Sayıştay 7. Dairesi 36917 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7
Sayıştay Kararı
36917
2 Nisan 2013
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2008
-
Daire: 7
-
Dosya No: 36917
-
Tutanak No: 36897
-
Tutanak Tarihi: 02.04.2013
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden ve İETT Genel Müdürlüğü adına hukuk müşaviri Av. Süleyman BAYER ile Sayıştay Başsavcılığının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşüldü:
- 1575 sayılı ilamın 7’nci maddesinde, İETT Genel Müdürlüğü Muhasebe ve Finansman Daire Başkanına makam ve görev tazminatı ödendiği gerekçesiyle toplam 6.040,55 YTL.’ye tazmin hükmolunmuştur.
Dilekçiler dilekçelerinde konuya ilişkin Sayıştay Genel Kurulu’nun 5333/1 sayılı kararları dikkate alınarak tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.
Sayıştay Başsavcılığı “Genel Kurulun 01.12.2011 tarih ve 5333/1 sayılı kararı doğrultusunda sorumluların aklanmasına karar verilmesi mütalaa olunur.”şeklinde görüş belirtmiştir.
Anayasanın İdarenin bütünlüğü ve kamu tüzelkişiliği başlıklı 123’üncü maddesinde;
“İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir. İdarenin kuruluş ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır. Kamu tüzelkişiliği, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur.” hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre idarenin kuruluş ve görevleri ile bir bütün olduğu, bu bütünün merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanarak kanunla düzenleneceği, kamu tüzel kişiliğinin kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulacağı açıktır. Anayasada yer alan bu hükümler idarenin kuruluşu açısından merkezi ve yerinden yönetim arasında bir farklılık gözetmemektedir. Anayasa yerinden yönetimin de merkezi yönetim gibi kuruluşunun kanunla düzenleneceğini, kamu tüzel kişiliğinin kanunla kurulacağını esas almaktadır. Bu esaslar nedeni ile kanunla düzenlenen kuruluş ile kanun ya da kanunun açıkça verdiği bir yetkiye dayanılarak kurulan kamu tüzel kişiliği açısından merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasında bir fark bulunmamaktadır. Merkezi yönetim ile yerel yönetim arasındaki fark ve üstünlük kuruluş ve görevlerde değil, Anayasa ve kanunlarla verilen yetkilerdedir. Bu nedenle merkezi yönetimdeki bağlı idare, müstakil genel müdürlük, müstakil bütçe, kamu tüzel kişiliği gibi idarenin kuruluşunu düzenleyen hukuki ibareler yerel yönetimler için de geçerlidir.
Anayasanın, kamu tüzel kişiliğinin (hükmi şahsiyetin) kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulacağını açık olarak belirttiği ancak, bu tüzel kişiliğe sahip genel müdürlükler arasında, müstakil genel müdürlük veya bağlı genel müdürlük gibi herhangi bir ayrıma gitmediği, uygulamada da, kamu tüzel kişiliğine sahip genel müdürlükler oluşturulurken, müstakil veya bağlı olmaları gözetilmeden hemen hepsinde, benzer bir teşkilat yapısı oluşturulduğu, buna bağlı olarak başta Anayasa olmak üzere, diğer mevzuatımızda da müstakil genel müdürlük ve bağlı genel müdürlük ayrımına yer verilmediği, bunların ayrı ayrı tanımlandığı bilinmektedir. Bu durum birer yerel yönetim olan büyükşehir belediyeleri sınırları içinde görevli ve 3645 sayılı Kanuna tabi olan İETT Genel Müdürlüğü için de geçerlidir.
İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü, 3645 sayılı yasa ile kurulmuş, hükmü şahsiyeti haiz müstakil bir Genel Müdürlüktür. Yasanın 2. maddesinde yer alan "Bu kanunla İstanbul Belediyesine devrolunan idareler «İstanbul Elektrik, Tramvay ve Tünel İşletmeleri Umum Müdürlüğü» adı ile kurulacak hükmi şahsiyeti haiz ve İstanbul Belediye Reisliğine bağlı bir Umum Müdürlük tarafından idare olunur" hükmü ile Genel Müdürlüğün hükmi şahsiyeti haiz, bağımsız bir Genel Müdürlük statüsünde olduğu yasa ile belirlenmiştir. 3645 sayılı Kanunun 5. maddesinde yer alan Umum müdürlük, bu kanunda yazılı esaslara ve hususi hukuk hükümlerine göre idare olunur. Muameleleri; arttırma, eksiltme ve ihale ve Muhasebei Umumiye kanunlarına ve belediye muhasebe nizamnamesi hükümlerine tabi değildir.Alım ve satım işleri. Dahiliye ve Nafıa Vekaletlerince konulacak usullere göre idare edilir hükmü ile de Genel Müdürlüğün tabi olduğu mevzuatı belirlemiş ve ayrıca hususi hukuk hükümlerine de tabii kılmıştır. 3645 sayılı Kanunun 13 maddesinde yer alan Umum Müdürlüğün deruhde ettiği hizmetlerin ifasına muktazi arazi ve arsalarla binalar, belediyelerce yapılacak istimlâk hakkındaki kanun hükümlerine göre istimlâk olunur. hükmü ile de Genel Müdürlüğe kanunla kamulaştırma yetkisi verilmiştir.
Arz edilen hükümler çerçevesinde İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü kamu tüzel kişiliği bulunan bir kamu kurumu olarak müstakil bir Genel Müdürlük statüsüyle kamu hizmeti ifa etmektedir. Kamu tüzel kişiliğini haiz Genel Müdürlük, yasanın verdiği yetkiye dayalı olarak kamulaştırma kararlarını kendisi almakta, dava ve taraf ehliyetine sahip olarak bütün davalarda temsil edilmektedir. Keza menkul ve gayrimenkul edinme ehliyetine sahip olan Genel Müdürlük, taşınmazları tapuda kendi adına tescil ettirmekte olup, İETT Genel Müdürlüğü bütçesi de genel ve Büyükşehir Belediyesi bütçesine dahil olmayıp, bağımsız bir bütçedir.
Merkezi idare içinde yer alan Bakanlıkların kuruluşunu düzenleyen 27/9/1984 tarihli ve 3046 sayılı Kanunun 10’uncu maddesinde bakanlık bağlı kuruluşları, 11’inci maddesinde ise, bakanlık ilgili kuruluşları tanımlanmıştır. Belediyelerin kuruluşunu düzenleyen 5393 sayılı Kanunda, belediyeye bağlı veya ilgili kuruluş düzenlemesine yer verilmediği, Belediye teşkilâtı başlıklı 48 inci maddede belediyenin birimlerinin hangileri olduğu ve nasıl oluşturulacağı belirlenmiştir. Büyükşehir Belediyelerinin kuruluşunu düzenleyen 5216 sayılı Kanununda, bağlı kuruluş, ilgili kuruluş veya bağlı genel müdürlük tanımı veya ifadesi bulunmamaktadır.
3645 sayılı kanundaki hükümler ile 657 sayılı Kanunun ekindeki cetvellerde yer alan bağımsız genel müdürlük (mahalli idarelere bağlı genel müdürlükler hariç) ifadesi ile birlikte değerlendirilmelidir. Bir genel müdürlüğün bütçesi müstakilse ve bu genel müdürlük kamu tüzel kişiliğine de sahipse, bu genel müdürlüğün, başka bir otoritenin izin, onay veya denetimine tabi olmadan karar alma ve uygulama yetkisine sahip bulunduğu açıktır. Nitekim, söz konusu cetvellerde müstakil genel müdürlük olarak belirtilen genel müdürlüklerin kuruluş kanunlarında, kamu tüzel kişiliklerinin bulunduğu ifade edilmiştir. Karayolları Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Devlet Demir Yolları Genel Müdürlüğü gibi bu idarelere örnek olarak gösterilebilecek genel müdürlüklerde, kamu tüzel kişiliğine sahip olma ibaresi ile bağlı olma ibaresi, aynı şekilde 3645 sayılı Kanuna tabi İETT idaresi için de geçerlidir.
İETT Genel Müdürlüğü’nde çalışan personelin 657 sayılı Devlet memurları Kanunu ile ortaya konan personel rejimine tabi olduğu İETT Personel Yönetmeliğinin 4, 5, 145 ve 146’ncı maddelerinde açıkça ifade edilmektedir. Zira İETT bünyesinde çalışmakta olan personel için mali hakların hesaplanmasında, ödemesinde ve bu haklar ile ilgili yapılan tüm işlemlerde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine göre işlem tesis edilmiştir.
657 sayılı kanuna ekli IV sayılı Cetvelin (Ek cetvel: 09/04/1990 - KHK - 418/10 md.; Değişik: 20/03/1997 - KHK-570/10 md.) 7 sıra no.lu bölümünde; “7- Birinci dereceli kadroya atanmış olmak şartıyla; Başbakanlık, Bakanlık, Müsteşarlık, Kurum Başkanlığı ve Müstakil Genel Müdürlüklerin merkez teşkilatı Daire Başkanı kadrolarına atananlar (Bütçe Dairesi Başkanı dahil), Gelir İdaresi Grup Başkanı, Milli Kütüphane Başkan Yardımcısı, Bölge Müdürleri (Kamu İktisadi Teşebbüsleri, Belediyeler ve bunlara bağlı kurum ve kuruluşlar hariç), Gümrük Müsteşarlığı Başmüdürleri, Üniversite Genel Sekreterleri ile Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları” kadrolarında bulunan personelin 2000 gösterge rakamı üzerinden makam tazminatı alabilecekleri ifade edilmektedir. 375 sayılı KHK’nin 1’inci maddesinde ise “7.000'den daha düşük göstergeler üzerinden makam veya yüksek hakimlik tazminatı öngörülen kadrolara atanmış olanlara, 15.000 gösterge rakamını geçmemek üzere Bakanlar Kurulunca tespit edilecek gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda görev tazminatı ödenir” denilerek makam tazminatı alan personele görev tazminatı ödenebileceği belirtilmiştir.
Bu nedenle bağımsız genel müdürlük konumunda bulunan İETT Genel Müdürlüğü’nde daire başkanlığı kadrosuna atananlara makam ve görev tazminatı ödenmesi mümkün bulunduğundan, Sayıştay Genel Kurulunun 01.12.2011 tarih ve 5333/1 sayılı kararı doğrultusunda 1575 sayılı ilamın 7’nci maddesiyle toplam 6.040,55 YTL.’ye tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
-
Dilekçiler tarafından 1575 sayılı ilamın 12. maddesi ile 421,05 YTL’ye verilen tazmin hükmünün, 22.03.2012 tarihinde tahsil edildiği bildirilmekte ise de, hüküm tarihinden sonra yapılan tahsilat ilamın infazı mahiyetinde olduğundan, bu hususta Kurulumuzca YAPILACAK BİR İŞLEM OLMADIĞINA,
-
1575 sayılı ilamın 16’ncı maddesinde, İETT Genel Müdürlüğü’nün Transstroy-Hazinedaroğlu – Ünüvar Adi Ortalığı’na ait hakediş ödemelerinin karşılığı olarak bu şirkete çek verdiği ve daha sonra bu şirketin de çekleri Faktoring şirketi aracılığıyla tahsil ettiği fakat İdare çeklerin karşılığı olan parayı zamanında bankaya yatırmadığı için vade farkı faizi ödendiği gerekçesiyle toplam 2.742.473,00 YTL.’ye tazmin hükmolunmuştur.
Dilekçiler dilekçelerinde özetle, Sosyal bir hizmet sunması nedeniyle maliyetleri hizmet fiyatına yansıtamayan İETT.’nin mevzuattan kaynaklanan ücretsiz, indirimli taşımacılık ve otobüs tahsisleri nedeniyle gelir kaybına uğradığını, yükümlülüklerini yerine getirirken zorlandığını, birçok benzer Kurum Genel Bütçeden pay alırken İETT’nin ancak İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan yardımlarla gelir kayıplarını telafi edebildiğini, bu yardımlar alınamadığı zaman da ödemelerde sıkıntıya düştüğünü, denetime tabi dönemde İBB' den sadece 42,5 milyon yardım sağlandığını, aynı dönemde bütçe açığının 1.108.980.531 TL olduğunu, Sultançiftliği- Edirnekapı hafif raylı sistem inşaatının devamı olan Topkapı - Edirnekapı Hafif Raylı sistemi 28/12/2007 tarihinde 78.720.000 USD bedelle Transstroy - Hazinedaroğlu - Ünivar Adi ortaklığına ihale edildiğini, İBB'nin desteğiyle bitirilmesi planlanan projenin bu safhasında İBB'den yeterli destek sağlanamadığı için işin durma noktasına geldiğini, Projenin bitirilmesi için Kamuoyundan gelen baskı ve işin durması veya gecikmesinin olası maliyetleri göz önünde bulundurularak yükleniciye çekle ödeme yapıldığını ancak bu çekler nakit sıkıntısı nedeniyle vadelerinde ödenemeyerek vadelerinin uzatıldığını, Burada katlanılan maliyetin, hiç ödeme yapılmaması nedeniyle olaşacak maliyetten daha düşük olması ve kurumun itibarı da göz önüne alınarak böyle bir uygulamaya gidildiğini, Projenin daha sonra İBB' den sağlanan destekle bitirilerek İstanbul halkının hizmetine sunulduğunu, Sayıştay İlamında belirtildiği gibi çekler ödeme aracı olsa da uygulamada kredi aracı olarak kullanıldığını, Bu proje kapsamında yüklenici hak edişleri karşılığı verilen çeklerin vadelerinin uzatılmasının kısa süreli borçlanma gibi algılanması gerektiğini, Bu nedenle ödenen vade farkı tutarının da gecikme faizi değil, kullanılan paranın faizi olduğunu, Dolayısıyla projenin finansmanı için katlanılan bu tür finansman maliyetleri kamu gideri olarak değerlendirilmesi gerektiğinden tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedirler.
Sayıştay Başsavcılığı “İETT Genel Müdürlüğü İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı 2008 yılı hesabının 7. Dairece yargılanması sonucu çıkarılan 23.12.2010 tarih ve 1575 sayılı ilamın 16. maddesi ile ilgili tazmin hükmünün kaldırılması için, Gerçekleştirme Görevlisi Yalçın ÇAPAN ve Harcama Yetkilisi Abdullah ERTÜRK tarafından verilen temyiz dilekçesi incelenmiş olup, ileri sürülen nedenler yerinde görülmüştür. Çünkü: Yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi mütalaa olunur.” Şeklinde görüş belirtmiştir.
İdarenin, yüklenici firma Transstroy-Hazinedaroğlu –Ünüvar Adi Ortalığına hakediş alacakları karşılığında Vakıfbank Valide Sultan şubesi hesabından tahsil edilmek üzere çek verdiği ve firmanın da bu çekleri Deniz Faktoring aracılığıyla bankadan tahsil ettiği anlaşılmaktadır. Dilekçiler, yaşanan finansman sıkıntısı nedeniyle yükleniciye çekle ödeme yapıldığını ancak bu çekler nakit sıkıntısı nedeniyle vadelerinde ödenemeyerek vadelerinin uzatıldığını belirtmektedirler. Hukuken mümkün olmamakla birlikte, uygulamada çeklere keşide tarihi olarak içinde bulunulan tarih değil de ilgili yazılı tutarın ödenmesi düşünülen tarih atılarak, düzenleme yapılmaktadır. Böylece çek, TTK’da belirtilen şeklin dışında yani ileri bir tarih atılarak, ödeme aracı yerine kredi aracı gibi kullanılmaktadır. Kurumun nakit sıkıntısı içinde bulunması nedeniyle katlanılan maliyetin, hiç ödeme yapılmaması nedeniyle olaşacak maliyetten daha düşük olması ve proje kapsamında yüklenici hak edişleri karşılığı verilen çeklerin vadelerinin uzatılmasının kısa süreli borçlanma gibi algılanması gerektiğinden, dilekçi iddialarının kabulü ile 1575 sayılı ilamın 16’ncı maddesiyle toplam 2.742.473,00 YTL.’ye tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
Karar verildiği 02.04.2013 tarihli ve 36897 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:01