Sayıştay 7. Dairesi 409 Kararı - Yüksek Öğretim Kurumları Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirler

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

409

Karar Tarihi

22 Ekim 2020

İdare

Yüksek Öğretim Kurumları

Daire Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır

  • Daire: 7

  • Karar Tarihi: 22.10.2020

  • Karar No: 409

  • İlam No: 167

  • Madde No: 44

  • Kamu İdaresi Türü: Yüksek Öğretim Kurumları

  • Hesap Yılı: 2018

  • Konu: Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar

KARAR

BEDELSİZ ALAN TAHSİSİ

... Üniversitesi ... Merkez Kampus alanı içerisinde 10.926,07 m2’lik bir alanın ….t İnş. Taah. Tur. Tic. San. Ltd. Şti tarafından kullanılmasına rağmen ilgili şirketten her hangi bir bedel alınmaması nedeniyle kamu zararına neden olunması iddiası ile ilgili olarak yapılan incelemede;

2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 55’nci maddesinde; “Yükseköğretim kurumları ve bunlara bağlı birimlerin gelir kaynakları;

a. Her yıl bütçeye konulacak ödenekler,

b. Kurumlarca yapılacak yardımlar,

c. Alınacak harç ve ücretler,

d. Yayın ve satış gelirleri,

e. Taşınır ve taşınmaz malların gelirleri,

f. Döner sermaye işletmelerinden elde edilecek karlar,

g. Bağışlar, vasiyetler ve diğer gelirlerdir.”

hükmü yer almaktadır.

Bu hükme göre Üniversitede bulunan taşınmaz gelirleri ve kira tutarları Üniversitenin gelirleri arasında yer almaktadır.

2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 1’inci maddesinde;

“Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin, özel idare ve belediyelerin alım, satım, hizmet, yapım, kira, trampa, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve taşıma işleri bu Kanunda yazılı hükümlere göre yürütülür.”,

2’nci maddesinin birinci fıkrasında;

“Bu Kanunun yürütülmesinde, ihtiyaçların en iyi şekilde, uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve ihalede açıklık ve rekabetin sağlanması esastır.”,

9 uncu maddesinde;

“Tahmin edilen bedel, idarelerce tespit edilir veya ettirilir. İşin özelliğine göre gerektiğinde bu bedel veya bu bedelin hesabında kullanılacak fiyatlar belediye, ticaret odası, sanayi odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulur. Tahmin edilen bedel, bunun dayanaklarının da eklendiği bir hesap tutanağında gösterilir ve asıl evrak arasında saklanır. Bu bedel gerektiğinde ihale komisyonlarınca tahkik ettirilir.

Ancak, yapım işlerinde bu işler için kanunların verdiği yetkiye dayanılarak ilgili dairelerce tespit edilmiş birim fiyatları varsa, bunlar uygulanır.”,

35 inci maddesinde;

“Bu Kanunun 1 inci maddesinde yazılı işlerin ihalelerinde aşağıdaki usuller uygulanır:

a) Kapalı teklif usulü,

b) Belli istekliler arasında kapalı teklif usulü,

c) Açık teklif usulü,

d) Pazarlık usulü,

e) Yarışma usulü.

İşin gereğine göre bu usullerden hangisinin uygulanacağı, bu Kanun hükümlerine uyularak idarelerince tespit edilir.”

hükümleri yer almaktadır.

Bu hükümlere göre Üniversitenin gayrimenkullerinin 2886 sayılı Devlet İhale Kanununda belirtilen ihale usulleri kullanılarak kiraya verilmesi, bu kiralamalar neticesinde tahsil edilen kira tutarlarının da Üniversitenin bütçesine gelir kaydedilmesi gerekmektedir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71’inci maddesinin 1’inci fıkrasında; “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” denilmektedir.

Buna göre Üniversitenin kendi tasarrufundaki kampüsün veya bir bölümünün ihale yapılmadan adı geçen şirkete bedelsiz tahsis edilerek kira alınmaması kamu zararı oluşturmaktadır.

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na tabi idareler tarafından bu Kanun hükümlerine göre ihalesi yapılan ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’na göre sözleşmeye bağlanan yapım işlerini kapsayan Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin “Yüklenicinin kendi ihtiyacı için kullanacağı yerler” başlıklı 7’nci maddesinde aynen,

“Madde 7 - (1) Yükleniciye ait malzeme ve araç ambarları ile işçi barakaları gibi kendi ihtiyacı olan tesisler için kullanacağı yerlerin idare tarafından yükleniciye bedelsiz olarak verileceği sözleşme veya eklerinde yazılı olduğu takdirde; idare, bu tür yerlerin, ulaşım, malzeme temini ve işin ağırlık merkezi gibi hususlarla uyumlu olmasını göz önüne alır. Yüklenici ihtiyaç duyduğu bu yerlere ait harita, plan ve cetvelleri zamanında idareye vermek ve bu yerlerin sahipleri ile komşu yerlerin sahiplerine en az zarar verecek şekilde yer seçimini yapmak zorundadır. Bununla birlikte idare, gerekli gördüğü takdirde, yüklenicinin kullanacağı en uygun yeri kendisi seçip ayırarak yükleniciye gösterebilir. Bu durumda yüklenici, idarenin gösterdiğinden başka yerleri ancak sahipleri ile anlaşmak şartı ile kullanabilir ve idareden bu kullanım karşılığı olarak bir bedelin ödenmesini isteyemez.

(2) Yüklenicinin kendi ihtiyacı için kullanacağı yerlerin bedelsiz olarak verilmesi sözleşme veya eklerinde yazılı değilse, yer temini için gereken bütün giderler yükleniciye ait olacaktır. Ancak bu yerlerin geçici işgali, resmi işlemleri gerektirdiği takdirde bu işlemler (geçici işgale ilişkin harita, plan ve cetveller yüklenici tarafından hazırlanmak şartı ile) idare tarafından yapılıp tamamlanır.” Denilmektedir.

Yukarıdaki mevzuata göre yükleniciye ait malzeme ve araç ambarları ile işçi barakaları gibi yüklenicinin ihtiyacı olan tesisler için kullanacağı yerlerin idare tarafından yükleniciye bedelsiz olarak verilip verilmeyeceği sözleşme veya eklerinde yazılı olması gereklidir. Şayet yüklenicinin kendi ihtiyacı için kullanacağı yerlerin bedelsiz olarak verilmesi sözleşme veya eklerinde yazılı değilse, yer temini için gereken bütün giderler yükleniciye ait olacaktır.

... İli … İlçesi …r Mahallesindeki mülkiyetinin tamamı ... Üniversitesine ait olan 33529 m2 lik … Ada 2 nolu parsel üzerinde yapılan inceleme neticesinde ekli krokide de görüldüğü üzere hurdalık olarak belirtilen alanın 4774,35m2 olduğu, Şantiye alanı olarak gösterilen toplam 6151,72m2 olan alanın ise 3 adet malzeme deposu (toplam 425m2), 1 adet bekçi kulübesi (21m2) , 1 adet şantiye idari ofisi (180m2), 1 adet yatakhane (260m2), 3 adet statik ısı sistemleri taşeron ofisi (toplam 63m2) ve 1 adet açık kaynak atölyesi (35m2) olarak Gökbulut İnş. Taah. Tur. Tic. San. Ltd. Şti tarafından kullanıldığı tespit edilmiştir. Kroki de görülen 4774,35m2’lik alanda ise ilgili şirkete ait çeşitli inşaat hurda malzemelerinin bulunduğu tespit edilmiş ve 05.02.2019 tarihinde alanın son hali fotoğraflı bir şekilde tutanak altına alınmıştır.

Yetki yönüyle değerlendirildiğinde ise mevzuatta idareye verilen “sözleşmeye hüküm konulmak şartıyla bedelsiz veya hüküm yoksa bedeli karşılığında yer temin etme yetkisi” sadece şantiye sahası içindir. Genel Şartname ve diğer mevzuatımızda ise yapım işlerinde yüklenicilere “hurdalık alan” şeklinde bir alan için bedelsiz olarak yer temin etme şeklinde idareye verilmiş bir yetki bulunmamaktadır. Kaldı ki somut olayda idare “şantiye sahası” için dahi “bedelsiz kullanıma” dair bu yetkisini kullanmamıştır. Böyle bir yetkinin kullanılmaması durumda yani sözleşmesinde şantiye sahası için “bedelsiz kullanıma” dair hüküm yoksa nasıl hareket edilmesi gerektiği Genel Şartname madde 7/2 bendinde açıkça düzenlenmiştir.

Hurdalık olarak kullanılan alan ise yukarıda da değinildiği üzere tamamen ihale mevzuatı dışında genel mevzuat içerisinde değerlendirilmesi gereken bu haliyle 2886 Sayılı Kanun çerçevesinde ihalesi yapılmak suretiyle ancak kullandırılabilecek bir alandır.

Sorguda yer alan “ilgili yerin hurdalık alan olarak kullanıldığı tespitine” savunmada itiraz edilmekte ve savunmada söz konusu mahalde bulunan malzemelerin “İnşaat alanlarında geçici olarak stoklanan ve biten inşaatlara 2018 yılı Ağustos ve Eylül aylarında kullanıcıları taşınırken idarenin talimatı üzerine devam eden işlerinde kullanılmak veya geri dönüşüme kazandırılmak için şantiye sahası yanına taşınan ahşap kereste, düz yüzeyli kalıp, inşaat demirleri, demir işlerinde kullanılan profil parçaları, elektrik kablo makaraları, ahşap paletler” olduğu ifade edilmekte devamında ise “4.774,35 m2 alan işlerin yürütülmesi ve tamamlanması için gerekli olan mal ve malzemelerin geçici olarak stoklandığı depo ve ariyet alanı olduğu için, şantiye sahası olarak tanımlanması ve kira talep edilmemesi gerekmektedir.” Denilmektedir. Ancak sorumlular tarafından gönderilen görsellerde hurdalık alanda savunmada bahsedildiği gibi inşaatta kullanılmaya elverişli bir malzeme bulunmadığı, etrafa saçılmış dağınık vaziyette pek çok atık malzeme bulunduğu, dolayısıyla söz konusu alanın depo olarak kullanılan bir alan olmadığı görülmektedir. Hurdalık alanın dışında olan 6151,72m2’lik şantiye kampüs alanında yeterli ve geniş bir alanı varken ayrıca bir 4.774,35 m2’lik alan neden işgal edilmiştir tüm bu soruların mantıklı bir cevabı savunmada bulunmamaktadır. Ayrıca Savunmalarda söz edilen alanın bu şekilde kullanılabileceğine dair idare tarafından izin verildiği iddia edilmektedir. Ancak idare tarafından verilmiş böyle bir izin bulunmamaktadır. Kaldı ki mevzuatımızda zaten idarenin kendisine ait taşınmazını özel bir şirkete “bedelsiz olarak” arsa veya arazi tahsis etme/kullandırma şeklinde bir yetkisi bulunmamaktadır. Söz konusu şirket hukuki statü olarak “yüklenici” sıfatını taşısa dahi yapım işleri mevzuatımızda “yükleniciye hurdalık alan tahsis etmeye izin veren” bir düzenleme de bulunmamaktadır.

Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri “Üniversitenin kendi tasarrufundaki bir taşınmazın bir başka özel kişi veya kuruma kullandırılmasındaki genel usulün bir ihale yapılması olduğuna ilişkindir.” İhale yapılmamakla birlikte taşınmazın izinsiz kullanım hallerinde ise bu taşınmazı kullanan ile üniversite arasındaki hukuki ilişki (söz konusu taşınmaz üniversitenin kendi mülkiyeti olduğundan) 2886 sayılı Yasanın 75’inci maddesi çerçevesinde belirlenecektir. 2886 sayılı Yasanın 75’inci maddesinde aynen, “Ecrimisil ve tahliye :

Madde 75 – Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları, özel bütçeli idarelerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, idarelerin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz.” Denilmektedir. Yasa’nın 9’uncu maddesinde,

“Tahmin edilen bedelin tespiti:

Madde 9 – Tahmin edilen bedel, idarelerce tespit edilir veya ettirilir. İşin özelliğine göre gerektiğinde bu bedel veya bu bedelin hesabında kullanılacak fiyatlar belediye, ticaret odası, sanayi odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulur. Tahmin edilen bedel, bunun dayanaklarının da eklendiği bir hesap tutanağında gösterilir ve asıl evrak arasında saklanır. Bu bedel gerektiğinde ihale komisyonlarınca tahkik ettirilir.

Ancak, yapım işlerinde bu işler için kanunların verdiği yetkiye dayanılarak ilgili dairelerce tespit edilmiş birim fiyatları varsa, bunlar uygulanır.”

Denilmesi üzerine Üniversiteden söz konusu alan için ecrimisil tespiti ile ilgili gerekli işlemlerin yapılması istenmiştir. Bunun üzerine üniversite tarafından 11.03.2019 tarih ve 20552011-730.10 sayılı yazı ile ... Ticaret ve Sanayi Odasından kira emlak bedeli sorulmuştur. ... Ticaret ve Sanayi Odası tarafından gönderilen 15.03.2019 tarih ve 20553828-730.10/307 sayılı cevapta “... ili … İlçesi ….r Mahallesinde bulunan Üniversite arazisinde bulunan boş bir arazinin edebileceği m2 kira bedelinin 150 TL civarında olabileceği piyasalarımızdan tespit edilmiştir” denilmiştir. Üniversite tarafından gönderilen yazıdan bu bedelin m2 yıllık kira bedeli olduğu anlaşılmaktadır.

Ayrıca Sorguda, Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin “Yüklenicinin kendi ihtiyacı için kullanacağı yerler” başlıklı 7’nci maddesinde yer alan “(2) Yüklenicinin kendi ihtiyacı için kullanacağı yerlerin bedelsiz olarak verilmesi sözleşme veya eklerinde yazılı değilse, yer temini için gereken bütün giderler yükleniciye ait olacaktır.” hükmü gereği “yükleniciye ait malzeme ve araç ambarları ile işçi barakaları gibi yüklenicinin ihtiyacı olan tesisler için kullanacağı yerlerin idare tarafından yükleniciye bedelsiz olarak verilip verilmeyeceği sözleşme veya eklerinde yazılı olması gereklidir. Şayet yüklenicinin kendi ihtiyacı için kullanacağı yerlerin bedelsiz olarak verilmesi sözleşme veya eklerinde yazılı değilse, yer temini için gereken bütün giderler yükleniciye ait olacaktır.” Denilmiş ve bu alan için ( Şantiye kampüsü” olarak kullanılan 6151,72m2’lik alandan) yükleniciden bir bedel alınmamasının kamu zararı oluşturduğu tespitine yer verilmiştir. Savunmada ise Yapım işleri genel şartnamesinin 6.maddesinin 3.paragrafında yer alan “idare işin yapılacağı yerleri, sözleşme veya eklerinde aksi yazılı olmadıkça, iş için gerekli tesislerin kurulmasında ihtiyaç duyulan sahalar ile hizmet yollarının geçeceği yerleri, her türlü toprak işlerine ait olup sözleşme ve eklerinde belirlenmiş veya sonradan idarece tespit edilmiş olan ariyet ve depo yerlerinin yükleniciye bedelsiz teslim eder.” Hükmü gereği ilgili alanı yükleniciye bedelsiz tahsis ettiklerini ifade etmişlerdir. Ancak Yapım İşleri Genel Şartnamesinin “İşyerinin yükleniciye teslimi” başlıklı 6’ıncı maddesi hüküm başlığından da açıkça anlaşılacağı üzere “ işyeri” ile ilgilidir. Sorguda tespite konu husus ise Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin “Yüklenicinin kendi ihtiyacı için kullanacağı yerler” başlıklı 7’nci maddesi kapsamında olan “Yükleniciye ait malzeme ve araç ambarları ile işçi barakaları gibi kendi ihtiyacı olan tesisler için kullanacağı yerler”in bedelsiz tahsisine dair sözleşmelerinde hüküm konulmamasına ragmen bir bedel alınmamasıdır. Özetle “işin bizzat yapıldığı işyerleri” ile “yüklenicilerin kendi ihtiyaçları için kullandığı baraka ve şantiye binalarının yerleri” farklı maddelerin konusu olup mevzuatında yer alan hükümler çerçevesinde hareket edilmesinin mali sorumluluk çerçevesinde zorunlu olduğu açıktır. Yukarıdaki mevzuata göre yükleniciye ait malzeme ve araç ambarları ile işçi barakaları gibi yüklenicinin ihtiyacı olan tesisler için kullanacağı yerlerin idare tarafından yükleniciye bedelsiz olarak verilip verilmeyeceği sözleşme veya eklerinde yazılı olması gereklidir. Şayet yüklenicinin kendi ihtiyacı için kullanacağı yerlerin bedelsiz olarak verilmesi sözleşme veya eklerinde yazılı değilse, yer temini için gereken bütün giderler yükleniciye ait olacaktır.

Özetle;

-Yükleniciye tahsis edilmiş olan ve yüklenici tarafından “şantiye kampüsü” haline getirilerek kullanılan alan için Genel Şartnamenin açık hükmü gereği (sözleşmesinde bedelsiz tahsisine ilişkin bir hüküm bulunmaması nedeniyle) bir bedel alınmalıdır.

  • Öncelikle 6151,72m2’lik “şantiye sahasının” yükleniciye bedelsiz kullandırılacağına ilişkin sözleşmelerinde hiçbir hüküm bulunmadığı gibi üstelik yüklenici tarafından şantiye sahası dışında 4774,35 m2’lik bir alan da mevzuata aykırı şekilde hurdalık alan olarak bedelsiz olarak kullanılmaktadır.

-Bir inşaatın projesine uygun ve zamanında yapılabilmesi için yükleniciye ait malzeme ve araç ambarları ile işçi barakaları gibi yüklenicinin ihtiyacı olan tesisler için kullanacağı “şantiye sahası” bulunması zorunlu ve gerekli bir alandır. Ancak şartları yukarıda belirtilmiş olan süreç izlenerek bedelsiz olarak böyle bir alanın tahsis edilebileceği öngörülmüş olup meri mevzuatımızda yükleniciye hurdalık alan tahsisi şeklinde bir düzenleme ise bulunmamaktadır.

-Yetki yönüyle değerlendirdiğimizde ise mevzuatta idareye verilen “sözleşmeye hüküm konulmak şartıyla bedelsiz veya hüküm yoksa bedeli karşılığında yer temin etme yetkisi” sadece şantiye sahası içindir. Genel Şartname ve diğer mevzuatımızda ise yapım işlerinde yüklenicilere “hurdalık alan” şeklinde bir alan için bedelsiz olarak yer temin etme şeklinde idareye verilmiş bir yetki bulunmamaktadır. Kaldı ki somut olayda idare “şantiye sahası” için dahi “bedelsiz kullanıma” dair bu yetkisini kullanmamıştır.

  • Böyle bir yetkinin kullanılmaması durumda yani sözleşmesinde şantiye sahası için “bedelsiz kullanıma” dair hüküm yoksa nasıl hareket edilmesi gerektiği Genel Şartname madde 7/2 bendinde açıkça (bedeli karşılığında) düzenlenmiştir.

-Hurdalık olarak kullanılan alan ise yukarıda da değinildiği üzere tamamen ihale mevzuatı dışında genel mevzuat içerisinde değerlendirilmesi gereken bu haliyle 2886 Sayılı Kanun çerçevesinde ihalesi yapılmak suretiyle veya işgali durumda ise ecrimisil alınmak suretiyle ancak kullandırılabilecek bir alandır.

Buna göre;

-Kampüs içerisinde ilgili şirket tarafından şantiye alanı olarak kullanılan toplam 6151,72 m2’lik alan için (Genel şartnamede öngörülen “bedelsiz kullanım” yetkisinin kullanılmaması nedeniyle) ve,

  • İhale mevzuatı dışında genel mevzuat içerisinde değerlendirilmesi gereken bu haliyle 2886 Sayılı Kanun çerçevesinde ihalesi yapılmak suretiyle ancak kullandırılabilecek olan 4774,35 m2’lik hurdalık alan için işgal edilmesi nedeniyle

fuzuli şagil konumundaki şirketten ecrimisil alınması gerekmektedir.

Savunmada ... Ticaret ve Sanayi Odası ile Üniversite arasındaki yazışma neticesinde ortaya çıkan m2 kiralama bedeline de itiraz edilmektedir. Savunma eki belgelere göre ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 12.11.2019 tarih ve E.21182 nolu cevap yazısında özetle,

“… İlimiz, …İlçesi Yenişehir Mahallesinde bulunan ve mülkiyeti Hâzineye ait olmayan … ada 2 parsel numaralı 33.529,48 m2 yüzölçümlü taşınmazın ecrimisileesas olmak üzere beher m2 yıllık kullanım bedelinin Müdürlüğümüz envanterinde bulunmadığı anlaşılmış olup Müdürlüğümüzde Hazine adına kayıtlı Hazine taşınmazları ecrımisil hesaplamaları için kullanılan komisyon kararı yazımız ekinde gönderilmiştir.” Denilmiştir. Komisyon kararı incelendiğinde 1946 ada 2 parsel numaralı 33.529,48 m2 yüzölçümlü taşınmazın bulunduğu ... İli, Yahşihan İlçesi Yenişehir Mahallesi için bir karar bulunmamakla birlikte kararın ekinde üniversitenin yakın olduğu Merkez için bedel m2 yıllık 1,50 TL olarak belirlendiği görülmüştür.

Dolayısıyla savunma ve ekinde gönderilen belgeler neticesinde ... Ticaret ve Sanayi Odasından ilk gönderilen (ada parsel kaydı konulmadan sorulan yazı üzerine) yazıda belirtilen m2 yıllık 150 TL bedelin söz konusu taşınmaz için çok yüksek olduğu, piyasa şartlarından çok uzak olduğu, üniversitenin kapalı mekan ticari işletmesi kirasından dahi yüksek olduğu anlaşıldığından sorguda kamu zararı hesabına esas alınan bu bedelin güncellenmesi gerektiği kanaati hasıl olmuştur. Buna göre yukarıda yer alan verilerden en doğrusunun Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 12.11.2019 tarih ve E.21182 nolu cevap yazısında olan m2 yıllık 1,50 TL olduğu düşünülmektedir.

Sorumluluk yönünden yapılan değerlendirmede ise;

5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Üst yöneticiler” başlıklı 11’inci maddesinde “…Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana; mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” Denilmektedir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Rektör” başlıklı 13 üncü maddesinin (b) bendinde rektörlerin görev, yetki ve sorumlulukları belirtilmiştir. Buna göre rektörler Üniversitenin yatırım programlarını, bütçesini hazırlar ve Yükseköğretim Kuruluna sunar; Üniversite birimleri ile her düzeydeki personeli üzerinde genel gözetim ve denetim görevini yapar; üniversitenin ve bağlı birimlerinin öğretim kapasitesinin rasyonel bir şekilde kullanılmasında ve geliştirilmesinde, öğrencilere gerekli sosyal hizmetlerin sağlanmasında, gerektiği zaman güvenlik önlemlerinin alınmasında, eğitim - öğretim, bilimsel araştırma ve yayım faaliyetlerinin devlet kalkınma plan, ilke ve hedefleri doğrultusunda planlanıp yürütülmesinde, bilimsel ve idari gözetim ve denetimin yapılmasında ve bu görevlerin alt birimlere aktarılmasında, takip ve kontrol edilmesinde ve sonuçlarının alınmasında birinci derecede yetkili ve sorumludur. Söz konusu Yasal düzenlemelerde açıkça görevli, yetkili ve sorumlu olduğu yazılı olmasına rağmen Üniversite Yönetiminin kurumun taşınmazları ile ilgili yetkisiz kişilerce tasarrufta bulunulmasına hiçbir müdahalede bulunmadığı görülmüştür. Bundan dolayı söz konusu kamu zararından Üniversite üst yöneticileri- Üst Yönetici-…. Prof. Dr. (Rektör), Üst Yönetici-….-Prof. Dr. (Rektör) sorumlu tutulması gerektiği düşünülmektedir.

-Üniversite yapım işlerinde görevli olup ilgili şirketin yapmış olduğu 2018 yılındaki işlerde kontrol teşkilatı olarak görev yapanların ve Yapım İşleri Daire Başkanının söz konusu kamu zararının doğmasına esas işgal faaliyeti sırasında hiçbir önlem almaması, ihtarda bulunmaması nedeniyle sorumlu tutulması gerektiği düşünülmektedir.

  • Sorumlulardan … (Strateji Geliştirme Daire Başkanı) göndermiş olduğu savunmasında ayrıca ve özetle “sorgu konusu hususun bir gelirin tahakkukunun eksik yapılmış, eksik tahsili yapılmış veya alacağın takibiyle ilgili eksik yapılmış bir işlemden kaynaklanmaması nedeniyle sorumlu olmadığı” nı ifade etmektedir.

Sayıştay … Dairesi tarafından verilen “Üniversite kampüs alanı içerisinde bulunan ve mülkiyeti Üniversiteye ait olan arsanın ihale yapılmadan ve ücretsiz olarak bir vakfa tahsis edilmesi.” konulu 31.01.2019 tarih ve 106 sayılı İlamında (35565 Karar No)

“Strateji Geliştirme Birimlerinin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in “Strateji Geliştirme Birimlerin Görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde;

“…k) İlgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek,…

r) Malî kanunlarla ilgili diğer mevzuatın uygulanması konusunda üst yöneticiye ve harcama yetkililerine gerekli bilgileri sağlamak ve danışmanlık yapmak”…

aynı Yönetmelik'in “Gelirlerin Tahakkuku, Gelir ve Alacakların Takip ve Tahsili” başlıklı 17 nci maddesinde; “İdare gelirlerinin tahakkuku, gelir ve alacakların takibi ve genel bütçe kapsamı dışında kalan idarelerde bu gelir ve alacakların tahsil işlemleri, ilgili mevzuatında özel bir düzenleme bulunmadığı takdirde, strateji geliştirme birimleri tarafından yürütülür.” esasları bulunmaktadır.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre, kamu kurumları taşınmazlarını ancak birbirlerine ve köy tüzel kişiliklerine tahsis edebilirler. Bu nedenle Üniversiteye ait bir taşınmazın bir vakfa bedelsiz tahsisi mümkün olmamakla birlikte bu taşınmazın kullanım hakkı ancak kiralama veya satış yoluyla bir vakfa bırakılabilir. Dolayısıyla bu işlemin yapılmasından, kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden ve 2886 sayılı Kanuna göre ihale yetkilisi olarak mezkur alanı ihale etmekle yetkili kişi olarak rektör ve üniversite gelirlerinin tahakkuku ve tahsili ile görevli olan strateji geliştirme daire sorumludur denilerek Üniversitedeki taşınmazların yetkisiz kişi ve/veya kurumlarca bedelsiz kullanımının sorumluluğunun rektör ile birlikte Strateji Geliştirme Daire Başkanı olması gerektiği vurgulanmıştır. Kaldı ki üniversitenin Strateji Geliştirme Daire Başkanı’nın üniversite kampüs alanında doğrudan kurumun öz gelirlerini etkileyen bir hususu fark etmemesi mümkün olamayacağı gerçeği yanında, taşınmazlara ilişkin bu şekildeki hukuksuz kullanımların öz gelirlere etkisi ve mali sorumluluk ile ilgili üst yönetimi ve görevli diğer yöneticileri uyaran hiçbir yazısı, bilgilendirme notu vb. bulunmamaktadır. Özetle Strateji Geliştirme Daire Başkanının sorumluluğa itirazının yerinde olmadığı düşünülmektedir.

  • Her ne kadar sorumluluk yönüyle itirazı yer almasa da Prof.Dr…. (Rektör Yardımcısı)’ın sorgu konusu hususlara dair açık bir görevlendirmesinin olmadığının anlaşılması ve itA amiri yetki ve görevinin Rektör tarafından bizzat kullanılması üzerine sorumluluğunun kaldırılması gerektiği düşünülmektedir.

Sonuç olarak ... Üniversitesi ... Merkez Kampus alanı içerisinde 10.926,07 m2’lik bir alanın …. İnş. Taah. Tur. Tic. San. Ltd. Şti tarafından kullanılmasına rağmen ilgili şirketten her hangi bir bedel alınmaması nedeniyle sorgu konusu edilen … TL kamu zararının,

-… TL’lik kısmı ile ilgili olarak gönderilen savunma ve yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda bu miktara ilişkin ilişilecek husus bulunmadığına,

-Kalan … TL’lik kamu zararının ise RAPORDA BELİRTİLEN SORUMLULARINA;

müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine,

6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca iş bu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle,

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:07

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim