Sayıştay 7. Dairesi 38122 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
38122
9 Eylül 2014
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2006
-
Daire: 7
-
Dosya No: 38122
-
Tutanak No: 39369
-
Tutanak Tarihi: 09.09.2014
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü:
1260 sayılı Ek İlam’ın 1 inci maddesi ile, İl Özel İdare genel sekreter yardımcılarına ve daire başkanlarına makam ve görev tazminatı ödenmesi nedeniyle 34.436,48 -TL’ye tazmin hükmü verilmiş, 11.06.2013 tarih ve 37322 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile de söz konusu tazmin hükmünün tasdikine karar verilmiştir.
Dilekçi karar düzeltme dilekçesinde özetle, Özel İdarenin 2006 Yılı Hesap ve İşlemlerinin Sayıştayca denetiminin 25.09.2007 tarih ve 2007-T-262-08 sayı ile tebliğ edilen sorgularla tamamlanmış ve söz konusu sorgular içerisinde Genel Sekreter Yardımcılarına ve Daire Başkanlarına makam ve görev tazminatının hatalı ödendiğine dair bir sorgu yer almadığını; fakat anılan denetimin yapıldığı tarihten üç yıl sonrasında 18.10.2010 tarih ve 2006-34-50-3107 nolu ek sorgu tanzim edilerek Genel Sekreter Yardımcılarına Ve Daire Başkanlarına makam ve görev tazminatı ödenemeyeceğinin iddia edildiğini ve daha sonra bu hususun ek ilam konusu yapıldığını; buna göre sorumluların açık bir hatasının söz konusu olmadığını ve 5018 sayılı Kanun’un 71 (g) fıkrasında ön görülen “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” kuralının da geçerli olmadığını;
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22.12.1973 tarih E: 1968/8, K: 1973/14 sayılı kararının sonuç bölümünde:
“1- İdarenin, hatalı terfi veya intibak işlemine dayanarak ödediği meblağın istirdadına, bir mahkeme kararına lüzum olmadan karar verebileceğine ve bu karara karşı açılacak davaların çözümün Danıştay’ın görevi içinde olduğuna 21.12.1973 gününde yapılan müzakerede oy çokluğuyla,
-
İdarenin, yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde, süre aranmaksızın kanunsuz terfi veya intibaka dayanarak ödediği meblağı her zaman geri alabileceğine 22.12.1973 günü yapılan müzakerede oy birliğiyle,
-
Yukarıda belirtilen istisnalar dışında kalan hatalı ödemelerin istirdadının, hatalı ödemenin ilk yapıldığı tarihten başlamak üzere 90 gün içinde kabil olduğuna ve 90 günlük süre geçtikten sonra istirdat edilemeyeceğine 22.12.1973 günü yapılan müzakerede esasta ve gerekçede oy çokluğuyla karar verildi.” Denildiğini;
Ayrıca, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun da E:2003/477 K:2006/3355 kararında, özlük hakkında sehven ödemenin geri iadesine ilişkin dava açma süresinde geri isteyebileceğinin hükmedildiğini belirterek 37322 Tutanak sayılı temyiz Kurulu Kararının düzeltilmek suretiyle tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık karşılama yazısında; “Temyiz Kurulu Kararında da belirtildiği üzere yapılan ödemenin yasal bir dayanağı bulunmamaktadır. Öte yandan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi gibi sıfatlarla harcama sürecinde yer alan görevlilerin 832 sayılı Sayıştay Kanunundan kaynaklanan mali sorumluluğunun, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22.12.1973 gün ve E: 1968/68, K: 1973/14 sayılı kararında belirtilen hususlarla bir ilgisi bulunmadığı değerlendirildiğinden, karar düzeltilmesi şartlarının oluşmadığı, bu nedenle de talebin reddine karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa olunmaktadır.” Denilmiştir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun “Norm kadro ve personel istihdamı” başlıklı 36 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında; “Genel Sekreterlik kadrosuna atananlar, Büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar; bunlar valinin teklifi ve İçişleri Bakanlığının onayı ile atanır.” denilmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek 26 ncı maddesinde; “Kanuna ekli IV sayılı cetvelde unvanları yazılı görevlerde bulunanlara hizalarında gösterilen gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda makam tazminatı ödenir. Makam tazminatı damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz ve ödemelerde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Bu tazminattan yararlananlara ayrıca yüksek hakimlik tazminatı ödenmez.” denilmekte olup ilgili IV sayılı Cetvelin 7 nci sırasında “Birinci dereceli kadroya atanmış olmak kaydıyla, Başbakanlık, Bakanlık, Müsteşarlık, Kurum Başkanlığı ve Müstakil Genel Müdürlüklerin merkez teşkilatı Daire Başkanı kadrolarına atananlara ödenebilecek olan makam tazminatı göstergesinin 2.000 olduğu bildirilmiştir.
Yukarıda anılan mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere sadece İl Özel İdare Genel Sekreteri için makam tazminatı öngörülmüş olup, özel idare genel sekreter yardımcısı ve il özel idaresinde görevli daire başkanlarına makam tazminatı ödenebileceğine dair herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Keza, 657 sayılı Kanun’a ekli IV sayılı cetvelde anılan daire başkanları Başbakanlık, Bakanlık, Müsteşarlık, Kurum Başkanlığı ve Müstakil Genel Müdürlüklerin merkez teşkilatı kadrolarına atanan daire başkanları olup il özel idaresinde görevli daire başkanları bu kapsama dahil değildir.
Yukarıya alınan mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, İl Özel İdaresi Kanunu’nda, sadece il özel idaresi genel sekreterliği kadrosuna atananların yararlanacakları mali haklar hüküm altına alınmış olup, Genel Sekreter Yardımcıları ve Daire Başkanları için mevzuatta herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.
Bu nedenle, Kanun Koyucu tarafından İl Özel İdaresi Kanunu’nda genel sekreter yardımcısı ve daire başkanlarının makam tazminatı, temsil tazminatı ve görev tazminatı alabileceğine dair herhangi bir hüküm konulmamasına rağmen İl Özel İdaresinde görevli Genel Sekreter Yardımcısı ile daire başkanlarına makam ve görev tazminatı ödenmesi mümkün değildir.
Ayrıca Dilekçi Danıştay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 22.12.1973 tarih ve 1968/8 Esas ve 1973/14 Karar sayılı kararına istinaden tazmin hükmünün kaldırılmasını istemişse de, Anayasa’nın 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarındaki “... Sayıştay’ın kesin hükümleri hakkında ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir kereye mahsus olmak üzere karar düzeltilmesi isteminde bulunabilirler. Bu kararlar dolayısıyla idari yargı yoluna başvurulamaz.
Vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır.” ve 832 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 65 inci maddesindeki “.. genel mahkemelerce verilen hükümler, Sayıştay’ın hesap ve işlemleri yönünden denetimine ve hükmüne engel değildir...” hükümlerine göre, Anayasal bir kuruluş olan Sayıştay’ın Anayasa ve kendi Kanunundan kaynaklanan denetim ve yargılama yetkisini kullanması sonucu verilen Sayıştay ilamlarına, Danıştayca vergi konusunda verilen kararlar hariç, idari ve genel mahkemelerce verilen kararlar bir engel teşkil etmemektedir.
Bununla birlikte, 832 sayılı Kanunun 66 ncı maddesinde belirtildiği üzere Sayıştay, sayman hesaplarını Sayıştay’a noksansız verildiği tarihten itibaren 2 yıl içinde yargılamakla mükellef olup, ilgili mevzuatta Sayıştay’ın yargılama süresine ilişkin başkaca bir sınırlama bulunmamaktadır.
Bu itibarla, dilekçi talebinin reddi ile 1260 sayılı Ek İlam’ın 1. maddesindeki tazmin hükmünün tasdikine ilişkin 11.06.2013 tarih ve 37322 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA,
Karar verildiği 09.09.2014 tarih ve 39369 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:10