Sayıştay 7. Dairesi 41132 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

41132

Karar Tarihi

4 Ocak 2017

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2014

  • Daire: 7

  • Dosya No: 41132

  • Tutanak No: 42552

  • Tutanak Tarihi: 04.01.2017

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

KONU: Memura asaleten atanmada aranan şartları taşımadığı halde vekalet ettiği göreve ilişkin özel hizmet tazminatı ile ek ödeme farkının ödenmesi.

10- 91 sayılı İlamın 13. maddesiyle; ... Belediyesi Zabıta Müdürlüğüne vekalet eden zabıta memuru ...’a asaleten atanmada aranan şartları taşımadığı halde vekalet ettiği göreve ilişkin özel hizmet tazminatı ile ek ödeme farkının ödenmesi nedeniyle ... TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

İlamda Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... temyiz dilekçesinde özetle, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22.12.1973 gün ve E: 1968/68, K: 1973/14 sayılı kararında; idarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde süre aranmaksızın hatalı ödediği meblağı her zaman geri alabileceğinin, bunun dışında kalan hallerde hatalı ödemelerin geri istenilmesinin hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere dava açma süresi içinde olanaklı olduğunun, bu süre geçtikten sonra geri istenilemeyeceğinin belirtildiğini,

Söz konusu tarihler arasında hesaplanan tutarın ilgili kişiye ödenmesinin yersiz olduğuna ilişkin işlemde yokluk, açık hata ve şahsın yaptığı bir hilenin söz konusu olmadığını,

Kurumca hataen olduğu belli olan ve ödemesi yapılan tutarın, yersiz ödendiği gerekçesi ile geri istenmesinin, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararı uyarınca ödendiği tarihten itibaren ancak dava açma süresi içinde (60 gün) mümkün iken, bu süre geçirildikten çok sonra istenmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, tesis edilen ilamın ve hakkında başlatılan takibatın durdurulmasını ve itirazının talebi doğrultusunda değerlendirilmesini ve tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla temyiz talep eden ve buna ilişkin dosyası kendi gündem sırasında görüşülen ..., temyiz dilekçesinde farklı olarak özetle; Mevzuatın öngördüğü bir ödemenin yapılması sırasında hataya düşülmesi söz konusu olup 5018 sayılı Kanunun 71. maddesinde belirtilen durumların gerçekleşmediğini, bu sebeple uyuşmazlığın 5018 sayılı Kanunun 71. maddesi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, 71. maddenin birinci fıkrasındaki "... Mevzuata aykırı karar, İşlem, eylem veya ihmal...” ibaresini ikinci fıkra ile belirlenen kapsam dahilinde gerçekleştirilen karar, işlem, eylem veya ihmal olarak anlamak gerektiğini, kamu görevlilerine daha önce sehven kanuna aykırı olarak yapılmış fazla ödemelerin geri alınmasında, 5018 sayılı Kanunun uygulanmasının bu itibarla mümkün olmadığını, bu nedenle kamu görevlilerine sehven yapılan fazla ödemelerin geri alımında, tıpkı 5018 sayılı Kanun öncesinde olduğu gibi Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22.12.1973 günlü. E: 1968/8, K: 1973/14 sayılı kararının uygulanması gerektiğini, nitekim … Bölge İdare Mahkemesi 2011/3112 E-2011/4665 K ve 24.10.2011 tarihli kararının da bu yönde olduğunu, bunun da idari dava açma süresi geçtikten sonra yapılan fazla ödemenin geri alınamayacağı sonucunu doğurduğunu, yine Danıştay … Dairesinin E:2011/10531, K:2011/5633 ve 21.11.2011 tarihli kararının da bu yönde olduğunu, bu gerekçelerle ortada bir kamu zararı bulunmadığını,

6085 sayılı Sayıştay Kanunun 5. maddesinin (b) fıkrası gereğince, Sayıştayın ancak sorumluların hesap ve işlemlerinden kamu zararına yol açan hususlarda kesin hükme bağlanması şeklinde bir görevi bulunduğundan ve ortada 5018 sayılı Kanun kapsamında bir kamu zararı olmadığından, bu konuda denetleme ve kesin hükme bağlama görev ve yetkisi bulunmadığını,

Danıştay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.12.1973 tarih ve 1968/8 E - 1973/14 K sayılı kararına göre ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 60 günlük dava açma süresi geçtikten sonra istenmesinin mümkün olmadığını ve D.D 07.02.2005 E.2002/2860 - K.2005/415, D.D 21.11.2011 E.2011/10531 - K.2011/5633, D.D 13.04.2009 E:2008/5951, K:2009/1562 sayılı kararlarda da Danıştay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun söz konusu kararının kaynak olarak gösterildiğini,

Uluslararası sözleşmeler ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları doğrultusunda sözleşme yapma serbestisi gereğince ve uluslararası sözleşmelerle çelişecek şekilde yasal düzenleme getirmek suretiyle kamu görevlilerinin toplu iş sözleşmesi yapma hakkının kısıtlanmasının Anayasamıza da aykırı olduğunu,

Belediye ile ilgili Sendika arasında 15/3/2012 tarihinden önce sözleşme akdedilmiş olup, halen yürürlükte olan sözleşme de iş bu sözleşmenin devamı niteliğinde olduğundan, 4688 sayılı Yasanın Geçici 14. maddesine istinaden sözleşme akdedilirken 32. maddenin 3. fıkrasında yer alan hükümlerin dikkate alınmayacağını, yine 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabileceğini ve ödemenin net olarak yapılabileceğini, belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Başsavcılık Karşılamasında;

“İlamın 10, 12, 13, 14, 15 ve 20. maddeleriyle tazmin hükmolunan, fazla ödemelerin mevzuata uygun yapıldığı ileri sürülmekteyse de; İtiraz konusu hususların, Daire Kararında karşılandığı görülmüştür. Bu nedenle ilamın 10, 12, 13 ve 20. maddeleri için ileri sürülen itiraz gerekçelerinin, ilam hükmünün bozulmasını gerektirecek mahiyette olmadığı anlaşıldığından, temyiz talebinin reddedilmesine, karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.” denilmektedir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68. maddesinin (B) fıkrasında,

“Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı ile Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı hariç, sınıfların 1, 2, 3 ve 4 üncü derecelerindeki kadrolarına, derece yükselmesindeki süre kaydı aranmaksızın, atanmasındaki usule göre daha aşağıdaki derecelerden atama yapılabilir.

(Değişik ikinci paragraf: 13/2/2011-6111/101 md.) Ancak, bu şekilde bir atamanın yapılabilmesi için ilgilinin;

a) 1 inci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300 ve daha yukarıda olanlar için en az 12 yıl,

b) 1 inci ve 2 nci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300’den az olanlar için en az 10 yıl,

c) 3 üncü ve 4 üncü dereceli kadrolar için en az 8 yıl,

hizmetinin bulunması ve yükseköğrenim görmüş olması şarttır.” denilmiş ve aynı Kanunun “Vekalet Görevi ve Aylık Verilmesinin Şartları” başlıklı 86. maddesinde de kimlere ne şekilde vekalet verileceği düzenlenmiştir.

Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 7. maddesinde,

“(1) 5 inci maddenin birinci fıkrasında sayılan unvanlara görevde yükselme suretiyle yapılacak atamalarda aşağıdaki özel şartlar aranır.

a) Müdür ve şube müdürü kadrosuna atanabilmek için;

  1. 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak,

  2. Fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,

…”

denilmekte olup,

17/04/2006 gün ve 2006/10344 sayılı “Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar” başlıklı Bakanlar Kurulu Kararının “Vekalet” başlıklı 9. maddesinde,

“657 sayılı kanunun 86 ncı maddesi uyarınca;

a)1)Kurumlarınca bir göreve kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet ettirilenlere;

aa) Vekaletin, 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine binaen yapılması ve bu hususun onayda belirtilmiş olması,

bb) Vekaletin, Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadro veya görevler için ilgili Bakan, diğer kadro veya görevler için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi,

cc) Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları,

kaydıyla; vekalet ettikleri kadro veya görevler için bu karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki fark, 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekalet görevine başlandığı tarihten itibaren ve vekalet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir.

2)aa) Esas ve usule ilişkin olarak yukarıda belirtilen şartları bir arada taşımayanlara,

………….

Vekalet nedeniyle öngörülen zam ve tazminatlar ödenmez.” hükme bağlanmıştır.

13.01.2014 gün ve 2014/5800 sayılı (Resmi Gazete: 16.01.2014/28884) Bakanlar Kurulu Kararının 4. maddesinde, “17/4/2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan “Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar” ve eki cetvellerin uygulanmasına 2014 yılında da devam olunur.” belirtilmiştir.

666 sayılı Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname’nin 1. maddesiyle 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen ek 9. maddesinde;

“Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu…en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dahil), ekli (I) sayılı Cetvelde yer alan kadro ve görev unvanlarına karşılık gelen oranların uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda ek ödeme yapılır.

……

Birinci fıkra kapsamına giren personelden; kurumlarınca bir kadroya kurum içinden veya kurum dışından vekalet ettirilenlere, vekaletin 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine istinaden yapılmış ve bu hususun onayda belirtilmiş olması, vekalet görevinin Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadrolar için ilgili bakan, diğer kadrolar için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi, vekalet eden personelin asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadrolar için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) taşıması kaydıyla vekalet ettikleri kadro için öngörülen ek ödemenin asli kadroları için öngörülen ek ödemeden fazla olması halinde, aradaki fark, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve bu görev fiilen yapıldığı sürece ödenir.” hükümleri yer almıştır.

Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri uyarınca, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68. maddesinin (B) fıkrası ile Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 7. maddesinde belirtilen yüksek öğrenim görme şartını taşımayan (lise mezunu) ...’a vekalet ettiği Zabıta Müdürlüğü görevine ilişkin özel hizmet tazminatı farkı ve ek ödeme farkının ödenmemesi gerekmektedir.

Ayrıca, sorumlu Danıştay tarafından verilen içtihat kararını öne sürerek 60 günlük dava açma süresinin uygulanması gerektiğini belirmekte ise de; 6085 saylı Sayıştay Kanununun 50. maddesinde, daireler tarafından yapılan hesap yargılaması sonucunda; hesap ve işlemlerin yasal düzenlemelere uygunluğuna veya kamu zararının sorumlulardan tazminine hükmedileceği belirtilmektedir.

Anayasanın 160. maddesinin bir ve ikinci fıkralarında;

“(...) Sayıştay’ın kesin hükümleri hakkında ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir kereye mahsus olmak üzere karar düzeltilmesi isteminde bulunabilirler. Bu kararlar dolayısıyla idari yargı yoluna başvurulamaz.

Vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır.” hükmü yer almaktadır.

Buna göre, Anayasal bir kuruluş olan Sayıştayın Anayasa ve kendi Kanunundan kaynaklanan denetim ve yargılama yetkisini kullanması sonucu verilen Sayıştay ilamlarına, vergi konusunda Danıştayca verilen kararlar hariç idari ve genel mahkemelerce verilen kararlar bir engel teşkil etmemekte; idari yargı mercileri tarafından verilen kararlar Sayıştay yargılaması açısından yapılmış olan usulsüz ödemeyi ve bu usulsüz ödemeden doğan sorumluluğu ortadan kaldırmamaktadır.

6085 sayılı Sayıştay Kanununun “İlamların İnfazı” başlıklı 53. maddesinin ikinci fıkrasında ise; “İlamlarda gösterilen tazmin miktarı hüküm tarihinden itibaren kanuni faize tabi tutularak, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre tahsil olunur.” hükmüne yer verilmektedir.

Anayasanın yukarıda söz edilen 160. maddesine göre Sayıştay kararlarının kesin hüküm niteliğini taşıdığı kuşkusuzdur. Sayıştay ilamı ile tazmin tutarının maddede ilişik tutulan ödeme emri belgelerinin üzerinde imzası bulunan görevlilerden tahsiline karar verilmiş olup 6085 sayılı Kanunun 53. maddesi hükmü uyarınca bu miktarın İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre bu görevlilerden tahsil edilmesi gerektiği gibi, tazminle yükümlü tutulan görevlilerinin haksız ödemeden yararlanan ilgililere özel hukuk hükümleri çerçevesinde rücu etmeleri mümkündür.

Bu itibarla, sorumlu iddialarının reddedilerek 91 sayılı ilamın 13. maddesiyle ... TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, Oybirliği ile,

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:08

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim