Sayıştay 7. Dairesi 37185 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
37185
24 Şubat 2015
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2009
-
Daire: 7
-
Dosya No: 37185
-
Tutanak No: 40069
-
Tutanak Tarihi: 24.02.2015
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:
21.01.2014 tarih ve 38260 ve 38262 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararlarında, 822 sayılı İlam’ın 2 nci maddesi ile, İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcılarına 3.000 makam ve 9.000 görev tazminatı olmak üzere 12.000 gösterge rakamı, Daire Başkanlarına da 2.000 makam ve 8.000 görev tazminatı olmak üzere 10.000 gösterge rakamı üzerinden tazminat ödenmesi nedeniyle 89.290,80-TL’ye verilen tazmin hükmü Tasdik edilmiş olup, 38262 tutanak sayılı Temyiz Kurulu İlamının 1. maddesinde sehven; “822 sayılı İlam’ın 2 nci maddesi, İstanbul Valisi Hüseyin Avni MUTLU’nun Üst Yönetici sıfatıyla başvurusu üzerine düzenlenen 21.01.2014 tarih ve 38260 Tutanak sayılı Temyiz Kurulu İlamı ile kaldırılmış bulunduğundan dilekçinin bu madde ile ilgili itirazı üzerine Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA,” denilmiştir.
Bu defa, İstanbul Valiliğinin Sayıştay Başkanlığına hitaben yazmış olduğu tavzih dilekçesinde, 21.01.2014 tarih ve 38260 tutanak sayılı Temyiz Kurulu İlamının 2. maddesi ile 38262 tutanak sayılı Temyiz Kurulu İlamının 1. maddesi arasındaki farklılığın düzeltilmesi talep edilmektedir.
Bu nedenle 21.01.2014 tarih ve 38262 tutanak sayılı Temyiz Kurulu İlamının 1. maddesinin;
“822 sayılı İlam’ın 2 nci maddesi ile, İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcılarına 3.000 makam ve 9.000 görev tazminatı olmak üzere 12.000 gösterge rakamı, Daire Başkanlarına da 2.000 makam ve 8.000 görev tazminatı olmak üzere 10.000 gösterge rakamı üzerinden tazminat ödenmesi nedeniyle 89.290,80-TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle, 5302 sayılı Kanun’un 35. ve 36. maddelerinde il özel idaresi teşkilatı ve norm kadro ve personel istihdamına yer verilmiş olup 35. maddede İl Özel İdaresi teşkilatının Genel Sekreterlik, Mali İşler, Sağlık, Tarım, İmar, İnsan Kaynakları, hukuk işleri birimlerinden oluşacağının, bu birimlerin Büyükşehir Belediyesi olan illerde Daire Başkanlığı ve Müdürlük şeklinde kurulacağı ve Genel Sekreterin de İl Özel İdaresinin Vali adına, onun emirleri yönünde mevzuat hükümlerine göre yürüteceğinin belirtildiğini;
Yine söz konusu Kanunun 36. maddesinde ise Genel Sekreterlik kadrosuna atananların Büyükşehir Belediyesi bulunan illerde Genel İdare Hizmetleri sınıfına dahil Bakanlık Genel Müdür için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanacağının hüküm altına alındığını;
Yukarıda anılan hükümler birlikte değerlendirildiğinde, Özel İdarenin yürütme sisteminin de üst yöneticisi konumunda bulunan Genel Sekreterin Genel İdari Hizmetleri sınıfında Bakanlık Genel Müdürüne eş değer olarak mali hakları belirlendiği göz önüne alındığında İl Özel İdaresinin teşkilat yapısında yer alan Genel Sekreter Yardımcısı ve Daire Başkanlarının da özel hüküm olarak yer almasa bile kıyasen ve personel hukukunun “Lehte olan uygulanır.” kuralı gereği, unvanları karşılığı veya eşdeğer unvanlara sağlanmış mali hakları olan makam ve görev tazminatını da almaları gerektiğini;
Diğer taraftan, Özel İdare gibi Mahalli müşterek nitelikte görev yapan ve Anayasanın 127. maddesinde belirlenmiş Belediyelerdeki Genel Sekreter Yardımcıları ve Daire Başkanlarının da Makam ve Görev tazminatını aldıkları dikkate alındığında birbirleriyle aynı hukuksal konumda olanların aynı haklardan faydalanmalarını beraberinde getireceğini, dolayısıyla da ödenen makam ve görev tazminatının kamu zararı oluşturmayacağını;
Ayrıca, 23.07.2010 tarihinde kabul edilen ve 01.08.2010 tarih 27659 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” un Geçici 8. Maddesinde “Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır.” hükmü gereği tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğini;
2009 yılı için Genel Sekreter Yardımcısı ve Daire Başkanlarının aldığı ve kamu zararı olabileceği belirtilen 89.290,80-TL’nin aşağıda belirtilen mevzuat hükmü doğrultusunda mahsup edilerek işlem görmesi gerektiğini; zira makam ve görev tazminatı alanların alamayacağı belirtilen bir ek ödemenin söz konusu olduğunu ve fazla ödemeyi tespit edenin, alınan eksik ödemeyi de görmek durumunda olduğunu;
11 Haziran 2008 tarih ve 26903 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 2008/13694 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının Asgari Görev Tazminatı başlıklı 4 üncü maddesinde “Bu kararın 1 inci maddesi gereğince ödenecek görev tazminatı tutarından mahsup edilecek tutarın, görev tazminatının % 20’sini geçmesi halinde, görev tazminatının % 80’i asgari görev tazminatı olarak ödenir” hükmünün bulunduğunu ve anılan hüküm çerçevesinde bordronun Gelirler kısmında ödenen görev tazminatından (makam tazminatı bölümünde yer alan tutar) yukarıda belirtilen hüküm gereğince hesaplanan mahsup tutarının bordonun kesintiler kısmından (Ek ödeme mahsup bölümünde yer alan tutar) kesilerek İdare bütçesine gelir kaydedildiğini; bu nedenle bordroda gösterilen ve toplamda 13.966,02-TL’nin ilamda belirtilen 89.290,80-TL’den düşülmesi gerektiğini;
Ayrıca, Daire Başkanlarına makam tazminatından yararlandıkları gerekçesiyle % 53 yerine % 39 oranında ek ödemede bulunulduğunu;
Dolayısıyla, 89.290,80-TL’den bir önceki bölümde belirtilen 13.966,02-TL düşüldükten sonra kalanından %61 oranında alınmayan ek ödemeye tekabül eden 49.461,36-TL’nin düşüldükten sonra 25.863,42-TL için kamu zararından bahsedilebilineceğini belirtmiştir.
Başsavcılık karşılama yazısında; “Gerek genel bir düzenleme olan 657 sayılı Yasa, gerekse özel bir düzenleme olan 5302 sayılı Yasa, İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcıları ile Daire Başkanlarına makam ve görev tazminatı verileceğine dair bir hüküm içermemektedir. Mevzuatta olmayan bir ödemenin yapılması mümkün olmadığından Daire Kararının onanmasına karar verilmesi mütalaa olunur.” Denilmiştir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun “Norm kadro ve personel istihdamı” başlıklı 36 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında; “Genel Sekreterlik kadrosuna atananlar, Büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar; bunlar valinin teklifi ve İçişleri Bakanlığının onayı ile atanır.” denilmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek 26 ncı maddesinde; “Kanuna ekli IV sayılı cetvelde unvanları yazılı görevlerde bulunanlara hizalarında gösterilen gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda makam tazminatı ödenir. Makam tazminatı damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz ve ödemelerde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Bu tazminattan yararlananlara ayrıca yüksek hakimlik tazminatı ödenmez.” denilmekte olup ilgili IV sayılı Cetvelin 7 nci sırasında “Birinci dereceli kadroya atanmış olmak kaydıyla, Başbakanlık, Bakanlık, Müsteşarlık, Kurum Başkanlığı ve Müstakil Genel Müdürlüklerin merkez teşkilatı Daire Başkanı kadrolarına atananlara ödenebilecek olan makam tazminatı göstergesinin 2.000 olduğu bildirilmiştir.
Yukarıda anılan mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere sadece İl Özel İdare Genel Sekreteri için makam tazminatı öngörülmüş olup, özel idare genel sekreter yardımcısı ve il özel idaresinde görevli daire başkanlarına makam tazminatı ödenebileceğine dair herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Keza, 657 sayılı Kanun’a ekli IV sayılı cetvelde anılan daire başkanları Başbakanlık, Bakanlık, Müsteşarlık, Kurum Başkanlığı ve Müstakil Genel Müdürlüklerin merkez teşkilatı kadrolarına atanan daire başkanları olup il özel idaresinde görevli daire başkanları bu kapsama dahil değildir.
Dilekçiler, tazmin konusu edilen makam, temsil ve görev tazminatlarını hiçbir mevzuat hükmüne dayandıramamış olup sadece Büyükşehir Belediyesi Kanunu’ndaki hükümlerle mukayese yoluna gitmişlerdir.
Fakat, Anayasanın 128 inci maddesinde, Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği; memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği belirtilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 146 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında da:
“Bu Kanunun birinci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren memurlar aylık, ücret, ödenek, hizmetle ilgili her çeşit ödeme ve bunların şekil ve şartları bakımından bu Kanundaki hükümlere, aynı maddenin ikinci fıkrası kapsamına giren memurlar özel kanunlardaki hükümlere tabidir.
Memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemez hiçbir yarar sağlanamaz.” denilmektedir.
Bununla birlikte, il özel idaresi genel sekreter yardımcısı ve daire başkanlarına yapılan makam, temsil ve görev tazminatı ödemelerinin 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 22 nci maddesi hükümleri ile mukayese edilerek ödenmesi yersizdir. Zira, ilgililer İstanbul İl Özel İdaresinde çalışmakta olup Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 22 nci maddesi hükümlerinin kendilerine uygulanması mümkün değildir.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 22 nci maddesinin ilgili hükümleri aynen aşağıdaki gibidir:
“Genel sekreter, belediye başkanının teklifi üzerine İçişleri Bakanı tarafından atanır. Genel sekreter kadrosuna atananlar, genel idare hizmeti sınıfına dahil bakanlık genel müdürleri, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar ise bakanlık bağımsız daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar.
Büyükşehir belediyesi 1.hukuk müşaviri ve daire başkanları, bağlı genel müdürlüklerin daire başkanlarının yararlandığı makam ve görev tazminatından aynen yararlanırlar.”
Yukarıya alınan mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, İl Özel İdaresi Kanunu’nda, sadece il özel idaresi genel sekreterliği kadrosuna atananların yararlanacakları mali haklar hüküm altına alınmış olup, Genel Sekreter Yardımcıları ve Daire Başkanları için mevzuatta herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 22 nci maddesinde ise büyükşehir belediyesi genel sekreterliği kadrosuna atananların, büyükşehir belediyesi genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananların ve büyükşehir belediyesi daire başkanlarının yararlanacakları mali haklar ayrı ayrı belirlenerek hüküm altına alınmıştır. Buna göre, eğer dilekçilerin iddia ettikleri gibi İl Özel İdaresinde çalışanlara başka kurumların tabi oldukları mevzuat hükümleri ile mukayese edilerek ödeme yapılabilecek olsaydı, İl Özel İdaresi Kanunu’nun 36 ncı maddesi ile Genel Sekretere yapılacak olan ödemeyi de tespit etmeye gerek kalmazdı. Zira Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 22 nci maddesinde Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterinin yararlanacağı mali haklar sayılmıştır.
Bu nedenle, Kanun Koyucu tarafından İl Özel İdaresi Kanunu’nda genel sekreter yardımcısı ve daire başkanlarının makam tazminatı, temsil tazminatı ve görev tazminatı alabileceğine dair herhangi bir hüküm konulmamasına rağmen, Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısının ve Büyükşehir Belediyesi Daire Başkanlarının yararlanacağı mali haklar gerekçe gösterilerek; İl Özel İdaresinde görevli Genel Sekreter Yardımcısı ile daire başkanlarına makam ve görev tazminatı ödenmesi mümkün değildir.
Tazmin hükmünün 6009 sayılı Kanunun Geçici 8 inci maddesi hükmü gereğince kaldırılması talep edilmekte ise de, mezkur Kanun ile getirilen düzenleme sadece memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline yapılan ödemelere ilişkin olup, mevzuata aykırı şekilde yapılmış olan ödemeler sonucu tazmine konu olan olayla bir ilgisi bulunmamaktadır.
Bununla birlikte dilekçi, ahizlere ödenmesi gereken fakat ödenmiş olan ek ödemelerin de ilamda yer alan kamu zararı hesabından düşülmesi gerektiğini iddia etmiş ise de; İlamın konusu İl Özel İdaresinde görevli genel sekreter yardımcıları ve daire başkanlarına yersiz olarak ödenen makam ve görev tazminatları olup, dilekçinin iddia ettiği ek ödemelerin ilam konusu ile herhangi bir alakası bulunmamaktadır.
Bu nedenle, söz konusu kişilere yersiz olarak ödenen makam ve görev tazminatları nedeniyle oluşan kamu zararı toplamı 89.290,80-TL olup, ilamın konusu dışında olan ve bu kişilere ödenmesi gerektiği ileri sürülen ek ödemelerin bu tutardan mahsup edilmesi ve kamu zararı tutarının düşürülmesi mümkün değildir.
Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddedilerek 822 sayılı İlam’ın 2 nci maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,” şeklinde düzeltilmesine,
Karar verildiği 24.02.2015 tarih ve 40069 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu İlam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:57:11