Sayıştay 7. Dairesi 38112 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

38112

Karar Tarihi

8 Ekim 2013

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2009

  • Daire: 7

  • Dosya No: 38112

  • Tutanak No: 37758

  • Tutanak Tarihi: 08.10.2013

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:

1291 sayılı ilamın 7. Maddesi ile İl Özel İdare Genel Sekreteri Fevzi TAŞDEMİR’e özel hizmet tazminatının hatalı olarak ödenmesi neticesinde kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesi ile 13.357,60 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçelerinde özetle; yapılan 13.357,60-TL toplam ödemenin iki farklı tazminat adı altında mevzuat kapsamında ödendiğini, şöyle ki;

I.Kısım tazminat;

5302 Sayılı kanunun 36. Maddesinin ilgili fıkrasında; "Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilmekte olan memurlar, valinin talebi, kendilerinin isteği ve kurumlarının muvafakatiyle il özel idarelerinin birim müdürü ve üstü yönetici kadrolarında görevlendirilebilirler. Bu şekilde görevlendirilmelerde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68 inci maddesinin (B) bendinde öngörülen şartlar dikkate alınır. İl özel idarelerinde bu şekilde istihdam edilen kamu kurum ve kuruluşları personeli kurumlarından izinli sayılırlar. Bu personelin görevlendirildikleri süre zarfındaki, görevlendirildikleri kadroya ait her türlü mali hakları ile kurumları tarafından karşılanması gereken sosyal güvenlik ve benzeri diğer hakları il özel idaresi tarafından ödenir. İzinli oldukları müddet, terfi ve emekliliklerinde hesaba katılır ve terfi haklarını kazananlar başkaca bir işleme lüzum kalmaksızın terfi ettirilirler. Bu şekilde görevlendirilenler, görevlendirme süresinin sona ermesinden itibaren onbeş gün içerisinde yazılı olarak eski kurumlarına başvurmaları halinde en geç bir ay içerisinde kadrolarına, kadroları kaldırılmış veya kadrolarına zorunlu sebeplerle atama yapılmış ise durumlarına uygun bir kadroya atanırlar. " denildiğini,

Genel Sekreter atamasının yukarıda belirtilen fıkra kapsamında görevlendirme şeklinde atamasının yapıldığını, Bu nedenle atanmadan önceki kurumunda (EÜAŞ) 97/9852 sayılı Bakanlar Kurulu kararı gereğince almış olduğu KİT tazminatı, İl Özel İdaresinde böyle bir tazminat olmadığından ve bu tazminat özlük hak olması nedeniyle yukarıda belirtilen 36. Maddesinin ilgili fıkrası gereğince, söz konusu tespit edilen 13.357,60-TL fazla ödemenin, kamu zararı tablosunda belirtildiği gibi yılın ilk altı ayında aylık 725,53-TL, yılın ikinci altı ayı için de aylık 711,82-TL olmak üzere toplam 8.622,30-TL kısmının bu kapsamda ödendiğini,

Yapılan 8.622,30-TL ödemenin tamamının yukarıda da belirtildiği gibi 5302 sayılı kanunun 36. Maddesinin ilgili fıkrası ve 97/9852 sayılı Bakanlar Kurulu kararı gereğince ödeme yapıldığını,

Bu nedenle Sayıştayca 7 sıra nolu ve rapor madde 8'de belirtilen hatalı ödemenin, belirtilen bu ayrıntı dikkate alındığında ödemenin mevzuata uygun olduğunun görüleceğini, bu nedenle fazla ödenen bu kısmının kaldırılması gerektiğini,

II. Kısım tazminatla ilgili olarak;

Yapılan 13.357,60-TL toplam fazla ödemenin geri kalan 4.735,30-TL kısmının ise Maliye Bakanlığı müstakil daire başkanlığı dikkate alınarak 213 sayılı Vergi Usul Kanununun EK 13. maddesine göre ve aşağıda belirtilen mevzuat dahilindeki hususlar dikkate alınarak ödeme yapıldığını,

Genel sekreterlerin özlük haklarıyla ilgili düzenlemenin 5302 Sayılı Yasa'nın 36. maddesinin dördüncü fıkrası hükmünde yer aldığını,

Yasa'nın 36. Maddesinin, genel sekreterin mali ve sosyal haklarını tek tek saymadığını, "genel sekreterlik kadrosuna atananlar, büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar" diyerek başka bir kurum personelinin mali ve sosyal hakkına atıfta bulunmak suretiyle düzenlediğini,

Yasa'nın 36. maddesi hükmüne bakıldığında; genel idare hizmetleri sınıfından olma, bakanlık genel müdürü veya müstakil daire başkam olma, ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanma, emsal almada Yasa'nın aradığı genel şartlar olduğunu, burada sayılan şartların hepsinin aynı oranda anlaşılır nitelikte olmadığını,

Yasa'nın 36. maddesinin dördüncü fıkrasında, "bakanlık genel müdürü ve müstakil daire başkanı" ifade edilmesine rağmen hangi bakanlığın emsal alınacağını belirtilmediğini, 5302 Sayılı Yasanın "Tanımlar" başlığında da "bakanlık" tanımı da yer almadığını,

Yasa'nın 36. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan düzenlemede açıklanması gereken ikinci konunun ise "ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar" hükmünde, "ilgili mevzuatın" kapsamının ne olduğu ile ilgili "tüm haklardan aynen yararlanma" kavramı içinde ne tür hakların yer aldığı olduğunu,

Bakanlık genel müdürleri ve müstakil daire başkanlarının, 657 Sayılı Yasa'dan kaynaklanan mali haklarının belirtildiğini, ancak, bazı bakanlıklarda görev yapan genel müdür ve müstakil daire başkanlarına 657 Sayılı Yasa ile sağlanan mali ve sosyal haklar dışında başka yasalarla da ek mali haklar sağlandığını,

Örneğin; Maliye Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı gibi bakanlıklarda ayrıca "ek ödemeler" bulunduğunu, İl özel idaresi genel sekreterinin mali ve sosyal hakları hesaplanırken, 5302 Sayılı Yasa'nın 36. maddesi hükmünde özellikle de "ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar" ifadesi kullanıldığına göre bu bakanlıkların hangisinin esas alınacağının soru işareti teşkil ettiğini,

Genel sekreterin mali ve sosyal hakları Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 31.08.2007 gün ve 16890 sayılı görüşüne konu olmuş ve Maliye Bakanlığı görüşünde; 5302 Sayılı Yasa'nın 36. Maddesinin dördüncü fıkrasındaki "genel sekreterlik kadrosuna atananlar, Büyükşehir Belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar" hükmünü dayanak göstererek, genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü ile aynı sınıfa dahil müstakil daire başkanının mali ve sosyal hakları 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu, 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname, 27.01.2000 tarih ve 4505 Sayılı Kanunun 5. Maddesi ve bunlara istinaden yürürlüğe konulan diğer ilgili mevzuatta düzenlenmiş bulunduğunu belirterek, bu mevzuattaki mali ve sosyal hakları listelediğini,

Maliye Bakanlığı bu görüşünde bakanlık genel müdürü ve müstakil daire başkanının 657 Sayılı Yasa'da yasada yazılı haklarını sıralamış, 5302 Sayılı Yasa'nın 36. maddesi hükmü kapsamında, "ilgili mevzuat", "tüm haklardan yararlanma" ve "aynen yararlanma"nın ne olduğu, Bakanlıktan hangi bakanlığın kastedildiği gibi hususlardan hiç birisini açıklamadığını,

Yerel yönetimler üzerinde ağırlıklı olarak idari ve vesayet yetkisinin İçişleri Bakanlığınca kullanılması ve il özel idaresinin başında vali olması nedenleriyle, "bakanlık" ifadesinden İçişleri Bakanlığının anlaşılarak emsal alınması gerektiğini ifade edenler olsa da, İçişleri Bakanlığında genel idare hizmetleri sınıfından genel müdür ve müstakil daire başkanı bulunmadığını, diğer taraftan il özel idareleri İçişleri Bakanlığı dahil hiçbir bakanlığın taşra teşkilatı olmadığı gibi, kamu tüzel kişiliğine sahip merkezi yönetimden ayrı bir yerel yönetim birimi olduğunu, mevzuatın; sözlük tanımı itibariyle, yürürlükte olan bütün yasa ve buna bağlı düzenlemeleri ifade ettiğini, bu tanıma bakıldığında 5302 Sayılı Yasa'nın 36. Maddesinde yer alan "ilgili mevzuat" kavramı içinde sadece 657 Sayılı Yasa ile sağlanan mali ve sosyal hakların yer almadığını, memurlara mali ve sosyal hak ile diğer hakları sağlayan bütün yasa ve düzenlemeler yer aldığını,

5302 Sayılı Yasa'nın 36. maddesinde yasa koyucu, genel sekreter için bakanlık müstakil daire başkanının 657 Sayılı Yasa'dan kaynaklanan bütün haklarından aynen yararlanır demediğini, yasa koyucunun kastı bu şekilde olsaydı, pekâlâ bunu 5302 Sayılı Yasa'nın 36. maddesinde açıkça yazacağını,

Yukarıdaki açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, 5302 Sayılı Yasa'nın 36. maddesi hükmünde geçen özellikle "ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanır" ifadesi karşısında, genel sekreterlerin mali ve sosyal hakları hesaplanırken, genel idare hizmetleri sınıfından müstakil daire başkanı istihdam eden bakanlıklardaki en yüksek mali ve sosyal hakların esas alınması gerektiğinin düşünüldüğünü, çünkü personel hukukunun temel ilkelerinden birisinin de "lehte olanın uygulanması" kuralı olduğunu,

657 Sayılı Yasa'da düzenlenen mali ve sosyal haklara ilaveten, diğer yasalarla mali ve sosyal hak alan bakanlıklarda Maliye Bakanlığı ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı unvanlarına göre en fazla ek ödeme yapan bakanlıklar olduğunu,

Açıklanan gerekçeler nedeniyle il özel idaresi genel sekreterlerinin mali ve sosyal haklarını düzenleyen 5302 Sayılı Yasa'nın 36. maddesindeki "Genel Sekreterlik kadrosuna atananlar, büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar" hükmüne istinaden bu Bakanlıkların müstakil daire başkanının her türlü yasadan kaynaklanan mali ve sosyal haklan esas alınarak hesaplanması gerektiği düşünülerek ödeme yapıldığını,

Anayasa Mahkemesinin 20.03.2008 tarih ve 2006/109 Esas, 2008/82 Karar sayılı kararında; "Anayasanın 10. Maddesinde; herkesin, dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetmeksizin kanun önünde eşit olduğu vurgulanmış, Devlet organları ve idari makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorunda olduğu eşitlik ilkesi ile birbiriyle aynı durumda olanlara aynı kuralların uygulanmasının sağlanmasının amaçlandığı, aynı hukuksal durumda olanlar için yapılan farklı düzenlemelerin Anayasanın eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğuna karar verilmiştir."

Yine Anayasanın 55. Maddesi "Ücret emeğin karşılığıdır. Devlet çalışanların yaptığı işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır" hükmünü içermektedir.

Kanun önünde eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalarca aynı işleme bağlı tutulmalarım sağlamak ve kişilere yasa karşısında ayrım yapılmasını ve ayrıcalık yapılmasını önlemek olduğunu,

01 Ağustos 2010 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6009 sayılı kanunun geçici 8. Maddesinde "Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararma müstenit olmamak kaydıyla, bu kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idarî veya malî yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır" denildiğini,

Söz konusu tazminat ile ilgili diğer bir yasal düzenlemenin 03.11.2011 tarih ve 666 sayılı KHK ve Maliye Bakanlığının 161 seri nolu Devlet Memurlarının Genel Tebliğinde belirsizlikleri gidermek için tazminatların ödenmesine yönelik düzenleme olduğunu,

Ayrıca, Bursa İl Özel İdaresinin 2008 Mali yılı hesabının Sayıştay 1 inci Dairesince yapılan yargılamasında 5, 6 ve 7. maddelerinde "Üyeden Ali Osman GÜÇLÜ ve İbrahim KANDEMİR'in; ilgili Kanun hükmü, hiçbir yasal dayanağı olmaksızın yapılan ödemeleri kapsamaktadır. Adı geçene yapılan ödeme ise yasal dayanağa haiz bir ödeme olup, ödemenin muhatapları da bellidir. İl Özel İdare Genel Sekreteri, bu muhataplar arasında yer almadığından ve bu kişiye yapılan ödeme, 6009 Sayılı Kanunun geçici 8 inci maddesi kapsamında bulunmadığından; Kamu Zararının sorumlularından tazmini gerekir." görüşlerine karşın, yapılan ödeme 6009 Sayılı Kanunun geçici 8 inci maddesi kapsamında olduğundan; ilişik bir husus bulunmadığına, sorumluların beraatına oy çokluğuyla, karar verildi." Denildiğini, Ayrıca Sayıştay'ın 4. Dairesi de bu ödemelerin yürürlükteki mevzuata uygun olduğuna karar verdiğini,

Bu nedenle, yukarıda açıklanan mevzuat kapsamındaki hususlar dikkate alınarak ve 6009 Sayılı Kanunun geçici 8 inci maddesi, 03.11.2011 tarihli 666 sayılı KHK ve Maliye Bakanlığının 161 nolu tebliği gereğince, yersiz ödeme ile ilgili Kamu zarına ait tazmin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Sayıştay Başsavcılığı; “Harcama Yetkilisi Muammer GÜLER tarafından verilen temyiz dilekçesi incelenmiş olup, ileri sürülen nedenler yerinde görülmemiştir. Çünkü:

A) Söz konusu ödemeye Bakanlık Genel Müdürleri ile müstakil daire başkanlarına ödenen ek gösterge, özel hizmet tazminatı, iş güçlüğü zammı, temininde güçlük zammı, görev tazminatı gibi ödemeler dikkate alınır. Maliye Bakanlığı veya diğer bakanlıkların sadece kendi personeline yapılan ödemeler dikkate alınmaz.

B) 6009 sayılı yasanın geçici 8. maddesi EK ödemelerle ilgili olup maaş ödemelerini ve bu ödemelere ait tazminatları kapsamaz.

Bu bakımdan Daire Kararının onanmasına karar verilmesi mütalaa olunur. “ şeklinde görüş belirtmiştir.

5302 Sayılı kanunun 36. Maddesinin ilgili fıkrasında; "Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilmekte olan memurlar, valinin talebi, kendilerinin isteği ve kurumlarının muvafakatiyle il özel idarelerinin birim müdürü ve üstü yönetici kadrolarında görevlendirilebilirler. Bu şekilde görevlendirilmelerde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68 inci maddesinin (B) bendinde öngörülen şartlar dikkate alınır. İl özel idarelerinde bu şekilde istihdam edilen kamu kurum ve kuruluşları personeli kurumlarından izinli sayılırlar. Bu personelin görevlendirildikleri süre zarfındaki, görevlendirildikleri kadroya ait her türlü mali hakları ile kurumları tarafından karşılanması gereken sosyal güvenlik ve benzeri diğer hakları il özel idaresi tarafından ödenir. İzinli oldukları müddet, terfi ve emekliliklerinde hesaba katılır ve terfi haklarını kazananlar başkaca bir işleme lüzum kalmaksızın terfi ettirilirler. Bu şekilde görevlendirilenler, görevlendirme süresinin sona ermesinden itibaren onbeş gün içerisinde yazılı olarak eski kurumlarına başvurmaları halinde en geç bir ay içerisinde kadrolarına, kadroları kaldırılmış veya kadrolarına zorunlu sebeplerle atama yapılmış ise durumlarına uygun bir kadroya atanırlar. " denilmektedir.

Genel Sekreterin ataması yukarıda belirtilen fıkra kapsamında görevlendirme şeklinde yapılmıştır. Bu nedenle, genel sekreterin görevlendirildikleri süre zarfındaki, görevlendirildikleri kadroya ait her türlü mali hakları ile kurumları tarafından karşılanması gereken sosyal güvenlik ve benzeri diğer hakları il özel idaresi tarafından ödenmesi gerekmektedir. Adı geçen kişinin görevlendirildiği kadro da anılan Bitlis Özel İdaresi Genel Sekreterliği kadro görevi olduğuna göre, kendisine bu kadro görevine ait mali hakların ödenmesi gerekir, dolayısıyla önceki kurumunda (EÜAŞ) 97/9852 sayılı Bakanlar Kurulu kararı gereğince almış olduğu KİT tazminatının ödenmemesi gerekir.

5302 sayılı İl Özel İdare Kanunun 36 ıncu maddesi açık olup bu Kanun hükmüne göre görevlendirilen personele, daha önce bulunduğu kadro görevine değil, yeni görevlendirildikleri kadroya ait mali hakların ödenmesi gerekir.

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun “Norm Kadro Ve Personel İstihdamı” başlıklı 36. maddesinde; “Genel Sekreterlik kadrosuna atananlar, büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar; bunlar valinin teklifi ve İçişleri Bakanlığının onayı ile atanır.” Hükmü yer almaktadır.

213 sayılı Vergi Usul Kanununa 3418 sayılı Kanunun 32. maddesi ile ek 13. madde eklenmiş ve bu maddenin 4.fıkrası (a) bendi ile Maliye Bakanlığı personeline ek ödeme yapılması için yetki verilmiş ve verilen yetkiye istinaden de, “Maliye Bakanlığı Personeline Yapılacak Ek Ödemeye İlişkin Usul ve Esaslar” ile bu esaslara “ekli cetvellerde” gösterilen oranlarda Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli personeline (bağlı kuruluşların kadro karşılığı sözleşmeli personeli hariç), 08.05.2007 tarihli Bakan oluruyla ek ödemede bulunulmasına ilişkin usul ve esaslar tespit edilmiştir.

Maliye Bakanlığı Personeline Yapılacak Ek Ödemeye İlişkin Usul ve Esasların, “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde “Bu usul ve esaslar, Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli personeli (bağlı kuruluşların kadro karşılığı sözleşmeli personeli hariç) kapsar.” denilmektedir. “Ek Ödeme Oran ve Miktarları” başlıklı 3’üncü maddesinde “Bu usul ve esaslar kapsamına giren personele en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) ekli cetvellerde yer alan oranların uygulanması suretiyle hesaplanan miktarlarda ek ödeme yapılır.” denilmiş olup, ekli 1 Sayılı Cetvelin 2’nci sırasında “Müsteşar Yardımcısı, Kurul Başkanı, Genel Müdür, Strateji Geliştirme Başkanı, Maliye Yüksek Eğitim Merkezi Başkanı için %195” oranında ek tazminat öngörülmüştür. Bu esaslar, Yürürlük başlıklı 6’ncı maddedeki “Bu usul ve esaslar 15.05.2007 tarihinde yürürlüğe girer.” Hükmü ile son bulmuştur.

5302 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinde belirtilen “ilgili mevzuat” ve “haklar” ibarelerinden; üstlenilen görevin özelliği ve hizmet gereği gibi farklı nedenlerle ödemeler öngören mevzuat hükümleri değil, görev yaptığı kurum ne olursa olsun, “genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık genel müdürleri” ve “genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık müstakil daire başkanları” için istisnasız aynı miktar ve oranda mali hakların (aylık, ek gösterge, taban aylığı, kıdem aylığı, iş güçlüğü zammı, temininde güçlük zammı, makam tazminatı, özel hizmet tazminatı, görev tazminatı, denge tazminatı) ödenmesini düzenleyen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 4505 sayılı Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkında Kanun ile 375 ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler olarak anlaşılması gerekmektedir.

Bunun dışında hizmetin gereği ve özelliği gibi nedenlerle, Bakanlıklara göre farklılık arz eden ve bir kısmında hiç ödenmeyen; ek ödeme, fon, ikramiye, teşvik ikramiyesi, döner sermaye ve katkı payı gibi ödemeleri öngören özel nitelikteki mevzuatı, 5302 sayılı Kanunun 36 ncı maddesindeki “ilgili mevzuat” ve “haklar” kapsamında yorumlayıp, il özel idare genel sekreterlerine, genel sekreter yardımcılarına ve daire başkanlarına da kıyasen uygulamanın hiçbir yasal dayanağı bulunmamaktadır.

Bu durum, Sayıştay Dairelerinin ilamları üzerine Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü 07.05.2009 tarihli 2009/41 sayılı genelgesi ile teyit edilerek, il özel idarelerince buna göre uygulama yapılması istenilmiştir.

Dilekçi, ilamda yer alan tazmin hükmünün 6009 sayılı kanunun Geçici 8. maddesi kapsamında değerlendirilerek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemekte ise de; 6009 sayılı kanunun geçici 8. maddesinde, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, İl Özel İdaresi Genel Sekreterine 5302 sayılı kanun hükümlerine aykırı olarak ödenen ek ödemeyi (Maliye Bakanlığı personeli olmadığı için), bu kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.

Dilekçede ifade edilen 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ise 2. Kasım 2011 tarihinde yürürlüğe girdiğinden 2009 yılında yapılan ödemelere yasal dayanak teşkil etmesi mümkün değildir.

Bu itibarla, dilekçi talebinin reddi ile 1291 sayılı ilamın 7. Maddesiyle 13.357,60 TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

Karar verildiği 08.10.2013 tarihli ve 37758 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim