Sayıştay 7. Dairesi 38374 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
38374
3 Şubat 2015
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2007
-
Daire: 7
-
Dosya No: 38374
-
Tutanak No: 39986
-
Tutanak Tarihi: 03.02.2015
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten ve duruşmada murafaacı Turan BAŞOĞLU ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşüldü:
- 1616 sayılı ek ilamla; MSB Erzurum İç Tedarik Bölge Başkanlığı ile Erencan Gıda San.Paz. arasında “7.725.000 Kg Buğday Unu’nun Yüklenici Tarafından Sağlanması İşi” için yapılan ödemeden, yüklenicinin teslimatı zamanında yapmamasından dolayı ortaya çıkan gecikme cezasının, sözleşmede gecikme cezası ile ilgili olarak Mal Alımları Tip İdari Şartnamesi ve Tip Sözleşmesine aykırı hususların düzenlenmesi sebebiyle eksik kesildiği gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle:
TEMYİZ SEBEPLERİ :
- Mevzuat Hükümlerine İlişkin Temyiz Nedenleri:
a.Daha önceki savunmalarında da belirttiği üzere; Sayıştay ilâmına konu olan ceza uygulaması; 4734 sayılı Kamu İhale Kanununda aleni bir şekilde düzenlenmediğini, Mal Alımı ihaleleri Yönetmeliği ekinde yer alan Tip İdari Şartname ve Mal Alımları Tip Sözleşmesinde bu konuyla ilgili hükümler açık anlaşılır olmadığı gibi hükümler arasında da farklılıklar olduğunu,
b.5018 sayılı Kanunda tanımlandığı üzere kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır. Dolayısıyla; dava konusu olan ihale dokümanlarının, verilen emirler doğrultusunda düzenlendiği açık olduğundan ve idarenin genel işleyişinin (idarenin hizmet kusuru) tabii bir sonucu olarak ortaya çıkmış olduğundan, kusurundan oluştuğu bahisle, tarafından tahsil edilmesi gerektiğine hükmeden Sayıştay 7'nci Dairenin kararında hukuksal isabet bulunmadığını,
c. Görev yaptığım Bölge Başkanlığında, Millî Savunma Bakanlığının emirleri doğrultusunda ihale dokümanları hazırlanmaktadır. Nitekim, kamu zararına neden olduğu belirtilen sözleşmeler tarafından da düzenlenmediğini, tahakkuk memuru olarak sözleşmeyi değiştirme ya da sözleşme şartlarını uygulamama gibi bir yetkisinin bulunmadığını, Dolayısıyla dava konusu olayda; kamu zararının oluşmasına neden olan tek kusurlu Millî Savunma Bakanlığı olduğunu, Sözleşme şartlarını uygulamama gibi bir yetkisinin bulunmadığını, Dolayısıyla dava konusu olayda; kamu zararının oluşmasına neden olan tek kusurlu Millî Savunma Bakanlığı olduğunu,
- Temyiz Kurulunun Bozma Sebebine İlişkin Temyiz Nedenleri:
(1) Sayıştay Temyiz Kurulunca emir verenlerinde sorumluluğa dâhil edilmesi gerektiği gerekçesiyle ilâm bozulmuş, bunu müteakip Sayıştay 7'inci Daire tarafından verilen kararla emir verenlerde sorumluluğa dâhil edilmiştir. Ancak emir verenlerinde sorumluluğa dâhil olması gerektiği gibi gerçekleştirme görevinde yer alan bütün kamu görevlilerinin de sorumluluğuna gidilmesi gerektiğini,
(2)5018 sayılı Kanunda da; gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütenler olarak tanımlandığını,
(3)Bu kapsamda; Sayıştay 7'inci Daire tarafından verilen karara göre ortada bir kanuna aykırılık hâli mevcut ise; sözleşmeyi düzenleyenler, ihaleyi yapanlar, sözleşmeyi imzalayanlar, sözleşmenin mevzuata uygunluğunu onaylayanların ve söz konusu sözleşme kapsamında malı teslim alan mal saymanlıklarının da söz konusu zarardan sorumlu olmaları gerektiğini, Zira, söz konusu kamu görevlilerinin 5018 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirme görevlisi olduğu dikkate alındığında, söz konusu kamu görevlilerinin de mali sorumluluğu olduğu ortada olduğunu, Dolayısıyla, kamu zararının oluşmasına neden olan sözleşmelerde, tedarik sürecinde imzası olan herkesin sorumluluğuna gidilmesi gerektiğini,
(4)Zira, 4734 sayılı Kanunun, 6'ncı maddesinde; "Gerekli incelemeyi yapmalarını sağlamak amacıyla ihale işlem dosyasının birer örneği, ilân veya daveti izleyen üç gün içinde ihale komisyonu üyelerine verilir." hükmü bulunmaktadır. Söz konusu hüküm doğrultusunda; ihale işlem dosyasının ihale komisyon üyelerince tetkik edildiği ve üyelerinde gerçekleştirme görevlisi olduğu düşünüldüğünde, söz konusu kamu zararından sorumlu olmaları gerektiği açıktır. Keza malı teslim alan, ihtarın çekilmesi ve cezaların hesaplanmasında sorumlu olan Mal Saymanlıklarının da söz konusu kamu zararından müteselsilen sorumlu olmaları gerekmektedir. Nitekim 5018 sayılı Kanun gereği sorumluluk, süreçte yer alan bütün görevlileri, mali ve mali olmayan tüm işlemleri kapsamaktadır. Sayıştay 7'inci Daire tarafından verilen kararda, söz konusu tedarik sürecinde yer alan bütün kamu görevlileri bulunmadığından, söz konusu ilâm hukuka ve kanuna aykırı olduğunu,
(5) Zira 14 Haziran 2007 tarihli ve 5189/1 numaralı Sayıştay Genel Kurulu kararında da "mevzuatına göre oluşturulan kurul, komisyon veya benzeri bir organ tarafından düzenlenen keşif, rapor, tutanak, karar veya ödemeye esas benzeri belgelerden doğacak sorumluluğa, işlemi gerçekleştiren ve bu belgeleri düzenleyen imzalayan kurul üyelerinin de dâhil edilmeleri" gerektiğine hükmedildiğini,
SONUÇ VE TALEP : Kamu zararının oluşmasına neden olan ihale dokümanları Millî Savunma Bakanlığı emirleri doğrultusunda düzenlendiğinden, dolayısıyla herhangi bir kasıt, kusur ve ihmal olmadığından ve 5018 sayılı Kanunda tanımlanan gerçekleştirme görevlilerinin tamamının sorumluluğa dâhil edilmemesi nedeninden, Sayıştay 7'nci Dairenin 15 Kasım 2012 tarih ve 1616 sayılı ek ilam ile hükmolunan toplam 79.784.33 TL TL kamu zararının öncelikle yürütmesinin durdurulmasını, temyizen incelenerek kaldırılmasını, temyiz incelemesi esnasında sözlü olarak savunma yapabilmesi için murafaa talebimin kabul edilmesini istemektedir.
Sayıştay savcılığının karşılamasında:
“Milli Savunma Bakanlığı Erzurum İç Tedarik Bölge Başkanlığı 2007 yılı hesabının 7. Dairece yargılanması sonucu çıkarılan 15.11.2012 tarih 1616 sayılı ilamla ilgili tazmin hükmünün kaldırılması için Tahakkuk Memuru Turan BAŞOGLU tarafından verilen temyiz dilekçesi incelenmiş olup, ileri sürülen nedenler yerinde görülmüştür. Çünkü: Temyiz Dilekçesinde ileri sürülen hususların kabul edilerek tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi mütalaa olunur.” denilmiştir.
Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesi sonucunda:
İdare ile firma arasında imzalamış olduğu Mal Alım İhalelerine Ait Tip Sözleşmenin 11.4 ncü maddesinde teslimat programı belirtilmiştir ve “yüklenicinin kendisine veya tebligat için gösterdiği adrese yapılacak işe başlama talimatının tebliğinden itibaren aşağıda belirtilen teslim programına uygun olarak teslim edilecektir.” Denilmiş ve buna ilişkin çizelge eklenmiştir.“ Gecikme Cezası” başlıklı 17 nci maddesinde aynen;
“17.1. İdare tarafından sözleşmenin 18 nci maddesinde belirtilen süre uzatımından ve sözleşme kapsamında yaptırılacak iş artışlarından kaynaklanan haller hariç, iş zamanında bitirilmediği/mal teslim edilmediği takdirde geçen her takvim günü için yükleniciye yapılacak ödemelerden sözleşme bedeli üzerinden 0,0002 (onbindeiki) oranında gecikme cezası kesilecektir. Kesilecek toplam ceza tutarı hiçbir şekilde ihale bedelini aşamaz.
17.2. Gecikme cezası yükleniciye ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın ödemelerden kesilir. Bu cezanın ödemelerden karşılanmaması halinde yükleniciden ayrıca tahsil edilir.
17.3. Bu gecikme ihtarının yükleniciye tebliğinden itibaren 30 (Otuz) günü geçtiği takdirde idare sözleşmeyi feshedecektir.
17.4. İşin süresi içerisinde teslim edilen malların idareye teslim tarihinden itibaren muayene ve kabulünde geçen süreler işin süresinden sayılmaz. İşin süresi içerisinde uygun çıkmayan mallar yerine sadece bir defaya mahsus olmak üzere yeniden getirilen malların muayenesi yapılır.” denilmektedir.
İhale öncesinde idare tarafından düzenlenen “Açık İhale Usulü ile İhale Edilen Mal Alımlarında Uygulanacak Tip İdari Şartname” nin “Gecikme Halinde Alınacak Cezalar” başlıklı 52 nci maddesinde;
“Yüklenici sözleşmeye uygun olarak malı süresinde teslim etmediği/işi bitirmediği takdirde idarece 30 gün süreli gecikme ihtarı verilecek olup gecikilen her takvim günü için sözleşme bedelinin 0,0002 (onbindeiki)’si oranında gecikme cezası uygulanır ve bu gecikme ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi halinde ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminatı gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir” Denilmektedir.
Aynı şartnamenin “Diğer Hususlar” başlıklı 57 nci maddesinin 6 ncı bendinde ise;
“Gecikme halinde uygulanacak ceza; idarece verilecek ihtarlı sürenin yükleniciye tebliğini takip eden günden başlatılacak ve teslimatın yapıldığı/işe başlandığı tarihe kadar hesap edilecektir.” denilmektedir.
Konu ile ilgili mevzuatın incelenmesinde;
4734 sayılı Kamu ihale Kanununun "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde "ihale dokümanı" nın tanımı yapılmıştır. Buna göre, ihale dokümanı, "İhale konusu mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinde; isteklilere talimatları da içiren idari şartnameler ile yaptırılacak işin projesini de kapsayan teknik şartnameler, sözleşme tasarısı ve gerekli diğer belge ve bilgileri" ifade eder. Denilmektedir.
4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun "İlkeler" başlıklı 4. maddesinde;
Bu Kanuna göre düzenlenecek sözleşmelerde, ihale dokümanında yer alan şartlara aykırı hükümlere yer verilemez.
………………
Bu Kanun kapsamında yapılan kamu sözleşmelerinin tarafları, sözleşme hükümlerinin uygulanmasında eşit hak ve yükümlülüklere sahiptir. İhale dokümanı ve sözleşme hükümlerinde bu prensibe aykırı maddelere yer verilemez. Kanunun yorum ve uygulanmasında bu prensip göz önünde bulundurulur." Denilmektedir.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki idarelerin bu Kanuna göre gerçekleştirecekleri mal alım ihalelerinde uygulayacakları esas ve usulleri düzenlemek amacıyla çıkarılan 11.09.2003 tarihli ve 25226 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan "Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin "İhale ve ön yeterlik dokümanıma hazırlanması" başlıklı 14. maddesinde, İdarelerin, ihtiyaç duydukları mal alımının ihale edilebilmesi için gerekli dokümanı, Kamu ihale Kurumu tarafından çıkarılmış standart ihale dokümanını esas alarak hazırlayacakları belirtildikten sonra, esas alınması gereken ihale dokümanı arasında "Açık İhale Usulü İle İhale Edilen Mal Alımlarında Uygulanacak Tip İdari Şartname" de zikredilmiştir.
Söz konusu “Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği” nin “İdari Şartnameler” başlıklı 15 inci maddesinde de;
“İdareler, mal alımında hangi ihale usulünü uygulayacaklar ise, o usule göre bu Yönetmelik ekinde yer alan Tip İdari Şartname'yi esas alarak idari şartnamesini hazırlar. Tip İdari Şartnamelerde doldurulmak üzere boş bırakılan ve dipnota alınan hususlar, işin özelliği ve ihale usulüne göre 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ve diğer mevzuatın emredici hükümlerine aykırı olmamak koşuluyla idarelerce düzenlenir.
Ayrıca, idareler Tip idari Şartname'lerde düzenlenmeyen ve işin özelliğine göre düzenlenmesine gerek duyulan hususları da ihale konusu malın özelliklerini dikkate alarak, 4734 ve 4735 sayılı Kanunlar ile ilgili mevzuatın emredici hükümleri ve Kamu İhale Kurumu tarafından çıkarılan yönetmelik, tebliğ, genelge ve diğer düzenleyici işlemlere aykırı olmamak koşuluyla, maddeler halinde düzenleme yaparak Tip İdari Şartname'lerde yer alan "Diğer Hususlar" bölümüne ekleyebilirler." denilmektedir.
Yine ihale dokümanın bir parçası olan 'sözleşme' ile ilgili olarak; 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun Tip Sözleşmeler başlıklı 5 inci maddesinde;
"Bu Kanunun uygulanmasında uygulama birliğini sağlamak üzere mal veya hizmet alımları ile yapım işlerine ilişkin Tip Sözleşmeler Resmi Gazetede yayımlanır.
İdarelerce yapılacak sözleşmeler Tip Sözleşme hükümleri esas alınarak düzenlenir. (Ek cümle: 3 0/07/2003 - 4964 S.K./42. md.) Mal ve hizmet alımlarında, Tip Sözleşme esaslarına aykırı olmamak ve Kurumun uygun görüşü alınmak kaydıyla istekliler tarafından matbu olarak hazırlanması mutat olan sözleşmeler kullanılabilir." denilmektedir.
Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği'nin "Sözleşme" başlıklı 18 inci maddesinde;
"İdareler ihale dokümanı kapsamında yer alan sözleşme tasarısının hazırlanmasında bu Yönetmeliğin ekinde yer alan "Mal Alımları Tip Sözleşmesi'ni esas alır.
Tip sözleşmede doldurulmak üzere boş bırakılan ve dipnota alınan hususlar, işin özelliğine ve uygulanacak sözleşme türüne (götürü bedel/birim fiyat) göre 4734 ve 4735 sayılı Kanunlar ile diğer mevzuatın emredici hükümlerine aykırı olmamak koşuluyla idarelerce düzenlenir.
Ayrıca, Tip Sözleşme'de hüküm bulunmayan hallerde idarece hazırlanacak sözleşme tasarısında, tip sözleşmeye, emredici hukuk kurallarına ve ihale dokümanına aykırı olmamak şartı ile "Diğer Hususlar" bölümünde maddeler halinde düzenlemeler yapılabilir.
Mal alımlarında, Tip Sözleşme esaslarına aykırı olmamak ve Kurumun uygun görüşü alınmak kaydıyla istekliler tarafından matbu olarak hazırlanması mutat olan sözleşmeler kullanılabilir." denilmektedir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre gecikme cezası kesilmesi uygulaması Tip İdari Şartnamenin 52 nci ve Tip Sözleşmenin 17 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Bu maddelerde idarenin, boşluk bırakılan (süre ve orana ilişkin) kısımları dipnotları dikkate alarak doldurması gerekmektedir. İdarelerin düzenleme yetkileri dipnotların dikkate alınarak bu boşlukların doldurulması ile sınırlıdır. Bu uygulamanın haricinde, idarenin gecikme cezasının uygulanmasına yönelik bir düzenleme yapması kanunen mümkün değildir. İdareler Tip İdari Şartname veya Sözleşmede düzenlenmeyen bir hususu düzenlemek isterler ise, sair mevzuata aykırı olmadan "Diğer Hususlar" bölümünde belirtebilirler. Gecikme cezası düzenlenmiş bir bölüm olduğundan idareler, özellikle diğer hususlar bölümünde olsa dahi gecikme cezasının uygulamasına yönelik olarak, idari şartnamenin 52 ve tip sözleşmenin 17 nci maddesine aykırı bir düzenleme yapamazlar.
17 nci madde ve 52 nci maddede açıkça gecikilen her takvim günü için cezanın kesileceği belirtilmiştir. İdari Şartname'nin Diğer Hususlar'ın düzenlendiği 57 nci maddesinde ise cezanın ihtarın yükleniciye tebliğ edildiği tarihten itibaren başlayacağı ifade edilmiştir. Gecikme cezası da buna göre hesaplanmıştır. Halbuki, gecikme ihtarın yükleniciye tebliğ edildiği tarihten değil, sözleşmenin 17 ve idari şartnamenin 52 nci maddesinde belirtilen teslim süresinin sona erdiği günden sonraki takvim gününden itibaren başlamaktadır.
İdare tarafından hazırlanan söz konusu mal alımı işine ilişkin idari şartnameye bu doğrultuda bir hüküm konulması bahsi geçen mevzuat hükümleri karşısında mümkün görülmemektedir.
Bahsi geçen, Yönetmelik eki Tip İdari Şartnamenin 52. maddesi hükmü incelendiğinde, gecikme cezası ile ilgili olarak sadece süre ve oran konusunda idareye inisiyatif verildiği görülmektedir. Kamu ihale sözleşmelerinde gecikme cezası, yüklenicinin sözleşme gereği üstlendiği edimini sözleşme ve şartname hükümlerine göre taahhüt ettiği tarihte yerine getirememesine uygulanan bir müeyyide olduğundan, sözleşme gereği taahhüt konusu ettiği edimini yerine getirmesi gereken en son tarihten itibaren yani sözleşme süresinin bitiminden itibaren gecikme cezası uygulanması gerekmektedir. İdarenin yükleniciye ihtarda bulunması sözleşme sürecinin işleyişiyle ile ilgidir, yüklenicinin yükümlülüklerini yerine getirmemeye devam etmesi durumunda, sözleşmenin feshedileceğini bildirmek amacıyla çekilir. Zaten yüklenici tarafından, teslim tarihinin bilinmemesi söz konusu değildir. Gecikmeli süre, son teslim tarihi itibariyle islemeye başlamıştır.
Yukarıdaki açıklamalara istinaden Sayıştay Başkanlığı 17.05.2010 tarih ve 46120 sayılı Milli Savunma Bakanlığı’na hitaben yazdığı yazıda da bu yanlış uygulamanın Kamu İhale Kanunu ve tip şartname ve sözleşmeler gereği yürütülmesi ve ilgililerin uyarılması gerektiğini belirtmiştir. İdarede uygulamasını değiştirerek ihale kanununun ilk uygulamaları dolayısıyla ortaya çıkan bu yanlışlığı düzeltmiştir.
Milli Savunma Bakanlığı’nın emir yazıları gereği süreçte doğrudan müdahale ve düzeltme imkânı olmayan sorumlularının uhdelerine bir sorumluluğun tevcih edilmemesi gerekmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 137'nci maddesinde "Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik, tüzük, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir; bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz.
Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz." hükmü yer almaktadır. Ayrıca 211 Sayılı TSK İç Hizmet Kanunun 14'üncü maddesinde; "Ast; amir üstüne umumi adap ve askeri usullere uygun tam bir hürmet göstermeye, amirlerine mutlak surette itaate ve kanun ve nizamlarda gösterilen hallerde de üstlerine mutlak itaate mecburdur. Ast muayyen olan vazifeleri, aldığı emri vaktinde yapar ve değiştiremez, haddini aşamaz. İcradan doğacak mesuliyetler emri verene aittir. İtaat hissini tehdit eden her türlü tezahürler, sözler, yazılar ve fiil ve hareketler cezai müeyyidelerle men olunur." hükmü yer almaktadır. Bu hükümler çerçevesinde gerçekleştirme görevlileri ve harcama yetkililerinin sorumlu olmamaları gerekmektedir.
Ayrıca diğer kişilerin sorumluluğuna ilişkin olarak ise; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ve Sayıştay Kanunu hükümlerine göre mali sorumluluğu bulunmadığı, herhangi bir sözleşmenin ödeme işlemine müdahil olmadığı, düzenleme içerikli, daha sonraki uygulamaları izah eden bir görüş yazısı nedeniyle haklarında ancak disiplin hükümleri ve genel hükümler çerçevesinde sorumlulukları söz konusu olabileceği açıktır.
Dolayısıyla yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere ortada hatalı bir işlemin olduğu bununla birlikte Sayıştay Başkanlığının yazısı gereği idarece gereken düzeltmelerin gerçekleştirildiği, 5018 Sayılı Kanunun 71'inci maddesinde, "Kamu Zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksiltmeye neden olunmasıdır." şeklinde tarif edilmektedir. Bu açıdan görevlilerin gerçekleştirilen işlemlere ilişkin olarak kasıt, kusur ve ihmallerinin söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; dilekçi iddialarının kabul edilerek 1616 sayılı ek ilamın 1 inci maddesine ilişkin 7.Daire tarafından verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
- 1616 sayılı ek ilamın 2 nci maddesiyle; Erencan Gıda Ltd. Şti. yüklenimindeki "720.000 kg. Buğday Unu Alımı İşi" nde, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri esas alınarak yüklenicinin malı zamanında yapmamasından dolayı ortaya çıkan gecikme cezasının, sözleşmede gecikme cezası ile ilgili olarak Mal Alımları Tip İdari Şartnamesi ve Tip Sözleşmesine aykırı hususların düzenlenmesi sebebiyle eksik kesilmesi sonucu tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçinin dilekçesi ve savcılık karşılaması bu tutanağın 1. maddesinde belirtildiği gibi olup; sözü edilen madde de belirtilen gerekçelerle dilekçi iddialarının kabul edilerek 1616 sayılı ek ilamın 2 inci maddesiyle 21.846,56 TL.’ye verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
- 1616 sayılı ek ilamın 3 üncü maddesiyle; Zeytaş Ltd. Şti. yüklenimindeki “646.250 Adet Kavurma Tipi Et Konservesi (100 gr.) İşi” nde, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri esas alınarak yüklenicinin malı zamanında teslim etmemesi sonucu ortaya çıkan gecikme cezasının, Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği eki Tip İdari Şartname ve Tip Sözleşme hükümlerine göre değerlendirildiğinde eksik kesildiği gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçinin dilekçesi ve savcılık karşılaması bu tutanağın 1. maddesinde belirtildiği gibi olup; sözü edilen madde de belirtilen gerekçelerle dilekçi iddialarının kabul edilerek 1616 sayılı ek ilamın 3 üncü maddesiyle verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
- 1616 sayılı ek ilamın 4 üncü maddesiyle; Zeytaş Ltd. Şti. yüklenimindeki “646.250 Adet Konserve Rosto (200 gr.) İşi” nde, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri esas alınarak yüklenicinin malı zamanında teslim etmemesi sonucu ortaya çıkan gecikme cezasının, Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği eki Tip İdari Şartname ve Tip Sözleşme hükümlerine göre değerlendirildiğinde eksik kesildiği gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçinin dilekçesi ve savcılık karşılaması bu tutanağın 1. maddesinde belirtildiği gibi olup; sözü edilen madde de belirtilen gerekçelerle dilekçi iddialarının kabul edilerek 1616 sayılı ek ilamın 4’üncü maddesiyle 20.841,57 YTL.’ye verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
- 1616 sayılı ek ilamın 5 inci maddesiyle; Erencan Ltd. Şti. yüklenimindeki "492.000 kg. Buğday Unu Alımı İşi" nde, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri esas alınarak yüklenicinin malı zamanında yapmamasından dolayı ortaya çıkan gecikme cezasının, sözleşmede gecikme cezası ile ilgili olarak Mal Alımları Tip İdari Şartnamesi ve Tip Sözleşmesine aykırı hususların düzenlenmesi sebebiyle eksik kesilmesi gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçinin dilekçesi ve savcılık karşılaması bu tutanağın 1. maddesinde belirtildiği gibi olup; sözü edilen madde de belirtilen gerekçelerle dilekçi iddialarının kabul edilerek 1616 sayılı ek ilamın 5 inci maddesiyle 7.675,20 YTL.’ye verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
Karar verildiği 03.02.2015 tarih ve 39986 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:57:11