Sayıştay 7. Dairesi 38025 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

38025

Karar Tarihi

13 Ekim 2015

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2009

  • Daire: 7

  • Dosya No: 38025

  • Tutanak No: 40864

  • Tutanak Tarihi: 13.10.2015

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Büyükşehir Belediyelerinin Su ve Kanalizasyon İdarelerinde 657 sayılı Kanuna tabi olarak çalışan Denetçilere ödenen aylık tutarına taban aylığının da dahil edilerek ödenmesi.

  1. 1184 sayılı İlam’ın 7’nci maddesiyle ………… Genel Müdürlüğünde 657 sayılı Kanuna tabi olarak çalışan Denetçilere ödenen aylık tutarına taban aylığının da dahil edilerek ödenmesi nedeniyle ………… TL’ye tazmin hükmü verilmiş; 02.12.2014 tarih ve 39729 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 7’nci maddesi ile tazmin hükmünün tasdikine karar verilmiştir.

Sorumlu dilekçesinde özetle; tahsilat için denetçiler borçlandırılmak suretiyle gerekli işlemlerin başlatıldığını, ancak bu işlemlerin İdare Mahkemesi Kararları ile iptal edildiğinden kamu zararının tahsili için başlatılan işlemlerin neticelendirilemediğini, Sayıştay Başsavcılığı’nın …………’nin 631 sayılı KHK kapsamında bulunduğunun açık olduğunu ve Sayıştay Genel Kurulu İçtihadı Birleştirme Kararı da dikkate alınarak sorumluların beraatına karar verilmesinin gerektiği belirttiğini,

5189/1 sayılı sorumluluğa ilişkin Sayıştay Genel Kurul kararında 5018 sayılı Kanunla kusursuz sorumluluk ilkesinden vazgeçilip kusur sorumluluğuna geçildiğinin vurgulandığını, 5018 sayılı Kanuna göre mali sorumluluğun şartlarının kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem, eylem bulunması, ortada bir kamu zararı olması ve mevzuata aykırı karar, işlem ve eylemle zarar arasında bir illiyet bağı olması olduğunu, temyize konu ödeme ile ilgili olarak kasıt, kusur ve ihmallerinin bulunmadığını, ayrıca 6009 sayılı Kanunun geçici 8’inci maddesini, 6009 sayılı Kanunda yer alan hükmün kapsamını belediyelerin bağlı kuruluşlarını da kapsayacak şekilde genişleten 6289 sayılı Kanunun 30’uncu maddesini ve 4688 sayılı Kanunun geçici 14’üncü maddesini gerekçe göstererek ve kamu görevlilerini mali sorumluluktan kurtarmak üzere çıkarılan bu mevzuat hükümlerinde toplu sözleşme akdetmenin yanında “veya başka bir tasarrufta bulunarak” “her ne ad altında olursa olsun” yapılan ek ödemeler hakkında mali takibat yapılamayacağının belirtildiğini ifade ederek tazmin hükmünü tasdik eden kararın düzeltilmesini talep etmiştir.

İlam hükmüne ilişkin savcılık karşılaması işbu Kararın 2’nci maddesinde belirtildiği gibi olup Karar Düzeltilmesine Mahal Olmadığı yönündedir.

2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun "Denetçiler" başlıklı 10’uncu maddesinde;

“…………'nin işlemleri, hizmet süreleri içinde sürekli olarak çalışacak olan iki denetçi tarafından denetlenir.

Denetçi seçilebilmek için mühendislik, hukuk, ekonomi ve işletme konularından en ez birinde yüksek öğrenim görmüş ve uzmanlaşmış bulunmak ve aynı konuda en az 10 yıl görev yapmış olmak gerekir.

Denetçilerin hizmet süreleri iki yıl olup, hizmet süreleri sonunda yeniden seçilmeleri mümkündür.

Denetçiler …………'nin çalışmalarına ilişkin olarak tespit ettikleri eksiklikler, aksaklıklar ve yasa dışı işlemler hakkındaki raporlarını Genel Kurula verirler. Raporun bir örneği de bilgi için İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanına sunulur. Ayrıca Genel Kurulun Mayıs ayı toplantısında Yönetim Kurulunun bir yıllık faaliyeti hakkında rapor verirler.

Denetçilerin istedikleri bilgi ve belgelerin Yönetim Kurulu ve Genel Müdürlükçe verilmesi zorunludur.

Denetçilerin ücretleri, Devlet memurlarına verilen birinci derecenin son kademesi aylık tutarını (Ek Gösterge hariç) aşmamak üzere Genel Kurulca kararlaştırılır.” denilmektedir.

Maddede belirtilen "aylık" ibaresinden gösterge ve ek göstergeyi anlamak gerekmektedir. Kaldı ki denetçilere ücret olarak ödenen tutara ek göstergenin de ilave edilmeyeceği parantez içi hükmünde belirtilmiştir. Nitekim 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun çeşitli maddelerinde, aylık ibaresi ile gösterge ve ek gösterge unsurları kastedilmektedir. Şöyle ki;

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun "Memurlara ödenecek aylık tutarları" başlıklı değişik 155’inci maddesinde;

"Bu Kanunun 36 ncı maddesinde yer alan sınıflara ait gösterge tablosundaki rakamların, genel bütçe kanununda o yıl için tespit edilen katsayı ile çarpılması sonunda bulunacak miktar, sınıfların derece ve kademelerindeki memurların aylık tutarlarını gösterir." hükmü yer almakta,

Aynı Kanunun "Göstergeler" başlıklı 43’üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinde ise ek gösterge; “Bu Kanuna tabi kurumların kadrolarında bulunan personelin aylıkları; hizmet sınıfları, görev türleri ve aylık alınan dereceler dikkate alınarak bu kanuna ekli I ve II sayılı cetvellerde gösterilen ek gösterge rakamlarının eklenmesi suretiyle hesaplanır. II sayılı cetvelde yer alan unvanlarda değişiklik yapmaya ve yeni unvanlar ilave etmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir." şeklinde tanımlanmaktadır.

Bu hükümlerden, aylık tanımının; 657 sayılı Kanunda her derece için tespit edilen göstergeler ile varsa görevin niteliğine göre belirlenen ek göstergeler toplamının kanunlar gereği saptanan aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunan tutarı ifade ettiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle denetçilere ödenen aylık tutarına taban aylığının da dahil edilerek ödemede bulunulması mevzuata aykırıdır.

Buna karşın; tazmin hükmünün mahkeme kararları nedeniyle infaz edilemediği ve 5018 sayılı Kanunla kusur sorumluluğuna geçildiği, temyize konu ödeme ile ilgili olarak kasıt, kusur ve ihmallerinin bulunmadığı ifade edilmişse de; söz konusu mahkeme kararlarında denetçilere ödenen aylık tutarına taban aylığının dahil edilmemesinde mevzuata aykırılık bulunmadığı belirtilmiş ancak hatalı ödemelerin dava açma süresi içerisinde geri alınabileceği belirtilerek davacının talebi kısmen kabul edilmiştir. Sorumluların aylığın mevzuata aykırı olarak hesap edilip ödenmesi konusundaki sorumluluğu ise sürmektedir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununun 32 ve 33’üncü maddeleri ile 14.06.2007 tarih ve 5189/1 karar No.lu Sayıştay Genel Kurul Kararı gereği harcama yetkilileri, harcama talimatlarının ve buna konu olan harcamaların bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygunluğundan sorumludurlar. Yine aynı hükümler uyarınca asli bir gerçekleştirme belgesi olan ödeme emri belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlisinin, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerekmektedir. Anılan mevzuat hükümleri gereği harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi yapılan ödemelerin mevzuata uygunluğundan sorumlu olduğundan yapılan itiraz yerinde değildir.

832 sayılı Kanunun 66’ncı maddesinde belirtildiği üzere Sayıştay, sayman hesaplarını Sayıştay’a noksansız verildiği tarihten itibaren 2 yıl içinde yargılamakla mükellef olup, ilgili mevzuatta Sayıştay’ın yargılama süresine ilişkin başkaca bir sınırlama bulunmamaktadır.

Ayrıca Anayasanın 160’ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan

“(...) Sayıştay’ın kesin hükümleri hakkında ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir kereye mahsus olmak üzere karar düzeltilmesi isteminde bulunabilirler. Bu kararlar dolayısıyla idari yargı yoluna başvurulamaz.

Vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır.” hükmü ile 832 sayılı Sayıştay kanununun 65’inci maddesinde yer alan "(…) genel mahkemelerce verilen hükümler, Sayıştay’ın hesap ve işlemleri yönünden denetimine ve hükmüne engel değildir (...)" hükmü gereği Anayasal bir kuruluş olan Sayıştay’ın Anayasa ve kendi Kanunundan kaynaklanan denetim ve yargılama yetkisini kullanması sonucu verilen Sayıştay İlamlarına, Danıştay’ca vergi konusunda verilen kararlar hariç idari ve genel mahkemelerce verilen kararlar bir engel teşkil etmemektedir.

Öte yandan, 6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesi ile benzer hükümleri içeren diğer mevzuat hükümleri memur temsilcileriyle akdedilen sözleşme veya tasarrufu kapsamakta olup, İlam’a konu tazmin hükmü bu kapsamda yapılan bir ödemeye dayanmamaktadır.

Bu itibarla, 1184 sayılı İlam’ın 7’nci maddesi ile verilen tazmin hükmünün tasdikine ilişkin 02.12.2014 tarih ve 39729 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 7’nci maddesinin DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA,

13.10.2015 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:13

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim