Sayıştay 7. Dairesi 37676 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

37676

Karar Tarihi

11 Mart 2014

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2009

  • Daire: 7

  • Dosya No: 37676

  • Tutanak No: 38573

  • Tutanak Tarihi: 11.03.2014

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden ve duruşma talebinde bulunan Salih KAYA, Kemal BELECİ, Mümin KAMACI adına vekili Av. Ahmet KOÇ ile Sayıştay Savcılığının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşüldü:

  1. 1171 sayılı ilamın 1’inci maddesinde, Didim Belediyesi 2009 mali yılı yönetim dönemi hesabı eki genel mizanda “Gelirlerden Takipli Alacaklar” hesabının ayrıntılı olarak incelenmesi sonucunda; 2004 yılında tahakkuk eden vergi, harç ve kira gelirlerinin tahsil zamanaşımına uğratılarak kamu zararına neden olunduğu gerekçesiyle toplam 850.364,86 TL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi dilekçesinde, Sorguya daha yapılan itirazlarında 2004 yılı alacakları ile ilgili kayıtların yeterince sağlıklı olmadığı, mükerrer ve hatalı tahakkuklar bulunduğu ve genel mizanda alacak olarak görünen bina,arsa,arazi,çevre temizlik vergisi olarak görünen alacakların büyük çoğunluğunun terkini yapılması gereken alacaklar olduğunun 11 madde halinde sıralandığını, Ancak savunmalarının eki evrak olmaması gerekçesi ile kabul görmediğini, hatalı tahakkuk ve kayıtlardan 11 madde halinde sayılan hataların terkin edilmesinin onbinlerce mükellefin bulunması nedeni ile bunların tasnif edilmesi, adres tespitleri, tapu sicil müdürlüğü ile yapılan yazışmalar yıllarca sürebilecek işlemleri kapsayıp, Aynı zamanda bu iş ve işlemleri yürütebilecek nitelikli eleman bulunması işin öğretilmesinin yine uzun bir süreç alacağını, Sorguda sadece belediye bilgisayar sisteminden belediye alacakları ile ilgili listeler çıkartılarak işlem yapıldığını, listeler ile ilgili detaylı bilgilerin taraflarına sunulmadığını, Daha önceki sorgu evrakına vermiş oldukları savunmalarında tahsil edilen 41.109,12-TL lik miktara ilaveten 13.348,28-TL bina vergisi, 12.499,4-TL arsa vergisi ,462,51-TL arazi vergisi, 5.267,68-TL çevre temizlik vergisi tahsilatı olmak üzere toplam 31.577,96-TL ilave tahsilat veznelerinden tahsilat yapılmış olup, mükellef tahakkuk ve tahsilat listelerinin yazı ekinde gönderildiğini,

Yine sorguya verilen savunmada belediye emlak istimlak müdürlüğü bünyesinde yapılan taramalar, diğer kurumlarla yapılan irtibatlandırmalar ve bünyelerindeki incelemelerde bina vergisi, arsa vergisi, çevre temizlik vergisi, arazi vergisi mükelleflerinin kayıtları taranarak toplam 140.808,77-TL lik alacağın çeşitli nedenlerle belediye alacağı olarak görünmesine rağmen gerçekte böyle olmadığı ve hazırlanan terkin evraklarında da görüleceği üzere belediyenin alacağından terkin edilmesi gereken alacak olduğunun görüleceğini, Yukarıda bahsedilen terkin işlemleri sorgu cevaplarında belirtilen 11 maddelik hatalı tahakkuk veya işlemlerin neler olduğu ile ilgili açıklamalar kısmındaki gerekçelerinden kaynaklandığını,

Yine sorgu savunmalarında bahsedilen 6111 sayılı yasa kapsamında borçların yeniden yapılandırılmasına ilişkin yasa kapsamında belediyeye başvuran bina, arsa, arazi, çevre temizlik vergisi mükelleflerinin diğer yıllara ait borçlar ile birlikte 2004 yılına ait borçlarına 86.794,11-TL yapılandırılarak ödeme işlemleri devam ettiğini, Ancak yapılandırma işlemlerinde yıl ayrımı yapılarak yapılandırma yapılmaması nedeniyle 2004 yılına ait yapılandırmalar ayrı olarak toplanmak suretiyle miktar belirlenerek savunmaya yazabildiklerini, Yukarıda açıklanan peşin tahsilat, tahakkuktan terkin ve 6111 sayılı yasa kapsamında yapılandırma dahil olmak üzere 2004 yılına ait sorgu da bahsedilen bina,arsa,arazi,çevre temizlik vergisi alacaklarından toplam 259.180,82-.TL düşüm işlemi gerçekleştirildiğini ve buna istinaden belediye başkanlığına yazı yazılarak belediye encümenince terkin işlemine dair karar alındığını,

Ayrıca yine kamu zararı tablosunda belirtilen işgaliye harcı ile ilgili 19.315,20-TL nin 4.868,40-TL.sinin tahsilat, yapılandırma mahsup yolu ile tahsilatı gerçekleştirildiğini, Nazmi KARAKOYUN’a ait olan 700,00-TL işyerinin kapalı olduğu tutanakla tespit edilerek tahakkukun terkin edildiğini, 24448 sicil nolu Ayhan SAV(S..S 59 NOLU MOTORLU TAŞIYICILAR KOOP.) AİT 150,00-TL 21.06.2011 tarih ve 738 nolu encümen kararı ile taksi durağının özel mülkiyet olması nedeniyle tahakkuk terkininin yapıldığını ve toplamda 5.718,40-TL nin ilamından düşümü sağlandığını,

Yine kamu zararı tablosunda belirtilen imar ile ilgili harçlar bölümünde belirtilen alacaklar üzerine yapılan incelemeler neticesinde bazı alacakların banka kanalıyla yatırılarak tahakkuktan düşülmemesi nedeniyle alacak olarak göründüğü tespit edilerek düşümü sağlandığını ve evrakların ekte sunulduğunu, Ayrıca bazı imar ile ilgili harçlar kanununda imar ve şehircilik müdürlüğü bünyesinde bazı alacakların gerçekle bağdaşmadığı, vatandaşın işlem yaptırmak için Belediyeye gelerek talepte bulunduğu tahakkukun yapılmasına müteakip işlem yaptırmaktan herhangi bir sebeple vazgeçtiği veya böyle bir işlemin yapılmadığı yada işlemini başka bir yıl içinde yaptırdığı belirtilmiş olduğu için tahakkukun mükerrer olduğu tespiti yapılmış olup başkanlık makamına yazılarak belediye encümenince terkin işlemine dair karar alındığını, 16.08.2012 tarih ve 1027 nolu enc.kararı ile 2.337,34-TL nin tahakkuktan terkinine karar verdiğini, geriye kalan kısım 18.847,66-TL nin tahsilatına ilişkin evrakların ekte sunulduğunu,

Yine kamu zararı tablosunun kira gelirleri kısmında bulunan alacak ile ilgili sorgu evrakına yapılan savunmalarında daha önceki TEDAŞ daha sonra devredilen kurum Menderes Elektrik A.Ş nin; belediye gayrimenkulu binalarda kiracı bulunduğu dönemlerde belediye alacak tablolarında görünen ancak gerçekte böyle bir borç üzerinde hiçbir zaman mutabakat sağlanamayan ve sonuçta kurumları ile diğer kurum arasında yargı konusu olan kira miktarı 181.846,51-TL.’nin gerçekte belediye kayıtlarında alacak olarak takip edilmesi gereken miktar olarak değerlendirilmenin tutarlı olmayacağını, şöyle ki belediye ile TEDAŞ İşletme Başmühendisliği arasında 2002 tarihinde imzalanan sözleşme ile kira bedeli 163,00-TL olarak belirlenerek böyle başladığını daha sonra 2003 yılında belediye tarafından kira bedeli 1.500,00-TL olarak belirlendiğini, Ancak TEDAŞ İşletme başmühendisliğinin bu miktarı kabul etmeyerek kira miktarı yüksek bulunarak devletin öngördüğü en yüksek kira artış oranında bedel belirleyerek 220.05-TL ödeyeceğini yazışmalarında belirttiğini, Daha sonraki yıllarda aynı şekilde belediye tarafından kira artışları yüksek belirlenmesine rağmen TEDAŞ müdürlüğü tarafından yasal artışlar yapılarak kira ödeme yoluna gidildiğini, Bunun ile ilgili TEDAŞ Müdürlüğü bu yıllara ait yapmış olduğu işlemleri belediyeye yazılı olarak bilgilendirmelerle 2002,2003,2004 yıllarına ait kira borçlarını yasal artışlar suretiyle belediyenin TEDAŞ a olan elektrik borçlarımıza mahsup etmek suretiyle ödediğini beyan ettiğini ve ödeme emrinin iptalini talep ettiğini, Yine belediye encümeni tarafından 22.11.2005 -1775 sayılı kararı ile TEDAŞ İşletme başmühendisliğinin kira borçlarının tahsili için karar alındığının belediye avukatlığına bildirildiğini, Sorgu evraklarına yazılan savunmalarında göndermiş bulundukları Didim sulh hukuk mahkemesinin gerekçeli kararında da görüleceği üzere kira ile ilgili TEDAŞ veya menderes elektrik dağıtım A.Ş ve belediye arasında sürekli bir kira anlaşmazlığı sözkonusu olduğunu, Bu karar incelendiğinde eskiye dönük kiranın dava dilekçesindeki kiralamaların talep edilen önceki döneme ait aylık kira bedellerinin 405,00-TL olduğu iddiasına ve beyanına davacı ve bileşik davalı vekilleri tarafından itiraz edilmediği görüldüğünden çekişmeli kısmın tespitinde mahkemece bu miktar esas alınmıştır denildiğini ve 2008 yılındaki kira bedelini 1.900,00-TL olarak tespit ettiğini, Belediye tahakkuklarında bulunan miktarların gerçeği yansıtmadığını ve zaten mahkemece de 405,00-TL ye itiraz bulunulmadığının belirtildiğini, Mahkeme kararında dahi borçların mahsubu ile ilgili karar alındığını, Sonuç olarak her ne kadar belediye encümenince yasal artışılar dışına çıkılarak kira bedelleri belirleyerek tahakkuka bağlamış olsa bile ilgili kurum tarafından bu artışlar yasal olmadığı gerekçesi ile kabul görmediğini ve yasal artışlar yapılarak belediyemizin kuruma olan borçları üzerinden mahsuplaşma yapıldığının kurumun belediyeye yazmış olduğu yazılarda da görüldüğünü, Konu ile ilgili bilgi ve belgeler savunma ekte olup, 1171 nolu ilamın 1. maddesindeki kiralar ile ilgili kısmındaki TEDAŞ tan alacakları olarak görünen kısmın gerçekle hiçbir alakası bulunmamakta olup terkini gerektiğini, Gelir müdürlüğünün 16.08.2012 tarihli yazılarına istinaden belediye encümenince alınan 16.08.2012 tarih ve 1026 sayılı encümen kararında 226.226.,69-TL nin( 181.846,51-TL ilam rakamı) terkin edilmesinin uygun görüldüğünü,

Kiralar kısmında yer alan TL lik alacak S.S. 141 nolu motorlu taşıtlar koop. ne ait olup 1.312,21-TL kira bedeli nakit olarak tahsil edildiğini ve tahsilat makbuz suretinin ekte sunulduğunu, Ayrıca Sayıştay sorgusuna yapılan veya sorgu evrakının tebliği esnasında ilamın 1 .maddesindeki sorumlulukların tespiti hususunda hata yapılarak bazı hususlar sehven atlanarak ve ya unutularak bazı evrakların Sayıştay denetçilerine verilemediğini, Şöyleki ilamın 1.maddesindeki hususlar ile ilgili Belediye Başkanı Mümin KAMACI, Muhasebe Yetkilisi Kemal BELECİ VE Gelir Müdürü Salih KAYA sorumlu tutularak kamu zararının izahı istendiğini, Daha sonra başkanlıklarınca yapılan tespitlerde belediye başkanlık makamının 13.04.2009 tarih ve M.09.6.DİD.0.10/733 sayılı yazısı ile Ahmet KARAOĞLU na ve yine 10.04.2009 tarih ve M.09.6.DİD.0.10/731 sayılı yazıları ile Süleyman BÖCÜ ye 5393 sayılı belediye kanununun 42. maddesi gereği yetki devri yapıldığı ve gelirlerin tahakkuk, tahsilat ve gelirlerin tahakkuk, tahsilat ve takibi konusunda yetkilendirildiği görülmekte olup, sorumluluk yüklenmiş bulunduğunu, Bu nedenle sorgu evrakında sorumluluklarla ilgili kısmın eksik kaldığı düşünülmekte olup Sayıştay Kanununun 52.ve 56.maddeleri gereği "Yargılamanın iadesi" ile ilamın düzeltilmesini talep ettiklerini,

Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda kamu zararı olarak hükmedilen toplam 850.364,86-TL lik tutardan 140.808,75-TL bina,arsa,arazı ve çevre temizlik vergisinden terkin edilmesi gerektiğini, 86.794,11-TL nin 6111 sayılı yasa kapsamında yapılandırma nedeniyle yapılandırılarak tahsilat yapılmaya devam ettiğini, İmar ile ilgili harçlardan evrakı bulunan terkini gereken veya yapılamış işlemi olan 21.185,19-TL TEDAŞ a ait tahakkuktan terkin edilmesi gereken ve encümen kararı ile terkin edilen 181.846,51-TL, kira borcu tahsilatı 1.312,21-TL ve 31.577,96-TL peşin tahsilat ve işgaliye harcı kamu zararı miktarından 19.315,20-TL nin, 5.718,40-TL nin ilamdan düşümü sağlanarak toplam 469.243,85-TL lik miktarın kamu zararından düşülerek işlem yapılması gerektiğini belirtmektedir.

Sayıştay Başsavcılığı; “İlamın 1. maddesi yönünden:

Fazla ödemelerden bir kısmı tahsil edilmiş, bir kısmının 6111 sayılı yasaya göre yeniden yapılandırılmış, bir kısmının banka kanalıyla tahsilatı sağlandığı halde tahakkuktan düşmediği için alacak göründüğünü, yine tazminine hükmedilen bir kısmın TEDAŞ ile davalı durumda olduğu sonucuna göre hareket edileceği ileri sürülmüş ayrıca bir kısmı içinde terkin yapılmış olup bu işlemlere ilişkin belgeler gönderilmiştir.Bu belgelerin yargılamanın iadesi yönünden değerlendirilmek üzere dosyanın bu madde yönünden Dairesine gönderilmesine, karar verilmesi mütalaa olunur.” Şeklinde görüş belirtmiştir.

Dilekçiler tarafından fazla ödemelerden bir kısmının tahsil edilmiş, bir kısmının 6111 sayılı yasaya göre yeniden yapılandırılmış, bir kısmının banka kanalıyla tahsilatı sağlandığı halde tahakkuktan düşmediği için alacak göründüğü, yine tazminine hükmedilen bir kısmın TEDAŞ ile davalı durumda olduğu sonucuna göre hareket edileceği ileri sürülmüş, ayrıca bir kısmı içinde terkin yapılmış olup bu işlemlere ilişkin belgeler gönderilmiştir.

İbraz edilen bu belgelerin incelenmesi temyiz konusu olmadığından, söz konusu belgelerin yargılamanın iadesini gerektiren nitelikte görüldüğü takdirde bu yolda işlem ifasını teminen dosyanın İLGİLİ DAİREYE TEVDİİNE,

  1. 1171 sayılı ilamın 2’nci maddesinde, Didim Belediyesine ait Mezbahane’de yapılan kesim işlemlerinin takip edildiği Tahakkuk-Tahsilat Defterinin incelenmesi sonucunda, 2004 yılında tahakkuk eden “Hayvan Kesimi ve Et Nakil Ücretleri” tutarlarının zamanında tahsil ve takip edilmeyerek zamanaşımına uğratıldığı gerekçesiyle toplam 21.212,32 TL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi dilekçesinde, Konu ile ilgili belediyedeki belgelerin incelenmesi neticesinde tahakkuk ve tahsilat defterlerinin çok sağlıklı bilgiler taşımadığı ile ilgili savunma yapılarak konunun ayrıntılı olarak incelenerek tahsili gereken miktarın tahsili sağlanarak Sayıştay Başkanlığı 'na bilgi verileceğinin belirtildiğini, Yapılan inceleme neticesinde belediye mezbahasından alınan tahakkuk ve tahsilat defterlerinin tutarlı bilgiler içermediği tespit edilmiş olsa da konu ile ilgili belgeler bir araya getirilememiş olup; sorgu evrakına yapılan savunmalar ile birlikte 8.800,46-TL tahsilat yapılarak evrakların savunma ekinde sunulduğunu, Sayıştay Başkanlığı'nın 01.11.2011 karar 1171 sayılı ilamı ile tazminine karar verilen 21.212,32-TL ile ilgili Karadayılar Ltd.Şti nin 6.886,31-TL si belediyemizden alacaklı olduğu miktar ile mahsuplaşılarak, Tahsin BUDAK'tan 513,63-TL nakden tahsil yoluyla, Mustafa KIRAY'ın borçları 6111 sayılı yasa kapsamında 616,73-TL taksitler halinde taksitlendirildiği, bugün itibari ile ödenmesi gereken ilk 8 taksit miktarı olan 4.933,80-TL.’nin tahsil edildiğini, Yapılandırmasının devam ettiğini, Baykallar Ltd.Şti.den ise belediyeden alacaklı olduğu miktar ile mahsuplaşılarak 4.552,79-TL tahsil edilmiş, toplam 16.946,53-TL tahsilat yapılmış olup kalan 4.265,79-TL Mustafa KIRAY a ait 6111 sayılı yasa kapsamında yapılandırması devam ettiğini(Tahsil Edilen Alacak 16.946,53-TL+6111 Sayılı yasa ile tahsil edilecek 4.265,79-TL=21.212,32-TL) belirtmektedir.

Sayıştay Başsavcılığı; Tahsilat tarihi hüküm tarihinden sonra olduğundan yapılan işlem ilamın infazı mahiyetindedir. Sayıştay’ca yapılacak bir işlem bulunmadığına, karar verilmesi mütalaa olunur.” Şeklinde görüş belirtmiştir.

Dilekçi tarafından gönderilen tahsilat belgelerinin incelenmesinde, 2’nci maddeye ilişkin tahsilatın bir kısmının hüküm tarihinden önce bir kısmının da hüküm tarihinden sonra yapıldığı anlaşılmaktadır.

Hüküm tarihinden sonra yapılan tahsilatlar hükmün infazı mahiyetinde olduğu için bu hususta Kurulumuzca Yapılacak bir İşlem Bulunmadığı, hüküm tarihinden önce yapılan tahsilatlar ise temyiz konusu olmayıp yargılamanın iadesiyle ilgili bulunduğundan, Kurulumuzca Yapılacak İşlem olmadığı ve gereğinin ifasını teminen dosyanın ilgili Daireye Tevdiine;

  1. 1171 sayılı ilamın 3’üncü maddesinde, 2009 mali yılı yönetim dönemi hesabı eki Bütçe Gelirlerinin Tahakkuk Tahsilat Cetvelinin incelenmesi sonucunda, Didim Belediyesi tarafından 19 adet mükellefe ait toplam 23.561 kg tıbbi atık bertaraf edilmiş olmasına rağmen, Tıbbi Atık Depolama Bedeli olarak Didim Belediyesince herhangi bir tahakkuk ve tahsilat yapılmadığı gerekçesiyle toplam 824,63 TL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi dilekçesinde, Söz konusu kamu zararı miktarı 824,63-TL nin 692,58-TL sinin Didim Devlet Hastanesinin belediyeden alacaklı olduğu miktar ile mahsuplaşılarak geriye kalan 132,05-TL lik kısmın ilgili firmalardan talep edilerek tahsilat makbuzu mukabilinde geriye tahsili sağlanmış olup, tahsilata ilişkin evrakların ekte sunulduğunu belirtmektedir.

Sayıştay Başsavcılığı; Tahsilat tarihi hüküm tarihinden sonra olduğundan yapılan işlem ilamın infazı mahiyetindedir. Sayıştay’ca yapılacak bir işlem bulunmadığına, karar verilmesi mütalaa olunur.” Şeklinde görüş belirtmiştir.

Dilekçi tarafından gönderilen tahsilat belgelerinin incelenmesinde, 3’üncü maddeye ilişkin tahsilatın bir kısmının hüküm tarihinden önce bir kısmının da hüküm tarihinden sonra yapıldığı anlaşılmaktadır.

Hüküm tarihinden sonra yapılan tahsilatlar hükmün infazı mahiyetinde olduğu için bu hususta Kurulumuzca Yapılacak bir İşlem Bulunmadığı, hüküm tarihinden önce yapılan tahsilatlar ise temyiz konusu olmayıp yargılamanın iadesiyle ilgili bulunduğundan, Kurulumuzca Yapılacak İşlem olmadığı ve gereğinin ifasını teminen dosyanın ilgili Daireye Tevdiine,

  1. 1171 sayılı ilamın 5’inci maddesinde, Didim Belediyesi Su ve Kanalizasyon İşleri tarafından ödenen Ziraat Bankası ve Halkbank Personel Yardımlaşma Vakfı İçme Suyu Tesislerine ait elektrik faturalarında tarifenin hatalı alınması sonucu kamu zararına sebep olunduğu gerekçesiyle toplam 185,87 TL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi dilekçesinde, Sorgu konusu 8.397,67-TL lik kamu zararının 8.211,80-TL sinin daha önce vermiş olduğumuz savunmalarda tahsilat işlemi gerçekleştirildiğini, İlam ile Eksik tahsil edilen 185,87-TL lik kısmında tahsilatı yapılarak belgelerinin ekte sunulduğunu belirtmektedir.

Sayıştay Başsavcılığı; “Tahsilat tarihi hüküm tarihinden sonra olduğundan yapılan işlem ilamın infazı mahiyetindedir. Sayıştay’ca yapılacak bir işlem bulunmadığına, karar verilmesi mütalaa olunur.” Şeklinde görüş belirtmiştir.

Tahsilatın hüküm tarihinden sonra yapıldığı ve hükmün infazı mahiyetinde olduğu anlaşıldığından Kurulumuzca Yapılacak bir İşlem Bulunmadığına,

  1. 1171 sayılı ilamın 6‘ncı maddesinde, Güvenliği sağlamak amacıyla ilçeye gelen 50 adet emniyet mensubunun konaklama giderlerinin Belediye bütçesinin temsil ağırlama kaleminden ödendiği gerekçesiyle toplam 45.210,94 TL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi dilekçesinde, 01.12.2011 karar 1171 sayılı Sayıştay 7.Dairesinin kararında her nekadar temsil, tören ve ağırlama giderlerine aykırı işlem yapıldığı belirtilse de yapılan konaklama işleminin sadece temsil, tören ve ağırlama giderleri kapsamında değerlendirmemek gerektiğini, Şöyleki 5393 Sayılı Belediye Kanununun 38.maddesinin bendinde Belediye başkanının görev ve yetkileri açıkça tarif edilerek, bu maddedede "belde halkının huzur,esenlik,sağlık ve mutluluğu için gerekli önlemleri almanın" görevleri arasında sayıldığını, Yine 5393 Sayılı Belediye Kanununun 75 .maddesinin a ve b bendlerin de "Mahalli idareler ile merkezi idareye ait asli görev ve hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla gerekli ayni ihtiyaçları karşılayabilir, geçici olarak araç ve personel temin edebilir" denildiğini, Yukarıda sayılan 5393 Sayılı Belediye Kanununun ilgili hükümleri gereği emniyet müdürlüğü mensupları için yapılan konaklama giderleri temsil, tören ve ağırlama gideri kapsamı dışında tutulması gerektiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

Sayıştay Başsavcılığı; “Yerinde görülen savunmalar doğrultusunda sorumluların aklanmasına , karar verilmesi mütalaa olunur.” Şeklinde görüş belirtmiştir.

Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesinde, Belediye misafirlerine 550 gece konaklama hizmetinin(19.06-07.07.2009 tarihleri arası) 4734 sayılı Kanunun 22/d bendine göre satın alındığı anlaşılmaktadır.

Daire Kararında, başka bir kamu kurumunda görevli olup Belediyeye görevli olarak gelmiş olan ve dolayısıyla da Belediyenin misafiri konumunda bulunmayan, ayrıca görevlerinin icap ettirdiği yemek ve konaklama giderleri için 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümleri çerçevesinde kurumlarından harcırah alan kişilere konaklama giderinin “Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi” hükümleri çerçevesinde ödenmesi mümkün bulunmadığı gerekçesiyle verilmiştir.

5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun "Belediyenin Giderleri" başlıklı 60. maddesinin (k) bendinde temsil, tören, ağırlama ve tanıtım giderlerinin bütçeden ödeneceği belirtilmiş, aynı zamanda Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi ile de bu harcamaların belediye bütçesinden yapılabileceği belirtilmiştir.

Aynı Kanun’un 38. maddesinin "Belediye Başkanının görev ve yetkileri" (o) bendinde "Temsil ve ağırlama giderleri için ayrılan ödeneği kullanmak" yetkisi Belediye Başkanına bırakılmıştır.

Yukarıda adı geçen yönergenin "Genel Kural" başlıklı 3. Maddesine göre: "Temsil, ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini belediye başkanının takdirine tabidir.

(…)" ve yine aynı yönergenin "Ağırlama Giderleri" başlıklı 5. maddesinde;

"Ağırlama, beldenin misafiri durumunda olan;

(…)

Beldenin kalkınmasında katkısı olanlar veya olacağı anlaşılanlar, ile bu kişilerin eşleri ve refakatindeki görevliler için, geleneklere ve davetin şümulüne göre, ağırlama, konaklama, konutlandırma ve bu işlerle ilgili olarak hazırlıkların gerektirdiği giderlere ziyafet, kokteyl, (…) giderleri şeklinde yapılır." denilmiştir.

Yönergenin 3. maddesine göre genel kuralın "Temsil, Ağırlama ve Tören Giderlerinin" konu, kapsam ve miktar tayininin Belediye Başkanının takdirine bağlı olması olduğundan ve 5. maddesine göre “beldenin kalkınmasında katkısı olanlar veya olacağı anlaşılanlar”ın ağırlama, konaklama, ziyafet, kokteyl gibi giderlerinin karşılanması mümkün olduğundan; Kamu güvenliği ve asayişin sağlanması için gelen Emniyet görevlilerinin konaklama giderlerinin karşılanması mümkündür.

Bu itibarla, dilekçi talebinin kabulü ile 1171 sayılı ilamın 6. maddesiyle toplam 45.210,94 TL.’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA

  1. 1171 sayılı ilamın 7’nci maddesinde, Görev ve hizmetle ilgisi bulunmayan, kutlamadan ziyade kişisel mesajlara ağırlık veren ve yerel gazetelerde yayımlanan kutlama, duyuru ve anma ilanların bedellerinin belediye bütçesinden ödendiği gerekçesiyle toplam 62.144,60 TL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi dilekçesinde, 5393 sayılı belediye kanununun 60. maddesinde belediyenin giderleri bölümünde temsil,tören,ağırlama ve tanıtım giderlerinin bu giderleri kapsadığı belirtilmiş olup; belediyenin üst amir sıfatı ile belediye başkanının belediyeyi temsili yetkili olduğu ve bu giderlerin kendi takdir yetkisinde bulunduğunun belirtildiğini, Ayrıca konunun kapsamı miktarı ile ilgili yetki belediye başkanının takdirine bırakıldığını, Yine belediye bütçesinden yapılacak temsil,tören ve ağırlama giderleri yönergesi kapsamının bu kadar geniş olmasına ve yönergenin 10.maddesinde belirtilen giderler dışında kalan veya mahalli örf,adet,sosyal yaşantı için gerekli sayılan etkinlik ve törenler için harcama yapılabilir hükmü yer aldığını, Belediye Meclisi tarafından bu konu ile ilgili yapılacak harcamalar için belediye bütçesine ödenek tahsis edilerek belediye başkanının harcamasına sunulduğunu, Ayrıca ülke genelindeki bütün belediye başkanları bu tür kutlama ilanlarını kendi resimlerini de ekleyerek yaptıklarını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

Sayıştay Başsavcılığı; “Yerinde görülen savunmalar doğrultusunda sorumluların aklanmasına, karar verilmesi mütalaa olunur.” Şeklinde görüş belirtmiştir.

Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesinin 3. maddesinde “Temsil-ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye başkanının takdirine tabidir....”

  1. maddesinde “Aşağıda belirtilen törenlerin gerektirdiği giderlerin tümü veya bir kısmı, tören komitesinin kararı ile ödenebilir;

a) Resmi ve dini bayramlar ile anma günleri,

b) Beldenin kurtuluş günleri,

c) Festival ve fuarlar,

d) Beldenin sosyal, ekonomik ve kültürel kalkınmasına katkıda bulunacak temel atma ve açılış günleri,

e) Milli mücadeleye ait önemli günler.”

  1. maddesinde “Yukarıdaki maddelerde belirtilen giderler dışında kalan ve yapılması Belde için gerekli olan veya mahalli örf, adet ve sosyal yaşantı için de gerekli sayılan etkinlik ve törenler için (nişan, nikah, ölüm gibi) harcama yapılabilir.”

Hükümleri yer almaktadır.

Bu hükümler uyarınca, resmi ve dini bayramlar ile, öğretmenler günü gibi anma günlerinde yerel gazetelere verilen kutlama ilanları ile Belediye hakkında tanıtıcı bilgilerin duyurulmasına yönelik ilanlar için yapılan harcamalar, Belediyeyi temsilen yapılan ve amirin takdir yetkisi içinde mutalaa edilebilecek türden harcamalar olduğundan mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

Bu itibarla, dilekçi iddialarının kabulü ile 1171 sayılı ilamın 7. maddesiyle verilen 62.144,60 TL.’ye ilişkin tazmin hükmünün KALDIRILMASINA

  1. 1171 sayılı ilamın 8’inci maddesinde, Uygun Konteynır Makine İmalat Sanayi İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. yüklenimindeki 52.290,00TL sözleşme bedelli “300 adet 400 litrelik çöp konteynırı satın alınması işi” süresi içinde bitirilmemiş olmasına rağmen gecikme cezası kesilmediği gerekçesiyle toplam 18.824,40 TL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi dilekçesinde, Sorguya yapılan savunmalarında ihale dosyasının incelenmesinde idari şartname ile sözleşme hükümlerinin "gecikme halinde uygulanacak cezalar ve sözleşmenin feshi" ile ilgili kısmında birbiri ile uyuşmadığı idari şartnamede gecikme cezasının %2 olarak yazılmış olduğu, sözleşme tasarısında ise 0,0006 olarak yazıldığının görüldüğü, Her ne kadar ihale dokümanını oluşturan belgelerde öncelik sırası 1. sırada idari şartname 2.sırada teknik şartname 3. sırada sözleşme tasarısı sıralanmış olsa bile sözleşme tasarısı ile sözleşme hükümleri gecikme halinde uygulanacak cezalar bölümünde 0,0006 olarak yazılmış olup ,birbirleri ile uyuşmaktadır denilerek savunma yapıldığını, Sayıştay 7.Dairesinin 01.12.2011 karar 1171 nolu ilamı ile yapılan savunma kabul görmeyerek idari şartnamedeki gecikme zammı hükümleri uygulaması kabul edilerek kamu zararının tazminine karar verildiğini, Daha önceki savunmalarındaki belirtilen hususlar ile ilgili görüşlerinin geçerli olduğunu, Böyle bir hususta hata yapılmış olsa bile herhangi bir kasıt bulunmamakta olup sehven yapılmış bir işlem olduğunu, idari yargıda dahi sözleşme hükümleri göz önüne alınarak değerlendirileceğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

Sayıştay Başsavcılığı; “İdari şartnamede %2 oranında gecikme cezası öngörüldüğüne göre bu orana göre ceza kesilmesi gerektiğinden Daire Kararının onanmasına, karar verilmesi mütalaa olunur.” Şeklinde görüş belirtmiştir.

4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun “İlkeler” başlıklı 4 üncü maddesinde; “Bu Kanuna göre düzenlenecek sözleşmelerde, ihale dokümanında yer alan şartlara aykırı hükümlere yer verilemez” denilmektedir. İşe ait idari şartnamenin “Gecikme halinde uygulanacak cezalar ve sözleşmenin feshi” başlıklı 51 inci maddesinde; “Yüklenicinin, sözleşmeye uygun olarak malı süresinde teslim etmediği takdirde İdare tarafından en az 10 gün süreli yazılı ihtar yapılarak gecikilen her takvim günü için sözleşme bedelinin %2(yüzde iki)’si oranında gecikme cezası” uygulanacağı hükmü yer almaktadır.

İşin 06.08.2009 tarihinde imzalanan sözleşmesinin “Sözleşmenin ekleri” başlıklı 8 inci maddesi, “İhale dokümanı, bu sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olup İdareyi ve yükleniciyi bağlar. Ancak, sözleşme hükümleri ile ihale dokümanını oluşturan belgelerdeki hükümler arasında çelişki veya farklılıklar olması halinde ihale dokümanında yer alan hükümler esas alınır.

İhale dokümanını oluşturan belgeler arasındaki öncelik sıralaması aşağıdaki gibidir:

  1. İdari Şartname

  2. Teknik Şartname

  3. Sözleşme Tasarısı” şeklindedir.

Ayrıca sözleşmenin “Teslim programı ve teslim tarihi” başlıklı 10 uncu maddesinde de, sözleşme konusu malların tamamının “sözleşmenin imzalanmasını müteakip 40 günlük teslim süresi içinde” Belediye ambarına teslim edileceği hüküm altına alınmıştır.

Buna göre; işin bitirilmesi gereken tarih 15.09.2009 iken, malın teslim tarihi 03.10.2009 olduğundan 18 günlük bir gecikme söz konusudur ve bu süre için gecikme cezası uygulanması gerekmektedir. Her ne kadar ihale dokümanını oluşturan belgelerde öncelik sırasına göre idari şartname, sözleşme tasarısından önce yer almakta ise de; dilekçiler tarafından İdari şartnamede %2 oranında gecikme cezası öngörülmesinin sehven yapılmış bir işlem olduğu belirtilmektedir. Bunun yanı sıra, şartnamede yer alan gecikme cezasının sözleşmede de aynı şekilde yer alması sözkonusu olsa dahi, adi yargıda tarafların cezai şartın miktarını serbestçe tayin edebilmelerine karşın Borçlar Kanunu’nun 161/son maddesinde hakimin aşırı gördüğü cezai şartı indirmekle yükümlü olduğu yönünde kararlar mevcut olup, sonuçta hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun bir cezai şart miktarına hükmedilmesi uygun olacaktı.

Bu nedenlerle, dilekçi iddialarının kabulü ile sözleşmede yer alan gecikme cezasının uygulanması neticesinde, 1171 sayılı ilamın 8’inci maddesiyle toplam 18.824,40 TL.’ye tazmin hükmünden 18.259,74 TL.’nin düşülerek geriye kalan ve mevzuata aykırı ödenen 564,66 TL.’nin ilamda isimleri yazılı sorumluların uhdelerinde kalmak üzere DÜZELTİLMEK SURETİYLE TASDİKİNE

  1. 1171 sayılı ilamın 9’uncu maddesinde, Didim Belediyesi personeline tahsis edilen cep telefonlarına ait görüşme bedellerinin Belediye bütçesinden ödendiği gerekçesiyle toplam 22.689,56 TL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi dilekçesinde, Sorguya yapılan itirazlarında belediye sahil şeridinin uzunluğu, belediye sahasının genişliği nedeni ile belediye hizmetlerinde gecikmelere sebebiyet verilmemesi, meydana gelecek olumsuzlukların giderilmesi ve daha hızlı hizmet verilmesi amacıyla belediye başkan ve yardımcıları, daire amiri,şef,saha görevlilerine 62 adet GSM hattı tahsis edildiğini, Yapılan uygulama ile ilgili kamu oyundan olumlu tepkiler alındığını, Zaten konuşma bedellerinin de 30-TL lik kısmı belediye encümenimizin kararı ile belediye bütçesinden karşılanmak geriye kalan konuşma bedelleri de maaşlarından kesilmek sureti ile yapıldığını, Ancak Sayıştay 7.Dairesi kararı ile belediye bütçesinden ödenen 22.689,56-TL lik telefon görüşme giderinin belediye bütçesinden ödemeyeceği belirtilerek tazminine karar verildiğini, Oysaki Sayıştay 4.Dairesinin 24.02.2000 tarih 28908 nolu kararında belediye başkan ve yardımcılarına ait cep telefon görüşmelerinin belediyenin işleri için yapıldığı ve mecburi vazifelerin icrasının temini için muktezi masraflar kapsamında kabul edilerek görüşme bedellerinin belediye bütçesinden ödenebileceğine karar verildiğini, Ayrıca görüşmelerin resmi görüşmelere ait olduğuna dair belediye başkan ve yardımcıları tarafından imzalanan tutanak düzenlenerek savunma ekine konulduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

Sayıştay Başsavcılığı; “Görevin daha süratli ve etkin olarak yerine getirilmesi için çağdaş iletişim aracı olan cep telefonlarının kullanılması ve sadece resmi konuşma bedellerinin ödenmesi fazla ödeme sayılmayacağından sorumluların aklanmasına, karar verilmesi mütalaa olunur.” Şeklinde görüş belirtmiştir.

5393 sayılı Belediye Kanununda cep telefonu hakkında kullanımı engelleyici herhangi bir düzenleme bulunmamakta, Belediye Bütçesinden yapılacak ödemelerle ilgili olarak 5393 sayılı Belediye Kanununun 60. maddesinde belediyelerle ilgili giderler arasında kanunlarla belirlenen görevlerin yerine getirilmesi için gerekli giderlerden söz edilmektedir. Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesinde, Vodafon Telekominikasyon A.Ş. ile grup içi ücretsiz tarife üzerinden anlaşma yapıldığı, cep telefonu görüşme bedellerinin 30,00 TL.lik kısmının Belediye bütçesinden karşılandığı, kalan miktarın personelin maaşlarından kesildiği anlaşılmaktadır. Görevin daha süratli ve etkin olarak yerine getirilmesi için kullanıldığı belirtilen cep telefonlarına ilişkin görüşme bedellerinin resmi görüşme olduğunun ita amirince de onaylandığı anlaşıldığından dilekçi iddialarının kabulü ile 1171 sayılı ilamın 9’uncu maddesiyle toplam 22.689,56 TL.’ye ilişkin tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

  1. 1171 sayılı ilamın 10’uncu maddesinde, Danışmanlık ve denetim hizmetlerine ilişkin yapılan ödemelerden KDV tevkifatı yapılmadığı tespit edildiği gerekçesiyle toplam 6.318,00 TL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi dilekçesinde, daha önce savunmalarında bahsedilen KDV tefkifatına ait Coşkun YILDIRIM tarafından vergi dairesine verilen bilgi ve belgeler ile defter kayıtları istenildiğini, henüz belediye başkanlığına sunulmadığını, sunulmasına müteakip Sayıştay Başkanlığı'na gönderileceğini belirtmektedir.

Sayıştay Başsavcılığı; “Tazmin hükmünün kaldırılması ile ilgili olarak bir takım belgeler gönderileceği ileri sürülmüş ise de gönderilmemiştir. Daire Kararının onanmasına, karar verilmesi mütalaa olunur.” Şeklinde görüş belirtmiştir.

Dilekçi tarafından, tazmin hükmünün kaldırılması ile ilgili olarak bir takım belgeler gönderileceği ileri sürülmüşse de; belgelerin henüz gönderilmemesi ve konunun esası ile ilgili bir iddia ve itiraz da bulunmaması nedenleri ile dilekçinin temyiz talebi hakkında Kurulumuzca Yapılacak İşlem Bulunmadığına,

  1. 1171 sayılı ilamın 11’inci maddesinde, Yapım işlerine ilişkin mühendislik - mimarlık ve etüt - proje hizmetlerine ödemelerden KDV tevkifatı yapılmadığı tespit edildiği gerekçesiyle toplam 742,50 TL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi dilekçesinde, Söz konusu maddede bahsi geçen Mehmet AYGÜN ün belediyeye yapmış olduğu hizmet karşılığında kesmiş olduğu faturaların KDV lerini vergi dairesi müdürlüğününe tam olarak beyan ettiklerine dair defter kayıtlarını ve KDV beyannamelerini belediyeye verdiklerini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

Sayıştay Başsavcılığı; “Tahsilat tarihi hüküm tarihinden sonra olduğundan yapılan işlem ilamın infazı mahiyetindedir. Sayıştay’ca yapılacak bir işlem bulunmadığına, karar verilmesi mütalaa olunur.” Şeklinde görüş belirtmiştir.

Dilekçe ekinde sunulan defter kayıtları ve KDV beyannamelerinin incelenmesi temyiz konusu olmadığından bu hususta Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına ve sözü edilen belgeler yargılamanın iadesini gerektiren nitelikte görüldüğü takdirde bu yolda işlem yapılması için dosyanın dairesine gönderilmesine,

  1. 1171 sayılı ilamın 12’nci maddesinde, Didim Belediyesi ile sözleşmeli olarak çalışan personel arasında imzalanan 2009 yılına ait sözleşmeler üzerinden sözleşme damga vergisinin kesilmediği gerekçesiyle toplam 117,72 TL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi tarafından tazmin hükmolunan 117,72 TL.’nin 13.08.2012 tarihli, 539147 nolu makbuzla tahsil edildiği belirtilmekte ise de; tahsilatın hüküm tarihi olan 01.12.2011 tarihinden sonra yapıldığı anlaşılmaktadır.

Hüküm tarihinden sonra yapılan tahsilatlar hükmün infazı mahiyetinde olduğu için bu hususta KURULUMUZCA YAPILACAK BİR İŞLEM BULUNMADIĞINA,

  1. 1171 sayılı ilamın 13’üncü maddesinde, Didim Belediyesi Su ve Kanalizasyon İşleri, Fen İşleri Müdürlüğü, Özel Kalem, Destek Hizmetleri ve İtfaiye Hizmetleri tarafından muhtelif firmalardan gerçekleştirilen yapım işleri ile bu işlere ilişkin mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerine ait ödemelerden KDV tevkifatı yapılmadığı gerekçesiyle toplam 516,39 TL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi dilekçesinde, KDV tevkifatına ait vergi dairesine verilen bilgi ve belgeler ile defter kayıtlarının Başkanlıklarına sunulmasına müteakip Sayıştay Başkanlığı'na gönderileceğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

Sayıştay Başsavcılığı; “Tazmin hükmünün kaldırılması ile ilgili olarak bir takım belgeler gönderileceği ileri sürülmüş ise de gönderilmemiştir. Daire Kararının onanmasına, karar verilmesi mütalaa olunur.” Şeklinde görüş belirtmiştir.

Dilekçi tarafından, tazmin hükmünün kaldırılması ile ilgili olarak bir takım belgeler gönderileceği ileri sürülmüşse de; belgelerin henüz gönderilmemesi ve konunun esası ile ilgili bir iddia ve itiraz da bulunmaması nedenleri ile dilekçinin temyiz talebi hakkında Kurulumuzca Yapılacak İşlem Bulunmadığına,

  1. 1171 sayılı ilamın 14’üncü maddesinde, Didim Belediyesi Zabıta Hizmetleri, Su ve Kanalizasyon İşleri, Fen İşleri Müdürlüğü ve Özel Kalem Müdürlüğü tarafından muhtelif firmalardan gerçekleştirilen makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtlara ait tadil, bakım ve onarım hizmetine ilişkin ödemelerden KDV tevkifatı yapılmadığı gerekçesiyle toplam 1.509,16 TL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi dilekçesinde, tazmin hükmolunan 1.509,16-TL lik miktardan 1.186,12-TL lik kısım ile ilgili bilgi ve belgeler belediye başkanlığına sunulmuş olup, kalan 323,04-TL lik kısım ile ilgili belgelerin Belediyeye sunulmasına müteakip Sayıştay Başkanlığı'na gönderileceğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

Sayıştay Başsavcılığı; “Tazmin hükmünün kaldırılması ile ilgili olarak bir takım belgeler gönderileceği ileri sürülmüş ise de gönderilmemiştir. Daire Kararının onanmasına, karar verilmesi mütalaa olunur.” Şeklinde görüş belirtmiştir.

Dilekçi tarafından, tazmin hükmünün kaldırılması ile ilgili olarak bir takım belgeler gönderileceği ileri sürülmüşse de; belgelerin henüz gönderilmemesi ve konunun esası ile ilgili bir iddia ve itiraz da bulunmaması nedenleri ile dilekçinin temyiz talebi hakkında Kurulumuzca Yapılacak İşlem Bulunmadığına,

  1. 1171 sayılı ilamın 15’inci maddesinde, Fen İşleri Müdürü Güven Tezel’ in özel hizmet tazminatının hatalı ödendiği gerekçesiyle toplam 146,96 TL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi dilekçesinde, Sorguya yapılan savunmalarında kamu zararının 2.020,00-TL lik kısmının tahsilatı yapılarak belgelerin ekte gönderildiğini, Sayıştay 7.Dairesinin 01.12.2011 karar 1171 nolu ilamı ile eksik tahsil edilen ve 149.96-TL yerine 146,96-TL yazılan kısmın 149,96-TL olarak tahsilatı yapılmış olup tahsilata ilişkin evrakların ekte gönderildiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

Sayıştay Başsavcılığı; “Tahsilata ilişkin belgenin yargılamanın iadesi yönünden değerlendirilmek üzere dosyanın bu madde yönünden dairesine gönderilmesine, karar verilmesi mütalaa olunur.” Şeklinde görüş belirtmiştir.

Dilekçi tarafından tazmin hükmolunan 146,96 TL.’nin 149,96-TL olarak tahsil edildiği belirtilerek buna ilişkin belgeler gönderilmekte ise de; hüküm tarihinden önce yapılmış olan söz konusu tahsilât ve ibraz edilen belgelerin incelenmesi temyiz konusu olmayıp yargılamanın iadesiyle ilgili bulunduğundan, bu hususta kurulumuzca yapılacak işlem olmadığı ve gereğinin ifasını teminen dosyanın ilgili DAİREYE TEVDİİNE,

  1. 1171 sayılı ilamın 16’ncı maddesinde, Didim Belediye Meclisinin 05.11.2007 tarih ve 87 no’lu kararına istinaden tasarrufu Didim Belediyesine ait, projesi Fen İşleri Müdürlüğü tarafından çizdirilen, Çamlık Mahallesi 1031 parsel üzerinde bulunan “Aytepe Parkı Peyzaj Uygulama Projesinin 5.500 m2’lik 1. Bölümünün Yaptırılması ve İçindeki İşliğin Kiraya Verilmesi İşi”nde,

A) İhale kararı ve sözleşme üzerinden damga vergisinin kesilmediği gerekçesiyle 6.615,76 TL.’ye,

B) Mezkûr iş, sözleşmesinde öngörülen süresi içinde bitirilmemiş olmasına rağmen gecikme cezası kesilmediği gerekçesiyle 10.089,40 TL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi dilekçesinde, Sorguya yapılan savunmalarda kamu zararlarının en kısa sürede tahsil edileceği belirtilmiş olmasına rağmen şu ana kadar herhangi bir tahsilat işlemi yapılamadığını, tahsilat işleminin yapılmasına müteakip Sayıştay Başkanlığına bilgi verileceğini belirtmektedir.

Sayıştay Başsavcılığı; “Henüz bir tahsilat bildirilmediğinden Daire Kararının onanmasına, karar verilmesi mütalaa olunur.” Şeklinde görüş belirtmiştir.

Dilekçi tarafından, tazmin hükmünün tahsil edileceği bildirilmekte ise de; henüz tahsilat yapılmaması ve konunun esası ile ilgili bir iddia ve itiraz da bulunmaması nedenleri ile Kurulumuzca Yapılacak İşlem Bulunmadığına,

Karar verildiği 11.03.2014 tarihli ve 38573 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:59:05

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim