Sayıştay 7. Dairesi 383 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

383

Karar Tarihi

18 Şubat 2020

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Daire Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır

  • Daire: 7

  • Karar Tarihi: 18.02.2020

  • Karar No: 383

  • İlam No: 112

  • Madde No: 3

  • Kamu İdaresi Türü: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Hesap Yılı: 2018

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

SOSYAL DENGE ÖDEMESİ

... Belediyesi ile …Sen arasında imzalanan 01.01.2018 tarihli Memur Toplu Sözleşmesinde 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun Ek Geçici 14’üncü maddesinde yapılan düzenlemeye aykırı olarak ihaleye katılan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi personele ek ödeme yapılması suretiyle kamu zararına neden olunması iddiası ile ilgili olarak yapılan incelemede;

“4688 sayılı Kanun’un Geçici 14’üncü maddesinde:

“(Ek: 4/4/2012-6289/30 md.) 15/3/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15’ inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzeri adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir. Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32’nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32’nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32’nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz. ” denilmektedir.

Bununla beraber Yerel Yönetim Hizmet Kollarına İlişkin 2018-2019 yıllarım kapsayan 4’üncü dönem Toplu Sözleşme metninin 7’nci maddesi ile 4688 sayılı Kanun’un Geçici 14’üncü maddesindeki “31.12.2015” ifadesi “31.12.2019” şeklinde değiştirilmiştir.

Yukarıda yer alan mevzuat hükmü gereği 15.03.2012 tarihinden önce belediyeler ve sendikalar arasında imzalanmış olan sözleşmelerin (sosyal denge, toplu sözleşme vb.) uygulanmasına söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilecektir. Ayrıca 15.03.2012 tarihinden önce imzalanmış olan bu sözleşmelerde belediye personeline ödenen ortalama sosyal denge tutarı, 4688 sayılı Kanun’un 32 inci maddesi uyarınca toplu sözleşmelerde öngörülen tavan tutardan fazla olması durumunda söz konusu ortalama sosyal denge tutarına ilave artış yapılmamak şartıyla 31.12.2019 tarihine kadar olmak üzere düzenlenen sözleşmelerde uygulanabilecektir.

375 sayılı KHK’nın ek 15’inci maddesinde sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçemeyeceği belirtilmiştir. Sosyal denge tazminatının aylık tavan tutarının hesabında, Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan Dördüncü Dönem Toplu Sözleşmenin, ‘Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme’nin l’inci maddesinde belirlenen en yüksek devlet memuru aylığının (ek gösterge dâhil) %100’ünün esas alınması gerektiği tespit edilmiştir. 4688 sayılı Kanunun Geçici 14’üncü maddesi ile tavan tutar açısından tamamen bir serbestlik tanınmamış olup 15.03.2012 tarihinden önce imzalanan bir sözleşmenin varlığı halinde eğer bu sözleşmede personele ödenen ortalama aylık tutar, toplu sözleşme ile belirlenen tavan tutardan yüksek ise tavan tutar olarak sözleşmede belirlenen ortalama aylık tutarın esas alınması gerektiği aşikârdır. Kaldı ki sorumluların ileri sürdükleri Sayıştay kararında yeni yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, daha önceki sözleşmeler ile sağlanan aylık ödemenin altında kaldığı durumlarda, 31.12.2015 tarihine kadar idarelerin uygulayacakları sözleşmelerde 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşmeye göre ödenen ortalama aylık tutarın tavan aylık olarak esas alınabileceği yetkisi verildiği belirtilmekte ise de sonra yapılan sözleşmedeki tavan tutar; önceki sözleşmede öngörülen ortalama kazançtan daha düşük ise, bu durumda idarelere, 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşmeye göre ödenen, ortalama aylık tutarı tavan olarak esas alabilme yetkisi verildiği ifade edilmektedir. Şu halde söz konusu sorgu konusu ile ilgili olarak yeni yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, daha önceki sözleşmeler ile sağlanan aylık ödemenin altında olmadığı, uygulanan sözleşme ile belirlenen aylık ortalama tavan tutarın üzerinde ödemelerin yapıldığı tespit edilmiştir.

Bu itibarla 01.01.2018 tarihli sözleşmenin hangi şekilde olursa olsun yeni mali hükümler getirilmek suretiyle yenilenmesi veya güncellenmesi halinde yeni sözleşmede bir önceki sözleşmedeki aylık ortalama ödemelerin artırılmasına mahal veren hükümlerin uygulanması mümkün değildir.

Ayrıca, sosyal denge tazminatı ödemeleri için kanun koyucu tarafından bir tavan uygulamasının getirilmiş olduğu açıktır. Ancak kanun koyucu mevcut sözleşmeleri gereği daha sonra toplu sözleşmeler ile belirlenecek tavan tutardan daha fazla tutarlarda sosyal denge ödemesi almakta olan Belediye personelinin o anki mevcut ekonomik durumlarını korumak maksadıyla bir geçiş uygulaması oluşturmayı amaçlamıştır. Ancak bu hüküm belediye ve yerel yönetim sendikası tarafından hatalı yorumlanmaktadır.4688 sayılı Kanun’un geçici 14’üncü maddesinde sosyal denge tazminatı üst sınırı olan en yüksek devlet memuru aylığının %100’ünü aşacak istisnai bir hükme yer verilmiştir. Tavan tutarı aşan istisnai bir hükmün iki şartı vardır: Bunlardan birincisi imzalanan sosyal denge sözleşmesi tarihinin 15.03.2012 tarihinden önce olması ve ikincisi bu tarihten önce imzalanan sözleşmede ödemesi kararlaştırılan sosyal denge tazminatı tutarının en yüksek devlet memur aylığının % 100’ünün üzerinde yer almasıdır.

Sorumlular savunmalarında 13.04.2011 tarihli sözleşmenin 7’nci maddesi gerekçe gösterilerek uygulamada ortaya çıkan bir takım sorunları/eksiklikleri gidermek amacıyla var olan sözleşmenin uzatıldığını ve bu maddeye dayanılarak ihaleye katılan devlet memurlarına ödeme yapıldığını belirtmiş olsalar da; söz konusu aylık ortalama ödemelerin artırılmasına yol açacak şekilde algılanması mümkün değildir. Kaldı ki söz konusu kamu zararı hesabında ihaleye katılan memurlara yapılan bütün ücretler dikkate alınmamış olup yapılan ödemelerle aylık ortalama limitinin aşılmasına neden olan ödemeler esas alınmıştır.

Ayrıca savunmada ifade edilen 13.04.2011 tarihli sözleşmenin değil 31.03.2014 tarihli sözleşmenin esas alınmasının gerektiği belirtilmiş olsa da söz konusu kanunun geçici 14’üncü maddesinde yer alan “15.03.2012 tarihinden önce 375 sayılı KHK’nın ek 15’inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzer adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir” şeklindeki hüküm gereğince ancak 15.03.2012 tarihinden önce imzalanan sözleşmelerin geçerli olabileceği açıktır.

Sorumlular göndermiş oldukları savunmalarında her ne kadar Anayasa’nın 90’ıncı maddesi ve bu kapsamda ILO sözleşmelerine atıf yaparak sorgu konusunu toplu sözleşme ve sendikal örgütlülüğe müdahale olarak değerlendirmişlerse de sorgu konumuz toplu sözleşme ya da sendikal örgütlülükle ilgili değildir. Aksine sorgu konumuz, toplu sözleşme ya da sendikal örgütlenme yapılamayacağı yönünde değil, sadece sözleşme kapsamında yapılan ödemelerin yasal sınır içerisinde olması gerektiği ile ilgilidir. Sorumlular savunmalarında, toplu sözleşme nedeniyle kamu görevlilerine yapılan mali ödemenin herhangi bir sınır ile kısıtlanmasının, kamu görevlilerinin en temel insan hakkı olan sendikal örgütlenme ve bu örgütlülüğün bir gereği olan toplu sözleşme hakkını özgür biçimde kullanmalarına müdahale niteliğinde olduğu dolayısıyla iç hukuk ile getirilen mali ödemelere ilişkin sınırların, Anayasanın 90’ıncı maddesi gereği hukuki geçerliliğin olmadığını ileri sürmüşlerdir.

Temel hak ve özgürlüklerden olan sendikal örgütlenme ve toplu sözleşme yapma özgürlüğü uluslararası sözleşmeler ve Anayasa ile güvence altına alınmıştır. Ancak uluslararası sözleşmeler ile bu haklara ilişkin genel çerçeve çizilmiş olup mali ödemeler gibi ayrıntılı konular hakkında bir düzenler yapılmamıştır. Uluslararası sözleşmeleri imzalayan ülkelerin birbirinden farklı sosyo-ekonomik durumları ve mali güçleri dikkate alındığında uluslararası sözleşmeler ile bu türden ayrıntıların belirlenmesi mümkün görünmemektedir. ILO sözleşmelerinde de sendikal örgütlenme ve toplu sözleşme hakkının korunmasına ilişkin temel hükümler yer almakta olup bu özgürlüklerin uygulanmasına ilişkin düzenlemeler ülkelerin kendi iç hukuk metinlerine bırakılmıştır.

2010 Anayasa değişikliği ile memurlara toplu sözleşme yapma hakkı getirilmiş ve bu hakkın kullanımı için 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nda gerekli değişiklikler yapılmıştır.

Anayasa’nın 7’nci maddesinde; yasama yetkisinin, Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinde olduğu ve bu yetkinin devredilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Anayasa’nın 128’inci maddesinde ise memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, haklan ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği belirtilmiştir. Sorumlular, göndermiş oldukları savunmalarında Anayasa’nın sadece 90’ıncı maddesinden bahsetmiş, 7 ve 128’inci maddelerini göz ardı etmişlerdir. Anayasa’nın 128’inci maddesinde açık ve net bir şekilde memurların mali haklarının kanunlarla düzenleneceği anlaşılmaktadır.

4688 sayılı Kanun’un 32’nci ve Geçici 14’üncü maddesi ile 375 sayılı KHK’nın Ek 15’inci maddesi, mahalli idarelerde ödenecek sosyal denge tazminatına ilişkin hükümler içermekte olup ilgili hükümler sorgunun metin kısmında açık şekilde anlatılmıştır. İlgili maddelerde mahalli idarelerde ödenebilecek sosyal denge tazminatının miktarına ve süresine ilişkin sınırlar yer almakta olup bu hükümlerin mahalli idareler açısından bağlayıcılığının bulunmadığını ileri sürmek mümkün değildir. Savunmalarda belirtildiği şekliyle sadece uluslararası sözleşme hükümlerinin dikkate alınarak iç hukuk metinlerinin bu konu hakkında bağlayıcılığının/geçerliliğinin bulunmadığını savunmak hem Anayasaya aykırılık teşkil etmekte hem de hukuk sistematiği ve mantığı açısından kabul edilebilir görünmemektedir.

Bu itibarla ... Belediyesi ile …Sen arasında imzalanan 01.01.2018 tarihli Memur Toplu Sözleşmesinde 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunun Ek Geçici 14’üncü maddesinde yapılan düzenlemeye aykırı olarak ihaleye katılan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi personele ek ödeme yapılması suretiyle neden olunan … TL kamu zararının;

Harcama yetkilisi … Gerçekleştirme Görevlisi … ve Üst Yönetici …ya

müştereken ve mütelsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizleri ile ödettirilmesine,

6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca iş bu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy çokluğuyla;

Azınlık Görüşü;

Üye …. ve … ayrışık görüşlerinde;

“375 sayılı KHK’ya ekli Ek 15’inci madde ile mahalli idarelerde istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilmesi yasal hale getirilmiştir. Sosyal denge tazminatının miktarı ilgili mahalli idare ile yetkili sendikası arasında, anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenecektir. Ancak bu sözleşmeyle belirlenecek sosyal denge tazminatının aylık tutarı, hükümet ile yetkili sendikalar arasında imzalanan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı aşamayacaktır. Hâlihazırda KHK hükmünün yürürlüğe girdiği 4/4/2012 tarihinden bu yana hükümet ile yetkili sendikalar arasında 2 yıllık dönemler halinde imzalanan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutar, en yüksek Devlet memuru aylığının %100’ü olarak belirlenmiştir.

Ancak şayet 15/3/2012 tarihinden önce idareler ile ilgili sendikalar arasında imzalanan sözleşmelerde (eski sözleşmeler), toplu sözleşmede belirlenen tavan tutardan (en yüksek Devlet memuru aylığının %100’ü) daha yüksek oranda sosyal denge tazminatı ödenmesi öngörülmüş ise bazı şartlar altında, 11/04/2012 tarihinde uygulanmakta olan eski sözleşmedeki yüksek miktarlı sosyal denge tazminatının ödenebilmesine imkân tanınmıştır. 4688 sayılı Kanunun Geçici 14’üncü maddesinde yer alan bu şartlar aşağıda açıklanmıştır:

  1. Öncelikle eski sözleşmenin 15/3/2012 tarihinden önce imzalanmış olması gerekir. Eski sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilecektir (Ancak anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem içinde 32’nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca başka sözleşme yapılamaz.). Ayrıca eski sözleşmesi 31/12/2015 tarihinden önce sona eren belediyeler yeni sözleşme yapabilecektir. Raporda adı geçen belediye ile yetkili sendika arasında 11/04/2012 tarihinden önce imzalanmış bir sözleşmenin (“eski sözleşme”) mevcut olduğu anlaşılmaktadır.

  2. Ancak yeni sözleşme, eski sözleşmenin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde imzalanmak durumunda olup bu süre geçerse, imzalanan yeni sözleşmedeki daha avantajlı hükümlerin uygulama imkânı olamayacaktır. Dolayısıyla zikredilen bu kısıtlar nedeniyle Geçici 14.madde kapsamında sadece ilk 1 ay içinde imzalanan yeni sözleşmedeki avantajlı düzenlemelerin uygulanabilmesine imkân tanınmış olup, bu tarihten sonra imzalanan yeni sözleşmeler, daha yüksek oranlarda ödeme imkânı tanısa dahi, çalışanlara en fazla %100 oranında sosyal denge ödemesi yapılabilecektir.

  3. Öte yandan Kanundaki açık hüküm nedeniyle yürürlük tarihi 31.03.2014 tarihinde sona eren 1.sözleşmeden sonra en fazla 1 adet yeni sözleşmenin daha avantajlı olan hükümleri uygulanabilecek olup, bu tarihten sonra adı geçen belediye tarafından imzalanmış bulunan sözleşmelerdeki daha avantajlı sosyal denge tazminatlarının denetim yılı olan 2018 yılında uygulanma imkanı bulunmamaktadır.

  4. Eski sözleşmenin ve/veya yukarıda şartları açıklanan yeni sözleşmenin yürürlük tarihinin 31/12/2015 tarihine kadar uygulama imkânı olması gerekir. Dolayısıyla;

-Üzerinde yazılı geçerlik süresi bu tarihten önce sona ermiş veya

-Yürürlükteki toplu sözleşme dönemi sonunda hükmen geçerliğini yitirmiş veya

-İzleyen mahalli idareler genel seçimi tarihinde hükümsüz hale gelmiş

Sözleşmelerde yer alan daha avantajlı olan hükümlerin, çalışanlar lehine uygulanma imkânı bulunmamaktadır. Adı geçen belediye tarafından imzalanan ve 2018 yılı ödemelerinde esas alınan 4.sözleşmenin uygulama dönemi, 31/12/2015 tarihini çoktan aşmış olup, bu yönüyle de bu sözleşmeye itibar edilme imkânı yoktur.

Öte yandan 2018-2019 dönemini kapsayan 4’üncü Dönem Toplu Sözleşmenin 7’nci maddesinde yer alan; “(1) 4688 sayılı Kanunun geçici 14’üncü maddesinde yer alan "31/12/2015" ibaresi "31/12/2019" şeklinde uygulanır” şeklindeki düzenlemeyle, Geçici 14.Maddede yer alan “31.12.2015” tarihlerinin “31.12.2019” şeklinde değiştirilmesi konusunu değerlendirecek olursak;

Geçici 14’üncü maddede yer alan “31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmeler” ifadesinden de anlaşılacağı üzere, bu sürelerin toplu sözleşmelerle uzatılamayacağı düşünülmektedir. Anayasanın 128’inci maddesinin ikinci fıkrasında “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.” hükmü yer almaktadır. Anayasanın bu hükmünden toplu sözleşme düzenlemelerinin Kanun üstünde olduğunu ve/veya toplu sözleşme ile kanunlarda değişiklik yapılabileceğini kabul etmek mümkün değildir. Anayasa’da yapılan düzenlemede Kanunlarla düzenlenmemiş mali konuların toplu sözleşme ile düzenlenebileceği şeklindedir. Kaldı ki her ne kadar taraflar arasında sözleşme düzenleme hürriyetinin bulunduğu ileri sürülebilirse de, Türk Borçlar Kanunu’nun 27’nci maddesinde yer alan “Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür.” şeklindeki düzenleme uyarınca, sözleşmelerin emredici kanun hükümlerine aykırı olamayacağı tartışmasız olarak kabul edilmektedir. Bu açıdan bakıldığında rapor konusu olayda, 4688 sayılı Kanunun geçici 14 üncü maddesinde yer alan "31/12/2015" ibareleri emredici nitelikte olup, bunların toplu sözleşme düzenlemeleriyle, değiştirilmesi mümkün değildir.

Rapor konusu uygulamaları yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde değerlendirecek olursak;

Belediyenin, rapor yılı olan 2018 yılında uygulanan 4’üncü sözleşme (01.01.2018-31.03.2019) çerçevesinde çalışanlarına çeşitli adlar altında (ihaleye katılım ücreti, vekalet/tedvir görevi ücret farkı, bayram yardımı, vs.) ödemeler yaptığı görülmektedir. Denetçi tarafından yapılan bu ödemelerin mevzuata aykırı bulunması nedeniyle geçici 14.maddedeki düzenlemeler gerekçe gösterilerek 15.3.2012 tarihinden önce imzalanmış olan eski sözleşme hükümlerinin uygulanması gerektiği iddia adilmiş ve bu doğrultuda bu sözleşmedeki rakamlar “ödenmesi gereken” unsurlar olarak dikkate alınmıştır.

Ancak azınlık görüşümüz olarak yukarıda etraflıca yapılan açıklamalar nedeniyle gerek belediyenin 2018 yılı ödemelerine dayanak olarak gösterdiği 01.01.2018 tarihli 4’üncü sözleşmenin gerekse denetçinin raporda uygulanması gerekli sözleşme olarak vurguladığı 2012 yılındaki 1.sözleşmenin 2018 yılında uygulanma imkanı kalmamıştır. Dolayısıyla gerek 375 sayılı KHK hükümleri gerekse 4688 sayılı Kanunun geçici 14’üncü madde hükümlerine göre;

  1. 2018 yılında belediye çalışanlarına ödenebilecek sosyal denge tazminatının üst limiti ancak 2018-2019 Yıllarını Kapsayan 4’üncü Dönem Toplu Sözleşme’de belirtilen en yüksek devlet memuru aylığının %100’ü olabilecektir.

  2. 2018-2019 Yıllarını Kapsayan 4’üncü Dönem Toplu Sözleşme’de belirtilen haklar dışında, 2018 yılında adı geçen Belediye çalışanlarına ilave olarak her ne ad (emekliliğe teşvik ikramiyesi, vekalet/tedvir görevi ücret farkı, bayram yardımı, vs.) altında olursa olsun yapılan bütün ödeme unsurları tamamen yersiz olmaktadır.

Yukarıda yapılan bütün açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, nasıl yorumlanırsa yorumlansın her hâlükârda 2018 yılında ... Belediyesi personeline; gerek 2018 yılı sözleşmesine göre yapılan ödemeler, gerekse Denetçi tarafından 2012 yılına göre yapılan hesaplamalar doğru değildir. Ödenmesi gereken, Hükümet tarafından 2018 yılı için imzalanan toplu sözleşmedeki rakamlar ve unsurlar olup, bunların dışında ilave unsurların veya daha yüksek rakamların ödenmesi mümkün değildir.

Açıklanan nedenlerle ihale komisyonu üyelerine fiilen yapılan ödemeler dışında 2018-2019 Yıllarını Kapsayan 4.Dönem Toplu Sözleşme’de belirtilen haklara göre yapılacak ödemeler arasındaki farkların da tamamı kamu zararı olup, bunların da yeniden hesaplanarak sorgu konusu yapılması için Raporun denetçisine iadesine karar verilmesi uygun olacaktır.” demişlerdir.

karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:48

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim