetkilisi ..., ikinci dilekçesinde, Gerçekleştirme Görevlisi ... ile aynı itirazı yapmıştır.

Başsavcılık mütalaası;

Harcama Yetkilisi ...’in itirazı ile ilgili olarak;

“... Belediyesi 2014 yılı hesabının 7. Dairece yargılanması sonucu çıkarılan 07.06.2016 tarih ve 173 sayılı ilamın 8’inci maddesiyle verilen tazmin hükmüne karşı itirazda bulunan, Sorumlular ..., ..., ..., ... ve ... adına, Avukat ... ile Avukat ...’ın ilgi yazınız ekinde gönderilen temyiz dilekçesi incelenmiştir.

Dilekçede, ... Belediyesinde trafik memuru kadrosunda olup, Yazı İşleri Müdürlüğüne vekalet eden lise mezunu ... yüksek öğrenim görmüş olmak şartım taşımadığı halde özel hizmet tazminatı ile ek ödemenin hatalı ödenmesi nedeniyle oluşan kamu zararı için verilen tazmin hükmüne itiraz edilmektedir.

Sorumlu vekilleri; sorgu aşamasında ileri sürdükleri gerekçeleri tekrar ederek, müvekkilleri hakkında verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedirler.

İtiraz konusu hususların, Daire Kararında karşılandığı görülmüştür.

Söz konusu kamu zararının ilişiğinin giderildiğine dair ya da tahsil edildiği yönünde yeni bir bilgi ve belge gönderilmediği anlaşılmıştır.

Bu nedenlerle, İlamın 8’inci maddesi için ileri sürülen itiraz gerekçelerinin, ilam hükmünün bozulmasını ya da hükmün kaldırılmasını gerektirecek mahiyette olmadığı görüldüğünden, temyiz talebinin reddedilerek, yasa ve yönteme uygun düzenlenmiş Daire Kararının tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.”

Şeklinde iken,

Gerçekleştirme Görevlisi ...’un itirazı ile ilgili olarak;

“... Belediyesi 2014 yılı hesabının 7. Dairece yargılanması sonucu çıkarılan 07.06.2016 tarih ve 173 sayılı ilamın 8, 10 ve 11’inci maddeleriyle verilen tazmin hükmüne karşı itirazda bulunan, Gerçekleştirme Görevlisi ...’un ilgi yazınız ekinde gönderilen temyiz dilekçesi incelenmiştir.

Dilekçede, ... Belediyesindeki müdür kadrolarına vekalet eden, ilamın 8, 10 ve 11’inci maddelerinde belirtilen personele vekalet şartını taşımadıkları halde özel hizmet tazminatı ile ek ödemenin hatalı ödenmesi nedeniyle oluşan kamu zararı için verilen tazmin hükmüne itiraz edilmektedir.

Sorumlu, sorgu aşamasında ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek, hakkında verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

İtiraz konusu hususların, Daire Kararında karşılandığı görülmüştür.

Söz konusu kamu zararının ilişiğinin giderildiğine dair ya da tahsil edildiği yönünde yeni bir bilgi ve belge gönderilmediği anlaşılmıştır.

Bu nedenlerle, İlamın 8, 10 ve 11’inci maddeleri için ileri sürülen itiraz gerekçelerinin, ilam hükmünün bozulmasını ya da hükmün kaldırılmasını gerektirecek mahiyette olmadığı görüldüğünden, temyiz talebinin reddedilerek, yasa ve yönteme uygun düzenlenmiş Daire Kararının tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.”

Şeklinde,

Harcama Yetkilisi ...’in ikinci itirazı ile ilgili olarak;

“... Belediyesi 2014 yılı hesabının 7. Dairece yargılanması sonucu çıkarılan 07.06.2016 tarih ve 173 sayılı ilamın 8’inci maddesiyle verilen tazmin hükmüne karşı itirazda bulunan, Harcama Yetkilisi ...’in ilgi yazınız ekinde gönderilen temyiz dilekçesi incelenmiştir.

Dilekçede, ... Belediyesinde trafik memuru kadrosunda olup, Yazı İşleri Müdürlüğüne vekalet eden lise mezunu ... yüksek öğrenim görmüş olmak şartını taşımadığı halde özel hizmet tazminatı ile ek ödemenin hatalı ödenmesi nedeniyle oluşan kamu zararı için verilen tazmin hükmüne itiraz edilmektedir.

Sorumlu, sorgu aşamasında ileri sürdüğü gerekçeleri tekrar ederek, hakkında verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

İtiraz konusu hususların, Daire Kararında karşılandığı görülmüştür.

Söz konusu kamu zararının ilişiğinin giderildiğine dair, ya da tahsil edildiği yönünde yeni bir bilgi ve belge gönderilmediği anlaşılmıştır.

Bu nedenlerle, İlamın 8’inci maddesi için ileri sürülen itiraz gerekçelerinin, ilam hükmünün bozulmasını ya da hükmün kaldırılmasını gerektirecek mahiyette olmadığı görüldüğünden, temyiz talebinin reddedilerek, yasa ve yönteme uygun düzenlenmiş Daire Kararının tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.”

Şeklindedir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ;

Sorumluların itiraz dilekçelerinde süreklilik arz eden kamu hizmetlerinin kamu çalışanları aracılığıyla yürütüldüğünü, ... Belediyesi’nde bulunan memurların görevli bulundukları pozisyonun gerektirdiği vasıf ve deneyime sahip olmadığını, görevin gereğini yerine getirenin her türlü sorumluluğu bulunmasına rağmen Anayasa ve yasalara aykırı olarak ücretinin ödenmemesi evrensel hukuka, eşitlik ve adalet ilkesine açıkça aykırı olduğu ifade edilmiştir.

... Belediyesinde trafik memuru kadrosunda olup Yazı İşleri Müdürlüğüne vekalet eden lise mezunu ...’e, yüksek öğrenim görmüş olmak şartını taşımadığı halde özel hizmet tazminatı ile ek ödemenin hatalı ödenmesi nedeniyle kamu zararına yol açılmıştır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68’inci maddesinin (B) fıkrasında,

“Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı ile Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı hariç, sınıfların 1, 2, 3 ve 4’üncü derecelerindeki kadrolarına, derece yükselmesindeki süre kaydı aranmaksızın, atanmasındaki usule göre daha aşağıdaki derecelerden atama yapılabilir.

(Değişik ikinci paragraf: 13/2/2011-6111/101 mad.) Ancak, bu şekilde bir atamanın yapılabilmesi için ilgilinin;

a) 1’inci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300 ve daha yukarıda olanlar için en az 12 yıl,

b) 1’inci ve 2’nci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300’den az olanlar için en az 10 yıl,

c) 3’üncü ve 4’üncü dereceli kadrolar için en az 8 yıl,

Hizmetinin bulunması ve yükseköğrenim görmüş olması şarttır.”

Denilmiş ve aynı Kanunun Vekalet Görevi ve Aylık Verilmesinin Şartları başlıklı 86’ncı maddesinde kimlere ne şekilde vekalet verileceği düzenlenmiştir.

Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in 7’nci maddesinde,

“(1) 5’inci maddenin birinci fıkrasında sayılan unvanlara görevde yükselme suretiyle yapılacak atamalarda aşağıdaki özel şartlar aranır.

a) Müdür ve şube müdürü kadrosuna atanabilmek için;

  1. 657 sayılı Kanunun 68’inci maddesinin (B) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak,

  2. Fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,

  1. Ekli (2) sayılı listede sayılan müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak”,

17/04/2006 gün ve 2006/10344 sayılı “Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar” başlıklı Bakanlar Kurulu Kararının Vekalet başlıklı 9’uncu maddesinde,

“657 sayılı kanunun 86’ncı maddesi uyarınca;

a) 1) Kurumlarınca bir göreve kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet ettirilenlere;

aa) Vekaletin, 657 sayılı Kanunun 86’ncı maddesine binaen yapılması ve bu hususun onayda belirtilmiş olması,

bb) Vekaletin, Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadro veya görevler için ilgili Bakan, diğer kadro veya görevler için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi,

cc) Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları,

Kaydıyla; vekalet ettikleri kadro veya görevler için bu karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki fark, 657 sayılı Kanunun 175’inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekalet görevine başlandığı tarihten itibaren ve vekalet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir.

  1. aa) Esas ve usule ilişkin olarak yukarıda belirtilen şartları bir arada taşımayanlara,

(…)

Vekalet nedeniyle öngörülen zam ve tazminatlar ödenmez.”,

13.01.2014 gün ve 2014/5800 sayılı (Resmi Gazete: 16.01.2014/28884) Bakanlar Kurulu Kararının 4’üncü maddesinde,

“17/4/2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan “Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar” ve eki cetvellerin uygulanmasına 2014 yılında da devam olunur.”,

666 sayılı Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname’nin 1’inci maddesiyle 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Ek 9’uncu maddesinde,

“Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile… en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dahil), ekli (I) sayılı Cetvelde yer alan kadro ve görev unvanlarına karşılık gelen oranların uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda ek ödeme yapılır.

Birinci fıkra kapsamına giren personelden; kurumlarınca bir kadroya kurum içinden veya kurum dışından vekalet ettirilenlere, vekaletin 657 sayılı Kanunun 86’ncı maddesine istinaden yapılmış ve bu hususun onayda belirtilmiş olması, vekalet görevinin Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadrolar için ilgili bakan, diğer kadrolar için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi, vekalet eden personelin asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadrolar için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) taşıması kaydıyla vekalet ettikleri kadro için öngörülen ek ödemenin asli kadroları için öngörülen ek ödemeden fazla olması halinde, aradaki fark, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve bu görev fiilen yapıldığı sürece ödenir. Ancak, mehil müddeti, yıllık izin, mazeret izni, hastalık ve refakat izni, geçici görev, vekalet, görevden uzaklaştırma, hizmet içi eğitim, seminer ve kurs nedenleriyle görevlerinden ayrılanlara vekalet edenlere bu şekilde ödeme yapılmaz.”

Hükümlerine yer verilmiştir.

Belediyede trafik memuru olarak çalışan ve 06.12.2010 gün ve 500 sayılı olur ile Yazı İşleri Müdürlüğü kadrosuna vekalet etmesi uygun görülen ..., lise mezunu olması nedeniyle, gerek 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68’inci maddesinin (B) fıkrası ve gerekse de yukarıda anılan Yönetmelik’in 7’nci maddesinde yer alan 1-4 dereceli kadrolara atanmada aranan yüksek öğrenim şartını taşımamaktadır. Bu nedenle, vekalet ettiği Yazı İşleri Müdürlüğü görevinden kaynaklanan özel hizmet tazminat farkı ile ek ödeme farkının ödenmesi mümkün olmadığından, kendisine özel hizmet tazminatının %135 yerine %49 oranı üzerinden; ek ödemenin ise %170 yerine %100 oranı üzerinden yapılması gerekmektedir.

Öte yandan, ... adına vekaleten yapılan savunmada başka sorumluların isimleri de yer almakta ise de, söz konusu kişilerin bu madde ile ilgili sorumlulukları bulunmadığından savunmaları ayrıca dikkate alınmamıştır.

Bu itibarla, sorumlu iddialarının reddedilerek 173 sayılı İlamın 9’uncu maddesiyle ... TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, oy birliği ile,

Karar verildiği 24.10.2018 tarih ve 45216 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:42

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim