Sayıştay 7. Dairesi 409 Kararı - Yüksek Öğretim Kurumları Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

409

Karar Tarihi

22 Ekim 2020

İdare

Yüksek Öğretim Kurumları

Daire Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır

  • Daire: 7

  • Karar Tarihi: 22.10.2020

  • Karar No: 409

  • İlam No: 167

  • Madde No: 41

  • Kamu İdaresi Türü: Yüksek Öğretim Kurumları

  • Hesap Yılı: 2018

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

AKADEMİK TEŞVİK ÖDEMESİ

... Üniversitesi İİBF Uluslararası İlişkiler Bölümünde ilgili akademisyenlere fazladan akademik teşvik ödemesi yapmak suretiyle kamu zararına neden olunması iddiası ile ilgili olarak yapılan incelemede;

2018 yılında ödemesi yapılan ilgili teşvik ödemelerinin, 31.12.2016 tarih ve 29935 (3.Mükerrer) nolu Resmi Gazete’de yayımlanan ve o dönem yürürlükte olan Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği hükümlerine göre gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

Akademik Teşvik ödemeleri ilgili akademisyenin maaşıyla birlikte harcama birimleri tarafından yapılmakta ve bu ödemeler yapılırken Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonu kararı ile son olarak Akademik Teşvik Düzenleme ve İtiraz Komisyonu kararı sonucunda belirlenen ve ilan edilen akademik personel teşvik nihai listesinde yer alan puanlar esas alınmaktadır. Bu açıdan ilgili komisyonlar tarafından yapılacak inceleme akademik teşvik ödemeleri için son derece önemli ve belirleyici durumdadır. Bundan dolayı komisyonlarca yapılacak incelemelerde akademik teşvik ödemesine esas olan ve Yönetmelik’te ismen sayılan her bir akademik faaliyet türünün (özellikle proje, tasarım, sergi ve tebliğ faaliyet türlerinde) Yönetmelik’in “tanım”, “değerlendirme” ve “puan tablosu” kısımlarındaki şartları birlikte taşıyıp taşımadığı hususlarının dosyalarda sunulan belgelerde yer alan bilgilerden araştırılması, yeterli bilgi ve belge sunulmayan veya Yönetmelik’in özellikle bu 3 kısmında istenen şartları bir arada taşımayan faaliyet türlerine dair verilerin puanlamaya dahil edilmemesi hususunda mali sorumluluk çerçevesinde gereken özenin gösterilmesi zorunluluğu olduğu muhakkaktır.

Yönetmeliğin “Diğer hükümler” başlıklı 10’uncu maddesinde 1 No.lu bendinde “Bu Yönetmelikte belirlenen faaliyet alanları dışında başvuru yapılamaz” denilerek başvuruların ilgili ilgisiz faaliyet alanlarında değil sadece Yönetmelikte ismen ve tahdidi olarak sayılmış faaliyet türleri için yapılabileceği bu faaliyet türleri dışındaki akademik faaliyetler ile ilgili Yönetmelik kapsamında başvuru yapılamayacağı hüküm altında alınmıştır. Bu yönüyle her bir faaliyet türü için girilen verilerin bu faaliyet türleri için gerekli şartları sağlaması zorunludur. Aynı maddenin 5 No.lu bendinde ödemenin yapılmasından sonra başvurularında gerçeğe aykırılık tespit edilenlere yapılan ödemelerin kanuni faiziyle birlikte geri alınacağı hüküm altına alınmıştır.

Yönetmelik’in açık hükümlerine rağmen, ... Üniversitesi İİBF Uluslararası İlişkiler Bölümünde Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonu’nun ve nihai olarak Akademik Teşvik Düzenleme ve İtiraz Komisyonu’nun akademik teşvik ödemelerine esas faaliyet türlerine dair yaptıkları değerlendirmelerde Yönetmelik’in ilgili maddelerindeki zorunlu şartların gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin yetersiz inceleme yaptıkları, faaliyet türlerine ait gerekli belgeleri aramadıkları ve buna göre karar verdikleri ve ilgil akademisyenlere fazladan akademik teşvik ödemesi yapılması suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiği tespit edilmiştir.

İtiraz komisyonu yapmış oldukları savunmalarda birim komisyonlarından kendilerine sadece, 1-Karar tutanağı, 2-Başvurularla ilgili değerlendirme raporu, 3-Puan tablosunun gönderildiği beyan edilen faaliyetleri ispat edici belgelerin gönderilen belgeler içerisinde yer almaması nedeniyle başvuruların ayrıca denetlenmediğini ifade etmektedirler. Oysaki Yönetmelik’in 6’ncı maddesi 5 No.lu bendinde Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve İtiraz Komisyonu ile ilgili olarak “Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonu tarafından gönderilen başvuruları ve değerlendirme kararlarını inceler.” denilerek dosya incelemesi konusundaki genel görev/yetki tanımı yapıldıktan sonra dosya incelemesinde ayrıca “Gerekli gördüğü hallerde başvuru sahiplerinden ek belge ve bilgi talep edebilir ve/veya birimlerden gelen kararlar üzerinde değişiklik yapabilir.” şeklinde bir yetkiye sahip olduğu açıkça yazılıdır. Madde detaylıca incelendiğinde itiraz komisyonunun başvuru dosyalarını da incelemesi bir görev ve yetki olarak kendilerine verilmiştir. Başvuru dosyalarının ise YÖKSİS çıktısı ve eki kanıtlayıcı belgelerden müteşekkil olduğu gerçeği karşısında itiraz komisyonunun başvuru dosyaları ve kanıtlayıcı belgeleri inceleme görev ve yetkisi olmadığı bundan dolayı da sorumlu tutulmaması gerektiği şeklindeki savunmalarının hukuki dayanağı bulunmamaktadır. Kaldı ki bu savunmanın kabul edilmesi halinde itiraz komisyonunun başvuru dosyasını ve kanıtlayıcı belgeleri görmeden başvuruları ve başvurular üzerine alınmış komisyon kararlarını nasıl inceledikleri sorusuna mantıklı ve geçerli bir cevap verilemeyecektir. Diğer taraftan Yönetmelikte itiraz komisyonuna verilen yetki “öncesinde başvuru dosyasına itiraz edilmesi/itirazın varlığı” gibi itiraza/şarta bağlı kullanılabilecek bir yetki ile sınırlı değildir. Bundan dolayı da zaten komisyonun ismi tam olarak “Akademik Teşvik Düzenleme ve İtiraz Komisyonu’dur. Komisyon üniversitedeki o yıl gerçekleşecek akademik teşvik ödemelerinin başvuru ve komisyon süreçleri ile başvuru dosyalarındaki belgelendirme olmak üzere hemen her konuda usul ve esasları, takvimi belirleme ve nihai olarak kesin puanları belirleme yetkisine haiz yegane otoritedir. Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği’nin 4’üncü maddesinde açıkça; “Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve İtiraz Komisyonu, başvurular başlamadan önce uygulama usul ve ilkelerinin belirlenerek duyurulmasından, akademik teşvik başvuru takviminin hazırlanmasından, yürütülmesinden ve ödeme yapılacak yılın 15 Şubat tarihine kadar sürecin tamamlanmasından sorumludur.” denildikten sonra “Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve İtiraz Komisyonu, faaliyetlerin belgelendirilmesinde ve faaliyet türleri içerisinde sınıflandırılmasında oluşan tereddütlerin giderilmesinde nihai karar merciidir.” denilmektedir. Üniversite Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve İtiraz Komisyonları Yönetmelikte yer alan söz konusu yetkilerini kullanarak Akademik Teşvik Ödeneği rehber veya kılavuzları hazırlayarak duyurularını yapmaktadırlar. Yönetmelik bu süreç ve puanlar konusunda üst yöneticiye dahi müdahele etme yetkisi vermemiştir.

İtiraz komisyonu üyeleri sürecin darlığından dolayı kanıtlayıcı belgelerin varlığına dair denetim yapamadıklarını ileri sürmektedirler. Öncelikle “Akademik teşvik değerlendirme süreci” İtiraz komisyonunun kendi takdir ettiği bir süreçtir. (Yönetmelik Md.4/2 bendinde açıkça bu yetki itiraz komisyonuna verilmiştir.) Yönetmelikte zorunlu tutulan tek husus sadece bu sürecin “ilgili yılın 15 Şubat tarihine kadar tamamlanması” hususudur. Yönetmelikte komisyonlara ve bu arada itiraz komisyonuna verilen denetim yetkisinin efektif kullanmasını sağlayıcı bir “değerlendirme süreci takvimi tesbiti” itiraz komisyonunun kendi takdirinde olup komisyonun Yönetmelikte itiraz komisyonuna verilen görev ve yetkiye rağmen bu şekilde bir takvim öngörülmesi “takvim süreci darlığından hareketle” hem birim komisyon üyelerinin hem de itiraz komisyonlarının sorumluluklarını ortadan kaldırmayacaktır.

5018 sayılı Kanun’un 71. maddesi kamu zararını, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” olarak tanımlamıştır. Dolayısıyla kamu zararının muhatabı kamu kaynağının kullanılmasında görev ve yetkisi olan kişilerdedir. Akademik teşvik başvurusu yapan akademisyenler kamu kaynağının kullanılmasında görev ve yetkisi olan kişiler değil sadece başvuru sahibi pozisyonundaki kişilerdir. Akademik teşvik ödemelerinde idari görev almış kişiler de (üst yönetici dahil) komisyonların kararında bir etkisi olmayan, Yönetmelik kapsamında da sürece müdahil olma yetkisi olmayan kişilerdir. Kamu kaynağının kullanılmasında “görev ve yetkisi olanlar” yerine, “başvuru yapanın” kendisine yapılan hukuka aykırı ödemede Sayıştay yargılamasına muhatap kabul edilmesi 5018 sayılı Kanun’un kurmuş olduğu yetki-sorumluluk dengesine de aykırılık teşkil edecektir. Kendisine ödeme yapılanların sorumluluğu rücu mekanizması içerisinde gündeme gelebilecek bir konudur. Bu kişiler için Yönetmelikte zaten açık bir hüküm de mevcuttur. Şöyle ki Yönetmeliğin “Diğer hükümler” başlıklı 10’uncu maddesi 5 No.lu bendinde ödemenin yapılmasından sonra başvurularında gerçeğe aykırılık tespit edilenlere yapılan ödemelerin kanuni faiziyle birlikte geri alınacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak Sayıştay yargılamasında muhatap “sorumlu” pozisyonunda olan Üst Yönetici, Harcama Yetkilisi, Gerçekleştirme Görevlisi veya Muhasebe Yetkilisi görevlerini ifa ederek kamu kaynağının kullanılmasında görev ve yetki sahibi kişilerdir. İtiraz komisyonu vermiş olduğu karar itibariyle nihai karar mercii olup tüm ödemeler komisyonun nihai puan listesinin açıklanması üzerine gerçekleşmektedir.

5018 sayılı Kanun Çerçevesinde Sorumlu Tutulacak Görevli ve Yetkililerin Belirlenmesi Hakkında 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararının 3-harcama yetkililer kısmında kurul, komite veya komisyon üyelerinin harcama yetkisinden doğan sorumluluğu belirlenirken; “5018 sayılı Kanunun 31’inci maddesinin üçüncü fıkrasında, “Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur” denildiği, Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, encümen gibi adlarla teşkil edilen yönetim organlarının kararı, harcama talimatının taşıması gereken unsurları taşıyor ve kurul, komisyon, komite harcama sürecinde yer alıyorsa, harcama yetkisinden doğan sorumluluğun yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul, komite veya komisyona ait olacağına,” karar verilmiştir. Dolayısıyla somut olayda ödemeye esas puan listeleri ile ilgili nihai karar verme yetkisine haiz olan itiraz komisyonu üyelerinin sorumlu olmadığı iddia edilmesinin hukuki dayanağı bulunmamaktadır. Ödeme emri belgesi üzerinde imzası bulunanların sorumluluğu açıklanan puan listeleri üzerine ilgililere her ay maaş ile birlikte yapılan ödemelerin bu puanlara uygun olup olmadığı hususuyla sınırlıdır.

Sorumluların “sorumluluk ile ilgili” itirazları konusunda sonuç olarak 6085 Sayılı Sayıştay Kanunu’nun “Sorumlular ve sorumluluk halleri” başlıklı 7’nci maddesinde,

“(1) Bu Kanunun sorumlular ve sorumluluk halleri uygulamasında; 5018 sayılı Kanun ve Sayıştay denetimi ile ilgili diğer kanunlarda belirtilen sorumlular ve sorumluluk halleri esas alınır.

(2) Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar; kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur. Bu sorumluluğun yerine getirilip getirilmediği Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulacak Sayıştay raporlarında belirtilir. Kamu zararına sebep olunan durumlar ise bu zararın tazminine ilişkin hükme bağlama işlemi ile sonuçlandırılır.

(3) Sorumlular; mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri ile illiyet bağı kurularak oluşturulan ilamda yer alan kamu zararından tek başlarına veya birlikte tazmin ile yükümlüdür.” Denilmektedir. Görüldüğü üzere hem itiraz komisyonu üyeleri hem de birim komisyon üyeleri Yönetmelikte kendilerine verilen kapsamlı denetim yetkilerini kullanırken gerekli özeni göstermemek suretiyle mevzuata aykırı olarak akademik teşvik ödenmesine sebebiyet verecek şekilde aldıkları kararlardan sorumlu tutulmaları mevzuatın bir gereğidir.

Özetle komisyonun sürecin darlığından veya gönderilen belgelerin içeriğinden hareketle akademik teşvik dosyalarını ve kanıtlayıcı belgeleri inceleme görev ve yetkisi olmadığı, dolayısıyla bundan kaynaklı kamu zararlarından sorumlu olmadıkları şeklindeki ifadelere katılmak mümkün değildir.

Diğer yandan sorguda kamu zararı olarak nitelenen projelerin ARGE projesi olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği yönündeki tespitlere yönelik olarak ise bir “projenin” akademik teşvik ödemesine konu edilmesi için;

*Genel şartlar olarak;

-Bilimsel değerlendirme sürecinin olması,

-Bu değerlendirme sonucunda ulusal veya uluslararası kurumlarca onaylanarak bütçe desteği sağlanmış olması,

-Sonuçlandırılmış olması ve sonuç raporu yetkili mercilerce başarılı bulunması

-Kapatılmış olması

-Araştırma altyapısı oluşturulması, girişimcilik, araştırmacıların ve öğrencilerin araştırma kültürünün desteklenmesine yönelik projeler ile sosyal sorumluluk ve etkinliklere yönelik projelerden olmaması,

-Yürütülmüş bir proje için farklı kurum veya kuruluşlarca tamamlayıcı veya destekleyici mahiyette bütçe desteği sağlanmasına yönelik olup, temelde aynı projenin parçası/uzantısı olan proje çalışmalarından olmaması (bunlar için mükerrer puanlama yapılmaz.)

-Projenin 2017 yılı içerisinde kapatılmış olması,

*Özel şart olarak;

-ARGE projesi olması (Yönetmelik eki tabloda detay kısmında belirtilenler için), yani yeni bilgiler üretilmesi, bilimsel yorumların yapılması veya teknolojik problemlerin çözümlenmesi için bilimsel esaslara uygun olarak yürütülmüş olması (ARGE niteliğine haiz olması Yönetmelik eki faaliyet ve puan tablosunun detay kısmında özellikle vurgulanmış ve bu proje türleri için bilimsel içerikli dahi olsa her projeye değil sadece ve sadece ARGE nitelikli projelere puan verileceği ilgili her bir alt faaliyet puan göstergesinde parantez içi hüküm olarak yer almıştır. Yönetmelik eki tablodan hereketle;

-TÜBA ve TÜBİTAK destekli projeler ile Sanayi Tezleri Programı (SAN- TEZ projesi ) projelerinde ARGE şartı bulunmamaktadır. Diğer genel şartları taşıması yeterlidir.

-Dünya Bankası, Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi tarafından desteklenmiş projeler ile Diğer uluslararası özel veya resmi kurum ve kuruluşlar tarafından desteklenmiş projelerde, Kalkınma Bakanlığı destekli projelerde, Diğer kamu kuruluşları (Yükseköğretim kurumlan hariç) tarafından desteklenmiş projelerde, Yükseköğretim kurumlan tarafından desteklenmiş bilimsel araştırma projelerinde ARGE niteliğinde olma şartı bulunmaktadır. Diğer genel şartlar yanında ARGE niteliği de aranmalıdır.

-Özel kuruluşlar tarafından desteklenen projelerde ise ARGE niteliğinde veya yenilik ve özgün tasarım projesi olma şartı vardır. Diğer genel şartlar yanında bu nitelikler de aranmalıdır.

Yukarıda yazılı şartlarının bir arada bulunması ve tüm bu şartları taşıdığına dair bilgi ve belgelerin dosyasında bulunması gerekmektedir. Yönetmelik eki tabloda tam 6 defa ilgili projelerin Ar-ge niteliğinde olma şartına özellikle ve açıkça ( ve parantez hükmü içerisine de alarak vurgulamak suretiyle) yer verilmiştir. Bununla birlikte Yönetmelikte ARGE’nin kavramsal olarak tanımına yer verilmemiştir. Ancak akademik personelin hangi projenin ARGE içerikli olduğunu araştırabileceği pek çok hukuki ve teknik materyal zaten mevcuttur. Örneğin 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme Ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun’un “tanımlar” başlıklı 2’nci maddesinde Araştırma ve geliştirme faaliyeti (Ar-Ge): “Araştırma ve geliştirme, kültür, insan ve toplumun bilgisinden oluşan bilgi dağarcığının artırılması ve bunun yeni süreç, sistem ve uygulamalar tasarlamak üzere kullanılması için sistematik bir temelde yürütülen yaratıcı çalışmaları, çevre uyumlu ürün tasarımı veya yazılım faaliyetleri ile alanında bilimsel ve teknolojik gelişme sağlayan, bilimsel ve teknolojik bir belirsizliğe odaklanan, çıktıları özgün, deneysel, bilimsel ve teknik içerik taşıyan faaliyetleri,” ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Kanun’da Ar-Ge projesi: “Amacı, kapsamı, genel ve teknik tanımı, süresi, bütçesi, özel şartları, diğer kurum, kuruluş, gerçek ve tüzel kişilerce sağlanacak aynî ve/veya nakdî destek tutarları, sonuçta doğacak fikri mülkiyet haklarının paylaşım esasları tespit edilmiş ve Ar-Ge faaliyetlerinin her safhasını belirleyecek mahiyette ve bilimsel esaslar çerçevesinde gerçekleştirilen ve araştırmacı tarafından yürütülen projeyi,” ifade eder denilmektedir. Dolayısıyla Yönetmelik gereği ARGE projesi olma zorunluluğu olan projelerin ARGE vasfına dair teknik ve hukuki gerekçelerinin tutarlı, makul ve kabul edilebilir olması gerekmekte ve bunu sağlamak için Yönetmeliğin ARGE zorunluluğu getirdiği projeler konusunda ilgili projenin var olanı geliştirme veya henüz bulunmamış olanı araştırma adına yeni bir teknoloji, yeni bir tasarım, yeni bir metot veya buluşu amaç edinip edinmediği, ARGE faaliyetlerinin sistemli bir şekilde ele alınıp alınmadığı, saha, laboratuvar vb. ortamlarda sistemli deney, test ve araştırmalar yapılıp yapılmadığı, proje çıktısının yeni bir teknoloji, yeni bir tasarım, yeni bir metot veya buluşu elde etme amacını ne derecede karşılayıp karşılamadığı gibi hususların değerlendirmelerde göz önünde bulundurulması zorunludur. Bilimsel ve akademik çevrelerce Ar-Ge’nin tanımının ne olduğu, sosyal ve beşerî bilimler ile temel bilimlerde projelerin Ar-Ge olarak tanımlanmasındaki ilkesel standartların ne olduğunu belirlemek üzere Frascati Kılavuzundan istifade edilmektedir.

*Kılavuzda sosyal bilimler ve beşeri bilimlerde ARGE konusunda;

“2.4.2 Ar-Ge'yi sosyal bilimlerde ve beşeri bilimlerde tanımlama başlıklı kısımda aynen “Sosyal ve beşeri bilimler Kılavuzda, Ar-Ge’nin "insan, kültür ve toplum bilgisi" olarak adlandırılması ile kendisine yer bulmuştur Sosyal ve beşeri bilimler için, Ar-Ge ve ilgili (rutin) bilimsel faaliyetler arasındaki sınırın belirlenmesi açısından fark edilebilir ölçülerdeki bir yenilik unsuru veya bilimsel ve/veya teknolojik bir belirsizliğin çözülmesi yine faydalı ölçütler olarak göze çarpmaktadır. Bu unsur, ilgili projenin kavramsal, yöntem- bilimsel veya görgül (ampirik) kısmı ile ilgili olabilir. Rutin özellikteki ilgili faaliyetler sadece belirli bir araştırma projesinin ayrılmaz bir parçası olarak üstlenildiklerinde veya belirli bir araştırma projesinin yararına gerçekleştirildiklerinde Ar-Ge kapsamında yer alır. Bu nedenle sosyal bilimcilerin, belirli bir sorunun üzerine giderken sosyal bilimlerdeki yerleşik yöntembilimleri, prensipleri ve modelleri kullandıkları rutin nitelikteki çalışmaları araştırma olarak sınıflandırılamaz.” Denilmektedir. Görüldüğü üzere yapılan çalışmada rutinin dışında yeni bir yöntem, yeni bir kavram veya yeni bir deneysel yolun uygulanması veya ortaya konulması gerekmektedir.

Sorgu konusu edilen husus özetle “Türkiye ve Macaristan kamuoylarının Suriyeli mülteciler konusundaki yaklaşım farklılıkları” adlı projenin Yönetmeliğin “tanım”, “değerlendirme” ve “puan tablosu” kısımlarındaki hükümler çerçevesinde ARGE kapsamında değerlendirilmesine imkan bulunmaması şeklindedir.

Raporda akademik teşvik ödemesi yapılan projenin ARGE kapsamında değerlendirilmesine imkan bulunmadığı dolayısıyla akademik teşvike konu olamayacağı iddia edilmekte ise de; Akademik teşvik ödemesine esas değerlendirmenin Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği’ne göre konusunda uzman bilim insanlarından teşekkül ettirilmiş Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonu ve Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve İtiraz Komisyonu tarafından yapıldığı, Akademik teşvik ödemelerine ilişkin nihai karar merci olan Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve İtiraz Komisyonunca kamu zararına konu edilen projenin ARGE vasıflarının taşıyan bir proje olarak değerlendirildiği dikkate alındığında konu hakkında ilişilecek husus bulunmadığına ;

oy çokluğuyla,

Azınlık Görüşü:

(Üye … ve Üye …’in karşı oy gerekçesi: Bir “projenin” akademik teşvik ödemesine konu edilmesi için;

*Genel şartlar olarak;

-Bilimsel değerlendirme sürecinin olması,

-Bu değerlendirme sonucunda ulusal veya uluslararası kurumlarca onaylanarak bütçe desteği sağlanmış olması,

-Sonuçlandırılmış olması ve sonuç raporu yetkili mercilerce başarılı bulunması

-Kapatılmış olması

-Araştırma altyapısı oluşturulması, girişimcilik, araştırmacıların ve öğrencilerin araştırma kültürünün desteklenmesine yönelik projeler ile sosyal sorumluluk ve etkinliklere yönelik projelerden olmaması,

-Yürütülmüş bir proje için farklı kurum veya kuruluşlarca tamamlayıcı veya destekleyici mahiyette bütçe desteği sağlanmasına yönelik olup, temelde aynı projenin parçası/uzantısı olan proje çalışmalarından olmaması (bunlar için mükerrer puanlama yapılmaz.)

-Projenin 2017 yılı içerisinde kapatılmış olması,

*Özel şart olarak;

-ARGE projesi olması (Yönetmelik eki tabloda detay kısmında belirtilenler için), yani yeni bilgiler üretilmesi, bilimsel yorumların yapılması veya teknolojik problemlerin çözümlenmesi için bilimsel esaslara uygun olarak yürütülmüş olması (ARGE niteliğine haiz olması Yönetmelik eki faaliyet ve puan tablosunun detay kısmında özellikle vurgulanmış ve bu proje türleri için bilimsel içerikli dahi olsa her projeye değil sadece ve sadece ARGE nitelikli projelere puan verileceği ilgili her bir alt faaliyet puan göstergesinde parantez içi hüküm olarak yer almıştır. Yönetmelik eki tablodan hereketle;

-TÜBA ve TÜBİTAK destekli projeler ile Sanayi Tezleri Programı (SAN- TEZ projesi ) projelerinde ARGE şartı bulunmamaktadır. Diğer genel şartları taşıması yeterlidir.

-Dünya Bankası, Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi tarafından desteklenmiş projeler ile Diğer uluslararası özel veya resmi kurum ve kuruluşlar tarafından desteklenmiş projelerde, Kalkınma Bakanlığı destekli projelerde, Diğer kamu kuruluşları (Yükseköğretim kurumlan hariç) tarafından desteklenmiş projelerde, Yükseköğretim kurumlan tarafından desteklenmiş bilimsel araştırma projelerinde ARGE niteliğinde olma şartı bulunmaktadır. Diğer genel şartlar yanında ARGE niteliği de aranmalıdır.

-Özel kuruluşlar tarafından desteklenen projelerde ise ARGE niteliğinde veya yenilik ve özgün tasarım projesi olma şartı vardır. Diğer genel şartlar yanında bu nitelikler de aranmalıdır.

Yukarıda yazılı şartlarının bir arada bulunması ve tüm bu şartları taşıdığına dair bilgi ve belgelerin dosyasında bulunması gerekmektedir. Yönetmelik eki tabloda tam 6 defa ilgili projelerin Ar-ge niteliğinde olma şartına özellikle ve açıkça ( ve parantez hükmü içerisine de alarak vurgulamak suretiyle) yer verilmiştir. Bununla birlikte Yönetmelikte ARGE’nin kavramsal olarak tanımına yer verilmemiştir. Ancak akademik personelin hangi projenin ARGE içerikli olduğunu araştırabileceği pek çok hukuki ve teknik materyal zaten mevcuttur. Örneğin 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme Ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun’un “tanımlar” başlıklı 2’nci maddesinde Araştırma ve geliştirme faaliyeti (Ar-Ge): “Araştırma ve geliştirme, kültür, insan ve toplumun bilgisinden oluşan bilgi dağarcığının artırılması ve bunun yeni süreç, sistem ve uygulamalar tasarlamak üzere kullanılması için sistematik bir temelde yürütülen yaratıcı çalışmaları, çevre uyumlu ürün tasarımı veya yazılım faaliyetleri ile alanında bilimsel ve teknolojik gelişme sağlayan, bilimsel ve teknolojik bir belirsizliğe odaklanan, çıktıları özgün, deneysel, bilimsel ve teknik içerik taşıyan faaliyetleri,” ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Kanun’da Ar-Ge projesi: “Amacı, kapsamı, genel ve teknik tanımı, süresi, bütçesi, özel şartları, diğer kurum, kuruluş, gerçek ve tüzel kişilerce sağlanacak aynî ve/veya nakdî destek tutarları, sonuçta doğacak fikri mülkiyet haklarının paylaşım esasları tespit edilmiş ve Ar-Ge faaliyetlerinin her safhasını belirleyecek mahiyette ve bilimsel esaslar çerçevesinde gerçekleştirilen ve araştırmacı tarafından yürütülen projeyi,” ifade eder denilmektedir. Dolayısıyla Yönetmelik gereği ARGE projesi olma zorunluluğu olan projelerin ARGE vasfına dair teknik ve hukuki gerekçelerinin tutarlı, makul ve kabul edilebilir olması gerekmekte ve bunu sağlamak için Yönetmeliğin ARGE zorunluluğu getirdiği projeler konusunda ilgili projenin var olanı geliştirme veya henüz bulunmamış olanı araştırma adına yeni bir teknoloji, yeni bir tasarım, yeni bir metot veya buluşu amaç edinip edinmediği, ARGE faaliyetlerinin sistemli bir şekilde ele alınıp alınmadığı, saha, laboratuvar vb. ortamlarda sistemli deney, test ve araştırmalar yapılıp yapılmadığı, proje çıktısının yeni bir teknoloji, yeni bir tasarım, yeni bir metot veya buluşu elde etme amacını ne derecede karşılayıp karşılamadığı gibi hususların değerlendirmelerde göz önünde bulundurulması zorunludur. Bilimsel ve akademik çevrelerce Ar-Ge’nin tanımının ne olduğu, sosyal ve beşerî bilimler ile temel bilimlerde projelerin Ar-Ge olarak tanımlanmasındaki ilkesel standartların ne olduğunu belirlemek üzere Frascati Kılavuzundan istifade edilmektedir.

*Kılavuzda sosyal bilimler ve beşeri bilimlerde ARGE konusunda;

“2.4.2 Ar-Ge'yi sosyal bilimlerde ve beşeri bilimlerde tanımlama başlıklı kısımda aynen “Sosyal ve beşeri bilimler Kılavuzda, Ar-Ge’nin "insan, kültür ve toplum bilgisi" olarak adlandırılması ile kendisine yer bulmuştur Sosyal ve beşeri bilimler için, Ar-Ge ve ilgili (rutin) bilimsel faaliyetler arasındaki sınırın belirlenmesi açısından fark edilebilir ölçülerdeki bir yenilik unsuru veya bilimsel ve/veya teknolojik bir belirsizliğin çözülmesi yine faydalı ölçütler olarak göze çarpmaktadır. Bu unsur, ilgili projenin kavramsal, yöntem- bilimsel veya görgül (ampirik) kısmı ile ilgili olabilir. Rutin özellikteki ilgili faaliyetler sadece belirli bir araştırma projesinin ayrılmaz bir parçası olarak üstlenildiklerinde veya belirli bir araştırma projesinin yararına gerçekleştirildiklerinde Ar-Ge kapsamında yer alır. Bu nedenle sosyal bilimcilerin, belirli bir sorunun üzerine giderken sosyal bilimlerdeki yerleşik yöntembilimleri, prensipleri ve modelleri kullandıkları rutin nitelikteki çalışmaları araştırma olarak sınıflandırılamaz.” Denilmektedir. Görüldüğü üzere yapılan çalışmada rutinin dışında yeni bir yöntem, yeni bir kavram veya yeni bir deneysel yolun uygulanması veya ortaya konulması gerekmektedir.

Buna göre;

Projenin ARGE kapsamında değerlendirilmesine ilişkin olarak kendine ait özgün ve yenilik içeren bir önerisi, buluşu izlediği yeni ve özgün bir yöntemi olmadığı, araştırdığı teknolojik bir belirsizlik bulunmadığı, yapılan çalışma neticesinde hedeflenen yenilik ve özgün nitelikli somut bir hedefinin bulunmadığı düşünüldüğünden, projenin bilimsel bir proje olmakla birlikte Yönetmeliğin aradığı “ARGE niteliğine haiz bilimsel bir araştırma projesi” olduğunun kabulü mümkün değildir dolayısıyla TL için sorumlular adına tazmin hükmü verilmesine karar verilmesi uygun olacaktır.)

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:07

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim