Sayıştay 7. Dairesi 40984 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Vergi ve Harç
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
40984
4 Ocak 2017
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2014
-
Daire: 7
-
Dosya No: 40984
-
Tutanak No: 42554
-
Tutanak Tarihi: 04.01.2017
-
Konu: Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar
KARAR
KONU: Belediye sınırları içinde faaliyet gösteren ve eğlence vergisine tabi olan işletmelerden 2005-2014 yıllarında eğlence vergisi tahsilatının yapılmaması ve 2005-2009 yılları arasındaki eğlence vergisinin zamanaşımına uğratılması.
- 91 sayılı İlamın 2. maddesiyle; ... ... Belediyesi sınırları içinde faaliyet gösteren ve eğlence vergisine tabi olan işletmelerden 2005. 2014 yıllarında eğlence vergisi tahsilatının yapılmaması ve 2005. 2009 yılları arasındaki eğlence vergisinin zamanaşımına uğratılması nedeniyle … TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
İlamda Üst Yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan ... temyiz dilekçesinde özetle; söz konusu ilamda 2005-2009 yıllarında eğlence vergisinin tahsil edilmemesi nedeniyle zamanaşımına uğratıldığının belirtildiğini, 2464 sayılı Belediye Gelirler Kanununun 17. maddesinde, bu Kanunun 20. maddelerinde belirtilen ve Belediye sınırları ile mücavir alan sınırları içinde yer alan eğlence işletmelerinin faaliyetlerinin eğlence vergisine tabi olduğunu, anılan madde hükmü uyarınca bu verginin doğması için eğlence işletmelerinin faaliyette bulunmalarının gerektiğini, ancak faaliyette bulunan firma ve kişilerden birinci maddede belirtilen oranlarda vergi alınabileceğini, 18. maddesinde ise eğlence yerleri işleten gerçek ve tüzel kişilerin eğlence vergisi mükellefi olduğunun hüküm altına alındığını, bu madde hükmüne göre eğlence vergisi mükellefi olabilmek için eğlence yerlerinin işletilmesi gerektiğini, ayrıca aynı Kanunun 19. maddesinde belirtilen faaliyetlerde bulunanlardan eğlence vergisinin alınmayacağını, vergiye tabi mükellefler belirlenirken burada sayılan faaliyette bulunan kişi kuruluşları ayrık tutmak gerektiğini, vergi mükellefiyeti gerçekleşenler çalışma yönetmenliğine göre işyeri açma ve çalışma ruhsatların verilmesi bu yönetmenlik hükümlerine göre yönetmenlik kapsamındaki yerlerde uygulanacağını, açılacak işyerinin Kanunun 4. maddesinde belirtilen tanımlardan hangisine giriyorsa, bu yerler için istenilen şartların taşıması ve Kanunun 6. maddesi hükümlerine uygun olarak işyerinin açılması aynı Kanunun 12. maddesine göre ruhsat düzenlenmesi gerektiğini, Kanun ve yönetmenlik hükümlerine uygun olarak açılan eğlence yerlerinin vergiye tabi olmaları için işyeri açmaları yetmeyeceğini, ayrıca fiilen faaliyette bulunmaları gerektiğini, canlı müzik yeri açmak isteyen kişi ve kurumların canlı müzik belgesini almak için Belediyeden talepte bulunması, Belediyece uygun görülürse söz konusu belgenin verilmesi gerektiğini, İlamda belirtilen kişi ve kurumların bazılarına Belediyelerce verilmiş ise de ayrıca zaman zaman Belediye zabıtalarınca yapılan denetimler sonucunda söz konusu canlı müzik ve eğlence vergisi doğuracak faaliyette bulunmadıklarının zabıtalarca düzenlenen tutanaklarda belgelendirildiğini,
… RESTORAN:
Denetçi görüşünde …'ye ait ruhsatta “Otel, Canlı Müzik ve İçkili Restoran” olarak belirtildiği denildiğini, ancak …'ye ruhsatnameye bakıldığında işyeri faaliyet konusunun “Otel ve İçkili Restoran” olduğunun görüldüğünü,
… muhasebe müdürü ...'in 12.05.2015 tarihli dilekçesinde işyerinde eğlence adı altında herhangi bir canlı müzik ve benzeri gibi eğlencelerin yapılmadığını ve işyerinin faaliyet konusu olan hotel ve içkili restoran olarak faaliyette bulunduğunu beyan ettiğini,
2464 sayılı Kanunun 17. maddesinde 21. maddede yer alan eğlence işletmelerinin faaliyetlerinin eğlence vergisine tabi olacağını, 3048 sayılı Kanunla değişik 20. maddesinin 3. bendinde verginin matrahının, "biletle girilmesi zorunlu olmayan bar, pavyon, gazino, gece kulübü, taverna, diskotek, kabare, dansing, bilardo ve masa futbolu gibi eğlence yerlerinde işin mahiyetine göre çalıştırılan her gün için belediye meclisince takdir edilecek miktardır" şeklinde belirlenmiş olduğunu, içkili lokantaların biletle girilmesi zorunlu olmayan eğlence yerleri arasında mütalaa edilerek eğlence vergisi kapsamına alınmasının mümkün bulunmaktadır denilerek, "bu nedenle içkili lokantalardan eğlence vergisi alınması gerekmektedir" şeklindeki Maliye Bakanlığının 20.8.1987 gün ve BELG: i. :2 i 11262 2334/5670 sayılı görüşünün mevcut olduğunu, ancak Danıştay … Dairesinin 24.10.1984 gün ve E. 1984/263, K. 1984/3043 sayılı kararına göre, içkili lokantaların yasa koyucu tarafından önceden bilinen işyerlerinden olduğuna göre eğlence yeri olarak kabul edilmiş olsaydı yasada eğlence yerleri belirlenirken kuşkusuz içkili lokanta terimine de yer verileceğini, böyle bir düzenlemeye gidilmediğine göre Yasanın 20. maddesinin 3. fıkrasında "gibi" kelimesinin içkili lokantaları kapsamadığını kabul etmek gerektiğini, zira söz konusu maddede sayılan bar, pavyon, gazino, gece kulübü, taverna, diskotek, kabare, dansing gibi yerlerin eğlence yerleri olarak nitelendirilmesindeki önemli ve müşterek unsurlarından biri de bu yerlerdeki faaliyetin müzik eşliğinde eğlendirme amacına yönelik olduğunu, içkili lokantalarda ise yemeğin yanı sıra içki içilmesinin sözü edilen eğlence faaliyetlerindeki müşterek unsuru oluşturmayacağının açık olduğu belirtilen kararda, bu durumda içkili lokantaların eğlence vergisine tabi olmaması gerektiği belirtilerek yapılan tarhiyatın terkinine karar verildiğini, benzeri konuda verilmiş Danıştay .. Dairesinin 26.3.1988 gün ve E. 1988/744, K. 1988/1215 sayılı kararında da, içkili lokantalardan eğlence vergisi alınmayacağına hükmolunduğunu, içkili lokantalar 2464 sayılı Kanunun 20. maddesinin 3. bendinde yer almadığından ve Kanun maddesindeki "gibi" ibaresi kapsamı içerisine girmediğinden eğlence vergisine tabi olmaması gerektiğini (İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğümün 16.2.1986 gün ve 40568 sayılı genelgesi), bu genelge ve yargı kararlarının dikkate alınarak içkili lokantalardan eğlence vergisi alınmaması gerektiğini,
Türk Dil Kurumunun sözlüğünde lokantanın "yemek pişirilen yer, aşevi, restoran olarak belirtildiğini,
Otelin yolcu ve turistlere geceleme imkânı sağlamak, bunun yanında yemek, eğlence vb. hizmetleri sunmak amacıyla kurulmuş işletmeler olduğunu,
Belediye tarafından ilgili işyerlerine verilen ruhsatlarda Otel ve İçkili Restoran olarak belirtildiğinden eğlence vergisinin tahakkuk edilmediğini,
… ait İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatında Faaliyet konusu olarak OTEL VE İÇKİLİ RESTORAN olarak faaliyet gösterdiğini, bu nedenlerden dolayı eğlence vergisinin tahakkuk edilmediğini,
Kahvehane ve Bilardo Salonu Eğlence Vergisi; …, …, …:
İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı Yönetmeliğinin 10. maddesinde “Adresi ve işleticisi aynı olan ve birden fazla faaliyet konusu bulunan işyerlerine, ana faaliyet dalı esas alınarak tek ruhsat düzenlenir. Tali faaliyet konuları ruhsatta ayrıca belirtilir" denildiğini, bilardo masası bulunan kahvehanelerin 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun eğlence vergisinde istisna ve muafiyetleri belirleyen 19. maddesinin 5 numaralı bendinde, bira, alkollü içki içilmeyen, satılmayan ve ruhsatnamelerinde kahvehane, kıraathane, çayhane ve çay ocakları olduğu belirtilen yerler eğlence vergisinden istisna edildiğini, mezkur Kanunun 20. maddesinin 3. bendinde ise, biletle girilmesi zorunlu olmayan bar, pavyon, gazino, gece kulübü, taverna, diskotek, kabare, dansing, bilardo ve masa futbolu salonları gibi eğlence yerlerinden işin mahiyetine göre çalışılan her gün için, belediye meclislerince takdir edilecek miktarda eğlence vergisi alınacağının hükme bağlandığını, görüldüğü üzere alkollü içki satılmayan ve ruhsatnamelerinde kahvehane, kıraathane, çayhane ve çay ocağı yazan yerlerin eğlence vergisinden istisna edildiğini, bilardo salonlarının ise eğlence vergisine tabi tutulduğunu,
Ruhsatnamelerinde kahvehane veya kıraathane olduğu belirtilen iş yerlerinde bilardo masasının bulunması halinde söz konusu iş yerlerinin eğlence vergisine tabi olup olmayacağı şeklindeki tereddüttü gidermek üzere verilen Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğümün 21/03/2005 tarih ve B.07.0.GEL0.66/6624-125/12997 sayılı özelgesinde, ruhsatnamelerinde kahvehane, kıraathane, çayhane ve çay ocağı olduğu belirtilen kahvehane niteliğinde olan yerlerde bilardo masasının bulunmasının işyerinin vasfını değiştirmeyeceğinden, bu tür işyerlerinin bilardo ve masa futbolu salonları gibi değerlendirilerek işleticilerinden eğlence vergisi alınmasının mümkün olmadığının ifade edildiğini, diğer taraftan Danıştay … Dairesinin 25/01/1988 tarih ve E: 1987/2254, K: 1988/207 sayılı kararında, kahvehane ruhsatı olan iş yerlerinde birden fazla bilardo masası bulunması halinde bu işyerlerinin kahvehane özelliğini yitireceğinden, bilardo oyun salonu olarak eğlence vergisine tabi olması gerektiğine hükmolunduğunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3. maddesinin (B) bendinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğunun hükme bağlandığını, diğer bir deyişle verginin konusuna giren işlemlerin gerçek mahiyetinin vergilendirmede esas teşkil edeceğini, ruhsatlarında kahvehane yazan iş yerlerinde bilardo masasının da bulunması durumunda, söz konusu bilardo masalarının iş yerinin vasfını değiştirecek mahiyette olup olmadığına bakmak gerekeceğini, kahvehane ruhsatına sahip bir iş yerinde, çok fazla sayıda bilardo masasının bulunması ve işletmenin faaliyetlerinin önemli bir kısmının bilardo oynatmak olduğu bir durumda, işyerinin ruhsatında kahvehane yazmasının bir öneminin kalmayacağını ve iş yerinin bilardo salonu olarak kabul edilip eğlence vergisine tabi tutulacağını, burada önemli olan hususun kaç tane bilardo masasının işletmenin kahvehane niteliğini yitirmesine sebep olacağını, yukarıda yer alan Danıştay kararında, iş yerinde birden fazla bilardo masasının bulunması durumunda işyerinin kahvehane olma özelliğini kaybedeceğinin ifade edildiğini, Danıştay kararındaki, kahvehane olarak ruhsatlandırılan bir işyerinin birden fazla bilardo masasına sahip olması durumunda kahvehane niteliğini kaybedeceği şeklindeki görüşünün olaya münhasır değerlendirmek gerektiğini, örneğin 1-2 masası bulunan bir kahvehanede bulunan bir adet bilardo masasının işletmenin vasfını değiştirebileceği gibi, büyük ölçekli bir kahvehanede bulunan 3 bilardo masasının işyerinin vasfını değiştirmeyeceğini, burada dikkat edilmesi gereken hususun, bilardo masası bulunan kahvehanelerin faaliyetlerinin çoğunun hangi amaca özgülendiğinin belirlenmesi olduğunu, kahvehane ruhsatına sahip iş yerinin gerçekte hangi faaliyete yönelik olarak işletildiğinin tespit edilmesinin söz konusu işyerinin eğlence vergisine tabi olup olmadığının belirlenmesini sağlayacağını,
..., ... ve ...’ya ait İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatında her ne kadar Kahvehane ve Bilardo Salonu olarak denmişse de ilgili işyerinin m2 bazında ele alındığında 1 adet bilardo masasının olmadığı olsa bile birden fazla bilardo masasının bulunması söz konusu olmadığından kahvehane özeliğini yitirmediğinden eğlence vergisinin tahakkuk edilmediğini,
Playstation ve Bilardo Salonu; ...:
… Mahallesi … Sokak No:9 sayılı yerde 18.01.2007 -17.11.2008 tarihleri arasında Playstation ve Bilardo Salonu olarak faaliyet gösteren ...’nun Belediyeden işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı aldığını, kısa bir sürede 1-2 ayda kapattığını, ancak yörenin kültür ve ekonomik yapısı nedeniyle kapama dilekçesini geç bildirdiğini, zabıta müdürlüğü personellerinin yaptığı denetimlerde şahsın 2007 yılında şehir dışında ikamet ettiğinin ve bu işyerini kapattığının anlaşıldığını,
Söz konusu işyerlerinin İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsat fotokopileri ile dilekçelerinin eklerde yer aldığını,
Sayıştay denetimi sonucunda, 2005-2009 tarihleri arasında eğlence vergisi alınmaması sebebiyle şahsına kamu zararı çıkartıldığını ve üst yönetici olarak ödenmesi istenildiğini, ancak eklerde bulunan 31/12/2009 tarih ve 70 sayılı Meclis Kararı ile Belediye Başkanlığına 5393 Sayılı Yasanın 45. maddesi gereğince Belediye Başkan Vekili olarak seçildiğini ve o tarihten itibaren göreve başladığını, bu görev tarihinden önce herhangi bir tahakkuk, tahsilat ve tebligat yapılmadığını ve kayıtlarda olmadığı için tarafından işlem yapılmadığını, bu tarihten önceki işlemlerden sorumlu tutulmasının ve borç çıkarılmasının hukuki olmadığını, kendisi ile ilgisi olmadığını, bir önceki İdarenin sorumluluğunda olduğunu, bu nedenle şahsına verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla temyiz talep eden ve buna ilişkin dosyası kendi gündem sırasında görüşülen ..., temyiz dilekçesinde farklı olarak özetle; Sayıştay denetimi sonucunda, 2005-2009 tarihleri arasında eğlence vergisi alınmaması sebebiyle şahsına kamu zararı çıkartıldığını, ancak eklerde bulunan ... Belediye Başkanlığının 27.02.2008 tarih ve … sayılı yazısı ile Gelir Birim sorumlusu olarak görevlendirmesinin yapıldığını, bu görevlendirme tarihinden önce herhangi bir tahakkuk, tahsilat ve tebligat yapılmadığını ve kayıtlarda olmadığı için tarafından işlem yapılmadığını, oysa teftişe tabi olan dönemlerde 02/07/1999 tarihinden 11/06/2006 tarihine kadar Belediye personellerinden ...’nin ve 12/06/2006-26/02/2008 tarihleri arasında ise Belediye personellerinden ...’ın Gelir sorumlusu olarak görev yaptıklarını, görevli oldukları ile ilgili Başkanlık görevlendirme yazılarının savunma ekinde sunulduğunu, kendisinin 27.02.2008 tarihinde Gelir Birimi sorumlusu olarak görev aldığını, göreve başladığı dönemde eski döneme ait tahakkuk eden veya tahakkuk için bekleyen herhangi bir eğlence vergisi borcunun olmadığını, bu nedenle görev aldığı tarihinden önceki işlemlerden kendisinin sorumlu tutulmasının ve kendisine borç çıkarılmasının hukuki olmadığını, kendisi ile ilgisi olmadığını, bir önceki Gelir Birim sorumlusunun sorumluluğunda olduğunu, bu nedenle şahsına verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak Üst Yönetici sıfatıyla temyiz talep eden ve buna ilişkin dosyası kendi gündem sırasında görüşülen ..., temyiz dilekçesinde farklı olarak özetle; kendisinin 2009 Yılı Mart ayında yapılan mahalli idareler seçimlerinde Belediye Başkanlığına aday olmadığını ve ... Belediyesinde Başkanlık görevi yapmadığını bununla ilgili Mazbata fotokopisinin savunma ekinde sunulmuş olduğunu, ... Belediyesinde 2009-2014 yılları arasında adına çıkarılan eğlence vergisinin kaldırılmasını talep etmiştir.
Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak Muhasebe Yetkilisi sıfatıyla temyiz talep eden ve buna ilişkin dosyası kendi gündem sırasında görüşülen ..., temyiz dilekçesinde farklı olarak özetle; ekli savunmada bulunan ... Belediye Başkanlığının 03.05.2010 tarih ve İnsan Kaynaklarının ve Eğitim Müdürlüğünün … sayılı yazısı ile Mali Hizmetler Müdürü kadrosuna atamasının yapıldığını, bu atanma tarihinden önce İlamın 2. maddesinde kişi borcu çıkarılan eğlence vergisi ile ilgili herhangi bir tahakkuk, tahsilat ve tebligat yapılmadığını ve kayıtlarda olmadığı için tarafından eskiye dayanarak herhangi bir işlem yapılmasının mümkün olmadığını, 07.03.2005- 20.05.2005 tarihleri arsında ..., 20.05.2015-24.05.2005 …, 24.05.2005-12.07.2005-..., 12.07.2005-19.09.2005-…, 19.09.2005-27.09.2005-01.03.2006-..., 01.03.2006-07.03.2006- …, 07.03.2006-31.03.2006-…, 10.04.2006-24.05.2006 ...-24.05.2006-05.06.2006-… 05.07.2006-17.07.2006- … 17.07.2006-06.08.2006 ..., 06.08.2007-17.08.2007 …, 17.08.2007-24.12.2007 ..., 24.12.2007-03.05.2010 … 03.05.2010-26.05.2010 ..., 26.05.2010-31.05.2010 ..., 01.06.2010-28.06.2010 ... 28.06.2010-02.09.2010 ..., 02.09.2010-12.09.2010 ..., 12.09.201029.11.2010 ...,29.11.2010-06.12.2010 Tarihine kadar … Muhasebe Yetkilisi görevine baktıklarını, Muhasebe Yetkilisi olarak görev yapanların listesinin Mali Hizmetler Müdürlüğünün 18.04.2016 tarih ve … sayılı yazısı ile İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünden istendiğini, İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün 20.04.2016 tarih ve … sayılı yazısı ve ekinde personellerin tespiti için 25 adet görevlendirme yazısının ekte sunulduğunu, bu görevlendirme yazılarının savunma ekinde sunulduğunu, ancak kendisinin 03.05.2010 tarihinde Muhasebe Yetkilisi görevine başladığını, göreve başladığı dönemde ise eski döneme ait tahakkuk eden veya tahakkuk için bekleyen herhangi bir eğlence vergisi borcunun olmadığını, bu nedenle görev aldığı tarihinden önceki işlemlerden kendisinin sorumlu tutulmasının ve kendisine borç çıkarılmasının hukuki olmadığını, kendisi ile ilgisi olmadığını, bir önceki Muhasebe yetkilisi (Mali Hizmetler Müdürü) sorumluluğunda olduğunu, bu nedenle şahsına verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık Karşılamasında;
“İlamın 2 nci maddesiyle tazmin hükmolunan tutarlar için, sorumlu tarafından, anılan işletmelerin eğlence vergisine tabi işletmeler olmaması nedenle eğlence vergisi tahakkuk ve tahsilatının yapılmadığını ifade edilerek, kamu zararına sebebiyet verilmediği savunularak, Daire Kararının bozulması talep edilmektedir.
Sorumlu tarafından gönderilen savunma, yerinde gözükmektedir, bu nedenle yapılan savunmanın kabul edilerek, sorumluların uhdesindeki tazmin kararının kaldırılmasına, karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.” denilmektedir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
Sorumluluk itirazlarına ilişkin olarak;
91 sayılı İlamın 2. maddesiyle; ... ... Belediyesi sınırları içinde faaliyet gösteren ve eğlence vergisine tabi olan işletmelerden 2005-2014 yıllarında eğlence vergisi tahsilatının yapılmaması ve 2005-2009 yılları arasındaki eğlence vergisinin zamanaşımına uğratılması nedeniyle, zamanaşımı döneminde görevde bulunan Üst Yönetici ..., Üst Yönetici ..., Muhasebe Yetkilisi ... ve Gerçekleştirme Görevlisi ... sorumlu tutulmuştur.
5393 sayılı Belediye Kanununun ‘Belediye Başkanının Görev ve Yetkileri’ başlıklı 38 inci maddesinin (f) bendinde, Belediye başkanı belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmekle görevli ve yetkili kılınmıştır. Dolayısıyla, belediye başkanları belediye idaresinin başı ve üst yöneticisi olarak belediyenin gelirlerinin mevzuat hükümlerine göre takip ve tahsil edilmesinden sorumlu tutulmuşlardır.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 102. maddesinin 2. fıkrasında; “Vergi Usul Kanununda mahallin en büyük malmemuruna verilmiş görev ve yetkiler, Belediye Gelirleri Kanunu uygulaması yönünden Belediye Başkanı tarafından kullanılır.” denilmektedir. Bu hüküm uyarınca belediye gelirleri açısından Vergi Usul Kanununda belirtilen vergi inceleme yetkisi hariç mahallin en büyük mal memuruna verilmiş görev ve yetkiler Belediye Başkanı tarafından kullanılacaktır.
Belediyelerin vergi, resim ve harç gelirlerinin takip ve tahsilini düzenleyen 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun;
-13 üncü maddesine göre ihtiyati haciz işlemini başlatma,
-64 üncü maddesine göre haciz varakasını onaylama,
-90 ıncı maddesine göre hacizli malların satışına karar verme,
-115 inci maddesine göre 110 ila 114 üncü maddelerde yazılı suçları işleyenlerin Cumhuriyet Savcılığına bildirilmesi,
idarenin en büyük memuru olarak belediye başkanının görev, yetki ve sorumluluğunda bulunmaktadır. Mahalli idareler bu yönüyle merkezi idareden farklılık arzettiği için kanun koyucu, gelirlerin takip ve tahsili konusunda belediye başkanına sorumluluk yüklemiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununun ‘Muhasebe hizmeti ve muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları’ başlıklı 61. maddesinin birinci fıkrasında; “Muhasebe hizmeti; gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm malî işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemleridir.” şeklinde tanımlanmış, aynı maddenin 2. fıkrasında muhasebe yetkilisinin, bu hizmetlerin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından sorumlu olduğu belirtilmiştir.
5018 sayılı Kanunun ‘Malî hizmetler birimi’ başlıklı 60. maddesinin (e) bendinde de, ilgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek mali hizmetler biriminin görevleri arasında sayılmıştır.
Aynı Kanunun ‘Gelirlerin toplanması sorumluluğu’ başlıklı 38. maddesinde; “Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumludur” denilmiş ve ‘Kamu Zararı’ başlıklı 71. maddesinde, “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
Esas alınır.” hükmü yer almıştır.
Bu itibarla, Belediyenin her yıl kesin hesabının görüşülmesi sırasında belediyenin alacak durumu, zamanaşımı yaklaşan ve dolan gelirler ile ilgili bilgilerin kendisinin bilgisi dahilinde olduğu, rapor dosyası ve ekleri içerisinde belediye başkanı tarafından belediye gelirlerinin zamanında ve düzenli olarak takip ve tahsili için ilgili birim amirlerine bir uyarı ve talimat da sunulmadığından Üst Yönetici (Belediye Başkanı) ... ve Üst Yönetici (Belediye Başkanı) ...’in, beş yıl geçtikten sonra mevzuatına uygun olarak zamanında tarh ve tebliğ işlemleri yapılmayan ve tahsil edilmeyen Belediye alacakları zamanaşımına uğratılıp 5018 sayılı Kanunun 71/e maddesi hükmü dolayısıyla kamu zararına sebebiyet verilmiş olduğundan Mali Hizmetler Biriminde görevli Muhasebe Yetkilisi (Mali Hizmetler Müdürü) ... ve Gerçekleştirme Görevlisi (Gelir Birim Sorumlusu) ...’in sorumluluk yönünden yaptıkları itirazın reddine karar verilerek konunun esasına geçildi.
İlam hükmünün esası ile ilgili olarak;
... ... Belediyesi sınırları içinde faaliyet gösteren ve eğlence vergisine tabi olan işletmelerden 2005-2009 yıllarına ait eğlence vergisinin tahsil edilmeyerek zamanaşımına uğratılması nedeniyle kamu zararına neden olunmuştur.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 17. maddesinde, bu Kanunun 21. maddesinde belirtilen ve belediye sınırları ile mücavir alanlar içinde yer alan eğlence işletmelerinin faaliyetlerinin eğlence vergisine tabi olduğu, 18. maddesinde eğlence yerlerini işleten gerçek veya tüzelkişilerin verginin mükellefi olduğu, 19. maddesinde bira, alkollü içki içilmeyen, satılmayan ve ruhsatnamelerinde kahvehane, kıraathane, çayhane ve çay ocakları oldukları belirtilen yerlerden vergi alınmayacağı, 20. maddesinin üçüncü fıkrasında biletle girilmesi zorunlu olmayan bar, pavyon, gazino, gece kulübü, taverna, diskotek, kabare, dansing, bilardo ve masa futbolu salonları gibi eğlence yerlerinde işin mahiyetine göre çalışılan her gün için Belediye Meclislerince takdir edilecek miktarda eğlence vergisi alınacağı, 21. maddesinde biletle girilmesi zorunlu olmayan eğlence yerlerinden alınacak eğlence vergisinin miktar ve nispeti ile 22. maddesinin üçüncü fıkrasında ise biletle girilmesi zorunlu olmayan eğlence yerlerindeki her aya ait verginin o ayı takip eden ayın 20. günü akşamına kadar ilgili belediyeye yatırılacağı belirtilmiştir.
Buna göre, ... Belediye sınırları içinde 01.01.2005-31.12.2014 tarihleri arasında faaliyette bulunan ve kapanan işletmeler hakkında düzenlenen listede, sorgu konusu edilen işletmelerden,
…’ye ait işyeri ruhsatının niteliğinin içkili restoran değil, "otel, canlı müzik ve içkili restoran" olması yani anılan işletmenin ruhsatında yer alan canlı müzik faaliyeti nedeniyle eğlence vergisine tabi olması gerekmektedir.
...’e ait işletmenin “İçkisiz istirahat ve eğlence yeri işletme izin belgesi”nde işletmenin niteliğinin “kahvehane ve bilardo salonu” şeklinde düzenlenmesi nedeniyle anılan işletmenin ana faaliyet konusunun sorumlular tarafından iddia edildiği gibi kahvehane olmayıp, kahvehane ve bilardo salonu olduğu açıktır. Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünün 21.03.2005 tarih ve B.07.0.GELO.66/6624-125/12997 sayılı özelgesinde; “… ruhsatnamelerinde kahvehane, kıraathane, çayhane ve çay ocağı olduğu belirtilen kahvehane niteliğinde olan yerlerde bilardo masasının bulunması, işyerinin vasfını değiştirmeyeceğinden, bu tür işyerlerinin bilardo ve masa futbolu salonları gibi değerlendirilerek işleticilerinden Eğlence Vergisinin alınması mümkün değildir.
Ancak, ruhsatnamelerinde "bilardo salonu" ve "masa futbolu salonu" olduğu belirtilen yerlerden Eğlence Vergisinin aranacağı tabiidir.” denilerek kahvehane niteliğinde olan yerlerde bilardo masasının bulunmasının işyerinin vasfını değiştirmeyeceği, dolayısıyla eğlence vergisinin alınmasının mümkün olmadığı; ancak ruhsatnamelerinde "bilardo salonu" ifadesi geçen yerlerden eğlence vergisinin alınacağı belirtilmiştir. Bu itibarla, ...’e ait işletmenin faaliyetlerinin eğlence vergisine tabi olması gerekmektedir. Öte yandan, sorumlular tarafından gönderilen 13.05.2015 tarihli tutanakta belirtilen söz konusu iş yerinde bilardo masası bulunmadığı yönündeki tespit ise ancak bu tarih ve sonraki yıllar için bir anlam ifade etmektedir.
...’a ait işyerinin kapanmış olması ve kapanma tarihi bilinmemekle beraber, aynı yerde faaliyet gösteren ... adlı işyerinin işyeri ruhsat tarihinin 27.07.2012 olması nedeniyle, ...’ın 2012 yılına kadar faaliyette bulunduğunun kabul edilmesi gerekmektedir. Yine, ...’a ait işletmenin “İçkisiz istirahat ve eğlence yeri işletme izin belgesi”nde işletmenin adının “...”, niteliğinin ise “kahvehane ve bilardo salonu” olması nedeniyle anılan işletmenin ana faaliyet konusunun sorumlular tarafından iddia edildiği gibi kahvehane niteliğinde olmadığı açık olduğundan ve Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünün 21.03.2005 tarih ve B.07.0.GELO.66/6624-125/12997 sayılı özelgesine göre ruhsatnamelerinde "bilardo salonu" ifadesi geçen yerlerden eğlence vergisinin alınacağı belirtildiğinden, ...’a ait işletmenin faaliyetlerinin eğlence vergisine tabi olması gerekmektedir.
...’ya ait işletmenin “İçkisiz istirahat ve eğlence yeri işletme izin belgesi”nde işletmenin niteliğinin “kahvehane ve bilardo salonu” şeklinde düzenlenmesi nedeniyle anılan işletmenin ana faaliyet konusunun sorumlular tarafından iddia edildiği gibi kahvehane niteliğinde olmadığı açık olduğundan ve Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünün 21.03.2005 tarih ve B.07.0.GELO.66/6624-125/12997 sayılı özelgesine göre ruhsatnamelerinde "bilardo salonu" ifadesi geçen yerlerden eğlence vergisinin alınacağı belirtildiğinden, ...’ya ait işletmenin faaliyetlerinin eğlence vergisine tabi olması gerekmektedir.
...’na ait işletmenin “İçkisiz istirahat ve eğlence yeri işletme izin belgesi”nde işletmenin niteliğinin “playstation ve bilardo oyun salonu” olması nedeniyle, söz konusu işletmenin eğlence vergisine tabi olması gerekmektedir. Öte yandan, sorumlular tarafından ...’ nun ruhsat aldıktan 1-2 ay gibi kısa bir süre sonra işyerini kapattığı, kapanma dilekçesini geç bildirdiği ve yapılan denetimlerde anılan şahsın 2007 yılından beri şehir dışında ikamet ettiği belirtilmiş olmakla beraber, Belediye Zabıta Müdür Vekili ...’dan alınan resmi belgede anılan işletmenin kapanma tarihi 17.11.2008 olarak belirtildiğinden, söz konusu işletmenin 2007 ve 2008 yıllarına ilişkin faaliyetleri nedeniyle eğlence vergisine tabi olması gerekmektedir.
Bu itibarla, sorumlu iddialarının reddedilerek 91 sayılı ilamın 2. maddesiyle … TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, Oyçokluğu ile,
(… Daire Başkanı …’in; “Üst Yönetici ... ve Üst Yönetici ...’in sorumlu tutulması ile ilgili olarak;
5018 sayılı Kanunun 1. maddesinde ifade edildiği üzere, bu Kanun; esas olarak kalkınma planları ve programlarında yer alan politika ve hedefler doğrultusunda kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını, hesap verebilirliği ve mali saydamlığı sağlamak üzere, kamu mali yönetiminin yapısını ve işleyişini, kamu bütçelerinin hazırlanmasını, uygulanmasını, tüm mali işlemlerin muhasebeleştirilmesini, raporlanmasını ve mali kontrolü düzenlemeyi amaçlamaktadır.
Bu kapsamda “Bakanların ve Üst Yöneticilerin Hesap Verme Sorumluluğu” başlıklı dördüncü bölümün 11. maddesine göre üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından; sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden; mali yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden belediyelerde, meclislerine karşı idari ve siyasi yönden sorumlu tutulmuşlardır.
Kanunda sayılan bu görevler de bizzat belediye başkanı tarafından değil; oluşturulan birimler ve birim amirleri tarafından yerine getirilmektedir. Zira, 5018 sayılı Kanunun 11. maddesinde üst yöneticilerin sorumlulukları belirtilmiş ve “Üst yöneticiler bu sorumluluklarının gereklerini harcama yetkilileri, mali hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” denilmek suretiyle fiilin icra, yani yerine getirme sorumluluğu alt kademedeki kamu görevlilerine bırakılmıştır.
Mülga 1050 sayılı Kanun, üst yöneticilere ilişkin bir hüküm içermemekte, “ita amiri” konumundaki yöneticilerin “Onaylayan” sıfatını haiz oldukları durumlarda sayman ve tahakkuk memurları ile birlikte sorumlu tutulabilecekleri bazı durumları düzenlemekteydi. 5018 sayılı Kanun ise mülga 1050 sayılı Kanundan farklı olarak, üst yöneticileri tümüyle harcama sürecinin dışında tutmakta; bunlar için sorumluluk üstlenme uygulamasını bile öngörmemektedir.
5393 sayılı Kanunun 38. maddesinin (f) işaretli bendi ile belediye başkanlarına verilen görevlerden biri de; belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmektir. Bu bağlamda, belediye başkanları belediye idaresinin başı ve üst yöneticisi olarak belediyenin hem gelirlerini hem de giderlerini mevzuat hükümlerine göre tarh tahakkuk, tahsil edilmesinden ve hak sahiplerine zamanında ödenmesinden mali yönden değil, idari yönden sorumlu tutulmuşlardır.
Bu bağlamda, verdiği karar ve talimatlar, doğrudan iş ve işlem sürecine dayanak oluşturmadığı sürece, üst yönetici olan Belediye Başkanının sorumluluğu idari/siyasi nitelikli olup, mali sorumluluğu bulunmamaktadır.
Bu itibarla, Belediye Başkanları ... ve ...’in sorumluluklarının kaldırılması gerektiğinden, 91 sayılı ilamın 2. maddesi ile verilen tazmin hükmünün sorumluluk nedeniyle bozularak dosyanın ilgili dairesine tevdii gerekir.” şeklindeki ayrışık görüşüne karşı,
Üye …’nün; “Sorumluluk itirazlarına ilişkin olarak;
91 sayılı İlamın 2. maddesiyle; ... ... Belediyesi sınırları içinde faaliyet gösteren ve eğlence vergisine tabi olan işletmelerden 2005-2014 yıllarında eğlence vergisi tahsilatının yapılmaması ve 2005-2009 yılları arasındaki eğlence vergisinin zamanaşımına uğratılması nedeniyle, zamanaşımı döneminde görevde bulunan Üst Yönetici ..., Üst Yönetici ..., Muhasebe Yetkilisi ... ve Gerçekleştirme Görevlisi ... sorumlu tutulmuştur.
Üst Yönetici ... ve Üst Yönetici ...’in sorumlu tutulması ile ilgili olarak;
5018 sayılı Kanunun 1. maddesinde ifade edildiği üzere, bu Kanun; esas olarak kalkınma planları ve programlarında yer alan politika ve hedefler doğrultusunda kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını, hesap verebilirliği ve mali saydamlığı sağlamak üzere, kamu mali yönetiminin yapısını ve işleyişini, kamu bütçelerinin hazırlanmasını, uygulanmasını, tüm mali işlemlerin muhasebeleştirilmesini, raporlanmasını ve mali kontrolü düzenlemeyi amaçlamaktadır.
Bu kapsamda “Bakanların ve Üst Yöneticilerin Hesap Verme Sorumluluğu” başlıklı dördüncü bölümün 11. maddesine göre üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından; sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden; mali yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden belediyelerde, meclislerine karşı idari ve siyasi yönden sorumlu tutulmuşlardır.
Kanunda sayılan bu görevler de bizzat belediye başkanı tarafından değil; oluşturulan birimler ve birim amirleri tarafından yerine getirilmektedir. Zira, 5018 sayılı Kanunun 11. maddesinde üst yöneticilerin sorumlulukları belirtilmiş ve “Üst yöneticiler bu sorumluluklarının gereklerini harcama yetkilileri, mali hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” denilmek suretiyle fiilin icra, yani yerine getirme sorumluluğu alt kademedeki kamu görevlilerine bırakılmıştır.
Mülga 1050 sayılı Kanun, üst yöneticilere ilişkin bir hüküm içermemekte, “ita amiri” konumundaki yöneticilerin “Onaylayan” sıfatını haiz oldukları durumlarda sayman ve tahakkuk memurları ile birlikte sorumlu tutulabilecekleri bazı durumları düzenlemekteydi. 5018 sayılı Kanun ise mülga 1050 sayılı Kanundan farklı olarak, üst yöneticileri tümüyle harcama sürecinin dışında tutmakta; bunlar için sorumluluk üstlenme uygulamasını bile öngörmemektedir.
5393 sayılı Kanunun 38. maddesinin (f) işaretli bendi ile belediye başkanlarına verilen görevlerden biri de; belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmektir. Bu bağlamda, belediye başkanları belediye idaresinin başı ve üst yöneticisi olarak belediyenin hem gelirlerini hem de giderlerini mevzuat hükümlerine göre tarh tahakkuk, tahsil edilmesinden ve hak sahiplerine zamanında ödenmesinden mali yönden değil, idari yönden sorumlu tutulmuşlardır.
Bu bağlamda, verdiği karar ve talimatlar, doğrudan iş ve işlem sürecine dayanak oluşturmadığı sürece, üst yönetici olan Belediye Başkanının sorumluluğu idari/siyasi nitelikli olup, mali sorumluluğu bulunmamaktadır.
Bu itibarla, Belediye Başkanları ... ve ...’in sorumluluklarının kaldırılması gerekmektedir.
Muhasebe Yetkilisi ... ve Gerçekleştirme Görevlisi ...’in sorumlu tutulması ile ilgili olarak;
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu genel mali yapıyı sistemleştirirken 60/e maddesi ile, gelirlerin mali hizmetler birimi tarafından ilgili mevzuatı çerçevesinde tahakkuk ettirileceğini, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürüteceğini, hükme bağlamıştır. Bu hükme göre tahakkuk ve tahsil aşamalarında mali hizmetler biriminin genel olarak sorumlu olduğu çıkarsaması yapılabilir. Ayrıca, 61. maddede muhasebe hizmeti tanımlanırken, gelir ve alacakların tahsili aşamasında muhasebenin de rol aldığı ifade edilmiştir. Tarh ve tebliğ kavramlarına açıkça değinilmemiş olsa da, mali hizmetler birimlerinin bu anlamda bir fonksiyon üstlendikleri genel görev tanımlarından çıkarılabilir. Muhasebe yetkilisi ve mali hizmetler birimi haricinde, ilgili kanunlarda tarh, tahakkuk ve tahsilden sorumlu olanların da, bu kapsamda değerlendirmesi gerekmektedir.
Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007 tarihli 5018 sayılı Kanun çerçevesinde sorumlulukların belirlenmesine ilişkin kararında; tahsil edilmeye hazır hale gelmiş gelirle ilgili olarak muhasebe yetkilisinin sorumluluğundan bahsedilmiştir.
Kararda; “5018 sayılı Kanun’un 61’inci maddesinin birinci fıkrasında, muhasebe hizmeti; ‘gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm malî işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemleridir.’ şeklinde tanımlanmış; aynı maddenin ikinci fıkrasında muhasebe yetkilisinin, bu hizmetlerin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından sorumlu olduğu belirtilmiş, aynı Kanunun 60’ıncı maddesinde de, ilgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek mali hizmetler biriminin görevleri arasında sayılmıştır. Muhasebe Yetkililerinin Eğitimi, Sertifika Verilmesi ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in 23’üncü maddesinde, gelirleri ve alacakları ilgili mevzuatına göre tahsil etmek, yersiz ve fazla tahsil edilenleri ilgililerine iade etmek ve bu işlemlere ilişkin kayıtları usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutmak, mali rapor ve tabloları her türlü müdahaleden bağımsız olarak düzenlemek muhasebe yetkilisinin görevlerinden kabul edilmiş, aynı Yönetmeliğin 32’nci maddesinde de idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelir ve alacaklarının yükümlüleri ve sorumluları adına ilgili hesaplara kaydedilerek tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin sorumlu olduğu açıkça ifade edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelir ve alacaklarının takip ve tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin tek başına sorumlu olduğuna çoğunlukla,” karar verilmiştir. Karardaki en önemli nokta, idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş gelir ve alacakların tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin sorumlu olduğu hususudur. Yani, muhasebe yetkilisinin sorumluluğu için, ön şart olarak gelirin tarh ve tahakkuk aşaması sorunsuz bir şekilde yerine getirilmelidir. Tarh ve tahakkuk aşaması sorunsuz yerine getirildiğinde, muhasebe yetkilisinin tahsilatla ilgili sorumluluğu başlamaktadır.
Gelirin aşamaları dikkate alındığında, tarh ve tahakkuku eksik veya hatalı yapılmış bir gelirin, eksik tahsil edilmesinden tek başına veya ortaklaşa olarak muhasebe yetkilisinin sorumlu tutulması 5018 sayılı Kanunun objektif sorumluluktan vazgeçme anlayışına da muhalif düşmektedir.
Ayrıca, muhasebe yetkilisi ve mali hizmetler birimi idari anlamda bir bütünü ifade etse de, belediye gelirlerinin tahsilatı aşamasında mali sorumluluk anlamında farklı birim veya kişilerden oluşabilir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Gelirlerin toplanması sorumluluğu” başlıklı 38. maddesinde; “Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumludur” denilerek, kamu gelirleri ile ilgili olarak sorumluluk tanımlanmış olup; tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin hangi safhalarında kimlerin sorumlu olduklarının kurum kanunlarına bırakılması ile farklılaşan ve karmaşıklaşan bir sistemi ortaya çıkarmıştır.
Aynı Kanunun “Kamu Zararı” başlıklı 71. maddesinde, “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
Esas alınır.” hükmü yer almaktadır.
Sorumluların dilekçelerinde belirtildiği gibi, söz konusu idare gelirleri tarh ve tahakkuk edilmemiş dolayısıyla tahsil aşamasına geçilememiştir. Muhasebe yetkilisinin görevi gelirin tarh ve tahakkuk aşamasıyla ilgili olmayıp tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelirinin tahsil edilmesinden ibaret olduğundan, muhasebe yetkilisinin gelir konusunda tarh ve tahakkuk aşamalarına ilişkin olarak sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu itibarla, Muhasebe Yetkilisi (Mali Hizmetler Müdürü) ...’ın sorumluluğunun kaldırılması gerekmektedir.
Diğer taraftan, idare gelirlerinin zamanaşımına uğratılması nedeniyle oluşan kamu zararından dolayı sorumluluğun belirlenmesi aşamasında; sadece gelirlerin zamanaşımı döneminde görev yapan gerçekleştirme görevlilerinin değil, 2005 yılından 2014 yılına kadar ... Belediyesi gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsili ile ilgili olarak Mali Hizmetler Müdürlüğü dışında farklı bir birimin görevlendirilip görevlendirilmediğinin ve konu ile ilgili görevli olan çalışanların kasıt, kusur veya ihmalinin tespit edilmesi ve sorumluluğun bu doğrultuda tesis edilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, gelirlerin zamanaşımı döneminde görev yapan Gerçekleştirme Görevlisi (Gelir Birim Sorumlusu) ... dışında 2005 yılından 2014 yılına kadar gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsili ile ilgili görevlilerin belirlenmesi ve sorumluluğun bu yönüyle genişletilmesi gerekmektedir.
İlam hükmünün esası ile ilgili olarak;
... ... Belediyesi sınırları içinde faaliyet gösteren ve eğlence vergisine tabi olan işletmelerden 2005-2009 yıllarına ait eğlence vergisinin tahsil edilmeyerek zamanaşımına uğratılması nedeniyle kamu zararına neden olunmuştur.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 17. maddesinde, bu Kanunun 21. maddesinde belirtilen ve belediye sınırları ile mücavir alanlar içinde yer alan eğlence işletmelerinin faaliyetlerinin eğlence vergisine tabi olduğu, 18. maddesinde eğlence yerlerini işleten gerçek veya tüzelkişilerin verginin mükellefi olduğu, 19. maddesinde bira, alkollü içki içilmeyen, satılmayan ve ruhsatnamelerinde kahvehane, kıraathane, çayhane ve çay ocakları oldukları belirtilen yerlerden vergi alınmayacağı, 20. maddesinin üçüncü fıkrasında biletle girilmesi zorunlu olmayan bar, pavyon, gazino, gece kulübü, taverna, diskotek, kabare, dansing, bilardo ve masa futbolu salonları gibi eğlence yerlerinde işin mahiyetine göre çalışılan her gün için Belediye Meclislerince takdir edilecek miktarda eğlence vergisi alınacağı, 21. maddesinde biletle girilmesi zorunlu olmayan eğlence yerlerinden alınacak eğlence vergisinin miktar ve nispeti ile 22. maddesinin üçüncü fıkrasında ise biletle girilmesi zorunlu olmayan eğlence yerlerindeki her aya ait verginin o ayı takip eden ayın 20. günü akşamına kadar ilgili belediyeye yatırılacağı belirtilmiştir.
Buna göre, ... Belediye sınırları içinde 01.01.2005-31.12.2014 tarihleri arasında faaliyette bulunan ve kapanan işletmeler hakkında düzenlenen listede, sorgu konusu edilen işletmelerden,
… ile ilgili olarak her ne kadar Belediye Zabıta Müdür Vekili ...’dan alınan resmi belgede işyeri faaliyet konusunun "otel, canlı müzik ve içkili restoran" olduğu belirtilse de, söz konusu işyerine ait “İşyeri açma ve çalıştırma ruhsatı” incelendiğinde faaliyet konusunun "otel ve içkili restoran" olduğu görülmüştür. İşletmenin ruhsatında “canlı müzik” faaliyeti yer almadığından eğlence vergisine tabi olmaması gerekmektedir.
...’e ait işletmenin “İçkisiz istirahat ve eğlence yeri işletme izin belgesi”nde işletmenin niteliğinin “kahvehane ve bilardo salonu” şeklinde düzenlenmesi nedeniyle anılan işletmenin ana faaliyet konusunun sorumlular tarafından iddia edildiği gibi kahvehane olmayıp, kahvehane ve bilardo salonu olduğu açıktır. Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünün 21.03.2005 tarih ve B.07.0.GELO.66/6624-125/12997 sayılı özelgesinde; “… ruhsatnamelerinde kahvehane, kıraathane, çayhane ve çay ocağı olduğu belirtilen kahvehane niteliğinde olan yerlerde bilardo masasının bulunması, işyerinin vasfını değiştirmeyeceğinden, bu tür işyerlerinin bilardo ve masa futbolu salonları gibi değerlendirilerek işleticilerinden Eğlence Vergisinin alınması mümkün değildir.
Ancak, ruhsatnamelerinde "bilardo salonu" ve "masa futbolu salonu" olduğu belirtilen yerlerden Eğlence Vergisinin aranacağı tabiidir.” denilerek kahvehane niteliğinde olan yerlerde bilardo masasının bulunmasının işyerinin vasfını değiştirmeyeceği, dolayısıyla eğlence vergisinin alınmasının mümkün olmadığı; ancak ruhsatnamelerinde "bilardo salonu" ifadesi geçen yerlerden eğlence vergisinin alınacağı belirtilmiştir. Bu itibarla, ...’e ait işletmenin faaliyetlerinin eğlence vergisine tabi olması gerekmektedir. Öte yandan, sorumlular tarafından gönderilen 13.05.2015 tarihli tutanakta belirtilen söz konusu iş yerinde bilardo masası bulunmadığı yönündeki tespit ise ancak bu tarih ve sonraki yıllar için bir anlam ifade etmektedir.
...’a ait işyerinin kapanmış olması ve kapanma tarihi bilinmemekle beraber, aynı yerde faaliyet gösteren ... adlı işyerinin işyeri ruhsat tarihinin 27.07.2012 olması nedeniyle, ...’ın 2012 yılına kadar faaliyette bulunduğunun kabul edilmesi gerekmektedir. Yine, ...’a ait işletmenin “İçkisiz istirahat ve eğlence yeri işletme izin belgesi”nde işletmenin adının “...”, niteliğinin ise “kahvehane ve bilardo salonu” olması nedeniyle anılan işletmenin ana faaliyet konusunun sorumlular tarafından iddia edildiği gibi kahvehane niteliğinde olmadığı açık olduğundan ve Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünün 21.03.2005 tarih ve B.07.0.GELO.66/6624-125/12997 sayılı özelgesine göre ruhsatnamelerinde "bilardo salonu" ifadesi geçen yerlerden eğlence vergisinin alınacağı belirtildiğinden, ...’a ait işletmenin faaliyetlerinin eğlence vergisine tabi olması gerekmektedir.
...’ya ait işletmenin “İçkisiz istirahat ve eğlence yeri işletme izin belgesi”nde işletmenin niteliğinin “kahvehane ve bilardo salonu” şeklinde düzenlenmesi nedeniyle anılan işletmenin ana faaliyet konusunun sorumlular tarafından iddia edildiği gibi kahvehane niteliğinde olmadığı açık olduğundan ve Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünün 21.03.2005 tarih ve B.07.0.GELO.66/6624-125/12997 sayılı özelgesine göre ruhsatnamelerinde "bilardo salonu" ifadesi geçen yerlerden eğlence vergisinin alınacağı belirtildiğinden, ...’ya ait işletmenin faaliyetlerinin eğlence vergisine tabi olması gerekmektedir.
...’na ait işletmenin “İçkisiz istirahat ve eğlence yeri işletme izin belgesi”nde işletmenin niteliğinin “playstation ve bilardo oyun salonu” olması nedeniyle, söz konusu işletmenin eğlence vergisine tabi olması gerekmektedir. Öte yandan, sorumlular tarafından ...’ nun ruhsat aldıktan 1-2 ay gibi kısa bir süre sonra işyerini kapattığı, kapanma dilekçesini geç bildirdiği ve yapılan denetimlerde anılan şahsın 2007 yılından beri şehir dışında ikamet ettiği belirtilmiş olmakla beraber, Belediye Zabıta Müdür Vekili ...’dan alınan resmi belgede anılan işletmenin kapanma tarihi 17.11.2008 olarak belirtildiğinden, söz konusu işletmenin 2007 ve 2008 yıllarına ilişkin faaliyetleri nedeniyle eğlence vergisine tabi olması gerekmektedir.
Bu itibarla, kamu zararı miktarı bakımından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddiaların ve sunulan belgelerin incelenmesi ve yukarıda belirtilen gerekçelerle sorumluluğun genişletilmesi suretiyle yeniden hüküm tesisini teminen 91 sayılı ilamın 2. maddesi ile verilen tazmin hükmünün bozularak dosyanın dairesine tevdii gerekir.” şeklindeki ayrışık görüşüne karşı)
Karar verildiği 04.01.2017 tarih ve 42554 sayılı tutanakla yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:08