Sayıştay 7. Dairesi 37839 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

37839

Karar Tarihi

4 Kasım 2014

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2009

  • Daire: 7

  • Dosya No: 37839

  • Tutanak No: 39618

  • Tutanak Tarihi: 04.11.2014

  • Konu:

KARAR

TEMYİZ KURULU KARARI

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:

  1. 1025 sayılı ilamın 2’nci maddesinde, Aykor Denizcilik Müh.İnş.San. ve Tic.A.Ş yükleniminde gerçekleştirilen "2 Adet Tünel Cer Halatı Alımı" işinde, sözleşme konusu malın sözleşmede belirlenen sürede teslim edilmemesine rağmen yükleniciden gecikme cezası kesilmemesi neticesinde kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesiyle toplam 14.866,00 TL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçiler dilekçelerinde, Tarihi özelliği ve benzerleri artık kalmamış olan tünel yapısı ve Tünel aracının parça ve aksamları ile raylı sistemin ray-kataner ve cer halatı özel imalat ile temin edilerek bakım, onarım ve tadilleri gerçekleştirilebildiğini, 1875 yılından beri kesintisiz işletilen tarihi Tüneldeki vagonların hareketini sağlayan ancak ekonomik ömrünü tamamlayan cer halatlarının alımı için idare tarafından geçekleştirilen açık ihale sonucu Aykor Denizcilik Müh. İnş. San. ve Tic. firması ile 14.07.2008 tarihinde sözleşme imzalandığını, Sözleşmenin 10. maddesine göre sözleşme süresinin 365 gün olarak belirlendiğini, Teslim ile ilgili "Teslim Şekli" başlıklı 11. Maddesinde ise "Teslimat kısmi veya tamamı şartnamesi çerçevesinde 180 gün içerisinde teslim edilecektir" şeklinde olduğunu, Halatın özel imal edilmesi gereken bir malzeme olması da göz önüne alındığında 11. maddenin 5. bendinde teslim programında değişiklik yapılabileceği ön görüldüğünü ve sözleşmede "Yüklenici, İdarece onaylanmış teslim programına aynen uymak zorundadır. Ancak zorunlu hallerde İdarenin uygun görüşü ile teslim programında değişiklik yapılabilir. İdarece onaylanan bir süre uzatımı bulunduğu takdirde, yüklenici bu hususun kendisine tebliği tarihinden başlamak üzere... gün içinde yeni duruma göre bir teslim programı düzenlemek zorundadır" hükmüne yer verildiğini, Firmanın 05.01.2009 tarihinde vermiş olduğu dilekçede ileri sürdüğü hususların, alımı gerçekleştirilen cer halatının özel imalat gerektirmesi gözetilerek ihale dokümanı ve şartname esasları çerçevesinde makul bulunduğunu ve 17.02.2009 tarihli Encümen Kararı ile kendilerine 80 gün süre verildiğini, İlama konu olan sözleşmenin" Gecikme Cezası"nı düzenleyen 17. maddesindeki "İdare tarafından sözleşmenin 18. maddesinde belirtilen süre uzatımlarından ve sözleşme kapsamında yapılacak iş artışlarından kaynaklanan haller hariç, iş zamanında bitirilmediği/mal teslim edilmediği takdirde geçen her takvim günü için yükleniciye yapılacak ödemelerden sözleşme bedeli üzerinden % 01 oranında gecikme cezası kesilecektir. Kesilecek toplam ceza tutarı hiçbir şekilde ihale bedelini aşamaz" hükmü ile gecikme cezası kesilebilmesi için oluşması gereken şartlar belirlendiğini, İdarenin kamu yararını gözeterek sözleşme şartları içeriğinde süre uzatımı vermeyi uygun bulduğunu, Yüklenicinin de süreye uyarak malı teslim ettiğini,

Yukarıda da arz edildiği üzere ihale konusu alımı yapılan halatın, özel imal edilmesi gereken ve çok sayıda testten geçirilerek kullanıma hazır hale getirilen bir ürün olduğunu, Yapılan teknik incelemeler sonucunda firmanın sözleşme şartlarında süre uzatımını talep etmesinin idarece uygun görüldüğünü, Mal tesliminde idarenin iradesi dışında bir gecikme söz konusu olmadığından verilen uzatma süresi içinde malın teslim alındığı tarih olan 26 Mart 2009 tarihindeki kur esas alındığını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedirler.

Sayıştay Başsavcılığı; “temyiz dilekçesi incelenmiş olup, ileri sürülen nedenler yerinde görülmüştür. Çünkü: Taraflar arasındaki sözleşme zorunlu hallerde idarenin uygun görüşü ile teslim programında değişiklik yapılacağını belirlemiştir. Firma tarafından dilekçe ile talep edilen hususlar yerinde görülerek “Encümen Kararı” ile kendilerine ek süre verilmiştir. Bu durumda fazla bir ödeme söz konusu olmadığından tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi mütalaa olunur.” Şeklinde görüş belirtmiştir.

Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesinde, yüklenici ile idare arasında imzalanan Tip sözleşmenin "Malın/İşin Teslim Alma Şekil ve Şartları ile Teslim Programı" başlıklı 11 inci maddesinde;

"……………………

11.3. Teslim Şekli: Teslimat; kısmi veya şartnamesi çerçevesinde 180 gün içerisinde teslim edilecektir.

…………………."

"Gecikme Cezası" başlıklı 17 inci maddesinde;

"17.1. İdare tarafından sözleşmenin 18 inci maddesinde belirtilen süre uzatımından ve sözleşme kapsamında yaptırılacak iş artışlarından kaynaklanan haller hariç, iş zamanında bitirilmediği/mal teslim edilmediği takdirde geçen her takvim günü için yükleniciye yapılacak ödemelerden sözleşme bedeli üzerinden %01 oranında gecikme cezası kesilecektir. Kesilecek toplam ceza tutarı hiçbir şekilde ihale bedelini aşamaz.……………"

"Süre Uzatımı Verilebilecek Haller ve Şartları" başlıklı 18 inci maddesinde ise

"18.1. Mücbir Sebepler: İdare; yükleniciden kaynaklanan bir kusurdan ileri gelmemiş ve taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olması, yüklenicinin bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemesi, mücbir sebebin meydana geldiği tarihi izleyen 20 (yirmi) gün içinde yüklenicinin idareye yazılı olarak bildirimde bulunması ve bu durumun yetkili merciler tarafından belgelendirilmesi kaydıyla aşağıda belirtilen halleri mücbir sebep olarak kabul eder.

a)Doğal Afetler,

b)Kanuni grev,

c)Genel salgın hastalık

d)Kısmi veya genel seferberlik ilanı,

e)Gerektiğinde Kurum tarafından belirlenecek benzeri diğer haller.

………………" denilmektedir.

Yukarıda açıklanan sözleşme hükümlerine göre, yüklenicinin malı idareye 180 gün içerisinde teslim etmesi gerekmektedir. Malın süresinde teslim edilmemesi durumunda, süre uzatımından ve sözleşme kapsamında yaptırılacak iş artışlarından kaynaklanan haller hariç teslim tarihini geçen her gün için sözleşme bedeli üzerinden %01 oranında gecikme cezası kesilmesi gerekmektedir. Süre uzatımının verilebileceği haller ise, idareden kaynaklanan sebepler dışında doğal afetler, kanuni grev, genel salgın hastalık, kısmi veya genel seferberlik ilanı, gerektiğinde Kamu İhale Kurumu tarafından belirlenecek benzeri diğer haller şeklinde sıralanmıştır.

İ.E.T.T. Genel Müdürlüğü İdare Encümeni'nin 17.02.2009 tarih ve 43655 no.lu kararında; "Aykor Denizcilik Müh.İnş.San. ve Tic. A.Ş'nin, global ekonomik krizden kaynaklanan üretimdeki genel durgunluk ve yavaşlamayı sebep göstererek Cer Halatının teslimi için cezasız 80 günlük ek süre talebi kabul edildiği belirtilerek süre uzatımı talebinin kabulüne karar verilmiştir. Hangi hallerde süre uzatımı verilebileceği yukarıda da ifade edildiği üzere açıkça belirlenmiştir ve global ekonomik krizden kaynaklanan üretimdeki genel durgunluk ve yavaşlama sebep gösterilerek süre uzatımı verilebilmesine olanak bulunmamaktadır.

Dilekçiler tarafından, Halatın özel imal edilmesi gereken bir malzeme olması da göz önüne alındığında 11. maddenin 5. bendinde teslim programında değişiklik yapılabileceği ön görüldüğü ve sözleşmede "Yüklenici, İdarece onaylanmış teslim programına aynen uymak zorundadır. Ancak zorunlu hallerde İdarenin uygun görüşü ile teslim programında değişiklik yapılabilir. İdarece onaylanan bir süre uzatımı bulunduğu takdirde, yüklenici bu hususun kendisine tebliği tarihinden başlamak üzere... gün içinde yeni duruma göre bir teslim programı düzenlemek zorundadır" hükmüne yer verildiği, Firmanın 05.01.2009 tarihinde vermiş olduğu dilekçede ileri sürdüğü hususların, alımı gerçekleştirilen cer halatının özel imalat gerektirmesi gözetilerek ihale dokümanı ve şartname esasları çerçevesinde makul bulunduğu ve 17.02.2009 tarihli Encümen Kararı ile kendilerine 80 gün süre verildiği belirtilmekte ise de; encümen kararında süre uzatımı kararına gerekçe olarak global ekonomik krizden kaynaklanan üretimdeki genel durgunluk ve yavaşlama gösterilir iken, dilekçiler tarafından yapılan halatın özel imal edilmesi gereken ve çok sayıda testten geçirilerek kullanıma hazır hale getirilen bir ürün olduğundan bahisle yüklenici firmanın süre uzatımı talebinin yerinde bulunduğu ifade edilmiştir. Söz konusu imalatın özel bir imalat olması ve çok sayıda testten geçiriliyor olması ihale aşamasında da istekliler tarafından bilinmekte ve teklifler buna göre verilmektedir. Kaldı ki, alımı yapan idare teknik şartname ile de teknik özellikleri açıkça belirlenen imalatın özel hazırlanma koşullarını hesaba katarak işin süresini belirlediğinden, İdari Şartnamedeki hüküm görülerek teklif verildiğine ve sözleşme imzalandığına göre artık bu hükmün gereğinin yerine getirilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla dilekçi iddialarının reddi ile 1025 sayılı ilamın 2’nci maddesiyle toplam 14.866,00 TL.’ye tazmin hükmünün TASDİKİNE,

  1. 1025 sayılı ilamın 4’üncü maddesinde, Genel Müdürlük bünyesinde çalışan işçilere ödenen kıdem işçiliği teşvik priminin hesabında, çıplak aylık esas alınması gerekirken vardiya zammı, yemek yardımı ve birleştirilmiş sosyal yardımın ilave edilmesi ile elde edilen giydirilmiş aylık esas alınarak ödeme yapılması neticesinde kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesiyle toplam 34.882,83 TL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçiler dilekçelerinde, İlama konu kıdemli işçiliği teşvik primi ile ilgili olarak sorgu ve ilam doğrultusunda uygulama yapılarak, yapılan fazla ödemenin, ödeme yapılan kişilerden kesilerek tahsil edildiğini, Ancak gerek yapılan ödemenin iade alındığı işçiler, gerekse ilam doğrultusunda yevmiye üzerinden kıdemli işçiliği teşvik primi ödenen işçiler tarafından İstanbul İş Mahkemesinde açılan davalarda kıdemli işçiliği teşvik priminin toplu iş sözleşmesindeki gibi aylık olarak ödenmesi gerektiği şeklindeki ilam üzerine toplu iş sözleşmesindeki uygulamaya sözleşmenin geçerlilik tarihine kadar devam edildiğini,

29.02.2012-28.02.2014 geçerlilik tarihli yeni sözleşme ile Sayıştay tarafından tespit edilen husus gözetilerek kıdemli işçiliği teşvik priminin aylık üzerinden değil, yevmiye üzerinden ödenmesinin düzenlendiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

Sayıştay Başsavcılığı; “Konuyla ilgili İş Mahkemesince İstanbul İş Mahkemesinde açılan davalarda kıdemli işçiliği teşvik priminin toplu iş sözleşmesindeki gibi aylık olarak ödenmesi gerektiği şeklindeki ilam üzerine Tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi mütalaa olunur.” Şeklinde görüş belirtmiştir.

Yapılan fazla ödemenin, ödeme yapılan kişilerden kesilerek tahsil edildiği, Ancak gerek yapılan ödemenin iade alındığı işçiler, gerekse ilam doğrultusunda yevmiye üzerinden kıdemli işçiliği teşvik primi ödenen işçiler tarafından İstanbul İş Mahkemesinde açılan davalarda kıdemli işçiliği teşvik priminin toplu iş sözleşmesindeki gibi aylık olarak ödenmesi gerektiği şeklindeki ilam üzerine toplu iş sözleşmesindeki uygulamaya sözleşmenin geçerlilik tarihine kadar devam edildiği,

29.02.2012-28.02.2014 geçerlilik tarihli yeni sözleşme ile Sayıştay tarafından tespit edilen husus gözetilerek kıdemli işçiliği teşvik priminin aylık üzerinden değil, yevmiye üzerinden ödenmesinin düzenlendiği belirtilerek tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.

Dilekçiler tarafından konunun esası hakkında itirazda bulunulmayıp, İstanbul İş Mahkemesinde açılan davalarda kıdemli işçiliği teşvik priminin toplu iş sözleşmesindeki gibi aylık olarak ödenmesi gerektiği şeklindeki ilam üzerine toplu iş sözleşmesindeki uygulamaya sözleşmenin geçerlilik tarihine kadar devam edildiği, uygulamanın daha sonra düzeltildiği belirtilerek tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmekte ise de; 832 sayılı Sayıştay Kanununun 65 inci maddesindeki; “Genel mahkemelerce verilen hükümler, Sayıştayın, hesap ve işlemler yönünden denetimine ve hükmüne engel değildir” hükmü gereğince genel mahkemelerce verilen kararlar, Sayıştay’ın hesaplar yönünden vereceği kararlara engel teşkilat etmeyeceğinden bu yöndeki savunmanın kabulü mümkün değildir.

Bu nedenle dilekçilerin iddialarının reddi ile 1025 sayılı ilamın 4’üncü maddesiyle toplam 34.882,83 TL.’ye verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

  1. 1025 sayılı ilamın 5’inci maddesinde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi olarak çalışan personele ödenen ikramiyelerin hesabında, 657 sayılı Kanun'da yer alan aylık tanımının dışında kalan diğer ödeme unsurlarının da dikkate alınarak hesaplama yapılması neticesinde kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesiyle toplam 1.222.661,64 TL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçiler dilekçelerinde, Öncelikle ilama konu memur personele yapılan ödemenin 01 Ağustos 2010 tarih ve 6009 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 6009 sayılı kanunun Geçici 8.maddesi hükmü ve 4688 sayılı kanuna 04.04.2012 tarih ve 6289 sayılı kanunla eklenen "Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, 15/3/2012 tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idarelerde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali takibat ve yargılama yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır" hükmü uyarınca ilama konu ödeme hakkında verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını,

İETT memur personeline yapılan ödemenin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunda düzenlenen ve dayanağını bu kanundan alan bir ödeme olmayıp 7. Dairenin ilamında da varlığı kabul edilen İETT memur personeline 2009 yılı için ödenecek ikramiyenin miktarının 23.12.2008 tarih ve 43575 sayılı İdare Encümeni kararı ile memura yapılan ödemeler toplamı esas alınarak bulunacak miktar olarak ödenmesi kararlaştırıldığını, bir idari tasarruf olan İdare Encümeni kararı ile belirlenen ikramiye miktarı hakkında daha önce yapılan savunmaları da dikkate alınarak , tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedirler.

Sayıştay Başsavcılığı; “…verilen ortak temyiz dilekçesi incelenmiş olup, ileri sürülen nedenler yerinde görülmemiştir. Çünkü: Gerek 6009 sayılı yasa ile gerekse 6289 sayılı yasayla getirilen hükümler özlük haklarını kapsamaz. Çünkü söz konusu ödemeler bir yasaya dayanılarak yapılan ödemelerdir. Ayrıca 399 sayılı KHK’nin 3. maddesi “…… Kararnamede belirtilen hükümler dışında 657 sayılı DMK hükümleri uygulanır” demektedir.

Yine aynı KHK’nin 25. maddesi Devlet Memurları Kanununa tabidir hükmünü içermektedir. Bu bakımdan 657 sayılı yasa da belirlenen ödemelerin dışında bir ödeme yapılamaz. Ayrıca ödeme yapılan kişiler yönünden dikkate alındığında konu İçtihatı Birleştirme kapsamına girmez. İzah edilen nedenlerden dolayı Daire Kararının onanmasına karar verilmesi mütalaa olunur.” Şeklinde görüş belirtmiştir.

399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname 'nin "İstihdam Şekilleri" başlıklı 3 üncü maddesinde aynen;

"Madde 3

a) Teşebbüs ve bağlı ortaklıklarda hizmetler memurlar, sözleşmeli personel ve işçiler eliyle gördürülür.

b) (Değişik : 5/2/1992 - 3771/1 md.) Teşebbüs ve bağlı ortaklıklarda, devlet tarafından tahsis edilen kamu sermayesinin karlı, verimli ve ekonominin kurallarına uygun bir şekilde kullanılmasında bulunduğu teşkilat, hiyerarşik kademe ve görev unvanı itibariyle kuruluşunun karlılık ve verimliliğini doğrudan doğruya etkileyebilecek karar alma, alınan kararları uygulatma ve uygulamayı denetleme yetkisi verilmiş asli ve sürekli görevler genel idare esaslarına göre yürütülür. Teşebbüs ve bağlı ortaklıkların genel idare esaslarına göre yürütülmesi gereken asli ve sürekli görevleri; genel müdür, genel müdür yardımcısı, teftiş kurulu başkanı, kurul ve daire başkanları, müessese, bölge, fabrika, işletme ve şube müdürleri, müfettiş ve müfettiş yardımcıları ile ekli 1 sayılı cetvelde kadro unvanları gösterilen diğer personel eliyle gördürülür. Bunlar hakkında bu Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen hükümler dışında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri uygulanır.

c) ……." Denilmektedir.

Aynı KHK'nın "Aylık ve Ücretler" başlıklı 25 inci maddesinde aynen;

"Madde 25 - a) Ekli 1 sayılı cetvelde kadro unvan ve dereceleri gösterilen personel aylık ve özlük hakları bakımından 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabidir.

Bu personel, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ek geçici 21 inci maddesinde öngörülen ikramiyelerden yararlandırılır. İkramiyelerle ilgili olarak kuruluşların özel kanunlarındaki hükümler saklıdır. …." Denilmektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Göstergeler" başlıklı 43 üncü maddesinin (B) bendinde, "Bu Kanuna tabi kurumların kadrolarında bulunan personelin aylıkları; hizmet sınıfları, görev türleri ve aylık alınan dereceler dikkate alınarak bu kanuna ekli I ve II sayılı cetvellerde gösterilen ek gösterge rakamlarının eklenmesi suretiyle hesaplanır." Denilmektedir.

Yine "Memurlara Ödenecek Aylık Tutarları" başlıklı 155 inci maddesinde aynen;

Madde 155 - (Değişik: 31/7/1970 - 1327/56 md.)

"Bu kanunun 36 ncı maddesinde yer alan sınıflara ait gösterge tablosundaki rakamların, genel bütçe kanununda o yıl için tespit edilen katsayı ile çarpılması sonunda bulunacak miktar, sınıfların derece ve kademelerindeki memurların aylık tutarlarını gösterir." Denilmektedir.

Ek Geçici 21 inci maddesinde ise aynen;

Ek Geçici Madde 21 - (Ek: 31/7/1970 - 1327/90 md.; Değişik: 15/5/1975 - 1897/2 md.)"(Değişik: 22/10/1981 - 2543/1 md.) Ek Geçici 7, 9, 12, 13 ve 14 üncü maddeler kapsamına giren personele bu Kanuna tabi memurlara ödenenler dışında herhangi bir ödeme yapılamaz. Ancak, 440 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi hükümleri ile 30. ve geçici 7 nci maddesindeki haklar saklıdır." Denilmektedir.

657 sayılı Kanun'un yukarıda da yer alan hükümlerinde de açıkça ifade edildiği üzere aylık tanımı, 657 sayılı Kanunda her derece için tespit edilen göstergeler ile varsa görevin niteliğine göre belirlenen ek göstergeler toplamının kanunlar gereği saptanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan tutarı ifade etmektedir. Dolayısıyla, İETT bünyesinde memur statüsünde çalışan personele ödenecek ikramiyelerin hesabında da söz konusu aylık kavramı kapsamında bulunan tutarlar dikkate alınacaktır. 657 sayılı Kanun'dan kaynaklanmayan ödeme kalemleri ikramiyenin hesabında dikkate alınmayacaktır.

Bunun yanısıra, Taban ve kıdem aylıkları 375 sayılı KHK ile aylıklara ilişkin hükümler çerçevesinde ödenecek bir aylık unsuru olarak öngörülmüştür. Taban ve Kıdem aylıklarının, KHK’nin 1. maddesinin son fıkrasında yer alan; “Bu göstergeler 657 sayılı Kanun ve diğer personel kanunlarına ve kanun hükmünde kararnamelere göre her ne ad altında olursa olsun ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, ücret ve benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmaz.” Hükmü gereğince, ikramiye hesabına dâhil edilmemesi gerekmektedir.

Dilekçiler, 6289 sayılı kanunun 30. Maddesi ile 4688 sayılı kanuna eklenmiş olan geçici 14. Maddesinin 2. Fıkrasında yer alan hükmün dikkate alınmasını istemişse de; sözkonusu hüküm 6009 sayılı kanunun geçici 8. Maddesi ile aynı mahiyette olup sosyal yardım ödemeleri gibi hiçbir mevzuata dayanmadan yapılan ödemeleri kapsadığından tazmine konu ödemeyi bu kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.

Bu nedenlerle dilekçilerin iddialarının reddi ile 1025 sayılı ilamın 5’inci maddesiyle toplam 1.222.661,64 TL.’ye verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

  1. 1025 sayılı ilamın 6’ncı maddesinde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi İETT Genel Müdürlüğü personeline, 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14 üncü maddesi hükmüne göre ödeme yapılması neticesinde kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesiyle toplam 354.940,08 TL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçiler dilekçelerinde özetle, Devlet Memurları Kanunun kapsam maddesinde yer almayan İETT Genel Müdürlüğü memur personelinin özlük haklarının özel bir kanunla düzenlendiğini, doğrudan 657 sayılı kanuna tabi kılındığını, İETT memur personelinin özlük haklarının, 657 sayılı kanuna eklenen ek geçici 9. maddesinde yer alan "3659 sayılı Kanunla ek ve değişiklikleri, 2847 sayılı Kanun ile ek ve değişikliklerine tabi olan kurumların (Et ve Balık Kurumu ve Petrol Ofisi dahil) personeli hakkında kendi özel kanunları yürürlüğe girinceye kadar, söz konusu kanunların ilgili hükümleri ile özel kanunlarındaki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." hükmü ile düzenlendiğini, İşbu düzenleme ile İETT memur personelinin özlük haklarının doğrudan 657 sayılı kanuna tabi kılınması değil, özel ve ayrı bir düzenleme ile düzenlendiği anlamı taşıdığını, 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14. Maddesindeki düzenlemenin, genel bütçeye dâhil daireler ile genel ve katma bütçeli idarelerin dışında kalan özel kanunla kurulmuş kamu tüzel kişiliğini haiz kurum ve kuruluşları kapsadığını, İETT Genel Müdürlüğünün de düzenlemenin kapsamındaki kurum ve kuruluşlar için aradığı, özel kanunla kurulan kamu tüzel kişiliğini haiz olma ve genel ve katma bütçeye dâhil olmama koşullarının tamamını sağlayan bir Genel Müdürlük olduğunu, İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğünün özel kanunla kurulmuş kamu tüzel kişiliğini haiz bir kamu kurumu olarak 631 Sayılı K.H.K. kapsamına girdiğini, Ayrıca bu konuda Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası tarafından Ankara 8. İdare Mahkemesinde 2006/1243 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, mahkemenin 2007/1804 karar sayılı kararı ile 631 sayılı K.H.K.’nin ASKİ personeline uygulanmasını yerinde bulduğunu, Bunun yanında Erzurum 2.İdare Mahkemesinin 2008/1278 E. 2009/981 K. sayılı 09/07/2009 tarihli kararında İETT Genel Müdürlüğüne benzer ESKİ, İSKİ, İZSU, BUSKİ gibi kuruluşların 631 sayılı KHK'de zikredilen kapsama dahil kuruluşlar içerisinde olduğunun belirtildiğini, Ayrıca 6009 sayılı kanunun geçici 8. Maddesinde yer alan hüküm uyarınca da bozularak hükmün ortadan kaldırılması gerektiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedirler.

Sayıştay Başsavcılığı; “..verilen ortak temyiz dilekçesi incelenmiş olup, ileri sürülen nedenler yerinde görülmemiştir. Çünkü: Gerek 6009 sayılı yasa ile gerekse 6289 sayılı yasayla getirilen hükümler özlük haklarını kapsamaz. Çünkü söz konusu ödemeler bir yasaya dayanılarak yapılan ödemelerdir. Ayrıca 399 sayılı KHK’nin 3. maddesi “…… Kararnamede belirtilen hükümler dışında 657 sayılı DMK hükümleri uygulanır” demektedir.

Yine aynı KHK’nin 25. maddesi Devlet Memurları Kanununa tabidir hükmünü içermektedir. Bu bakımdan 657 sayılı yasa da belirlenen ödemelerin dışında bir ödeme yapılamaz. Ayrıca ödeme yapılan kişiler yönünden dikkate alındığında konu İçtihatı Birleştirme kapsamına girmez. İzah edilen nedenlerden dolayı Daire Kararının onanmasına karar verilmesi mütalaa olunur.” Şeklinde görüş belirtmiştir.

Dilekçiler ikinci dilekçelerinde ise; ödemenin kaynağının 657 sayılı kanun olmayıp, İdare Encümeninin 23.12.2008 tarih ve 43575 sayılı kararı ile bir idari tasarruf ile bu miktarın ödenmesinin kararlaştırıldığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Dilekçiler, ilam konusu yapılan ödemelerin 6009 sayılı Kanunun Geçici 8 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmekte iseler de: 6009 sayılı kanunun geçici 8. maddesinde, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, ilam konu ödemeleri bu Kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.

İETT Genel Müdürlüğü’nde çalışan personelin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile ortaya konan personel rejimine tabi olduğu İETT Personel Yönetmeliğinin 4, 5, 145 ve 146’ncı maddelerinde açıkça ifade edilmektedir. Zira İETT bünyesinde çalışmakta olan personel için mali hakların hesaplanmasında, ödemesinde ve bu haklar ile ilgili yapılan tüm işlemlerde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine göre işlem tesis edilmiştir. Bu açıdan İETT bünyesinde çalışan memur personelin Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabi olduğu açıktır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun kapsamını belirleyen 1 inci maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanunun Belediyelerde çalışan memurlar hakkında uygulanacağı; 2 nci maddesinde de, Devlet memurlarının aylıklarının, ödeneklerinin ve diğer özlük işlerinin bu Kanunda düzenlendiği açıkça belirtilmiştir.

Yine, 657 sayılı Kanunun mali hükümlerin kapsamını belirleyen 146 ncı maddesinde;

“Bu Kanunun birinci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren memurlar aylık, ücret, ödenek, hizmetle ilgili her çeşit ödeme ve bunların şekil ve şartları bakımından bu Kanundaki hükümlere, aynı maddenin ikinci fıkrası kapsamına giren memurlar özel kanunlardaki hükümlere tabidir.

Memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemez, hiçbir yarar sağlanamaz.

... ”

Hükmü bulunmaktadır.

13.07.2001 tarih ve 24461 sayılı Mükerrer Resmî Gazete’de yayımlanan 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14 üncü maddesinin ilk fıkrasında ise;

“Genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, kamu iktisadi teşebbüsleri, döner sermayeler, meslek kuruluşları, kefalet sandıkları, mahalli idareler ve bunların birlikleri hariç olmak üzere, özel kanunlarla kamu tüzel kişiliğini haiz olarak kurul, üst kurul, kurum, enstitü, teşebbüs, teşekkül, fon ve sair adlarla kurulmuş olan bütün kamu kurum ve kuruluşları (bundan sonra "kapsama dahil kuruluş" olarak anılacaktır) tarafından; yönetim ve denetim kurulu ile kurul, üst kurul üyeleri dahil tüm personeli için; ilgili mevzuatları uyarınca belirlenen her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla mesai, kar payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer mali ödemeler ile sosyal hak kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdi ödemelerin tümünün altı aylık net ortalaması toplamı (bundan sonra "ortalama ücret toplamı" olarak anılacaktır), 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna her ne ad altında olursa olsun fiilen yapılan mali ve sosyal hak niteliğindeki her türlü ödemeler dahil bulunacak toplamının altı aylık net ortalamasını (bundan sonra "ortalama kanuni ücret tavanı" olarak anılacaktır) geçemez.

Bakanlar Kurulu; kapsama dahil kuruluşlarda uygulanacak ortalama ücret toplamı üst sınırını, ortalama kanuni ücret tavanını geçmemek üzere, anılan her kuruluş için ayrı ayrı veya birlikte tespit etmeye veya değiştirmeye; gerektiğinde ortalama ücret toplamı içinde yer alan ödeme unsurlarını ayrıca belirlemeye veya sınırlandırmaya; uygulamaya ilişkin esas, usul ve diğer hususlar ile ödeme tarihlerini düzenlemeye; ortalama ücret toplamı ve ortalama kanuni ücret tavanı kapsamındaki ödemeleri belirlemeye, kapsama dahil edip etmemeye, bu husustaki tereddütleri gidermeye; Devlet memurlarının mali ve sosyal haklarında yapılacak genel veya kısmi nitelikteki artış oranlarını geçmemek üzere ortalama ücret toplamı üst sınırını daha düşük oranlarda artırmaya yetkilidir.

Kapsama dahil kuruluşlar, Bakanlar Kurulu kararıyla tespit edilecek ortalama ücret toplamı üst sınırının altında, ortalama ücret toplamı alan personeli hakkında; Bakanlar Kurulu kararıyla tespit edilecek ortalama ücret toplamı üst sınırını aşmamak, usul ve esaslar ile diğer belirlemelere uymak kaydıyla, ortalama ücret toplamını oluşturan ödemeleri mevzuatları dahilinde tespit etmeye devam ederler. Ancak, bu tespitlerini yaparken hiçbir surette ortalama ücret toplamı üst sınırını aşacak şekilde ödemeye sebep olacak düzenleme, değişiklik veya artış yapamazlar.

Diğer kanunların bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.” denilmektedir.

Anılan KHK maddesinde, “özel kanunlarla kamu tüzel kişiliğini haiz olarak kurul, üst kurul, kurum, enstitü, teşebbüs, teşekkül, fon ve sair adlarla kurulmuş olan bütün kamu kurum ve kuruluşları”, “kapsama dahil kuruluş” olarak kabul edilmiştir. “Kapsama dahil kuruluş” ibaresinden, asli ve sürekli görevleri ücret, mali ve sosyal haklar dışında 657 sayılı Kanuna tabi personel eliyle yürütülen ve personeli için, ilgili mevzuatları uyarınca, 657 sayılı Kanun hükümleri dışında bir ödeme sistemi getirilen kuruluşların anlaşılması gerekmektedir. Anılan KHK hükmü ile, Bakanlar Kuruluna, bu kuruluşlarda çalışan personele ödenen ücretlerdeki artış oranının üst sınırını belirleme yetkisi verilmiştir. Söz konusu kuruluşlar, personel ücretlerini, Bakanlar Kurulunca belirlenen üst sınır oranı çerçevesinde artırabilmektedirler.

Her ne kadar İETT Genel Müdürlüğü, özel bir kanunla kurulmuş, kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluş ise de, personel statüsü bakımından yukarıda sayılan “kapsama dahil kuruluş”lardan farklıdır. Genel Müdürlük personeli, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olduğundan, 657 sayılı Kanunun 146 ncı maddesi uyarınca, kendilerine bu Kanun ile sağlanan haklar dışında ücret ödenmesi veya başka bir yarar sağlanması mümkün değildir.

Bu itibarla dilekçilerin iddialarının reddi ile 1025 sayılı ilamın 6. maddesi ile toplam 354.940,08 TL.’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

  1. Dilekçi 1025 sayılı ilamın 9’uncu maddesi ile 88.428,75 TL.’ nin tazminine dair hükme itiraz etmekte ise de, aynı tazmin hükmünde iştiraki bulunan Remzi ALTINYURT ile diğer 34 sorumlunun başvurusu üzerine düzenlenen 04.11.2014 tarih ve 39616 tutanak sayılı Temyiz Kurulu ilamı ile kaldırılmış bulunduğu anlaşılmakla dilekçinin işbu madde ile ilgili itirazı üzerine Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına,

Karar verildiği 04.11.2014 tarih ve 39618 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:57:11

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim